Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırklareli mitinginde yaptığı konuşmada, “85 milyonun tamamı arasındaki komşuluk hukukunun, kardeşlik hakkının, vatandaşlık bağlarının zedelenmesine rıza göstermeyeceğiz. Türkiye Yüzyılı’nı sizlerle birlikte omuz omuza inşa edeceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’nin kapılarını sizlerle beraber aralayacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kırklareli mitingine katılarak bir konuşma yaptı.
Kırklareli Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde eşi Emine Erdoğan ile beraber sahneye çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları selamlarken, Cengiz Kurtoğlu’nun “Duyanlara Duymayanlara” şarkısına eşlik etti.
Trakya’daki uç beyi, sarsılmaz kale Kırklareli’ni, tüm ilçeleri ve köyleriyle hasretle selamladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırklareli’ni ve Kırklarelili vatandaşları çok özlediğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırklarelilerin kendilerini bağırlarına bastığını belirterek, “Bize yalnız olmadığımızı hissettirdiniz. Şu sevdanızla, aşkınızla bize cesaret verdiniz. Dayanışmanız, muhabbetiniz için her birinize teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“KARDEŞLİĞİNİZE BÖYLE SARILDIĞINIZ MÜDDETÇE BİZİ KİMSE BÖLEMEZ”
Kırklareli kendileriyle olduğu müddetçe ülkenin sırtının yere gelmeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim Kırklarelili kardeşlerim iradelerine böyle sahip çıktığı sürece dergi kapaklarından millete parmak sallayanların tehditleri sökmez. Sizler, kardeşliğinize işte böyle sarıldığınız müddetçe bizi kimse bölemez, ayıramaz. Biz bu CHP, PKK’ya, İP’e bunlara ülkemizi, vatanımızı böldürtmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, nice engellerin üstesinden böyle geldiklerini, nice saldırı ve ihaneti de böyle savuşturduklarını belirterek, 14 Mayıs’ta da aynısını başaracaklarını kaydetti.
Vatandaşlarla olan birlik ve beraberliklerine sıkı sıkıya sahip çıkacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizi Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Roman diyerek ayırmak isteyenlere, bizi hayat tarzı korkuları üzerinden bölmeye çalışanlara müsaade etmeyeceğiz. Roman kardeşlerime ayrımcılık yapmak isteyenlere de asla fırsat vermeyeceğiz. Buradan çocukluk yıllarımı beraber geçirdiğim tüm Roman kardeşlerimi selamlıyorum. 85 milyonun tamamı arasındaki komşuluk hukukunun, kardeşlik hakkının, vatandaşlık bağlarının zedelenmesine rıza göstermeyeceğiz.”
“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN KAPILARINI SİZLERLE BERABER ARALAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nı vatandaşlarla birlikte omuz omuza inşa edeceklerini belirterek, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin kapılarını sizlerle beraber aralayacağız. Ne diyorlar? Öcalan’ın cezaevinin kapısını kıracaklarmış. Ne diyorlar? Selo’yu cezaevinden çıkaracaklarmış. Bu Selo ne yaptı. Diyarbakır’da bizim Kürt kardeşlerimizi, 51 tane bunlar öldürdüler. Bunun için şu anda cezaevinde. Nerede? Edirne. Biraz sonra Edirne’ye gideceğim. Oradan da sesleneceğim” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar günü gerçekleşecek 14 Mayıs seçimlerinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Sandıklara gidecek ve inşallah oyumuzu kullanacağız. Ama bundan önce hep beraber çok daha önemli bir şey yapacağız. Buraya gelmeyen eşinize, dostunuza, akrabanıza mutlaka ulaşacaksınız. Size Cumhurbaşkanı’mızın selamı var diyecek, hâlini hatırını soracak, 14 Mayıs’ın önemini anlatacaksınız. Biraz sonra sizlere izleteceğim videolardaki gerçekleri 21 yıldaki hizmetleri ve gelecek 5 seneye dair planlarımızı izah edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, ilde kapısı çalınmadık, yüreğine dokunulmadık hiç kimseyi bırakmayacaklarını söyledi.
Kendisinin, Kırklareli’nin aynı zamanda kıdemli komşusu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, her seçimde olduğu gibi 14 Mayıs’ta da seçimi önce milletin zihninde, kalbinde, gözünde kazanacaklarını, gerisinin zaten geleceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs’ta durmak yok yola devam, diyor muyuz? 14 Mayıs’ta doğru adımlarla yola devam, diyor muyuz? 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi, diyor muyuz? Bunun için 14 Mayıs’a kadar kapı kapı dolaşıyor muyuz?” sorusunu yönelttiği vatandaşlardan “Evet” cevabını aldı.
Her zaman dile getirdiği “Kale içeriden fethedilir” sözüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demek? Kaleyi içeriden kimler fetheder; bayanlar, kadınlar fetheder. Hanımlar, buna hazır mıyız? Gençler, buna hazır mıyız? Ana kademe, buna hazır mıyız? İşte onun için ben bu sefer Kırklareli’nden güzel bir haber bekliyorum. Allah hepinizden razı olsun” diye konuştu.
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞTURDUK “
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırklareli’nin siyasi hayatında farklı bir yeri olduğuna değinerek, şöyle devam etti: “Okuduğumuz bir şiir yüzünden haksız bir şekilde cezalandırıldığımızda Kırklareli bizi Pınarhisar’da misafir etti. Biz o günleri, gazete manşetlerinden bizlere siyasi ömür biçildiği o kara günleri hiçbir zaman unutmadık. Milletimizin, bize yapılan adaletsizliğe karşı gösterdiği vicdanlı duruşu hiçbir zaman unutmadık. Yüz binlerin bizleri Pınarhisar Cezaevi’ne yolcu ederken o döktüğü gözyaşını hiçbir zaman unutmadık. Kırklareli’yle birlikte tüm Türkiye’nin bize nasıl sahip çıktığını, bizlere nasıl umut bağladığını hiçbir zaman unutmadık. Pınarhisar’da haksız bir şekilde tutulduğumuz o günleri her anıyla tefekkürle tezekkürle istişareyle geçen bir okul olarak gördük. Pınarhisar’ı bir zindan olarak değil Medrese-i Yusufiye olarak kabul ettik. Darbecilerin, milletimizle bağımızı koparmak için bizi attıkları o zindan, Allah’ın takdiriyle yeni bir dönemin başlangıcı, yeni bir yolculuğun ilk adımı oldu. Partimizin ufkunu burada çizdik. Türkiye’ye dair hayallerimizi Pınarhisar’da somutlaştırdık. Gelecek vizyonumuzu burada şekillendirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın yardımı, milletin desteğiyle 3 Kasım 2002 seçimlerinde Anadolu ihtilalini gerçekleştirdiklerini belirterek, “Ülkemizi 21 yılda tarihinin en büyük yatırımlarıyla buluşturduk. 81 vilayetimizin her birini eserlerimizle projelerimizle nakış nakış dokuduk. Milletimizin ayağına vurulan vesayet zincirlerini, kriz, kaos, darbe ve siyasi istikrarsızlık prangalarını tek tek parçaladık. Türkiye’yi sağlıktan ulaşıma, enerjiden eğitime, savunmadan turizme kadar her alanda başarıdan başarıya koşturduk” şeklinde konuştu.
“TAKOZ SİYASETİNE VE SABOTAJ SİYASETİNE TESLİM OLMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması esnasında, 21 yılda yaptıkları çalışmaları içeren videoyu vatandaşlarla birlikte izledi. Video sürerken, “Gördüğünüz gibi biz yaptıklarımızı söylüyoruz. Bay Bay Kemal ne söylüyor?” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki bir vatandaşın elindeki pankarta işaret ederek, “Bak kızım ne diyor, ‘Bir doğru 7 yanlışı götürür'” dedi.
Videonun ardından sözlerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bunlar sadece özetin özeti olan yatırımlarımız. Elbette her insan gibi eksiklerimiz de olabilir. Bürokratik vesayetin takoz koyduğu, muhalefetin engel çıkardığı, marjinal örgütlerin sabote ettiği projelerimizi burada saymaya kalksak bitiremeyiz. Ama biz bu takoz siyasetine ve sabotaj siyasetine teslim olmadık. Bunlara rağmen ülkemiz ve milletimiz için en hayırlısı neyse onu yaptık. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Kiminle? Sizinle beraber. Aziz milletimize hizmetkâr olmak için daha fazla ter dökeceğiz. Hedeflerimize ulaşmak için daha çok koşturacağız. Bunu da Kırklareli’nin desteğiyle hep beraber başaracağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek seçime 6 gün kaldığını hatırlatarak, “Öyleyse, kapı kapı dolaşıyor muyuz? Kırklareli’nden bu defa sandıkları patlatıyor muyuz?” sorusunu yönelttiği vatandaşlar, gençler ve partisinin ana kademesi, “Evet” cevabını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçim dönemleri kimileri için bol keseden, boş vaat dağıtma günleridir. Bunların her seçim öncesi açtıkları bir vaat bohçası var. Doğruluğuna, yanlışlığına bakmadan buradan seçtikleri vaatleri, gittikleri yerlerde sağa sola savururlar. Çiftçiye ne dediler? Bedava traktör dediler. Şimdi soruyorum, çiftçi kardeşlerim size bedava traktörler geldi mi? Ne dediler, ‘Suyu, elektriği, ulaşımı ücretsiz yapacağız’ Oldu mu? İşte İstanbul yanı başınızda. Ben İstanbulluyum. İstanbul’un büyükşehir belediye başkanlığını yaptım. Ama bunlar ne suyu ucuz, ne otobüsleri bedava, böyle bir şey yapmadılar. Ama biz dönemimizde bunları yaptık. Akıllarına gelen her şeyi söylerler. Hele bay bay Kemal bu işin piridir. Yalanda onun üzerine yok. Seçim bittikten sonra ne yapıyorlar? Vaat bohçasının ağzını bağlayıp sandığa koyuyorlar. Bir dahaki seçime kadar da milletin yüzüne bile bakmazlar. Bu eski Türkiye’nin siyasetçi modelidir, eski Türkiye’nin siyaset tarzıdır. Biz 2002’de bu siyaset anlayışına son verdik. Seçim meydanlarında ne diyorsak, neyi vadediyorsak, göreve gelince onu tek tek hayata geçiririz.”
Emeklilikte yaşı bekleyen 2 milyon 250 bin kişinin talebini karşıladıklarını, en düşük emekli maaşını 7 bin 500 liraya, emeklilerin bayram ikramiyelerini ise 2 bin liraya yükselttiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cek-cak demedik. Yaptıklarımızı söylüyorum” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, halka hitabında, milletin 60 yıllık hayali olan yerli otomobil Togg’u yollara uğurladıklarını hatırlattı.
“Bay bay Kemal ve ortaklarının, ‘Böyle bir gaz yok’ dedikleri Karadeniz doğal gazımızı getirdik. Şimdi evlere doğal gaz geldi mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece bununla kalmadıklarını, bu ay ki doğal gaz kullanımını ücretsiz yaptıklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ne dersek yaparız. Bizde yalan yok. Her şey doğruluk üzerine. Bir sene boyunca da mutfak ve ısınmada kullanılacak 25 metreküplük doğal gaz bedelini faturalardan düşeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ ve diğer şehirlerde söylediklerini Ankara’ya dönünce unutanlardan olmadıklarını dile getirerek, “Milletimizin kapısını tekrar çaldığımızda da önce karnemizi gösterdik, hesabımızı verdik, sonra da gelecek 5 yılda neler yapacağımızı anlattık. Şimdi isterseniz önümüzdeki 5 yılda Türkiye’yi ve milletimizi ne bekliyor? Şöyle bir bakalım” diye konuştu.
“2013’TE IMF’E BORCUMUZU BİTİRDİK”
Mitingde, Türkiye’de gelecek 5 yıllık süreçte yapılması planlanan projelerle ilgili video izlettirildi.
Video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar son 21 yılda yaptıklarımız, tabii üzerinde bina edeceklerimiz. Böyle bay bay Kemal gibi Londra’daki tefecilerden para dilenmeyeceğiz. Öyle bay bay Kemal gibi ülkemiz ekonomisini tekrar IMF komiserlerine teslim etmeyeceğiz. Kardeşlerim, şurayı iyi dinleyin. Davos’tayız. O zaman bebecan benim bakanım. Ve IMF başkanıyla görüşme yapıyoruz. IMF başkanına dedim ki, ‘Alacaklarınızı tahsil ediyor musunuz?’ Evet. Ve o zaman 23,5 milyar dolar borcumuz var IMF’e. Dedim, ‘Siz paranızı tahsil ediyorsanız Türkiye’nin başbakanı benim’ O zaman başbakanım. ‘Siz Türkiye’nin siyasi geleceğine müdahale edemezsiniz’ Tabii sustu. Bebecan da kızardı, bozardı. Çünkü bunların öyle irade koyma kabiliyeti yok. Bunlar zavallı. Ve sene 2013’e geldik, 2013’te IMF’e borcumuzu bitirdik” ifadelerini kullandı.
“TOPLUMUMUZUN REFAHINI ARTIRACAĞIZ “
IMF’ten 2013’ten sonra bir kuruş almadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ama bay bay Kemal’in sözcüsü ve İP’in şu anda mensubu olan Merkez Bankası’nda bir ara sözde başkanlık yapmıştı. İkisi otel lobilerinde IMF ile görüştüler. Onlarla görüşerek bizim IMF’ye borçlanma tavsiyesi yaptılar. Bizim dedik, ‘Böyle bir düşüklüğümüz, böyle bir ihtiyacımız yok’ O gün bugün, 2013, 2023, 10 sene… Biz, Allah kuruşu IMF’den almadık. Ne oldu? Türkiye çöktü mü? Bay bay Kemal sen Londra’daki tefecilere git, avucunu yalayacaksın avucunu. Onlardan sana yar olmaz. Ama sen zaten seçim kazanamayacaksın ki. Sen ciddi manada zavallısın. Sana ne söylediler ki hemen aldandın, kalktın ‘3 milyar dolar Londra’daki tefecilerden para alacağım’ Bunlar esrarkeş, eroinkeş, bundan kazanım elde eden tefeciler. Bunun gibi bölücüler ve FETÖ’cülerle gizli gizli buluşup sözler vermeyecek, taviz vermeyecek, ülke ve millet düşmanlarıyla kol kola yürümeyeceğiz. Kendi kaynaklarımızı kullanacak kimseye boyun bükmeden, kimseye el açmadan, toplumumuzun refahını artıracağız.”
“MİLLETE HİZMET BİR GÖNÜL VE AŞK İŞİDİR AŞK”
Kırklareli halkının bu mücadelede kendilerini yalnız bırakmayacağına inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kardeşlerim bunca altyapıyı, üstyapıyı, biz Londra tefecilerinden aldığımız parayla mı yaptık? Şurada işte yanı başınızda Çanakkale Köprüsü’nü biz onlardan aldığımız parayla mı yaptık? Şu anda Çanakkale Köprüsü bir abide değil mi? Nasıl yaptığımızı görüyorsunuz. Bay bay Kemal, Ziya Paşa çok güzel söylüyor tam da senin için, ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri’ Millete hizmet bir gönül ve aşk işidir aşk. Bunun için de yürek gerekir yürek, bilek gerekir. Türkiye’ye sevdalanmak gerekir. Aşkı olmayandan, derdi olmayandan ufku, vizyonu, hedefi olmayandan ne bu ülkeye, ne bu millete, ne de Kırklareli’ne hayır gelir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan şimdi Kırklareli’ne soruyorum, kumar mı, noter mi olduğuna daha kendilerinin bile karar veremediği bir masadan sizlere fayda gelir mi? Bürokratik ve siyasi hayatının hiçbir safhasında millete hayrı dokunmamış bir adaydan Kırklareli’ne hayır gelir mi? Her sabah cumhurbaşkanı yardımcısı sayısının artırıldığı, her gün birilerine koltuk vermek için yeni bakanlıkların kurulduğu bir yapı sizlere hizmet edebilir mi? Sabah akşam kavga eden, tartışan, didişen, hiçbir konuda anlaşamayan bir koalisyon, gençlerimizin sorunlarını çözebilir mi? Sandık başına gidecek her vatandaşımızdan önce tüm bu soruların cevabını aramasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Vaatlerinin gayet açık olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin demokrasi ve kalkınma hamlelerini nasıl biz gerçekleştirdiysek, bugün de milletimizin hangi meselesi varsa yine biz çözeriz. Kira meselesini de çarşı pazarda kimi ürünlerde ortaya çıkan aşırı fiyat artışlarını da hâl yoluna yine biz koyarız. Sözümüzü yerine getireceğimizin ispatı da şehirlerimize bugüne kadar kazandırdığımız hizmetlerdir” dedi.
“KIRKLARELİ’NE 30 MİLYAR LİRA KAMU YATIRIMI YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırklareli’ne yaptıkları yatırımlarla ilgili, “Bu kapsamda Kırklareli’ne bugüne kadar yaklaşık ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 30 milyar lira kamu yatırımı yaptık. Kırklareli, bay bay Kemal senin belediye başkanın acaba Kırklareli’nde ne yaptı? Yaptığı bir şey var mı? Şimdi gelirken yolların hâlini gördük, rezalet. İstanbul’un hâli ortada, rezalet. Ankara ortada, rezalet. İzmir ortada, rezalet. Şimdi ne yapıyor? Bol bol şehirleri dolaşıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Kırklareli’nde eğitimde 788 adet yeni derslik inşa ettiklerini, şehirlere üniversite kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 580 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, 36 spor tesisi kurduklarını, ihtiyaç sahiplerine de yaklaşık 1,5 milyar lira tutarında destek sağladıklarını söyledi.
Yine 745 yataklı 8 hastaneyle birlikte 24 sağlık tesisinin yapımını tamamladıklarını, TOKİ vasıtasıyla bin 386 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 846 konutun yapımına da devam ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi de ‘İlk Evim’ projesi ile 148 yeni konut yapacaklarını, ‘İlk Arsam’ projesiyle de Kırklareli’ne altyapısı hazır 11 bin arsa vereceklerini kaydetti.
Kırklareli’nde yapılan millet bahçelerine ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kırklareli Millet Bahçesinin yapımında sona geldik. Pınarhisar Millet Bahçesi’nin yapımı, Babaeski Millet Bahçesi’nin projelendirme çalışmaları devam ediyor. Ulaştırmada 77 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini, 249 kilometreye çıkardık. Edirne-Kırklareli bölünmüş yolunun biten kesimlerini trafiğe açtık. Kalan kesimlerini önümüzdeki yıllarda inşallah tamamlıyoruz. İstanbul, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’ı birbirine hızlı trenle bağlayacak, hızlı tren projemizin yapımı etaplar halinde devam ediyor. Bu hat üzerinde Kırklareli’nde Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran istasyonlarını kuracağız. Projenin tamamlanmasıyla Halkalı-Kapıkule arası yolcu seyahat süresi 4 saatten 1,5 saate düşecek.”
“ÇİFTÇİLERİMİZE YAKLAŞIK 4 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve ormanda 3 baraj, 1 içme suyu tesisi, 10 sulama tesisi, 74 taşkın koruma tesisi, 4 gölet, 4 atıksu arıtma tesisi inşa ettiklerini belirterek, “Biz yaptık, bay bay Kemal değil, onun belediyesi değil. Tamamladığımız sulama projeleriyle ilimizde yaklaşık 200 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Çiftçilerimize yaklaşık 4 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Şehrimizde iki yeni organize sanayi bölgesi, bir teknokent, 6 araştırma, geliştirme ve tasarım merkezi kurduk. Enerjide 106 bin abonesi olan şehrimizin yüzde 72’sine doğal gaz verdik. İnşallah 14 Mayıs’tan sonra tüm hizmetlerimize yenilerini ekleyeceğiz” diye konuştu.
Kendileri eser ve hizmet siyaseti yaparken karşılarına çıkanların kim olduğunu göstermek istediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere video izletti.
14 Mayıs seçimlerinde karşısına çıkanların sırtını PKK ve YPG terör örgütlerine dayadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtlerin istismar edildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte kendi seçmenlerine ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dedikleri aday bu. İşte gençlerimize güya ‘umut’ diye pazarladıkları aday ve yandaşları bunlar. İnşallah 14 Mayıs’ta Kırklareli, bunlara unutamayacakları bir ders verecek” şeklinde konuştu.
“Kandil’dekiler bayraksız, kitapsız, ezansız ama karşımda bayrağıyla duranlar var. Öyle haykıralım ki Kandil de duysun, bay bay Kemal de duysun. Öbür tarafta Edirne’deki de duysun” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” sözlerini tekrarlattı.
Dünkü İstanbul mitingini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını, “Dün İstanbul’u gördünüz değil mi? Nasıldı İstanbul? 1 milyon 700 bin kişi. İnşallah Kırklareli de şimdi bunun dersini 14 Mayıs’ta verecek. Ben size inanıyorum. Size güveniyorum. Kırklareli bu defa sandıklardan farklı çıkacak” sözleriyle tamamladı.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.
Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.
Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”
“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.
Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”
“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.
Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.
Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.
“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.
“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.
Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.
Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.
“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”
Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.
“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”
Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.
“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”
Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.
Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’nda yaptığı konuşmada, “Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin, ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırım ise elbette gençlerimize yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Türkiye’nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan’dan Kılıçarslan’a, Fatih’ten Yavuz’a, Selahattin Eyyübi’den Abdülhamit Han’a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yâd oluyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç’un “Diriliş nesli”, Nurettin Topçu’nun “Hareket nesli”, Necip Fazıl Kısakürek’in “Büyük Doğu nesli” derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: ‘Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır.’ İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın.”
Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e mazlumun, mağdurun, gözlü yaşlı kardeşlerinin hüznünü kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençliği hissettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an karşımda deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen bir gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi bir gençlik görüyorum” diye konuştu.
“GENÇLER GÜÇLÜYSE MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR”
Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şu anda karşısında gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize alnı ak, yüzü ak, sevdası ak bu gençlikle yol yürümeyi nasip eden Rabbime hamdolsun. Rabbim, sizlerle birlikte tüm gençlerimizi korusun. Yolunuzu, bahtınızı daima açık etsin. Kıymetli gençler, gençlik yüreğin bentleri yıkıp atmasıdır. Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir, toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yüceltenler hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır.”
“Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı solcu diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek kimi zaman da ilerici-gerici diyerek birbirlerine düşman ettiler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babaların elleri yüreklerinde akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığını, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadıklarını anlattı.
“EN BÜYÜK YATIRIMI GENÇLERİMİZE YAPTIK”
Şimdi o günleri esefle ve acıyla hatırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu ideolojik aidiyetin ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımıysa elbette gençlerimize yaptık. Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak gençlerin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtıklarına işaret ederek, “23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı. Biz, bunu 2026 itibarıyla 651 milyar liraya çıkardık. Aynı dönemde üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içinde hem burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık hem de başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ili gençlik ve spor tesisleri, bilim ve kültür merkezleri, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattıklarını, hepsinden önemlisi gençlere cesaret ve özgüven kazandırdıklarını söyledi.
Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekâsı yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi aynı zamanda ahlaklı ve imanlı neslin gümbür gümbür geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor. Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekvando Millî Takımı’nın engelli sporcularla birlikte 22 madalya kazanıp Avrupa Şampiyonu olduğunu aktararak, milletin göğsünü kabartan tüm tekvandocuları tebrik etti.
Kazakistan ziyaretinde Türkiye’yi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İster geleneksel spor dallarında, ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında sizlerin hak ettiğiniz yeri alabilmeniz için yanınızda olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kıymetli gençler, Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir. Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil Türk dünyasında, İslam âleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençleri daima öncelemiş bir büyüğünüz olarak sizlere hep güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu bir milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf sarf malzemesi, konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat olarak, kaldıraç olarak, manivela olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın.”
Abdurrahim Karakoç’un “İlmi azık eyle, sabrı silah, gittiğin Hak yoldur, yardımcın Allah, 40 geceden sonra 40 milyon sabah görecek güçtesin, zayıfım sanma. Sevda kelep kelep, kin deste deste, eller tetikdedir, kulaklar seste, en uzak menzile iki nefeste varacak güçtesin, zayıfım sanma” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Sevinciniz huzurunuz baki olsun.’ diyorum. Bu düşüncelerle sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Gençlik şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek, buluşmak dileğiyle sizleri Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştiği alana gelişinde stadyum önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasında sanayinin, teknolojinin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi, Akça Kocaların, Orhan Gazilerin, Gazi Süleyman Paşaların gaza ruhunu mefkûreye dönüştürdüğü Kocaeli’de gençlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.
Samimiyetleri, coşkuları, teşrifleri için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu hepinizin çok iyi bilmesini isterim. Rabbim ömür verdikçe yol arkadaşlığımız devam edecek. Bu can, bu tende olduğu müddetçe siz gençlerimizle dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız inşallah devam edecek” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN MENZİLİNDE GENÇLERİN HUZURU VE ESENLİĞİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Sizlerle birlikte destanlar yazıyoruz. Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, her şey Türkiye için diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede, artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz. Bu ülkenin, bu milletin evlatları henüz ömürlerinin baharındayken hayattan koparılmasın, taze bir gonca gibiyken solup gitmesin istiyoruz. Terörle mücadele için harcanan kaynaklar artık eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya, teknolojiye harcansın istiyoruz.”
Milletin yakın tarihinde “Gençliğim eyvah” diye çok hayıflandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvahı olmadığı gibi kimseye eyvallahı da olmayacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir, başımızın tacıdır. Her bir gencimiz aileleriyle birlikte bu ülkeyi yaşatan ocağın en gür meşalesi, birlik bahçemizin en güzel fidanıdır. Varsın birileri size sürekli karamsarlık aşılasın. Varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz, size sonuna kadar güveniyoruz. Allah’ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkârları, şairleri, edipleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları, inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak.”
“MİLLET OLARAK ÜZERİMİZE SERPİLEN ÖLÜ TOPRAĞINDAN KURTULMUŞ DURUMDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazlumların gölgesinden medet umduğu, zalimlerin parmak sallamaya cesaret edemediği, hakkın, adaletin, huzurun adresi olan Türkiye’nin gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi.
Türkiye’yi geleceğe taşıyacak olanların gençler olduğunu bir kez daha tüm samimiyetiyle ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeryüzünde iyiliğin, barışın, huzurun bayrağını dalgalandıracak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanına merhem olacak olan sizlersiniz. Yeryüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak, sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. İnsanın tüketim nesnesine dönüştürüldüğü bir çağda, insana asli hüviyetini, özne olduğunu hatırlatacak olan yine sizlersiniz” ifadelerini kullandı.
Bugün artık avuç içindeki telefonlara sığan bir dünya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı yükselen bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin alın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerjide yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek ekonomide de istihdamda da teknolojide de daha güçlü bir Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki heyecanımızın kırılmasına izin vermeyelim.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.