Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TVNET yayınına katıldı

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

TVNET yayınına konuk olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen canlı yayında, Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri değerlendirdi.

14 Mayıs’taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’ne 9 gün kaldığı anımsatılarak tabloyu nasıl gördüğünün sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta içi Karadeniz’de olduğunu belirterek, meydanlarda muazzam bir coşku olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu coşku bugün âdeta pik yaptı. Van öyleydi, hele hele Erzurum benim siyasi hayatımda görmediğim bir coşkuyla bizi karşıladı. Sadece meydan değil havalimanından meydana gidene kadar yolun sağı, solu, her yönüyle otobüs yol almakta zorlanıyordu” diye konuştu.

Rize, Trabzon, Ordu ve Samsun’da da vatandaşların coşkusunun tavan yaptığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emniyetin verdiği rakam, Samsun’da 120 binin üzerindeydi, bugün Erzurum 130 bin civarındaydı. Böyle bir aşk, böyle bir heyecan var. Pazar günü de inşallah İstanbul mitingimizi yapacağız. Yarın Kayseri, Mersin mitinglerimiz var. Oralardaki vatandaşlarımla kucaklaşacağız. Seçime kadar da yoğun bir tempoyla mitinglerimize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“BU ÜLKEYİ SİYASİ VE EKONOMİK PRANGALARINDAN KURTARMAK İÇİN BUGÜNE KADAR ÇOK MÜCADELE VERDİK”

Gittikleri her yerde kendilerini büyük bir teveccühle karşılayan vatandaşlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların 14 Mayıs’ı dört gözle beklediklerini söyleyerek, şöyle devam etti: “14 Mayıs seçimi, tarihî bir dönüm noktası olacak. 14 Mayıs’ı yeni atılımlar yapacağımız Türkiye Yüzyılı’nın bir miladı olarak görüyoruz. Bu seçimlere sadece biz değil tüm dünya ayrı bir önem veriyor. Türkiye ile hesabını kapatamayanlar da 14 Mayıs’a gözünü dikmiş vaziyette. PKK’sından FETÖ’süne terör örgütleri, bay bay Kemal ve avanesinin 14 Mayıs için kendilerine verdiği umuda bel bağlamış durumdalar. Ne diyorlardı? ‘Seçimi kazanacak bir adayla çıkmak lazım.’ Şu anda tabii onu bir kenara koydular. Seçimi kazanıp kazanmaması artık önemli değil, önemli olan kiminle seçime gireceğiz? PKK’sından FETÖ’süne derken bakıyorsunuz Kandil destek veriyor. Kandil’in dışındaki bütün terör örgütünün başları destek veriyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bunlar benim milletimin bir kenara koyacağı durum değil. 14 Mayıs’ta da gereken cevabı verecek. Bu bitmedi, Batılı medyada işi gücü bırakmış Türkiye’deki seçimleri ana gündem maddesi hâline getirmiş durumda. Sürekli bay bay Kemal’i pohpohluyorlar. Niye? Sebebi ne? Türkiye’yi Batı’ya teslim etmeye söz verdiler. Batı’dan aferin almak için BBC’ye, ‘Batı’yla ilişkileri öncelik hâline getireceğiz.’ diye demeç vermiş. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu çok açık bir şekilde Türkiye’nin değil, Batı’nın çıkarlarını öncelikli hale getireceğiz mesajıdır. Biz bu ülkeyi siyasi ve ekonomik prangalarından kurtarmak için bugüne kadar çok mücadele verdik ve hamdolsun netice de aldık. Şimdi bu bay bay Kemal birilerine ‘Biz Türkiye’yi yine size bağımlı hale getireceğiz.’ diyerek kendi aklınca göz kırpıyor” diye konuştu.

İngiliz The Economist dergisinin “Erdoğan gitmeli” diye haber yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erdoğan gitsin diye uğraşanlar kimler? Terör örgütleri, tefeciler, emperyalistler, bu milleti namerde biz muhtaç etmediğimiz için ‘Erdoğan gitmeli.’ diyorlar. Maşa olarak kullandıkları terör örgütlerine nefes aldırmadığımız için ‘Erdoğan gitmeli.’ diyorlar. Bu teröristlerden şu anda Avrupa’da olanlar var mı? Bunlar oralara barındılar mı? Oralarda saklanıyorlar mı? Saklanıyorlar. IMF üzerinden bu ülkeye vurdukları prangaları söküp attığımız için ‘Erdoğan gitmeli.’ diyorlar. Peki, kim gelsin istiyorlar? Tam da bunların tersini vadeden bay bay Kemal gelsin istiyorlar. Milletim bunların hesabını inşallah 14 Mayıs’ta çok güzel bir şekilde soracak.”

Muhalefetin ülkeye, millete değil de iktidara gelmesi için kendisine destek vadeden güçlere hizmet ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hep söylüyorum; 14 Mayıs seçimleri yerli ve millî Cumhur İttifakı ile koalisyon ve kaos masası arasında geçecektir. 14 Mayıs, büyük ve güçlü Türkiye hayali kuranlar ile birilerinden ‘aferin’ almak için takla üstüne takla atanlar arasında geçecektir. 14 Mayıs teröristleri inlerinde yok edenler ile teröristlerle kol kola yol yürüyenler arasında geçecektir. Ve yine 14 Mayıs, Ayasofya’yı özgürlüğüne kavuşturanlar ile kutsallarımıza hakaret edenler arasında geçecektir. Ben milletime güveniyorum. Vatandaşım kutsalına el sürdürmeyecek, terörist sevicilere bu ülkeyi emanet etmeyecektir” diye konuştu.

“İSTANBUL’U SUSUZLUKTAN KURTARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar günü yapacağı İstanbul mitingine ilişkin soru üzerine şunları kaydetti: “Malum hep söylerim İstanbul benim aşkımdır. Siyasete İstanbul’da başladım ve yine İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptım. İstanbul’u biz susuzluktan kurtardık. Çöp, çukur, çamur belalarından kurtardık. Peki, İstanbul’u kimden aldık? CHP’den aldık. Benden önce orada CHP vardı. İstanbul’u milletimiz bize teslim etti ve İstanbul ondan sonra farklı bir İstanbul hâline geldi. Basit bir örnek vereyim. Haliç’in hâlini bilirsiniz. Haliç, kokudan geçilmezdi. Ama biz o Haliç’i temizledik ve Alibeyköy’deki devasa bir taş ocağına Haliç’ten bütün dip çamurlarını pompayla aktardık. Yaklaşık 9,5 kilometre bir mesafeydi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda orası yaklaşık 500 bin metrekarelik alan hâline geldi ve şimdi çocuk oyun parkları var. O duruma getirdik. Haliç’teki koku gitti. Şimdi mevcut CHP’li Belediye Başkanı göreve geldi, maalesef Haliç tekrar kokmaya başladı. Çünkü bizim yaptığımız o operasyonu bu geri döndürdü. Tabii bizim bu operasyonumuz sıradan değildi. Biz aynı zamanda Boğaz’ın suyunu da Haliç’e aktardık. Haliç’e o suyu aktarmakla oradaki o dönüşümü sağladık. Dolayısıyla da Haliç’in suyunu temize döndürmek suretiyle Haliç çok daha farklı bir hâle geldi. Yine İstanbul’da göreve geldiğimizde doğal gaz kullanım miktarı 50 bin civarındaydı ama biz bunu 1 milyon 200 bine getirdik” diye konuştu.

Yapılan çalışmaların İstanbullulara huzurlu bir yaşam getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Istranca Dağları’ndan, yaklaşık 120 kilometre uzaklıktan su getirdiklerini belirterek, şöyle devam etti: “İstanbul’a getirdiğimiz bu içme suyuyla da İstanbul su konusunda bir huzura kavuştu. Çöp noktasında en ufak bir şey kalmadı. O da hâlloldu. Çukur gibi şeyler kalmadı, bunları hâllettik. İstanbul, Habitat’ın ifadesiyle temizlikte dünyada sayılı ülkeler arasına girdi. Allah rahmet etsin Kadir Bey’le iyi bir süreç devam etti ama şu anda mevcut olan CHP’li Belediye Başkanı, İstanbul’u sel alıp götürüyor, o Bodrum’dan çıkıyor. Bodrum’da yaşamak pek huzur vermez.”

“ÇALIŞMAYA, ÇABALAMAYA DEVAM EDİYORUZ”

AK Parti Büyük İstanbul Mitingi’nin Yenikapı Miting Alanı yerine ilk defa farklı bir yerde yapılacağının hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Atatürk Havalimanı’nda yaptığımız operasyonların biri, Kovid döneminde, bin 6 odalı Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’ni 3 ayda yaptık. Bu bizi çok rahatlattı. Bunun dışında ne dedik? ‘Millet bahçesi hâline getireceğiz.’ dedik. Bir taraftan da sağ olsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı’mız bunun çalışmalarını sürdürüyor. Ama bunun dışında da burayı bilişim merkezi hâline getirmek gibi bir hedefimiz var. Bunun dışında da uygun olan, müsait alanda da bu mitingi yapıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü beyefendiler Yenikapı alanını özellikle Cumhur İttifakı’na, AK Parti’ye verme noktasında rahat değiller. Onlar da zannediyorum Maltepe’de yapacaklarmış, hayırlı olsun. Biz Atatürk Havalimanı’nda pazar günü dev mitingimizi yapacağız. Tabii Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde de inşallah yüzyılın mitingini yapacağız. 14 Mayıs’ta İstanbul’da alacağımız sonuç İstanbullular için de geleceğin müjdesi olacak” dedi.

Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’ni gençler için bilimin, teknolojinin ve geleceğin sembolü hâline getirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları aktardı: “Bay bay Kemal ne yapıyor? O da Atatürk Havalimanı’nı Amerikalılara verme vaadinde bulunuyor. Hatırlarsanız ekonomi için de Amerikalı bir isim bulmuşlardı. Belki birkaç tane bilemiyorum. Gerçi adam gelmeye bile tenezzül etmemişti. Bunların toplantısına video konferansla bağlanmıştı. Bay bay Kemal bunu da büyük bir teknoloji diye anlatmıştı. Her geçen gün bu zatın başka hangi mahfillere ne sözler verdiğiyle ilgili bilgiler ortaya dökülmeye başladı. Sadece tefecilerle değil, terör örgütleriyle de pazarlığa oturmuşlar. Tüm bunlar, bu zatın SSK’yi nasıl batırdıysa devleti de batıracağının işaretidir. Maalesef karşımızdaki koalisyon masasının birilerinden aferin almak için yapmayacakları hiçbir şey yok. Buna ülkeyi, devleti terör örgütlerine teslim etmek de dahildir. Varsın onlar bildikleri yolda ilerlesinler. Biz milletimizden duyacağımız, ‘Allah razı olsun’ duası için çalışmaya, çabalamaya devam ediyoruz. İnanıyorum ki milletim bunlara fırsat vermeyecektir ve gerekli cevap 14 Mayıs’ta sandıklardan çıkacaktır.”

“MİLLÎ GÜVENLİĞİMİZİ TEHDİT EDEN TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİYLE TARİHİMİZİN EN BÜYÜK VE ETKİLİ MÜCADELELERİNİ VERDİK”

“Terör örgütleri varlık, yokluk mücadelesi veriyorlar. Bu örgütlerin seçimden önce veya sonra bir provokasyona kalkışabileceklerini düşünüyor musunuz? 14 Mayıs’tan sonra terörle mücadelede bizi ne bekliyor?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar zaman zaman Güneydoğu Anadolu’da, doğuda artık bazı yeni gelişmelerin olduğunu… Bir de bay bay Kemal bir şeyler fısıldıyor, ‘daha güzel, daha iyi olacak’ gibi. Bizse, millî güvenliğimizi tehdit eden tüm terör örgütleriyle tarihimizin en büyük ve etkili mücadelelerini verdik” cevabını verdi.

Vesayetin, darbecilerin, emperyalistlerin Türkiye’nin ayaklarına vurdukları prangaları birer birer kırdıkça, yeni ufukların açıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sayede terörle mücadele stratejisinde köklü bir değişikliğe gittiklerini söyledi.

Önce çözüm süreci ile bu meselenin suhuletle sona erdirilmesi ihtimalini sonuna kadar zorladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Baktık ki bunlar uzattığımız eli ısırıyor. Bu sefer terörü kaynağında bitirme stratejisini devreye alarak, onların anlayacağı dilden konuştuk. Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde bunları yok ettik. Eğer bunları biz, inlerinde vurmamış olsaydık, bugün söylüyor ya ‘bahar gelecek…’ Baharı biz getirdik zaten” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneydoğu ve doğuda baharı kendilerinin getirdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bütün o inlerine girerek getirdik. Eğer o inlerine girmemiş olsaydık, bugün teröristler oralarda yine cirit atacaklardı. Ama şu anda bunların sesleri duyuluyor mu? Hepsi Kandil’e şu anda yığıldılar, varsa yoksa Kandil. Oradan sesleniyorlar. Fakat Kandil’i de bunların başına geçireceğiz, o günler de yakın. Ne diyor? ‘Selo’yu çıkaracağız, Selo ne yaptı?’ diyor. Daha ne yapacak? Diyarbakır’da benim 51 Kürt vatandaşımı katledenler, öldürenler bunlar değil mi? Şimdi onu çıkaracakmış, bay bay Kemal’e bak. Nasıl sen böyle bir şey söylersin? Eğer Türkiye bir hukuk devleti ise bu hukuk devletinin içinde sen kalkıp da istediğin gibi atıp tutamazsın. Ve benim milletim sana zaten bu fırsatı da vermeyecek. Erzurum, Van bugün bunu söyledi. Yarın Kayseri’deyim, ben biliyorum ki Kayseri de aynı şeyleri söyleyecek. Kimden hangi desteği alırlarsa alsınlar, artık ülkemize zarar veremeyecekler.”

Terörle, darbeyle kendilerini yıkamayacaklarını anlayan güçlerin, şimdi strateji değiştirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun bunun somut örneği olduğunu kaydetti.

“SINIR ÖTESİ HAREKÂTLARIMIZ BİTMİŞ DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sınır ötesi harekâtlarla bu kuşatmayı 3-4 yerinden kırdığını hatırlatarak, şunları ifade etti: “İnşallah kalan kısımlarını da etap etap güvenli hâle getireceğiz. Dolayısıyla sınır ötesi harekâtlarımız bitmiş değildir. Sadece doğru zamanı bekliyoruz. Orada umduklarını bulamayanlar, bu defa senaryolarını, karşımıza çıkarttıkları bir masa aracılığıyla gerçekleştirmeye çalıştılar. PKK’sından FETÖ’süne tüm terör örgütlerinin heyecanlanmasının, 14 Mayıs için kendilerini ortaya atmalarının sebebi budur. Dikkat ederseniz, Kandil ne söylüyorsa, Pensilvanya ne söylüyorsa, siyasetçi görünümlü ele başları ne söylüyorsa, bay bay Kemal de aynısını söylüyor. Neredeyse her gün kendilerine bu tabloyu sorduk, bugüne kadar ‘PKK terör örgütüdür’ sözünü ağızlarından duymadık. Bay bay Kemal, hadi çık ‘PKK terör örgütüdür’ de, niye diyemiyorsun? Söyleyemiyor. Bir gün çıkıyor ‘cezaevindeki teröristleri salacağım’ diyor, ertesi gün ‘yurt dışındakiler özgürce Türkiye’ye dönecek’ diyor. Son günlerdeki telaşları, pazarlıklarının ortaya çıkmasından kaynaklı. Ama terör örgütlerine yakayı kaptırdıkları için de geri dönemiyorlar. Ülkemizin üzerindeki planlarını terör örgütleri üzerinden hayata geçirmek isteyenler, bu treni de kaçırmak istemiyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Kılıçdaroğlu ve ortakları üzerinde oynanan oyunu biz çok iyi biliyoruz. Ama bir kez daha söylüyorum, başaramayacaklar. Kimse boş hayallere kapılmasın. Ne Türk milleti teröristlerin salınmasına izin verir ne de güvenlik güçlerimiz terör örgütlerine nefes alacak imkân tanır. Bizim için terörle mücadelenin 14 Mayıs öncesi, sonrası yok. Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün önündeki tüm engelleri aşana kadar, bu mücadele Allah’ın izniyle sürecek. Seçim öncesi ve sonrasında terör eylemi ya da provokatif bir hadisenin yaşanmaması için güvenlik güçlerimiz şu anda canla başla çalışıyor” şeklinde konuştu.

“BİZİM MİLLETİMİZ BUNLARIN PEŞİNDEN GİTMEZ”

“Terör örgütü PKK ve siyasi uzantısı HDP hem mitinglerde hem canlı yayınlarda Kemal Kılıçdaroğlu’na oy istiyor. ‘İmralı tecridinin kapısını parçalayacağız’ diyenler, ‘Afrin’i geri alacağız’ sözü verenler, özerklik vadedenler var. Diğer taraftan Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ‘YPG ile PKK aynı şey değil.’ dedi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyden önce bay bay Kemal terör örgütünü ve siyasi uzantısını öyle bir cesaretlendirdi ki herkes kalbindeki ve aklındakini söylemekten artık çekinmiyor. Öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki koalisyon masası seçim kampanyası değil, sanki teröristlere özgürlük kampanyası yapıyor. Dikkat edilirse ‘yüzyılın hesabını soracağız’ diyor” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP’lilerin, Kılıçdaroğlu’nun kapalı kapılar arkasında kendilerine birtakım sözler verdiğini açıkça ifade ettiğini kaydederek, “O sözlerin ne olduğu, yapılan açıklamalarla bir bir ortaya çıkıyor. Uzunca bir süre ortaklığı gizlemeye çalışsalar da HDP’nin başından beri bu masanın kurucusu olduğu ortadaydı. Bu kaos masasının müdavimleri, cumhurbaşkanlığı pazarlığı, koltuk pazarlığı, bakanlık pazarlığı yapıyorlar. Bay bay Kemal herkese bir şeyler dağıtırken, terör örgütü mensuplarını da ihmal etmiyor” diye konuştu.

“Parlamentoda bunlarla bir saat ne görüştüler? Açıkla. Ama açıklayamadı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Cezaevlerini boşaltmaktan, kamudan attığımız terör örgütü yandaşlarını yeniden devlete doldurmaktan söz ediyor. Londra’daki tefeciler de yeniden ülkemizi avuçlarının içine almanın hesabını yapıyor. Bu hesabın içinde herkes var, bir tek milletimiz yok. Bay bay Kemal ve terör örgütü yöneticilerinin söylem birliği içinde olmaları gerçekten vahim bir tablodur. Terör örgütünün sözcüleri ‘100 yıllık Cumhuriyeti yıkacağız, değiştireceğiz’ diyor ama CHP’den bir kişi de çıkıp buna itiraz etmiyor. Masanın etrafında olanlardan itiraz eden yok. HDP’liler CHP’ye ağza alınmayacak sözler sarf ediyor ama bay bay Kemal o hakaretleri sineye çekiyor. Sadece Kılıçdaroğlu değil, yanlarındakiler de terör örgütlerinin ve HDP’nin hakaretleri karşısında sessizliğe gömülmüş durumdalar. Belli ki bu işin gizlisi, saklısı kalmadı. Aradaki anlaşmalardan herkes haberdar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “’Ülkeye şu yeniliği getireceğiz, yatırım yapacağız’ dediklerini duyan var mı? Sadece şunları diyorlar, ‘Borç alacağız, eskiye döneceğiz, teröristleri salacağız, Erdoğan’dan kurtulacağız.’ Başka vaatleri yok. Bizim milletimiz bunların peşinden gitmez. Teröristlerle beraber hareket edenlere de ben inanıyorum ki yetki vermez. Sen, teröristlere kucak açarsan, yol yürürsen eninde sonunda o teröristler gelir, boynuna kemendi vurur. Bunların dertleri millete hizmet değil, hatta Erdoğan’dan kurtulmak da değil. Bunların tek derdi, ülkeyi siyasetiyle, ekonomisiyle, güvenliğiyle projelerine teslim etmek. Ama bunu da başaramayacaklar” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Van mitingindeki görüntüler ile burada atılan sloganların anımsatılmasının ardından değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah kimseyi partisinin bayrağıyla terör örgütünün paçavralarını yan yana getirecek zillete düşürmesin” dedi.

“MİLLETİMİZ HER ŞEYİN FARKINDA”

Van’daki söz konusu mitingde terörist başı Öcalan ve terör suçlusu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş lehine sloganlar atıldığını, hatta terör örgütü PKK’ya destek veren “Dişe diş, kana kan” diye sloganlar yükseldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Neresi burası? Türkiye. Neresi? Van. Peki burada kimler var? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı burada konuşma yapıyor. Güya siyasi parti yöneticileri burada konuşma yapıyor. Nasıl olur da ‘Dişe diş kana kan…’ böyle bir sloganının atılmasına müsaade edilir. Elbette emniyet birimlerimiz bu durum karşısında gereğini yaptı, yapıyor. Peki bu görüntülere CHP’den, bay bay Kemal’den bir itiraz geldi mi? Hayır. CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımı da rahatsız eden bu görüntü, bilakis Kılıçdaroğlu ve avanesini ziyadesiyle mutlu etmişe benziyor. Öyle mutlu olmuşlar ki terör örgütünün paçavralarını sallayanlara terör örgütünün işaretiyle karşılık veriyorlar. Böylece kapalı kapılar ardında yaptıkları pazarlığa, anlaşmaya sadık olduklarını da gösteriyorlar.”

Seçim günü yaklaştıkça bütün boyaların döküldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Terör örgütüyle ortak olursan, pazarlık yaparsan, onların işaretine sahip çıkar emellerini de paylaşıyorsun demektir. Terör örgütü bunları, âdeta kendisine benzetti. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Bu kadar basit. Hepsi terör örgütünün jargonuyla şu anda konuşmaya başladılar. Öyle bir durum ortaya çıktı ki, akıl alır gibi değil. Biri terör örgütünün işaretini yapıyor, bir diğeri kürsüden mermi saçıyor, boş kovanları sallıyor. Neresi burası? Parlamento. Hangi terör örgütüne, masada kime ne söz verdiklerini unuttukları için her şeyi birbirine karıştırıyorlar. Elleriyle kalp işareti mi yapacaklar, terör örgütünün işaretini mi yapacaklar bilemez duruma düştüler. Ülkemizin batısında ayrı, doğusunda ayrı konuşuyorlar. Kılıçdaroğlu, Diyarbakır Anneleri’ne gitsin de ‘Demirtaş’ı serbest bırakacağım’ desin. Diyemez. Hamdolsun milletimiz her şeyin farkında ve sandıkta bunlara dersini vereceği günü bekliyor. Bundan da hiç endişem yok.”

Seçim sürecindeki anketlerle ilgili bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, tekniğine uygun yapılan her anketin kendilerinin önde olduğuna zaten işaret ettiğini söyledi.

“Hem cumhurbaşkanlığı hem de Meclis seçimlerinde tereddüde yer vermeyecek şekilde öndeyiz” diyen Erdoğan, milletin, hizmet ve eser siyasetinin hakemliğini 21 yıldır çok iyi yaptığını, yine yapacağını vurguladı.

“VATANDAŞIM, KİMİN YAPICI VE YENİLİKÇİ, KİMİN YIKICI VE ESKİCİ OLDUĞUNU ÇOK İYİ GÖRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşım, kimin yapıcı ve yenilikçi, kimin yıkıcı ve eskici olduğunu çok iyi görüyor” dedi.

Bu seçimlerin bir özelliğinin olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya kalındığını, 11 vilayetin bu depremi yaşadığını ve deprem bölgesinin insanlarının, İstanbul, Ankara ve buna benzer birçok yerlere ister istemez göç etmek durumunda kaldığını anımsattı.

Bunun bir yerde de âdeta şehirlerin boşalması demek olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konteyner kentlerle de bunları mümkün olduğunca telafi etmenin gayreti içinde olduklarını ifade etti.

Şehirlere tekrar geri dönenlerin olduğunu, kendi evinde oyunu kullanma gayreti içinde olanların bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul, Ankara, buna benzer diğer vilayetlere giden vatandaşların da oralarda kayıtlarını yapmak suretiyle oylarını kullanma gayreti içinde olacaklarını söyledi.

Kamuoyu yoklamasını meydanlarda yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meydanlar, Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin üstünlüğünü âdeta haykırıyor” diye konuştu.

AK Parti’nin İzmir mitingine katılan vatandaşların sayısına da dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’in, Kılıçdaroğlu’nun milletvekili olduğu il olduğunu anımsattı.

İzmir’de CHP’li belediyenin yaptığı bir hizmetin olup olmadığını soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İzmir’de de çöp, çukur, çamur, susuzluk… Körfez, şu anda rezillik, kokuyor. Kim yapacak bunu? Belediyenin yapması lazım. Peki belediye böyle bir adım attı mı? Yok. Yine İzmir dendiği zaman akla İstanbul geliyor. Niye? İstanbul-İzmir arası 7,5 saatti. Ama biz attığımız adımlarla İstanbul-İzmir arasını 3 saat 15 dakikaya indirdik. Manisa-İzmir arasında meşhur Sabuncubeli Tüneli var. Bu tüneli yaptık. Bütün bunlar benim milletimin gözünden kaçmıyor. Bindirilmiş kıtalarla yapılan mitingler değil. Tam aksine İzmir’in kendi özbeöz halkı AK Parti mitinginde her şeyini ortaya koydu. Görünen bu, tablo bu. Onlar da malum kendi ittifaklarıyla oraya toplandılar, bir araya geldiler. Fakat bu onlar için inşallah çok çok yanıltıcı bir cevap olacak.”

“SEÇİM, SANDIKTA MİLLETLE KAZANILIR”

Masabaşı anketlerle, sosyal medya kampanyalarıyla seçim kazanılmayacağını Kılıçdaroğlu ve avanesinin bir kez daha anlayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her işi yalan dolan olan ana muhalefetin açıkladığı anketlerin de yalan olduğunu 14 Mayıs’ta halkımız görecek. Bunlar 21 yıldır her seçim öncesi kendi masabaşı anketlerinde hep birinci çıkıyorlardı. Ama hiçbir seçim sonucu öyle olmadı. Biz kendi yaptırdığımız bilimsel anketlerin sonuçlarını bildiğimiz için bu yalanların hiçbirini umursamadık. Milletimiz sandıkta hep AK Parti’ye, şahsıma teveccühle zafer kazandırdı. AK Parti çünkü gönüllerin partisi. CHP ise yalan anketlerin, algı operasyonlarının partisi. Sosyal medyada bir video, bilmem kaç defa izlendi, diye mutlu oluyorlar. Gerçi orada da foyaları ortaya çıktı. Sahte hesaplarla sosyal medyada at koşturdukları havasını yayıyorlardı. Hesaplarını ele geçirdikleri insanların nasıl dolandırıldıkları da ayrıca utanç hanelerine yazıldı. Kurdukları düzen ortaya çıkınca tabii o rakamların hepsi çöp oldu. Tıpkı bunun gibi anket firmaları da para karşılığı bunlara mutlu olacakları sonuç veriyor.”

Dijital medya üzerinden yaptırılan sahte anketlerin de bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada da yine trol hesaplar üzerinden kendi lehlerine sonuç çıkartıp algı yapmaya çalışıyorlar. İşin komik yanı, sonra da o sosyal medya anketlerindeki yapay sonuçlara kendileri de inanıp atıp tutuyorlar. Biraz daha sabırlı olsunlar diyorum. Bu millet esas anket sonucunu 14 Mayıs’ta verecek” dedi.

Bir gazetecinin, “Sonra da sandıktan çıkan sonuca inanmakta zorluk çekiyorlar” ifadesine karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle, buna da şimdiden başladılar zaten. Yüksek Seçim Kurulu’nun güvenilirliğinden bahsediyorlar. Böyle saçma sapan yaklaşım olur mu?” diye konuştu.

“SİYASETİ, GÖNÜLLERE GİRMEK, İNSANIMIZIN KALBİNDE VE MANTIĞINDA DOĞRU ŞEKİLDE YER ALMAK İÇİN YAPIYORUZ”

Yeni Şafak gazetesinde yer alan, CHP’nin sosyal medyadaki trol ağlarıyla seçime yönelik dezenformasyon çalışması yürüttüğü yönündeki haberin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bunların anlamadıkları şu. Seçim, sosyal medyada trol ordularıyla değil, sandıkta milletle kazanılır. Sandıkta yenileceklerini anlayınca sosyal medya manipülasyonlarına sarıldılar. Özellikle de gazetenizde bu yalan tezgâhını nasıl döndürdüklerini ben de bugün okudum. Bu düzenbazlığı ortaya döktüğünüz için ben sizi tebrik ediyorum. Ne yapıyorlar? Sandık güvenliğine gölge düşürmek için organizasyon kurmuşlar. Âdeta yalan haber makinesi gibi üretim yapıyorlar. Sahte isimler ve fotoğraflarla hesaplar açarak sosyal medyada 40 milyon kişiye ulaşan bir şebeke kurmuşlar. Bir defa bu da yalan. Yani 40 milyon kişiye nasıl ulaşıyorsun? Bu ne demek? Anne kucağındaki çocuklar da herhalde bu 40 milyonun içindedir. Böyle bir saçmalık olur mu?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortada milyonlarca insan varmış gibi gözüküyor. Ancak bu hesapları sadece birkaç kişi kullanıyor. Bunlar provokasyona yol açacak her türlü fitneyi, dezenformasyonu, yalanı bu hesaplardan yapıyorlar. Hesabın fotoğrafına bakıyorsunuz bir kadın görünüyor ama gerçekte hesabı kullanan kişi erkek çıkıyor. Aynı anda bir sürü hesabı kullanıyorlar. İşleri tamamen bu. Tam bir şebeke yani. İşte sizin de haberinizde anlattığınız gibi bu trol ordusu, bay bay Kemal’e çalışıyor. Bayağı da para veriyorlar. Bunlarla güya milletin aklını karıştırmaya çalışıyorlar” diye ekledi.

Orman yangınlarında, depremlerde ve diğer bazı hassas dönemlerde de bu hesapların her türlü fitneyi, fesadı ortaya koyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hesapların, depremzede gibi davranıp insanları kandıran binlerce tweet attıklarına da işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adına “köleleştirilmiş hesaplar” denilen hesapların da yine devreye sokulduğunu söyledi.

Sosyal medyada gerçek insanların hesaplarını bir şekilde çalıp sonra da buralarda kendi propagandalarıyla ilgili paylaşımlar yapıp hesap sahibi fark etmeden onları da geri sildiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya kullanıcılarının bundan haberinin bile olmadığını anlattı.

“Şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemleri görüyorsunuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunun adı sahtekârlık değil mi? Bunun adı hırsızlık değil mi? Bay bay Kemal bırak bu işleri de mücadeleni delikanlıca ver. Bunların ağababaları farklı ülkelerde seçimleri etkilemek için hep böyle sahte, algı operasyonları yaptılar. Yani bizim muhalefete bu aklı da dışarıdan veriyorlar. Tabii suçüstü yakalanınca bunu örtmek için kalkıyor bize kara çalıyor, benim çalışma arkadaşlarıma tehditler savuruyorlar. Hâlbuki hile sizde, hurda sizde, yalan, dezenformasyon sizde, algı operasyonları sizde. ‘Kişi kendinden bilir işi.’ derler. Bunlar, kendi kirlerini, paslarını etrafa bulaştırmaya çalışıyorlar. Ama emin olun bunu bile beceremiyorlar. Baksanıza ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Siyaseti kirlettikleri gibi sosyal medyayı da kirletiyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarla devam etti: “Biz siyasetimizi tıklanma sayıları için, sanal âlemdeki etkileşim için yapmıyoruz. Biz siyaseti, gönüllere girmek, insanımızın kalbinde ve mantığında doğru şekilde yer almak için yapıyoruz. Biz büyük ve güçlü bir ülke yönettiğinin bilincinde bir siyasi partiyiz. Sosyal medyada elbette biz de varız ama CHP gibi yalanın yuva yaptığı sosyal medya hesaplarını yöneten ‘bot partisi’ değiliz. Burayı sadece yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlattığımız bir mecra olarak görüyor, öyle de kullanıyoruz.”

Yurt dışı seçmenlerin seçimlere katılımlarının yüksek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa, geçen yıla göre şu anda çok farklı. Ciddi manada bir katılım şu anda yurt dışında söz konusu. Ben inanıyorum ki yurt dışındaki oy kullanımında inşallah özellikle Cumhur İttifakı’na verilecek oy, Cumhur İttifakı’na verilecek destek, bundan öncekilerle mukayese edilemeyecek derecede fazla olacak” dedi.

“TEKNOFEST’TE TOPLAM ZİYARETÇİ SAYISI 2,5 MİLYONDU”

Muhalefetin savunma sanayiinde atılan adımlara yönelik eleştirilerinin arkasında hangi gerekçelerin bulunduğu sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST’te toplam ziyaretçi sayısı 2,5 milyondu. Bu tabii bunları çılgına döndürüyor. Çünkü gelenlerin kahir ekseriyeti genç. Bir taraftan da diyorlar ki ‘Gençler bize destek verecek’. Nerede size destek verecek? Gençler ortada. 2,5 milyon genç. Bunun nereden bakarsan bak, en az 1,5 milyonu hatta daha fazlası TEKNOFEST’e geldi” ifadesini kullandı.

“SAVUNMA SANAYİİ ATILIMLARIMIZIN SAĞLADIĞI FAYDALARI TERÖRLE MÜCADELEDE GÖRÜYORUZ”

Muhalefetin savunma sanayiine çılgınca saldırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İHA’ların, SİHA’ların, Akıncı’nın ve Kızılelma’nın, muhalefeti rahatsız ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Diyorlar ki ‘Erdoğan bunun kayınpederi. Erdoğan bunlara destek veriyor’. Ben o zaman diyorum ki eğer samimiyseniz, dürüstseniz çıkın şu anda devletten Baykar grubuna verilen destek nedir bunu açıklayın. Bunu açıklayamıyorsunuz. Bu namus meselesi. Allah rahmet etsin, dünürüm bu işlerde bırakın kredi almayı, arsa noktasında dahi devletin arsalarından veya arazilerinden kesinlikle kabullenmezdi. ‘Paramı veririm, ben öyle arsa sahibi olurum’ derdi. Hep böyle gitmiştir. Şu anda çocuklar da öyle. Aynen babanın gittiği izden gidiyorlar.”

Muhalefetin, Atatürk Havalimanı ile ilgili attıkları adımdan da rahatsızlık duyduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada dünyaya bir görüntü veriyoruz. Nedir bu? Savunma sanayiinde biz nereden nereye geldik, bunu gösteriyoruz. Bunun yanında bir de gençliğimiz, halkımız ‘Ya ben neymişim? Ya bizde bunlar da mı var’. Bunu görüyor. Bakıyorsunuz işte orada İHA, SİHA, Akıncı ve bütün bunlarla beraber şimdi zirve yapan Kaan. Şimdi onu da çıkardık. Bu da tabii TUSAŞ’ın önemli bir adımı. Bunlar niye rahatsız ediyor? Bunlar rahatsız olsa da olmasa da mesele, bir öz güven meselesidir. Bunların rahatsızlığı, yapılan işlerden değil, bu işlerin ülkemize ve milletimize kazandırdığı öz güvenden dolayıdır. Aynı işleri küresel firmalar yapsa ve bize parasıyla satsaydı emin olun hiçbirinin sesi çıkmazdı. Burada mesele, Türkiye’nin kendi iradesi ve gücüyle bu başarıları kazanıyor olmasıdır” diye konuştu.

Bu araçların artık tüm mühimmatlarının da yerli ve millî olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 yıldır sürdürdüğü Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bütün bu kazanımların elde edildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Havelsan, Aselsan ve Roketsan’ın ciddi manada üretimler yaptığına işaret ederek, şu görüşleri paylaştı: “Şimdi çıkmış masanın etrafındakilerden bir tanesi, ‘Ben bunlara işte destek verdim’ diyor. Ne verdin? Sen ne yaptın da verdin? Çık açıkla, ‘Şunu verdim’ de. Baykar’a ne verdin? Havelsan, TUSAŞ bunlarla ilgili, Roketsan’la ilgili ne yaptın? Açıkla. Senin ne yaptığını bu millet çok iyi bilir. Hele hele ben çok daha iyi bilirim. Çünkü senin dün söylediğini, bugün inkâr ettiğini biz iyi biliyoruz. Biz savunma sanayiinde bugüne kadar elde ettiğimiz başarıları CHP zihniyetinin ve FETÖ’nün engellemelerine rağmen elde ettik. Onların ne dediklerine bakmadık. Sadece yaptığımız iş milletin hayrına mı, faydasına mı olacak ona baktık. Savunma sanayii atılımlarımızın sağladığı faydaları da terörle mücadelede görüyoruz. Ama tabii savunma sanayinde attığımız her adım zor oldu. Bugün niçin çıldırıyorlar? Sen Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler’de gireceksin bunların inlerine, bunlar sana ‘Hoş geldin’ derler mi? Onun için de ne diyorlar? Bay bay Kemal açıklama yapıyor, ‘S-400’ü biz gelince depoya kaldıracağız’. Kafaya bak. Bu S-400’ler nedir? Savunma sistemleri. Nasıl depoya kaldırırsın? Sana bu yetkiyi kim veriyor? Zannediyor ki bu işler böyle yolda geçerken buldum. Hayır. Zaten böyle bir imkânı benim milletim sana vermeyeceği gibi kalkıp bu tür çok çok stratejik ürünlerin elden çıkmasına da fırsat vermeyecektir.”

İktidara geldiklerinde, savunma sanayiindeki yerlilik ve millilik oranının yüzde 20 seviyesinde olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu yüzde 80’e çıkardıklarını, bu oranı daha da artıracaklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de savunma sanayiinde 62 proje yürütülürken, bugün bu sayının 750’yi geçtiğini ve bu projelerin 5,5 milyar dolar olan bütçesinin de bugün 75 milyar dolar seviyesine çıktığını vurguladı.

Bunları, AK Parti hükûmetlerinin gerçekleştirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son hayata geçirdikleri projelerden Hürjet’in ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdiğini, insansız savaş uçağı Kızılelma’nın irtifa testlerinin sürdüğünü, dünyanın ilk SİHA gemisi vasfını taşıyan TCG Anadolu’nun, Denize Kuvvetleri’ne teslim edildiğini kaydetti.

“BAĞIMSIZ EKONOMİK ADIMLAR ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ekonomi vaatleri ve Batı’nın 14 Mayıs seçimlerine verdiği öneme ilişkin soru üzerine, Türkiye’nin cari açık vermesinin, daha çok enerjiden kaynaklandığını ve borçlanmanın yarısının enerjiyle ilgili olduğunu ifade etti.

Bu konuyla ilgili Rusya ile farklı adımlar atıldığına ve doğal gazın Türkiye’nin en önemli borçlanma ürünü olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bu Karadeniz doğal gazı, Gabar (petrolü); bu iki önemli adım, bizi ciddi manada rahatlatacak” sözlerini sarf etti.

Türkiye’yi, ilk imzasını CHP’nin attığı IMF tuzağından kendilerinin kurtardığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başbakanlığım döneminde Davos’tayız. Davos’ta bu Bebecan, o da benimle beraber o zaman ve IMF Başkanıyla konuşuyoruz. Dedim ki ‘Siz alacaklarınızı tahsil ediyor musunuz? ‘Ediyoruz’ dedi. ‘Fakat siz benim görevimi de üstleniyorsunuz. Türkiye’nin başbakanı benim. Türkiye’yi ben yöneteceğim. Siz değil. Siz alacağınızı tahsil ediyorsunuz. Dolayısıyla buna devam. Ama ülkemin yönetimine, siyasi kararları almasına asla müdahale edemezsiniz’ dedim” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2013’te IMF’ye olan 23,5 milyar dolar borcunu sıfırladıklarını anımsatarak, o dönem 27,5 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervinin bugün 115 milyar dolara ulaştığını aktardı.

Merkez Bankasının dolar rezervinin artacağına inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin kendilerine “IMF’den borç alın” tavsiyesinde bulunduğunu, ancak buna başvurmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şu an IMF’ye borcunun olmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’ye önce borç sonra buyruk vermeye alışanlar, mayıs 2013’ten sonra saldırılarını artırdı. Gezi olayı, Çukur eylemleri, terör saldırıları, kur döviz saldırıları, darbe teşebbüsleri… Tüm bunlara milletimizin desteğiyle biz karşı koyduk. Bağımsız ekonomik adımlar attık. Finans sistemimizi güçlendirdik. Merkez Bankamız rekorlar kırdı. Bankacılık sistemimizin sermayesini tahkim ettik. Küresel ekonomik krize rağmen ekonomisi büyüyen birkaç ülkeden biri olduk. Tüm bunlara karşılık bay bay Kemal ne yaptı? Tekrar ekonomisi kırılgan, savunması dışa bağımlı bir ülke hâline gelmemiz için kapı kapı dolaştı. İnanın bunlar boş. Kimse bay bay Kemal’e değer vermez. Neyi verecek? Adam diyor ki ‘300 milyar dolar getireceğim’. Ne karşılığında getiriyorsun? Tefeciler buna güya söz vermişler. Tefecilerin verdiği sözle para getirecekmiş. Bu zat biliyorsunuz, başarısızlığının kitabını yazmış birisidir. Kitap değil, broşür. SGK’nın başındayken böyle bir broşür yazdı. Yarım asra yaklaşan siyasi hayatımda ülkesini borçlandırma vaadiyle ortada dolaşan başka bir siyasetçi görmedim. Batı’nın 14 Mayıs seçimlerine ilgisi de buradan kaynaklanıyor. Önce borç sonra emir verecekleri aparat olarak bay bay Kemal’i seçtiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Makam, koltuk hırsları da koalisyon masasını birilerinin oyuncağı hâline getirdi. Biz enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için attığımız adımlarda karşımızda bunları bulduk. Allah’a hamdolsun, milletimiz tüm bu adımlarımızın faydalarını görüyor, hissediyor, yaşıyor. Mesela Karadeniz gazı. Bu kaynak bizi sadece enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmayacak, enerjide üretici ülke konumuna girmemizle oluşacak refah artışı hayatın tüm alanlarına yansıyacak. Her bir vatandaşımız cebinde, mutfağında bunun faydalarını görecek. Şimdiden zaten görmeye başladı” dedi.

“AİLE BİZİM KUTSALIMIZDIR”

“Aileyi korumak, gençleri korumak için bir yasal düzenleme olacak mı?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için anayasa değişikliğini teklif olarak getirdiklerini, çünkü ailenin kendileri için olmazsa olmaz olduğunu ifade etti.

Milletin bunu çok iyi değerlendirmesi gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin, İYİ Parti’nin, HDP’nin, LGBT’ci olduğunu söyleyerek, “Bunun yanında bazı küçük partiler de var. Onlar da LGBT’ci. Eğer değillerse çıksınlar açıklasınlar. Ama AK Parti, asla LGBT’yi semtine uğratmaz, Milliyetçi Hareket Partisi uğratmaz. Cumhur İttifakı böyle bir şeyi asla semtine uğratmaz” diye konuştu.

“Çünkü aile bizim kutsalımızdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü milletlerin, güçlü ailelerden oluştuğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğer güçlü aileniz yoksa güçlü bir millet kuramazsınız. Toplumumuzun bel kemiği aileyi, gözümüzün nuru evlatlarımızı LGBT gibi sapkınlıklardan korumak bizim için esastır. Aynı zamanda aileyi güçlendirmeyi de kendimize sorumluluk addediyoruz. Türkiye’de aile ismiyle bir bakanlığı biz kurduk. Sosyal yardım programlarımızın ana gayesi hep aile kurumunu ayakta tutmak olmuştur. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz, bu doğrultuda yapılacak çalışmaların finansmanı için Aile ve Gençlik Bankası kuruyoruz. ‘Sayın Başkan, bu nereden çıktı’. Yıllarca önce Başbakanlığım döneminde bir Norveç seyahatinde Norveç Başbakanıyla, onların biliyorsunuz petrol rezervleri falan çok çok güçlü… ‘Yüzde itibarıyla buranın gelirinin yüzde 25’ini biz gençliğin geleceğine yönelik rezerv olarak kullanıyoruz. Bu başka bir yerde kullanılmazdı’. Şimdi biz de Aile ve Gençlik Bankası’nı bunun için kuruyoruz. İşte diyelim ki Gabar’da çıkan petrol. Öbür tarafta doğal gaz. Bütün buranın gelirinin belli bir bölümünü biz bu bankada rezerv edeceğiz. Buradan ailelere, buradan gençlere, bu banka üzerinden ev hanımlarına ve gençlerimize destekler vereceğiz. Ev hanımlarımızı, sigorta primlerinin 3’te 1’ini ödeyerek emekli edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ailede gençler başta olmak üzere en az bir çalışanın olmasını sağlayacaklarını belirterek, kadın ve genç istihdamına özel önem vermeyi sürdüreceklerini söyledi.

Hayata geçirecekleri gelir tamamlayıcı aile destek sistemiyle hiçbir hanenin gelirinin belirli bir seviyenin altına düşmemesini temin edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlerimizin evlenmelerini, yuva kurmalarını kolaylaştıracağız. Yeni evlenen çiftlere 2 yılı geri ödemesiz, 48 ay vadeli 150 bin lira faizsiz evlilik kredisi vereceğiz” bilgisini paylaştı.

Hayata geçirecekleri Aile Koruma Kalkanı Programı’nın da son derece önemli olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençliğimiz üzerinde emelleri olanlara, aile yapımızı bozarak Türkiye’yi çökertmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“ENKAZ KALDIRMA ÇALIŞMALARINDA ARTIK SONA GELİYORUZ”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerin etkilediği 11 ildeki inşa ve ihya çalışmalarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin öncelikli gündemleri olmaya devam ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa dileyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu arada enkaz kaldırma çalışmalarında diyebilirim ki artık sona geliyoruz. Ama kalıcı konutların yapımında da işte şu yoğun konut yapımları da devam ediyor. Şu anda TOKİ’nin yapmakta olduğu konutları da görüyoruz. Şimdi TOKİ’ye de kafayı takmış bay bay Kemal. İşte başındakini alacakmış, TOKİ’yi kapatacakmış, işte bizden önce TOKİ çok daha fazlasıyla konutlar yapmış. Biz geldiğimizde 30 bin şimdi ise bu konut sayısı 1 milyon 300 bine ulaştı. Kılıçdaroğlu sen kendinde misin? Nereden nerelere geldik. İstanbul’a Belediye Başkanı oldum, KİPTAŞ’ı biz sıçrattık. Şu anda sen KİPTAŞ’la İstanbul’da acaba ne yapıyorsun? Nerede ne yaptın? Kaç konut yaptın? Bunu söyle. Yok.”

“ÇOK KAPSAMLI BİR ŞEHİRCİLİK HAMLESİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”

6 Şubat depremlerini yaşayan illeri ayağa kaldırma çalışmalarının sürdüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Buralarda insanımız için 650 bin konut ve köy evi yapacağız. Bunların 319 binini bir yıl içinde inşallah bitireceğiz. Ama o kadar hızlı çalışıyoruz ki 2 ay içinde tamamladığımız köy evleri oldu. Gittim, teslimatlar yaptım. Bunların vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor. Bugün itibarıyla inşa sürecine başladığımız konut sayısı 125 bini, bilfiil temeli atılan konut sayısı da 59 bini buldu. Aynı şekilde iş yerlerinin ve sosyal alanların yapımlarını da sürdürüyoruz. Sadece konut yapmıyoruz, çok kapsamlı bir şehircilik hamlesini hayata geçiriyoruz. Bu çalışmalarımız elbette tüm ülkemizi de kapsıyor.”

Ülkenin hiçbir yerinde depreme dayanıksız bina bırakmamakta kararlı olduklarını ve bunun için de yoğun bir şekilde zemin etütlerini yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zemin etütleriyle beraber inşallah İstanbul’da 5 yılda 1,5 milyon konutu dönüştüreceğimiz büyük bir adım attık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda Yarısı Bizden Kampanyası’nı başlattıklarını anımsatarak, İstanbul’dan başlayarak risk içindeki evini kentsel dönüşümle güçlendirenlerin maliyetinin yarısını, devlet olarak kendilerinin karşıladığını anlattı.

Kentsel dönüşümde kira yardımını da 5 bin 250 liraya yükselttiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca 10 bin 500 lira da taşınma yardımı yaptıklarını ifade etti.

“ŞEHİRLERİMİZİ AFETLERE HAZIRLAMAK POPÜLİZM YAPILACAK BİR MESELE DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Yarısı Bizden Kampanyası’nda şimdiye kadar 533 bin bağımsız birim için 104 bine yakın başvuru yapıldı. Tabi bizim önceliğimiz, yerinde dönüşümü sağlamak. Ama diyelim ki hak sahibi vatandaşımız rezerv alanındaki konutlardan faydalanmak istiyor, bu sefer de mevcut binasının değerini rezerv alanından tercih ettiği konutun değerinden düşeceğiz. Devletimiz hem maliyetinin yarısını karşılayacak hem de uygun oranlarda kredi desteği verecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bütün bu adımları atarken, tabi muhalefet hep karşı çıkıyor. Nerede bir kentsel dönüşüm yapacak olduk, hemen engelleme girişimleri başlattılar. Öyle veya böyle biz yolumuza devam edeceğiz. 21 yılda ilan ettiğimiz 279 riskli alan kararına 800’ü aşkın dava açtılar. Popülizm yapmaya gelince onlardan iyisi yok. Ama iş icraata gelince de ortada yoklar. Şehirlerimizi afetlere hazırlamak popülizm yapılacak bir mesele değil. Deprem, siyaset üstü bir meseledir. Biz buna böyle bakıyoruz, adımlarımızı buna göre atıyoruz, atmaya da devam edeceğiz.”

ADALET

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”

Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”

Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.

Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.

Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”

“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”

15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”

Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.

“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.

Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”

“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”

“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.

Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.

Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.

“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”

Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da ebedî âleme uğurladıkları 253 şehidi kemal-i hürmetle yâd etti, gazilere bereketli ömürler diledi.

Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”

“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“15 TEMMUZ GECESİ HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALANLAR SİNSİ EMELLERİNE ULAŞMAK İÇİN HÂLEN FIRSAT KOLLUYOR”

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.

“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”

“FETÖ’CÜLERİN ENGELLEMEYE ÇALIŞTIĞI TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.

Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.

GENÇ GAZETECİLER : KATAR

OKUMAYA DEVAM ET

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GÜÇLÜ TÜRKİYE

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Mayıs 2023
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

ADALET2 gün önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DÜNYA2 gün önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

DÜNYA6 gün önce

“Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”

ADALET6 gün önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize “Tehdit ve Şantaj yapmak” | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

“NATO’nun harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

“42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz”

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize İFTİRA atmakta sınır tanımazlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

ADALET3 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA3 hafta önce

“Türkiye, güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’nun güvenliğine katkı sunmaktadır”

DÜNYA3 hafta önce

“2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

DÜNYA3 hafta önce

“Polonya ile iki NATO müttefiki olarak iş birliğimizi güçlendirmek için çalışıyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV’in 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı

DÜNYA4 hafta önce

“Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Dan ile görüştü

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Singapur Başbakanı Wong’u kabul etti

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz”

DÜNYA1 ay önce

(ABD-İran) “Mutabakatın, bölgemizde kalıcı barışın tesisine giden yolu açmasını ümit ediyoruz”

DÜNYA1 ay önce

“2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”

DÜNYA7 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA7 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

GÜNCEL6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

ENERJİ5 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki Varsın Sibel Kılıçarslan Metin

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA5 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Nurullah DOĞAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Süleyman YAĞCIOĞLU

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ6 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Şule DAYANGAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA5 yıl önce

Ahmet Erdem Kimdir?

GÜNCEL6 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK7 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA6 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge