Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun mitinginde yaptığı konuşmada, “85 milyon olarak emin adımlarla Türkiye Yüzyılı’na yürüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Samsun’u çok sevdiğini, sevdalarının 14 Mayıs akşamı AK Parti’nin balkonunda gerçekleşeceğini söyledi.
Millî Mücadele’nin şehri, Gazi’nin istiklal meşalesini yaktığı, tarımın, sanayinin, turizmin ve sporun şehri Samsun’u muhabbetle selamladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehre geldikleri andan itibaren caddelerde muhteşem bir katılımla karşılaştıklarını kaydetti.
“Yürüyoruz, 14 Mayıs’a yürüyoruz, sandıkları patlatmaya yürüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini aşkla bağrına basan Samsunlulara şükranlarını sunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’e çıkmayı garantileyen Samsunsporlu oyuncuları, yönetimi ve teknik ekibi tebrik etti.
Futbol kulüplerine sahip çıkan, destekleyen Samsunlulara, taraftarlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin tüm liglerinde centilmence mücadele eden tüm kulüplere başarılar diledi.
“TÜRKİYE, İRADESİNE VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKIYOR”
Samsun’un sadece merhum Yaşar Doğu gibi sırtı yere gelmeyen pehlivanların memleketi olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun’un aynı zamanda rahmetli Cemal Safi gibi Samsun’a aşık şairlerin şehri olduğunu ifade etti.
Şairin, “Rabb’im, ne istersen gönlünce versin/Sen ki dünyalara değersin Samsun/İstiklal uğrunda eğilmez başın/Yalnızca Allah’a eğersin Samsun” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî Mücadele’ye öncülük eden Samsun, inşallah Türkiye Yüzyılı’nın da sancaktarı olacaktır. Meydanların dili, karşımdaki tablo bunu söylüyor. Sokaklara koşan on binler bize bunu anlatıyor. Şu anda caddeler hariç, aldığım rakam 120 bin insan var. Bay bay Kemal ne haber? Bak, meydan gör. Dün Rize ve Trabzon, bugün Giresun, Ordu ve Samsun bize bunu müjdeliyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, iradesine ve geleceğine sahip çıkıyor. Gençlerimiz, Türkiye Yüzyılı vizyonumuza sahip çıkıyor. Kadınlarımız, onlar için yaptıklarımıza ve yapacaklarımıza sahip çıkıyor. Emeklilerimiz, kendileri için attığımız samimi adımlara sahip çıkıyor. İşçi kardeşlerimiz, haklarını teslim etmek için verdiğimiz mücadeleye sahip çıkıyor. Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si ve Sünni’si ile milletimizin tamamı bu ülke için kurduğumuz hayallere, belirlediğimiz hedeflere sahip çıkıyor. Cumhur İttifakı olarak oyunları boza boza, zincirleri kıra kıra hep beraber omuz omuza zafere koşuyoruz, zafere. 85 milyon olarak emin adımlarla Türkiye Yüzyılı’na yürüyoruz. Rabb’im muhabbetimizi daim eylesin. Ahde vefanız ve aşkınız için sizlere teşekkür ediyorum.”
Alandakilere, “Samsun, 14 Mayıs’ta ‘Durmak yok, yola devam.’ diyor muyuz? 14 Mayıs’ta ‘Doğru adımlarla yola devam.’ diyor muyuz? 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için ‘Hemen şimdi.’ diyor muyuz? 14 Mayıs’ta Samsun’da yeniden tarih yazıyor muyuz?” diye soran ve “Evet” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte 19 Mayıs’ta Gazi’yi Tütün İskelesi’nde karşılayan Samsun budur. 21 yıldır bizlere yoldaşlık yapan Samsun budur” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son 6 ay önce Samsun’da yatırım bedeli 5 milyar 880 milyon lirayı geçen 244 ayrı projenin resmî açılışını yaptıklarını anımsattı.
Şehre kazandırdıkları eser ve hizmetlerin tekrar hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Samsun ile tüm diğer tüm vilayetlerimiz için çalışmayı, sizler için koşturmayı sürdürüyoruz. Bizim ne makam ne koltuk ne de unvan gibi bir derdimiz var. Bizim tek amacımız, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz milletimize layıkıyla hizmet etmektir. Biz, bu millete efendi olmaya değil hizmetkâr olmaya geldik. 21 yılı iktidarda olmak üzere 40 yıldır sizlerin huzurundayız. İstanbul’dan başlayarak tüm Türkiye’de verdiğimiz mücadeleyi sizler çok iyi biliyorsunuz. Son 21 yılda neyi başardıysak el birliği, gönül birliği içinde başardık. 80 yılda yapılamayan eseri 21 senede bu ülkeye beraberce kazandırdık.”
“SAVUNMA SANAYİİMİZİN YÜZDE 80 OLAN DIŞA BAĞIMLILIĞINI YÜZDE 20’YE BERABER DÜŞÜRDÜK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Samsun’a yapılan hizmetlere işaret ederek, göreve geldiklerinde Samsun’dan Hopa’ya sahil yolunu kimin yaptığını sordu. “Bay bay Kemal, senin böyle bir şeyin var mı? Hayatta bunların böyle bir hizmeti var mı?” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlelerinin kendi dönemlerinde gerçekleştiğini belirtti.
Ekonomide millî geliri 238 milyar dolardan 1 trilyon dolar sınırına milletin de gayretiyle getirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asgari ücret neydi biliyor musunuz? 184 lira. Yani 126 dolardan 8 bin 500 liraya, yani yaklaşık 440 dolara yine sizlerin desteğiyle biz yükselttik. İhracatımız 36 milyar dolardı, 255 milyara beraber ulaştırdık. Tarımsal millî gelirimizi 37 milyar liradan sizlerin alın teriyle 407 milyar liraya beraber taşıdık. Savunma sanayiimizin yüzde 80 olan dışa bağımlılığını yüzde 20’ye beraber düşürdük. Ücreti ödenmeyince cenazeleri rehin alınan sağlık sistemini sizlerle beraber bugünkü modern hâle getirdik” diye konuştu.
Milletin iradesine vurulan antidemokratik prangaları milletin duasıyla beraber parçaladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın en konforlu yollarını, en büyük havalimanlarını, en iyi tünellerini, en yüksek barajlarını, en yeni hızlı tren hatlarını, en uzun köprülerini ülkeye beraber kazandırdıklarını vurguladı.
“BİZİM BU ÜLKEYE KAZANDIRACAK DAHA ÇOK ESERİMİZ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomaside sürekli başkalarının kuyruğundan giden bir ülke yerine kendi bağımsız politikalarını takip eden bugünün Türkiye’sine beraber ulaştıklarının da altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde 21 yılda hayat geçirdikleri yatırımları anlatan bir videoyu da izleterek, “Tüm bunları hep birlikte sadece 21 yılda gerçekleştirdik. İnşallah Türkiye’yi 14 Mayıs’ta çok daha ileriye beraber taşıyacağız. 14 Mayıs’ta ülkemizin şahlanış dönemini yine beraber başlatacağız. 14 Mayıs’ta ‘Yeter, söz de karar da gelecek de milletindir.’ diyerek 21 yıllık kalkınma ve demokrasi hamlemizi zirveye taşıyacağız” dedi.
Samsunlulara yönelttiği, “14 Mayıs’ta çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor muyuz? 14 Mayıs’ta 21 yıllık kazanımlarımızı daha da ileriye taşıyor muyuz? 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı’nın inşası için ‘bismillah’ diyor muyuz? 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam diyor muyuz?” sorularına da olumlu cevap alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elhamdülillah, bu iş Samsun’da bitmiş demektir. 14 Mayıs, ikinci millî irade bayramımız, şimdiden hayırlı olsun” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarları dönemindeki yatırımlara dikkati çekerek, bunların, karşılaştıkları onca engele, saldırıya, sabotaja rağmen 21 yılda başardıkları olduğunu söyledi.
“Bu CHP’ye, bu İP’e, bunlara 14 Mayıs’ta gereken dersi veriyor muyuz?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydandakiler “Evet” karşılığı vermesi üzerinde de bunun için tüm dostlara, ahbaplara ulaşmalarını, “Bizim bu ülkeye kazandıracak daha çok eserimiz var. Bay bay Kemal’le bunlar olmaz. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Bu yalancıdan bir şey olmaz. Bunların hayatında ülkemize kazandırdıkları bir şey yok” demelerini istedi.
“EMPERYALİST GÜÇLERE TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Millete yaşatacakları daha çok zaferin peşinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her alanda kıracak daha çok rekorumuz var. Gidecek daha çok yolumuz var. Bu uğurda hedeflerimizi belirledik, biz yolumuzu çizdik. Bizi menzile ulaştıracak yol haritamızı oluşturduk” dedi.
Seçim beyannamesini de gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bizim yol haritamız. Her şey burada ve diğerlerinin böyle bir yol haritası yok” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönem yapacaklarını anlatan bir videoyu da izleterek, şunları kaydetti: “Samsunlu kardeşlerimizin desteği, Allah’ın yardımıyla bunları tek tek hayata geçireceğiz. Nasıl mı yapacağız? Son 21 yılda nasıl yaptıysak inşallah yine öyle başaracağız. Zorluklara aldırmayacağız, engellere takılmayacağız. Terör örgütlerine boyun eğmeyeceğiz. Emperyalist güçlere teslim olmayacağız. Diklenmeden dik duracağız. Bay bay Kemal kimlerle yürüyor? Teröristlerle yürüyor. Talimatı nereden alıyor? Kandil’den alıyor. Kandil’dekinin dini var mı, ezanı var mı, kitabı var mı? Ama ben Kürt kardeşlerimi tenzih ederim, bunlar Diyarbakır Anneleri’nin yavrularını dağa kaçıranlar değil mi? Ne yazık ki bay bay Kemal, bunlarla el ele omuz omuza yürüyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Selo, Diyarbakır’da 51 kardeşimizin ölümüne neden oldu. Şu anda hapiste. Bay bay Kemal ne diyor? ‘Selo’nun suçu yok ki.’ Hâle bak. 51 tane Kürt kardeşimizin ölümüne neden oluyor, ‘Selo’nun suçu yok.’ diyor. Eline diline dursun. İşte 14 Mayıs bunun için çok önemli. Evlat katili Öcalan’ı da çıkaracakmış. İşte Cumhur İttifakı’nın işbaşında olması bunun için çok önemli. Bunlara kalsa ülkemizin altını üstüne getirirler ama bunlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Samsun, gümbür gümbür Allah’ın izniyle 9’da 9 yapıyor mu? Samsun, yapıyoruz derse yapar. Çünkü burası istiklal ve istikbal mücadelesinin ilk adım yeri. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Aramıza fitne sokmaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. İktidara gelmenin yolunu, milletin iradesi, Samsunlu kardeşlerimin rızası yerine FETÖ’cüler ve bölücülerle iş birliğinde arayanları 14 Mayıs’ta hep birlikte sandığa gömeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında bir Samsun türküsündeki “Çarşamba’nın ortasından akıyor ırmak/ Her yiğidin kârı değil sözünde durmak” dizelerini okudu.
Sözünde durmanın “her kişinin değil, er kişinin kârı” olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Bu iş öyle bay bay Kemal gibi bol keseden boş vaat dağıtanların kârı hiç değildir. Bu zat SSK Genel Müdürü oldu, insanları hastane kapılarında süründürdü. Emekliyi, işçiyi, çalışanı inim inim inletti. Ve eğer hasta, ölüyse rehin aldı, rehine aldı. CHP’de milletvekili oldu, rahmetli Deniz Baykal’ı sırtından bıçakladı. Genel başkan oldu 11 yıldır CHP seçmenine gün yüzü göstermedi. Bu partiyi köken ve mezhep fanatiklerinin eline teslim etti. Hatırlarsanız 2019 seçimleri öncesinde ne dedi? Namus sözü verdi, daha ilk ay 15 bin belediye personelini işinden, aşından, ekmeğinden etti. Yıllardır hizmet bekleyen İzmirliye tek bir faydası, tek bir hayrı dokunmadı. Diğer belediyelerinde bırakın yeni yatırım yapmayı, mevcut çalışmaları dahi yürütmedi. Gazi Mustafa Kemal’in partisini marjinallerin, cumhuriyet düşmanlarının, LGBT savunucularının, manda ve himaye peşinde koşanların cirit attığı, millî bünyeye zararlı bir mandacı muhipler cemiyetine çevirdi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, LGBT’nin AK Parti’ye, MHP’ye, Cumhur İttifakı’na giremeyeceğini vurgulayarak “Ama CHP, LGBT’ci mi? Evet. İYİ Parti LGBT’ci mi? Evet. HDP, LGBT’ci mi? Evet. Diğerleri ‘Hayır.’ diyebiliyor mu? Öyleyse tutmadığı sözlerin hesabını vermek yerine sağa, sola ne diyor? ‘Sana söz’. Ya sen hangi sözü tuttun ki ‘Sana söz’ diyorsun? Yalanla, dolanla, palavrayla ve takiyeyle benim milletimi kandıracağını zannediyor. Londra’daki tefecilerden ayarladım dediği 300 milyar doların olmadığını bizzat kendi ittifak ortağı ikrar etti. Bir ara depremzede kardeşlerimizin acısını istismar etmeyi denedi, sonra depremi de deprem bölgesinin yolunu da unuttu” ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun her gün konuştuğunu, olur olmaz her konuda yorum yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Ama bölücü örgütün siyasi uzantılarına hangi sözleri verdiğini söylemiyor. ‘Açıkla’ dedik, ‘Mecliste kapalı kapılar ardında ne yaptın? Ne konuştun? Ne görüştün?’ Söyle. Kandil’deki terör baronlarının niçin kendisini desteklediğini açıklamıyor. Pensilvanya’daki hamburgercide 8 saat kimlerle ne konuştuğunu söylemiyor. İHA’dan, SİHA’dan, Akıncı’dan, Anka’dan, TCG Anadolu gemisinden, milli muharip uçağımız KAAN’dan niçin rahatsız olduğunu açıklamıyor. Güya teknoloji görmek için 10 bin kilometre uzağa giderken niçin Gemlik’e gidip Togg’un fabrikasını ziyaret etmediğini söylemiyor. LGBT’ye niçin arka çıktığını, Selo’nun kapısında milletvekillerine niçin nöbet tutturduğunu söylemiyor. Muhatabı dağdaki teröristler olan ifadelerimizi niçin üstüne alındığını, bunlardan niçin rahatsızlık duyduğunu söylemiyor. Varsın bay bay Kemal konuşmasın. Hakkı söylemesin. Biz onun kimlerle ne işler çevirdiğini, bebek katillerine ne sözler verdiğini, Batılı büyükelçilere neleri taahhüt ettiğini çok iyi biliyoruz.”
“BUGÜNE KADAR SADECE ESER SİYASETİ YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millet İttifakı’na ilişkin alandaki ekranlardan bir video izletmesinin ardından, “Güya ülkeye baharı getirecek derme çatma masa ve adayı işte bu. Daha kendi aralarında anlaşamıyorlar, kendi sorunlarını çözemiyorlar çıkmışlar bir de ülkenin meselelerini çözmekten bahsediyorlar” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsunlulara, “Şimdiye kadar verdiği hiçbir sözü tutmayanların vaatlerine güvenilir mi? Pensilvanya’yla, Kandil’le iş tutanlardan bu ülkeye fayda gelir mi? Her ağızdan bir avazın çıktığı, herkesin ayrı telden çaldığı bu kumar masasından Samsun’a hayır gelir mi? Türkiye’nin savunma sanayiine düşmanlık edenler, bu ülkeyi teröre ve hasımlarına karşı koruyabilir mi? Bölücü örgütün Suriye’deki uzantılarına ‘terörist’ diyemeyenler milletimizin canını, malını, namusunu savunabilir mi? IMF komiserleriyle otel odalarında gizli pazarlık yapanlar Türk ekonomisini büyütebilir mi? Daha dereyi görmeden önüne geleni tehdit edenler, kışkırtanlar, millete parmak sallayanlar, demokrat ve özgürlükçü olabilir mi?” sorularını yöneltti.
Alandakilerden “Hayır” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette olmaz, olamaz. Hiçbir zaman da olmayacaktır. İnşallah 14 Mayıs’ta bu maskeli baloya hep beraber son vereceğiz. Samsun’da vatan, millet deyip Van’da Selo’ya özgürlük isteyenlerin maskesini inşallah 14 Mayıs’ta hep beraber indireceğiz. Türkiye’yi ve Türk siyasetini bu mürailerden hep birlikte kurtaracağız. Bay bay Kemal ve ortakları ne yaparsa yapsın, biz bugüne kadar sadece eser ve icraat siyaseti yaptık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet sevdalarından asla geri adım atmadıklarını, çok çalışıp, mücadele ettiklerini ve çok çaba harcadıklarını vurgulayarak şehirlerin eksiklerini ve sıkıntılarını çözüme kavuşturduklarını anlattı.
“SAMSUN’A 92 MİLYAR LİRA KAMU YATIRIMI YAPTIK”
Yılların altyapı, üstyapı eksikliklerini giderdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla Samsun’a 92 milyar lira kamu yatırımı yaptıklarını bildirdi.
Yatak sayısı 900 olan şehir hastanesinin bu yıl tamamlanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ eliyle Samsun’da 10 bin 634 konut projesini hayata geçirdiklerini, “İlk Evim” kampanyasıyla 4 bin 450 yeni konut, “İlk İş Yerim” kampanyasıyla 100 iş yerinin inşa edildiğini, “İlk Arsam” kampanyasıyla altyapısı hazır 5 bin arsa verdiklerini, millet bahçelerinden üçünün hizmete alındığını, diğerleriyle ilgili çalışmaların da sürdüğünü anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Ulaştırmada Ladik-Taşova yolunu, Çarşamba-Taşova yolu ile Toptepe güzergâhındaki eksikleri bu yıl tamamlıyoruz. Samsun-Bafra yolu, Samsun Çevre Yolu ve Terme, Ünye, Fatsa yolundaki onarımları seneye bitiriyoruz. Hızlı tren hattının ilk etabını oluşturan Kırıkkale-Çorum arasındaki projeyi yatırım programına aldık. Tarım ve ormanda Asarcık, Salıpazarı ve Vezirköprü, Doluca barajlarının yapımına devam ediyoruz. İnşa ettiğimiz sulama projeleriyle Samsun’da 605 bin dekar tarım arazisini sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 2 milyar lira zirai gelir artışı sağladık. Yapımı devam eden 5 sulama tesisimizle 221 bin dekar tarım arazisini daha sulayacağız. Samsunlu çiftçilerimize 3,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayi ve teknolojide Yakakent Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ni kuruyoruz. Ayrıca mevcut iki organize sanayi bölgemizi de genişletiyoruz” diye konuştu.
“SİZİN İÇİN ÇALIŞMAYA, KOŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Samsun’da 1,5 milyar dolar ihracat oluşturacak Orta Karadeniz Serbest Bölgesi’nin kuruluşunun tamamlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni organize sanayi bölgesi için ilave yer tahsisini de gerçekleştirdiklerini söyledi.
Tüm bu yatırımların şehre ve sanayicilere hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Enerjide 348 bin doğal gaz abonesi olan Samsun ve 15 ilçesini doğal gaza kavuşturduk. Önümüzdeki süreçte Salıpazarı’na da doğal gaz getiriyoruz. Allah ömür, milletimiz de yetki verdikçe sizin için çalışmaya, koşturmaya devam edeceğiz. Tüm bu yatırımların devamı noktasında 14 Mayıs çok önemli. Önümüzde sadece 10 gün kaldı. 10 gün sonra sandıklardayız. Ülkemiz ve geleceğimiz adına çok mühim bir karar vereceğiz. Bunun için hepimize görev düşüyor. Eş, dost, akraba kim varsa hepsine tek tek ulaşacağız. Şayet kırgınlık, küskünlük varsa muhakkak gönül alacağız. Bizim selamımızı söyledikten sonra da kardeşimizin desteğini isteyeceğiz. Her birimiz her gün en az bir kardeşimizi, şahsımızı ve Cumhur İttifakı’nı desteklemeye ikna edeceğiz. Ben Samsunlu kardeşlerime güveniyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra alandakilerle “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Türkiye olacağız” sözlerini tekrarladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.