Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize mitinginde yaptığı konuşmada, “Son 21 yılda başardıklarımızdan aldığımız güçle şimdi yepyeni bir destan yazmaya hazırlanıyoruz. Millet olarak şimdi çok daha büyük atılımların eşiğindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize mitingine katılarak bir konuşma yaptı. Eşi Emine Erdoğan’la miting alanına gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, platformdan Rizelileri selamladı.
Alandaki kalabalığın 14 Mayıs’ın müjdesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere, “İnşallah sandıklar patlıyor mu? Bunun için benim hemşehrilerim, kardeşlerim kapı kapı dolaşmaya var mı? 14 Mayıs’ta da inşallah bir başka müjdeyi Rize’den alacağız” diye seslendi.
“81 VİLAYETİ ESER VE HİZMETLERİMİZLE NAKIŞ NAKIŞ İŞLEDİK”
Rizelilerle, 21 yılda 15 seçim zaferine imza attıklarını, Türkiye’yi tarihinin en büyük başarılarıyla beraber tanıştırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizden önceki 70 yılda yapılamayan eserleri 21 yıla sizlerle beraber sığdırdık. Milletimizin iradesine vurulan prangaları beraberce parçaladık. Ülkemizi nice fırtınanın içerisinden güvenli sahillere beraber çıkardık. Terör örgütlerinin birlik ve beraberliğimize yönelik kalleş saldırılarını beraberce püskürttük. Her karışında bir şehit yatan bu aziz vatanı ihanet çeteleri karşısında beraber savunduk, beraber yücelttik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Havalimanından yollara, köprülerden tünellere nice yatırımı ülkemize yine son 21 yılda beraberce kazandırdık. Az önce havalimanımıza indik, elhamdülillah. Rize-Artvin Havalimanı’nın o güzelliği Rize’ye ayrı bir zenginlik kazandırıyor. Ben Rize’nin uşağıyım, bu hizmet olacak. İnşa ettiğimiz yollarla Rize’yi sadece İstanbul’a, Antalya’ya, Diyarbakır’a değil, Avrupa’dan Asya’ya tüm dünyaya bağladık. Rize ile birlikte ülkemizin 81 vilayetini eser ve hizmetlerimizle nakış nakış işledik” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere AK Parti’nin bugüne kadar yaptığı çalışmaların videosunu izleterek, “Özetin özeti tüm bu eserler, bizim 21 yıllık karnemizdir. Şimdi sormak lazım, bay bay Kemal, sen ne yaptın, bir söyle? Senin referansın var mı, ne yaptın?” dedi.
“SİZE LAYIK OLABİLMEK İÇİN CANLA BAŞLA MÜCADELE ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlar, bizim ülkemize olan hizmet aşkımızın sadece birer örneğidir. Bunlar, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla neyi kastettiğimizin birer işaretidir. Son 21 yılda başardıklarımızdan aldığımız güçle şimdi yepyeni bir destan yazmaya hazırlanıyoruz. Millet olarak şimdi çok daha büyük atılımların eşiğindeyiz. Bunun adı ne biliyor musunuz? Türkiye Yüzyılı, bunun adı, şahlanış dönemidir. 14 Mayıs, büyük ve güçlü Türkiye idealinin ilk adımı olacaktır. 14 Mayıs, inşallah Türkiye Yüzyılı’nın başlangıç noktası olacaktır. Öyle bir ses verin ki tüm Türkiye’den işitilsin. Öyle bir haykırın ki Pensilvanya’daki hainlerin kâbusu olsun. Öyle bir gürleyin ki Kandil’deki terör baronlarının dizlerinin bağı çözülsün.”
Alandakilere sorduğu, “14 Mayıs’ta ‘durmak yol yola devam’ diyor muyuz, ‘doğru adımlarla yola devam’ diyor muyuz, ‘Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi’ diyor muyuz, Rize’de bir destan daha yazıyor muyuz?” sorularına, “Evet” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’ye de ancak böyle bir duruş yakışacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rizeli hemşehrilerinin kendilerine güvendiğini, itimat ettiğini ve inandığını; kendilerinin de Rizeliler için aşkla çalıştıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize yüklediğiniz emaneti yere düşürmeden, ona leke sürdürmeden, size layık olabilmek için canla başla mücadele ettik. Sevginize, sizlerin şu karşılıksız muhabbetine mazhar olabilmek adına, gecemizi gündüzümüze kattık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaset yolculuğuna çıktıkları günden beri hep “eser ve hizmet siyaseti” dediklerini, 40 yıldır “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” dediklerini kaydetti.
“DÜRÜST OLDUK, SAMİMİ OLDUK”
Siyasi hayatlarının hiçbir döneminde “hayal tüccarlığı” yapmadıklarını, yalana bulaşmadıklarını, millete asla yapmayacakları bir şeyi söylemediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dürüst olduk, samimi olduk, Karadenizli uşaklar gibi daima harbi olduk” dedi.
Bu ülkenin, geçmişte “iki anahtar” vaat edip, sonra milleti sırtındaki ceketten de eden siyasetçiler gördüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülke, her seçim öncesinde ‘bol keseden boş vaat’ dağıtan işportacı siyasetçilerden çok çekti. Bu ülke, siyasi ikballeri için her sözü söyleyen, her kılığa giren, her işareti yapan fırıldak tiplerden çok çekti. Biz, 2002’de göreve geldiğimizde, Türk demokrasisine yakışmayan bu siyasetçi profillerinin hepsini tedavülden kaldırmıştık. Ancak son günlerde bu tiplerin tekrar arzı endam ettiklerini görüyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçim sandığı yaklaştıkça birileri ‘vaat bohçaları’nı yeniden açtı. Bakıyorsunuz, önlerine gelene cumhurbaşkanı yardımcılığı dağıtıyorlar. ‘Parlamenter sistem’ diye çıktıkları yolda döndüler dolaştılar, sabah erken kalkanın cumhurbaşkanı yardımcılığı kaptığı bir mezat pazarına vardılar. Önce 5 kişiydiler, sonra 7 oldular, bir ara 9’a, hatta 11’e çıktılar. Şimdi kaç olduklarını saymayı artık kendileri bile bıraktılar. Bu gidişle 14 Mayıs’a kadar herhâlde 15-20 cumhurbaşkanı yardımcısını bulacaklar. Koltuk sayısını artırmaktan, sağa sola makam dağıtmaktan, bir de elleriyle kalp işareti yapmaktan başka hiçbir konuda anlaşamıyorlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, birinin “ak” dediğine diğerinin “kara” dediğini ve birinin “yapacağız” dediğine diğerinin “kesinlikle olmaz” dediğini de aktararak, şunları kaydetti: “Bay bay Kemal çıktı, Londra’daki tefecilerden güya ‘300 milyar dolar ayarladım.’ dedi. Bunun üzerine masadaki diğer ortağı böyle bir paranın olmadığını, gelmediğini, uzunca bir süre de gelmeyeceğini açıkladı. Mahalli idareler seçimlerinde millete bedava traktör sözü vermişlerdi. Dağıttılar mı? Hayır. Sonra bir de utanmadan çıktılar; ‘Biz onu sadece ilgi çekmek için söyledik’ dediler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, izlettiği bir videonun ardından, “Yüzyıllık cumhuriyeti değiştirecek olanlarla beraber misiniz?” diye sordu ve “14 Mayıs’ta gereken cevabın verilmesini” istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların her işi yalan, dolan, palavra. Artık yalan söylerken yüzleri bile kızarmıyor. İşte yanlarında terör örgütünün temsilcileri, terör örgütünün parlamentodaki temsilcisi, neler söylüyor neler” ifadesini kullandı.
“YAŞ ÇAY ALIM FİYATINI KİLO BAŞINA 11 LİRA 30 KURUŞA ÇIKARTIYORUZ”
Koalisyon ortaklarının Rize’de toplaştığını, çay konusunda yine atıp tuttuklarını ama unuttukları bir şey olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim Rizeli kardeşim, bay bay Kemal’in ve avenesinin palavralarına asla itibar etmez. Rizeli hemşehrilerim, adı ‘yalancı çoban’a çıkmış birine ve saz arkadaşlarına prim vermez” diye konuştu.
Kendilerinin Rize ve çay üreticileri için yaptıklarının ortada olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rızkını çaydan kazanan hemşehrilerimi hep en güçlü şekilde destekledik. Şimdi sizlerle bu yılki yaş çay alım fiyatını paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl destek ödemesiyle birlikte yaş çaya kilo başına 7 lira alım fiyatı vermiştik. Bu yıl için, yine destek ödemesiyle birlikte yaş çay alım fiyatını kilo başına yüzde 64 artırarak 11 lira 30 kuruşa çıkartıyoruz. Yeni çay alım fiyatının hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de sadece çay üretimini desteklemekle kalmadıklarını, onunla birlikte turizmi de teşvik ederek, bölge halkının gelir kaynaklarını çeşitlendirdiklerini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun fındık fiyatlarına ilişkin açıklamalarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi çıkmış Giresun ile ilgili diyor ki, ‘fındık fiyatına 4 dolar zam vereceğiz’. Hep yalan. Şimdi gidiyorum Trabzon’a, orada da her şeyi anlatacağız tabii” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’nin sadece bir mevsim değil, dört mevsim, 365 gün boyunca kazanması ve düzenli akarının olması için gayret gösterdiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Daha kendi aralarındaki sorunları çözemeyenler, sizlerin sıkıntılarına çözüm bulabilir mi? Terör örgütleriyle yol yürümekten çekinmeyen bir masadan, Allah aşkına benim Rizeli hemşehrilerime hayır gelir mi? Şimdiye kadar verdikleri hiçbir sözü tutmayanların vaatlerine güvenilir mi? Bu milletin ne sıkıntısı, derdi, problemi varsa, bunun çözüm adresi biziz, biz. Çay işçilerimizin 4 aylık çalışma süresini 6 aya biz çıkarttık. İşçilerimizin çalışmadıkları dönemlerdeki sağlık sigortası sorununu biz çözdük. Mevcut sıkıntılarımızı da hâl yoluna yine biz koyacağız. Arkadaşlarıma gereken çalışmayı yapmaları için talimatı verdim. Yeter ki biz aramıza kimseyi sokmayalım, yeter ki biz birlik ve beraberliğimizi bozmayalım. Gerisi Allah’ın izniyle gelecek, ülkemizin imkânları genişledikçe gereken neyse o yapılacaktır.”
“BİZ AİLENİN KUTSİYETİNE İNANIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara seslenerek, “Bay bay Kemal ve ortaklarına şu soruları sormanızı istiyorum. Yalanı, boyamayla doğru mu edeceksin? Akıp giden yılana kardeş mi diyeceksin? Evet, şayet aklına gelir de yolu buraya düşerse, bay bay Kemal’e bunları muhakkak sorun” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “PKK elebaşlarının niçin kendisini desteklediğini sorun. Kandil’deki PKK elebaşları, teröristler ne diyorlar, ‘Biz ne AK Parti’yi ne MHP’yi desteklemeyiz. Biz, evet, altılı masayı destekleyeceğiz.’ Şimdi, bu teröristlerden, bu Kandil’deki terör örgütünün başlarından bu millete, bu memlekete fayda gelir mi? Öyleyse, biz bunlara asla prim vermeyeceğiz. Bölücü örgütün siyasi uzantılarının neden aday çıkarmadığını, niçin kendisine destek verdiklerini sorun. Meclisteki bir saatlik görüşmede bunlara ne vaat ettiğini, kapalı kapılar ardında nelerin sözünü verdiğini sorun. Şimdi, çok önemli bir şey söylüyorum. Kardeşlerim, ailenin kutsiyetine inanır, öyle mi? Aile bizde kutsaldır. LGBT gibi sapkın yapıların niçin kendisine oy dilendiğini sorun. Bay bay Kemal, LGBT’ci olduğunu biliyoruz. İYİ Parti, onu da biliyoruz. O masada beraber olan, maalesef yok DEVA’sıymış, yok bilmem Gelecek’miş, yok bilmem şu bu filan, HDP, bunlar hepsi LGBT’ci. Ama AK Parti’nin asla böyle bir sorunu yok, Milliyetçi Hareket Partisi’nin asla böyle bir sorunu yok. Şu anda Cumhur İttifakı’nın böyle bir sorunu yok. Çünkü biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. Ailenizi asla yaralamalarına müsaade etmeyeceğiz.”
“DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDA, KARARLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜMEYE DEVAM EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “muhalefetin, Türkiye’nin savunma sanayi projelerinden niçin rahatsızlık duyduğunu” sordu.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu belirttiği açıklamasını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortada böyle bir tartışma yokken, 75 yaşından sonra niçin kendi ‘mezhep ve köken’, bu meseleyi gündeme getirdi. Tabii bir de daha önce verdiği sözleri niçin tutmadığını, kazandıkları belediyelerde niçin insanımızın ekmeğiyle, aşıyla oynadığını sorun. Bay bay Kemal, hani kimseyi çıkarmayacaktın belediyelerden? İstanbul’da çıkardılar, Ankara’da, İzmir’de çıkardılar, hâlâ çıkarmaya devam ediyorlar. Ama biz doğru bildiğimiz yolda, kararlı bir şekilde yürümeye devam ediyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin meydanlarda ne söz veriyor, neyi taahhüt ediyorlarsa, göreve geldiklerinde bunları tek tek hayata geçirdiklerini bildirdi.
Bu anlayışla, Rize’de son 21 yılda 64 milyar liralık kamu yatırımı yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 2 bin 11 yeni derslik inşa ettiklerini, kente üniversite kazandırdıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlik ve sporda 5 bin 962 yatak kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, 110 spor tesisi yaptıklarını, sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi hemşehrilerine toplam 1,5 milyar lira kaynak aktardıklarını ifade etti.
Sağlıkta 911 yataklı 11 hastane dâhil 29 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatak sayısı 800 olan Rize Şehir Hastanesi ve 100 yataklı Güneysu Devlet Hastanesiyle birlikte 15 tesisle ilgili süreçlerin devam ettiğini, çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle 5 bin 189 konut projesini hayata geçirdiklerini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şimdi bugün burada karşımda aldığım resmî rakam ne biliyor musunuz? Rize, 80 bin kişiyle burada. Elhamdülillah, bu, bir şeyi gösteriyor. Ne diyor Rize, ‘Biz gümbür gümbür sandığa gidiyoruz’. Şimdi de Rize’de İlk Evim’le 1100 konut yapıyor, İlk Arsam’la 300 altyapısı hazır arsa veriyoruz. Şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 1451 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Rize’nin adeta sembolü hâline gelen Ayder yaylamızın yolunu ve altyapısını yeniledik. Burada, yaklaşık 2 bin araçlık kapalı otoparkla birlikte bir termal tesisin, konaklama birimlerinin, Gelintülü Şelalesi Seyir Terası’nın yapımı sürüyor.”
“RİZE’YE TOPLAM 8 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK SAĞLADIK”
Ulaştırmada göreve geldiklerinde 20 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 190 kilometreye çıkardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İkizdere-İspir Yolundaki Ovit Tünelini, İyidere-İkizdere Yolu ile Hurmalık Tünellerini, Salarha Tüneli’ni tamamlayıp hizmete sunduklarını söyledi.
Dünyaya örnek olan, yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli Rize-Artvin Havalimanını denizin üzerinde yapıp hizmete aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının yolcu sayısının geçen yıl 524 bini geçtiğini bildirdi.
İyidere Lojistik Limanını 2025’te tamamlayacaklarını, Pazar, Çayeli ve Fındıklı’ya balıkçı barınakları yaptıklarını, tarım ve ormanda Rize’ye 3 içme suyu tesisi, 74 taşkın koruma tesisi ve 17 hidroelektrik santral tesisi inşa ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşkın koruma tesisleriyle 151 yerleşim yeri ile 17 bin dekar araziyi korumaya aldıklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’ye toplam 8 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini, sanayide kente bir organize sanayi bölgesi ile Teknokent kazandırdıklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide Rize’ye, Güneysu’ya, Ardeşen’e, Çayeli’ne, Fındıklı’ya, Pazar’a, Kalkandere’ye, Derepazarı’na, İyidere’ye, Kendirli’ye, Salarha’ya doğal gaz arzını sağladıklarını, önümüzdeki dönemde İkizdere ve Muradiye’ye de doğal gaz getirileceğini belirterek, Rize hak ettiği yere ulaşana kadar durmayacaklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kusursuz olmak, hatadan münezzeh olmak sadece Allah’a mahsustur. İnsanoğlu beşerdir, elbette eksiği, noksanı, kusuru olur. Bizim de eksiklerimiz olabilir. 21 yılda yapmak isteyip de engellerden dolayı yapamadıklarımız olabilir. Ama samimiyetimizden, gayretimizden, Türkiye için verdiğimiz mücadeleden şüpheniz var mı? Rize şahittir, 85 milyonun hepsi şahittir. Ülkemize ve milletimize kazandırdığımız eserleri sizler de görüyorsunuz” dedi.
“BİR YIL BOYU DOĞAL GAZIN ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITIMI DEVAM EDECEK”
Türkiye Yüzyılı için çok daha büyük hedefler belirlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne dediler? ‘Bunlar maket.’ Neye dediler bunu? TOGG’a, TCG Anadolu’ya dediler” şeklinde konuştu.
AK Parti’nin yapacağı yatırımlara ilişkin meydandaki ekranlardan izletilen video gösteriminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Evet, Rize’nin de desteğiyle inşallah tüm bunları hayata geçireceğiz. Gerçi, yaptığımız her şeye bir kulp takanlar, bunlara da atmadık çamur bırakmayacaktır. Hatırlarsanız ‘Fabrikası bile yok’ dedikleri ilk yerli ve millî aracımız TOGG’un dağıtımına başladık. Kalorifer peteğine benzettikleri millî savaş uçağımız KAAN’ı hangardan çıkardık. ‘Bunlar maket’ iftirası attıkları AKINCI ve ANKA-3’ü havalandırdık. ‘Katarlılara sattılar’ yalanını söyledikleri Arifiye’deki fabrikada yeni nesil Fırtına Obüslerini ve Altay Tankımızı ürettik, ordumuza teslim ettik. ‘Ortada gaz-maz yok’ dedikleri Karadeniz gazımızı ülkemize rekor bir sürede getirdik mi? Şimdi ücretsiz olarak doğal gazın dağıtımı başladı mı? Bir yıl boyu doğal gazın ücretsiz olarak benim vatandaşıma dağıtımı devam edecek. İlk ay ısınma dâhil konutlardaki tüm doğal gaz faturalarını ücretsiz yaptık. Ayrıca bir yıl boyunca yine konutlardaki mutfak ve su ısıtma ihtiyaçlarına karşılık gelen miktardaki doğal gaz tüketimini faturalardan düşüyoruz. Gabar’da günlük 100 bin varil üretim kapasitesine sahip petrol bulduk.”
“GENÇLERİMİZ HAYATA İNŞALLAH DAHA GÜÇLÜ BAŞLAYACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaynağı ülkenin doğal gaz ve petrol gelirlerinden sağlanacak Aile ve Gençlik Bankası kuracaklarını, buradan aile ve gençliğe kredi vereceklerini hatırlattı.
Bu bankanın, aile kurumunun güçlendirilmesi ve gençlerin desteklenmesiyle ilgili çalışmaların finansmanını karşılayacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ev hanımlarımızı, primlerinin üçte birini buradan ödemek suretiyle emekli ederek, kendi gelirlerine kavuşturacağız. Gençlerimizin eğitimden istihdama, kendi işini kurmadan evliliğe her adımlarında hibe ve kredi destekleriyle yanlarında olacağız. Rizeli gencimiz evlenmek istediği zaman gidecek, 2 yılı ödemesiz 48 ay vadeli faizsiz 150 bin lira kredisini alacak, düğününü yapacak. Kendi işini kurmak isteyen gençlerimiz, bir kısmı hibe, bir kısmı uygun şartlarda kredi olmak üzere belli bir kaynağı yanlarında bulacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece gençlerin hayata daha güçlü başlayacağını ifade ederek, “Öyle Bay Bay Kemal ve ortakları gibi bu aziz milleti Londra’daki tefecilere el açar duruma asla düşürmeyeceğiz. Son 21 yıldır Türkiye’yi, nasıl kendi kaynaklarımızı harekete geçirerek kalkındırdıysak, inşallah gelecekte de aynısını yapacağız” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi bir daha muhannete muhtaç etmeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bu altılı masanın etrafında olanlardan iki tanesi benim yanımdaydı, yani bizim çıraklardı. Bunlardan bir tanesi ‘ekonomiyi çok iyi bilirim’ dedi. Davos’ta IMF’nin başkanıyla görüşme yapıyoruz. IMF’nin başkanı dedim ki sen taksitlerini alıyor musun? Alıyorum dedi. IMF’yi idare edebilirsin ama Türkiye’yi idare edemezsin, Türkiye’yi ben idare ederim. O zaman başbakanım. Sene 2013, 2013’te biz IMF ile ilişkileri kestik. Bütün ödemeleri bitirdik, o zaman borç 23 milyar dolardı ve IMF ile olan bu ilişiği kestik o günden sonra IMF ile bizim ilişiğimiz kalmadı. CHP ne yaptı? Adamını gönderdi otele, aynı şekilde İYİ Parti o da otele gönderdi. Onlar IMF ile görüşmeler yapıyorlar bize de güya nasihatte bulunuyorlar. Neymiş IMF’den borç alalım. Bizim öyle bir derdimiz yok, bitti o iş. Bizim artık IMF’den alacak herhangi bir paraya ihtiyacımız yok. O zaman Merkez Bankasındaki döviz rezervimiz 27,5 milyar dolardı, şimdi elhamdülillah 122 milyar dolar. Nereden nereye.”
“SİYASİ GÖRÜŞ İÇİN DEĞİL VATAN İÇİN BURADAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinin bir dönüm noktası olacağını, sadece Türkiye’yi yönetecek Cumhurbaşkanı ve Rize’yi temsil edecek milletvekillerinin seçilmeyeceğini aynı zamanda Türkiye’nin gelecek asrına da hep birlikte yön verileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ya terörün başını ezenleri ya da FETÖ’cü ve bölücülerle iş birliği yapanları seçeceğiz. Tercihimizi ya aile kurumuna sahip çıkanlar ya da LGBT’yi başımıza musallat edecekler arasında yapacağız. Ya büyük ve güçlü Türkiye diyeceğiz ya da ekonomisi tefeciler tarafından yönetilen zayıf bir ülkede yaşayacağız. Tavrımızı inşallah çok güçlü bir şekilde ortaya koyacağız. Siyasi görüş için değil vatan için buradayız. Adamların bir defa bayrağı yok, vatanı yok, ezanı yok. Kandildekiler vatansız, imansız, ezansız, Kuran’sız.”
Alandakilere sorduğu, “Bunlarla beraber yürüyenler kimler? CHP, İYİ Parti, HDP ve diğer yavrucuklar. İşte bunlara 14 Mayıs’ta gereken dersi veriyor muyuz?” sorusuna “Evet” karşılığını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilerle, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız hep birlikte Türkiye olacağız” sözlerini tekrarladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından kürsüde, “Duyanlara duymayanlara” adlı şarkıya eşlik etti. “Biz Rize’yi çok seviyoruz. Bir Rizeli olarak yolun başından itibaren bugüne kadar bizi hiç yalnız bırakmadınız. Şimdi 3’te 3 yapıyor muyuz? Sandıkları patlatıyor muyuz?” sorularına “evet” karşılığını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Ama durmuyoruz. Durmak yok” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.