Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afyonkarahisar Mitingi’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimize giden yol, Afyon’da kazanılan zaferle başlamıştı. Şimdi de Cumhuriyetimizin 100. yılında, Türkiye Yüzyılı’na giden yolu yine Afyon’dan başlatıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.
Ramazan Bayramı’nı şimdiden tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün burada sizinle buluşarak bayramı erken yaşamış olduk” ifadesini kullandı. Büyük Taarruz’un 100. yılında yine Afyonkarahisarlılarla kucaklaştıklarını, o ziyarette hasret gidermenin yanında şehrin Millî Mücadele’de gösterdiği kahramanlıkları örnekleriyle yâd ettiklerini hatırlattı.
Cumhuriyet’e giden yolun Afyonkarahisar’da kazanılan zaferle başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de 14 Ağustos 2001 tarihinde partimizi kurarken Afyon’dan yola çıkmıştık. Şimdi de Cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye Yüzyılı’na giden yolu yine Afyonkarahisar’dan başlatıyoruz” diye konuştu.
Afyonkarahisar’ın gönlü ve kalbiyle, yüreği ve bileğiyle, sevdası ve sadakatiyle her evladı Karahisar Kalesi kadar sağlam bir şehir olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için Afyon’un 14 Mayıs’ta göstereceği güçlü duruşla Türkiye Yüzyılı’nın da öncü şehri olacağına yürekten inanıyorum. Onun için buradayız. Büyük Zafer’den Türkiye Yüzyılı’na uzanan bu kutlu yolda bizi 21 yıldır yalnız bırakmadığınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.
Türk milletinin Millî Mücadele’yi zafere ulaştırırken olduğu gibi cumhuriyet tarihi boyunca da karşılaştığı her zorluğu yeni bir atılımın başlangıcına dönüştürmeyi başarmış bir millet olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek parti faşizmini aşan ilk adımı Demokrat Partinin öncülüğünde gerçekleşen millî iradenin üstünlüğüne dayalı demokrasi hamlesiyle attık. Geri kalmışlık zincirini kırma irademizi rahmetli Menderes’ten merhum Özal’a kadar uzanan bir çizgide verilen mücadeleyle gösterdik. Ülkemizin siyasi ve ekonomik bağımsızlığının tescili mahiyetindeki çabaları büyük fedakârlıklar ve bedellerle yavaş yavaş yürüttük” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRKİYE SON 21 YILDAKİ ATILIMLARIMIZLA ASIRLIK HAYALLERİNE ANCAK KAVUŞABİLDİ”
Türkiye’nin, son 21 yıldaki demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla asırlık hayallerine ancak kavuşabildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi birileri çıkmış bize tıpkı seccade edebiyatı yaptığı gibi bir de emperyalizm edebiyatı yapıyor. Peki, bu edebiyatı yapan kim, emperyalistlerin tetikçisi terör örgütleriyle kol kola yürüyen kişi. Emperyalizmin finansörü Londra tefecilerinden aldığı sözlerle adeta sevindirik olan kişi. Bay bay Kemal acaba Londra’dan ne kadar para aldın da geldin? Aldığın bir şey var mı, laf. Emperyalistlerin truva atı IMF ile adamlarını otel odalarında gizli saklı buluşturan kişi kim? Bu kişinin kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? Evet, bay bay Kemal çıkmış şimdi de her zamanki iğrenç üslubuyla bize antiemperyalizm dersi vermeye kalkıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kardeşiniz başbakan olduğunda, Davos’ta IMF’nin başkanıyla görüşme yapıyoruz, şu anda masanın etrafında olan birisi daha vardı, o zaman ekonomiyle ilgileniyordu, ona da o görevi vermiştik, kim olduğunu anladınız değil mi, yanımda. IMF başkanına dedim ki ‘Adamlarınızı gönderiyorsunuz bu adamlarınız geliyor, bizden taksitleri alıyor mu, alıyor. Taksitleri alırsınız ama Türkiye’yi yönetemezsiniz. Türkiye’yi ben yönetirim ben.’ Yanımızda olan kimdi bebecan. Şimdi atıyor, tutuyor, vah zavallı” diye ekledi.
“VESAYETİN GÜCÜNÜ KIRARKEN EMPERYALİZME MEYDAN OKUDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IMF’ye bütün ödemeleri yaptıklarını ve 2013’te IMF ile yolları ayırdıklarını hatırlatarak, “Bize ne dediler, bu bay bay Kemal’in adamları İYİ Partinin adamları, bunlar otellerde görüşmeler yaptılar. Dediler ki ‘IMF’den yardım almanız lazım, borç almanız lazım ki Türkiye ekonomisini düzeltsin.’ Almadık, ne oldu? Biz yola yürüdük mü, herhangi bir şey oldu mu? 2013’ten sonra bizim IMF ile ilişkimiz yok” ifadelerini kullandı.
Göreve geldiklerinde Merkez Bankası rezervi 27,5 milyar dolarken artık 3 haneli rakamlara geçildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ey milletim sen şahitsin, bizim siyasi hayatımızın tamamı emperyalistlerle ve onların taşeronlarıyla mücadele etmekle geçti. Vesayetin gücünü kırarken emperyalizme meydan okuduk. Suriye ve Irak harekâtlarıyla emperyalistlerin ülkemize yönelik oyunlarını yine biz bozduk. 15 Temmuz gecesi bay bay Kemal tankların arasından kaçıp da belediye başkanlığına giderken biz Yeşilköy Havalimanı’nda halkımızla beraberdik. Emperyalistlerin silahşorlerine milletimizle birlikte göğsümüzü biz siper ettik. Milletin kanını yıllarca sülük gibi emen faiz lobilerine geçit vermeyerek emperyalistlerin para musluklarını biz kestik. Ülkemizi bölgemizdeki çatışmalardan uzak tutarak barış için çalışarak emperyalistlerin felaket senaryolarını biz paçavraya çevirdik. Dış ticarette millî paramızın kullanımını artırarak emperyalistlerin finans düzenine biz çomak soktuk.”
Savunma sanayiinde yerlilik oranını yüzde 20’den yüzde 80’e çıkardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, egemenliğe göz diken emperyalistleri hüsrana uğrattıklarını söyledi.
TCG Anadolu’nun İstanbul Sirkeci’de halkın ziyaretine açıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halk hayran ama bu CHP lobisi, masanın etrafındaki 7’liler, TCG Anadolu’yu gördükçe kuduruyorlar. Biz yaptık. Çünkü onlar yapamazdı. Şu anda TCG Anadolu’yu gezenler ‘Allah’ımıza hamdolsun böyle bir uçak gemimiz var.’ diyor. İHA’mız var, SİHA’mız var, Akıncımız var, Kızılelmamız var. Hepsi de TCG Anadolu’nun şu anda güvertesinde. Biz yaparız, yaparsa Cumhur İttifakı yapar” diye konuştu.
“ÖMRÜMÜZ BU ÜLKENİN VE MİLLETİN HAKKINI YEDİ DÜVELE KARŞI SAVUNMAKLA GEÇTİ”
Afrika’dan Balkanlara, Asya’dan Orta Doğu’ya tüm mazlum ve mağdurların elinden tutarak emperyalist sömürge düzenine “dur” dediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler kürsüsünden bu kardeşiniz ‘Dünya beşten büyüktür’ diye haykırarak, emperyalistlerin kurduğu küresel sisteme biz itiraz ettik. Buradan şimdi bay bay Kemal’e sesleniyorum. Şayet bizim emperyalizme karşı duruşumuzu öğrenmek istiyorsan git sırtını sıvazlayan Batı’daki ağababalarına sor. Git hamburgercide buluştuğun Pensilvanya’daki alçaklara sor. Git dağdaki kadrolarının başlarını ezdiğimiz bölücü yandaşlarına sor. Git Türkiye deyince gözleri parlayan mazlumlara sor. Git Karabağ’da işgalden kurtulan yerlerdeki kardeşlerimize sor. Git Doğu Akdeniz’de haklarına sahip çıktığımız Kıbrıs Türküne sor. Sor ki bizim kime secde ettiğimizi, kime de duruşumuzla, mücadelemizle, direnişimizle diz çöktürdüğümüzü sana anlatsınlar. Biz ne emperyalistlerin ne de onların tetikçilerinin önünde secde ederiz. Biz sadece Allah’ın huzurunda rükûda eğilir ancak onun için secdeye varırız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay bay Kemal, unutma sen ayakkabılarınla seccadenin üzerinde gezinirsin. Biz secdeyi de biliriz, senin ayakkabıyla çiğnediğin seccadeyi de biliriz, kıbleyi de biliriz, Kâbe’yi de çok iyi biliriz. Biz ‘bir metrelik bez parçası’ dediği başörtüsünü de biliriz, rengini şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı al bayrağımızı da çok iyi biliriz” diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başörtüsüne “1 metrekarelik bez parçası” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyeyim ben buna? Ama gel gör ki şu anda yanına almış 3 tane yavrucuk, onlarla beraber bir 7’li masa oluşturmuşlar ve bu 7’li masada bunlar maalesef bu ülkenin kaderiyle oynuyorlar. Ülkesini emperyalistlerin siyasi ve ekonomik sistemine teslim etmekten başka projesi olmayandan antiemperyalizm dersi almayız. Kısır siyasi hesapları uğruna PKK’sından FETO’suna terör örgütlerinin emrine girenlerden onurlu duruş dersi de almayız. Bizim ömrümüz bu ülkenin ve milletin hakkını yedi düvele karşı savunmakla geçti. Daha 7 kişiyi aynı masada oturtmaktan, aynı hizada tutmaktan aciz olan birisi, Türkiye’nin hakkını yedi düvele karşı nasıl savunur?” ifadelerini kullandı.
Alandaki vatandaşlara, “Gençler, hanım kardeşlerim, şimdi buradan, Afyonkarahisar’ın Zafer Meydanı’ndan öyle bir ses verin ki bay bay Kemal’den emperyalist ağababalarına kadar duymayan kimse kalmasın. Hazır mıyız, 14 Mayıs’ta durmak yok yola devam diyor muyuz? 14 Mayıs’ta doğru adımlarla yola devam diyor muyuz? 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için yarın değil hemen şimdi diyor muyuz? 14 Mayıs’ta emperyalistlerin de onlara sırtını dayayarak horozlananların da Türkiye’nin başına musallat olmak için gün sayan terör örgütlerinin de terör örgütlerine güvenerek iktidar rüyası görenlerin de hepsinin de heveslerini kursaklarında bırakıyor muyuz?” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet” karşılığının ardından “Maşallah, ben ne diyeyim? Siz cevabı verdiniz, işi de bitirdiniz” dedi.
“20 YILDIR SADECE ESER VE HİZMET SİYASETİYLE BU ÜLKEDE NELER BAŞARILABİLECEĞİNİ CÜMLE ÂLEME GÖSTERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en büyük sıkıntısının, bu ülkenin siyasetini yalan, iftira ve nefret diliyle zehirleyerek inşa değil yıkım üzerinden iktidar rüyası görenler olduğunu söyledi.
AK Parti’nin 20 yıldır sadece eser ve hizmet siyasetiyle Türkiye’de neler başarılabileceğini cümle âleme gösterdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nı da eser ve hizmet siyaseti üzerinden yükselteceklerini ifade etti.
Seçime 26 gün kaldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ana kademe, kadın kolları, gençler, gece gündüz çalışmaya var mıyız? Kapıları çalıyoruz değil mi? İnşallah ben diyorum ki her bir AK Partili 100 kişiyi daha sandığa taşımalı. Var mıyız?” sorusuna, alandaki vatandaşlar “Evet” karşılığını verdi.
AFYONKARAHİSAR’A YAPILAN YATIRIMLAR
Afyonkarahisar’a son 20 yılda güncel rakamlarla 68 milyar liralık yatırım yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 3 bin 22 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesini kurduklarını ve 11 bin 217 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları yaptıklarını, 59 spor tesisi inşa ettiklerini söyledi.
Afyonlu ihtiyaç sahiplerine 3,2 iki milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehre yapılan yatırımlara ilişkin şunları kaydetti: “Sağlıkta toplam bin 341 yataklı, 23 hastane dahil 53 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Çevre ve Şehircilikte TOKİ eliyle 9 bin 624 konutu tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim ettik. 2 bin 59 konutun yapımına devam ediyoruz. Ayrıca, ‘İlk evim’ kampanyamız çerçevesinde Afyon’a 3 bin 110 konut daha yapacağız. Afyon’da 9 millet bahçesinden dördünün yapımı sürüyor. Tarihi 3 bin yılı bulan Frigya vadilerinin Anadolu açık hava müzesine dönüştürülmesi projesindeki çalışmalarımız etaplar hâlinde devam ediyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulaştırmada 2002 yılına kadar Afyonkarahisar’a ne kadar yol yapıldı biliyor musunuz? 54 kilometre. Biz bunu 592 kilometreye çıkardık. Çay, Bolvadin, Emirdağ ve Akşehir-Afyon yolunu inşallah bu yıl bitiriyoruz. Afyonkarahisar sınırları içerisindeki demir yollarını yeniledik. Gar binasını restore ettik. Ankara-Afyonkarahisar-İzmir yüksek hızlı tren hattının yapımı devam ediyor Bu hattın 2025 yılında tamamlanmasıyla Afyonkarahisar’dan Ankara’ya 1,5 saatte İstanbul’a 3,5 saatte ve İzmir’e 2 saatte gidilebilecek. Tarım ve ormanda Afyonkarahisar’a 43 baraj, 28 gölet, 54 içme suyu tesisi, 86 sulama tesisi, 2 arazi toplulaştırma projesi, 229 taşkın koruma tesisi, 3 yeraltı depolama ve 4 atık su arıtma tesisi inşa ettik. Afyonkarahisar’da 711 bin dekar zirai araziyi sulamaya açarak yıllık 2 milyar lira zirai gelir artışı sağladık. Afyonlu çiftçilerimize toplam 3,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.”
“17 İLÇE VE BELDEYE DE EN KISA SÜREDE DOĞAL GAZ ARZINI SAĞLAYACAĞIZ”
Başmakçı’da kuş gribi hastalığı nedeniyle itlaf ve imha edilen 3 milyona yakın hayvan ve malzemelerinin bedeli olan 225 milyon lira tazminatı en kısa sürede ödeyecekleri müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afyonkarahisar’a 3 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 1 araştırma geliştirme merkezi kurduklarını söyledi.
137 bin doğal gaz abonesi bulunan Afyonkarahisar’ın 15 ilçe ve beldesine doğal gaz arzını sağladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayat, Sultandağı ile İhsaniye’nin de aralarında olduğu 17 ilçe ve beldemize de en kısa sürede doğal gaz arzını sağlayacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim bu bay bay Kemal’e ve yanındaki o avarelerine bu ülke kalacak olursa inanın ne doğal gaz, ne altyapı, üstyapı, bunların hiçbirini bulamazsınız. Bunlara kalsa bunlar ne diyor biliyor musunuz? Diyor ki, ‘Bu yollarla, köprülerle, havalimanlarıyla, üniversitelerle, soğan, patates gelir mi?’ Ya bunlar olmazsa bu soğan patates hangi yoldan gelecek? Bunlar olmazsa siz Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna nasıl gideceksiniz? Bunlar medeni değil, bunlar gayri medeni” ifadelerini kullandı.
İktidara geldiklerinde 78 olan üniversite sayısını 208’e çıkartarak 81 vilayetin tamamında üniversite kurduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ders kitaplarının ücretsiz olarak dağıtıldığını anımsattı.
Öğrenci yurtlarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay bay Kemal. Bu kadar büyükşehir belediyelerin var. Ne yaptınız? Yurtlardan bahsediyor, ‘Bir sene içinde’ diyor ‘Yurt sorunlarını çözeceğim.’ Neyi çözdün? Hani bu yurtlarda bunu yapsaydın ya. Şu anda 850 bin öğrencinin yurt sorununu biz çözdük. Ve şu depremde de işte bu yurtlar ne oldu? Online sistemine geçtik. Ve bu yurtlarda depremden gelen birçok kardeşimizi misafir ettik” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Cumhuriyetimizin yeni asrına adını verdiğimiz Türkiye yüzyılını kime emanet edersiniz? Gözünüzün nuru evlatlarınızın istikbalini kime emanet edersiniz? Hayallerinizi hayata geçirmek için ülkenin yönetimini kime teslim edersiniz? Bu mafyayla, bu terör örgütüyle el ele, omuz omuza, Kandil’le işbirliği yapan bay bay Kemal’e mi emanet edeceksiniz? Bunların parlamentodaki uzantısı, malum HDP’ye mi emanet edeceksiniz. İYİ Parti’ye mi emanet edeceksiniz? Adı iyi ama onun dışında her şey var. Ülkenizin siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik gücüyle, dünyada hak ettiği yeri alması için kime güvenirsiniz? Ah kardeşlerim, bunlar çok önemli sorular. Bu soruların cevabını aklınızda ve vicdanınızda vermeden sandığa gidemezsiniz. Onun için tekrar soruyorum. Hanımlar, bakkala ekmek almak için bile göndermeye güvenemeyeceğiniz birine ülkeyi emanet edebilir misiniz? Beyler, dükkânınızı, atölyenizi, tezgâhınızı, beş dakikalığına bırakamayacağınız birine ülkeyi emanet edebilir misiniz? Gençler, dersinize yardım etse verdiği bilgilerin doğruluğundan şüphe duyacağınız birine ülkenin geleceğini teslim edebilir misiniz? İşte 14 Mayıs’ta tüm bunları göz önünde bulundurarak kararı vereceksiniz.”
Bundan sonra yapacaklarına ilişkin kendilerine sorulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıkladıkları Türkiye Yüzyılı vizyonu ile Türkiye’yi önümüzdeki asrın lider ülkesi hâline dönüştürmeyi vadettiklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra, Afyonkarahisar Müzesi Açılış Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.