Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çamçeşme Mahallesi Marmara Caddesi’nde düzenlenen ve toplam yatırım bedeli 4 milyar lirayı aşan Pendik Toplu Açılış Töreni’ne katılarak vatandaşlara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenindeki konuşmasına Ramazan ayını tebrik ederek başladı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralılara acil şifa dileğinde bulundu.
Deprem bölgesinde şu anda enkazın kaldırıldığını, en yakın zamanda konutları bitirerek hak edenlere teslim etme gayreti içerisinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan, afetle mücadele eden vatandaşlarımızla birlikte ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı savunan Filistinli kardeşlerimize de dua ediyoruz. Buradan bir damla suya, bir kuru ekmeğe muhtaç bir şekilde ramazanı geçiren Yemenli kardeşlerimize dua ediyoruz. Buradan her türlü ayrımcılığa ve baskıya rağmen inançlarına sahip çıkan gurbetçilerimize dua ediyorum” diye konuştu.
Tören alanındaki bir kişinin seccade göstermesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seccadeyi gösteriyor da seccadeyi niçin gösterdiğini anlıyorum. Sevgili kızlarımız, siz kıblenizi biliyorsunuz ama kıbleyi bilmeyenler tabii ki seccadeye ayakkabıyla basar ama bunlara asıl kıblenin neresi olduğunu 14 Mayıs’ta siz bildireceksiniz” ifadelerini kullandı.
“PENDİK BİZE SAHİP ÇIKAN, BİZİ DAİMA BAĞRINA BASAN BİR İLÇEMİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin dertleri olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti: “Fakat istismarla bu yollarda dolaşanlar, istismarla sağa sola savrulanlar bilmezler ki inşallah 14 Mayıs’ta gereken dersi benim milletim onlara verecektir. Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Afrika’dan Asya’ya kalbi bizimle çarpan tüm gönül dostlarımıza dua ediyoruz. Rabb’imizden bu Ramazan-ı Şerif’in coğrafyamızdaki zulüm, açlık, afet ve savaşlar sebebiyle buruk geçirdiğimiz son ramazan olmasına dua ediyoruz. Kardeşlerim bugün bir kez daha Pendik’te bulunmanın bahtiyarlığı içindeyim. Bugün bir kez daha Pendik’in vefalı, yürekli, mert, kadirşinas insanlarıyla kucaklaşmanın sevinci içindeyim. Biz, tüm ilçeleriyle İstanbul’u bir başka seviyoruz. Özellikle Pendik’i bambaşka seviyoruz. Pendik, bize sahip çıkan, bizi daima bağrına basan bir ilçemiz. Pendik, aynı zamanda millî iradenin kalesi olan da bir ilçemiz. Bilhassa şu an toplandığımız meydanın bizim için çok ayrı bir anlamı ve önemi var. Hani hep diyorum ya ah şu meydanların bir dili olsa da konuşsa. İşte bu meydan mücadelemizin de muhabbetimizin de bizzat şahidi olan bir meydan. İşte şu muhteşem katılım buraya gelene kadar caddenin sağında solundaki vatandaşlarımın ilgi ve alakası neyin ne olduğunu açıkça gösteriyor. Sordum, emniyete dedim ki ‘Bugünkü bu törene katılım ne?’ Aldığım cevap şu: ‘50 bin.’ Yürüyoruz. ‘Yürüyecek bu millet arkandan’ diyorlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pendik’teki meydanın, Pendiklilerle kurdukları güçlü gönül bağının timsali olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994’te Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak, gece gündüz demeden İstanbul’u adeta mahalle mahalle dolaştığını belirterek, “Daha önce kapısı hiç çalınmamış, hiç uğranılmamış, elinden hiç tutulmamış bölgeleri tek tek ziyaret ediyoruz. İstanbul’un çeperlerinden başlayarak, bu aziz şehri tamamıyla bağrımıza basıyoruz. Bu ziyaretimizin birinde, Fevzi Çakmak Mahallesi’ne, İhsan dayının kahvehanesine de geldik. Yaşıyorsa selam, ölmüşse Allah rahmet eylesin. Amacımız, mahalle sakinlerine selam vermek, kucaklaşmak, hasbihal etmekti. Fakat ilçedeki diğer vatandaşlarımızın da yoğun ilgisiyle bir anda kahvenin önü miting alanına dönüştü” diye konuştu.
O gece Pendiklilerin şahsına gösterdiği hasbi sevgiyi hiçbir zaman unutamadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerin şöyle sürdürdü: “Aynı şekilde ziyaret ettiğimiz mahallelerin susuzluğunu, çamur, çukur yollarını, her gün dinamitlerin patlatıldığı taş ocaklarını da hiç unutamadık. Bakımsızlığın, hizmetsizliğin pençesinde kıvranan o eski İstanbul’u, o eski Pendik’i de asla unutamadım. İstanbul’u ve Pendik’i bu eski kötü günlerine döndürmemek için hep canla başla çalıştık. Yaptığımız yatırımlarla ilçemizin ve şehrimizin çehresini değiştirdik. O gün adeta kaderine terk edilmiş olan mahallelerimiz, bugün yollarıyla parklarıyla yeşil alanlarıyla spor tesisleriyle kültürel ve sosyal imkânlarıyla göz dolduruyor. Bugün değişik bir Pendik var. Bundan 29 sene önce Erol Kaya kardeşimle başlattığımız Pendik hizmet yolculuğumuzu bugün de Ahmet Cin kardeşimizle devam ettiriyoruz. Hizmet bayrağını, Salih Kenan Şahin’den devralan Ahmet Cin kardeşimiz çalışmalarıyla yürüttüğü projelerle 94 ruhunu hâlen devam ettiriyor. Pendik’e hizmet eden, ilçeye emek veren herkesten Allah razı olsun. “
“TOPLAM 168 AYRI YATIRIMI BUGÜN HİZMETE SUNUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hizmet ve eser siyasetine yeni halkalar eklediklerine vurgu yaparak, meydandaki katılımın ilçeye kazandırdıkları projelerin açılış heyecanını en güzel şekilde gösterdiğini anlattı.
Yeni nesil yaşam merkezinden, gençlik kamplarına, kütüphanelerden cemevlerine, ek binalarına, kentsel dönüşüm projelerinden spor tesislerine, yollardan meydanlara, çarşılara, kafelere, konaklara, pazarlara kadar toplam 168 ayrı yatırımı bugün resmen hizmete sunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılışını yaptığımız, güncel rakamla bu yatırımların bedeli ne biliyor musunuz? 4 milyar lirayı aşan tüm bu eserlerin Pendik’e hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir haberi paylaşmak istediğine dikkati çekerek şöyle devam etti: “Orta ve Dumlupınar mahalleleri kentsel dönüşüm projesini, 142 bin 600 metrekare alanda hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda 1316 hak sahibi vatandaşımızla anlaştık, rızalarını aldık. İnşallah toplamda 1747 konut ve 281 dükkândan oluşan projemizin ihalesini önümüzdeki hafta yapacağız. Şimdiden hak sahibi Pendikli vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Belediyemizin bir taraftan ilçemizi daha bayındır hâle getirirken, diğer taraftan da deprem bölgesinde yaptığı hizmetleri takdirle karşılıyorum. 6 Şubat’tan beri Pendik Belediyemiz deprem bölgesinde 40 araç, 320 personel ve 1860 gönüllüyle bölgeye hizmet veriyor. Belediyemiz 200 tırdan fazla yardım malzemesini bölgeye sevk etti. Günlük 8 bin kişiye sıcak yemek hazırlayan Pendik Belediyesi, Antakya’da şehir temizlik hizmetlerini de ifa ediyor. Allah kendilerinden razı olsun.”
“7 İLDE GÖREVLENDİRDİĞİMİZ 250 BELEDİYE CANSİPARANE BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden en fazla zarar gören 7 ilde görevlendirdikleri toplam 250 belediyenin cansiperane bir şekilde çalıştığını söyledi.
Harap olanın, hasar görenin, yıkılanın, çökenin, kullanılmaz hâle gelenin yerine çok daha iyisini yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “El birliği, güç birliği içinde yaralarımızı süratle sarıyoruz, saracağız. İnşallah bu zor günleri de atlatacak, 85 milyon gönül gönüle hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdüreceğiz. Kardeşlerim, sevgili Pendikliler büyükşehir belediye başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak on yıllardır sizlere hizmet ediyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydanda vatandaşların açtığı bir pankarta dikkati çekerek, “Bak bak bak neler yazmışlar oraya. ‘Bay bay Kemal, iyi adam, hoş adam, dahası boş adam. Batırır bu ülkeyi, bir kadın beş adam. Pendik Güneysulular.’ Ula bunlar benim hemşehrimdur. Türkiye büyüsün, Türkiye güçlensin, milletimiz hak ettiği hayat standardına kavuşsun diye ter döküyoruz. Bugüne kadar ne yaptıysak sizler için yaptık. Pendik’le birlikte 85 milyonun huzuru ve esenliği için yaptık. Sizin onay vermediğiniz, sizin tasvip etmediğiniz, bizi size karşı mahcup edecek hiçbir adım atmadık. Gizlimiz, saklımız yok. 1994 yılından bu yana karnemiz ortadadır. “ değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bu kardeşiniz size neyi anlatsın?” ifadelerini kullandı. “Bay bay Kemal’in ne olduğunu biliyorsunuz, öyle mi?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kardeşiniz İstanbul’a belediye başkanı oldu mu? İstanbul’a belediye başkanı olduğu zaman çöp, çukur, çamur muydu İstanbul? Bu İstanbul’u pırıl pırıl hâle biz getirdik mi? Biz o zaman İstanbul’u CHP’den almadık mı? Bu bay bay Kemal aday oldu, biliyorsunuz. Aday olduğu zaman Kağıthane’yi sordular. Ne dedi? ‘Kağıttepe’ dedi. Hatırlayın. Aynı gafları şimdi de yapıyor mu? Bundan bırakın belediye başkanı olmayı, bu ülkeye Cumhurbaşkanı olmaz. Şimdi ne yaptılar? 6’lı masa dediler, 7’li masa dediler, hâlâ anlaşamadılar. Şimdi bakalım yarın listelerinde kimler çıkacak?” değerlendirmesini yaptı.
Kendilerinin milletten aldıkları güçle eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, tarımda, dış politikada dünyaya mesajlarını verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığımız konuşmalarla dünyaya mesajımızı verdik mi? Tam Birleşmiş Milletlerin karşısına Türk Evi’ni diktik mi? Kaç kat biliyor musunuz? 32 kat, oraya Türk Evi’ni diktik. Öyle bu iş lafla olmuyor. Lafla peynir gemisi yürümüyor. İcraat, icraat. Türk’e dedik burası yakışır ve tam Birleşmiş Milletlerin karşısına Türk Evi’ni diktik. Göreve geldik, eğitimde ne hâldeydik, biliyorsunuz. 76 tane üniversitemiz vardı, şimdi 208 tane üniversitemiz var. 81 vilayetin tamamında var. Çünkü dedik ki ‘Üniversitesi olmayan il kalmayacak.’ Şimdi 81 vilayetimizin 81’inde de var mı, var. Benim Muşlu kardeşim, niye Muş’tan çıksın da İstanbul’a gelsin? O da üniversitesini Muş’ta okusun. Iğdırlı, Iğdır’da okusun. Aynı şekilde Ağrılı, Ağrı’da okusun. Bütün bunları yaptık mı? Hepsini yaptık. Ve şimdi benim oralardaki yavrularım, evlatlarım ta oralardan çıkıp Ankara’ya, İstanbul’a gelmiyor. Artık profesörlerimiz, doçentlerimiz oralara gidiyor. Bu, modern bir ülkenin ayak sesleridir.”
SAĞLIK YATIRIMLARI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu, 28 bin kilometreye çıkardıklarını söyledi. Bunun, modern ülkenin ve Türkiye’nin bir durumu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kaç tane havalimanı vardı? Ah kardeşlerim, 26 tane, 27 tane havalimanı vardı. Şimdi 57 tane havalimanımız var. Türkiye’nin neresine gidersen git uçakla gidiyorsun. Ondan sonra uçaktan inip yarım saatte, 45 dakikada evine gidiyorsun. Bunları biz yaptık. ‘Yaparsa AK Parti yapar.’ dendi, yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık hizmetlerinde şehir hastanelerini yaptıklarına değinerek, Kovid-19 sürecinde Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesini yaptıklarını, bu modern hastanenin dünyayla yarıştığını bildirdi.
“Biz bu Kovid’de süratle iki tane şehir hastanesi daha yapacağız” dediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda 3 ayda en modern şekilde, 1006 yataklı Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini yaptıklarını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şeyiyle, ameliyathaneleriyle bütün sağlık donanımıyla Anadolu Yakası’nda Sancaktepe’ye de şehir hastanesi yaptıklarını dile getirdi.
İstanbul’un 3 şehir hastanesine sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama yetmez dedik, Göztepe’de yaptık. Aynı şekilde Pendik’te yaptık. Niye? Benim vatandaşım sağlık noktasında bir sıkıntı yaşamasın istedik. Devam ediyoruz, yine yapacağız. Ve ulaşımda attığımız adımlar, uluslararası camiada attığımız adımlar, dedik ki bitmez, yola devam” diye konuştu.
Çeyrek asrı geçen bu süreçte şehir ile ülkeye kazandırdıklarının ortada olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette bu dönemde yapmak isteyip de irademizi aşan sebepler dolayısıyla yapamadıklarımız da oldu. Ama gayretlerimize Pendik şahittir. Emeklerimize, çabalarımıza İstanbul şahittir. Ülkemiz için verdiğimiz samimi mücadeleye 85 milyonun tamamı şahittir. Allah’a dayanıp, saye sarılıp, hikmete ram olmak, eser ve hizmet siyasetimizi kararlılıkla sürdürüyoruz” değerlendirmesini yaptı.
“HER ALANDA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEK İÇİN ÇABA HARCIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüzyılın felaketiyle sarsıldıkları bu zor günlerin üstesinden, milletçe asrın dayanışmasını sergileyip hep birlikte geldiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Cumhur İttifakı ile 7’li kumar masası arasındaki vizyon ve gündem farkını sizler de görüyorsunuz. Bizim tek gündemimiz var; ülkemize yeni eserler kazandırmak. Bizim tek gayemiz; vatandaşlarımızın refah ve esenliğini sağlamaktır. Bizim amacımız dün ve bugün İstanbul’u yeni yatırımlarla buluşturmaktır. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık mı? Marmaray’ı yaptık mı? Avrasya Tüneli’ni yaptık mı? Yetmez. Osmangazi’yi yaptık mı? Bay bay Kemal, sen ne anlarsın bu işlerden ya? 11 tane büyükşehir belediyeniz var. Bulundukları yerlerde ne yaptılar ya bir anlat. Bir anlat da bilelim. Yok, yapamazlar. Evvelallah, biz bugüne kadar yaptık ve yapacağız. Bizim ihtiyaçları gidermenin, sorunlara kalıcı çözümler bulmanın peşinde olduğumuzu dünya alem biliyor. Biz vatan topraklarının dört bir köşesini hastanelerle, metrolarla, yollarla, okullarla, hızlı tren hatlarıyla bir gergef gibi işlemenin derdindeyiz. Dün Çam Sakura’ya ne yaptık? Raylı sistemi yaptık. Evvelallah. Daha da yapacağız. Buraya da biliyorsunuz havalimanına kadar raylı sistemi yaptık mı? Yaptık. Savunma sanayisi güçlü, altyapısı sağlam, her alanda parmakla gösterilen bir Türkiye inşa etmek için çaba harcıyoruz. Savunma sanayinde artık İHA’larımız var mı? SİHA’larımız var mı? Akıncı’mız var mı? Yetmez. Kızılelma’mız var mı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Teknofest’in yakında büyük bir gösteriye hazırlandığını belirtti. Karşısında Teknofest gençliği gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknofest gençliği olarak inşallah 14 Mayıs’ta destan yazacağınıza inanıyorum. Ekonomik durumu ne olursa olsun her bir vatandaşımızın dünyadaki en iyi imkânlara sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Bakın, biz göreve geldiğimizde, yani 20 yıl önce kişi başına millî gelir neydi? 2 bin 500 dolar. Şimdi ne oldu? 10 bin 600 dolar oldu. Nereden nereye?” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece son birkaç haftada milletin gurur hanesine yazılacak pek çok eseri ve reformu ülkeye kazandırdıklarını dile getirerek, şunları söyledi: “Geçen hafta Bağcılar’da toplam tutarı 3 milyar 412 milyon lira olan 97 kalem projeyi hizmete sunduk. Dün Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir metro hattını büyük bir coşkuyla açtık. Emeklilikte yaşı bekleyen 2 milyon 250 bin insanımızın talebini karşıladık. Verdik mi paraları? Verdik. En düşük emekli maaşını 7 bin 500 liraya, emeklilerimizin bayram ikramiyelerini ise 2 bin liraya yükselttik mi? Stratejik ürünlerimizden bor madeninin katma değerini 300 kat arttıracak Bor Karbür Üretim Tesisimizin açılışını yaptık mı? Millî muharip uçağımızı, Hürjet’i hangardan çıkardık. Değerli kardeşlerim, Irak üzerinden ülkemizi Körfez bölgesine bağlayacak kalkınma yolunun imzasını Irak Başbakanı ile beraber attık mı?”
“20 BİNİN ÜZERİNDE TOGG’U KURA İLE BELİRLENEN VATANDAŞLARIMIZA TESLİM EDECEĞİZ”
Deprem bölgesindeki şehirleri defaatle ziyaret ederek, oradaki vatandaşlarla hemhal olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 78 bin konut ve köy evinin ihalesini yaparak inşaat sürecini başlattıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta, 60 yıllık hayalleri olan yerli ve millî elektrikli araç Togg’u yollara uğurladıklarını hatırlatarak, “Beğendiniz mi? Güzel olmuş mu? Yıllardır eksikliğini çektiğimiz, Türkiye’nin üretim gücüyle bağdaşmayan bir sanayi hamlesini daha gerçeğe dönüştürdük. İnşallah bir sene içerisinde 20 binin üzerinde Togg’u kura ile belirlenen vatandaşlarımıza teslim edeceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir sene içerisinde 319 bin deprem konutu ve köy evini bitirerek depremzedeleri yeni yuvalarına kavuşturacaklarını ifade etti.
“ARTIK TÜRKİYE’NİN UÇAK GEMİSİ DE VAR”
Togg’un yollarda olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev kardeşime de bir Togg gönderdik, teslim ettik. Şimdi bir tane de inşallah kardeşlerim, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev kardeşimize gönderiyoruz. Durmak yok, yola devam. Sizlerle çalışmaya, aynen devam. Diğer tarafta biliyorsunuz 7 oyunculu bir kumar masası var. Peki, kumar masasının gündeminde ne var? Onların gündeminde sadece kavga var, çekişme var, didişme var. Altlarına birer kırmızı plakalı araç çekme derdi var. Şimdi, hazır mısınız? Coşkulu musunuz? Pendik’ten tüm İstanbul duymalı. Ama yarın ne yapıyoruz biliyor musunuz? Yarın inşallah burada, Tuzla’da uçak gemimizi, Silahlı Kuvvetlerimize teslim ediyoruz ve bu uçak gemimizin teslim törenine inşallah İHA’larımız, SİHA’larımız ona iniş yapacaklar. Yarın oradayız. Artık Türkiye’nin uçak gemisi de var.”
Konuşması sırasında “Yaparsa” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a alandakiler, “Erdoğan yapar” şeklinde yanıt verdi. Kendisinin hazır olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz de hazır mısınız? Çok gür sedayla; Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iyi olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Ben sizleri Allah için seviyorum. Ama burada kaldı 32 gün. Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Sandıkları 14 Mayıs’ta patlatmaya var mıyız? Kalın sağlıcakla” ifadelerini kullandı.
Tören, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekilerin birlikte kurdele kesmesiyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.