Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan ,“Hiçbir vatandaşımızı maddi-manevi açıdan sahipsiz bırakmayacağız”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede yürütülen çalışmalar hakkında, “Tüm afetlerde nasıl kısa sürede yıkımın izlerini silip, yeni konutları sahiplerine teslim ettiysek, Allah’ın izniyle, burada da aynısını yapacağız. Bu süreçte hiçbir vatandaşımızı maddi-manevi açıdan sahipsiz bırakmayacak, yardım ve barınma çalışmalarının düzenli bir şekilde sürmesini sağlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) merkez binasında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Ülkemiz 6 Şubat günü yaşadığımız iki büyük depremle tarihinde eşi benzeri görülmemiş genişlikte bir alanda ve şiddette sarsıldı. Cumhuriyet tarihinin 1939 Erzincan depreminden sonraki en büyük iki afetini aynı gün ardı ardına yaşadık. Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğündeki deprem 6 Şubat saat 04.17’de, yine Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi merkezli 7,6 büyüklüğündeki deprem de aynı gün 13.24’te meydana geldi.

“KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİ İSTİSNAİ BİR TABİAT OLAYI OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR”

Artçı sarsıntıların sayısı 3 bin 170’i bulan bu depremler yaklaşık 13,5 milyon vatandaşımızın yaşadığı Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Gaziantep, Malatya, Osmaniye, Kilis, Adana, Şanlıurfa ve Diyarbakır illerimizde ağır yıkımlara yol açarken, yakın çevredeki kimi illerde de küçük çaplı hasarlara sebebiyet verdi. Depremin kırılan fay uzunluğuna bağlı olarak yıkım etkisi takriben 500 kilometrelik, hissedilen etkisi ise 1000 kilometreden fazla bir alana yayıldı. Dünyadaki pek çok ülkenin toprak bütünlüğünden daha geniş bir alanda yaşanan felaketin tarihteki diğer büyük depremlere göre 7 kilometre gibi yüzeye yakın bir yerde gerçekleşmesi çarpan etkisiyle yıkımı artırdı.

Ardı ardına yaşanan bu depremler, en güçlü atom bombalarının yüzlercesine denk büyüklükte bir enerji ortaya çıkardı. Dünyadaki büyük depremlerin çoğu okyanuslarda gerçekleşip karaları etkilerken, Kahramanmaraş depremleri doğrudan yerleşim yerlerimizin altında yaşandı. Nitekim dünyadaki uzmanların tamamının da ittifakıyla Kahramanmaraş depremleri büyüklüğü, yıkıcılığı ve ardı ardına yaşanmasıyla istisnai bir tabiat olayı olarak değerlendiriliyor. Ülkemiz topraklarında güneye doğru 3 metrelik kaymaya yol açan böylesine büyük bir deprem, ciddi can kayıplarını da beraberinde getirdi.

Depremde hayatını kaybeden 35 bin 418 vatandaşımın her birine ayrı ayrı Cenabı Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Yıkıntıların arasından kurtulan veya arama-kurtarma ekipleri tarafından kurtarılan 105 bin 505 yaralımıza Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum. Yaralılarımızdan 13 bin 208’i hâlen hastanelerimizde tedavi altındadır.

Dünya deprem tarihinde bile eşine az rastlanır büyüklükteki iki afetin üst üste yaşanması, maalesef karşımızdaki tabloyu daha da ağırlaştırdı. İlk depremde hasar gören binaların bir kısmı ikinci depremde tamamen çöktü. Enkaz hâline gelen 19 bini aşkın binadan 15 bininin müdahalesi tamamlandı. Şu ana kadar deprem bölgesindeki yaklaşık 369 bin binadaki 1 milyon 850 bin ev ve iş yeri Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri tarafından incelendi. İlk belirlemelere göre deprem bölgesinde 47 bin binadaki 211 bin konutun yıkılmış, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu tespit edildi. 1 hafta içinde bitirilecek hasar tespit çalışmaları tamamlandığında kesin sayılar ortaya çıkacaktır.

“ÜLKEMİZİN TAMAMINDAKİ KAMU İMKÂNLARINI HEMEN HAREKETE GEÇİRDİK”

Deprem bölgesindeki hasarın büyüklüğü yanında çetin kış şartları ile ulaşım ve enerji başta olmak üzere altyapıda yaşanan yıkımlar işimizi çok zorlaştırdı. Tüm bu sıkıntılar ilk etapta hem arama-kurtarma, hem yardım çalışmalarında ciddi aksamalara sebep oldu. Buna rağmen bölgedeki şehirlerimizin ayakta kalan kapasiteleri ile yakın şehirlerden başlayarak ülkemizin tamamındaki kamu imkânlarını hemen harekete geçirdik. Afet bölgesinin genişliğine, yıkımın büyüklüğüne ve kış mevsiminin yol açtığı engellere rağmen şartları sonuna kadar zorladık. En kısa sürede ve etkinlikte depremin vurduğu şehirlerimize ulaşmak için devlet ve millet olarak seferber olduk. Ayrıca, ulaşım ve enerjinin yanı sıra şehirlerimizin hasar gören içme suyu ve kanalizasyon altyapıları da depremzedeler ve yardım ekipleri için ilave sorunları beraberinde getirdi.

Böylesine büyük bir felaket dünyanın hangi ülkesinde yaşanırsa yaşansın görülebilecek aksaklıklar elbette bizde de yaşandı. Ama milletimizin şundan şüphesi olmasın: Devletimiz bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, belediyeleriyle, sivil toplumuyla, uluslararası yardım kuruluşuyla, velhasıl tüm imkânlarıyla deprem bölgesine bir an önce ulaşmak ve çalışmalara başlamak için canla-başla mücadele etmiştir. Milletimiz de tüm fertleriyle depremzedelerin imdadına yetişmek veya onlara yardım toplayıp göndermek için kendiliğinden harekete geçmiştir.

Depremden sağ salim kurtulan kamu görevlilerimiz ile vatandaşlarımızın hemen başlattığı çalışmalara saatler geçtikçe diğer yerlerden gelen ekiplerimiz de katıldı. İlk saatlerin ve günlerin zorlukları aşıldıkça yürütülen çalışmalar daha sistematik, daha etkili hâle gelmeye başladı. AFAD Merkezi ile illerimiz arasındaki yakın koordinasyonla depremin etkilediği yerleşim yerlerine ulaşıldı. Bölge genelindeki çalışmalar arama-kurtarmadan yardım malzemelerinin dağıtımına, enkaz kaldırmadan sağlık ve güvenlik hizmetlerine kadar bütün süreçleriyle düzene sokuldu. Türkiye’nin diğer 71 vilayetinden gelenlerle birlikte yaklaşık 250 bin kamu görevlimiz deprem bölgesindeki çalışmalarda yer alıyor. Kamu personelinin yanı sıra, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası yardım ekipleriyle beraber doğrudan arama-kurtarma çalışmalarına iştirak eden profesyonel kadro sayısı 35 bini aştı. Sahada görevlendirilen iş makinesi sayısı 12 bin 235’e, uçak sayısı 76’ya, helikopter sayısı 121’e, gemi sayısı 26’ya, insansız hava aracı sayısı 45’e ulaştı.

“YAPTIĞIMIZ ULUSLARARASI YARDIM ÇAĞRISINA 100 ÜLKEDEN CEVAP ALDIK”

Depremin üzerinden geçen uzun saatlerin ardından bile arama-kurtarma ekiplerimizin yıkıntıların altından canlı vatandaşlarımızı çıkartabiliyor olması, bu kara tablo içindeki en önemli teselli kaynağımızdır.

Çeşitli kurumlarımıza ait 320 seyyar mutfak bölgede her gün sıcak yemek dağıtıyor. Sadece Kızılay’ımızın dağıttığı sıcak yemek adedi 20 milyonu, ekmek adedi 22 milyonu, su adedi 15,5 milyon adedi buldu.

Depremin hemen ardından yaptığımız uluslararası yardım çağrısına 100 ülkeden cevap aldık. Bunlardan 84’ü toplamda 10 bin 943 arama-kurtarma personeliyle sahadaki çalışmalara bilfiil katıldı. 4 ülkenin ekibi çalışmalarını tamamlayıp geri döndü. 5 ülke de ekip göndereceklerini temsilciliklerimize bildirdi. Bu rakamın dünyadaki toplam arama-kurtarma kapasitesinin çok önemli bir bölümüne tekabül ettiğinin altını çizmek isterim.

Ayrıca, ülkemize destek ve taziyede bulunmak için bizi arayan dünyanın dört bir yanından 42 ülkenin devlet, hükûmet başkanıyla telefonda görüşmelerim oldu. Katar Emiri aziz kardeşim Şeyh Temim ile çeşitli ülkelerden bakan seviyesinde temsilciler de ülkemize gelerek taziyelerini bizzat ilettiler.

Ayrıca, 61 farklı ülkeden 444 uçuşla ülkemize insani yardım ulaştırıldı. Afrika’dan Türk cumhuriyetlerine, Körfez Bölgesinden Avrupa’ya, Asya’dan Amerika’ya kadar dünyanın her tarafında dost ve kardeşlerimiz milletimiz için seferber oldu.

Türkiye’nin bu kara gününde yardım ekipleriyle, maddi yardımları ve taahhütleriyle, manevi destekleriyle, dualarında yanımızda yer alan dostlarımızın her birine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Aziz milletim; deprem bölgesinde yıkılan binaların altında kalan son vatandaşımızı da oradan çıkartana dek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Cenazelerimizi defnederken acılarını yüreklerimize gömecek, hatıralarını ömür boyu muhafaza etmek üzere kalbimizin en mutena köşesine yerleştireceğiz.

Arama-kurtarma çalışmalarını tümüyle bitirdikten sonra enkaz kaldırma işlemlerini hızlandıracağız. Hâlen sürmekte olan çalışmaları da süratle tamamlayacağız. Depremin yıktığı veya oturulamaz hâle getirdiği her evi, her işyerini yeniden yapıp hak sahiplerine teslim edeceğiz.

TOKİ, ülke genelinde inşa ettiği 1 milyon 180 bin binanın kalitesi ve güvenliğiyle bu depremden alnının akıyla çıkmış bir kurumumuzdur.

“30 BİN KONUTUN İNŞASINA HEMEN BAŞLAYABİLİYORUZ”

Ayrıca, kentsel dönüşümünü sağladığımız 3,3 milyon konut da ülkemizin yapı deprem güvenliğine önemli katkıda bulunmuştur, böylece 24 milyon insanımızı huzurla oturacakları konutlara kavuşturduk. Son afette yıkılan tüm binaların yüzde 98’inin 1999 yılı öncesi inşa edilenler olması bize bina standardı ve denetimi konusunda kat ettiğimiz ilerlemeyi göstermekle birlikte işi daha sıkı tutmamız gerektiğini de hatırlatıyor.

Bu çerçevede bilimsel verilerin ışığında bölgede yeni inşa edilecek konutlar ve şehirlerle ilgili hazırlıklara Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile TOKİ’miz tarafından başlanmıştır. Kaydedecek tek bir dakikamız bile olmadığının bilinciyle hasar tespiti biten her yerde derhal inşaat çalışmalarına geçeceğiz. Mevcut duruma göre Mart başı itibariyle 30 bin konutun inşasına hemen başlayabiliyoruz. Kademeli olarak birkaç ay içinde fay hatlarının uzağında inşa edeceğimiz tüm konutların yapımına geçilmiş olacaktır. Amacımız; bir yıl içinde deprem bölgesinin tamamındaki konut ihtiyacını çözecek sayıda kaliteli ve güvenli yapının inşasını tamamlamaktır. Bu sürede çadır, konteyner ve prefabrik yapılarla, yurtlarla, bu amaçla tahsis edilen otel odaları ve kamu misafirhaneleriyle, diğer illerimizdeki kiralık konutlarla, özetle ülkemizin sahip olduğu tüm imkânlarla depremzedelerin geçici barınma ihtiyaçlarına cevap vermeyi planlıyoruz.

“DEPREMİN YOL AÇTIĞI YIKIMLARI TÜMÜYLE TELAFİ EDECEĞİZ”

Deprem bölgesindeki vatandaşlarımdan bir yıl sabretmelerini istiyorum. Yapılacak analizlere göre yerinde ihya edilebilecekleri yerinde, başka yere taşınması gerekenleri uygun alanlarda inşa edeceğimiz konutlarla inşallah depremin yol açtığı yıkımları tümüyle telafi edeceğiz.

Geçmişte Van, Elazığ, Malatya, İzmir, Bingöl depremlerinde, Kastamonu, Bartın, Sinop, Giresun sel afetlerinde, Antalya ve Muğla yangınlarında, bunlarla beraber tüm afetlerde nasıl kısa sürede yıkımın izlerini silip yeni konutları sahiplerine teslim ettiysek, Allah’ın izniyle burada da aynısını yapacağız. Bu süreçte hiçbir vatandaşımızı maddi-manevi açıdan sahipsiz bırakmayacak, yardım ve barınma çalışmalarının düzenli bir şekilde sürmesini sağlayacağız.

Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlarımdan istirhamım, şehirlerine, ilçelerine, mahallelerine, evlerine, işlerine, velhasıl tüm unsurlarıyla hayatlarına sahip çıkmalarıdır. Yılgınlığa, bezginliğe, yorgunluğa, yeisse asla kapılmadan beraberce bu felaketin acısını dindirecek, yarasını saracak, kayıplarını telafi edeceğiz.

İşte dün İstanbul Çam Sakura Hastanesindeydim ve oradaki depremzede vatandaşlarımı, çocukları, annelerini ve bütün aileleri bizzat görme fırsatım oldu. İşte birçoğu İstanbul’daki ailelerinin yanına gelmişken yaralı olanlar da Çam Sakura Hastanemizde tedavilerini oluyorlar. Çam Sakura Hastanesinde de adeta hiçbir şey eksik bırakılmadan orada tedavileri yapılıyor. İstanbul’un değişik hastanelerine de dağıtılmak suretiyle bu noktada Sağlık Bakanlığımız gerekli olan müdahaleleri yapıyor.

Bu çerçevede, ilk etapta oturulamaz hâle gelen hane başına 15 bin lira taşınma ve 5 bin lira ile 2 bin lira kira yardımı, ayrıca yine hane başına 10 bin lira destek yardımı yapacağımızı zaten açıklamıştım. Ailelerini deprem bölgesi dışındaki illere kendi araçlarıyla götüren vatandaşlarımızın yakıt masraflarını karşılıyoruz. Ayrıca, depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına acil ihtiyaçları için 100 bin lira nakdi yardımda bulunuyoruz.

Önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre vatandaşlarımıza ilave destekler de yapacağız. Devlet ve millet olarak el ele vererek hiçbir mağdur ve mazlumu sahipsiz bırakmayacağız.

“BÖLGENİN BİR AN ÖNCE AYAĞA KALKMASINI SAĞLAYACAĞIZ”

Milletimizin alicenaplığını, iş insanlarımızın gönül zenginliğini, geçmiş afetlerden zaten biliyoruz. Kurumlarımız da şimdiden harekete geçtiler. Bankacılık sektörümüz, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın öncülüğünde 2022 yılı kârlarının yüzde itibarıyla belli bir oranını, ki şu an itibarıyla 50 milyar lira civarında, bunları bir dayanışma paketi olarak depreme tahsis ettiler. Bu meblağ depremzedeler için yapılacak çalışmalarda kullanılacaktır.

Ayrıca, bölgedeki işletmelere yönelik ilave Kredi Garanti Fonu kefaletli kaynaklar hazırlanmıştır. Ülkemizin ihracatına 20 milyar dolarlık bir katkıda bulunan bölgenin bir an önce yeniden istihdamıyla, üretimiyle, ticaretiyle, ihracatıyla ayağa kalkmasını sağlamak için gereken her türlü katkıyı sağlayacağız.

Deprem bölgemizdeki illerde ilan edilen ve vergi ertelemelerinden bankacılık düzenlemelerine kadar pek çok unsuru içeren mücbir sebep hâlinden yaklaşık 638 bin mükellefimiz yararlanacaktır.

Yurt içinde ve yurt dışında AFAD’a yapılan şimdilik tutarı 8,3 milyar lirayı bulan yardımların tamamını da deprem bölgesi için kullanıyoruz.

Yarın akşam saat 20.00’de de Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’daki tüm televizyon kanalları ve radyoların katılımıyla Türkiye tek yürek sloganıyla bir yardım kampanyası düzenlenecek.

Kabine üyeleri ve Kabine Toplantısına iştirak eden kamu görevlileri olarak şahsımızın ve arkadaşlarımızın maaşlarından yaptıkları taahhütleri ve iş insanı bakanlarımızın katkılarıyla depremzedeler için AFAD’a toplamda 136 milyon 589 bin lira bağışta bulunma kararı aldık.

Aziz milletim; depremin üçüncü gününden itibaren büyük yıkım ve can kaybı yaşanan 10 ilimizi ziyaret ederek çalışmaları yerinde gördük, hem vatandaşlarımıza taziye ve geçmiş olsun dileklerimizi sunduk.

“BAKANLARIMIZ İLK GÜNDEN İTİBAREN DEPREM BÖLGESİNDEKİ İLLERİMİZDE CANLA-BAŞLA ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Yardımcımız gece-gündüz AFAD merkezinde bakan arkadaşlarımla beraber çalışmaların koordinasyonunu yürütüyor. Bakanlarımız ilk günden itibaren deprem bölgesindeki illerimizde canla-başla çalışıyor.

Bir yandan yıkıntıları kaldırırken, diğer yanan şu kış kıyamette milyonlarca vatandaşımıza en insani şartlarda barınma imkânı sağlayacak kapasiteyi oluşturmanın gayretindeyiz. Hâlihazırda yaklaşık 890 bini kamu yurtları ve tesislerinde, 50 bini otellerde olmak üzere toplamda 1,6 milyon depremzedenin barınma ihtiyacını karşılamış durumdayız. Tahliyeler ve kendi imkânlarıyla yaklaşık 2 milyon 200 bin vatandaşımızın da bölge dışına çıktığını değerlendiriyoruz.

Kurulan çadır sayısında 175 bini, konteyner sayısında 5 bin 400’ü, bölgeye gönderilen battaniye sayısında 2 milyon 652 bini geçtik.

Katar’dan yola çıkmaya başlayan 10 bin konteyneri ülke içinden ve dışından yapacağımız takviyelerle ihtiyaç sahiplerinin hizmetine vereceğiz. Gerçekten gayet güzel, modern bu 10 bin konteyner Katar’da Dünya Kupası esnasında yapılmıştı, sağ olsun Katar Emiri bu 10 bin konteyneri ülkemize gönderiyor ve şu an itibarıyla gemiler bir taraftan ediliyor ve ilk gemi şu anda yolda. Tabi bu yolculuk biraz da asgari 7 saat sürüyor, bu gemilerin peyderpey gelişiyle İskenderun, Mersin Limanlarından inşallah bölgeye bu konteynerlerin dağıtımı yapılacak.

Kıyafet, gıda, temizlik ürünü ve diğer malzemelerin bölgeye akışı kesintisiz sürüyor. Bölgeye bağışlar ve diğer yöntemlerle getirilen malzeme adedi 25 milyona ulaştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığımız, turizm sezonu sebebiyle kapalı olan oteller ile ülke genelinde tüm otellerin kapasitelerinin belirli bir bölümünün depremzedelere tahsis edilmezi temin etmiştir. Kamu misafirhaneleri başta olmak üzere diğer barınma tesislerini de bu amaçla kullanıyoruz.

“EĞİTİMCİ ORDUMUZUN YÜRÜTTÜĞÜ ÇALIŞMALARI TAKDİRLE TAKİP EDİYORUZ”

Ülkemizin en hızlı ve etkin şekilde harekete geçirilebilir konaklama potansiyeli olan Kredi ve Yurtlar Kurumumuza bağlı yurtlarımızı da öğrencilerimizin mağduriyetine meydan vermeden depremzedelere açtık. Hepsine de şükranlarımızı sunduğumuz binlerce üniversite öğrencimiz, akademisyenimiz, idari personelimiz deprem bölgesindeki çalışmalarda aktif görev alıyor.

Millî Eğitim Bakanlığımıza bağlı deprem bölgesindeki tüm okullarda da ikinci dönemde devam şartı aranmayacaktır. Diğer 71 ilimizdeki ilk ve orta dereceli okullarda eğitim-öğretim 20 Şubat’ta başlayacaktır. Deprem bölgesindeki 20 bin 868 okul binasından sadece 95’inin yıkık ve ağır hasırlı olması, 1 Mart itibarıyla isteyen öğrencilerimiz için bu 10 ilimizde, -ki buna Elazığ’ı da ilave edeceğim- 11 ilimizde şartları uygun okullarımızda eğitim-öğretime başlama imkânı veriyor. Çocuklarını diğer illerdeki okullara nakletmek isteyen ailelerimizin tamamının talebini karşılayacak kapasite oluşturduk.

Eğitimci ordumuzun barınmadan gıdaya, arama-kurtarmadan destek, organizasyonlarına kadar her alanda yürüttüğü çalışmaları takdirle takip ediyoruz.

İçişleri Bakanlığımız AFAD başta olmak üzere tüm merkez ve mülkiye teşkilatıyla, polisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle, belediyeleriyle ilk andan itibaren depremin yükünü omuzlamış vaziyettedir. Emniyet Teşkilatımız 73 bin, jandarmamız 65 bin personeliyle bölgede her konuda gece-gündüz hizmet veriyor.

AFAD koordinasyonunda faaliyet gösteren 10 bine yakın gönüllümüz gayretleriyle adeta destan yazıyor. Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz karasıyla, deniziyle, havasıyla tüm unsurlarını depremzedelere yardımcı olmak, enkazları kaldırmak, güvenliği sağlamak, lojistik hizmetlerini yürütmek üzere seferber etmiştir.

Hâlen bölgede görev yapan 28 bin kahraman Mehmetçiğimize gösterdikleri gayretler ve yaptıkları fedakârlık için buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Sağlık Bakanlığımız bölgeye gönderdiği bin 259 ambulanstaki 3 bin 759 personel ve 3 bini aşkın UMKE personeliyle mevcut hastanelere ek olarak kurduğu sahra hastaneleriyle hem yaralılarımıza, hem depremzedelerimize hizmet veriyor.

“5 GÜNDE HATAY HAVALİMANINI TEKRAR DEVREYE ALDIK”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız kapanan yolların ve Hatay Havalimanının bir an önce faaliyete geçmesi için harekete geçerken, Türk Hava Yollarımız da arama-kurtarma ekiplerinin bölgeye, depremzedelerin diğer illerimize naklini gerçekleştiriyor. İşte 5 günde Hatay Havalimanını ne yaptık, tekrar devreye aldık.

Enerji Bakanlığımız yıkılan direkler ve zarar gören altyapı sebebiyle kesilen elektrik ile doğal gazı bir an önce şehirlerimize vermek için ilgili kuruluşları süratle harekete geçirdi.

Bu arada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız Zonguldak Türkiye Kömür İşletmelerinden buradaki deprem bölgesine gelen tüm oradaki madencilerimizin gerçekten cansiperane verdikleri mücadele hiçbir zaman hatıralarımızdan silinmeyecektir. Açtıkları tüneller ve bu tünellerden oradan depremzedelerimizi çıkarmaları gerçekten olağanüstü hâllerdi. Aynı şekilde AFAD’ın diğer tüm unsurları bu mücadeleyi bu şekilde verdiler.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız depremzedelere psikososyal destek vermekten, kimsesiz çocuklara, yaşlılara ve engellilere sahip çıkmaya kadar 5 bin 108 personeliyle görev alanındaki sorumluluklarını yerine getiriyor.

Adalet Bakanlığımız hem cenazelerin defni için gereken hukuki işlemleri, hem yıkılan binaların sorumlularıyla ilgili takibi, hem de asayişle ilgili çalışmaları yürütmek için bölgede yüzlerce savcı görevlendirdi.

Tarım ve Orman Bakanlığımız DSİ vasıtasıyla bölgedeki barajların kontrolünü yaparken, Orman Genel Müdürlüğümüzün personeli ve ekipmanını arama-kurtarma ve yardım çalışmaları için yönlendirdi. İşte siyaset burada çirkinleşti. Ne yaptılar? Barajların evet patladığından ve barajların ne yazık ki artık su tutamaz hâle geldiğinden bahsetmeye başladılar. Bu sosyal medyanın bu noktada attığı iftiralarla özellikle bu zor zamanda bir olma, yekpare hareket etmemiz gereken bir zamanda ne yazık ki evet Türkiye’de siyaset belli bir bölümüyle Ana Muhalefet ciddi manada çirkinleşti.

“GÜN, BİR OLMA ZAMANIDIR, BERABER OLMA ZAMANIDIR”

Bir taraftan bu tür yalanlarla sosyal medyada bu adımlar, öbür taraftan evet bakıyorsunuz kalkıyor Borsa İstanbul’daki atılan adımlarla alakalı SPK’nın önüne gidip SPK’nın önünde gösteri yapıyorlar ve bu milletin paralarının SPK’da veyahut da farklı yerlerde yok edildiğinden bahsediyorlar.

Değerli arkadaşlar; gün, bir olma zamanıdır, beraber olma zamanıdır. Bu tür bir şeylerle ilgili elinde belgen varsa, hayat boyu sen elinde bu tür belgelerle zaten konuşmadın, hayatın yalan, hep yalanlarla hareket ettin. Burada da yalancının mumu yatsıya kadar yanar bunu bilesin, senin mumun çoktan yandı ve yanmaya da devam ediyor. Bu iftiralar asla milletim tarafından affedilmeyecektir.

Ben seçim bölgelerinde de yıllar yılı gezdim dolaştım, şimdi de afet bölgelerinde dolaşıyorum, gene dolaşacağım, gene bu bölgelere gidip vatandaşımla beraber hemhal olacağım.

Bu arada ÇKS başvurularının 8 Mayıs’a kadar uzatıldığı bölgedeki 2,2 milyon çiftçimizin, 8,2 milyon çiftçimizin 8,3 milyar lira tutarındaki destekleme ödemesini öne alarak hızla yapıyoruz.

Ticaret Bakanlığımız deprem fırsatçılarına göz açtırmamak için denetimlerini artırırken, esnaf ve sanatkârımıza da destek veriyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ülkemizin önde gelen üretim bölgelerinden biri olan deprem yaşanan şehirlerimizdeki çalışanlarımıza yardımcı olacak ve Sosyal Güvenlik Kurumu hizmetlerini kolaylaştıracak adımları atıyor.

Dışişleri Bakanlığımız diplomatik temsilcilerimiz vasıtasıyla yurt dışındaki vatandaşlarımızın ve ülkemize gelecek ekiplerin taleplerini karşılayacak tedbirleri alıyor.

Diyanet camiamızdan madencilerimize, sivil toplum kuruluşlarımızdan iş dünyamıza kadar herkes depremzedelerimizin yükünü hafifletmek için cansiperane gayret sarf ediyor.

“AYDINLIK BİR GELECEK KURMAK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”

Tüm kurumlarımıza, kamu görevlilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize emekleri, fedakârlıkları ve mücadeleleri için buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Aziz milletim; milletlerin ve devletlerin asırlar boyunca karşılaşabilecekleri ender felaketlerden birini yaşarken, en çok birliğe, beraberliğe, dayanışmaya, vicdana ihtiyacımızın olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bozguncuların fitnelerine, yalanlarına, hezeyanlarına kesinlikle itibar etmeden ülkemizden bu felaketin izlerini silmek, insanlarımıza aydınlık bir gelecek kurmak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Milyonlarca insanımızın deprem felaketinin yıkıntıları önünde acıyla kıvrandığı, diğerlerinin onların acılarını paylaştığı bir ortamda, sırf siyasi çıkar elde etmek için sağa-sola saldıranları görmekten doğrusu üzüntü duyuyorum. Yürekleri kavrulan insanların duygularını istismardan ırkçılığa, fedakârca yürütülen çalışmaları değersizleştirmek için iftiraya ve dezenformasyona kadar her türlü çirkefliğe sergileyenleri şimdilik biz de not ediyoruz.

İnsanlar can derdindeyken, az önce söylediğim gibi SPK önüne gidip siyaset yapanları, öğrencilerimiz kışkırtanları, insanları devletlerine karşı tahrik ederek canla-başla yürütülen faaliyetleri sabote etmeye kalkanları asla unutmayacağız.

Milletimize olan saygımız gereği, şu anda temsil ettiğim makamın gereği, deprem felaketini siyasi ranta dönüştürme peşinde koşanları elbette affetmeyeceğiz, ama onların seviyesine de inmeyeceğiz.

Şimdi yaraları sarma, acıları dindirme, yıkılanları yapma, milyonlarca insanımızı yeniden hayata bağlama vaktidir. Vaktimizi, enerjimizi ve imkânlarımızı sadece bunun için kullanıyoruz.

Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten, beladan, kazadan muhafaza etsin, yar ve yardımcımız olsun diyoruz. Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.”

ADALET

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”

Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”

Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.

Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.

Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”

“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”

15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”

Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.

“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.

Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”

“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”

“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.

Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.

Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.

“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”

Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da ebedî âleme uğurladıkları 253 şehidi kemal-i hürmetle yâd etti, gazilere bereketli ömürler diledi.

Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”

“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“15 TEMMUZ GECESİ HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALANLAR SİNSİ EMELLERİNE ULAŞMAK İÇİN HÂLEN FIRSAT KOLLUYOR”

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.

“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”

“FETÖ’CÜLERİN ENGELLEMEYE ÇALIŞTIĞI TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.

Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.

GENÇ GAZETECİLER : KATAR

OKUMAYA DEVAM ET

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GÜÇLÜ TÜRKİYE

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Şubat 2023
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

ADALET13 saat önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DÜNYA1 gün önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

DÜNYA5 gün önce

“Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”

ADALET5 gün önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize “Tehdit ve Şantaj yapmak” | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

“NATO’nun harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

“42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz”

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize İFTİRA atmakta sınır tanımazlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye, güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’nun güvenliğine katkı sunmaktadır”

DÜNYA3 hafta önce

“2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

DÜNYA3 hafta önce

“Polonya ile iki NATO müttefiki olarak iş birliğimizi güçlendirmek için çalışıyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV’in 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı

DÜNYA4 hafta önce

“Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Dan ile görüştü

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Singapur Başbakanı Wong’u kabul etti

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz”

DÜNYA1 ay önce

(ABD-İran) “Mutabakatın, bölgemizde kalıcı barışın tesisine giden yolu açmasını ümit ediyoruz”

DÜNYA1 ay önce

“2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”

DÜNYA7 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA7 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

GÜNCEL6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

ENERJİ5 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki Varsın Sibel Kılıçarslan Metin

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA5 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Nurullah DOĞAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Süleyman YAĞCIOĞLU

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ6 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Şule DAYANGAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA5 yıl önce

Ahmet Erdem Kimdir?

GÜNCEL6 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK7 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA6 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge