Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivil Toplum ve Muhtarlar Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Son 20 yıldır olduğu gibi bugün de, aşkla çalışarak 780 bin kilometrekare vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğrenci Sarayı’nda düzenlenen Sivil Toplum ve Muhtarlar Buluşması’na katıldı.
Konuşmasında, Muğlalıları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, programı organize edenlere teşekkür etti.
Hem eser ve hizmetlerin açılışını yapmak hem de Muğlalılar ve Fethiyelilerle kucaklaşmak için burada olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ilk olarak toplu açılış töreni gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Bakanlıkların ve belediyelerin toplam yatırım bedeli 5 milyar 744 milyon lirayı bulan eser ve hizmetlerin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eser ve hizmetlerin kazandırılmasında katkısı olanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradan Fethiye’ye geçeceklerini ve orada kendilerini bekleyen vatandaşlarla gençlerle hasret gideceklerini belirtti.
“81 VİLAYETİMİZİ ADIM ADIM DOLAŞIYORUZ”
“Biz şehirlerimizi ve insanlarımızı seçimden seçime hatırlayanlardan asla olmadık, olmayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşağı yukarı her hafta sonu bir ilin misafiri olmaya, vatandaşlarla gençlerle kadınlarla esnafla yüz yüze muhabbet etmeye özel önem verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizim için aslolan milletimizin ne dediği, ne yaşadığı, ne istediğidir. Varsın birileri on binlerce kilometre ötede benzin istasyonlarında karanlık görüşmeler yapsın, biz 81 vilayetimizi adım adım dolaşıyoruz” diye konuştu.
Kimseyi ayırmadan, dışlamadan 85 milyonun her bir ferdini samimiyetle bağırlarına bastıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yıldır olduğu gibi bugün de aşkla çalışarak 780 bin kilometrekare vatan toprağını eserleriyle ilmek ilmek dokuduklarını kaydetti.
“MİLLETİMİZ, BASİRET VE FERASET SAHİBİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah, ömür ve milletimiz de yetki verdikçe Muğla ile birlikte tüm şehirlerimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Rabb’im yol arkadaşlığımız ve beraberliğimizi daim eylesin” ifadesini kullandı.
Muhtarlar ve oda başkanlarının, demokrasinin yereldeki en önemli temsilcileri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mahalle sakinlerinin veya oda mensuplarının teveccühüyle göreve gelen bu kardeşlerimiz, sorumluluk duygusunun ne kadar ağır bir yük olduğun gayet iyi bilirler” dedi.
Kimi zaman bu vazifelerin siyasette çok daha büyük makamların ilk adımı, başlangıcı, girizgâhı konumunda olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyasete bu görevlerden ‘bismillah’ deyip akabinde ilçesine, iline hatta tüm Türkiye’ye hizmet etmiş pek çok mümtaz isim vardır. Buradaki siz kardeşlerimizden de inşallah bu şekilde temayüz edecek, siyaset merdiveninin üst basamaklarına çıkacak dostlarımız olacaktır. Milletle bağını muhafaza eden, emanete ihanet etmeyen, temsilcisi olduğu insanlara karşı mesuliyetini hakkıyla yerine getiren her bir kardeşimizin önünde kapılar sonuna kadar açıktır. Hangi makamda olursa olsun aşkla tutkuyla fedakârlıkla ülkesine ve milletine hizmet edenlerin aşamayacağı hiçbir engel yoktur. Bizim milletimiz, basiret ve feraset sahibidir. Kimin kendine hizmetkâr olduğunu, kimin de göz boyamayla vakit öldürdüğünü çok iyi bilir ve görür. Yarım asrı bulan siyasi hayatımız boyunca bu hakikate defalarca şahitlik ettik.”
“ÜLKEMİZE TARİHİNİN EN BÜYÜK YATIRIMLARINI KAZANDIRMA İMKÂNI BULDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtar bile olamaz” manşetlerinin atıldığı karanlık günlerden milletin iradesiyle Cumhurbaşkanlığı makamına geldiğini hatırlatarak, şu değerlendirmede bulundu: “Aslında bu başlığı atanlar, benim muhtar kardeşlerime hakaret ediyorlardı. ‘Muhtar bile olamaz.’ Yani muhtarlık öyle yüce bir makam değil ve olamazsın. Ama Rabb’im öyle bir makam nasip etti ki milletimin lütfuyla işte Cumhurbaşkanlığı makamına geldik. Allah’ın yardımı ve insanımızın desteğiyle belediye başkanı, başbakan ve cumhurbaşkanı olarak ülkemize hizmet etme şerefine nail olduk. Ülkemize tarihinin en büyük yatırımlarını, en kapsamlı demokrasi reformlarını kazandırma imkânı bulduk.”
Sağlıkta, eğitimde, adalette, güvenlikte, ulaştırmada, turizmde, tarımda hasılı her alanda, Muğla’yı ve diğer 80 vilayeti 20 sene öncesiyle mukayese dahi edilemeyecek seviyelere getirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Vesayetin, yasakların, baskıların kol gezdiği bir ülkeden, millet iradesine vurulan zincirlerin tek tek parçalandığı demokratik bir Türkiye’ye kavuştuk. Halka ve halkın seçtiklerine tepeden bakan eski Türkiye zihniyetine son vererek halkın seçtiklerinin el üstünde tutulduğu bir anlayışı hâkim kıldık. Bu süreçte millî iradenin uç beyleri olarak gördüğümüz muhtarlarımızın yetkilerini güçlendirmeye, özlük haklarını genişletmeye özel önem verdik. Sadece valiliklerimizin, kaymakamlıklarımızın, belediyelerimizin kapısını değil Cumhurbaşkanlığımızın kapısını da muhtarlarımıza ardına kadar biz açtık.”
“SİZLERLE BİRLİKTE YOL YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 2015 yılından bugüne ülkenin dört bir köşesinden 38 bin muhtarla 52 ayrı buluşma gerçekleştirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece muhtarların dertlerini, taleplerini, tekliflerini devletin zirvesiyle doğrudan paylaşma zemini bulduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toplantılarda sadece hasbihal etmediklerini, muhtarlar aracılığıyla pek çok vatandaşın, mahallenin problemlerini çözdüklerini bildirdi.
İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Muhtarlar Daire Başkanlığının yanı sıra illerde vali yardımcısı, büyükşehirlerde genel sekreter yardımcısı, diğer belediyelerde başkan yardımcısı düzeyinde muhataplar belirlediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Muhtarlarımızdan gelen talep doğrultusunda, 29 Ekim tarihini Muhtarlar Günü olarak ülkemizde ilan ettik. Muhtarlarımızın özlük ve mali haklarının iyileştirilmesi noktasında Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin devlet tarafından ödenmesinden maaşlarının asgari ücret miktarına yükseltilmesine, silah ruhsatı harcı muafiyetinden tek tip muhtar kimliği uygulamasına, muhtarlıkların elektrik faturalarının konut tarifesine çevrilmesinden Ankara’da hizmete açtığımız Muhtarlar Evi’ne kadar pek çok adım attık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Göreve geldiğimizde, sadece 97 lira olan muhtar ödeneğini son artışla birlikte 8 bin 506 liraya yükselttik. Bunların haricinde yaptıkları vazifenin önemine mütenasip sayısız düzenlemeyi hayata geçirerek muhtarlarımızın yanında olduk. İnşallah bundan sonra sizlerle birlikte yol yürümeye devam edeceğiz” dedi.
Esnaf ve sanatkâr temsilcileri ile oda başkanlarıyla hep yakın mesai içinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde Ankara’da esnafla coşkulu bir buluşma gerçekleştirdiklerini, bu buluşmada hem geçmişten bugüne esnafa sundukları hizmetlerin değerlendirmesini yaptıklarını hem de yeni müjdeleri paylaştıklarını söyledi.
“ULUSLARARASI ALANDA ÜLKEMİZİN İTİBARI ARTMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de esnaflıktan gelen bir cumhurbaşkanı olarak bundan sonra da esnafla ülkeye hizmet mücadelesine devam edeceğini belirtti.
Devletin asli görevi olan vatandaşlara hizmet sorumluluğunu, son 20 yıldır layıkıyla yerine getirmesinin sırrının istikrar ve güven ortamı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Uzun yıllar sonra ilk defa ülkemizde siyasi istikrarın sağlanmasıyla birlikte yatırımlar hızlanmış, ekonomimiz büyümüş, vesayet gerilemiş, demokrasimiz güçlenmiş, uluslararası alanda ülkemizin itibarı artmıştır. Türkiye, iç siyasetinde istikrarı sağladıkça, dışarıda da daha etkili ve sonuç alıcı politikalar yürütme kabiliyetine kavuşmuştur. Bugün terör örgütlerinin başını, içeride ve dışarıda ezebilmemizin, Ege ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımızı cesurca savunabilmemizin, yurt dışındaki vatandaşlarımızın haklarını koruyabilmemizin, yakın komşularımızdan başlayarak, mazlum ve mağdurlara el uzatabilmemizin velhasıl kazandığımız tüm başarıların en başta gelen sebebi güçlü bir yürütmenin, güçlü bir siyasi irade varlığıdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Önce cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini sağlayarak, ardından 16 Nisan halk oylamasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçerek, ülkemizin bu kazanımın daha da perçinledik. Bu iki önemli demokrasi hamlesiyle sadece millî iradeyi güçlendirmekle kalmadık. Aynı zamanda milletimize çok ağır bedeller ödetmiş yürütmede çift başlılık sorununu da kesin ve kalıcı olarak çözüme kavuşturduk. Koronavirüs salgını başta olmak üzere, son dönemde karşılaştığımız tüm krizlerde, bu reformların ne kadar isabetli olduğunu bizzat tecrübe ettik. Bu gerçeği, sadece biz ve dostlarımız değil rakiplerimiz ve düşmanlarımız da görüyor kabul ediyor. Gezi Parkı olaylardan 15 Temmuz’a kadar Türkiye’yi kaosa sürüklemeyi amaçlayan her adımın doğrudan yürütmeyi ve siyasi istikrarı hedef almasının sebebi işte budur.”
Hangi ambalaja sarılırsa sarılsın, Türkiye’de siyasi istikrarı zedeleyen bir adımın milletin ve memleketin hayrına olamayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasi istikrarın alternatifi çok seslilik değil kargaşadır, kavgadır. Herkesin ayrı telden çaldığı bir cümbüş masasıdır. Ülkemizde güven ve istikrarın teminatı olan kazanımların kaybedilmesi demek, Türkiye’nin tekrar eski kötü günlerine geri dönmesi tekrar batağa saplanması demektir. Giderek daha belirgin şekilde kavganın, entrikanın eksik olmadığı bir kriz masasına dönüşen altılı masanın ülkemize vadettiği sistem işte böyle bir yönetim modelidir” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tamamen siyaset mühendisliği ürünü olan bu derme çatma yapı, her hafta patlak veren kavgalarıyla tasavvur ve taahhüt ettiği yönetim modelini uygulamalı olarak milletimize göstermektedir” dedi.
Türkiye’yi nelerin beklediğini, ülkenin nasıl bir girdaba sürükleneceğinin, bu tabloya bakarak anlamanın mümkün olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Hâlbuki bunların bir araya gelme amacı, seçimlerde bizimle yarışacak bir aday belirlemekti. Aylardır yaptığımız samimi çağrılara rağmen bizimle aşık atacak, er meydanında bizimle yarışacak birisini bir türlü karşımıza çıkaramadılar. Bir ara, ‘Adayımız hazır, ancak yıpranmasını istemiyoruz.’ dediler. Sonra ‘Erken seçim olursa adayımızı hemen açıklarız.’ dediler. Ardından ‘Seçim tarihi belli olsun ondan sonra bakarız.’ dediler. Her şeyi söylediler bir tek adaylarının ismini söyleyemediler. Sözlükte ne kadar bahane varsa hepsini tükettiler, ancak göğüslerini gere gere ‘işte adayımız’ diyecekleri birini halen bulamadılar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Onca toplantının sonunda şimdi de çıkmışlar uzaktan kumandayla yönetilecek bir cumhurbaşkanından bahsediyorlar. Sandıkta en az 25-30 milyon oy alarak seçilecek bir cumhurbaşkanını, çoğu tabela partisinden hâllice bir grup genel başkanın emir eri yapmayı millete ‘eşitlikçe demokrasi’ diye yutturmaya çalışıyorlar. Biz ülkeyi ve milleti vesayetin boyunduruğundan kurtarmakla övünüyoruz. Bunlar, ülkeyi ve milleti yeni bir vesayetin boyunduruğuna sokmak vaadiyle ortaya çıkıyorlar. Halkın huzuruna vaat olarak kriz senaryolarıyla çıkmak, dünyada ancak bizim kafası karışıklar kulübü kıvamındaki muhalefetimizin göze alabileceği bir kifayetsizliktir.”
Millete, “Sen oy ver ama ülkeyi ve cumhurbaşkanını biz yönetelim” demenin insanların aklıyla irfanıyla izanıyla resmen alay etmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Böyle bir teklifin muhtarlarımıza, ‘Seçimi sen kazan fakat mahalleyi veya köyü başkaları yönetsin.’ demekten hiçbir farkı yoktur. Böyle bir teklifin oda başkanlarımıza, ‘Sen çalış, uğraş didin ama seçimi kazandıktan sonra odaya karışma.’ demekten hiçbir farkı yoktur. Böyle teklifi yapabilmek için insanın ya milleti hiç kale almaması ya ülkesine bir kastının olması ya da aklını hırsının emrine vermesi gerekir. Zira milletle ve memleketle zerre kadar bağı ve irtibatı olan insanımıza bu absürt teklifi yapmaya utanır, hicap eder. Nefesleri daha ne kadar yeter, o günleri görebilirler mi bilmiyoruz ama Allah’ın izniyle 4-5 ay sonra yapılacak seçimlerde bu menfaat ortaklığı, bu kapkaç siyaseti tamamen tasfiye olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama biz bunlardan da şimdiden itibarını beş paralık ettikleri adaylarından da ülkemize ve milletimize hiçbir hayır gelmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Bunun için de tüm gücümüzle Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu inşa etmenin mücadelesini veriyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılını, yeni bir dönemin, yepyeni bir atılımın sıçrama noktası hâline getirmek için harıl harıl yeni programlar, yeni projeler, yeni reformlar üzerinde çalışıyoruz. Rekor kıran istihdamımızla üretimimizle ve ihracatımızla çalışanlarımıza yaptığımız yüksek oranlı gelir artışlarıyla her kesime yönelik teşvik ve destek paketlerimizle her gün bir yenisini açıkladığımız müjdelerimizle milletimizin huzuruna çıkıyoruz.”
Savunma sanayii projeleri, enerji hamleleri, ulaşım ve altyapı yatırımlarını kararlılıkla devam ettirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bundan sonra da ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ inancıyla ülkemiz ve milletimiz için çalışmayı sürdüreceğiz. Muğla ile birlikte diğer 80 vilayetimizi de hedeflerine ulaştırana kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak haramdır” dedi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, FETHİYE’DE HALKA HİTAP ETTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’daki programları kapsamında toplu açılış töreni ile Sivil Toplum ve Muhtarlar Buluşması’nın ardından Fethiye ilçesine geçti.
Burada otobüs üzerinden vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fethiye’nin kendilerinin gönlünde ayrı bir yerinin olduğunu ifade ederek, “Muğla ziyaretlerimizde mutlaka Fethiye’ye de gelip sizlerle hasbihal etmeye gayret ediyoruz” diye konuştu.
Muğla’da hem vatandaşlarla kucaklaştıklarını hem yüzlerce yatırımın resmî açılışını gerçekleştirdiklerini hem de muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle hasbihal ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri, Muğla’ya geldiğimiz andan itibaren bağırlarına basan tüm vatandaşlarıma, özellikle de sizlere şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin” ifadesini kullandı.
“İSTİKLALİMİZE GÖZ DİKEN HERKESİ HÜSRANA UĞRATTIK”
Türkiye’nin en büyük gücünün, milletin zorluklar karşısında gösterdiği dirayetli duruşu ve mücadele azmi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bin yıl önce Anadolu’yu bu şekilde biz vatan yaptık. Bir asır önce millî mücadeleyi böyle kazandık. Son 20 yıldır tarihimizin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesini böyle gerçekleştirdik. Teröristlerden darbecilere, istiklalimize göz diken herkesi böyle hüsrana uğrattık. Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’de, Bestler Dereler’de teröristleri inlerinde yok ettik. İnşallah şimdi de aynı anlayışla Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçireceğiz. Ülkemize, ‘Durmak yok, yola devam’ anlayışıyla her alanda asırlık eser ve hizmetler kazandırırken sadece Allah’ın yardımına ve milletimizin desteğine güvendik.”
Fethiyelilerin kendisine gösterdiği sevgiye de işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben bugün Fethiye’yi bir başka görüyorum; bir başka coşku var bugün Fethiye’de” dedi.
Bugüne kadar yaptıkları tüm eser ve hizmetleri sadece bir başlangıç olarak kabul ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl hedeflerinin bu altyapı üzerinde çok daha büyük hayallerini inşa etmek olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adına ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu dediğimiz bu kutlu mücadelede desteği yine sizlerden bekliyoruz. Artık sandık önümüze geliyor. Hazır mıyız? Artık Fethiye’de, Muğla’da sandıkları patlatmaya var mıyız?” şeklinde konuştu.
Dünyanın krizden krize savrulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “salgın, savaş” derken ardı arkası kesilmeyen sarsıntılarla küresel siyaset ve ekonomi sisteminin temellerinden çatırdadığını ifade etti.
“DAHA BÜYÜK HEDEFLERE YÜRÜYORUZ”
“Türkiye olarak bu muhataralı dönemde sadece ayakta kalmakla yetinmiyor daha büyük hedeflere yürüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaşadığımız hiçbir sıkıntı, bu büyük atılımın sonunda elde edeceğimiz kazançla mukayese edilemez. Üstelik biz her dönem olduğu gibi salgından beri; bilhassa da enflasyonun yol açtı hayat pahalılığı sürecinde, hep milletimizin yanında yer aldık. Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar tüm çalışanlarımızın gelirlerinde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla bunu gösterdik. İstihdamı tarihimizin en yüksek seviyesine çıkardık. Üretimi, ihracatı, turizmi, esnaf ve sanatkârı, çiftçimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Sosyal yardımların yelpazesine genişleterek hiçbir vatandaşımızı kimsesiz bırakmadık, kendi kaderine terk etmedik.”
Türkiye’nin yıldızının her geçen gün daha da parladığını, önündeki fırsatların her geçen gün daha büyük kazanca dönüştüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Elbette rakiplerimiz, hasımlarımız, düşmanlarımız da boş durmuyor. Yaptığımız anlaşmaları bozmak, elde ettiğimiz kazanımları elimizden almak için her yolu deniyorlar. Maalesef içeriden birileri de bunların değirmenine su taşıyor. Hâlbuki millî meseleler siyaset üstüdür, öyle olmalıdır. Akdeniz’de, Ege’de, Karadeniz’de kazanımlar sağlamışsak buna, istisnasız hep birlikte sahip çıkmalıyız. Yatırımda, üretimde, ihracatta, turizmde işler iyi gidiyorsa buna istisnasız hep birlikte sevinmeliyiz.”
“F-16’NIN TAŞIDIĞI BOMBAYI TAŞIYACAK”
Göreve geldiklerinde savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 20 olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi ise bu oranın yüzde 80 olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Artık İHA’larımızı, SİHA’larımızı, Akıncı’mızı yapıyor muyuz? Ama hepsinden öte bir de şimdi bir başkasını yaptık. Nedir o? Kızılelma’mız da şu anda var mı? Seri üretimine de başladıktan sonra bunlar F-16’nın taşıdığı bombayı taşıyacak. Bütün bunlarla beraber Yunan ne diyor şimdi? ‘Bu çılgın Türkler ne yapıyor?’ Şu anda İzmir’den denemeler yapıldı ve oradan atılacak olan bir füze, bunları ürkütmeye başladı. Ben de diyorum ki, ‘Ey Yunan, sen uslu durduğun müddetçe bizim seninle işimiz yok. Yeter ki uslu dur.’ Şu anda füzemizin menzili 565 kilometre. Yetmez, bunu şimdi bin kilometreye çıkaracağız.”
Yerli otomobil Togg’un da yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık caddelerde yerli otomobilin görüleceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Savunma sanayiimiz güçleniyor, terör örgütü eziliyor, ülkemize tepeden bakanların süngüleri düşüyorsa buna istisnasız hep birlikte destek vermeliyiz. Lafı hiç uzatmaya gerek yok. Sizler, kimlerin ülkenin kazanımlarından gurur duyduğunu, kimlerin karalar bağladığını gayet iyi biliyorsunuz. Bir masa etrafında toplanıp toplanıp dağılanların kendi hırslarını tatmin etmek, kendi ihtiraslarını dağıtmak dışında ülkeye ve millete hayrı olmadığını sizler gayet iyi biliyorsunuz. İnşallah 2023’ü, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümü olmanın ötesinde Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcına sizlerle beraber çevirmeye var mıyız? Bunun için 2023 seçimlerinde iradenize, oyunuza, sandığınıza sıkı sahip çıkmanızı istiyorum. Rahmetli Menderes’in 14 Mayıs 1950’de ‘Yeter söz milletindir’ diyerek açtığı yolu 2023’te, ‘Yeter, söz de karar da milletindir’ diyerek menziline beraber ulaştıracağız.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.
Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.
Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”
“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.
Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”
“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.
Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.
Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.
“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.
“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.
Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.
Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.
“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”
Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.
“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”
Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.
“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”
Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.
Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’nda yaptığı konuşmada, “Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin, ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırım ise elbette gençlerimize yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Türkiye’nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan’dan Kılıçarslan’a, Fatih’ten Yavuz’a, Selahattin Eyyübi’den Abdülhamit Han’a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yâd oluyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç’un “Diriliş nesli”, Nurettin Topçu’nun “Hareket nesli”, Necip Fazıl Kısakürek’in “Büyük Doğu nesli” derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: ‘Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır.’ İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın.”
Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e mazlumun, mağdurun, gözlü yaşlı kardeşlerinin hüznünü kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençliği hissettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an karşımda deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen bir gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi bir gençlik görüyorum” diye konuştu.
“GENÇLER GÜÇLÜYSE MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR”
Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şu anda karşısında gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize alnı ak, yüzü ak, sevdası ak bu gençlikle yol yürümeyi nasip eden Rabbime hamdolsun. Rabbim, sizlerle birlikte tüm gençlerimizi korusun. Yolunuzu, bahtınızı daima açık etsin. Kıymetli gençler, gençlik yüreğin bentleri yıkıp atmasıdır. Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir, toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yüceltenler hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır.”
“Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı solcu diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek kimi zaman da ilerici-gerici diyerek birbirlerine düşman ettiler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babaların elleri yüreklerinde akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığını, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadıklarını anlattı.
“EN BÜYÜK YATIRIMI GENÇLERİMİZE YAPTIK”
Şimdi o günleri esefle ve acıyla hatırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu ideolojik aidiyetin ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımıysa elbette gençlerimize yaptık. Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak gençlerin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtıklarına işaret ederek, “23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı. Biz, bunu 2026 itibarıyla 651 milyar liraya çıkardık. Aynı dönemde üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içinde hem burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık hem de başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ili gençlik ve spor tesisleri, bilim ve kültür merkezleri, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattıklarını, hepsinden önemlisi gençlere cesaret ve özgüven kazandırdıklarını söyledi.
Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekâsı yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi aynı zamanda ahlaklı ve imanlı neslin gümbür gümbür geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor. Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekvando Millî Takımı’nın engelli sporcularla birlikte 22 madalya kazanıp Avrupa Şampiyonu olduğunu aktararak, milletin göğsünü kabartan tüm tekvandocuları tebrik etti.
Kazakistan ziyaretinde Türkiye’yi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İster geleneksel spor dallarında, ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında sizlerin hak ettiğiniz yeri alabilmeniz için yanınızda olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kıymetli gençler, Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir. Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil Türk dünyasında, İslam âleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençleri daima öncelemiş bir büyüğünüz olarak sizlere hep güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu bir milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf sarf malzemesi, konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat olarak, kaldıraç olarak, manivela olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın.”
Abdurrahim Karakoç’un “İlmi azık eyle, sabrı silah, gittiğin Hak yoldur, yardımcın Allah, 40 geceden sonra 40 milyon sabah görecek güçtesin, zayıfım sanma. Sevda kelep kelep, kin deste deste, eller tetikdedir, kulaklar seste, en uzak menzile iki nefeste varacak güçtesin, zayıfım sanma” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Sevinciniz huzurunuz baki olsun.’ diyorum. Bu düşüncelerle sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Gençlik şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek, buluşmak dileğiyle sizleri Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştiği alana gelişinde stadyum önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasında sanayinin, teknolojinin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi, Akça Kocaların, Orhan Gazilerin, Gazi Süleyman Paşaların gaza ruhunu mefkûreye dönüştürdüğü Kocaeli’de gençlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.
Samimiyetleri, coşkuları, teşrifleri için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu hepinizin çok iyi bilmesini isterim. Rabbim ömür verdikçe yol arkadaşlığımız devam edecek. Bu can, bu tende olduğu müddetçe siz gençlerimizle dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız inşallah devam edecek” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN MENZİLİNDE GENÇLERİN HUZURU VE ESENLİĞİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Sizlerle birlikte destanlar yazıyoruz. Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, her şey Türkiye için diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede, artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz. Bu ülkenin, bu milletin evlatları henüz ömürlerinin baharındayken hayattan koparılmasın, taze bir gonca gibiyken solup gitmesin istiyoruz. Terörle mücadele için harcanan kaynaklar artık eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya, teknolojiye harcansın istiyoruz.”
Milletin yakın tarihinde “Gençliğim eyvah” diye çok hayıflandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvahı olmadığı gibi kimseye eyvallahı da olmayacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir, başımızın tacıdır. Her bir gencimiz aileleriyle birlikte bu ülkeyi yaşatan ocağın en gür meşalesi, birlik bahçemizin en güzel fidanıdır. Varsın birileri size sürekli karamsarlık aşılasın. Varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz, size sonuna kadar güveniyoruz. Allah’ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkârları, şairleri, edipleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları, inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak.”
“MİLLET OLARAK ÜZERİMİZE SERPİLEN ÖLÜ TOPRAĞINDAN KURTULMUŞ DURUMDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazlumların gölgesinden medet umduğu, zalimlerin parmak sallamaya cesaret edemediği, hakkın, adaletin, huzurun adresi olan Türkiye’nin gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi.
Türkiye’yi geleceğe taşıyacak olanların gençler olduğunu bir kez daha tüm samimiyetiyle ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeryüzünde iyiliğin, barışın, huzurun bayrağını dalgalandıracak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanına merhem olacak olan sizlersiniz. Yeryüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak, sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. İnsanın tüketim nesnesine dönüştürüldüğü bir çağda, insana asli hüviyetini, özne olduğunu hatırlatacak olan yine sizlersiniz” ifadelerini kullandı.
Bugün artık avuç içindeki telefonlara sığan bir dünya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı yükselen bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin alın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerjide yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek ekonomide de istihdamda da teknolojide de daha güçlü bir Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki heyecanımızın kırılmasına izin vermeyelim.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.