Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen “1 Milyon İstihdam Projesi Kamuoyu Bilgilendirme Programı”na katıldı.
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, günlük alışkanlıkları değiştirerek hızla gelişen teknolojinin her geçen gün farklı bir yeniliği hayata kattığını belirtti.
Üniversitelerden şirketlere, kamu kurumlarından sosyal hayata hemen her alanda teknolojinin çok ciddi yansımalarının olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle bilgi teknolojileri alanında son yıllarda yaşanan gelişmelerin, vatandaşların birçok alanda işini fevkalade kolaylaştırdığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke ekonomisinde sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için teknolojideki gelişmeleri yakından takip ettiklerini, bu doğrultuda yürütülen çalışmaları desteklediklerini bildirdi.
Teknolojinin gelişmesinin sadece Türkiye’de değil dünyada da büyük çapta nitelikli iş gücü ihtiyacını ortaya çıkardığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle ileri teknolojiye dayalı ürünlerin programlanması ve katma değeri yüksek yazılımların geliştirilmesi projelerinde iyi yetişmiş çok sayıda çalışana ihtiyaç duyuluyor. Elbette okullarımızda ve üniversitelerde bu alanda eğitim alan mezunlarımızın sayısını artırmaya gayret ediyoruz. Hızla değişen teknolojinin yakın gelecekte, günümüzde var olan birçok mesleğin yerine yenilerini ikame edeceğinin farkındayız. Ortaya çıkacak yeni mesleklere ve becerilere dair talebi hızla karşılamak için mevcut mekanizmalar dışında araçları da devreye alıyoruz. Ar-Ge merkezlerimizle, teknoparklarımızla, kuluçka merkezi desteklerimizle, tersine beyin göçü teşviklerimizle önemli bir yere geldik.”
Ulusal teknoloji girişimciliği stratejisiyle 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişimini kurma kararlılığını geçen aylarda ilan ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Destekleyeceğimiz geleceğin mesleği sayısını, 25’ten 100’e çıkarttık. İşbaşı eğitim programlarının süresini 6 aydan 9 aya yükselttik. Bunlarla kalmıyor, bilişim başta olmak üzere çeşitli alanlarda istihdamı artıracak yeni projeler, programlar hayata geçiriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, beş önemli unsurun kalkınmanın temelini teşkil ettiğini, bunların yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme olduğunu dile getirdi.
PROJEYE BEŞ BAKANLIK DESTEK VERİYOR
Nitelikli iş gücünü artırmak gayesiyle 2020 yılında başlattıkları 1 Milyon Yazılımcı İstihdamı Projesi’nin bu anlayışla ortaya çıktığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ücretsiz sunulan ve herhangi bir şart aranmayan proje portalına kayıt yaptıran vatandaşların 33 iş kolundan birini seçerek, sistemdeki 1800 saati bulan 216 eğitime dâhil olabildiğini aktardı.
“Başlangıcından bugüne hedefi de aşarak 1 milyon 96 bin 566 kişi bu program üzerinden eğitimlerini tamamladı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Görülen ilgi sebebiyle projemizi devam ettirme, önümüzdeki yıl sistemdeki eğitim sayısını İKİ katına çıkarma kararı aldık. Hazine ve Maliye Bakanlığımız bünyesinde başlattığımız 1 Milyon Yazılımcı İstihdamı Projesi’nin kendi alanlarındaki bölümlerine beş ayrı bakanlığımız da destek veriyor. Millî Eğitim Bakanlığımız, projedeki adayların ölçme ve değerlendirme sürecini yürütüyor. Bugüne kadar 20 bine yakın gencimizin ölçme değerlendirme sonuçları işverenlerle paylaşıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, projedeki eğitim içeriklerinin geliştirilmesine katkı yapıyor. Teknolojinin, durduğunuzda geri kaldığınız bir alan olduğunu asla unutmadan eğitim programlarımızı sürekli yeniliyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımız, proje çalışmalarının gençlik merkezlerimizde yaygınlaşmasını temin ediyor. Ülkemizin 81 iline yayılan bu merkezlerimiz, gençlerimize istihdam alanında da rehberlik etmeye başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, gençlerin proje kapsamında hazırlanan eğitimlerden daha etkin şekilde yararlanabilmesine imkân sağlıyor. Kurumlarımızın sahip olduğu teknoloji gücünü, gençlerimizi geleceğe hazırlamak için harekete geçiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Mesleki Yeterlilik Kurumunun da proje kapsamındaki iş kollarında kendini geliştiren gençlerin mesleki belgelendirme süreçlerinde yer aldığını, böylece verilen emeklerin ve kazanılan becerilerin belgelenmesini temin ettiklerini söyledi.
“500’DEN FAZLA İŞ İLANINA 10 BİNDEN FAZLA GENCİMİZ BAŞVURU YAPTI”
Proje kapsamında, Türkiye’de bir ilk olarak hazırlanan kariyer rehberinde emeği olan sektör uzmanları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcisi şirketlerin de aralarında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bakanlıklarımıza ilaveten, özel sektörümüzü de temsilen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimiz de projemize paydaş olarak katılmıştır. Birliğimiz, yardımcı ve yazılımcı istihdamı sağlayacak sektörlerden işverenlerin projede kayıtlı gençlerimizle buluşturulmasına aracılık ediyor. Bugüne kadar bankacılık ve finans, telekomünikasyon ve elektronik ticaret başta olmak üzere birçok sektörden Türkiye’nin önde gelen şirketleriyle iş birliğine gidildi. Türkiye’nin en büyük şirketlerinin de aralarında olduğu 237 şirketimiz tarafından açılan 500’den fazla iş ilanına 10 binden fazla gencimiz başvuru yaptı. Özel ve kamu bankaları ile yapılan çevrim içi işe alım yarışmalarında başarılı olanlar hemen görevlerine başladı. Ülkemizin en çok genç nüfusuna sahip şehri Şanlıurfa’da düzenlenen istihdam garantili eğitim programı da başarıyla sonuçlandı. Bir önceki Hazine ve Maliye Bakanımız döneminde başlanan 1 Milyon Yazılımcı İstihdamı Programımıza destek veren bakanlıklarımıza, özel sektörümüze, akademisyenlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün gerçekleştirilen TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri Töreni’nde teknoloji alanında yapacakları tüm atılımların temelinde bilimin olduğunu vurguladığını hatırlattı.
Bilimin kaleleri olarak gördükleri üniversitelerin rektörlerine, bilim ve teknoloji odaklı olmayan eğitim sisteminin çağı yakalayamayacağını ve hedeflere ulaştıramayacağını hatırlatmak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldiklerinde 76 olan üniversite sayısını 208’e çıkarmalarının önemini vurguladı.
Daha önce her ilde üniversite olmadığını, ancak şimdi tüm illerde üniversite bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu aynı zamanda şu demek, benim Muşlu, Iğdırlı evladım üniversiteye gireceği zaman İstanbul’a gelebilirse İstanbul’a gelecek, Ankara’ya gelebilirse gelecek, böyle bir şansı yakalama gayreti içindeydi. Ama şimdi durum böyle değil, şimdi benim profesörüm, benim doçentim, doktorum, nereye gidiyor? Iğdır’a, Muş’a Hakkâri’ye gidiyor. Dolayısıyla gencimizin bulunduğu, doğduğu, büyüdüğü ilde üniversitesiyle bir arada yetişmesine yardımcı oluyoruz. Nereden nereye? Bu ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır.’ İşte biz kendi ilinde, yavrularımıza tahsil edebileceği okullarını hazırlamak suretiyle hamdolsun bugünlere geldik. Medeni olmak, medeniyet bu. Ve ilmi Anadolu’ya, tüm annelerimizin, babalarımızın yavrularına yaygınlaştırmayı hamdolsun biz gerçekleştirdik.”
“GENÇLERİMİZİN KURDUKLARI GİRİŞİMLER VASITASIYLA ELDE ETTİKLERİ BAŞARILARLA GURUR DUYUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji alanındaki girişimlerin, ülkenin ekonomik büyümesindeki önemini, son yıllarda milyar dolarlık değerlere ulaşan bilişim şirketlerine bakarak görülebileceğini ifade ederek, “Gençlerimizin belki bir iş, ürün veya oyun fikriyle kurdukları girişimler vasıtasıyla girdikleri yolda elde ettikleri başarılarla bizler de gurur duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde çok daha fazla sayıda bu tür başarı örneklerini ülkemize birlikte kazandıracağız” diye konuştu.
Bilişim sektörünün bir diğer özelliğinin de mekândan bağımsız çalışmaya imkân sağlaması olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün yararlandığımız pek çok teknolojik hizmetin bize ülkenin veya dünyanın neresinden sağlandığını bilemiyoruz. Ürünlerin ve hizmetlerin geliştirilmesinde de benzer bir süreç yaşanıyor. Eskiden tarih kitapları insanların göçebeliğini yazardı. Şimdi hizmetlerin göçebeliğini konuşuyoruz. Dijital göçebeliğin yaygınlaşması, özellikle gelişmekte olan illerimizdeki gençlerimizin katma değeri yüksek bilgi teknolojileri alanında istihdamını kolaylaştırıyor. Biz de fırsatı değerlendirmek için yeni projeler geliştiriyor ve uygulamaya geçiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilgi teknolojilerinin hızla gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan nitelikli personel ihtiyacının, çeşitli alanlarda somut olarak görülmeye başlandığına işaret ederek, şöyle konuştu: “Mesela yerli otomobilimiz Togg üreticileri tarafından bir mobil cihaz olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla bu sınıftaki araçların veya cihazların üretimi yanında bakımı ve idamesi için de daha çok nitelikli teknoloji personeline ihtiyaç olacak. Giderek yaygınlaşan akıllı ev ve bina sistemleri gibi gelişmeler, artan sayıda nitelikli personel ihtiyacı ortaya çıkartıyor. Benzer örneklerin çoğalmasıyla bilgi teknolojileri alanındaki pozisyonlar artık bugünün ve geleceğin mesleği olarak tanımlanıyor. Bu bakımdan Yazılımcı İstihdamı Projemizle Türkiye’nin dijital dönüşümüne de katkı sağlıyoruz.”
“BİLİŞİM PERSONELİ İHTİYACI HIZLA ARTIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel eğitim grubundaki çocuklar ve ebeveynleri için hazırlanan eğitimlere gösterilen yüksek ilgiyi de buna bağladığını, projede 7 yaşından başlayıp 70 yaş üstüne kadar çıkan kullanıcı çeşitliliğinin, milletin topyekun teknolojik gelişmeleri sahiplendiğini gösterdiğini dile getirdi.
Güvenli internet kullanımını öğrenmek için sisteme dâhil olan 73 yaşındaki Mehmet Bey’in de dijital ebeveynlik eğitimi alan 51 yaşındaki Ayşe Hanım’ın da bu sürecin birer parçası olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde 7 yaşındaki Poyraz’dan 8 yaşındaki Abdullah’a, 9 yaşındaki Alya’ya kadar 10 binlerce çocuğumuz, aldıkları eğitimle kodlama, yapay zekâ, siber güvenlik konularına şimdiden hâkim oldular. Benim torunum bile evde, 2 yaşında, 3 yaşında aman ya Rabbim bizi solladı gidiyor. Bu projeyle dijital alana giriş yapan evlatlarımızın ileride neler başarabileceklerini şimdiden hayal edebiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamunun bilişim altyapısına verdiği önemin en güzel sonuçlarının e-Devlet uygulamasıyla alındığına dikkati çekerek, bu altyapıları kuran ve idamesini sağlayan kurumların bilişim personeli ihtiyacının da hızla arttığını söyledi.
Benzer gelişmelere özel sektör şirketlerinde de şahit olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de kendimizi bu geleceğe göre hazırlamaya başladık. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun en önemli başlıklarının bilim, iletişim, dijital, verimlilik olduğunu sizlere hatırlatmak isterim. Gençlerimizde günümüz yazılım teknolojilerinin temelini oluşturan algoritmanın mucidi Harezmi’nin, robot teknolojisinin mucidi Cezeri’nin mirasını yaşatacak azmi ve iradeyi görüyorum” dedi.
“İŞ YAPMA BİÇİMLERİNDEKİ DEĞİŞİMİ ÜLKEMİZE UYARLAYACAK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyümeyi esas alan bir yönetim olarak bu alanların her birindeki gelişmelerden ziyadesiyle memnuniyet ve heyecan duyduklarını belirterek, şunları kaydetti: “İstihdamda, 31 milyonu geçerek tarihimizin en büyük rakamına ulaşmış olmak, en büyük sevinç kaynağımızdır. Sadece son bir yılda 1,5 milyona yakın istihdam sağlamış olmamız, uyguladığımız programın gücüne ve isabetine işaret ediyor. Küresel gelişme ve büyümenin teknoloji ağırlıklı bir istikamete kayması, bizi dijital dönüşüm ve bilgi teknolojileri alanına daha çok eğilmeye yöneltti. Kurumsal yapılardaki ve iş yapma biçimlerindeki değişimi hızla ülkemize uyarlayacak çalışmalar yürütüyoruz. Hiç şüphesiz bu süreçteki en önemli avantajımız, beşeri sermaye gücümüzün zenginliğidir, yani sizlersiniz.
Geçtiğimiz 20 yılda altyapımıza yaptığımız büyük yatırımı, yetişmiş insan potansiyelimizle taçlandırarak, Türkiye Yüzyılı’na güçlü bir giriş yapmayı hedefliyoruz. Çevrenin korunmasından küresel krizlere karşı dirençli bir siyasi ve ekonomik yapı inşasına kadar attığımız her adımda bu hedefi gözetiyoruz. Dünyanın kalanına göre geleceğimize güvenle bakmak için pek çok sebebimiz bulunuyor. Elbette hâlâ çözmemiz gereken sıkıntılarımız da var. Ama bunların hiçbiri önümüzdeki fırsatları ve imkânları en iyi şekilde değerlendirmemize mani değildir. Hayata geçirdiğimiz her atılım gibi yazılımcı istihdamı projesini de bu doğrultuda atılmış bir adım olarak görüyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bu alandaki heyecanını ve gayretini desteklemek için hazırladıkları müjdeleri paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birinci müjdemiz, Hazine Destekli Kefalet Sistemi kapsamında açıkladığımız 200 milyar liralık desteğin 4 milyar liralık kısmını teknoloji destek planı olarak ayırdık. Bu paketle teknoloji odaklı yatırım, blok zinciri, yapay zekâ, akıllı şehir gibi alanlarda KOBİ ölçeğine sahip teknoloji firmalarımızı destekleyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer müjdeleri de şöyle sıraladı: “İkinci müjdemiz, bir milyar lira kefalet limitini haiz, dijital dönüşümü destekleme paketiyle KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerini tamamlamalarını hedefliyoruz. Bu çerçevede KOBİ’lerimize personel desteği, internet altyapısı kurulumu ve kiralanmasına ilişkin giderler, donanım desteği ve yazılım lisansı giderleri gibi alanlarda destek vereceğiz. Üçüncü müjdemiz, veri merkezi sektörümüzü geliştirmek uluslararası veri merkezi ve bulut işletmecilerini ülkemize çekmek amacıyla mali teşvikler yanında icraat çalışması da yapıyoruz.
“KAMUDA GÖREV YAPAN BİLİŞİM PERSONELİNİN SAYISINDA ÇOK CİDDİ ORANDA ARTIRIMA GİDECEĞİZ”
Dördüncü müjdemiz, araştırma-geliştirme merkezleri ve teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan bilişim personeline yüzde 100 uzaktan çalışma desteği sağlayacağız. Beşinci müjdemiz, kamuda görev yapan bilişim personelinin sayısında 2023’te çok ciddi oranda artırıma gideceğiz. Altıncı müjdemiz, kamu bankalarımız vasıtasıyla bilişim alanındaki girişimlere özel, 6 ay geri ödemesiz yeni bir girişimci kredisi vereceğiz. Yedinci müjdemiz, imalat ve bilişim sektörlerinde ilave istihdam yapan iş yerlerine verilen aylık 10 bin liraya kadar sigorta prim desteğini de 2023 sonuna kadar uzatacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıkladığı müjdelerin ülkeye, millete, özellikle de bilişim alanında kendini yetiştiren gençlere hayırlı olmasını diledi.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Milyon İstihdam Projesi kapsamında aldıkları eğitimde başarı kazanan gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.