“Bölgesel ve küresel meselelerde üzerimize düşen sorumluluğumuzu samimi bir şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT World Forum’da yaptığı konuşmada, “Artık hiç kimsenin dünyanın herhangi bir yerindeki sorunu görmezden gelme, çözümüne katkı sunmaktan imtina etme veya katkısını erteleme lüksü yoktur. İnsanlığın ortak geleceğinin selameti için herkes elini taşın altına koymak mecburiyetindedir. Biz işte bu anlayışla, bölgesel ve küresel meselelerde üzerimize düşen sorumluluğumuzu samimi bir şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz” dedi.
“Geleceği Şekillendirmek: Belirsizlikler, Gerçekler ve Fırsatlar” temasıyla bu yıl 6’ncısı Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center’da düzenlenen TRT World Forum 2022’nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 34 ülkeden ve yurt içinden gelen misafirleri selamladı.
Forumun son iki yıldır salgın nedeniyle çevrim içi yapıldığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu defa yüz yüze sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Altıncısı tertiplenen forumun küresel çapta insani, sosyal ve diplomatik etkileşim için önemli bir platform hâline geldiğini görüyoruz. Her sene ekonomi, siyaset, güvenlik, teknoloji ve uluslararası ilişkiler alanlarından pek çok yetkin isim bu platformda kıymetli görüşlerini katılımcılarla paylaşma imkânı buluyor. Küresel nabzı isabetle yansıtan temalar çerçevesinde yapılan fikir teatileri insanlığın karşılaştığı meselelerin çözümüne katkı sunuyor” ifadelerini kullandı.
“TRT WORLD FORUM’UN, BAŞARI ÇITASINI HER YIL DAHA YUKARI TAŞIDIĞINA İNANIYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim sektöründe faaliyet gösterenlerin yaptığı tartışmaların, ülkeyi yönetme sorumluluğu taşıyan siyasetçiler için ufuk açıcı olduğunu dile getirerek, “Ülkemiz, bölgemiz ve tüm dünya için önemli kazanımlar sağlayan TRT World Forum’un başarı çıtasını her yıl daha yukarı taşıdığına inanıyorum” diye konuştu.
Türkiye’den ve yurt dışından katılan ve birikimleriyle forumun içeriğini zenginleştiren bilim, medya ve siyaset camiasına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “TRT yönetimini ve bu güzel programa destek veren tüm kurumlarımızı tebrik ediyor, forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. TRT hem yayınları ve yapımları hem de bu tür platformları vasıtasıyla uluslararası iletişim mecralarında kalıcı izler bırakan millî yayıncılık kuruluşumuzdur. Önce insan ilkesinden hareketle gerçekleştirdiği projelerle yok sayılanları görünür kılan TRT, sessiz yığınların gür sesi misyonunu başarıyla yerine getirmektedir.”
“EN ÇOK RAĞBET GÖSTERİLEN PROGRAMLARIN BAŞINDA TRT YAPIMLARI GELİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT’nin yerleşik kalıplara meydan okuma, doğru bilgiyi dünyaya ulaştırma ve uluslararası yayıncılıkta belli grupların tekelini kırma hedefleriyle egemen medya düzenine karşı da bir alternatif sunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “TRT World ve TRT Arabi ile başlayan bu yolculuk 2020 yılında Almanca ve Rusça dillerinde yayın yapan dijital kanalların da eklenmesiyle güçlenerek yoluna devam etmiştir. Fransızca ve Balkan dillerindeki dijital kanallarla uluslararası yayıncılık alanını genişleten TRT, 2023 yılında İspanyolca ve Farsça dillerindeki dijital mecralarda büyümesini sürdürecektir. Amacımız, ülkemizle birlikte tüm dünyada iyinin, doğrunun ve hakikatin sözcülüğünü yapmaktır. Hamdolsun son yıllarda her alanda olduğu gibi yayıncılık konusunda da çok ciddi mesafe aldık. Bilhassa TRT’nin insani değerleri koruma, yaşatma ve yüceltme eksenli içerikleri yurt içinde ve dışında giderek daha fazla beğeni topluyor. Televizyon seyircilerinin en çok rağbet gösterdiği, ilgiyle takip ettiği programların başında artık TRT’nin yapımları geliyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un sadece tabii ve tarihî güzellikleriyle değil, ev sahipliği yaptığı film ve dizileriyle de küresel bir çekim merkezi hâline geldiğini söyledi.
“İNSANLIĞIN ORTAK GELECEĞİNİN SELAMETİ İÇİN HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAK MECBURİYETİNDEDİR”
Bugün Türkiye’nin dizi ihracatında dünyada ikinci sıraya yükseldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Toplam 150 ülkede 600 milyon kişiye ulaşan izleyici sayısıyla Türk dizileri, Türkiye’nin doğru tanıtımında önemli rol oynuyor. Bu gelişme turizm rakamlarımızı da olumlu yönde etkiliyor. Her yıl ülkemizi ziyaret eden 50 milyon yabancı misafirimizin önemli bir kısmını Türk dizilerinden etkilenen insanların oluşturduğuna inanıyorum. Yurt dışı seyahatlerimizde ülkemize hiç gelmediği ve eğitimini almadığı hâlde bize son derece sempatik bir şekilde Türkçe kelimelerle hitap eden gençlerle, öğrenci kardeşlerimizle, hükûmet yetkilileriyle karşılaşıyoruz. Türkiye’nin, Türkiye’den daha büyük olduğu gerçeğine her yurt dışı ziyaretimizde bir kez daha şahitlik etmenin gururunu yaşıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT başta olmak üzere milletin değerlerini temsil eden başarılı projelere imza atan tüm kurumları, firmaları, oyuncu ve yapımcıları tebrik ederek “İnşallah Türkiye Yüzyılı’nın yayıncılık ayağını sizlerle birlikte inşa edecek, TRT’yi giderek daha da güçlenen küresel bir marka hâline dönüştüreceğiz” diye konuştu.
Bu seneki forumun, gerek Kovid-19 salgını gerekse Rusya-Ukrayna Savaşı sebebiyle küresel ölçekte tansiyonun arttığı dönemde yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şöyle bir baktığımızda, küresel krizlerin ve istikrarsızlıkların yüzde 60’ının Türkiye’nin yakın çevresinde cereyan ettiğini görüyoruz. Forumun temasının ‘Geleceği Şekillendirmek, Belirsizlikler, Gerçekler ve Fırsatlar’ olarak belirlenmesini bu bakımdan çok isabetli buluyorum. İki gün boyunca bu tema altında yapılacak tartışmaların, belirsizliklerin giderilmesine katkı sunacak değerlendirmelere, vesile olmasını diliyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak burada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum: Artık hiç kimsenin dünyanın herhangi bir yerindeki sorunu görmezden gelme, çözümüne katkı sunmaktan imtina etme veya katkısını erteleme lüksü yoktur. İnsanlığın ortak geleceğinin selameti için herkes elini taşın altına koymak mecburiyetindedir. Biz, işte bu anlayışla bölgesel ve küresel meselelerde üzerimize düşen sorumluluğumuzu samimi bir şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz.”
Kovid-19 sürecinde vatandaşlara en iyi hizmetleri sunarken salgınla küresel mücadele çabalarına da güçlü destek verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maske, tıbbi donanım ve aşı gibi kritik her türlü malzemeyi, dostlarımızla ve tüm insanlıkla paylaştık. Ancak salgın sürecinde ortaya çıkan manzara, insanlık için hiç de umut verici olmamıştır. Bu dönemde yaşanan trajediler, küresel sağlık mimarisindeki sorunların çözümü için fırsat olarak görülmelidir” ifadelerini kullandı.
“DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL EDECEK BİR BARIŞ DİPLOMASİSİNE İMZA ATTIK”
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın, yol açtığı can kayıplarının yanında bölge ve dünya için çok ciddi insani, ekonomik ve politik maliyetler oluşturduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Krizin en başından itibaren savaşın kazananı, barışın ise kaybedeni olmaz. Bu ilkeyle yoğun bir diplomasi trafiği yürüttük. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü güçlü bir şekilde savunurken Rusya’ya yönelik akıl dışı politikalarla bölgedeki ateşin körüklenmesine de karşı çıktık. Gerek şahsımın Rusya ve Ukrayna liderleriyle yaptığı doğrudan görüşmelerle gerek ilgili kurumlarımızın temaslarıyla dünyaya örnek teşkil edecek bir barış diplomasisine imza attık. İstanbul süreci sahadaki gelişmelerle sekteye uğramış gibi görünse de hâlen kalıcı barış için en ideal müzakere zemini olma özelliğini koruyor. Rusya ve Ukrayna arasındaki esir takası da yine ülkemizin arabuluculuğunda gerçekleşti. Savaş nedeniyle Ukrayna ve Rusya’dan tahıl başta olmak üzere kritik ürünlerin sevkiyatının durması, Avrupa’dan Afrika’ya tüm ülkeleri etkileyen küresel çapta bir gıda krizine sebep olmuştur. İşte her şey burada. Az önce ufaklığı gördük, ekmek yedi. Buğday olmadan ekmek olur mu? Ama unutmayalım ki şu buğdayın tanesinde çok şeyler var. Bir buğday tanesi, yüz binlerce buğdayı üretiyor. Buğday o denli farklı bir nimet. Şair bunu güzel anlatıyor ama şimdi burada bu şiiri okuduğum zaman anlamakta bırakın, tercüme etmekte zorluk çekenler var. Olabilir. Onun için bunu kısa yoldan anlatmış oldum.”
PUTİN VE ZELENSKİY İLE GÖRÜŞME
Bu krizi çözmek amacıyla pazar günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile aynı şekilde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinin olacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu görüşmelerle birlikte tahıl koridorunu daha da güçlendirmek, Putin’in ifadesiyle öncelikle az gelişmiş ülkelere bu tahıl koridorundan, tahıl ambarından bu imkânları göndermek istediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tahıl koridorundaki tıkanıklığın aşılması ve sonrasında anlaşmanın süresinin uzatılmasının, Türkiye’nin girişimleri sayesinde mümkün olacağını ifade etti.
Zaporijya Nükleer Santrali ile ilgili endişeleri, Rosatom ve Uluslararası Atom Enerjisi uzmanlarının İstanbul’da bir araya gelerek görüştüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savaşın sebep olduğu krizin aşılması için de öncü bir rol oynamayı sürdüreceğini belirtti.
“TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELEMİZDE YALNIZ BIRAKILDIĞIMIZI ASLA UNUTMAYACAĞIZ”
Bu süreçte tüm dünyanın Türkiye’nin samimi ve gerçekçi gayretlerini takdir ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüldü ki Türkiye hakkaniyetli davranıyor, Türkiye istikrar getiriyor, Türkiye güven veriyor, Türkiye barış için çalışıyor, Türkiye krizin değil, çözümün safında duruyor. Türkiye kendisiyle birlikte tüm insanlığın hayrı için çaba harcıyor. Millet ve ülke olarak bu tarihî sorumluluğu yerine getirmeye önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz.” dedi.
Son dönemde yaşanan krizlerin, Avrupa’nın üzerine bina edilen güvenlik ve refah mimarisinin aslında ne kadar kırılgan olduğunu da gözler önüne serdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu meselelerin çözümünde de kilit rol oynama potansiyeline sahiptir. Bunun için önce Avrupa’nın diplomatik ve ekonomik ilişkilerden terörle mücadeleye kadar her konuda ülkemize yaklaşımını, müttefiklik ve ortaklık ruhuna uygun şekilde değiştirmesi gerekiyor. Türkiye’nin mücadele ettiği terör örgütlerine gizli-açık destek veren, teröristleri himaye eden, tarafı olan her meselede karşısında yer alan bir Avrupa ile ortak bir gelecek hayali kurmamızın zor olduğu açıktır. Avrupa Birliği tam üyeliği sürecinde maruz kaldığımız aleni haksızlıkları, bize uygulanan örtülü ambargoları, insani meselelerin şantaj malzemesi hâline getirilmesi gibi daha nice sorunları saymıyorum bile… Hâlbuki biz 2. Dünya Savaşı’ndan sonra tercihimizi Avrupa ile birlikte yol yürümekten yana kullanmış, Soğuk Savaş döneminin yükünü omuzlamış bir ülkeyiz. Siyasi, askerî, ekonomik desteğimizle, insan gücümüzle Avrupa’nın güvenliği ve refahını sürdürmesine verdiğimiz katkıları kimse inkâr edemez. Açık konuşmak gerekirse yaptığımız onca fedakârlığa rağmen bilhassa birliğimizi, beraberliğimizi tehdit eden terör örgütleriyle mücadelemizde yalnız bırakıldığımızı asla unutmayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, binlerce tır silah, mühimmat, araç ve gerecin Türkiye’nin güneyinde, Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütlerine gönderildiğini söyledi.
Bunun Türkiye’nin NATO’da beraber olduğu ülke tarafından gönderildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO’da biz seninle beraberiz de bu terör örgütlerine bunca silah, mühimmat, araç, gereci nasıl gönderirsin? Yok diyor böyle bir şey. Bütün video yayınlarını, hepsini kendilerine gösterdik, gösteriyoruz. Türkiye’ye bunları anlatamazsınız. Çünkü biz her zaman haktan, hakikatten yana olduk. Gerçekten yana olduk. Onun için de bu teröristlerle verdiğimiz mücadelede kimse kalkıp bize hesap soramaz. Terörün küresel bir tehdit olduğunu ve mücadelenin de küresel iş birliği içinde yapılması gerektiğini her platformda ifade ediyoruz” diye konuştu.
Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın en büyük tehdit gördüğü DEAŞ’a karşı en ağır darbeyi Türkiye’nin vurduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu görüşümüzü sahada fiilen ispatladık. Bugün ‘benim’ diyen ülkeler acaba DEAŞ ile herhangi bir mücadele veriyor mu? Hayır. YPG, PYD… Bunlarla bir mücadele veriyor mu? Hayır. Bütün bunlarla mücadele veren ülke biziz. Sınırlarımızın güvenliği için başlattığımız harekâtları, kimseden destek alamasak da yürütecek ve sonuçlandıracak güce, imkâna, kararlılığına sahip olduğumuzu herkese gösterdik. İnşallah siyasi, diplomatik, ekonomik etkinliğimizi arttırarak, Savunma Sanayii başta olmak üzere her alanda hedeflerimize ulaşarak, konumumuzu daha da ileri taşıyacağız. Aynı şekilde Ege’de ve Akdeniz’de Yunanistan’ı hesapsızca destekleyerek bu ülkenin mütecaviz ve provokatif girişimlerine cesaret verenlere de eyvallah etmedik, etmeyeceğiz. NATO’da beraberiz ama Yunanistan’ın adalarını silahlarla, uçaklarla donatıyorsun. Biz hâlâ bir F16 meselesini sizlerle çözemedik. Parasını verdiğimiz hâlde çözemedik. Kıbrıs meselesinin, hakkaniyetli bir şekilde yeni ve somut adımlarla çözüme kavuşturulması için diyalogdan vazgeçmiyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı ile Avrupa’dan Asya’nın derinliklerine giderek, daha da derinleşen bir dostluk ve kardeşlik köprüsü kurulduğunu belirterek, “Körfez ülkelerinin bazılarıyla bir dönem soğuyan ilişkilerimizi yeniden hızla güçlendiriyoruz. Afrika’da uzunca bir süredir yürüttüğümüz, tamamı da birlikte kazanma yaklaşımı üzerine kurulu siyasi, ekonomik, insani programlarımızın meyvelerini almaya başladık. Güney Amerika ülkeleriyle de benzer sıkı ilişkiler kurma irademizi yavaş yavaş somut adımlara dönüştürüyoruz” ifadelerini kullandı.
“TAKİP EDEN DEĞİL, TAKİP EDİLEN ÜLKE KONUMUMUZU DAHA DA PEKİŞTİRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel ve küresel meselelerde Türkiyesiz bir çözüm olmadığını ve Türkiye’nin dostluğunun sağlayacağı faydaları artık herkesin anladığını vurguladı.
Dünyanın yeni ve hayati meydan okumalarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla takip eden değil, takip edilen ülke konumunu daha da pekiştireceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Türkiye Yüzyılı’nın ülkemizle beraber tüm dünya için huzurun, güvenin, istikrarın, barışın yüzyılı olması hedefiyle demokrasi ve kalkınma atılımlarımızı hızlandıracağız. Bu çerçevede ortaya koyduğumuz, ‘yarın değil hemen şimdi’ düsturumuz en çok da küresel meselelerin çözümü için geçerlidir. Türkiye olarak her hâl ve şart altında adaleti, vicdanı ve hâkim bakış açısını temsil etmekte ısrarcı olacağız. Herkesi ‘dünya beşten büyüktür’ tespiti etrafında toplanmaya davet ederken ‘daha adil bir dünya mümkün’ diyerek de umudumuzu diri tutmayı sürdüreceğiz. Sahada ve masada diplomasiyi yürütürken, düşünce zeminini de sağlam tutacak etkinlikleri ihmal etmeyeceğiz. Bu çerçevede TRT World Forum’un karmaşık meselelere, yenilikçi yaklaşımlar sunmada dikkatle takip edilen bir platform olarak öne çıkmasını temenni ediyorum. Sözlerime son verirken bir kez daha TRT World Forum’un başarılı geçmesini diliyor, programa katkıda herkese teşekkür ediyorum.”
Açılış konuşmalarının ardından TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması sayesinde Ukrayna’dan tüm dünyaya sevk edilen buğdayı temsil eden bir hediye takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın sonunda katılımcılarla aile fotoğrafı çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.