Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Öğretmenler Günü münasebetiyle 81 ilden gelen öğretmenlerle Cumhurbaşkanlığı Beştepe Sergi Salonu’nda düzenlenen yemekte bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün tüm öğretmenlere, ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.
İstiklal Caddesi’ndeki kalleş saldırıda şehit olan Arzu Özsoy ile Karkamış’ta şehit edilen Ayşenur Alkan başta olmak üzere teröre kurban verdikleri tüm öğretmenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mekânları cennet olsun inşallah. Rabb’im şehitlerimizin mekânlarını cennet, makamlarını ali eylesin” diye konuştu.
Vatanına ve milletine hayırlı nesiller yetiştirmek uğruna canlarını feda eden öğretmenlerin aziz hatıralarına sahip çıkmayı görev addettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varlık sebebimiz öğretmenlerimizdir. Biz öğretmenlerimizle var olduk, bugünlere geldik. Eğer Cumhurbaşkanı olduysak bunun tohumlamasını yapan öğretmenlerimizdir. Biz onlarla buralara tırmandık. Durup dururken olmadı” dedi.
Bir öğrencinin hocasına mektubundaki “Varlık sebebim, muhterem hocam” şeklindeki giriş cümlesinin çok önemli olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hatıra ormanı içerisinde açılışı yapılan şehitler anıtı ve abidesini öğretmenlere şükran borçlarının mütevazı bir ifadesi olarak gördüklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergiledikleri fedakârlıklarla millî eğitim tarihine adlarını şanla, şerefle yazdıran 192 kahramanın hiçbirinin unutulmasına izin vermeyeceklerini belirtti.
TERÖRLE MÜCADELE
“Öğretmenlerimizin canına kasteden alçaklara, döktükleri her damla kanın hesabını misliyle sormaya devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Silahlı kuvvetlerimiz, Irak ve Suriye’nin kuzeyine düzenledikleri hava harekâtlarıyla saldırıların planlandığı ve gerçekleştirildiği terör yuvalarını darmadağın ediyorlar. Şu anda parlamentomuzda bundan rahatsız olan maalesef, ne idiği belirsiz birileri var. Bundan rahatsızlar. Niye rahatsızlar? Millî istihbarat, silahlı kuvvetler, polis teşkilatı niye kalkıp da bu insanlarla uğraşıyormuş. Evet, nerede bir terörist varsa bu milletin güvenlik teşkilatı, polisiyle, askeriyle, güvenlik güçleriyle orada olacak. Bunu bugün söylemiyoruz. Gabar’da da olacağız, Cudi’de de olacağız, Tendürek’te de olacağız. Velhasıl nerede varsa orada olacağız. Öğretmenimize eli kalkanın her şeyini darmadağın ederiz. Bu bundan sonra da böyle gidecek. Ülkemize yönelik terör tehdidi tamamen sona erene kadar sınırlarımız içinde ve dışında bu mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz. Evlatlarımızı, 780 bin kilometre karenin hiçbir karışında terörün olmadığı, terör tehdidinin bulunmadığı bir Türkiye’de yaşatmakta kararlıyız. Rabb’im kahraman güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun.”
“MİLLETİN EMANETİNİ YÜKLENDİĞİMİZ GÜNDEN İTİBAREN EĞİTİMİ DAİMA İLK SIRAYA YERLEŞTİRDİK”
Bugün münasebetiyle uzun yıllar ülkesine aşkla hizmet etmiş emekli öğretmenlere de sağlıklı, bereketli ömürler dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatta olup üzerimde emeği olan tüm öğretmenlerimin ellerinden öpüyorum. Ahirete irtihal eden hocalarımı da Rabb’im cennetiyle, cemaliyle şereflendirsin” dedi.
Anadolu’nun kutup yıldızlarından Hacı Bektaşi Veli’nin “Madde karanlığı akıl nuru, cehalet karanlığı ilim nuru, nefis karanlığı marifet nuru, gönül karanlığı da aşk nuru ile aydınlanır” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Gönül dünyamızı, akıl dünyamızı, ruh dünyamızı aydınlatanların başında hiç şüphesiz öğretmenlerimiz gelir. Bizim kültürümüzde öğretmen, sadece bilgi aktaran değildir. Öğretmen, bir kuyumcu titizliğinde öğrencisinin içindeki o cevheri işleyen, öğrencisine değer katan, kendisine emanet edilen o körpe dimağları en güzel şekilde yetiştiren, terbiye eden bir gönül işçisidir. Bilgisiyle beraber tecrübesi ve irfanı ile de çocuklarımızı geleceğe hazırlayan öğretmen, aynı zamanda örnek alınacak, izinden gidilecek, tuttuğu ışıkla yürünecek bir rol modeldir. Bu hakikati merhum bir hocamız ‘öğretmen olmak bir cana dokunmak’ ifadesiyle dile getiriyor. Nitekim hepimizin hayatında kendisine örnek aldığı, tavsiyeleriyle ufkunu açan, sıkıntılı günlerinde elinden tutan, zorluklar karşısında yüreklendiren asla unutamadığı bir öğretmeni muhakkak vardır. Birçoğumuz öğretmenlerimiz sayesinde ülkeye, millete hizmet etmeyi, fedakârlığı, sabrı, tahammülü öğrendik. Bu vasıflarıyla öğretmenlerimiz eğitim-öğretim sistemimizin temel yapı taşları olma yanında karakterimizin de mimarlarıdır.”
Anaokulu ile birlikte 13 yıl boyunca sabırla emek vererek evlatlarını üniversite kapısına veya hayata atılma safhasına getiren öğretmeni dışlayan bir sistemin başarılı olma şansının bulunmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bizden önce bunun sancısını derinden yaşamış bir ülkedir. Milletin emanetini yüklendiğimiz günden itibaren eğitimi daima ilk sıraya yerleştirdik. Türkiye büyüdükçe, Türkiye’nin şartları ve imkânları çoğaldıkça bunu her şeyden önce öğretmenlerimize yansıtmayı görev bildik” dedi.
“EĞİTİMİN ALTYAPISINI BÜYÜTÜRKEN, EĞİTİMİN VAZGEÇİLMEZ UNSURU ÖĞRETMENLERİMİZİ DE İHMAL ETMEDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yıldır öğretmenlerin, görevlerini gönül huzuruyla yapabilmeleri için tarihî nitelikte birçok adım attıklarını belirtti.
Türkiye’nin 81 iline anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite olmak üzere her seviyede çok sayıda eğitim kurumu kazandırdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, derslik sayısını ikiye katlayarak, uzun yıllardır kanayan en büyük yara olan kalabalık sınıf meselesini çözüme kavuşturduklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin 75 kişilik sınıfta okuduğunu dile getirerek, “Öyle hatırlıyorum ki, 120 kişilik sınıfların olduğu okullarımız vardı ama şimdi sayı 20’nin altına indi. Bu durup dururken olmadı. Bu bir azmin, gayretin neticesinde oldu. Bizim çektiğimiz çileyi, bu nesil çekmesin istedik. İstedik ki bu yavrularımız en ideal şekilde yetişsin ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısını ilköğretimde 28’den 15’e, ortaöğretimde 18’den 13’e indirdik” bilgisini paylaştı.
Okulları bakımsızlıktan kurtardıklarının, spor salonundan kütüphaneye, laboratuvardan akıllı tahtaya kadar her alanda en modern imkânlarla donattıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimin altyapısını bu derece büyütürken, elbette eğitimin vazgeçilmez unsuru öğretmenlerimizi de ihmal etmedik. Bugüne kadar toplam 750 bin yeni öğretmen ataması yaparak, eğitim ordumuzu güçlendirdik. Bir başka ifadeyle halen görev başındaki 100 öğretmenden 75’inin atamasını biz yaptık.” diye konuştu.
“ÖNÜMÜZDEKİ YIL İÇİN EĞİTİM BÜTÇEMİZİ 651 MİLYAR LİRA OLARAK BELİRLEDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her yıl olduğu gibi bu yıl da bütçede aslan payını eğitime ayırdıklarına dikkati çekerek, “20 yıl önce eğitime ayrılan bütçe, yalnızca 7,5 milyar liraydı. Yükseköğrenim dâhil eğitime ayrılan bütçeyi 304 milyar liraya çıkardık. Nereden nereye. Hâlihazırda görüşmeleri devam eden, önümüzdeki yıl için eğitim bütçemizi 651 milyar lira olarak belirledik” dedi.
Gelecek dönemde de eğitim alanında ihtiyaç ve beklentilere uygun şekilde gereken adımları atmayı sürdüreceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin “böyle gelmiş, böyle gider” anlayışıyla yürütülebilecek bir faaliyet olmadığını vurguladı.
“GELECEĞE YÖN VERMEYE ODAKLANDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müfredattan altyapıya, ölçme ve değerlendirme yöntemlerinden öğretmen gelişimine kadar eğitimin tüm boyutlarında yeniliğe açık olmak gerektiğini belirterek, şöyle devam etti: “Elbette her değişimin beraberinde getirdiği çeşitli zorluklar da oluyor. Fakat neticede ortaya çıkan katma değerin faydasını, öğretmen ve öğrencilerimizle birlikte tüm millet ve memleket görüyor. Eğitimle ilgili reform çalışmalarımızı hep bu anlayışla hayata geçirdik. Günü kurtarmaya değil, geleceği inşa etmeye, geleceğe yön vermeye odaklandık. Kısa süreli çıkarların peşinde koşmak yerine ülkemiz ve milletimiz için en hayırlısını yapmanın çabası içinde olduk. Eğitime ilişkin her reformu, her kararı uzun istişareler neticesinde artısını, eksisini iyi hesap ederek tasarladık ve uyguladık.”
Öğretmenlerin 60 yıllık hayali olan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu da bu yaklaşımla ortaya koyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kanunla amaçlarının öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sunacak bir kariyer sistemi inşa ederken, mali ve sosyal hakları da iyileştirmek olduğunu söyledi.
“66 BİN 679 UZMAN ÖĞRETMENİMİZ, BAŞÖĞRETMEN OLMA HAKKINI KAZANDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanun yürürlüğe girer girmez, daha önüne arkasına, getirdiği kazanımlara bakmadan birilerinin öğretmenleri kışkırtmaya başladığına işaret ederek, “Tamamı yalan veya yanlış bilgilerle devletimizle öğretmenlerimiz arasına fitne sokmaya çalıştırlar. Boykot çağrıları yaparak kanunun getirdiği haklardan öğretmenlerimizin faydalanmasına mani olmak istediler ama öğretmenlerimiz bu kirli oyuna gelmedi” dedi.
Öğretmenlerin, devletin kendilerine sunduğu tarihî fırsata sahip çıktığını ve siyaset simsarlarına gereken cevabı verdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şartları taşıyan öğretmenlerimizin yüzde 95’i kariyer sistemine başvurmuştur. Başvuruların yüzde 99’u eğitimlerini tamamlamış ve sınava girmiştir. Lisansüstü eğitim yapmış olan 94 bin 863 öğretmenimiz ise sınavdan muaf tutulmuştur. Buradan kariyerlerine ve geleceklerine sahip çıkan tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Kanun kapsamında uzman ve başöğretmen unvanı almaya hak kazanan öğretmen sayılarını paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Uzman öğretmenlik sınavına başvuran 432 bin 672 öğretmenimizin 422 bin 368’i sınavda başarılı oldu. Muaf tutulanlarla birlikte toplam 516 bin 974 öğretmenimiz uzman öğretmen olma hakkı kazandı. Başöğretmenlik sınavına başvuran 68 bin 67 uzman öğretmenimizin 66 bin 422’si sınavda başarılı oldu. 257 uzman öğretmenimiz ise doktora eğitimini tamamladıkları için sınavdan muaf tutulmuşlardır. Böylece 66 bin 679 uzman öğretmenimiz, başöğretmen olma hakkını kazandı. Gerek kışkırtmalara prim vermedikleri gerekse gösterdikleri üstün başarı dolayısıyla uzman ve başöğretmenlerimizi tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığını da öğretmenlerin kazanımlarına, yeni kazanımlar katacak bu süreci, süratli ve başarılı yönettiği için kutladı.
Gelecek nesillere daha huzurlu ve müreffeh bir ülke bırakacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, maarif davasının sembol isimlerinden Nurettin Topçu’nun “Millet bünyesinde inkılaplar mekteple başlar ve her milletin kendine özel olan mektepleri vardır. Âdemoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimlerdir” sözlerini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlerin, omuzlarındaki sorumluluğun bilinciyle hareket etmeyi sürdüreceğine inandığını söyledi. Öğretmenler Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör saldırılarında şehit olan öğretmenleri rahmetle andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Siber güvenlik, bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir. Müteakip dönem başkanlığımız sırasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve iş birliğini daha ileriye taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’nde bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri’nin şehri Türkistan’da olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirterek Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e ev sahipliği için teşekkür etti.
Kadim Türkistan şehrinin, Orhun Abidelerinden Divanu Lugati’t-Türk’e, Kutadgu Bilig’den Dede Korkut’a uzanan ortak hafızanın canlı abidesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu erenlerinin feyiz aldığı Türkistan, geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz sarsılmaz köprünün en güçlü halkalarından biridir” dedi.
Zirveyi, kendileri için anlamlı kılan bir diğer hususun da Türk dünyasının ayrılmaz parçası Kıbrıs Türk halkının temsil edilmesi olduğunu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı Türkistan zirvesinde görmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk dünyasının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerini kuvvetlendirerek sürdürmesini temenni ediyorum” dedi.
Geleceğin dünyasında daha fazla söz ve etki sahibi olabilmek için özellikle teknolojide iş birliğini en üst seviyeye çıkarmak durumunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Zirvemizin ‘Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma’ temasıyla gerçekleştirilmesini bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Geleceğe yön verme noktasında, dijitalleştirerek kalkınan Türk dünyası vizyonunu benimsememiz büyük önem taşıyor. Gaspıralı’nın ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ şiarına 115 yıl sonra şimdi bizlerin, ‘Dijital vizyonda birlik’ ifadesini eklememizin zamanı gelmiştir. Bu vizyon nitelikli insan kaynağı, güçlü, dijital altyapılar ve veri temelli kamu idaresi anlayışı üzerine inşa edilmeli, aramızdaki dijital bağlantısallık kuvvetlendirilmelidir. Ülkelerimiz arasında ortak teknoloji projelerinin geliştirilmesi hiç şüphesiz bu vizyonu destekleyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dijital dönüşüm sürecinde geri kalmamızın bağımsızlığımızı da tehdit eden bir unsur olacağının farkındayız. Yapay zekânın bir tahakküm aracına dönüşmemesi için bu temayı doğru bir yaklaşımla fırsat zaviyesinden ele almalıyız. İnanıyorum ki cebir ve algoritmanın babası Harezmi’yi, felsefe ve mantığın piri Farabi’yi, eseriyle tıp bilimine ışık tutan İbn-i Sina’yı, astronomi biliminin önderleri Biruni, Ulubey ve Ali Kuşçu’yu yetiştiren bu mümbit topraklardan yeni bilim insanları da çıkartacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm alanlarda olduğu üzere dijital gelişmişlikte de uluslararası adaletin sağlanmasının mühim olduğunu vurgulayarak, “Gelişmiş ülkeler ile en az gelişmiş ülkeler arasındaki dijital uçurumun kapatılması bu bakışımızın esasını teşkil etmelidir” dedi.
“SİBER GÜVENLİK, BUGÜNÜN DÜNYASINDA TIPKI KARA, HAVA VE DENİZDEKİ GÜVENLİK GİBİ ZARURİDİR”
Gebze’deki Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası ile Teşkilatın üye ve gözlemcilerinin iş birliğini önemsediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ teknolojilerinin beraberinde getirdiği yeni risk alanlarına karşı müteyakkız olunması gerektiğine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, veri bankalarına ve kritik ulusal altyapılarına yönelik yeni nesil tehditlerin, dijital dönüşümün dikkatle yönetilmesi gereken boyutları olduğunu söyleyerek, “Siber güvenlik, bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir. Müteakip dönem Başkanlığımız sırasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve iş birliğini daha ileriye taşımayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar kültürel alanda kaydettikleri gelişmelerin, Türk bütünleşmesinin en önemli sütunlarından biri hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te Semerkant’ta düzenlenen UNESCO 43’üncü Genel Konferansı’nda, 15 Aralık’ın “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” olarak ilan edilmesinin herkesin ortak başarısı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortak Türk alfabesinin eğitimden kültüre, akademik iş birliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda kullanılmasının önemli olduğunu bildirerek, “Ortak dilimizin zenginliğini dijital dünyada görünür kılacak Türk dili modeli ve benzeri yapay zekâ temelli girişimlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Türk Dünyası Sivil Toplum Destek Sistemi tarzı modellerle bu alanda dijital iş birliğinin güçlendirilebileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yakın çevremizde yaşanan krizler, Türk dünyasının dayanışma içinde hareket etmesinin stratejik değerini bir kez daha ortaya koymuştur. Jeopolitik sınamalar karşısında istişare mekanizmalarımızı ve eş güdümümüzü güçlendirmeliyiz. TDT Plus formatının bir an önce hayata geçirilmesinde fayda görüyoruz. Bizlerin ve bakanlarımızın artan temasları Türk devletlerinin artık ortak meseleler arasında üst düzey refleksler kazandığını teyit ediyor. Bugün Hürmüz Boğazı merkezli krizinde gösterdiği üzere, Ortak Koridor başta olmak üzere Türk dünyasını birbirine bağlayan ulaşım projeleri daha uzun yıllar önceliğimiz olmayı sürdürecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin, Lübnan, İran, Ukrayna ve daha birçok kriz, savunmamızı güçlendirmemiz ve sanayi alanında iş birliğimizi artırmamız gerektiğine işaret ediyor. Türkiye olarak, yüksek teknolojiyle şekillendirdiğimiz savunma sanayiinde edindiğimiz tecrübeyi, Teşkilatımızın üyeleriyle paylaşmaya hazırız. Teşkilatımız bünyesinde savunma sanayii kurumları toplantılarının önemli olarak gerçekleştirilmesini önemsiyoruz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ni, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sunduğu imkânları öne çıkaran bir yaklaşımla tasarladıklarını ifade ederek, “Ayrıca tarımsal üretimin desteklenmesi için teknolojinin imkânlarından azami ölçüde istifade etmeyi hedefleyen bir dönüşümün içerisindeyiz. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatının 2027 Temmuz ayında yapılacak Genel Direktörlük seçimine adaylığımızı açıklamış bulunuyoruz. Bu önemli görev için tüm Türk devletlerinin ortak adayı olarak göreceğinize inandığım Dr. Mehdi Eker’e kıymetli desteğinizi bekliyoruz” dedi.
Türk Devletleri Teşkilatının bu yıl sona ermeden müteakip zirvesinde katılımcıları Ankara’da misafir etmekten bahtiyar olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle Teşkilatımızın mevcut Dönem Başkanı Can Azerbaycan’a, Aile Meclisimizin bütünleşmesine yaptığı katkılar için teşekkür ediyorum. Değerli kardeşim Sayın Tokayev’e de fevkalade ev sahipliği için bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyor, huzurlu bayram geçirmenizi diliyorum. Türkistan Zirvemizin Türk dünyası başta olmak üzere tüm dost ve kardeş ülkelere hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde düzenlenen, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’ne katıldı.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ev sahipliğinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkistan Kongre Merkezi’ne gelişinde Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev tarafından karşılandı.
Burada çekilen aile fotoğrafında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Gayriresmî Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Kazakistan’ın Türkistan şehrinde Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüştü.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.