Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Öğretmenler Günü münasebetiyle 81 ilden gelen öğretmenlerle Cumhurbaşkanlığı Beştepe Sergi Salonu’nda düzenlenen yemekte bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün tüm öğretmenlere, ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.
İstiklal Caddesi’ndeki kalleş saldırıda şehit olan Arzu Özsoy ile Karkamış’ta şehit edilen Ayşenur Alkan başta olmak üzere teröre kurban verdikleri tüm öğretmenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mekânları cennet olsun inşallah. Rabb’im şehitlerimizin mekânlarını cennet, makamlarını ali eylesin” diye konuştu.
Vatanına ve milletine hayırlı nesiller yetiştirmek uğruna canlarını feda eden öğretmenlerin aziz hatıralarına sahip çıkmayı görev addettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varlık sebebimiz öğretmenlerimizdir. Biz öğretmenlerimizle var olduk, bugünlere geldik. Eğer Cumhurbaşkanı olduysak bunun tohumlamasını yapan öğretmenlerimizdir. Biz onlarla buralara tırmandık. Durup dururken olmadı” dedi.
Bir öğrencinin hocasına mektubundaki “Varlık sebebim, muhterem hocam” şeklindeki giriş cümlesinin çok önemli olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hatıra ormanı içerisinde açılışı yapılan şehitler anıtı ve abidesini öğretmenlere şükran borçlarının mütevazı bir ifadesi olarak gördüklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergiledikleri fedakârlıklarla millî eğitim tarihine adlarını şanla, şerefle yazdıran 192 kahramanın hiçbirinin unutulmasına izin vermeyeceklerini belirtti.
TERÖRLE MÜCADELE
“Öğretmenlerimizin canına kasteden alçaklara, döktükleri her damla kanın hesabını misliyle sormaya devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Silahlı kuvvetlerimiz, Irak ve Suriye’nin kuzeyine düzenledikleri hava harekâtlarıyla saldırıların planlandığı ve gerçekleştirildiği terör yuvalarını darmadağın ediyorlar. Şu anda parlamentomuzda bundan rahatsız olan maalesef, ne idiği belirsiz birileri var. Bundan rahatsızlar. Niye rahatsızlar? Millî istihbarat, silahlı kuvvetler, polis teşkilatı niye kalkıp da bu insanlarla uğraşıyormuş. Evet, nerede bir terörist varsa bu milletin güvenlik teşkilatı, polisiyle, askeriyle, güvenlik güçleriyle orada olacak. Bunu bugün söylemiyoruz. Gabar’da da olacağız, Cudi’de de olacağız, Tendürek’te de olacağız. Velhasıl nerede varsa orada olacağız. Öğretmenimize eli kalkanın her şeyini darmadağın ederiz. Bu bundan sonra da böyle gidecek. Ülkemize yönelik terör tehdidi tamamen sona erene kadar sınırlarımız içinde ve dışında bu mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz. Evlatlarımızı, 780 bin kilometre karenin hiçbir karışında terörün olmadığı, terör tehdidinin bulunmadığı bir Türkiye’de yaşatmakta kararlıyız. Rabb’im kahraman güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun.”
“MİLLETİN EMANETİNİ YÜKLENDİĞİMİZ GÜNDEN İTİBAREN EĞİTİMİ DAİMA İLK SIRAYA YERLEŞTİRDİK”
Bugün münasebetiyle uzun yıllar ülkesine aşkla hizmet etmiş emekli öğretmenlere de sağlıklı, bereketli ömürler dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatta olup üzerimde emeği olan tüm öğretmenlerimin ellerinden öpüyorum. Ahirete irtihal eden hocalarımı da Rabb’im cennetiyle, cemaliyle şereflendirsin” dedi.
Anadolu’nun kutup yıldızlarından Hacı Bektaşi Veli’nin “Madde karanlığı akıl nuru, cehalet karanlığı ilim nuru, nefis karanlığı marifet nuru, gönül karanlığı da aşk nuru ile aydınlanır” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Gönül dünyamızı, akıl dünyamızı, ruh dünyamızı aydınlatanların başında hiç şüphesiz öğretmenlerimiz gelir. Bizim kültürümüzde öğretmen, sadece bilgi aktaran değildir. Öğretmen, bir kuyumcu titizliğinde öğrencisinin içindeki o cevheri işleyen, öğrencisine değer katan, kendisine emanet edilen o körpe dimağları en güzel şekilde yetiştiren, terbiye eden bir gönül işçisidir. Bilgisiyle beraber tecrübesi ve irfanı ile de çocuklarımızı geleceğe hazırlayan öğretmen, aynı zamanda örnek alınacak, izinden gidilecek, tuttuğu ışıkla yürünecek bir rol modeldir. Bu hakikati merhum bir hocamız ‘öğretmen olmak bir cana dokunmak’ ifadesiyle dile getiriyor. Nitekim hepimizin hayatında kendisine örnek aldığı, tavsiyeleriyle ufkunu açan, sıkıntılı günlerinde elinden tutan, zorluklar karşısında yüreklendiren asla unutamadığı bir öğretmeni muhakkak vardır. Birçoğumuz öğretmenlerimiz sayesinde ülkeye, millete hizmet etmeyi, fedakârlığı, sabrı, tahammülü öğrendik. Bu vasıflarıyla öğretmenlerimiz eğitim-öğretim sistemimizin temel yapı taşları olma yanında karakterimizin de mimarlarıdır.”
Anaokulu ile birlikte 13 yıl boyunca sabırla emek vererek evlatlarını üniversite kapısına veya hayata atılma safhasına getiren öğretmeni dışlayan bir sistemin başarılı olma şansının bulunmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bizden önce bunun sancısını derinden yaşamış bir ülkedir. Milletin emanetini yüklendiğimiz günden itibaren eğitimi daima ilk sıraya yerleştirdik. Türkiye büyüdükçe, Türkiye’nin şartları ve imkânları çoğaldıkça bunu her şeyden önce öğretmenlerimize yansıtmayı görev bildik” dedi.
“EĞİTİMİN ALTYAPISINI BÜYÜTÜRKEN, EĞİTİMİN VAZGEÇİLMEZ UNSURU ÖĞRETMENLERİMİZİ DE İHMAL ETMEDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yıldır öğretmenlerin, görevlerini gönül huzuruyla yapabilmeleri için tarihî nitelikte birçok adım attıklarını belirtti.
Türkiye’nin 81 iline anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite olmak üzere her seviyede çok sayıda eğitim kurumu kazandırdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, derslik sayısını ikiye katlayarak, uzun yıllardır kanayan en büyük yara olan kalabalık sınıf meselesini çözüme kavuşturduklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin 75 kişilik sınıfta okuduğunu dile getirerek, “Öyle hatırlıyorum ki, 120 kişilik sınıfların olduğu okullarımız vardı ama şimdi sayı 20’nin altına indi. Bu durup dururken olmadı. Bu bir azmin, gayretin neticesinde oldu. Bizim çektiğimiz çileyi, bu nesil çekmesin istedik. İstedik ki bu yavrularımız en ideal şekilde yetişsin ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısını ilköğretimde 28’den 15’e, ortaöğretimde 18’den 13’e indirdik” bilgisini paylaştı.
Okulları bakımsızlıktan kurtardıklarının, spor salonundan kütüphaneye, laboratuvardan akıllı tahtaya kadar her alanda en modern imkânlarla donattıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimin altyapısını bu derece büyütürken, elbette eğitimin vazgeçilmez unsuru öğretmenlerimizi de ihmal etmedik. Bugüne kadar toplam 750 bin yeni öğretmen ataması yaparak, eğitim ordumuzu güçlendirdik. Bir başka ifadeyle halen görev başındaki 100 öğretmenden 75’inin atamasını biz yaptık.” diye konuştu.
“ÖNÜMÜZDEKİ YIL İÇİN EĞİTİM BÜTÇEMİZİ 651 MİLYAR LİRA OLARAK BELİRLEDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her yıl olduğu gibi bu yıl da bütçede aslan payını eğitime ayırdıklarına dikkati çekerek, “20 yıl önce eğitime ayrılan bütçe, yalnızca 7,5 milyar liraydı. Yükseköğrenim dâhil eğitime ayrılan bütçeyi 304 milyar liraya çıkardık. Nereden nereye. Hâlihazırda görüşmeleri devam eden, önümüzdeki yıl için eğitim bütçemizi 651 milyar lira olarak belirledik” dedi.
Gelecek dönemde de eğitim alanında ihtiyaç ve beklentilere uygun şekilde gereken adımları atmayı sürdüreceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin “böyle gelmiş, böyle gider” anlayışıyla yürütülebilecek bir faaliyet olmadığını vurguladı.
“GELECEĞE YÖN VERMEYE ODAKLANDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müfredattan altyapıya, ölçme ve değerlendirme yöntemlerinden öğretmen gelişimine kadar eğitimin tüm boyutlarında yeniliğe açık olmak gerektiğini belirterek, şöyle devam etti: “Elbette her değişimin beraberinde getirdiği çeşitli zorluklar da oluyor. Fakat neticede ortaya çıkan katma değerin faydasını, öğretmen ve öğrencilerimizle birlikte tüm millet ve memleket görüyor. Eğitimle ilgili reform çalışmalarımızı hep bu anlayışla hayata geçirdik. Günü kurtarmaya değil, geleceği inşa etmeye, geleceğe yön vermeye odaklandık. Kısa süreli çıkarların peşinde koşmak yerine ülkemiz ve milletimiz için en hayırlısını yapmanın çabası içinde olduk. Eğitime ilişkin her reformu, her kararı uzun istişareler neticesinde artısını, eksisini iyi hesap ederek tasarladık ve uyguladık.”
Öğretmenlerin 60 yıllık hayali olan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu da bu yaklaşımla ortaya koyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kanunla amaçlarının öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sunacak bir kariyer sistemi inşa ederken, mali ve sosyal hakları da iyileştirmek olduğunu söyledi.
“66 BİN 679 UZMAN ÖĞRETMENİMİZ, BAŞÖĞRETMEN OLMA HAKKINI KAZANDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanun yürürlüğe girer girmez, daha önüne arkasına, getirdiği kazanımlara bakmadan birilerinin öğretmenleri kışkırtmaya başladığına işaret ederek, “Tamamı yalan veya yanlış bilgilerle devletimizle öğretmenlerimiz arasına fitne sokmaya çalıştırlar. Boykot çağrıları yaparak kanunun getirdiği haklardan öğretmenlerimizin faydalanmasına mani olmak istediler ama öğretmenlerimiz bu kirli oyuna gelmedi” dedi.
Öğretmenlerin, devletin kendilerine sunduğu tarihî fırsata sahip çıktığını ve siyaset simsarlarına gereken cevabı verdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şartları taşıyan öğretmenlerimizin yüzde 95’i kariyer sistemine başvurmuştur. Başvuruların yüzde 99’u eğitimlerini tamamlamış ve sınava girmiştir. Lisansüstü eğitim yapmış olan 94 bin 863 öğretmenimiz ise sınavdan muaf tutulmuştur. Buradan kariyerlerine ve geleceklerine sahip çıkan tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Kanun kapsamında uzman ve başöğretmen unvanı almaya hak kazanan öğretmen sayılarını paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Uzman öğretmenlik sınavına başvuran 432 bin 672 öğretmenimizin 422 bin 368’i sınavda başarılı oldu. Muaf tutulanlarla birlikte toplam 516 bin 974 öğretmenimiz uzman öğretmen olma hakkı kazandı. Başöğretmenlik sınavına başvuran 68 bin 67 uzman öğretmenimizin 66 bin 422’si sınavda başarılı oldu. 257 uzman öğretmenimiz ise doktora eğitimini tamamladıkları için sınavdan muaf tutulmuşlardır. Böylece 66 bin 679 uzman öğretmenimiz, başöğretmen olma hakkını kazandı. Gerek kışkırtmalara prim vermedikleri gerekse gösterdikleri üstün başarı dolayısıyla uzman ve başöğretmenlerimizi tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığını da öğretmenlerin kazanımlarına, yeni kazanımlar katacak bu süreci, süratli ve başarılı yönettiği için kutladı.
Gelecek nesillere daha huzurlu ve müreffeh bir ülke bırakacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, maarif davasının sembol isimlerinden Nurettin Topçu’nun “Millet bünyesinde inkılaplar mekteple başlar ve her milletin kendine özel olan mektepleri vardır. Âdemoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimlerdir” sözlerini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlerin, omuzlarındaki sorumluluğun bilinciyle hareket etmeyi sürdüreceğine inandığını söyledi. Öğretmenler Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör saldırılarında şehit olan öğretmenleri rahmetle andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.