Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polis Akademisi Polis Amirleri Eğitimi Merkezi 6. Dönem Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kısa süre önce Meclisimizin takdiriyle hayata geçen yasal düzenlemenin, ülkemizin ‘dijital teröre’ karşı hukuk ve demokrasi zemininde yürüttüğü mücadeleyi daha da kolaylaştıracağına inanıyorum. İnsanımızın, demokrasimizin ve devletimizin güvenliği noktasında gereken her türlü adımı atmakta en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Polis Akademisi Polis Amirleri Eğitimi Merkezi 6. Dönem Mezuniyet Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Polis Amirleri Eğitim Merkezi’nde, 6. dönem olarak eğitimlerini tamamlayan 70’i misafir öğrenci 681 komiser yardımcısını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dereceye giren komiser yardımcılarını da kutladı.
“EMNİYET TEŞKİLATIMIZIN EĞİTİM SİSTEMİNİ SADECE DEVLETE VE MİLLETE HİZMET EDECEK BİR YAPIYA KAVUŞTURDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yakın dönemde yaşadığı en büyük felaketlerden birinin müsebbibi FETÖ ihanet çetesinin, en çok zarar verdiği kurumlardan birinin de emniyet teşkilatı olduğunu belirtti.
Bu amaçla Polis Akademisi’ni, 2015’te yeniden yapılandırdıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece FETÖ’sünden PKK’sına kadar tüm örgütlerin hedefi olan emniyet teşkilatımızın insan kaynağı tedarik ve eğitim sistemini sadece devlete ve millete hizmet edecek şekilde bir yapıya kavuşturduk. Bu adımın hemen ardından yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminden bugüne kadar da 38 bin emniyet mensubunu ihraç ederek teşkilatı FETÖ gölgesinden tamamen arındırdık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aradan geçen 7 yılda, Akademi bünyesinde yetiştirilen 18 bin 398 komiser yardımcısı, 116 bin 269 polis memuru ve 28 bin 742 çarşı-mahalle bekçisiyle emniyet teşkilatını daha da güçlendirdiklerini anlattı.
Akademiden mezun olan 13 bin 684 yüksek lisans ve 60 doktora öğrencisiyle teşkilatın insan gücünü akademik olarak da tahkim ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, kesintisiz devam eden hizmet içi eğitimlerle, polislerin çağın ihtiyaçlarına, teknolojik donanıma, teknik yöntemlerine uygun bilgi ve becerilere sahip olmasını sağladıklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, her alanda olduğu gibi emniyet teşkilatında da kendi insan gücü ihtiyacını karşılamanın ötesinde, gönül coğrafyasındaki kardeşlerine de model olduğunu, onların eğitim öğretimlerine de katkı veren bir konumda bulunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Nitekim tıpkı bugün olduğu gibi, Polis Akademimizin eğitimlerinden uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir alanda bu yaklaşımın tezahürlerini görmek mümkündür. Geçmişte kasıtlı olarak faaliyetleri kısırlaştırılan polis eğitim sistemimizi, Polis Akademisi çatısı altında yeniden inşa ettikten sonra suçla ve suçluyla mücadelede katettiğimiz mesafe doğru gittiğimizin işaretidir. Polis Akademimizin önümüzdeki dönemde başarısını ve uluslararası alandaki gücünü daha da artırarak kendi alanında dünyanın referans kurumu hâline geleceğine inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonunun öncelikli hedeflerinden birinin de ülkede huzurun kökleştirilmesi olduğunu, bunun için de insan hak ve özgürlükleriyle can ve mal güvenliğinin her türlü fiili ve potansiyel tehdide karşı güvence altına alınmasına önem verdiklerini söyledi.
Türkiye Yüzyılı’nın, şefkat ve merhamet yüzyılı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunun teminatı sizlersiniz. Şehir ve kara yolu güvenliği gibi klasik hizmetleri zaten en iyi şekilde sürdürüyoruz. Konvansiyonel güvenlik sistemimizi nitelikli insan gücüyle, yeni uzmanlık birimleriyle, teknik kapasitesiyle daha da geliştiriyoruz. Asıl üzerinde yoğunlaştığımız alanlardan biri, gençlerimizin terör ve uyuşturucu gibi belalara karşı korunmasıdır. Bizim ne terör örgütlerine ne uyuşturucu baronlarına ne sapkın ideolojik akımlara kaptıracağımız tek bir evladımız vardır. Siyasetin içinde olup da hükûmetimizi, iktidarımızı cari açığını özellikle uyuşturucu kaynaklarından temin ettiği gelirle ettiği gelirle kapatacağını söyleyen zavallılara bir sözüm var, onu yarın söyleyeceğim.”
“GENÇLERİMİZİ HER TÜRLÜ TEHDİDE KARŞI KORUMAK İÇİN ELİMİZDEKİ İMKÂNLARI SONUNA KADAR KULLANMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Zira şu anda iktidarımızın uyuşturucuyla mücadele etmekten başka herhangi bir şeyi olmadığı gibi o tür kaynaklardan esinlenerek ülkeyi büyütmek gibi bir derdi de yoktur. Biz haramı iyi biliriz, helali iyi biliriz, haram size kalsın ey siyasiler. Bunu da böyle bilin. Sizlerin bu gurur gününde girmeyi hiç istemediğim bir hususta Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının güvenlik güçlerimize dün attığı bu iftirayı cevaplandırmayı Cumhurbaşkanı olarak sorumluluğumun bir gereği gördüğüm için değinmek mecburiyetinde kalıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin geçmişte, en iğrenç, en alçak iftiralarla ülkenin seçilmiş başbakanını darağacına gönderecek kadar pespayeleşen tek parti devri zihniyetinin hezeyanlarına maruz kaldığını” belirterek, “Şu anda siz kalkıp da Güneydoğu’da, Doğu’nun değişik yerlerinde uyuşturucu köklerini toplamak suretiyle bu mücadeleyi veren emniyet teşkilatıma bu tür bir hakarette ve bu tür bir iftirada bulunamazsınız. Bu tür uyuşturucu köklerini toplayan teşkilat işte karşımda. Böyle bir teşkilatı, siz nasıl olur da ‘Türkiye cari açığını uyuşturucu satmak suretiyle kapatıyor.’ dersiniz. Bu ne insafsızlıktır? Bu ne vicdansızlıktır?” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın partisinin TBMM’deki grup toplantısında bu konuya ilişkin çok daha farklı bir konuşma yapacağını belirterek, şunları kaydetti: “Çünkü bu hazmedilir bir şey değil. Haramı, helali gayet iyi bilen bir iktidarı bu şekilde lekeleyemezsin, onu sen aynaya bak kendinde ara. Polisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle, emniyet güçlerimizin canları pahasına yürüttüğü uyuşturucuyla mücadeleyi hiçe sayarak, yalanlar ve iftiralar üzerinden benzer bir oyunun peşindedir. Hâlbuki biz, Batı ülkelerinin baş edemedikleri için resmen serbest bıraktıkları uyuşturucuyla mücadelede dünyaya örnek olacak bir başarıya sahibiz. Uyuşturucu satıcılarına öylesine göz açtırmıyoruz ki cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin üçte birinden fazlasını oluşturan 117 bini bu suçtan demir parmaklıklar arkasındadır. Sokaklardaki uyuşturucu satıcılarına karşı en küçük bir müsamahamız olmadığını bizzat İçişleri Bakanımız en çarpıcı ifadelerle defalarca söylemiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişte uzun yıllar boyunca Güney Asya’da üretilen uyuşturucunun Avrupa’ya sevk merkezi ve pazarı olan Türkiye, artık bu kirli kanalları önemli ölçüde tıkamıştır. Hem yakalanan uyuşturucu miktarı hem cezaevine atılan uyuşturucu satıcısı bakımından rekor başarılara sahibiz. Bu hakikate rağmen hem güvenlik güçlerimizi hem de ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanını, onun atadığı İçişleri Bakanını ilzam ederek kendine siyasi alan açtıklarını sananlar, uyuşturucu baronlarına hizmet etmektedir. Meclis kürsüsünde, uyuşturucu satıcılarından ve organ tacirlerinden vergi alarak ülke ekonomisini kurtaracağını hem de defalarca tekrarlayarak, ciddi ciddi anlatan bu zatın hezeyanlarına artık şaşırmayı bile bıraktık. Genel başkanı böyle yapan partinin milletvekilleri boş durur mu? Onlar da Yalova’da mahkeme basıp hâkimlere hakaret ederek, bu milletin değil, ya teröristlerin ya hırsızların safında olduklarını göstermişlerdir” diye ekledi.
Güvenlik güçlerinin, milletin huzuru ve özellikle uyuşturucuyla mücadeledeki fedakârlığının, böylesine ucuz siyaset oyunlarına meze yapılmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin irfanına havale ettiğimiz, bu tür iftiralara aldırmadan, gençlerimizi her türlü tehdide karşı korumak için elimizdeki imkânları sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz. Böyle bir konuyla huzurunuzda bulunmaktan gerçekten üzüntü duyuyorum ama bu tür saldırılar karşısında susmak da dilsiz şeytan olmayı gerektirir. Biz dilsiz şeytan da olmayacağız” dedi.
“DİJİTAL TERÖR, İNSANIMIZIN HUZURU VE HAYSİYETİ İLE DEVLETİMİZİN GÜVENLİĞİNİ DE HEDEF ALIYOR”
Türkiye’de huzuru kökleştirme çabalarından bir diğer önceliklerinin de insanı sadece fiziki değil, aynı zamanda dijital zorbalıklara karşı da güvenlik altına almak olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnternetin ve buna bağlı mecraların çoğalması, hayatı kolaylaştırmanın yanı sıra siber suçlara ve yeni suçlu tiplerine de yol veriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Giderek asimetrik bir tehdit kaynağı hâline gelen dijital terör, insanımızın huzuru ve haysiyeti ile devletimizin güvenliğini de hedef alıyor. Hiçbir sınırın ve etik kuralın olmadığı sosyal medya mecralarından yayılan sahte, yalan ve iftiralarla her gün binlerce kişi linç ediliyor, hedef gösteriliyor. Milyonların hayatı kararıyor. Evinde, iş yerinde, sokakta koruduğumuz insanımızı dijital dünyanın dehlizlerinde tek başına çaresiz bırakamayız. Türkiye, dünyada en fazla dezenformasyona maruz kalan ülkedir. FETÖ’den bölücü terör örgütüne, Türkiye düşmanı pek çok karanlık odak, bu mecraları ülkemizi karıştırmak, insanımızı birbirine kışkırtmak, sosyal kaos oluşturmak için istismar etmektedir.”
“SINIRLARIMIZIN GÜVENLİĞİNİ TERÖRİSTLER YANINDA HER TÜRLÜ HUKUK DIŞI SIZMA GİRİŞİMLERİNE KARŞI DA TAHKİM EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörün hedefleri açısından Kızılay’da bomba patlatmakla yalanı bir silah olarak kullanmak arasında hiçbir fark yoktur. Türkiye gibi benzer tehditlerle yüzleşen gelişmiş ülkelerin siber suçlara ve terör propagandasına karşı çeşitli adımlar attığını görüyoruz. Kısa süre önce Meclisimizin takdiriyle hayata geçen yasal düzenlemenin, ülkemizin dijital teröre karşı hukuk ve demokrasi zemininde yürüttüğü mücadeleyi daha da kolaylaştıracağına eminim. İnsanımızın, demokrasimizin ve devletimizin güvenliği noktasında gereken her türlü adımı atmakta en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz. Afet ve göç yönetimi gibi bu alanlarda sahip olduğumuz birikimi, ülkemizi ve milletimizi gelecekteki muhtemel tehlikelere karşı daha iyi korumak için geliştirmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
Türkiye’nin afet ve göç yönetiminde insani, ahlaki, hızlı ve etkili yöntemlerle dünyaya örnek hâle gelmiş bir ülke olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu birikimi, daha ileriye taşımak için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.
Türkiye’nin fiziki ve dijital güvenlik şemsiyesini, insan gücü ve teknoloji desteğiyle mümkün olduğu kadar genişlettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla sınırlarımızın güvenliğini teröristler yanında her türlü hukuk dışı sızma girişimlerine karşı da tahkim ediyoruz” dedi.
“POTANSİYEL TEHDİTLERİ BELİRLEMEK VE VAKİTLİCE TEDBİR ALMAK İÇİN RİSK ANALİZİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARI ARTIRIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Polisimizle jandarmamızla sahil güvenliğimizle 780 bin kilometrekare vatan toprağıyla mavi vatan denizlerimizin her karışında insanlarının huzurla yaşadığı bir ülke vasfımızı sürekli güçlendiriyoruz, güçlendireceğiz. Potansiyel tehditleri belirlemek ve vakitlice tedbir almak için risk analizine yönelik çalışmaları artırıyoruz. Güvenlik Acil Durum Merkezi GAMER’i bu amaçla yapay zekâ destekli sistemlerle güçlendiriyoruz. Plaka ve yüz tanıma gibi modern sistemlerden de yararlanarak bu ülkede hiçbir suçlunun sokağa adım atamayacağı bir sistemi ülke geneline yaygınlaştırıyoruz. ‘Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı’ anlayışıyla veri güvenliği konusunda yerli ve millî çözümler üretiyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimlik belgelerinden pasaportların yenilenmesine, dijital arşivden çeşitli elektronik devlet uygulamalarına kadar, attığımız her adımla insanımıza verdiğimiz hizmetin kalitesini sürekli yükseltiyoruz. Elbette her iş gibi güvenlikte de asıl olan insandır. Onun ihtiyaçları ve beklentileridir. Bu hizmetleri sunan kamu görevlilerinin vasıflarıdır. Bu bakımdan Polis Akademimizin bünyesinde yürütülen çalışmaları çok ama çok önemli görüyorum. Amacımız, milletimizin her bir ferdine vatandaşı olmakla gurur duyduğu bir ülkede yaşadığını hissettirmektir. Bunu da emniyet teşkilatımızın, siz kıymetli mensuplarının desteğiyle gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” derken, aynı zamanda bu ülkenin her bir ferdini devletinin birinci sınıf vatandaşı hâline getirme sözünü verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hak ve özgürlüklerin kullanımından refahın tabana yayılmasına, ülkemizin dünyadaki itibarının yükseltilmesine kadar geniş bir alanı kapsayan bu sözü yerine getirecek adımları atmak tabii ki kolay olmadı” dedi.
“TOGG’U CUMHURİYETİMİZİN YENİ ASRININ KIVILCIMI OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Geçtiğimiz 20 yılda, ülkemize kazandırdığımız her eserin, her hizmetin, her reformun, her sessiz devrimin önüne çıkarılan engelleri, kurulan tuzakları hatırlayın. Vesayetin, faili meçhul cinayetlerden terör örgütlerinin önünü açmaya, kalkınma projelerini sabote etmeye kadar ülkeye yaptığı ihanetleri hatırlayın. Gabar’ı güvenlik güçlerimiz çökertti, Cudi’yi aynı şekilde güvenlik güçlerimiz çökertti. Tendürek’te aynı şekilde sizler vardınız, Bestler Deresi’nde aynı şekilde güvenlik güçlerimiz vardı. Hiç girilmeyen inlere tüm güvenlik güçlerimiz girdiler mi, girdiler? Bundan sonra da girecekler mi? Allah’ın izniyle girecekler, oralar da çökecek. Buralarla omuz omuza olanlarla Ankara’dan İstanbul’a yürüyenlerin bu ülkeye faydası olmaz. Onların derdi başka, bizim derdimiz başka.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sınırlarımıza yığılan terör örgütleri üzerinden ülkemizi kaosa, kana, ateşe boğma girişimlerini hatırlayın. DEAŞ’la sahada göğüs göğse çarpışan, tek NATO müttefiki olmamıza rağmen ülkemize atılan ahlaksız iftiraları hatırlayın. Uluslararası alanda sergilenen sinsi tecritlerle savunma sanayinden ekonomiye her konuda Türkiye’ye diz çöktürme çabalarını hatırlayın. Biz tüm bunlarla mücadele ederek ülkemizi bugünkü seviyesine getirdik. Bunu sizlerle beraber, sizlere güvenerek birlikte yaptık. Bedelini ödemediğiniz hiçbir eser, hiçbir hizmet, hiçbir kazanım, hiçbir ileri adım göremezsiniz. Geçtiğimiz 20 yılda, ülkemizde kurduğumuz bu güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı sayesinde, bugün Türkiye Yüzyılı vizyonunu konuşabiliyoruz. İşte cumartesi günü açılışını coşkuyla yaptığımız, ülkemizin ilk yerli ve millî otomobili Togg’u Cumhuriyetimizin yeni asrının kıvılcımı olarak değerlendiriyoruz.”
Ekonomide sağlayacakları ilerlemelerle, savunma sanayi başta olmak üzere çeşitli alanlardaki kalkınma projelerini hayata geçirmeyi sürdürerek yollarına devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA’larla, SİHA’larla, Akıncılarla, HÜRKUŞ’larla, Gökbeylerle yolumuza devam edeceğiz. Millî ve yerli olarak devam edeceğiz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Cumhuriyetimizin 100. yılını bu şekilde karşılarken gençlerimize 2053 vizyonunu güvenle inşa edecekleri bir Türkiye bırakmak için de daha çok çalışacağız. Bu bizim görevimiz. Ama unutmayın, siz burada önemli bir görevi üstleniyorsunuz ve vesayet güçlerine en ufak bir fırsat vermeyeceksiniz. Türkiye nasıl koalisyonlar devrini geride bıraktıysa terör örgütlerinin kanlı tehditlerini sınırları dışına ittiyse asırlık gecikmeyle de olsa altyapı eksiklerini tamamladığıysa siyasi ve ekonomik istiklaline sahip çıktıysa devlet ve millet olarak öz güvenini güçlendirdiğiyse Cumhuriyetini bir asır yaşatma başarısını gösterdiyse Allah’ın izni ve 85 milyonun desteğiyle Türkiye Yüzyılı da adım adım gerçeğe dönüşecektir.”
Mezun olan polis amirlerine yeni görevlerine başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra dereceye girenlere de diplomalarını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca 14 ülkeden gelerek eğitim gören kursiyerlere de diplomalarını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.