ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: MİLLETİMİZİ ÇARPITILMIŞ BİLGİLERLE GALEYANA GETİRMEK İSTEYENLER ARTIK BİR DEĞİL, ÜÇ KERE DÜŞÜNECEKLER
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, dün yürürlüğe giren Dezenformasyon Yasası’nın, halkın doğru ve sağlıklı bilgiye ulaşması adına atılan çok önemli bir adım olduğunu kaydetti ve “Sahte kimlikler arasına saklanıp, hakaret ve iftira ile yürütülen karalama kampanyalarına, itibar suikastlerine yeltenenler, ülkemizi, milletimizi yalan haberlerle, çarpıtılmış bilgilerle galeyana getirmek isteyenler artık bir değil, üç kere düşünecekler. Bundan sonra da milletimizin haklarını korumak, mahremiyeti ve gizliliğini güvence altına almak adına her türlü adımı atmaya devam edeceğiz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 15. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’nın açılışında konuştu. Sanal evrende siber güvenlik teması ile düzenlenen programı çok önemsediklerini aktaran Karaismailoğlu, “Baş döndürücü bir hızla ilerleyen dijital çağda, her 10 yılda büyük sıçramalar yaşanıyor. Yüksek veri hızı ile birlikte gelinen süreçte, 2020’lerin yükselen trendi ‘metaverse’ oldu. Fiziksel dünya ile bağlantılı, bağımsız bir ekonomik sisteme sahip, gerçek dünyadaki her şeyin dijital ikizinden oluşan 3 boyutlu sanal bir evrenden bahsediyoruz. Oyun ve eğlence sektöründe başlayan bu süreç, yeni iş modellerini, yeni iş birliği şekillerini ve hatta yeni sosyal yaşam biçimlerini ortaya koyuyor. Metaverse ile birlikte, NFT ve Kripto paraların kullanılması da hızlandı. Sanal sektör, oyunlarla birlikte savunma sektöründe de boy göstermeye başladı. Ayrıca, simülasyon tekniği ile doğal afetlere, operasyonlara ve sivil uygulamalara yönelik eğitimler yapılıyor” ifadelerini kullandı.
HAYATTA SUÇ KABUL EDİLEN HER TÜRLÜ EYLEM, DİJİTAL DÜNYADA PERVASIZCA YAPILIYOR
Metaverse’deki bu hareketlilikle birlikte veri güvenliğinin daha da öne çıktığını dile getiren Karaismailoğlu, bunun yanında, gizlilik ve mahremiyet konusunda kaygılar başladığını söyledi. Gerçek hayatta suç kabul edilen her türlü eylemin, dijital dünyada pervasızca yapıldığına işaret eden Karaismailoğlu, açıklamasına şöyle devam etti:
“Sınırsızca hareket edilip, her türlü suçun rahatlıkla işlendiği sanal alem, insan doğasındaki aşırılıkları da körükledi. Kimliklerin de gizlenebildiği bir ortam olması nedeniyle ürkütücü boyutlara vardırdı. Bunu engelleme yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hukukun, yasaların teknolojinin gerisinde kalmaması, mağduriyetlerin oluşmaması için gereken düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Yüce Meclis’imiz tarafından kabul edilen, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ile 18 Ekim’de yürürlüğe giren dezenformasyon yasası, hükümetimizin, halkımızın doğru ve sağlıklı bilgiye ulaşması adına attığı çok önemli bir adım oldu. Sahte kimlikler arasına saklanıp, hakaret ve iftira ile yürütülen karalama kampanyalarına, itibar suikastlerine yeltenenler, ülkemizi, milletimizi yalan haberlerle, çarpıtılmış bilgilerle galeyana getirmek isteyenler artık bir değil, üç kere düşünecekler. Bundan sonra da milletimizin haklarını korumak, mahremiyeti ve gizliliğini güvence altına almak adına her türlü adımı atmaya devam edeceğimizin de bilinmesini isterim.”
YERLİ VE MİLLİ DONANIM GÜVENLİĞE YÖNELİK POTANSİYEL TEHDİTLERİ AZALTACAK
“Bilişim ve iletişim konusunda ne kadar ileride olursanız olun, ‘sanal alemdeki’ saldırılar, gün geçtikçe sistemli bir şekilde artıyor” diyen Karaismailoğlu, bu saldırıların, organize bir şeklide çok uluslu bir nitelik kazandığını kaydetti. Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, bu noktada ‘elektronik haberleşme şebekelerinde, yerli ve milli yazılım ve donanımların kullanılmasının’ son derece önem kazandığını ifade ederek, “Yerli ve milli hassasiyetle, ekonomik faydanın yanında; halkımızın, hızlı, güvenli ve kapsamlı bir iletişime kavuşmasını da sağlamakta kararlıyız. Yazılım ve donanımlarda yerli ve millilik oranının artması, aynı zamanda ülkemizin bekasına ve güvenliğine yönelik potansiyel tehditlerin azaltılması, hatta bir noktadan sonra en aza indirilmesine imkan verecektir” diye konuştu.
YERLİ VE MİLLİLİK ORANLARINI HEP EN ÜSTTE TUTUYORUZ
Türkiye’nin 5G ve hatta 6G teknolojilerine geçiş sürecinde, yerli ve millilik oranlarını hep en üstte tuttuklarını vurgulayan Karaismailoğlu, bu hassasiyetle öznel bir sistemin kurulması yanında, siber güvenliği öncelediklerini belirtti. 4,5G’nin ilk yatırım döneminde sektördeki yerli ve millilik oranının yüzde 1 olduğunu, bu oranın bugün yüzde 33’leri geçtiğinin altını çizen Karaismailoğlu, 5G çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi:
“Özellikle 5G ile ilgili çalışmalarımızı özetlersek; 2017 yılında ‘Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi’ni kurduk. Yazılım ve donanım ihtiyaçlarının yerli ve milli imkanlarla sağlanması için ‘Uçtan Uca Yerli ve Milli’ 5G projesini geliştirdik. ‘Yeni Nesil Mobil Haberleşme Teknolojileri Türkiye Formu’nu oluşturduk. 5G Vadisi Açık Test Sahası Projesi ile üniversitelerimizin yerleşkelerinde test merkezleri kurduk. Nitelikli insan kaynağı yetiştirmek amacıyla, 5G ve Ötesi Ortak Lisansüstü Destekleme Programını hayata geçirdik. 5G Çekirdek Şebeke, 5G Sanallaşma ve Yazılım Tanımlı Ağ ve 5G Radyo gibi projelerimiz devam ediyor. Bu teknolojide inşallah yerli milli üretim çalışmalarımızı tamamlıyoruz. Gelecekteki projelerimiz için yerli ve milli hassasiyetle tamamlayacağımız 5G bizim için önemli bir konudur. Araç-yaya iletişimi, araç-araç iletişimi, araç – altyapı iletişimi artacak, böylelikle sadece insanları değil, tüm nesneleri daha hızlı bir şekilde birbirine bağlayacağız. Robotik ve otomasyon, yapay zekâ, sınır bilişim, nesnelerin interneti, blok zincir, kuantum bilişim gibi alanlara yapılan yatırımların önümüzdeki üç sene içerisinde 3 katın üzerinde artması bekleniyor. Bu durum, bir yanıyla daha son derece önemli Türkiye’nin gelecekte hangi alanlara yatırım yapması gerektiğinin ipuçlarını bize sunuyor. Böylece 5G; yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla temelli büyüme sürecinde olan ve ekonomide tarihi dönüşümü yaşayan Türkiye’nin hedeflerine çok daha hızlı şekilde ulaşmasının önemli altyapılarından birisi olacak. Ayrıca, ULAK ve eSIM aracılığı ile hayata geçirdiğimiz çalışmalarla 5G’yi yerli ve millî imkânlarla kullanan sayılı ülkeler arasına gireceğiz. Mobil operatörlerimizin 5G’ye hazırlık yapabilmeleri için, yerli ve yabancı üreticiler tarafından geliştirilen ürünleri mobil şebekelerinde denemeleri için birçok süreli izin verdik. İstanbul, Ankara ve İzmir dahil olmak üzere, 18 ilimizde denemelere devam ediyoruz. İstanbul Havalimanı’nı 5G’li havalimanı yaptık. Önümüzdeki günlerde bu tür kampüslerde 5G çalışmaları yapmaya devam edeceğiz. 5G alanında sağlanan her gelişme, bir üst teknoloji olan 6G’nin zeminini de oluşturuyor.”
VERİ GÜVENLİĞİNİN ÜST DÜZEYDE SAĞLANMASI BİZİM İÇİN OLMAZSA OLMAZDIR
Tüketici talepleri, farklı sektörlerin beklentileri, teknolojik çeşitlilik, mobil iletişimde kullanılan cihaz sayısındaki artış ve dijital dönüşümün iletişimdeki ihtiyaçları da çeşitlendirdiğini anlatan Karaismailoğlu, “6G teknolojileri konusunda, üniversitelerimizde, akademik seviyede önemli çalışmalar yapılıyor. 6G ile artan hız ve etkileşim ortamında, siber güvenlik çok daha ön plana çıkacaktır. Çünkü, bir kez daha altını çizmek isterim ki; veri güvenliğinin üst düzeyde sağlanması bizim için olmazsa olmazdır. 2022 yılında bu döneme kadar, geçen yılın aynı dönemine göre mobil iletişimde yüzde 22, sabitte de yaklaşık yüzde 13 oranında artış kaydettik. Bugün ülkemizde; genişbant internet abonemiz; 88 milyona, mobil genişbant abonemiz; 70 milyona, sabit genişbant abonemiz; 18 milyona, fiber abone sayımız 5 milyona ulaştı. Makinalar arası iletişim (M2M) abone sayımız, 7 milyon 800 bine yükseldi. Vatandaşlarımızın yüzde 83’ünün internet erişimini sağlıyoruz. Dünya ortalamasının yüzde 65’lerde olduğu bu konuda ülkemizin ön sıralarda olması, uzun süren yoğun bir çalışmanın meyvesidir. Haziran 2022 sonu itibarıyla, ülkemizin toplam internet kullanıcısı sayısı açısından tüm dünya ülkeleri arasında yapılan sıralamada ilk 20’de olduğu tespit edildi. Ayrıca, Avrupa ülkeleri arasında yapılan sıralamada; Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkelerle birlikte ilk 5 ülke içinde yer alıyoruz” şeklinde konuştu.
YATIRIMLARIMIZLA MİLLİ GELİRİMİZE 520 MİLYAR DOLARDAN FAZLA KATKI SAĞLADIK
Türkiye’nin haberleşme altyapısını; devlet aklı ile planladıklarını, akademik ve bilimsel zeminde değerlendirdiklerini ve kamu-özel sektör iş birlikleri ile hayata geçirdiklerini belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, “Hükümetlerimiz döneminde; ülkemizin ulaşım ve iletişim modları için, son yirmi yılda 183 milyar doların üzerinde yatırım yaptık. Yatırımlarımızla milli gelirimize 520 milyar dolardan fazla katkı sağladık. 2053 yılına kadar da 198 milyar dolarlık ulaşım ve haberleşme yatırımı planladık. Planlanan bu yatırım, ülkemizin üretimine 2 trilyon dolar, milli gelire 1 trilyon dolarlık katkı sağlayacak. Yine ayrıca yaptığımız ulaşım-iletişim yatırımlarımızla ülkemizin üretim sistemine 1 trilyon 79 milyar dolarlık olumlu etki oluşturduk. Yatırımlarımızın ülke istihdamına etkisi ise 18 milyon kişidir” diye konuştu.
TÜRKSAT 6A’NIN ENTEGRASYON VE TESTLERİ HIZLA DEVAM EDİYOR
Türksat 5A ve Türksat 5B’nin de hizmete alındığını anımsatan Karaismailoğlu, yakın zamanda hizmete giren Türksat 5B haberleşme uydusunun, mevcut genişbant veri haberleşme kapasitesini 15 kat artıracağını dile getirdi. “Türksat 5B ile Ka Bant kapsama alanında yer alan tüm sabit ve hareketli kara, deniz ve hava araçlarına geniş bant veri haberleşme imkanı sağlıyoruz” diyen Karaismailoğlu, ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın entegrasyon ve testlerinin hızla devam ettiğini, bu uyduyu Cumhuriyet’imizin 100. kuruluş yıl dönümünde uzaya göndereceklerini söyledi.
Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Haberleşme uydularımızın da sağlayacağı iletişim ortamında; 6G haberleşme teknolojilerinde Wi-Fi yerine, Li-Fi, yani; yüksek enerjili LED’lerle görünür ışıkla haberleşme teknolojileri kullanılacak. Üç boyutlu duyusal genişletilmiş gerçeklikle tanışıp, yüksek kaliteli mobil hologram ve dijital ikizlerle tanışacağız. Kamu sektörümüzün dijital dönüşümünde; 61 milyona yakın kullanıcısıyla, 905 kurumun, 6 bin 830’a yakın hizmetin etkin ve hızlı bir şeklide verildiği e-devlet kapısı çok güzel bir örnektir” dedi.
Teknolojiyi sadece tüketen değil, tasarlayan, geliştiren, üreten, marka oluşturup, ekonomik değer oluşturan bir konuma gelmek istediklerini vurgulayan Karaismailoğlu, “Bilişim ve iletişim sektöründe, dünyadaki uygulamaları yakından takip ediyor, ulusal iletişim sistemimizi buna uygun olarak geliştiriyoruz. Ülkemizdeki ulaşım, iletişim ve bilişim hamlelerimiz meyvelerini vermeye başladı bile. Birleşmiş Milletler’in İsviçre merkezli kuruluşu Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü tarafından açıklanan ve 132 ülkenin yarıştığı ‘küresel inovasyon endeksinde’ Türkiye, 2022’de 4 basamak yükselerek 37. sıraya çıktı. Endekste, son 2 yılda 14 basamak yükselerek; ilk 40 içerisine girmeyi başardık. Bu yolda hızla yükselmeye, Teknofest gençliği için, teknolojinin en iyisini, en hızlısını hak eden gelecek nesillerimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Yeni ve gelecekteki ulaşım sistemlerinde, bilgi ve iletişim tekniklerinden faydalanıyoruz. Bu konuda; Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) Strateji Belgesi ve 2020-2023 Eylem Planımızı hazırladık. AUS sistem dönüşümünde, iletişim teknolojilerini etkin ve verimli bir şekilde kullanıyoruz. Akıllı araçlar, akıllı yollar, akıllı şehirler, güvenli ulaşım uygulamaları ile birlikte, ekonomi ve çevre faktörlerini ön planda tutuyoruz. Tüm ulaşım modları ile birlikte paydaşlar arasında veri paylaşımı ve veri güvenliğini tesis edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
Pandemi sürecinde, uzaktan çalışma ve eğitim süreçlerinde; bilgi ve iletişim sistemlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırladıklarını dile getiren Ulaştırma Bakanıı Karaismailoğlu, “Bu süreçte bir şeyi daha gördük ki o da; kurumlara uzaktan erişimde siber güvenlik özel ilgi ve hassasiyet istiyor. Bakanlığımız siber güvenlik alanında politika belirleyici görevlerini yürütüyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde organize edilen Ulusal Siber Olaylara Müdahale merkezi (USOM) da siber güvenliğinin sağlanması konusunda başarılı çalışmalara imza atıyoruz. USOM’un, geliştirdiği yazılımlarla, kurumların güvenlik açıklarına karşı tarama, tespit ve bilgilendirmeler yapıyor.Bu konuda ayrıca, personel eğitimi, yarışmalar yaparak genç yetenekleri tespit ediyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen ulusal ve uluslararası tatbikatlarla, kurumların siber güvenliklerini geliştirmelerine katkı sağlıyoruz” dedi.
GENÇLERİMİZİ, BAŞKALARININ YAPTIĞI GİBİ RAKAM VE HARFLERLE KATEGORİZE ETMİYORUZ
Bugün dünya nüfusunun yüzde 50’sinin kentlerde yaşadığını, 2053 yılında bu oranın; yüzde 70’lere çıkacağını öngördüklerine dikkati çeken Karaismailoğlu, “Önümüzdeki 30 yılda, artan nüfus ile birlikte, ulaşım ve iletişime olan ihtiyaç iki katına çıkacak. Bu perspektifte sadece insanlar arasında değil, insan-makine ve makineler arasındaki iletişim hız ve yükü de katlanarak artacak. Tüm bunları dikkate alarak, ulaşımda, iletişimde, uydu ve uzay çalışmalarıyla birlikte siber güvenlikte de ülkemizi dünyada etkin bir güç yapmak zorundayız. Türkiye’mizi; Asya, Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kafkaslar ve Kuzey Karadeniz ülkeleri arasında ulaşımın her modunda uluslararası arenada, yolcu, yük, enerji ve bilişimde önemli bir merkeze dönüştürdük. Bunu daha da geliştiriyoruz. Bu çabalarımızla, genç ve dinamik milletimize hizmet etmenin gururunu yaşıyor; bu eserlerimizi emanet edeceğimiz gençlerimize de sonuna kadar güveniyoruz. Biz gençlerimizi, başkalarının yaptığı gibi rakam ve harflerle kategorize etmiyoruz. Göz aydınlığı olarak gördüğümüz gençlerimizi, bilgi ve iletişim tekniklerinde öncü, milli ve manevi değerlere sahip bireyler olarak yetiştiriyoruz. Biz gençlerimizi , ‘Teknofest gençliği’ olarak tanımlıyoruz. İçinde bulunduğumuz yüzyılı ‘Türkiye Yüzyılı’ olarak görüyoruz” ifadelerin kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.