Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye’nin gökyüzünde kurulan köprülerle havacılık alanında Avrasya bölgesinde lider, küresel bir havacılık merkezi olduğunu belirterek, “Avrupa’nın en yoğun havalimanı olan İstanbul Havalimanı, dün liderliğini bir kez daha pekiştirdi. Dünyanın en itibarlı yayınlarından seyahat dergisi okurları ‘dünyanın en iyi havalimanını belirledi. 240 bin okuyucunun katıldığı anketle bu unvan İstanbul Havalimanı’nın oldu” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İstanbul’da düzenlenen Airshow’un açılışına katıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, Türkiye’yi dünyanın lider ekonomileri arasına yükseltecek, milleti hak ettiği yere taşıyacak dev projeleri, devlet aklı ve politikalarının sonucu olarak planladıklarını, inşa ettiklerini aktaran Karaismailoğlu, “Yalnızca Türkiye’mizin değil, tüm insanlığın hizmetine sunduk. Bugünlere ulaşmak için var gücümüzle çalıştık. Milletimizin desteğini de her zaman yanımızda hissettik. Şimdi de yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimize uygun büyük ulaşım yatırımlarımızın her alanda olduğu gibi havacılık sektöründe de meyve verdiğini görmek bizleri hem onurlandırıyor hem de gururlandırıyor” ifadelerini kullandı.
DEVİR ARTIK “KAZAN-KAZAN” DEVRİ
Bu kapsamdaki dev hizmetlerden biri olan İstanbul Havalimanı’nı hayata geçirdiklerini vurgulayan Karaismailoğlu, İstanbul Havalimanı’nın Avrupa havacılığının zirvesinde olduğuna dikkati çekti. Kuzey Marmara Otoyolu’nun yapılmasıyla birlikte bölgesel ticaretin de canlandığını dile getiren Karaismailoğlu, “Çanakkale Köprüsü’nü hizmete açtık, turizm hiç olmadığı kadar ivme kazandı. Devir artık ‘kazan-kazan’ devri… Havayolu ulaşımı ise kazan-kazan devrinin en önemli dinamosu, anahtarıdır. İşte böyle bir dönemde, bizler burada sadece havacılık sektörünün geleceği için değil, ülkelerimizin ekonomik ve sosyo-kültürel geleceği içinde bir araya geldik. Ülkelerimiz için vazgeçilmez olan ekonomik iş birliklerinin tesisi ve dış ticaret faaliyetlerimizin gelişmesi için gerekli olan en hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım yolu havayolu taşımacılığıdır. Sayısını 26’dan 57’ye yükselttiğimiz havalimanlarımız sayesinde ülkemiz, havacılık alanında dünyanın en büyük küresel transit merkezlerinden birine dönüştü” dedi.
TÜRKİYE HAVALİMANLARINDA KONFOR VAR
Pandemi sonrası taleplerin artması ve yaz turizminin yoğunluğu nedeniyle Avrupa havalimanlarında kaos yaşandığını anımsatan Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “İstanbul Havalimanı gibi mega yatırımlarımız ve aldığımız önlemler sayesinde sıkıntılı günleri hızlı bir şekilde geride bıraktık. Türkiye havalimanlarında konfor var. Avrupa’nın en yoğun havalimanı olan İstanbul Havalimanı, dün liderliğini bir kez daha pekiştirdi. Dünyanın en itibarlı yayınlarından seyahat dergisi okurları ‘dünyanın en iyi havalimanını belirledi. 240 bin okuyucunun katıldığı anketle bu unvan İstanbul Havalimanı’nın oldu. Sadece Eylül ayında 40 binden fazla uçuşa ev sahipliği yapan havalimanımızın itibarını ortaya koyan bu başarıda; 2022 yılının ilk 8 ayındaki toplam 48 milyon yolcumuzun tecrübelerini aktarması yatıyor. Bu da demektir ki; hem İstanbul Havalimanı hem de bayrak taşıyıcımız Türkiye’nin en büyük markası Türk Hava Yolları havacılığın zirvesindeki yerlerini pekiştiriyor; sağlamlaştırıyor. Avrupa’daki havalimanlarında, valiz alım süreleri saatleri bulurken, İstanbul Havalimanı’nda günde ortalama 200 bin bagaj hareketliliği sorunsuz yaşanıyor. Böylesi, devasa bir yoğunluğa rağmen bagaj alım süresi İstanbul Havalimanı’nda dakikalarla sınırlı. Check-in süresi ise sadece 1 dakika. Bu neden önemli biliyor musunuz? Yaşadığımız çağda ulaşılabilirlik ve hız faktörleri, hayatın her alanını radikal şekilde etkiliyor. Böyle bir dönemde de hava ulaşımının önemi her geçen gün daha da artıyor. Bu nedenle, pek çok ülkenin ana gündem maddesi; havacılığın geliştirilmesi ve uluslararası alandaki konumunun güçlendirilmesidir. Biz de bunun için dış politikamızda; ‘daha güçlü ilişki, daha fazla müzakere, daha fazla ortak değer’ politikasıyla ilerliyoruz. Sonuçlarını da hep beraber görüyoruz” diye konuştu.
130 ÜLKEDE 341 NOKTAYA ULAŞTIK
Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, 2003 yılında Hava Ulaştırma Anlaşması bulunan ülke sayısının 81 olduğunu, bu sayının 2022 yılı Ağustos ayı itibarıyla 173’e yükseltildiğine işaret etti ve bu anlaşmalar ve müzakereler neticesinde, 2003 yılında 50 ülkede 60 olan dış hat uçuş nokta sayısına 281 yeni nokta eklendiğini söyledi. Bugün dış hat uçuş ağının 130 ülkede 341 noktaya ulaştığını aktaran Karaismailoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Gökyüzünde kurduğumuz köprülerle havacılık alanında Avrasya bölgesinde lider, küresel bir havacılık merkezi olduk. Türkiye, Asya ve Avrupa arasındaki doğu-batı koridorunda doğal bir köprü olduğu gibi Kafkas ülkeleri ve Rusya’dan Afrika’ya uzanan kuzey güney koridorlarının da tam ortasındadır. 4 saatlik uçuşla 1 milyar 650 Milyon insanın yaşadığı, 38 Trilyon dolar Gayrisafi Milli Hasılaya sahip ve 7 trilyon 45 milyar dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkenin de merkezindeyiz. Bu jeostratejik konumumuzdan hareketle ulaşım ve iletişim stratejilerimizi küresel ve bölgesel şartlar ışığında yeniden tanımlamak ve bu stratejileri her daim güncel tutmak Türkiye için vazgeçilmezidir. İşte bu nedenle, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetler olarak son 20 yıldır ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımlarla çehresi aydınlanan Türkiye’nin gelecek vizyonunu; dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz.”
ULAŞIM VE İLETİŞİM ALTYAPISINA 183 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YATIRIM YAPTIK
2002 yılından bu yana Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına 183 milyar doların üzerinde yatırım yaptıklarını kaydeden Karaismailoğlu, Türkiye’nin yıllardır süren ulaşım altyapısı problemini büyük ölçüde çözdüklerini belirtti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, “Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İstanbul-İzmir Otoyolu, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu gibi mega ulaşım projelerini başarıyla bitirdik ve milletimizin hizmetine sunduk. Ülkemizi; Asya, Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kafkaslar ve Kuzey Karadeniz ülkeleri arasında ulaşımın her modunda uluslararası bir koridora dönüştürdük. Bölünmüş yol uzunluğumuzu 28 bin 722 kilometreye çıkardık. Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri köprülerle viyadüklerle aştık. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 730 kilometreye çıkardık. Toplam tünel uzunluğumuzu ise 670 kilometreye yükselttik. Ülkemizi Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci Yüksek Hızlı Tren işletmecisi yaptık. Önce 2009 yılında hizmete başlayan Ankara-Eskişehir hattını; sonrasında ise Ankara-Konya ve Ankara-İstanbul hatları ile milletimizin özlemle beklediği Yüksek Hızlı Tren hatlarını inşa ettik. Uluslararası bir proje olan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattını başarıyla tamamlayarak; Pekin’den Londra’ya uzanan İpek Demiryolunu faaliyete geçirdik. Dünyada ‘deniz ticaret filosu’ sahipliği bakımından 15’inci sıraya yükseldik. Liman sayımızı 217’ye, tersane sayımızı 84’e çıkardık” şeklinde konuştu.
HAVALİMANI SAYIMIZI İKİ KATINDAN FAZLA ARTIRDIK
Türkiye’nin Avrupa, Asya’nın batısı, Orta Doğu ve Afrika için hem yolcu hem de yük trafiği açısından önemli bir hava ulaştırma merkezi olduğunun altını çizen Karaismailoğlu, “Milletimizin bundan en doğru biçimde yararlanabilmesi için; havalimanı sayımızı iki katından fazla artırdık; 57’ye ulaştırdık. Bu sayıyı 61’e çıkaracağız. Havacılığın gelecekteki en önemli meselelerinden ‘emisyon’ konusunda büyük ve ciddi planlamalar yapıyoruz. Karbon ayak izimizi azaltacağız. Havayolları taşımacılığı için çevre dostu yakıtlar üreteceğiz. Bölgesel hava yolu kargo taşımacılığını daha da geliştireceğiz; Türkiye, hava-kargo ağının da uluslararası bir merkezi olacak. Dünya ile ekonomik, ticari ve sosyal bağlarımızı güçlendiren tüm ulaşım ve haberleşme yatırımlarımızda hedefimiz, bütünsel kalkınmamızı desteklemek, insanımızın yaşam kalitesini yükseltmek, milletimizin her bir ferdinin bu zenginleşmeden yararlanmasını sağlamaktır” diye konuştu.
KAMU ÖZEL İŞ BİRLİĞİ MODELİ İLE BAŞKA ÜLKELERE ÖRNEK OLUYORUZ
“Hedeflerimizi en doğru zaman aralığında hayata geçirebilmek için Kamu Özel İş Birliği modelini en doğru şekilde kullanıyor, uygulamalarımızla başka ülkelere de örnek oluyoruz” diyen Karaismailoğlu, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bu sayede KÖİ ile hayata geçen projeler uluslararası standartlarda ve ivedilikle tamamlanıyor. Kalkınma hızlanıyor, devlet olarak ülkenin dört bir yanına aynı anda yatırım götürme şansını elde ediyoruz. Dünyanın en önemli havalimanlarından olan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ile ülkemize, milletimize değerli bir hizmeti daha kazandırdık. Türkiye’nin 3’üncü, Avrupa’nın 8’inci en yoğun havalimanı oldu. Havalimanlarımız rekordan rekora koşuyorlar. Sabiha Gökçen, Eylül ayında 17 binden fazla uçuş ve yaklaşık 3 milyon yolcuyla bu kervana katıldı. Sadece geride bıraktığımız aylarda; iki havalimanı açılışı gerçekleştirirken, bir havalimanımız için kapasite artırımı ve işletme uzatımı ihalesi düzenledik. Aralık 2021’de, Antalya’yı bölgesinin turizm merkezi yapacak, Antalya Havalimanı’nın kapasitesini artıracak ve işletmesini 25 yıllığına kiralayan ihaleyi tamamladık. Mevcut durumda yaşanan uçak park sahası ve terminal binaları ile otoparkların kapasite yetersizliği, ilave yapılacak tesisler ve yatırımlarla giderilecek. Tamamlandığında, Türkiye’nin ve bölgesinin en akıllı havalimanlarından biri olacak. Proje yatırım tutarı 765 milyon avro olup, kamu kaynağı kullanılmadan yapılacak tesisler, 25 yıl işletme süresi sonunda bedelsiz olarak devletimize devredilecek. Ayrıca, proje kapsamında yolcu ve hazine garantisi verilmedi. KDV dahil 8 milyar 555 milyon euroluk ihale bedeli, son yıllarda ülkemiz hazinesine kazandırılan rekor düzeyde bir kamu kazancıdır. Sadece Eylül ayında yaklaşık 26 bin uçuşla 4,6 milyon yolcuya ev sahipliği yapan Antalya Havalimanı, küresel ekonomideki işleyişin bozulduğu böyle bir dönemde Türkiye’nin yatırımlar için cazibe merkezi olmayı sürdüreceğinin en somut göstergesidir. Havayolları yatırımlarında bir sonraki durağımız Anadolu oldu. Gaziantep havalimanı yeni terminal binası ve Tokat Havalimanı’nı hizmete aldıktan sonra 14 Mayıs 2022’de, denize dolgu yöntemiyle deniz üzerine inşa edilen, Rize-Artvin Havalimanı’nın açılışını yaptık. Bu eserimizi, mühendislik ihraç eden bir ülke olarak dünyanın hizmetine sunduk.”
TÜRKİYE, HAVACILIK ENDÜSTRİSİNİN ÖNDE GELEN ÜLKELERİNDENDİR
Planlı ve sürdürülebilir büyüme, gençler için daha güçlü Türkiye hedefiyle, 2035 ve 2053 vizyonlarının bugünden tamamlandığının altını çizen Karaismailoğlu, “Ulaştırma ve haberleşme alanında gerçekleştireceğimiz yeni nesil yatırımlar 2053 yılına kadar 198 milyar dolara ulaşacak. Hükümetlerimiz döneminde uyguladığımız politikalarımızla ve yatırımlarımız sayesinde; havayollarımız, kapsamlı bakım merkezlerimiz ve tesislerimiz, modern havalimanlarımız, gelecek vaat eden havacılık okullarımız ve iyi eğitimli personelimizle Türkiye, havacılık endüstrisinin önde gelen ülkelerindendir. ‘İstikbal Göklerdedir’ sözüyle önemini vurguladığımız havacılık; bizler için de gençliğimizin aydınlık geleceğinin teminatıdır. O nedenle her geçen gün daha da geliştirilmeli, büyütülmelidir” şeklinde konuştu.
KOLTUK KAPASİTEMİZ YÜZDE 298 ARTTI
Havacılık sektöründe yaşanan gelişmelere de değinen Karaismailoğlu, “Havayolu sektöründe yapılan çalışmalar neticesinde; 2022 yılı Ağustos ayı itibarıyla 2003 yılında 162 olan uçak sayımız, yüzde 261 artışla 584’e, koltuk kapasitemiz yüzde 298 artışla 27 bin 599’dan 109 bin 821’e, hava kargo kapasitemiz ise yüzde 784 artışla 303 tondan 2 bin 676 tona ulaştı. 2003 yılında toplam 34 milyon olan yolcu sayımız 210 milyona ulaştı. Bilindiği üzere pandemi sürecinde havacılık sektörü açısından dünya genelinde ve ülkemizde büyük ölçüde azalan uçak ve yolcu trafiği gerçekleşti. Artık o günleri geride bıraktık. 2022 yılının ilk 9 ayında 2019 yılının aynı dönemine kıyasla eski seviyesine yaklaştık. Çıtayı her geçen gün yukarılara taşıyarak, havacılık ve uzay teknolojileri alanında da büyük başarılar elde ediyoruz. İyi biliyoruz ki başka ülkelerin teknolojilerini kullanmak, ülke kaynakları açısından da ülke çıkarları açısından da sürdürülebilir bir durum değil. Bu noktada yaptığımız atılımlar ile ülkemizi kendi uydularını geliştirebilen, üretebilen ve test edebilen bir seviyeye çıkardık. Türksat 5A ve 5B’de geçtiğimiz yıl içinde yörüngelerine ulaştı ve böylece bir yıl içinde iki yeni nesil haberleşme uydusunu devreye alan ender ülkelerden biri olduk. İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A’yı da 2023 yılının ikinci çeyreğinde uzaya fırlatmayı hedefliyoruz. Türkiye, Türksat 6A’yı uzaya fırlattığımızda uzayda kendi uydusuyla temsil edilen ilk 10 ülkeden biri olacak” diye konuştu.
DÜNYA SİVİL HAVACILIĞINDA REKABET HIZLA ARTIYOR
Hava savunma sanayinde de dünya güç dengelerini değiştiren, muharebe alanında çığır açan teknolojiler geliştirdiklerini aktaran Karaismailoğlu, önümüzdeki 20 yılda dünya genelinde hava trafiğinin iki katın üzerinde, hizmet verilen yolcu sayısının ise yıllık ortalama yüzde 4,4 oranında artmasının beklendiğini ifade etti. Yükselen küreselleşme ve özelleşme hareketleriyle dünya sivil havacılığında rekabetin hızla arttığının altını çizen Karaismailoğlu, “Süreç, hava ulaşımının ‘tek bir pazar halline gelmesi’ yönünde ilerlemektedir. Bu pazardan daha fazla pay alabilmek adına, orta ve uzun vadedeki hedeflerimizi hepimiz gözden geçirmeliyiz. Yer kürenin birbirine uzak coğrafyalarında yer alan ülkelerimiz arasında yapacağımız iş birlikleri ile uzakları yakın, ülkelerimizi komşu kapısı haline getireceğiz. Bugün buradaki bu birliktelik vesilesiyle yeni iş ortaklıkları, yeni pazarlar ve iş imkanları aralanacak. Ticaretimiz artacak, sosyal ve kültürel ilişkilerimiz hızlanacak. Ülkelerimiz arasında yeni bir dönemi başlatacağız. Biz Türkiye’nin parlak geleceğine sizleri de ortak etmek, sizlerle güçlü ortaklıklar kurmak istiyoruz. Havacılık sektörünün geleceği açısından büyük önem arz eden bu fuarın tüm katılımcılar için çok faydalı olacağına inanıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Siber güvenlik, bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir. Müteakip dönem başkanlığımız sırasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve iş birliğini daha ileriye taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’nde bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri’nin şehri Türkistan’da olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirterek Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e ev sahipliği için teşekkür etti.
Kadim Türkistan şehrinin, Orhun Abidelerinden Divanu Lugati’t-Türk’e, Kutadgu Bilig’den Dede Korkut’a uzanan ortak hafızanın canlı abidesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu erenlerinin feyiz aldığı Türkistan, geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz sarsılmaz köprünün en güçlü halkalarından biridir” dedi.
Zirveyi, kendileri için anlamlı kılan bir diğer hususun da Türk dünyasının ayrılmaz parçası Kıbrıs Türk halkının temsil edilmesi olduğunu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı Türkistan zirvesinde görmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk dünyasının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerini kuvvetlendirerek sürdürmesini temenni ediyorum” dedi.
Geleceğin dünyasında daha fazla söz ve etki sahibi olabilmek için özellikle teknolojide iş birliğini en üst seviyeye çıkarmak durumunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Zirvemizin ‘Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma’ temasıyla gerçekleştirilmesini bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Geleceğe yön verme noktasında, dijitalleştirerek kalkınan Türk dünyası vizyonunu benimsememiz büyük önem taşıyor. Gaspıralı’nın ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ şiarına 115 yıl sonra şimdi bizlerin, ‘Dijital vizyonda birlik’ ifadesini eklememizin zamanı gelmiştir. Bu vizyon nitelikli insan kaynağı, güçlü, dijital altyapılar ve veri temelli kamu idaresi anlayışı üzerine inşa edilmeli, aramızdaki dijital bağlantısallık kuvvetlendirilmelidir. Ülkelerimiz arasında ortak teknoloji projelerinin geliştirilmesi hiç şüphesiz bu vizyonu destekleyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dijital dönüşüm sürecinde geri kalmamızın bağımsızlığımızı da tehdit eden bir unsur olacağının farkındayız. Yapay zekânın bir tahakküm aracına dönüşmemesi için bu temayı doğru bir yaklaşımla fırsat zaviyesinden ele almalıyız. İnanıyorum ki cebir ve algoritmanın babası Harezmi’yi, felsefe ve mantığın piri Farabi’yi, eseriyle tıp bilimine ışık tutan İbn-i Sina’yı, astronomi biliminin önderleri Biruni, Ulubey ve Ali Kuşçu’yu yetiştiren bu mümbit topraklardan yeni bilim insanları da çıkartacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm alanlarda olduğu üzere dijital gelişmişlikte de uluslararası adaletin sağlanmasının mühim olduğunu vurgulayarak, “Gelişmiş ülkeler ile en az gelişmiş ülkeler arasındaki dijital uçurumun kapatılması bu bakışımızın esasını teşkil etmelidir” dedi.
“SİBER GÜVENLİK, BUGÜNÜN DÜNYASINDA TIPKI KARA, HAVA VE DENİZDEKİ GÜVENLİK GİBİ ZARURİDİR”
Gebze’deki Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası ile Teşkilatın üye ve gözlemcilerinin iş birliğini önemsediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ teknolojilerinin beraberinde getirdiği yeni risk alanlarına karşı müteyakkız olunması gerektiğine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, veri bankalarına ve kritik ulusal altyapılarına yönelik yeni nesil tehditlerin, dijital dönüşümün dikkatle yönetilmesi gereken boyutları olduğunu söyleyerek, “Siber güvenlik, bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir. Müteakip dönem Başkanlığımız sırasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve iş birliğini daha ileriye taşımayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar kültürel alanda kaydettikleri gelişmelerin, Türk bütünleşmesinin en önemli sütunlarından biri hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te Semerkant’ta düzenlenen UNESCO 43’üncü Genel Konferansı’nda, 15 Aralık’ın “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” olarak ilan edilmesinin herkesin ortak başarısı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortak Türk alfabesinin eğitimden kültüre, akademik iş birliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda kullanılmasının önemli olduğunu bildirerek, “Ortak dilimizin zenginliğini dijital dünyada görünür kılacak Türk dili modeli ve benzeri yapay zekâ temelli girişimlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Türk Dünyası Sivil Toplum Destek Sistemi tarzı modellerle bu alanda dijital iş birliğinin güçlendirilebileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yakın çevremizde yaşanan krizler, Türk dünyasının dayanışma içinde hareket etmesinin stratejik değerini bir kez daha ortaya koymuştur. Jeopolitik sınamalar karşısında istişare mekanizmalarımızı ve eş güdümümüzü güçlendirmeliyiz. TDT Plus formatının bir an önce hayata geçirilmesinde fayda görüyoruz. Bizlerin ve bakanlarımızın artan temasları Türk devletlerinin artık ortak meseleler arasında üst düzey refleksler kazandığını teyit ediyor. Bugün Hürmüz Boğazı merkezli krizinde gösterdiği üzere, Ortak Koridor başta olmak üzere Türk dünyasını birbirine bağlayan ulaşım projeleri daha uzun yıllar önceliğimiz olmayı sürdürecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin, Lübnan, İran, Ukrayna ve daha birçok kriz, savunmamızı güçlendirmemiz ve sanayi alanında iş birliğimizi artırmamız gerektiğine işaret ediyor. Türkiye olarak, yüksek teknolojiyle şekillendirdiğimiz savunma sanayiinde edindiğimiz tecrübeyi, Teşkilatımızın üyeleriyle paylaşmaya hazırız. Teşkilatımız bünyesinde savunma sanayii kurumları toplantılarının önemli olarak gerçekleştirilmesini önemsiyoruz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ni, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sunduğu imkânları öne çıkaran bir yaklaşımla tasarladıklarını ifade ederek, “Ayrıca tarımsal üretimin desteklenmesi için teknolojinin imkânlarından azami ölçüde istifade etmeyi hedefleyen bir dönüşümün içerisindeyiz. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatının 2027 Temmuz ayında yapılacak Genel Direktörlük seçimine adaylığımızı açıklamış bulunuyoruz. Bu önemli görev için tüm Türk devletlerinin ortak adayı olarak göreceğinize inandığım Dr. Mehdi Eker’e kıymetli desteğinizi bekliyoruz” dedi.
Türk Devletleri Teşkilatının bu yıl sona ermeden müteakip zirvesinde katılımcıları Ankara’da misafir etmekten bahtiyar olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle Teşkilatımızın mevcut Dönem Başkanı Can Azerbaycan’a, Aile Meclisimizin bütünleşmesine yaptığı katkılar için teşekkür ediyorum. Değerli kardeşim Sayın Tokayev’e de fevkalade ev sahipliği için bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyor, huzurlu bayram geçirmenizi diliyorum. Türkistan Zirvemizin Türk dünyası başta olmak üzere tüm dost ve kardeş ülkelere hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde düzenlenen, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’ne katıldı.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ev sahipliğinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkistan Kongre Merkezi’ne gelişinde Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev tarafından karşılandı.
Burada çekilen aile fotoğrafında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Gayriresmî Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Kazakistan’ın Türkistan şehrinde Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüştü.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.