Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin dış politikadaki vizyonu daima barış odaklı olmuştur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 77. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin dış politikadaki vizyonu daima barış odaklı olmuştur. Bölgemizden başlayarak tüm dünyada sulhu sükûnun hâkim kılınması için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler 77. Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul’un ülkeler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Genel Kurul Başkanlığı görevini üstlenen Csaba Körösi’yi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul toplantısı için belirlenen “iç içe geçmiş sınamalara dönüştürücü çözümler için dönüm noktası” temasını son derece isabetli bulduğunu söyledi.

Toplantının, dünyanın birden fazla tehditle eş zamanlı olarak baş etmeye çalıştığı kritik bir dönemde gerçekleştirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs salgınında alınan derslerin en başta geleninin, küresel sorunların çözümünde uluslararası dayanışmanın önemi olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin salgın sürecinde hiçbir ayrım gözetmeden 161 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa destek sağladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli ve millî aşı TURKOVAC’ı tüm insanlığın hizmetine sunduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, iklim değişikliğiyle mücadeleye verilen önemin göstergesi olarak Paris Anlaşması’nı geçen yıl onayladığını anımsatarak, “Ulusal beyanımızla 2053 yılı için net sıfır emisyon hedefimizi ve yeşil kalkınma devrimimizi ilan ettik. BM Biyolojik Çeşitliliğin Korunması Sözleşmesi’nin 16’ncı Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yaparak bu alanda da öncü rol oynamayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE OLARAK ÖTEDEN BERİ, ENERJİ KONUSUNA BİR REKABET DEĞİL, İŞ BİRLİĞİ ALANI OLARAK BAKTIK”

Salgının tedarik zincirlerinde yol açtığı aksaklıklar sebebiyle ağır darbe alan küresel ekonominin Rusya-Ukrayna savaşıyla yeni bir şok dalgasına daha maruz kaldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artan enerji, gıda ve hammadde fiyatlarının oluşturduğu enflasyon baskısı dünya çapında tüm ekonomileri ve sosyal refahı menfi yönde etkilemektedir. Gelişmeler enerji arz güvenliğinin önemini de çarpıcı bir şekilde yeniden gündeme taşımıştır. Türkiye olarak öteden beri enerji konusuna bir rekabet değil, iş birliği alanı olarak baktık. Kendi ihtiyacımız yanında bölgesel ve küresel enerji güvenliğini destekleyen pek çok projeyi hayata geçirdik. Bu adımların isabeti ve önemi son gelişmelerle bir kez daha anlaşılmıştır. Yaşanan süreç gıda güvenliğini de riske atmıştır. Maddi ve teknolojik imkânların en üst seviyeye ulaştığı 21. yüzyılda dünya nüfusunun hâlen beşte birinin açlığın ve yoksulluğun pençesinde kıvranmasının izahı mümkün değildir. Dünya son gelişmelerle 2030’da sıfır açlık seviyesine ulaşmayı amaçlayan, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden de uzaklaşmaya başlamıştır. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı bu karanlık tabloyu, umudun ışığıyla aydınlatabilmenin yegâne yolu uluslararası iş birliği ve dayanışmayı hakkaniyetli ve adaletli bir yaklaşımla güçlendirmektir. Ortak kaderimizi etkileyen sınamalara karşı ortak gündemle harekete geçmemiz gereken bir döneme girdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bu iradeyi, salgın ve iklim değişikliği süreçleri yanında, Rusya-Ukrayna savaşının meydana getirdiği sarsıntılarla mücadelede de ortaya koyduklarını dile getirerek, “Ukrayna’da yedinci ayını dolduran ihtilafın ilk gününden bu yana ‘savaşın kazananı, adil bir barışın ise kaybedeni olmayacağı’ düşüncesiyle hareket ettik” ifadelerini kullandı.

Bugün de yaşanan krizin çözümünde diyalog ve diplomasinin anahtar rolüne vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla oynadıkları kolaylaştırıcı rol sayesinde, tarafları önce Antalya Diplomasi Forumu’nda sonra da İstanbul’da bir araya getirdiklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna’dan hareket eden tahıl yüklü gemilerin İstanbul Boğazı’ndan geçişine ilişkin bir fotoğrafı göstererek, şunları kaydetti: “Sayın Genel Sekreterle birlikte yürüttüğümüz yoğun çabalar neticesinde Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünyaya ulaşmasını temin ettik. Bu gelişmeyi sağlayan İstanbul Mutabakatı’nın ikinci ayı dolarken, sevkiyatın her geçen gün ivme kazanmasını memnuniyetle izliyoruz. Tahıl arzının sürdürülmesinin sağlanmasında kritik öneme sahip bu mutabakat, Birleşmiş Milletler’in son yıllarda imza attığı en büyük başarılardan biridir. Dünyanın dört bir yanında uluslararası camiadan medet umanların BM’ye besledikleri güven bu başarıyla yeniden tazelenmiştir. İstanbul Mutabakatı taraflar açısından hayati önem arz eden meselelerde müzakerelerin sonuç verdiğini de ispatlamıştır. Benzer bir yaklaşım, yine tüm insanlığın güvenliğini ilgilendiren Zaporijya Nükleer Santrali’ndeki kriz konusunda da sergilenebilir. Son günlerde yeniden alevlenen savaşın, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı temelinde sonlandırılmasına yönelik gayretlerimizi artırarak sürdüreceğiz.”

“TÜM ÜLKELERİ, TÜRKİYE’NİN KALICI BARIŞIN TESİSİNE YÖNELİK ÇABALARINA SAMİMİ DESTEK VERMEYE ÇAĞIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası kuruluşları ve tüm ülkeleri, Türkiye’nin kalıcı barışın tesisine yönelik çabalarına samimi destek vermeye çağıyorum. Her iki tarafa da krizden ‘onurlu çıkış’ imkânı verecek, makul, adil ve uygulanabilir bir diplomatik çözümü beraberce bulmamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Diğer yandan milyonlarca insanı mağdur eden tüm bu felaketlerin, etkin çok taraflılığın Birleşmiş Milletler’de vücut bulması için daha fazla çaba gösterme sorumluluğunu, herkese bir kere daha hatırlattığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler’i, kapsayıcı vasfına yakışan, daha adil bir dünya düzeni için çözümler üretebilen, tüm insanlık adına ortak iradenin vücuda getirildiği bir teşkilat olarak yeniden yapılandırmamız şarttır. Bilhassa Güvenlik Konseyi’nin daha etkin, demokratik, şeffaf ve hesap verebilir bir yapı ve işleyişe kavuşturulması, tüm insanlığın barış, adalet ve refah arayışında önemli bir dönüm noktası teşkil edecektir. Bu yöndeki ortak vazifemizi unutturmamak için, ‘Dünya beşten büyüktür’ ve ‘Daha adil bir dünya mümkündür’ gerçeğinin altını, her platformda en kuvvetli şekilde çizmeye devam edeceğiz. İnanç ve azimle yürüttüğümüz bu mücadeleye, tüm üye ülkelerden destek beklediğimizi, burada bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

Türkiye’nin dış politikadaki vizyonunun daima “barış” odaklı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizden başlayarak tüm dünyada sulhu sükûnun hâkim kılınması için var gücümüzle çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

BM bünyesinde yürüttükleri barış için arabuluculuk girişimleriyle çatışmaların çözümü konusunda çaba harcadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’dan Latin Amerika’ya ve Afrika’ya kadar farklı coğrafyalardaki anlaşmazlıkların giderilmesinde yeri geldiğinde arabulucu, yeri geldiğinde kolaylaştırıcı olarak yapıcı rol üstlendiklerini vurguladı.

Türkiye’nin çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan bir ülke sıfatıyla, sorunların değil çözümlerin parçası olmalarını sağlayacak inisiyatifler aldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çerçevede Suriye krizine, Güvenlik Konseyi’nin 2254 Sayılı Kararı temelinde halkın meşru beklentileri doğrultusunda kalıcı bir çözümün bulunmasının önemini tekrar vurguluyoruz. Çözümsüzlüğün sürmesi hem bölgemizin güvenlik ve istikrarını hem de Suriye’nin toprak bütünlüğünü giderek daha fazla tehdit etmektedir. Suriye’nin kuzeyindeki 4 milyonu aşkın sivil, ülkemizin sağladığı güvenlik şemsiyesi ve uluslararası yardımlar sayesinde hayata tutunmaktadır. Kuzeybatı Suriye’deki yardım mekanizmasının temelini oluşturan kararının uzatılması için Güvenlik Konseyi mesuliyetini yerine getirmelidir.”

“Ülkemize, güvenlik güçlerimize ve sivillere terör saldırıları gerçekleştiren, bölücü gündemiyle Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden PKK ve türevlerine karşı Türkiye’nin kayıtsız kalması beklenemez” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu terör örgütünü isim değişiklikleri gibi ucuz kurnazlıklarla meşrulaştırmaya çalışanları, bir an önce teröristleri silahlandırmaktan ve desteklemekten vazgeçmeye, hatalarından dönmeye davet ediyoruz. Terörizme karşı her türlü tedbiri almaya muktedir olduğumuzu, terör örgütlerine karşı gerekeni yapmaktan asla çekinmeyeceğimizi tekrar kuvvetle belirtiyoruz” diye konuştu.

Suriyelilerin ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde dönmelerini temin etmek için gerekli şartları oluşturma konusunda da üzerlerine düşeni samimiyetle yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaştan kaçan sivillerin insani şartlarda hayatlarını sürdürebilmeleri için Suriye’nin çeşitli bölgelerinde 100 bin briket ev inşa ettiklerini anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını, Suriye’de yapımı süren briket evlere ilişkin görselleri Genel Kurul katılımcılarına göstererek sürdürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu evlerin önemli bir bölümünü tamamlayıp teslim ettiklerini, ayrıca yaklaşık 1 milyon Suriyelinin topraklarına dönmesini sağlayacak 200 bin konut inşası için de hazırlıklara başladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güvenli bölgelerdeki 13 ayrı merkezde ve kırsallarında inşa edilecek bu projenin hayata geçmesi için uluslararası toplumun desteğine ihtiyaç vardır. Suriye’de hayata geçireceğimiz yerleşim yerleri projesi konusunda, herkesin gerekli çabayı göstermesini, dayanışma sergilemesini bekliyoruz” ifadesini kullandı.

MÜLTECİ KRİZİ

“Mülteci krizi, kendilerine daha iyi bir gelecek aramak için yola çıkan masumların botlarını batırıp onları ölüme terk etmekle, sınırlara duvarlar örmekle, insanları toplama kamplarına doldurmakla çözülemez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu krizin çözümünün, insanı ve insan hayatını merkeze alan gayretlerden geçtiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâl böyleyken Yunanistan’ın Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de göçmenlere yönelik zulümlerinin giderek arttığına dikkati çekti. Ege’de botları batırılan ve boğularak hayatını kaybeden çocukların fotoğrafını göstererek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Türkiye olarak biz, yeni Aylan bebeklerin cesetleri kıyılara vurmasın diye çırpınırken, Yunanistan, hukuksuz, pervasız geri itmeleriyle Ege’yi bir mülteci mezarlığına çevirmektedir. Geçen hafta dokuz aylık Asım bebek ve dört yaşında Abdülvahap, aileleriyle birlikte Yunan sahil güvenlik güçlerinin botlarını batırması sonucu vefat etmiştir. Avrupa’nın ve Birleşmiş Milletler kurumlarının insanlığa karşı suç teşkil eden bu acımasızlıklara artık bir ‘dur’ demesinin vakti çoktan gelmiştir.”

“TERÖRİZM BELASIYLA MÜCADELEYİ SAMİMİ VE ETKİN BİR ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİYLE KAZANABİLİRİZ”

Türkiye’nin, diğer bir komşusu Irak’ta da huzurun ve istikrarın hâkim kılınması için her türlü çabayı sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkede, Iraklılık kimliği temelinde siyasi birliğin ve uzlaşının sağlanmasını arzu ediyoruz. Irak’ta refahın sürdürülebilir şekilde artırılması ve terör örgütlerinin istismarlarının önlenmesi ancak bu şekilde mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’taki istikrarsız ortamı istismar eden terör örgütlerinin Türkiye’yi hedef alan eylemlerine de asla müsaade edilmediğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Bu kürsüden daha önce de defalarca vurguladığım gibi, terörizm belasıyla mücadeleyi, terör örgütleri arasında ayrımı reddeden, samimi ve etkin bir uluslararası iş birliğiyle kazanabiliriz. Hangi isim altında olursa olsun tüm terör örgütleriyle mücadelesini yıllardır devam ettiren Türkiye’nin, müttefiklerinden ve dostlarından bu konuda samimi bir iş birliği ve dayanışma beklemek en tabii hakkıdır. Terör örgütleri ve zalim rejimler yerine ülkemizle iş birliği yaparak bölgenin güvenliğine, istikrarına, huzuruna, refahına katkıda bulunmak isteyecek herkesle çalışmaya hazırız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarmasının, Güney Kafkasya’da kalıcı barışın ve istikrarın temini konusunda, tarihi bir fırsat penceresi açtığını bildirdi.

Türkiye olarak, Azerbaycan ile Ermenistan arasında yürütülen süreçleri destekleyerek, bu fırsatın değerlendirilmesi için çok önemli adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Son günlerde yaşanan çatışmalar bu güzel iklime gölge düşürmüş olsa da iki ülke arasında en kısa zamanda kapsamlı bir barış anlaşması imzalanmasının mümkün olduğuna inanıyoruz. Azerbaycanlı kardeşlerimizin haklarını ve geleceklerini inşa konusunda verdikleri mücadelede daima yanlarında olmayı sürdüreceğiz. Ülkemizi de yakından ilgilendiren bölgedeki ulaştırma bağlantılarının en kısa sürede açılması ise herkesin refahına katkı sağlayacak bir gelişme olacaktır.”

“TÜRKİYE, BU ZOR GÜNLERİNDE AFGAN KARDEŞLERİNİ DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, neredeyse yarım asırdır işgal, çatışma, terörizm, sefalet gibi sorunlarla boğuşan Afganistan’ın, yine bir sınamadan geçtiğini dile getirerek “Ülkedeki geçici hükûmetin, temel insan haklarının korunması doğrultusunda atacağı adımlar, umut verici gelişmelerin önünü açabilir. Türkiye, bu zor günlerinde Afgan kardeşlerini desteklemeyi sürdürecektir” dedi.

Hindistan ve Pakistan’ın, bağımsızlıklarını kazanmalarının üzerinden geçen 75 yıla rağmen aralarında hâlâ güçlü bir barış ve iş birliği tesis edilememiş olmasından üzüntü duyduklarını da ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dileğimiz, Keşmir’de adil ve kalıcı barış ve huzura ulaşılmasıdır. Yakın tarihte yaşanan bir sel felaketi sebebiyle son derece sıkıntılı günler geçiren Pakistan halkına, tekrar geçmiş olsun diyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, afetin ardından başlatılan insani yardım çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini aktararak uluslararası toplumun da Pakistan halkına içinden geçtikleri bu sancılı dönemde destek vermesini beklediklerini söyledi.

Türkiye’nin Rohinga Müslümanlarının anavatanlarına güvenli, gönüllü, onurlu ve kalıcı şekilde geri dönüşleri için desteğinin sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çin’in toprak bütünlüğüne, tek Çin anlayışına ve egemenlik haklarına kesinlikle halel getirmeyecek şekilde, Müslüman Uygur Türklerinin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususunda hassasiyet gösteriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Balkanlar’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözümü için ikili ve çok taraflı platformlarda yoğun gayret sergilediğini vurguladı. Bu anlayışla eylül başında Bosna-Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan’ı kapsayan bir bölge turu gerçekleştirdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bosna-Hersek’teki seçimlerin sorunsuz şekilde yapılması ile Belgrad-Priştine Diyalog Süreci’nde ilerleme sağlanması, bölgenin istikrarına katkı verecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“DOĞU AKDENİZ’DE BARIŞ VE İSTİKRARIN SÜRMESİ, TARAFLARIN HAK VE HUKUKUNA SAYGI GÖSTERİLMESİNE BAĞLIDIR”

Türkiye’nin Ege Denizi’nde ve Doğu Akdeniz’deki tüm meselelerin iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde ve uluslararası hukuka uygun olarak çözülmesini istediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bölgede, ülkemizle asla denk olmayan siyasi ve askeri seviyesine rağmen, güç gösterisi peşinde koşanlar, kendilerini komik duruma düşürmektedir. Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın sürmesi, tüm tarafların hak ve hukukuna saygı gösterilmesine bağlıdır. Yunanistan’dan, gerginlik ve tahrik siyasetini bir kenara bırakarak, iş birliği ve dayanışma çağrılarımıza kulak vermesini bekliyoruz. Daha önce önerdiğimiz Doğu Akdeniz Konferansı’nın bu amaca hizmet edeceğini düşünüyoruz. Muhataplarımızın, şimdiye kadar bu konuda en ufak bir adım dahi atamaması, kimin barış ve diyalogdan kimin de gerilimden yana olduğunu göstermektedir. Türkiye, Ege ve Doğu Akdeniz’deki haklarını sonuna kadar savunurken kendi siyasi hesapları uğruna gerginlik stratejisi izleyenlerin oyunlarına da asla gelmeyecektir.”

“ULUSLARARASI TOPLUMU, KKTC’Yİ TANIMAYA DAVET EDİYORUZ”

Türkiye’nin Kıbrıs meselesinde de adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılabilmesi için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte hep iyi niyetli ve yapıcı çaba sergilediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekleri görmek isteyen herkesin, adada iki ayrı devlet, iki ayrı halk olduğunu bildiğini, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü haklarının tescil edilmesinin, adadaki çözümün anahtarı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletler prensipleriyle çelişir şekilde, ambargolarla dünyadan koparılmaya çalışılan Kıbrıs Türklerine yönelik zulme son vermeye ve bir an önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni resmen tanımaya davet ediyoruz” dedi.

Avrupa Birliği üyesi Yunanistan’ın, Ege Denizi’ndeki düzensiz göçmenlere uyguladığı insanlık dışı geri itmelerin yanında, Müslüman Türk azınlığa karşı da hukuki yükümlülüklerini ihlal eden ayrımcı ve baskıcı politikalar izlediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temennimiz, Yunanistan’ın tüm bu sorunlu faaliyetlerine son vermesi, Avrupa Birliği başta olmak üzere uluslararası kuruluşların da yapılan insanlık dışı ve hukuksuz uygulamalara sırtını dönmeyi bırakmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ve bölgesel planda ortaya çıkan her yeni meydan okumanın, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile iş birliğinin değerini bir kez daha açıkça ortaya koyduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Bu yıl NATO’ya katılımının 70’inci yıl dönümüne ulaşan güçlü bir müttefik olarak, gerek diplomasi hamlelerimiz gerekse askerî kabiliyetlerimizle Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine katkı sağlıyoruz. Avrupalı kimliğimizle kıtanın güvenlik, istikrar ve refahına katkılarımız sürerken en batıdaki Asyalı olarak da ‘Yeniden Asya’ girişimiyle, bu kıtada da aynı amaçla çalışıyoruz.”

Son dönemde küresel düzeydeki sorunların ağırlaşan yansımalarıyla karşı karşıya bulunan Afrika ülkeleriyle dayanışmayı güçlendirecek adımları da birbiri ardına hayata geçirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda 16-18 Aralık 2021’de Afrikalı heyetin geniş katılımıyla üçüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ni gerçekleştirdiklerini söyledi.

Türkiye’nin, kıtanın barış, kalkınma ve refah yolculuğuna eşit bir ortak olarak eşlik etme iradesini her fırsatta gösterdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Latin Amerika ile de karşılıklı saygı temelinde güçlenen iş birliğimizi, ikili planda ve bölgesel teşkilatlarda kurumsal düzeyde artırmaya devam etme kararlılığındayız” ifadesini kullandı.

“İSLAM DÜŞMANLIĞINI BİR İNSANLIK SUÇU OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası sistemin çeşitli krizlerle sarsıldığı bu dönemde, insanlığı bekleyen en büyük tehlikelerden birinin de, “birlikte yaşama” iradesinin kaybedilmesi olduğunu belirterek, “Irkçı, ayrımcı, yabancı ve İslam düşmanı tutumlarda son yıllarda yaşanan artıştan derin endişe duyuyoruz” dedi.

BM Genel Kurulu kürsüsünden Yeni Zelanda’da Müslümanlara karşı gerçekleştirilen terör saldırısının yıl dönümü olan 15 Mart tarihinin, ‘İslamofobiyle, İslam Düşmanlığıyla Mücadele Uluslararası Günü’ olarak ilan edilmesi çağrısında bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce İslam İşbirliği Teşkilatı’nda, sonra da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan kararlarla bu çağrının hayata geçirildiğini söyledi.

Uluslararası toplumun İslam düşmanlığıyla mücadeledeki kararlılığının bir nişanesi olarak gördükleri bu yaklaşımın, fiiliyata da yansımasını canı gönülden temenni ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce de defalarca vurguladığım gibi İslam düşmanlığını da tıpkı antisemitizm gibi bir insanlık suçu olarak görüyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul’un 77’nci toplantısının, insanlığın umut ve beklentilerine cevap teşkil edecek başarılara imza atacak şekilde verimli geçmesini diledi.

DÜNYA

“Türkiye’nin küresel siyasi, ekonomik, askerî güç mücadelelerinin ortasında bir istikrar adası olarak hedeflerine doğru ilerlemesini sağlamakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 27. Dönem 6. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Önündeki tüm engelleri birer birer kaldırarak Türkiye’nin küresel siyasi, ekonomik, askerî güç mücadelelerinin ortasında bir istikrar adası olarak hedeflerine doğru ilerlemesini sağlamakta kararlıyız” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 6. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel kurulda yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27. Dönem 6. Yasama Yılı’nın, sizlerle birlikte ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Meclisimizin kuruluşundan günümüze, bu yüce kurum çatısı altında ülkemize hizmet eden tüm milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum. İlk faaliyete geçtiği 1920’den beri Meclisimizde görev yapmış milletvekillerimizden vefat edenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

“TÜRKİYE’NİN İSTİKLAL VE İSTİKBAL DAVASI, ÇAĞLAR ÖTESİNE UZANAN KUTLU BİR MÜCADELENİN ADIDIR”

Büyük Millet Meclisimizin ilk Başkanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, Türkiye’nin gelişmesi, büyümesi, güçlenmesi yolunda gayret gösteren herkesi hürmetle yâd ediyorum. Bin yıldır vatanımızın müdafaası, milletimizin dirliği, ülkemizin bütünlüğü, devletimizin bekası uğruna gözlerini kırpmadan canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyorum.

Türkiye’nin istiklal ve istikbal davası, çağlar ötesine uzanan kutlu bir mücadelenin adıdır. Bugün de, sınırlarımızın içinde ve ötesinde aynı mücadeleyi vermeyi sürdürüyoruz. Terör örgütlerinin başında yer aldığı düşmanlarımıza göz açtırmayan askerlerimize, polislerimize, jandarmalarımıza, sahil güvenlik personelimize, istihbaratçılarımıza, güvenlik korucularımıza başarılar diliyorum.

Rabbimden, milletimizin tüm fertleriyle birlikte bu kardeşlerimizi de korumasını, esirgemesini, ayaklarına taş değdirmemesini niyaz ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi, millî mücadele yıllarından beri, bu ülkenin her türlü meselesinin çözümünde, milletimizin her beklentisinin karşılanmasında öncü bir rol üstlenmiştir.

Bugün de; gerek 27. dönem boyunca çıkartılan kanunlarla, gerek hâlen komisyonlarda ve genel kurul gündeminde bekleyen tekliflerle, gerekse bundan sonra gündeme gelecek çalışmalarla, Meclisimizin tarihî misyonunu hakkıyla yerine getirdiğine ve getireceğine inanıyorum.

Bilindiği gibi bugün, 27. dönem Meclisimizin son yasama yılının açılışını yapıyoruz. Meclisimizin, seçim takvimine göre çalışmalarına ara vermeden önce, pek çok kritik düzenlemeyi hayata geçirerek, bu yasama yılını da en iyi şekilde değerlendireceğine inanıyorum.

“YASAMASIYLA, YÜRÜTMESİYLE, YARGISIYLA BİRLİKTE İSTİKAMETİMİZİ ÇİZİYORUZ, YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

Türkiye, yaklaşık sekiz ay sonra gideceği seçimlerde, hem yasama organı Türkiye Büyük Millet Meclisimizin üyelerini hem de yürütmenin temsilcisi Cumhurbaşkanını belirleyecek. Dünyanın ve bölgemizin, gerçekten tarihî günler yaşadığı, asırlık dengelerin kökünden sarsıldığı, siyasi, ekonomik ve askerî güç merkezlerinin yeniden oluştuğu bir dönemde bu seçimleri yapacağız.

  1. dönem milletvekilleri olarak sizlerin, üstlendiğiniz misyonun gereklerini başarıyla ifa etmiş bir kadro sıfatıyla, milletimizin gönlündeki yerinizi aldığınıza inanıyorum. Bu büyük şeref, evlatlarınıza bırakacağınız en büyük miras olacaktır. Ülkemize, milletimize, Meclisimize yaptığınız hizmetler için şimdiden her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Komisyonlardan genel kurula kadar Meclis çalışmalarının tüm aşamalarındaki katkıları için siyasi parti grup yönetimlerimiz ile Meclis Başkanlık Divanımıza da ayrıca teşekkür ediyorum.

Önce millî mücadelede, son olarak da 15 Temmuz gecesi ‘gazi’ ünvanıyla şereflenen Meclisimiz, bu vasıflarıyla, dünya parlamentoları arasında müstesna bir yere sahiptir. Bir dönem ülkemize, ‘demokrasiyi bedel ödemeden elde ettiği için içselleştiremediği’ ithamları yöneltilirdi. Şimdi ise karşımızda, son çeyrek asrın en iddialı demokrasi ve kalkınma programlarının ahdi altyapısını kurmuş bir Türkiye Büyük Millet Meclisi var.

Şimdi karşımızda, darbecilere direnerek millî iradenin üstünlüğünü hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tescillemiş bir Meclis var. Şimdi karşımızda, her türlü tehdide rağmen temsilcisi olduğu milletin hakkını, hukukunu, menfaatlerini cansiperane şekilde koruyan bir Meclis var. Şimdi karşımızda, küresel eğilimlerin aksine milletiyle bağlarını en güçlü şekilde sürdüren bir Meclis var. Meclisimizin ve milletvekillerimizin zaman zaman maruz kaldıkları iftira derecesine varan saldırıların bir sebebi de, işte bu tablodur.

Türkiye’yi ısrarla müstemleke muamelesine maruz bırakmak, siyasi ve ekonomik olarak peykleri konumunda görmek isteyenler, Meclisimizin bu onurlu duruşundan da rahatsızdır. Ama biz kimin ne dediğine, kimin ne istediğine değil, milletimizin neye ihtiyacı olduğuna, ülkemizin hedeflerine bakarak, yasamasıyla, yürütmesiyle, yargısıyla birlikte istikametimizi çiziyoruz, yolumuza devam ediyoruz.

“CUMHURİYET TARİHİNİN EN KÖKLÜ REFORMLARINA BU MECLİS İMZA ATMIŞTIR”

Cumhuriyet tarihinin en köklü reformlarına bu Meclis imza atmıştır. Bu süreçte gerçekleştirdiğimiz, istiklalimizi ve istikbalimizi aydınlatan en önemli reformlardan biri de, hiç şüphesiz, yönetim sistemimizde yaptığımız değişikliktir. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’yle, demokratik erklerin her birini, kendi alanında en güçlü, en etkili, en verimli hâle getirdiğimize inanıyorum.

Geçmişte demokratik bir denge içinde değil de, yıkıcı bir rekabet görünümü veren yasama, yürütme ve yargı, artık aynı ortak gaye doğrultusunda birbirlerini destekleyen bir anlayışla çalışmaktadır. Önümüzdeki dönemde, dördüncü yılını geride bırakan yeni yönetim uygulamalarımızda elde ettiğimiz tecrübeler ışığında sistemi, eksiklerini tamamlayacak, güçlü yönlerini tahkim edecek bir anlayışla daha da geliştirmeyi planlıyoruz. Dünyanın ve bölgemizin her alanda büyük değişimler yaşadığı bir süreçte, ülkemizi bunun dışında tutamayız.

Türkiye’nin ve Türk milletinin ihtiyaçlarına, beklentilerine, potansiyelini kullanma kabiliyetlerindeki ilerlemeye ve elde ettiğimiz tecrübelere göre kendimizi yenilemeyi sürdüreceğiz. Yunus Emre’nin, ‘her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası’ sözündeki irfanla işaret ettiği yolu takip ediyoruz. Mevlana Hazretlerinin ‘şimdi yeni şeyler söylemek lazım’ mısrasındaki teşvikle tavsiye ettiği istikameti izliyoruz.

Bu yaklaşıma sadık kalmayı ve icap eden adımları atmayı, tüm kalbimizle bağlı olduğumuz milletimize karşı sorumluluğumuzun gereği olarak görüyoruz. Elbette bu tamamlayıcı reformları da, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin banisi Yüce Meclisimizle birlikte inşa edecek ve hayata geçireceğiz.

İnşallah önümüzdeki dönemde, yasama ve yürütme olarak ortak gündemimizin başında bu husus yer alacaktır. İçimizde ukde kalan bir diğer mesele de ülkemizi yeni, sivil, demokratik yöntemlerle inşa edilmiş, kapsayıcı, sade ve vizyoner bir Anayasa’ya kavuşturmaktır.

Yeni Anayasa konusunda 2013 ve 2021 yıllarında yaptığımız samimi çağrılar, maalesef, ülkemizi böyle bir kazanımla buluşturmaya yetmedi. İlk çalışma, Meclisteki ortak komisyonda tıkandı. İkinci çağırımıza ise somut hiçbir cevap alamadık. Yeni dönem Meclisimizin, Türkiye’yi, hakkı olan yeni Anayasa’yla buluşturarak darbe dönemlerinin son izini de sileceğine inanıyorum. Bunu aynı zamanda gelecek nesillere bir borcumuz, önümüzdeki dönemde gençlerimize hediye edeceğimiz en büyük kazanım olarak görüyoruz.

İnsanlarımızın temel hak ve özgürlüklerini en üst seviyeye çıkartan sessiz devrimleri hayata geçirdiğimiz gibi, inşallah Yeni Anayasa çalışmasını da tamamlayacağız. Türkiye’yi vesayetin, darbelerin, baskıların, zulümlerin utancından; vatandaşlarımızı kökeni, inancı, mezhebi, meşrebi, kılık kıyafet ve kültürü sebebiyle horlanmaktan beraber kurtardık. Yeni Anayasa’yla, bu kazanımların ahdi temelini de olması gereken hâle getirmek istiyoruz.

“GÜVENLİK GÜÇLERİMİZLE, ASKERİMİZLE VE İSTİHBARAT TEŞKİLATIMIZLA TERÖRİSTLERİN HER AN ENSESİNDEYİZ”

Türkiye’nin son 20 yılına baktığımızda, milletimizin gündemini uzunca bir süredir işgal eden sorun alanlarını birer birer geride bıraktığımızı görüyoruz. Mesela bunlardan biri terör örgütlerinin kanlı saldırılarıyla yol açtığı huzur ve güven endişesiydi. Uzun yıllar boyunca ülkemiz gündeminin bir numaralı sorunu hep terör meselesiydi.

Yaptığımız operasyonlar, aldığımız tedbirler, izlediğimiz çok yönlü diplomasiyle, terör örgütlerini sınırlarımız içinde bitirirken, sınırlarımız dışında da adeta felç ederek yeni bir güvenlik ve huzur iklimi oluşturduk. Bu gerçeği, elini vicdanına koyan hiç kimse inkâr edemez. Teröristlerin giriştikleri tek tük eylem teşebbüsleri, inşallah bu hainlerin son çırpınışlarıdır. Güvenlik güçlerimizle, askerimizle ve istihbarat teşkilatımızla teröristlerin her an ensesindeyiz.

Güvenlik kuvvetlerimizi, hem terörle mücadele hem de bölgesel ve küresel tehditlere karşı ülkemizi koruma görevini en üst düzeyde yürütebilmesini sağlayacak imkân ve kabiliyetlere kavuşturduk. Tehditleri kaynağında yok ederek ülkemizin güvenliğini, milletimizin huzurunu sınırlarımız dışında başlatma stratejimizi, ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ ifadesiyle uygulamaya devam ediyoruz.

Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız asırlık eser ve hizmetler de milletimizin nesillerdir yaşadığı geri kalmışlık, yokluk, yoksunluk sorunlarını da ortadan kaldırmıştır. Biraz sonra sizlerle paylaşacağım eser ve hizmet özetlerimiz, bu gerçeği gören gözlere, duyan kulaklara, hakkı ikrar eden dillere, nasır bağlamamış yüreklere bir kez daha hatırlatacaktır.

Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma, spordan sosyal desteklere her alanı kapsayan eser ve hizmetlerimizin hayatına dokunmadığı, hayat kalitesini yükseltmediği tek bir insanımız dahi yoktur. Çok partili siyasi hayatımız boyunca defalarca yaşadığımız darbeler dönemini de, 15 Temmuz’da istiklaline sahip çıkan milletimiz ve millî iradenin itibarını yere düşürmeyen Meclisimiz sayesinde geride bıraktık. Bu vesileyle, 15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, aynı gece Mecliste destansı bir direniş sergileyen milletvekillerimize tekrar şükranlarımı sunuyorum.

Ülkemizi geliştirmek, büyütmek, güçlendirmek; milletimizin refahını artırmak, hayatını kolaylaştırmak için çalışıp çabalarken küresel krizlerin ağır etkileriyle de mücadele ettik. Üstelik biz küresel krizlerle birlikte, hassaten ülkemize yönelik saldırıları da göğüslemek mecburiyetinde kaldık.

“ÜLKEMİZE EŞSİZ KAZANÇLAR SAĞLAYACAK BİR YOL SEÇTİK”

Nitekim Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapıldığı 2018 Haziran ayından bugüne kadar dünyamız, İkinci Cihan Harbi sonrasındaki en ağır sınamalarını yaşamıştır. Türkiye olarak biz bu dönemde küresel sınamalara ilave olarak, merkezinde ekonominin yer aldığı tuzaklarla da uğraştık. Ülke ve millet olarak bekamızı ilgilendiren her başlık önemlidir, ama insanlarımızın doğrudan günlük hayatlarına dokunan ekonomi meselesi ayrıca ehemmiyetlidir.

Bunun için şimdi sizlerle, 2018’den bu yana uyguladığımız, salgın ve savaş gibi küresel krizlerin yıkıcı etkilerinden korunmak için tahkim ettiğimiz ekonomi programımızı, temel mantığı ve ana hatlarıyla paylaşmak istiyorum. Türkiye Ekonomi Modeli’ne ilişkin yaklaşımlarımızı, dün İstanbul’da bir grup yabancı iktisatçıyla da enine boyuna değerlendirme imkânı bulduk.

Orada da ifade ettiğim gibi, bizim uyguladığımız ekonomi politikası, kesinlikle ‘akıntıya kürek çekme’ gibi akıl dışı bir amaca dayanmıyor. Tam tersine biz, ekonomik araçlar üzerinden ülkemize diz çöktürmek gayesiyle, bugüne kadar ne kadar iyi, doğru, kazançlı olduğu hep telkin edilmiş iktisat politikalarına da aykırı şekilde maruz kaldığımız sinsi oyunları bozmak için kendi modelimizi geliştirdik. Daha önemlisi, bu modelin hem iktisat ilminde yeri vardır hem dünyada örnekleri mevcuttur hem de ülkemiz gerçekleriyle ve sahip olduğumuz potansiyelle en üst düzeyde uyumludur. Dolayısıyla kendimize, neresinden bakarsanız bakın ülkemize eşsiz kazançlar sağlayacak bir yol seçtik.

“KENDİ ÖZGÜN EKONOMİ MODELİMİZİ İNŞA ETTİK”

Açık konuşmak gerekirse ekonomi modelinde tercih değişikliğine durduk yere de gitmedik. Şayet maç sürerken oyunun kurallarını bizim aleyhimize değiştirmeye çalışmasalardı, belki bir müddet daha buna ihtiyaç duymayabilirdik. Fakat ülkemiz açık bir ekonomik saldırıyla karşı karşıya kalınca, sınırlarımızı korumak için ne yaptıysak, darbelere nasıl karşı çıktıysak buna da aynı tavrı sergiledik.

Küresel gelişmelerin önümüze çıkardığı fırsatları da değerlendirerek, ‘olanda hayır vardır’ anlayışıyla yönümüzü geleceğe çevirdik. Dünyanın ve ülkemizin tecrübelerinden en üst düzeyde istifadeyle, kendi özgün ekonomi modelimizi inşa ettik. Evvela maruz kaldığımız saldırıların önünü kesecek tedbirleri aldık, mekanizmaları oluşturduk, kaynakları bulduk. Bununla birlikte, kısa, orta ve uzun vadeli programlarımızı yeni ekonomi yaklaşımımıza uygun şekilde süratle güncelleyerek tutarlı bir yapı ortaya çıkardık.

Her aşamada, bu modelin teorik çerçevesini de, uygulamalarının sonuçlarını da, hedeflerimizi de milletimizle paylaştık, paylaşmayı sürdürüyoruz. Kendi yolumuzu çizerken dünyayı da ihmal etmedik. Salgın döneminde yaşanan trajedileri ve onu takip eden Rusya-Ukrayna Savaşının tetiklediği krizleri dikkatle izledik.

Her küresel gelişme, ülkemizin kendini klasik kabullerden ayrıştırarak oluşturduğu bu özgün modelin doğruluğunu ve isabetini teyit etmektedir. Türkiye Ekonomi Modeli’nin başarısında ve kabul görmesinde, geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız altyapı sayesinde sahip olduğumuz üretim ve istihdam gücünün çok büyük katkısı vardır.

Çünkü bizim ‘yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütmek’ olarak özetlediğimiz ekonomi modelimizin merkezinde insan vardır, insanımız vardır. Modeli, her bir vatandaşımızın iş ve aş sahibi olarak geleceğine güvenle bakmasını sağlamak bunu da yatırımı, üretimi, ihracatı geliştirerek yapacak şekilde kurguladık.

Önceleri bu tercihimiz yüzünden bizi şiddetle eleştiren çevrelerin; enerji, emtia ve gıda krizi tehditlerinin ardından bizimle aynı noktaya gelmelerini ibretle takip ediyoruz. Gelişmiş ülkelerin, zahirde beyan ettikleri politikaların ötesinde, örtülü olarak istihdamı koruma odaklı bir yaklaşıma yönelmelerinin sebebi de budur. Aksi takdirde ortaya çıkacak sosyal sorunların ve beraberinde getireceği siyasi istikrarsızlıkların altından kimse kalkamaz. Bizim farkımız, bu gerçeği herkesten önce görüp pozisyonumuzu erken almış olmaktır.

“HİÇBİR VATANDAŞIMIZIN ENFLASYONUN ALTINDA EZİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Tabii bunları söylerken yaşanan sıkıntıları, sorunları, dalgalanmaları asla görmezden gelmiyoruz. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın döviz kurundaki dengesiz yükselişten ve enflasyondaki fahiş artıştan kaynaklı refah kayıplarını, endişelerini, beklentilerini gayet iyi biliyoruz. Bunların önüne geçecek tedbirleri ilk günden itibaren almaya başladık.

Hatırlarsanız, geçtiğimiz Aralık ayında döviz kurunda dengesiz yükseliş yaşanmaya başladığında, aralarında kur korumalı mevduatın da olduğu bir dizi tedbirle paniğin önünü kesmiştik. Enflasyondaki artışın insanlarımızın refah seviyelerinde yol açtığı kaybı önlemek için asgari ücreti, memur maaşlarını, emekli maaşlarını, sosyal yardım rakamlarını yılbaşında ciddi oranlarda artırdık. Temmuz ayındaki ilave düzenlemelerle, bu artışları daha da ileriye taşıdık.

İnşallah önümüzdeki yılbaşında, tüm ücretlilerin durumlarını, kayıplarını telafi edecek şekilde tekrar gözden geçireceğiz. Hep söylediğimiz gibi, hiçbir vatandaşımızın enflasyonun altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm devletlerin en büyük sorunu olan enflasyonun yol açtığı kayıpları telafi konusunda da inşallah dünyaya örnek olacağız.

Önündeki tüm engelleri birer birer kaldırarak Türkiye’nin, küresel siyasi, ekonomik, askerî güç mücadelelerinin ortasında bir istikrar adası olarak hedeflerine doğru ilerlemesini sağlamakta kararlıyız. Küresel dalgalanmalar ülkeleri, alışageldiklerimizden farklı yöntem ve üsluplarla yürütülen yeni tür savaşların eşiğine getirmişken, biz kendimizi bu kırılgan süreçten de ayrıştıracağız. Son dönemde karşımıza çıkan kimi bölgesel krizlere de bu anlayışla yaklaşıyor, kuklaların değil onların iplerini ellerinde tutanların oyunlarını bozacak stratejilerle hareket ediyoruz.”

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN TBMM 27. DÖNEM 6. YASAMA YILI AÇIŞ KONUŞMASI

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 6. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.

TBMM’ye gelişinde, Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

ÇİFTÇİ KAYIT SİSTEMİ’NE BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILABİLECEK

Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, ÇKS başvurularının e-Devlet üzerinden yapılmasına ilişkin Bakanlık’ta düzenlenen basın toplantısında, tarımda inovasyon ve dijitalleşmenin kısıtlı kaynaklardan daha etkin yararlanabilmek için bir zorunluluk olduğuna işaret ederek, teknolojik dönüşümleri en etkin şekilde üretime aktarmayı hedeflediklerini söyledi.

Bakan Kirişci, Endonezya’da düzenlenen Tarım Bakanları Toplantısı’na katıldığını anımsatarak, toplantıdaki en önemli konu başlıklarından birinin “tarım sektöründe dijital dönüşüm” olduğunu anlattı.

“130 FARKLI BAŞLIK ALTINDA ÜRETİCİLERİMİZİ DESTEKLİYORUZ”

Üreticinin işini kolaylaştırmaya dönük dijital dönüşüm hamleleri içinde yer alan desteklere başvurunun bu alandaki öncelikli konular arasında olduğunu dile getiren Kirişci, şöyle devam etti:

“Özellikle tarımsal desteklerin sadeleştirilmesi hedefimiz bakımından dijital hizmetlerin geliştirilmesine çok önem veriyoruz. 65 ayrı kalemde 130 farklı başlık altında üreticilerimizi destekliyoruz. Destekleme kalemlerinde sadeleşmeye gidiyoruz ve destekleme başvurularının dijital ortamda yapılabilmesi için gerekli altyapı üzerinde çalışıyoruz. Üreticilerimiz, desteklemeler için tüm başvuruları il müdürlüklerimiz ya da diğer birimlerimize bizzat başvurarak değil, e-Devlet üzerinden zahmetsizce yapabilecekler. Bunun müjdesini de kısa sürede duyurmuş olacağız inşallah.”

Kirişci, Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle geçmiş dönemde tespit edilen bazı aksaklıkları düzelttiklerini belirterek şunları söyledi:

“2 milyon 171 bin 646 çiftçimizin yer aldığı ÇKS’ye, başvuruların e-Devlet üzerinden gerçekleştirilerek üreticimize emek ve zaman tasarrufu sağlayacak sistemi, bugün gece yarısı 00.00’dan itibaren hizmete açıyoruz. ÇKS’deki başvuru süreç ve şartlarında getirilen düzenlemeyle dijitalleşme, bürokrasinin azaltılması ve üretim planlaması amaçlanmıştır. Yani çiftçimiz, dijital çağın imkânlarından faydalanacak, daha kolay bir süreç izleyerek başvurusunu yapacak ve Bakanlığımız da ÇKS verilerini kullanarak üretim planlamasına zemin hazırlayacak.”

e-Devlet Kapısı hizmetinden arazi bilgilerinde değişiklik yapmayan, sadece ürün güncellemesine gidecek çiftçilerin yararlanacağını ifade eden Kirişci, sistemin, çiftçilerin kullanabileceği basit bir iş akışından oluştuğunu dile getirdi.

Hem gerçek hem de tüzel kişiliği haiz çiftçilerin yararlanacağı sistemin kolayca kullanılabilecek şekilde tasarlandığını belirten Kirişci, “e-Devlet Kapısı’ndan başvuruların süreç içinde gelişerek çiftçimizin iş yükünü azaltacak şekilde güncelleneceğini hep birlikte göreceğiz. Bu arada e-Devlet’ten başvurunun çiftçilerimiz için bir seçenek olduğunu, isteyen çiftçilerimizin il veya ilçe müdürlükleri üzerinden de başvuru yapabileceklerini ifade etmek isterim. Ürün beyan formlarındaki muhtar ve 2 azanın imzası, muhtarlarımızın da talepleri doğrultusunda çiftçilerimizin başvuru sürecini sadeleştirmek amacıyla kaldırılmıştır.” diye konuştu.

“2023 ÜRETİM YILI İÇİN BAŞVURULAR 31 ARALIK’TA SONA ERECEK”

Kirişci, ziraat odalarından her yıl alınan “çiftçi belgesi”nin, sadece ÇKS’ye ilk defa başvuran çiftçilerden isteneceğini de söyleyerek şunları kaydetti:

“Çiftçilerimiz bize başvurusunu yaparken aktif olarak ziraat odasına üye olduğunu da beyan edeceklerdir. Halen 1 Eylül’de başlayıp sonraki yılın 30 Haziran’ında son bulan, yani 10 ay süreyle devam eden başvuru süresi, başarılı bir üretim planlaması yapılabilmesi için 4 aya düşürülmüştür. Yani 2023 üretim yılı için başvurular 1 Eylül 2022 tarihinde başlamıştır ve 31 Aralık 2022 tarihinde sona erecektir. Her yıl başvuru tarihleri bu şekilde uygulanacaktır. 31 Aralık tarihine kadar başvuru yapan çiftçilerimiz, ürün değişiklik bildirimlerini şubat ayı içinde yapabilecektir.”

Üretim yılına ilişkin başvuru yapan çiftçilerin, e-Devlet üzerinden ÇKS belgesi alabileceklerini belirten Kirişci, bu belgenin resmi nitelikte olacağını, ayrıca bir onay aşamasına ihtiyaç duyulmayacağını ifade etti.

Kirişci, e-Devlet üzerinden alınacak ÇKS belgelerinden ücret talep edilmeyeceğini, çiftçilerin, arazi büyüklüklerine göre 9 ile 39 lira arasında değişen ve ÇKS başvurusunu yaparken ödedikleri başvuru ücretlerinin, beyan etmeleri halinde kendilerine verilecek tarımsal destek ödemesinden karşılanacağını söyledi.

e-Devlet üzerinden müracaatı örnek bir başvuru işlemi gerçekleştirerek anlatan Kirişci, “Tarım Cebimde” mobil uygulamasının da en kısa sürede hizmete sunulacağını bildirdi.

OKUMAYA DEVAM ET

TAKVİM

Eylül 2022
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA8 saat önce

“Türkiye’nin küresel siyasi, ekonomik, askerî güç mücadelelerinin ortasında bir istikrar adası olarak hedeflerine doğru ilerlemesini sağlamakta kararlıyız”

DÜNYA9 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

DÜNYA2 gün önce

ÇİFTÇİ KAYIT SİSTEMİ’NE BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILABİLECEK

DÜNYA3 gün önce

DEV YATIRIMLAR | SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI METROYA KAVUŞUYOR

DÜNYA3 gün önce

GSB Yurtlarında Yerleştirme Oranı Yüzde 92’ye Ulaştı

DÜNYA3 gün önce

“Esnaflarımız Türkiye’nin her alanda yazdığı başarı hikâyesinde öncü rol oynuyor”

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CNN TÜRK-Kanal D ortak yayınına katıldı

DÜNYA3 gün önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etlik Şehir Hastanesi’nin Açılışını Yaptı

DÜNYA4 gün önce

Türkiye ile Malezya Serbest Ticaret Anlaşmasının Genişletilmesine ilişkin ORTAK DEKLERASYON Ankara’da imzalandı.

DÜNYA4 gün önce

Türkiye Enerji Piyasasının En Büyük Aile Buluşması 21-22 Kasım’da Antalya’da

DÜNYA4 gün önce

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Yaşadığımız çağı İslam’ın rahmet mesajlarıyla buluşturmalıyız”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi vatanımızla birlikte bölgemizde istikrar ve güven istiyoruz”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her alanda kadınlarımızın haklarını korumayı, onlara pozitif ayrımcılık yapmayı ilke edindik”

DÜNYA5 gün önce

“Türkiye olarak hem içeride hem dışarıda güçlü bir duruş sergiliyoruz”

DÜNYA5 gün önce

“Dünya Güreşinde Yeni Bir Milat Başlattık”

DÜNYA6 gün önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Proje Pazarı etkinliğine katıldı

DÜNYA6 gün önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş ,İhracat Desteklerine Yönelik Prefinansman Modeli Hayata Geçiriliyor

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Ticaret Odası 140. Yıl Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizi her alanda kalkındırmak, geliştirmek için 20 yıldır gece gündüz çalıştık”

DÜNYA1 hafta önce

Kahramanmaraş’ta 7. Düzenlenen Çağlayancerit Ceviz ve Kültür Festivali Başladı

DÜNYA1 hafta önce

35 BİN DEKARIN SUYU GES’TEN

DÜNYA1 hafta önce

75 MİLYON LİRALIK PROJEDE İMZALAR ATILDI

DÜNYA1 hafta önce

Sanayi Bakanı Mustafa Varank, “Bu ülkeye değer katan herkesin yanındayız, onların destekçisiyiz

DÜNYA1 hafta önce

ADIYAMAN TURİZMİNE 6 MİLYON EURO DESTEK

DÜNYA1 hafta önce

Türk Hava Yolları, 2022 Skytrax Ödülleri’nde Avrupa’nın en iyisi seçildi

DÜNYA1 hafta önce

Ahmet Erdem Shell &Turcas | Bu yaptıklarınız ANAYASAYA ,İNSAN HAKLARINA ,ADALET VE HUKUKA KANUNLARA AYKIRIDIR

DÜNYA1 hafta önce

GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ’NİN “MİRAS GÜNÜ” ANKARA’DA KUTLANDI

DÜNYA1 hafta önce

“Ekonomi programımızı yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla ülkemizi büyütme üzerine kurduk”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Duda ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Truss ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Başbakanı Mikati ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li Senatör Risch’i kabul etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Cumhurbaşkanı Van der Bellen ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan: “Mutfak, kültürel mirasın en önemli unsurlarından biridir”

DÜNYA2 hafta önce

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Şeker pancarı üretimine ve üreticisine önem vermeli, desteklemeliyiz”

DÜNYA2 hafta önce

MALTA’nın Bağımsızlık Günü Başkent Ankara’da kutlandı.

DÜNYA2 hafta önce

Türk Hava Yolları’ndan 4 temsilci IATA’nın Danışma Kurullarına atandı

DÜNYA2 hafta önce

Türk Hava Yolları ve Türkiye Cumhuriyeti New York Başkonsolosluğu “Connect” Fotoğraf Sergisini Açtı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Japonya Başbakanı Kişida ile görüştü

DÜNYA3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA3 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

İYİ Kİ VARSIN2 sene önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 sene önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

GÜNCEL2 sene önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK3 sene önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA5 ay önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

ENERJİ2 sene önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

GÜNCEL2 sene önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

DÜNYA2 sene önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

İYİ Kİ VARSIN2 sene önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

Tekne Firmaları Türkiye11 ay önce

Yatlar Burada | Türkiye

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA2 ay önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA1 sene önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

KİRALIK TEKNE3 sene önce

Çeşme İzmir | Kiralık Tekneler

DÜNYA2 sene önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA3 sene önce

MAN TÜRKİYE’den Ankara’ya dev yatırım

KİRALIK TEKNE3 sene önce

Çeşme Kiralık Tekne

DÜNYA3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA1 sene önce

Sektöre Yön verenler ; Mehmet TAŞ

DÜNYA1 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın İnci Recepoğulları

GÜNCEL3 sene önce

Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu’ndan’Taha Akgül’e geçmiş olsun ziyareti

GÜNCEL2 sene önce

Topluma sürdürülebilir değer katan, itibarlı şirketler grubu KALE GRUP

DÜNYA3 sene önce

Güney Kore Milli Ve Silahlı Kuvvetler Günü Resepsiyonu

DÜNYA10 ay önce

“Türkiye, son 19 yılda, diğer pek çok alan gibi savunma sanayiinde de âdeta bir devrim gerçekleştirmiştir”

GÜNCEL12 ay önce

HATAY’ ın Güçlü Kadınları

DÜNYA1 sene önce

ELMADAĞ MOBİLYACILAR İHTİSAS OSB’NİN TEMELİ ATILDI

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye Genç İş Adamları heyetini kabulünde açıklamalarda bulundu

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “OECD İstanbul Merkezi Açılış Töreni”ne Video Mesaj Gönderdi

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri sahiplerini buldu

DÜNYA2 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

DÜNYA2 sene önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sarıkamış-Karakurt-Horasan yolu açılış töreninde konuştu

DÜNYA2 sene önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan milli helikopter motoru teslim töreninde önemli açıklamalar

DÜNYA3 sene önce

“EVLATLARIMIZA MİRAS KALACAK BİR GÖNÜL KÖPRÜSÜ KURDUĞUMUZA İNANIYORUM”

DÜNYA3 sene önce

“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

DÜNYA3 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

DÜNYA3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

DÜNYA3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

www.teknetuccari.com

HABER BURADA