Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakü’de düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Azerbaycan’ın Seçkin Gözlemci Günü’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında can Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü’nde katılımcılarla beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getirdi. Bağımsızlığın nasıl kazanıldığını, ne kadar değerli olduğunu çok iyi bilen bir milletin evladı olarak Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü’nü tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklal ve istikbal yolunda verdiğimiz şanlı mücadeleleri, şehadetleriyle taçlandıran kahramanlarımızı rahmet ve hürmetle yâd ediyorum. Rabbim aziz şehitlerimizin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin. Rabbim bizleri de şehitlerimizin kutlu ve mübarek yolundan ayırmasın” dedi.
“ORTAK TARİHİMİZDEN ALDIĞIMIZ İLHAMLA ARAMIZDAKİ DOSTLUK VE MUHABBETİ SAĞLAMLAŞTIRIYORUZ”
İki hafta önce Rize-Artvin Havalimanı’nın açılışını Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise Bakü’de bir başka tarihî buluşmaya yine birlikte imza attıklarını ifade etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in şahsında can Azerbaycan’ın mümtaz halkına samimi misafirperverlikleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Hazar’ın incisi Bakü’de bir millet, iki devlet, tek festival şiarıyla dünyanın en gözde Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’i gerçekleştiriyoruz. Aziz Sancar hocamıza bu gurur günümüzde heyecanımızı paylaştığı için yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Rüzgârların şehri güzel Bakü’den Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Azerbaycanlı kardeşlerimizle birlikte mücadele ettiği toprakların her karışına, Natavan’ın gazelinin işitildiği ovalara, şehidimiz Hüdayar kardeşimizin türkü söylediği diyarlara, Gence’ye, Şuşa’ya, Fuzuli’ye, Laçin’e, Azerbaycan’ın her bölgesine selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Bugün bir kez daha burada vücut bulan ebedî ve ezelî kardeşliğimizi Rabbim daim eylesin.”
Bu yıl iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden tesisinin 30. Yıl dönümünü büyük bir gururla idrak ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ortak tarihimizden aldığımız ilhamla aramızdaki dostluk ve muhabbeti daha da sağlamlaştırıyor, birlik ve beraberliğimizi daha da perçinliyoruz. Her ne kadar diplomatik münasebetlerimiz 30 sene önce kurulmuş olsa da kader birliğimiz tarihin derinliklerine kadar uzanmaktadır. 1915’te Çanakkale’de, 1918’de Gence’de, Bakü’de ve Azerbaycan’ın diğer bölgelerinde yüreklerimiz ve bileklerimiz ortak mücadelemizde tekrar beraber olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki muhabbetin gücünü merhum şair Bahtiyar Vahapzade’nin “Bir ananın iki oğlu / Bir ağacın iki kolu / O da ulu, bu da ulu / Azerbaycan-Türkiye / Dinimiz bir, dilimiz bir / Ayımız bir, yılımız bir / Aşkımız bir, yolumuz bir / Azerbaycan-Türkiye” dizeleriyle ifade etmek istediğini söyledi.
“Bizler melali de sevinci de bir olan, sözde değil, özde kardeş olan iki devletiz, iki halkız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Göklerde nazlı nazlı dalgalanan hilallerimiz gibi bizler aynı inancı paylaşan asil bir milletin mensuplarıyız. Tıpkı Anadolu gibi, burası bizim de toprağımızdır. Tıpkı Türkiye gibi, burası bizim de vatanımızdır. Tıpkı doğduğumuz yerler gibi, burası bizim de öz yurdumuzdur. Aynı şekilde Türkiye’nin her bir karışı da sizlerin vatanıdır, yurdudur. Türk milletinin kalbindeki Azerbaycan sevdasını kim söküp atabilir? Kardeşler arasına kim mesafe koyabilir? İki kardeşi hangi hudut ayırabilir? Gönüllerimiz arasına kim sınır çizebilir? ‘Ellerin yurdunda çiçek açarken bizim ile kar geliyor gardaşım. Bu hududu kimler çizmiş gönlüme? Dar geliyor, dar geliyor gardaşım.’ Evet, biz gönüllerimize çizilen hudutları yıkarak bugün burada birlikteyiz. Batıdan doğuya kadar nerede bir gardaşımız varsa orası bizim evimizdir, yurdumuzdur, gönül coğrafyamızın ayrılmaz bir parçasıdır.”
Türkiye-Azerbaycan olarak bu anlayışla ilişkileri önce stratejik ortaklığa, geçen yıl da Şuşa Beyannamesi’yle stratejik müttefikliğe çıkardıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjiden kültüre, savunmadan ticari, ekonomik ve beşeri münasebetlere uzanan geniş bir yelpazede güçlü iş birlikleri kurduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada Selçuk kardeşime, ağabeyine, Bayraktar ailesine, özellikle bu Akıncı, zirve noktasında olan bir SİHA. İstanbul’dan buraya non-stop uçmak suretiyle o da bir rekora imza attı. Tabii çok daha farklı gelişmeler inşallah olacak. Bunları da yaşayacağız. Bunları da inşallah göreceğiz. İlham kardeşimin de eşsiz katkılarıyla ikili ilişkilerimizi sadece bölgeye değil, tüm dünyaya örnek olacak bir seviyeye taşıdık. İstikbalimizin teminatı olan gelecek nesillerin ülkelerimiz arasında her alandaki örnek iş birliğini daha da ileri götüreceğine inanıyorum” diye konuştu.
Bu ziyaretin Azerbaycan’ın kadim şehri Şuşa yılında gerçekleşiyor olmasının da ayrıca anlamlı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden aziz şehitlerimizin şanlı mirasına gerektiğinde canınız pahasına sahip çıkmanızı bekliyorum” dedi.
Gençlere, “Bugün buraya aramızdaki muhabbetin nişanesi olarak geniş bir heyetle geldim” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Her birinize kalbi sizinle çarpan gençlerimizin selamını getirdim. Sizlere can Azerbaycan deyince, Karabağ deyince yüreğinde fırtınalar kopan 85 milyonun selamını getirdim. Sizlere ellerini semaya her açtığında Azerbaycan’ın huzuru ve esenliği için dua eden Türkiye’deki kardeşlerimizin selamını getirdim. Sizlere Azerbaycan türküleriyle sevinen, Azerbaycan ağıtlarıyla hüzünlenen milyonlarca dostunuzun, kardeşinizin selamını getirdim. Sizlere bölgesinde istikrar abidesi olarak yükselen Azerbaycan’la birlikte dayanışmamızın özellikle ifadesi olan şu canlı toplulukla birlikte geleceğe zafer dolu, heyecanla, coşkuyla yürümenin anlam ve manasını getirdim.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılaştığı onca haksızlığa, hukuksuzluğa rağmen, diplomaside, ekonomide, kültürde destan yazan Azerbaycan’la iftihar ettiklerini vurgulayarak “Kardeşim İlham Aliyev’in dirayetli liderliğinde can Azerbaycan’ın emin adımlarla aydınlık bir geleceğe yürüdüğünü memnuniyetle görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycanlılara, bu sene doğumunun 130. seneyi devriyesinde rahmetle andığı Azerbaycan’ın millî şairi Ahmet Cevad’ın, “Men Türk evladıyam, derin aklım, zekâm var / Ne vahtacan çiynimizde gezecekdir yağılar? / Ne kadar ki hâkimlik var, mehkumluk var, men varam / Zülme garşı isyankaram, ezilsem de susmaram” sözleriyle seslenmek istediğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, haksızlık karşısında susanlardan olmadıklarını ve olmayacaklarını dile getirerek şunları kaydetti: “Bu vesileyle Haydar Baba’mızı da rahmetle yâd ediyorum. Mekânı cennet olsun. Biz baskıyla tehditle korkutulanlardan olmadık, asla olmayacağız. İşgale ve haksızlığa karşı her ortamda doğru olanı söylemekten meşru davamızı savunmaktan geri durmadık, durmayacağız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz olmadığı gibi, habis niyetlilere verecek tek karış toprağımız da yoktur, olmayacaktır çünkü biz tesadüflerin bir araya getirdiği insanlar değil, tarihiyle, kültürüyle, medeniyet değerleriyle büyük bir milletin evlatlarıyız. Nerede bir zulüm varsa, hukuksuzluk varsa, adaletsizlik varsa, sesini yükselten, tüm hücreleriyle karşı çıkan yürekli bir milletin mensuplarıyız. Karabağ Zaferi milletimizin kahramanlık destanlarının en son örneğidir. Aziz kardeşim Muzaffer Ali Başkumandan Sayın Aliyev’in kararlı duruşu sayesinde Karabağ 30 yıl sonra esaretten kurtulmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin yiğit mensuplarının, Karabağ’da tarihte eşine az rastlanır büyük bir zafere imza attıklarını ifade etti.
44 günlük vatan muharebesinin akıl, teknoloji ve cesaret bir araya geldiğinde neler yapılabileceğini tüm dünyaya gösterdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte Azerbaycan ile paylaştıkları savunma sanayi ürünlerinin başarısına bütün dünyanın şahit olduğunu söyledi.
“TEKNOFEST KUŞAĞI, BUGÜNE KADAR TÜRKİYE’DE SON DERECE GÜZEL PROJELERE İMZA ATTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi ürünlerinde geldikleri yerin önemli olduğunu ancak henüz önlerinde katedilecek çok mesafe bulunduğunu belirterek, her hususta olduğu gibi savunma sanayinde de gençlerin birikimine, enerjisine, azmine, gayretine güvendiklerini, TEKNOFEST’in de bu güvenin sembolü bir etkinlik olduğunu kaydetti.
TEKNOFEST’i yurt dışında ilk defa can Azerbaycan’da düzenlemenin heyecanı ve haklı gururunu paylaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Azerbaycan gençliğinin becerilerini, yeteneklerini sergilemesi ve geliştirmesi için burası önemli bir platform özelliği taşıyor. TEKNOFEST yarışmalarında çalışmalarıyla dereceye giren siz gençlerimiz yarının insansız hava araçlarını, yapay zekâlarını, dijital teknolojilerini üreten ve geliştiren bilim insanları olacaksınız. Azerbaycan’la birlikte daha nice projelerde gençlerimize yeni ufuklar açmayı ve millî teknoloji hamlemizi birlikte gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz. TEKNOFEST Azerbaycan’da, Türk Devletleri Teşkilatı’ndan davetli misafirlerimizin de yer alması bahtiyarlığımı daha da artırıyor. Türk dünyasının, en yeni teknolojileri üretecek genç nesillerle çığır açacak atılımlar gerçekleştireceğine yürekten inanıyorum. TEKNOFEST kuşağı, bugüne kadar Türkiye’de son derece güzel projelere imza attı. Azerbaycan’da da aynı başarıyı yakalayacağımızdan şüphe duymuyorum. Türk Devletleri Teşkilatı’nın da bu tür platformlarda temelleri atılacak yeni ve daha büyük iş birlikleriyle ortak geleceğimizde daha etkin bir konuma erişeceğine inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şuşa Beyannamesi’nde belirttikleri üzere, savunma sanayi alanında ortak araştırma ve üretim faaliyetleri gerçekleştirilmesi yönünde gayretlerin kararlılıkla sürdüğünün altını çizdi.
“BÖLGE HALKLARI OLARAK HEP BİRLİKTE GELECEĞİ İNŞA ETMEMİZ GEREKİYOR”
Her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanında Azerbaycan ile yakın iş birliği içinde olacaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında kardeş ülkelerimizdeki uzay ajansları ve ilgili makamlar bir araya geliyorlar. Vakit artık bu topraklarda başarı, barış ve kalkınma hikâyesi yazmanın vaktidir. Maziden ve geçmişte yaşadığımız acılardan ders çıkartarak bölge halkları olarak hep birlikte geleceği inşa etmemiz gerekiyor. Savaşta olduğu gibi barışta da Azerbaycan’ın yanındayız. Bölgesel barış ve istikrar adına aziz kardeşim Aliyev’in, Ermenistan’la kurmak istediği kalıcı barışı Türkiye olarak güçlü biçimde destekliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’ın her alanda inkişaf yolunda sergilediği başarılara bizzat şahitlik ettiğini aktararak şunları kaydetti: “Karabağ ve Doğu Zengezur’da Türkiye’nin de rol aldığı yeniden imar ve ihya süreciyle büyük dönüş için sürekli şartlar oluşturuluyor. Atalarımızın dediği gibi ne ekersek onu biçeriz. Biz yıllardır mayın döşenen bu topraklara artık gelişmenin, kalkınmanın, refahın, barışın tohumlarını ekiyoruz. Karabağ’ın dünyaya açılan kapısı Füzuli Uluslararası Havalimanı’nı geçtiğimiz yıl kardeşim İlham Bey’le birlikte açmıştık. Şimdi sırada Zengilan ve Laçın’daki havalimanı projeleri var. Ağdam Sanayi Parkı ve Araz Vadisi Ekonomik Bölgesi de işgalden kurtarılan topraklardaki potansiyelden istifade edilmesine imkân verecek. Bu bölgelerde önümüzdeki dönemde akıllı kentler, bunların kurulmasına ilişkin projelerde birlikte çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz.”
Bölgede yeni bir sayfa açmanın zamanı geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz kalıcı barışın tesisi, güvenin ve iyi komşuluk ilişkilerinin kurulması, kalkınmanın hızlanmasıyla bölgemizde istikrarın perçinlenmesidir. Bu hedeflerimizin hayata geçirilmesi için Azerbaycan’la yakın dayanışma, temas ve koordinasyonumuzu sürdüreceğiz. Mevla yolumuzu bahtımızı açık etsin diyorum.” ifadelerini kullandı.
Festivalin gerçekleşmesine katkıda bulunan Azerbaycan makamlarının yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yönetimine, diğer kurumlara, katılımcı gençlere ve emeği geçenlere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST Azerbaycan’ın hayırlı olmasını diledi.
Programda, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve Sancar, TEKNOFEST Azerbaycan’ın yarışmalarında dereceye giren 16 takıma ödüllerini verdi. Selçuk Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e plaket, Sancar’a da hediye takdim etti.
Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da katıldı.
TÜRK YILDIZLARI VE SOLO TÜRK EKİBİNİN AKROBASİ GÖSTERİSİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, TEKNOFEST alanındaki silahlı insansız hava aracı Akıncı önünde fotoğraf çektirdi ve Selçuk Bayraktar’dan hava aracıyla ilgili bilgi aldı. Daha sonra liderler, Akıncı’ya imzalarını attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, alanda sergilenen hava araçları Cezeri ve Orbiter hakkında da bilgi aldı.
İki lider, TEKNOFEST alanını gezerken, Bayraktar TB2 de uçuş yaparak havadan görüntü kaydetti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Azerbaycan Hava Kuvvetleri, Türk Hava Kuvvetlerine bağlı Türk Yıldızları ve Solo Türk ekibinin akrobasi gösterisini izledi.
Programın ardından alandan ayrılan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, yapımı tamamlanan Bakü Bilim Merkezi ile Asan (Kolay) Hizmet Merkezi’nin açılışlarını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.