Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize-Artvin Havalimanı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin kalkınmada ve özellikle de havayolu ulaşımında son 20 yılda katettiği mesafenin sembolü olarak gördüğüm bu eser, ne dağların ne denizlerin bizim hizmet azmimizin önünde duramayacağının işaretidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize-Artvin Havalimanı Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başladı. Türkiye’nin iftihar verici eserleri arasındaki yerini alan Rize-Artvin Havalimanı’nın hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile diğer katılımcılara teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eser ve hizmet siyasetlerinin son örneği olan bu havalimanının sıradan bir yatırım olmadığını belirterek dünyada deniz üzerinde inşa edilen toplam beş havalimanı olduğunu, bunlardan ikisinin Türkiye’de bulunduğunu anımsattı.
“RİZE-ARTVİN HAVALİMANI GURUR VERİCİ BİR ESER OLDU”
Türkiye’deki havalimanı sayısını 26’dan 57’ye çıkardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların kendisiyle gurur duyduklarını söylemesi üzerine, “Ben sizlerle gurur duyuyorum. Rabbime hamdediyorum. Ya Rab, şahsıma ve heyetime bu millete hizmet etme şerefini bizlere bahşettiğin için sana hamdolsun” ifadelerini kullandı.
Sıfırdan yapmışçasına yeniledikleri havalimanları da bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaklaşık beş yılda, 4,4 milyar liralık bir yatırımla tamamlanan Rize-Artvin Havalimanı 3 bin metrelik pisti, yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli terminali, destek üniteleri ve diğer birimleriyle gerçekten gurur verici bir eser oldu. Ancak şu anda uçaklarımız boş gidip geliyor. Şimdi buradan Rizeli hemşehrilerime sesleniyorum, Artvinli hemşehrilerime sesleniyorum, bu uçaklar boş gidip gelirse bu tabii ne Rizeli’ye yakışır ne Artvinli’ye yakışır. Şu anda gerek uçak sayısı gerekse bütün bu maliyetler bir şeyi ortaya koyuyor, demek ki Rizeli hemşehrilerim, Artvinli hemşehrilerim, bu uçakları doldurmalı ki ona göre de bu gidiş gelişler çok daha farklı bir şekilde devam etsin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki binaların giriş kapısından kulesine kadar tüm mimarisinin bölgenin özelliklerine uygun şekilde tasarlandığını ve yapıldığını belirterek şöyle devam etti: “Türkiye’nin kalkınmada ve özellikle de havayolu ulaşımında son 20 yılda katettiği mesafenin sembolü olarak gördüğüm bu eser, ne dağların ne denizlerin bizim hizmet azmimizin önünde duramayacağının işaretidir. Doğu Karadeniz’in gerçekten zorlu coğrafyasında inşa ettiğimiz Rize-Artvin Havalimanı komşumuz Gürcistan’ın ulaşımını da kolaylaştıracaktır. Ülkemizin sınırlarının en uç noktasına kurduğumuz bu havalimanı, insanımıza vakitten yakıta, trafik kazalarından emisyon gazı azaltımına kadar pek çok alanda katkı sağlayacaktır. Bu topraklarda yaşayanlar ve sılayırahim için ziyarete gelenler yanında bölgenin güzelliklerini görmek isteyen herkese Rize, Artvin artık bir uçak bileti mesafesindedir.”
“Sen orada ben burada, biraz yakın olalım / Dal ile asma gibi birbirine sarılalım / Gel ha böyle, gel ha böyle bu yana bir şey diyeyim sana / Sevdan öldürdü beni, kül oldum yana yana” dizelerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık Rize’de, Artvin’de türküler ayrılık değil kavuşma üzerine, muhabbet üzerine söylenecek” diye konuştu.
“RİZE’NİN TABİAT TURİZMİ POTANSİYELİNİ ORTAYA ÇIKARMAK İÇİN ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ”
Sadece bununla kalmadıklarını ve son 20 yılda Rize’ye 25 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Eğitimde inşa ettiğimiz iki bin adet yeni dersliğin yanında bugün 16 bin öğrencinin öğrenim gördüğü üniversitemizi şehrimize kazandırdık. Üniversite öğrencilerimiz için 5 bin 500 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Toplam 92 adet spor tesisi yaptık. İhtiyaç sahibi hemşehrilerimize toplam 1,1 milyar lira tutarında sosyal yardım aktardık. Sağlıkta, toplamda 911 yataklı hastanelerin de aralarında bulunduğu 28 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. TOKİ eliyle Rize’de 4 bin 918 konut projesini hayata geçirdik. Geçtiğimiz yıl üzücü bir sel felaketiyle karşı karşıya kalan Rize’mizde tüm afetzede kardeşlerimize eskisinden daha güzel köy konutları, evler ve çay alım merkezleri yapıyoruz.”
Güneysu Millet Bahçesi’ni yıl sonuna kadar vatandaşların hizmetine sunacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölünmüş yol uzunluğunu 20 kilometreden 190 kilometreye çıkardıklarını hatırlattı.
Ovit Tüneli ve bağlantı yolları, Hurmalık Tünelleri ve bağlantı yollarıyla, Salarha Tüneli’ni tamamlayarak hizmete sunduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Rize’nin turizm potansiyelini değerlendirmek ve tabiat turizmi potansiyelini ortaya çıkarmak için de önemli çalışmalar yürütüyoruz. Kaçkar Dağları Millî Parkı’nı halkımızın kullanımına açtık. Bölgemizi Karadeniz’in lojistik kavşak noktası ve üs bölgesi yapacak İyidere Lojistik Limanımızın da yapımı sürüyor. Son 20 yılda inşa ettiğimiz 68 taşkın koruma tesisiyle 121 yerleşim yeri ve 17 bin dekar araziyi taşkınlardan koruduk. Sanayide, şehrimize bir organize sanayi bölgesi ve üç sanayi tesisi site olarak kazandırdık. Enerjide, Rize’ye, Güneysu’ya, Ardeşen’e, Çayeli’ne, Fındıklı’ya, Pazar’a, Kalkandere’ye, Derepazarı’na, İyidere’ye doğal gaz arzını sağladık.”
“ARTVİN VE İLÇELERİNDE TOPLAM 69 TAŞKIN KORUMA TESİSİNİ TAMAMLADIK”
Artvin’e son 20 yılda 40 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirterek eğitimde 750 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre Çoruh Üniversitesi’ni kazandırdıklarını ve yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 3 bin 600’e ulaştırdıklarını söyledi. Artvin’de yedi gençlik merkezi ve 21 spor tesisinde gençlere hizmet verildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam 680 milyon lira tutarında kaynakla destek olduklarını belirtti.
Sağlıkta 10’u hastaneden oluşan 16 sağlık tesisi inşa ettiklerini de anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “TOKİ kanalıyla Artvin’de 2 bin 964 konut projesini hayata geçirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 22 kilometreden 80 kilometreye çıkardık. En uzun ikinci çift tüplü tünelimiz olan Cankurtaran Tüneli’ni hizmetinize sunduk. Ülkemizin en hızlı akan nehri olan Çoruh üzerine Muratlı, Borçka, Deriner ve son olarak Yusufeli Barajı’nı gerdanlıklar gibi taktık. Yıllık 1 milyar 888 milyon kilovat saat enerji üretecek Yusufeli Barajı’nda inşallah su tutma aşamasına kadar geldik. Artvin şehir girişinde, içinde her türlü sosyal ve kültürel tesisin yer aldığı Çoruh Parkı’nı inşa ettik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artvin ve ilçelerinde toplam 69 taşkın koruma tesisini tamamladık. Bütün bunları niçin anlatıyorum, biliyor musunuz? Yaptığımız yatırımlarla artık bölgemizde insanlarımızın hayat standartlarını, batıdaki şehirlerimiz seviyesine hatta onların da ötesine geçirdik. Ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum. Şu anda karşımdaki topluluğu görüyorsunuz değil mi? Bu heyecanı görüyorsunuz değil mi? Artık hiç kimsenin eğitim, sağlık hizmeti, geçim derdi için başka yerlere gitmesine gerek kalmadı. Hatta gurbette sıla özlemiyle yaşayan vatandaşlarımızın geri dönmesi için gereken her şeyi hazırladık” diye ekledi.
“HER ALANDA BÖLGEMİZİN SAHİP OLDUĞU POTANSİYELİ DEĞERLENDİRMEK ARTIK SİZLERİN ELİNDEDİR”
Bölgenin asırlık derdi olan göç sorununun çözümü yolunda ihtiyaç duyulan imkânları sağladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu altyapının üzerinde tarımdan ticarete, eğitimden turizme her alanda bölgemizin sahip olduğu potansiyeli değerlendirmek artık sizlerin elindedir. Karadeniz insanının çalışkanlığı, kabiliyeti, azmi, yenilikçiliği bu imkânlarla bir araya geldiğinde burada değil, bölgenin, tüm Türkiye’nin ufkunu açacak geleceğini şekillendirecek işler başarılacağına inanıyorum. Ülkemizin dört bir yanında emeğiyle, gayretiyle, becerisiyle, hem kendi hayatını kazanan hem yaşadığı yere katkı sağlayan, kabına sığamayan Karadenizlilere yakışan budur” dedi.
Baba-ata topraklarını ihya etmek için harekete geçen her vatandaşın yanında yer almayı sürdüreceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İnşallah bölgemiz, büyük ve güçlü Türkiye hedefimizin, 2053 vizyonumuzun, evlatlarımıza miras bırakacağımız aydınlık geleceğin lokomotiflerinden biri hâline dönüşecektir. Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma yolculuğu, hem iki asırlık kendi tarihi hem tüm dost ve kardeşleriyle bölgesi için büyük bir başarı hikâyesidir. Bu öyle bir başarı hikâyesidir ki içinde hem emperyal güçlerin sömürü düzenine karşı verilen mücadeleyi hem de merhum Akif’in ‘Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın’ mısrasıyla ifade ettiği ruhu barındırır.”
“MİLLETİMİZ, GİRDİĞİMİZ HER MÜCADELEDE YANIMIZDA YER ALDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte ben karşımda şimdi sizleri böyle görüyorum. Bunu Karabağ’da ispatladınız. Bunu Libya’da ispatladınız. Ve inanıyorum ki Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler-Dereler’de bütün terör örgütlerine karşı ispatladınız. Şehitlerimiz geldi ama biz biliyoruz ki ‘Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Canı cananı bütün varımı alsın da Hüda etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.’ İşte milletimiz önce istiklalini kazanıp yeni devletini kurarak ardından da her biri ayrı bir azim timsali olan demokrasi ve kalkınma adımlarıyla işte bugünkü seviyesine gelmiştir.”
Kendi güvenlikleri ve refahları için tüm dünyayı zapturapt altında tutmak için her yola başvuranların ilk hedefinde daima Türkiye’nin yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Türkiye zihinlere ve ayaklara vurulan zincirlerinden kurtulup kendi medeniyet ve tarih misyonunu sahiplendiğinde diğer toplumların da onu izleyeceğini biliyorlardı. Bunun için bizi yıllarca tek parti faşizmiyle, vesayetin sinsi oyunlarıyla siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkla, darbelerle, terör örgütleriyle, uluslararası kumpaslarla oyaladılar” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rahmetli Menderes’ten Özal’a bu oyunu bozacak adımı atmaya kalkanları idam sehpasıyla, itibar suikastlarıyla cezalandırma yoluna gittiler. Kalbi millet ve memleket için çarpan rahmetli Erbakan’ı ve rahmetli Türkeş’i de iftiralarıyla yıldırmaya çalıştılar. Biz de ülkeye ve millete hizmet ederken aynı yollardan geçtik. Milletimiz, senaryoyu çözdüğü için girdiğimiz her mücadelede işte bugün olduğu gibi yanımızda yer aldı” ifadelerini kullandı.
“ÜLKEMİZİ GELECEĞİNE HAZIRLIYORUZ”
Cumhur İttifakı olarak bugün aynı mücadeleyi sürdürdüklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi soruyorum, 2023’e bu ruhla hazır mıyız? Hazırlanıyor muyuz? Durmak yok, yola devam diyor muyuz? Türkiye’nin, Cumhuriyet’imizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023’e atfettiğimiz hedeflerine ulaşmasını engelleme çabalarını beraberce izliyoruz. Yalanın, iftiranın, çarpıtmanın kol gezdiği bir iklimde, ülkemizi geleceğine hazırlıyoruz. Küresel yönetim ve ekonomi sisteminin kökünden sarsıldığı bir dönemde, biz yatırımla, gördüğünüz gibi istihdamla, üretimle, ihracatla ülkemizi büyütmek için gece gündüz çalışıyoruz. Medeniyetimize ve kültürümüze taban tabana zıt bir şekilde yabancı düşmanlığı tohumlarını bünyemize ekmek için her türlü ahlaksızlığı sergileyenlere rağmen bu mücadeleyi başarıya ulaştıracağız. Buna var mıyız? Sağ olasınız. Yeminli Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşımayı siyaset sananların gafletlerine ve hatta ihanetlerine rağmen bu bayrağı hep daha yukarıya dikmek için yolumuza devam edeceğiz. Milletimizin asırlık geri kalmışlığının, ihmalinin, yoksulluğunun, hak ve özgürlük arayışının dermanını nasıl biz bulmuşsak bugünkü sıkıntıları da yine biz çözeceğiz. Bunun için bizden başka kimsenin vizyonu, programı, projesi en önemlisi de niyeti yok. Tek vaatleri Türkiye’yi her şeyiyle eskiye döndürmek, kavga etmek, kaos çıkarmak, yıkmak, emperyal düzene uydurmak olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Teneke gürültüsünden öte anlamı olmayan patırtılarla gündeme gelmeye çalışanların mükteseplerini de çaplarını da gerçek yüzlerini de en iyi sizler biliyorsunuz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin karşısına eserler ve hizmetlerle çıktıklarını söyledi. Bugün de öyle yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen aylarda Tokat Havalimanı’nı hizmete açtıklarını, 18 Mart’ta ise Çanakkale Köprüsü’nün açılışını yaptıklarını belirtti.
“TÜRKİYE’YE ÇAĞ ATLATMIŞ OLMANIN HUZURUYLA BUGÜN KARŞINIZDAYIZ”
İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy’un, “Yedi iklimi cihanın duruyor karşında” diyerek tarif ettiği yakın tarihin en büyük zaferinin yaşandığı yerde inşa ettikleri 1915 Çanakkale Köprüsü’yle boğazlara dördüncü gerdanlığı taktıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Geriye doğru baktığımızda gördüğümüz fotoğraf şudur, eğitimde ana sınıfından üniversitesine uzanan okullarıyla, sağlıkta şehir hastanelerinden ilacına uzanan hizmetleriyle, güvenlikte sınırlarımızın ötesine geçen destansı operasyonlarla huzurumuzu teminat altına alan başarılarıyla, adalette altyapısından mevzuatına ve insan kaynağına kadar tüm unsurları ile güçlendirdiğimiz yargısıyla, ulaştırmada kara yolundan hava yoluna, demir yolundan haberleşmesine kadar ırakları yakın eden yatırımlarıyla, enerjide güneşinden rüzgârına, suyundan nükleerine harekete geçirdiğimiz yerli ve millî kaynaklarıyla, sporda ülkemizin her köşesine ulaşan tesisleri, gençleri harekete geçiren organizasyonlarıyla, sanayide, üretimden ihracata, teknolojiden yenilikçiliği her alanda dünyayı kucaklayan dönüşümüyle, turizmde sahillerden yaylalara uzanan tesisleri ve Avrupa’dan Asya’ya uzanan geniş turist yelpazesi sayesinde artan gelirleriyle, çalışmada 30 milyonu aşan kadınından gencine herkesi kapsayan istihdamıyla, sosyal yardımlarda hiçbir insanımızı mağdur bırakmayan ‘kimsesizlerin kimsesi’ olduğumuzu gösteren destekleriyle velhasıl hayatın her alanında ülkenin çehresini, milletin makus talihini değiştiren nice reformlarıyla Türkiye’ye çağ atlatmış olmanın huzuruyla bugün karşınızdayız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eksikliklerimiz yok mudur? Elbette vardır. Hatta hatalarımız olmamış mıdır? Elbette olmuştur ama Türkiye’ye yaşattığımız asırlık atılımların yanında, bunlar devede kulak misalidir” diye konuştu.
Dünya ve bölgenin siyasi, ekonomik, askerî ve sosyal krizlerin yol açtığı bir ateş çemberinden geçerken ülkeyi en üst seviyeye çıkarma sorumluluğunun hakkını vermeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün yaptık, bugün de yapacağız. Dün başardık, bugün de başaracağız. Dün üstesinden geldik, bugün de geleceğiz. Çünkü Türkiye belki 100 yılda bir böyle fırsatlar yakalıyor. Daha önce defalarca bu fırsatları elimizden aldılar ama bu defa aynı hüsranın tekrar yaşanmasına milletçe izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Küresel krizin Türkiye’ye etkilerini azaltmak için çok yönlü bir program uyguladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretim ve istihdam tarafında işlerin planladıkları gibi gittiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayat pahalılığıyla mücadeleyi de bir yandan gelirleri artırarak diğer yandan enflasyonu dizginleyerek sürdürdüklerinin altını çizdi.
ÇAY ÜRETİCİLERİNE MÜJDE
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’dan bu tarafa olan bölgenin en önemli gelir kaynağının çay üretimi olduğunu belirterek 2022 yılı yaş çay alım fiyatlarını paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz yıl yaş çay alım fiyatı kilogramda 3,87 liraydı. Bu yıl yaş çay alımlarında uygulanacak taban fiyatı yüzde 73’ün üzerinde bir artışla 6 lira 70 kuruşa, kilogramda 13 kuruş olan destekleme fiyatını da yüzde 130’un üzerinde artışla 30 kuruşa çıkarıyoruz. Böylece üreticilerimiz çaylarını geçen yıla göre desteklemeyle birlikte ortalaması yüzde 75’e gelen bir artışla kilogramı 7 liradan fabrikaya verebilecek. Yeni yaş çay alım fiyatımızın bölgemize ve hemşerilerime hayırlı olmasını diliyorum. Bir müjde de İkizdere ve Çamlıhemşinli çay üreticilerine vermek istiyorum. Günde 100’er ton kapasiteye sahip 5 binin üzerinde üreticimize hizmet verecek İkizdere ve Çamlıhemşin çay fabrikalarının inşaatları şu anda projelendirildi. Bu fabrikalarımız inşallah önümüzdeki kampanya döneminde çay alımına ve üretimine başlayacak. Yeni çay fabrikalarımızın da hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Artvin Arhavili vatandaşlarıma uzun süredir bekledikleri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) alanının kamulaştırılmasıyla ilgili bir müjde vermek istiyorum. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile diğer kurumlarımıza Arhavi OSB’nin kamulaştırması çalışmalarının süratle tamamlanması talimatını verdim. Artvinli yatırımcılarımızın altyapı ve üstyapı tesislerinin inşası ile birlikte bu organize sanayi bölgemizi hızla ayağa kaldırarak bölgemizin en önemli üretim merkezlerinden biri hâline getireceklerine inanıyorum” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, tören öncesinde konuşmalarını yapacakları platforma çıkarak vatandaşları selamladı. Konuşmaların ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, açılış anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, MHP Genel Başkanı Bahçeli, BBP Genel Başkanı Destici’ye hediye takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, MHP Genel Başkanı Bahçeli, BBP Genel Başkanı Destici ve beraberindekilerle birlikte kurdele keserek açılışı yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.