Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokat Havalimanı ve yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her değişim, her devrim gibi bu sürecin de sancılarını yaşıyoruz, bedellerini ödüyoruz ama inşallah tüm bu fedakârlıklarımıza değecek müreffeh bir gelecek bizi bekliyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Tokat Havalimanı ve yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Meydanı dolduran vatandaşlar ve Tokatlıları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç yıldır gelemediği Tokat’ı özlediğini söyledi. Tokat’ın da kendisini özlediğini gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, cadde boyunca Tokatlıların kendisini büyük bir coşkuyla karşıladığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hem sizlerle hasret gidermek hem de yeni havalimanımız başta olmak üzere tamamlanan eserlerin ve hizmetlerin resmî açılışını gerçekleştirmek üzere birlikteyiz. Cumhuriyet Meydanı’ndan Tokat’ın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki, köylerindeki, hanelerindeki kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” diye konuştu.
“BİRBİRİMİZE DAHA ÇOK KENETLENECEĞİZ”
“Kıymet mi biçilir cevher taşına / Kamilce bir sarraf karışmayınca / Kimse üstat olmaz kendi başına / Bulup erbabına danışmayınca” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün, hem şehre kazandırdıkları eser ve hizmetleri vatandaşların takdirine sunmaya hem de kalpten kalbe yolun işaret ettiği yeni hedefleri, yeni istikametleri görmeye geldiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim, birliğimizi, beraberliğimiz, uhuvvetimizi daim eylesin. Aramıza hiçbir fitne, fesat, haset sahibini sokmasın diyorum” ifadesini kullandı.
“13 yıl önce yine bir 25 Mart günü Tokat’ta mitingimizi yaparken vefat haberini aldığımız Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimi rahmetle yâd ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Muhsin kardeşimin, dava ve siyaset yolculuğunun her adımı, kendisinin, ‘Düz yaşayacağız, dik duracağız, doğru gideceğiz’ sözüne uygun şekilde geçmiştir. Ülkemiz siyasetinin son dönemlerinde kimlerin nereye savrulduğunu gördükçe hep Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimin onurlu ve sağlam duruşunu hatırlıyorum. Bir kez daha kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine ve tüm milletimize başsağlığı diliyorum.”
Gösterilen coşku ve ihtişama işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun, Tokat’ın bir, beraber ve kardeş olduğunu da gösterdiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadim tarihi ve sahip olduğu eşsiz zenginliklerle Tokat, sadece şehirlerden bir şehir değildir. Osmanlı’nın hâkimiyetine girdiği 14. yüzyılda burası, İstanbul ve Bursa’dan sonra ülkenin üçüncü kalabalık şehriydi. Doğuyu ve batıyı, kuzeyi ve güneyi birbirine bağlayan ticaret yollarının kesişim noktasında yer alan Tokat, aynı zamanda önemli bir zanaat ve üretim merkeziydi. Gençler, işte bunu çok iyi öğrenmeniz lazım. Niye söylüyorum? Çünkü birbirimize daha çok kenetleneceğiz ve bizi bölemeyecekler, bizi parçalamayacaklar.”
“BRÜKSEL’DE TÜRKİYE OLARAK NEREDE DURDUĞUMUZU ANLATTIK”
Dün Brüksel’de Olağanüstü NATO Liderler Zirvesi’ne katıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada mesajlarımızı verdik. Türkiye olarak nerede durduğumuzu anlattık, şimdi bugün de sizlerle beraber Tokat’tayım. Tokat’ta atılacak adım, 900 yıllık bir geçmişin izlerine şahitlik etmemizi sağlıyor. Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’da Buhara mimarisiyle yapılan ilk camilerden biri, bu şehirdedir. Aynı şekilde Anadolu’nun ilk üniversitesi diyebileceğimiz Yağıbasan Medresesi de Tokat sınırları içindedir.”
Tokat’ın bugün eğitimdeki öncü rolünü de sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Millî Eğitim Bakanımızdan Millî Savunma ve İstanbul Üniversitesi rektörlerimize, bir önceki YÖK Başkanımıza kadar ülkemiz eğitiminde öne çıkan pek çok isim Tokatlıdır. Burası, Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’nın sembolü olduğu vatan savunması yolunda gözlerini kırpmadan canlarını feda etmeye hazır nice yiğitleri bağrından çıkartmış bir şehirdir. Tokat, sıradan bir şehir değil, onun için benim her Tokatlı kardeşim Tokat’ın kadrini, kıymetini bilmelidir. Tokat’ın bizim gönlümüzde de ayrı bir yeri var. Bunun için Tokat’ı hak ettiği hizmetlere kavuşturmaya özel önem veriyoruz.”
“YENİ TOKAT HAVALİMANI’NI ŞEHRİMİZİN GELECEKTEKİ HEDEFLERİNİN BİR SEMBOLÜ OLARAK GÖRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokat’a bugün elleri boş gelmediklerini vurgulayarak şunları kaydetti: “Ziyaretimiz vesilesiyle yatırım bedeli yaklaşık 5 milyar lirayı bulan yüzlerce eser ve hizmetin resmî açılışını bugün bu meydanda yapıyoruz. Bu yatırımlar Tokat’a yakışır. Biraz önce indiğimiz ve kurdele kesimiyle siftahını yaptığımız Yeni Tokat Havalimanı’nı şehrimizin gelecekteki hedeflerinin bir sembolü olarak görüyoruz. Yatırım bedeli ne biliyor musunuz? 1 milyar 200 milyon lira. Yıllık 2 milyon yolcu kapasitesi var. Teknik donanımlarıyla inşallah şehrimizin çok uzun yıllar boyunca havayolu ulaşımı ihtiyacını karşılayacaktır. Eski havalimanıyla mukayese edilemeyecek modern bir eser olan yeni havalimanımızın Tokat’ımıza ve burayı kullanacak herkese hayırlı olmasını diliyorum. Şehrimize kazandırdığımız tek ulaştırma yatırımı havalimanımız değildir. Havalimanımız ve kavşağıyla beraber Tokat Çevre Yolu Köprüsü ve heyelan ıslahının, Reşadiye-Aybastı yolunun, Tokat-Sivas yolu ikmalinin, Erbaa-Reşadiye yolu heyelan ıslahının, tarihi Hıdırlık Köprüsü’nün restorasyonunun da bugün resmî açılışını gerçekleştiriyoruz.”
Eğitimde kentteki çeşitli ilçelerde anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve pansiyona kadar 25 ayrı yatırımı hizmete açtıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üniversitemizin çeşitli fakülte ve yüksekokul binalarıyla güneş enerjisi santralini de resmen bugün hizmete sunuyoruz. Sağlıkta 150 yataklı Erbaa ve 150 yataklı Turhal ve 10 yataklı Artova ve 10 yataklı Pazar devlet hastanelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda yatırımın açılışını bugün yapıyoruz” diye konuştu.
İl merkezi ve ilçelerindeki spor tesislerinin, Batmantaş Barajı’nın çok sayıda, yol, sulama, gölet, atık su, kana lizasyon, ağaçlandırma, tarımsal kalkınma projesinin resmî açılışlarını da gerçekleştireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “18 Mart Köprüsü’nün açılışı çok şiddetli bir rüzgâr altındaydı, o gün şifa bulduk, daha henüz tam atlatamadık. Ama yeter ki bu açılışları yaparken şifayı kapalım, çünkü sizlerle bu gönül birlikteliği, bu şifa, inanıyorum ki dualarınızın himmetiyle bizleri çok daha ilerilere taşıyacaktır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çeşitli kurumlara ait hizmet binaları, restorasyon çalışmaları, sanayi sitelerine yapılan tesisler ile Tokat Belediyesinin hayata geçirdiği yol, meydan düzenlemesi, katı atık tesisi, park, hizmet aracı ve tesisi projelerinin resmî açılışlarını da yapacaklarını aktardı.
Tüm bu eser ve hizmetlerin Tokat’a hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerin kente kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik etti.
Son 20 yılda Tokat’a kazandırılan yatırımları ise saatlerce anlatsa bitiremeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım tutarı 47 milyar lirayı bulan bu yatırımları, şöyle hatırlattı: “Eğitimde, Tokat’a 2 bin 121 adet yeni derslik inşa ettik, üniversitemizi büyüttük. Gençlik ve sporda, 8 bin 61 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Birçok farklı branşta toplam 62 spor tesisi kazandırdık. Tokat’a dört tane yarı olimpik yüzme havuzu yaptık, altı adet yarı olimpik havuzun inşaatı da devam ediyor. Güreşte, tarih boyunca pek çok büyük şampiyonlar çıkarttı burası, olimpiyat şampiyonları çıkarttı. Biz Allah rahmet etsin bir Hüseyin Akbaş’ı unutmayız. Tokat’ta hizmete açtığımız beş yeni güreş antrenman salonuyla yeni şampiyonlar yetişmesine katkıda bulunduk.”
Tokat’a değer katacağına inandığı bir kültür merkezi ile 2 bin 500 kişilik bir spor salonunu da şehre kazandıracaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi Tokatlı vatandaşlarıma toplam yaklaşık 3,5 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta, 17 adedi hastaneden oluşan toplam 46 adet sağlık tesisi inşa ettik” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada, 16 kilometreden devraldıkları bölünmüş yolu, 278 kilometre ilave yaparak 294 kilometreye ulaştırdıklarına dikkati çekerek, “Biz buyuz. Birileri laf üretir, biz ise iş üretiriz. Unutmayın Ziya Paşa ne diyor, ‘Eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri.’ Farkımız bu. Onun için şurada ne kaldı, 15 ay. 15 ayda kapı kapı dolaşmaya var mıyız?” diye konuştu.
Haziran 2023’te karşısındaki bu kalabalığın yeni bir destan yazacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre ve şehircilikte, Tokat’ta TOKİ vasıtasıyla 5 bin konut yaptıklarını, inşası süren 296 konutu da bu yıl tamamlayacaklarını vurguladı.
“TOKATLI ÇİFTÇİLERİMİZE 1,5 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”
Erbaa Çamlığı’nda hizmete açtıkları millet bahçesi ile kente toplam altı millet bahçesi kazandırdıklarını da aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tarım ve ormanda, dokuz baraj ve bir göleti bitirdik, üç baraj daha inşa ediyoruz. Bugüne kadar tamamladığımız tesislerle 104 bin dekar tarım arazisini sulamaya açtık. Yüzde 90 bitme seviyesine gelen Turhal Barajı 44 bin dekar araziyi sulayacak. Yapımı devam eden beş adet sulama tesisi ile toplamda 202 bin dekar araziyi de sulamaya açacağız. Taşkın korumada 159 tesisi yaptık, altı adet tesisin inşaat çalışmaları devam ediyor. Tokatlı çiftçilerimize 1,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam çiftçilerle “Cumhur İttifakı Çiftçi Buluşması”nda bir araya geleceklerini ve dertleşeceklerini de söyledi.
“TOKAT’I DAHA BÜYÜK HİZMETLERLE BULUŞTURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Sanayide, kente 39 firmanın faaliyet gösterdiği, inovasyon ürettiği “teknopark” kurduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Enerjide, Tokat, Turhal, Erbaa, Niksar, Zile, Reşadiye, Pazar, Başçiftlik ve Almus’a doğal gaz arzı sağladık. Bitmedi, seneye Şenyurt’a, bir sonraki yıl Yeşilyurt, Sulusaray, Artova’ya da doğal gaz arzını sağlıyoruz. Benim hanım kardeşlerim artık odun, kömür taşımasın. Butona bassın, doğal gazı ile hem yemeğini yapsın hem banyoda suyunu ısıtsın vesaire. Artık dünyada modern toplumlar neyi yaşıyorsa, artık benim toplumum da bunu yaşayacak. Benim toplumum buna layık ve biz bunu başardık. Daha iyi olacak, olur değil mi? İnşallah 2023’te vereceğiniz destekle Tokat’ı daha büyük hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin büyük ve dünyada çok az halka nasip olan binlerce yıllık devlet geleneğine sahip bir ülke olduğuna dikkati çekti.
1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ
Türk milletinin, Çanakkale Savaşı’nda verdiği mücadeleye işaret ederek büyük bir millet olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bir numaralı asma köprüsü olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün 18 Mart’ta on binlerce vatandaşla birlikte hizmete açıldığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprünün bedelinin 2,5 milyon avro olduğunu belirterek, “Muhalefet konuşuyor… Muhalefete davet yaptık, ‘Siz de gelin, beraber açalım’ dedik. Bay Kemal gelmedi, yanındakiler gelmedi. Gelin bu heyecanı beraber paylaşalım, gelmediler ama biz milletimizle beraber açtık” dedi.
1915 Çanakkale Köprüsü’nün daha önce dünyanın bir numaralı köprüsüne sahip Japonya’yı da geride bırakarak ilk sıraya yerleştiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprünün orta açıklıkta 2 bin 23 metre olduğunu, köprü sayesinde Lapseki’den Gelibolu’ya geçişin altı dakikaya indiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bu hizmetlere layık olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kâğıt üzerinde parsellenen ve kıyısından, köşesinden yağmalanmaya başlanan vatan topraklarını verdiği millî mücadeleyle kurtararak üzerinde yepyeni bir devlet inşa etmiş bir milletiz. Bu millet böyle bir millet. Cumhuriyetimizin bir asra yaklaşan geçmişinde de acısıyla, tatlısıyla yaşadığımız pek çok tecrübenin ardından kendimize 2023 hedeflerini belirlemiş, 2053 vizyonunu terennüm etmiş, 2071’i ufkumuza yerleştirmiş bir milletiz. Gençler, unutmayın siz TEKNOFEST gençliğisiniz. Biz de geçtiğimiz 20 yılda Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanları üçe, beşe, ona katlayan eser ve hizmetleri ülkemize kazandırarak bu aziz millete layık olmaya gayret ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar verdikleri her mücadelede hem milletin desteğini yanlarında hissettiklerini hem de kendilerine tevdi edilen sorumluluğu hakkıyla yerine getirmeye çalıştıklarını belirtti.
“ÜLKEMİZİ BÜYÜTMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE UĞRAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde millî iradeyi hiçe sayan vesayetçilere, gerektiğinde sokakları karıştırmaya çalışan çapulculara, gerektiğinde vatan topraklarına göz diken terör örgütlerine, gerektiğinde sınırlarımıza dayanan o sinsi alçaklara, gerektiğinde silaha sarılan darbecilere meydan okurken önce Allah’ın yardımına, ardından milletimizin desteğine güvendik” dedi.
Bir süredir aynı mücadelenin ekonomide yürütüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl mücadelelerimizi başarıyla sonuçlandırdıysak bu alanı da ülkemizin ve milletimizin başarı hanesine yazacağız. Her değişim, her devrim gibi bu sürecin de sancılarını yaşıyoruz, bedellerini ödüyoruz ama inşallah tüm bu fedakârlıklarımıza değecek müreffeh bir gelecek bizi bekliyor” diye konuştu.
Kovid-19 salgınında başta gelişmiş ülkeler olmak üzere dünyadaki dengelerin nasıl sarsıldığının görüldüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de şu anda 19 şehir hastanesiyle vatandaşlara hizmet verildiğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 81 ilinin tamamında hastanelerin bulunduğuna dikkati çekerek, “Sağlık krizinin tetiklediği ekonomik sarsıntı henüz dinmemişken Ukrayna-Rusya savaşıyla krizin nasıl derinleştiğine de beraberce şahit olduk. Türkiye, güçlü alt yapısı sayesinde nasıl salgının üstesinden geldiyse küresel enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın etkisiyle yaşadığı hayat pahalılığı sorununu da kısa sürede aşacaktır” ifadelerini kullandı.
Milletle birlikte bu engelleri de aşacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayın bizim önceliğimiz insanımızın evvela istiklalini ve istikbalini, onunla birlikte işini, aşını, ekmeğini kaybetmemesi, yokluğa, yoksulluğa düşmemesidir. Bunun için yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla ülkemizi büyütmek için var gücümüzle uğraşıyoruz” dedi.
“TÜRKİYE’NİN GÜCÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜNÜ BÖLGEMİZDE VE DÜNYADA HERKES GÖRÜYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücret artışından sosyal desteklerin kapsamının genişletilmesine kadar alınan pek çok tedbirle vatandaşları enflasyona ezdirmemeye çalıştıklarını belirterek şunları kaydetti: “Hayat pahalılığının canımızı yaktığını gayet iyi biliyoruz. Kimi üretim maliyetlerindeki artışlardan, kimi aç gözlülükten kaynaklanan fiyat artışlarının yol açtığı yükün omuzlarımıza bindiğini biliyoruz. Hukuki ve idari önlemlerle bu sürecin yükünü olabildiği kadar azaltmaya çalışıyoruz. Sabredersek, çalışmaya devam edersek, sağlam durursak, hedeflerimize doğru yürümeyi sürdürürsek hepimizi güvenli, huzurlu, müreffeh bir geleceğin beklediğinden şüpheniz olmasın. Günübirlik veya dönemsel sıkıntılar kimseyi aldatmasın. Türkiye’nin gücünün büyüklüğünü bölgemizde ve dünyada herkes görüyor. Dün güneyimizde, bugün kuzeyimizde yaşanan güvenlik krizleri, insani trajediler, kirli oyunlar hepimiz için birer ibret vesikasıdır. Hiç şüpheniz olmasın ki Türkiye’yi de bu duruma düşürmek için çok uğraştılar, her yolu denediler, her aracı kullandılar, her sinsiliği yaptılar. Hamdolsun bu badirelerin hepsinden de sıyrılarak bugünlere geldik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomideki çalkantıların sadece Türkiye’de değil tüm dünyada olduğuna, Avrupa başta olmak üzere dünyanın her yerinde çok daha fazla sıkıntının yaşandığına işaret etti. Türkiye’nin bu süreci fırsata dönüştürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücrete tarihin en yüksek artışının yapıldığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için diyorum ki 2023 çok önemli. Eğer Türkiye, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olan 2023’ü birliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıkarak atlatırsa Allah’ın izniyle ekonomi dâhil hiçbir alanda kimse bizi tutamaz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan yeni Tokat Havalimanı ile diğer eser ve hizmetlerin hayırlı olmasını dileyerek bu çalışmalarda emeği geçenleri tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Tokat Havalimanı ve yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılışını kurdele keserek yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.