Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Trabzon İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “İlk günkü heyecanımızdan hiçbir şey kaybetmeden, ülkemize ve can borcumuz olan aziz milletimize aşkla hizmet ediyoruz. Küresel ölçekte yaşanan çok ciddi sıkıntılara rağmen, Türkiye’yi tarihinin en büyük yatırım hamleleriyle tanıştırmayı sürdürüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Trabzon İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, tüm Trabzonlulara selam ve sevgilerini göndererek, İl Danışma Meclisi Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kadroları olarak geçmişteki dava arkadaşlarından devraldıkları bayrağı her gün biraz daha yüceltmeye devam ettiklerini söyledi.
AK Parti gençliğinin başka hiçbir partide olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler 2053’e hazır mıyız? Dimdik ayakta mıyız? Kimseye prim vermeden Teknofest gençliği olarak yola devam edeceğiz. Türkiye’ye daha fazla yatırım kazandırarak ülkemizi her gün biraz daha büyüterek, güçlendirerek, geçmişteki büyüklerimizin emanetine hakkıyla sahip çıkıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Giresun merkezde ve Dereli ilçesinde parti teşkilatı ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini, inşasını tamamladıkları afet konutlarını, iş yerlerini, altyapı ve üstyapı projelerini Giresunluların istifadesine sunduklarını anımsattı.
Trabzon’da yine tarihî günlerden birini yaşadıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hep beraber ‘uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz, gece’ diyerek çıktığımız bu kutlu yolculukta tam 20 yıldır kararlılıkla yürüyoruz. İlk günkü heyecanımızdan hiçbir şey kaybetmeden, ülkemize ve can borcumuz olan aziz milletimize aşkla hizmet ediyoruz. Küresel ölçekte yaşanan çok ciddi sıkıntılara rağmen Türkiye’yi tarihinin en büyük yatırım hamleleriyle tanıştırmayı sürdürüyoruz. Dünyanın en gelişmiş ülkelerini dahi derinden sarsan salgın sürecini en az hasarla atlatan ülkelerden biriyiz. Küresel ekonominin yüzde 3,4 küçüldüğü 2020 yılında biz yüzde 1,8 oranında büyüme kaydettik. Salgın şartlarına rağmen 2,7 milyon insanımıza yeni iş kapısı oluşturduk. Asgari ücretten, memur ve emeklilerimizin maaşlarında yaptığımız artışlara kadar her alanda insanlarımızı enflasyona ezdirmeme sözümüzü yerine getirdik.”
“MUHALEFETİN İSTİSMAR ARAÇLARINDAN BİRİNİ DAHA ELLERİNDEN ALDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Aralık’ta açıkladıkları tedbir paketiyle döviz kurundaki balonu söndürürken, muhalefetin istismar araçlarından birini daha ellerinden aldıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 225 milyar doları aşan rekor ihracat rakamını ülkenin salgın yönetimindeki başarısının bir tescili olarak değerlendirdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Beklentilerimizi aşacağına inandığımız 2021 yılı büyüme rakamlarıyla ihracattaki başarımızı bir üst aşamaya taşıyacağız. Türkiye’yi, yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüterek, 2023 hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerleyeceğiz. Elbette ülkemiz için çalışırken, koştururken, yeni projeler ortaya koyarken Trabzon’u da ihmal etmiyor, Trabzon’a sırtımızı dönmüyoruz. Diğer 80 vilayetimiz gibi Trabzon’un da kalkınması, abat olması, bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline gelmesi için elimizden geleni yapıyoruz.”
Muhalefete yönelik eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin ne ülkeye dair bir hayalleri ne de milletin sıkıntılarına çözüm bulmak için bir niyetleri var. Sadece istismar etmenin, çamur atmanın, bahane bulmanın, milletimizin aklıyla, basiretiyle alay etmenin peşindeler. AK Parti’nin ulaştığı seviyelere, muhalefetin ne hayalleri ne de vizyonu ulaşabiliyor. Biz Türkiye’yi kalkındırmanın, daha da güçlendirmenin mücadelesini verirken, onlar gündelik meselelerin ardına takılıp kalıyorlar” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin uluslararası itibarını daha üst seviyelere taşımak için gayret gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar yabancı büyükelçilere şikâyet dilekçesi yazıyorlar. Biz, milletimizi her alanda hak ettiği hizmetlerle buluşturmaya çabalarken, onlar Ankara’da kimin nereye, nasıl oturacağının kavgasını veriyorlar. görüşünü paylaştı.
“SİYASETE YALAN BULAŞTIRMA HASTALIĞINDAN KENDİLERİNİ BİR TÜRLÜ KURTARAMADILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Biz proje üretirken, icraat yaparken, milletimizin derdine çare ararken, onlar sadece ve sadece iftira peşinde koşuyor, çamur atıyor, yalan ve bühtan saçıyor. Ellerine tutuşturulan her kağıt parçasını belge zannedip devletin kurumlarını kötülemekten, ülkemizin vizyon projelerine çamur atmaktan başka bir yol ve yöntem bilmiyorlar. CHP’li belediyelerde yolsuzluk, ahlaksızlık, beceriksizlik, hırsızlık had safhaya çıkmışken, bu rezilliklerle yüzleşmek yerine, asılsız iddia ve ithamlarla yatırımlarımızı engellemeye çalışıyorlar. Biz bunların yalanlarını yüzlerine çarpmaktan, mahkeme salonlarında iftiralarını çürütmekten bıktık ama Bay Kemal ve yoldaşları, yandaşları her gün yeni bir yalanla rezil olmaktan hiç usanmadı. Şimdiye kadar onlarca kez hem bize hem de bakan arkadaşlarımıza tazminat ödemeye mahkûm oldular, ancak siyasete yalan bulaştırma hastalığından kendilerini bir türlü kurtaramadılar. Ulaştırma ve Enerji Bakanlarımız yaptıkları açıklamalarla, Bay Kemal’in attığı son iftiralara cevabı en güzel şekilde verdiler. Biz de bu şahsın ahlaksız isnatlarıyla avukatlarımız aracılığıyla hukuki yollara başvurduk. Sadece siyasette değil, mahkeme önünde de bu müfterinin iftiralarını boşa çıkartacak, çürütecek, hakikatleri tek tek yüzüne çarpacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, kendi siyasi ikbalini, ülkenin ve milletin menfaatlerinin üstünde gören bir siyaset anlayışını kabul etmediklerinin altını çizdi.
“SİYASİ GELECEKLERİNİ, DIŞ GÜÇLERİN İCAZETİNE BAĞLAMASI GERÇEKTEN UTANÇ VERİCİ”
Türkiye’nin kaybetmesi pahasına gelecek hesapları yapılmasını ahlaki ve insani bulmadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle iktidara giden yolun sandık yerine yabancı devletlerin kapısında aranmasını, demokrasimiz adına çok tehlikeli görüyoruz. Kendi milletlerinin hak ve hukukunu savunmak için ülkemizde görevlendirilen büyükelçilerin, özellikle muhalefet tarafından arzuhal makamına dönüştürülmesi, Türkiye’nin bağımsızlığı adına vahim bir durumdur. Hele hele ağızlarını her açtıklarında, ‘Atatürk’ün partisiyiz’ diye övünenlerin, siyasi geleceklerini, dış güçlerin icazetine, yardımına, ihsanına bağlaması gerçekten utanç vericidir.”
Türkiye’yi ve Türk demokrasisini böyle bir duruma düşürmeye, kimsenin, hiçbir siyasetçinin hakkının bulunmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklal ve istikbali uğrunda gencecik evlatlarını Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda şehit veren bir millette, böyle bir zilleti kimse reva göremez” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP ve ittifak ortaklarının, bir an önce kendilerine çeki düzen vermesi, içinde debelendikleri bu zillet çukurundan kurtulmanın yollarını araması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’ye oy vermiş, Gazi’nin hürmetine bu partiye destek olmuş tüm vatandaşlarımın da bizimle aynı beklentide olduğunu biliyorum. Zira Bay Kemal’in elinde CHP’nin rotasını tamamen kaybetmesi, millet ve memleket düşmanlarının aparatı hâline gelmesi, en çok CHP’li seçmeni rencide ediyor. ‘Gazi’nin partisi’ diyerek oy verdikleri partinin, Batı muhipleri cemiyetine dönüşmesi, millî meselelerin hiçbirinde onurlu bir duruş sergileyememesi, en fazla onların başını yere eğiyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bay Kemal ve yoldaşlarının iş bilmezliğinden, beceriksizliğinden her gün bir yenisi patlayan skandallarından bizim gibi, CHP’liler de nasıl biz rahatsız oluyorsak onlar da rahatsız oluyor. Çünkü bu ilkesizlik, bu omurgasızlık ne Türk demokrasisine ne siyaset müessesesine ne de Gazi Meclisimizin haysiyetine asla yakışmıyor. İnşallah 2023 seçimlerinin Türk siyasetinin yanı sıra CHP’nin de bu kamburdan kurtuluşuna vesile olacağına inanıyorum.”
Muhalefetin gündemiyle kendi gündemleri arasında dağlar kadar fark bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim siyasi tasavvurumuzla, bizim siyasete bakış açımızla, bizim siyaset yapış tarzımızla muhalefetin siyasi anlayışı arasında çok derin uçurumlar var” sözlerini sarf etti.
Kendilerinin, gönüller yapmak, gönülleri fethetmek, gönüllerde taht kurmak için çalışan bir kadro olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetinin merkezine ahlakı, erdemi, vatan, millet sevgisini koyan, kökü mazide, gözü atide olan bir geleneğin temsilcileri olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim siyasetimiz kuşatıcı, kucaklayıcı, farklılıklara değil, ortak değerlere odaklanan siyaset biçimidir. Siyasetimiz, 84 milyonun her bir ferdinin ebedi ve ezeli kardeşliği üzerine kuruludur. Ecdadın bedel ödeyerek, daha 15 yaşında fidan gibi delikanlıları toprağa vererek emanet ettiği bu cennet vatanı canımızdan daha aziz görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu millete sevdalı olduklarını, ne yapıyorlarsa gençler, kadınlar, çiftçiler, sanayiciler, işçiler ve üreticiler için yaptıklarını aktardı.
Her alanda daha güçlü ve müreffeh bir ülke bırakmak için mücadele ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batıda ne varsa doğuda da aynısı olsun, kuzeyde ne varsa güneyde de aynısı olsun, 84 milyonun hepsi aynı standarda kavuşsun” diye çalıştıklarını belirtti.
“SON 19 YILDA TRABZON’A TOPLAM 45 MİLYAR LİRA TUTARINDA YATIRIM YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 19 yılda Trabzon’a toplam 45 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını söyledi. Trabzon’da 3 bin yeni derslik ve 9 bin 212 kişilik yükseköğrenim yurt binaları hizmete açtıklarını, ikinci devlet üniversitesini faaliyete geçirdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirdeki hizmetlere dair şu bilgileri verdi: “41 bin seyirci kapasiteli stadyumu, gençlik merkezlerini, spor salonlarının yüzme havuzu, tenis kortları gibi birçok farklı branşta toplam 90 spor tesisini hizmete sunduk. Sosyal yardımlarda son 19 yılda Trabzon’a toplam 2,6 milyar lira tutarında ödenek aktardık. Toplam 1168 yataklı 15 hastanenin olduğu 54 sağlık tesisi yaptık. Of ve Tonya devlet hastaneleri ile 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanemizin yapımları sürüyor. Bu üç hastanemizin tamamlanmasıyla Trabzon’un hastane yatak sayısı 1050 ilaveyle toplam 2 bin 218 yatak kapasitesine ulaşacak. Bunların yanı sıra Trabzon için 10 sağlık tesisi projemiz daha bulunuyor. Trabzon’da TOKİ eliyle 7 bin 991 konut ile 90 sosyal donatı alanını tamamlayıp hizmete açtık. Toplam 863 konut, 115 dükkân ve iş yerinin yapımına devam ediyoruz. Şehrimizde dört millet bahçesi projemiz var. Akçaabat ve Vakfıkebir millet bahçemiz ile Avni Aker eski stat yerinde yaptığımız millet bahçemizin birinci etabını sizlerin hizmetine sunduk. Avni Aker Millet Bahçemizin ikinci etabının ve Çarşıbaşı Millet Bahçemizin proje çalışmalarına devam ediyoruz.”
“TRABZONSPOR ZAMAN TÜNELİ’Nİ KURUYORUZ”
Trabzonlular ve Trabzonspor arasındaki bağın ne kadar güçlü olduğunu çok iyi bildiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şimdi buradan bir müjdemizi sizinle paylaşmak istiyorum; Trabzon’umuzun, Trabzonsporlu taraftarların tek yürek olduğu, zaferlerle dolu şanlı tarihinin yazıldığı Avni Aker Stadı yerinde yaptığımız millet bahçesinin ikinci etabında tarihî bir projeyi hayata geçiriyoruz. Trabzonspor’umuzun başarılarının, zaferlerinin tüm ziyaretçilere gösterileceği Trabzonspor Zaman Tüneli’ni kuruyoruz. 410 metrekarelik müze ve sergi alanları, fuaye alanı, dört boyutlu salonu ve hatıra, hediyelik eşya mağazaları olacak. Yine Trabzonspor’un tarihî başarıları dört boyutlu olarak şehrimize gelen misafirlere gösterilecek. Şehrimiz ve Trabzonspor’umuz açısından bir vizyon projesi olacak bu yatırımın şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.”
Uzungöl ve Ayder’in sadece Trabzon’un değil, Türkiye’nin dünya çapındaki en önemli sembolleri arasında olduğunu, bu nedenle her iki yeri de korumaya aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzungöl Özel Çevre Koruma Projemizin ilk etabını 100 milyon liralık yatırımla tamamladık. Bu güzel gölümüzü besleyen dereleri sürekli izliyor, herhangi bir azalmaya ve kirlenmeye izin vermiyoruz. Yaptığımız meydan düzenlemesiyle Uzungöl’ün cazibesini artırdık. Yaylalarımızla ilgili koruma, güzelleştirme çalışmalarını da kesintisiz sürdürüyoruz” dedi.
“ZİGANA TÜNELİ’Nİ BU YILSONUNA KADAR BİTİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’a 2002 yılına kadar 73 kilometre bölünmüş yol yapılmışken, bunu toplamda 267 kilometreye çıkarttıklarını belirterek, Trabzon’da yapımı devam eden ve yılsonuna kadar tamamlanacak yol çalışmalarını anlattı.
Doğu Karadeniz’in Anadolu’ya açılan kapısı olan Zigana Tüneli ve bağlantı yollarında 24 saat vardiya esasıyla çalışmaların sürdüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışmaların bu yılsonuna kadar bitirileceğini bildirdi.
Sürmene, Of, Vakfıkebir ve Arsin ilçelerine yeni balıkçı barınakları yaptıklarını, Trabzon Yat Limanı’nı inşa ettiklerini, Trabzon Limanı’nı onardıklarını, Beşikdüzü’ndeki sahil taksimatında sona geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Son 19 yılda tamamladığımız tesisler ve Atasu Barajı ile Trabzon’a yıllık 60 milyon metreküp içme suyu temin ediyoruz. İnşaat çalışmalarına devam ettiğimiz içme suyu arıtma tesisi ve 91 kilometre uzunluğundaki isale hattı vasıtasıyla Trabzon şehir merkezine yıllık 73 milyon metreküp içme suyu sağlamış olacağız. Trabzon’da toplam 109 adet taşkın koruma tesisi yaptık, 14 adedinin yapımı devam ediyor. Trabzonlu çiftçilerimize toplam 2,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayide şehrimize bir yeni organize sanayi bölgesi, bir endüstri bölgesi, bir teknopark ve iki AR-GE merkezi kurduk. Trabzonlu işverenlere 2,2 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Trabzon ve 11 ilçemize doğal gaz arzı sağladık. Seneye Tonya ve Çarşıbaşı’na, Düzköy ve Şalpazarı’na ise birkaç yıla kadar doğa gaz arzı sağlıyoruz. Özetin özeti diyebileceğimiz tüm bu devasa yatırımları CHP’ye, CHP’nin sabotajlarına, yalanlarına, CHP’nin engelleme çabalarına rağmen yaptık. Son 19 yılda neyi başardıysak milletimizle gönül gönüle vererek başardık. Siz bizi desteklediniz, siz bize dua ettiniz, siz bize sahip çıktınız biz de zorluklara aldırmadan sizlere hep aşkla sevda ile hizmet ettik. Şimdi önümüzde son 20 yılın en kritik kavşağı var. 2023 seçimleri Türkiye’nin kader seçimi olacaktır. Ülkemizin kazanımlarını koruması, milletimizin geleceğine güvenle istikbale huzur içerisinde yürümesi sizlerin vereceği mücadeleye bağlıdır. Muhalefetin çapsızlığı, beceriksizliği artık sıradan hâle gelen fiyaskoları bizi asla rehavete sürüklememelidir. Biz buralara başkalarıyla rekabet ederek değil, hep kendimizle yarışarak, kendi rekorlarımızı kırarak geldik. Bundan sonra da aynen bu rekorları yenileyeceğinize inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.