Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene yüzde 68’e yakın bir artışla 853 milyon dolar seviyesine ulaştı, şimdi hedef bir milyar dolar hedefimizi yakalayarak kısa sürede buna ulaşalım istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile gerçekleştirdiği baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
İki ülke arasında 7 anlaşmanın imzalandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlaşmaların iki ülke için hayırlara vesile olmasını diledi.
Kendilerini muhabbetle bağrına basan Arnavut halkına ve makamlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutların misafirperverliğiyle bugün bir kez daha kendilerini evlerinde hissettiklerini söyledi.
“ARNAVUTLUK’LA YAKIN DOSTLUK VE KARDEŞLİK BAĞLARIMIZ BULUNUYOR”
Türkiye’nin Arnavutluk ile kökleri asırlara sâri yakın dostluk ve kardeşlik bağları bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız her hadisede, karşılaştığımız her sıkıntıda iki ülke arasında bu özel münasebetlerin sağlamlığına şahitlik ediyoruz” diye konuştu.
Arnavutluk’ta 2019’da meydana gelen depremde Türk halkının Arnavutluk’un acısını yüreğinde hissettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçek dost çağrılmadan koşandır” inancıyla deprem haberini alır almaz hemen harekete geçtiklerini anlattı.
Türk yardım ekiplerinin yaraların süratle sarılması, sıkıntıların hafifletilmesi amacıyla çok yoğun gayret sarf ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de yürütülen bu çalışmaları değerli dostum Sayın Edi Rama ile sık sık görüşerek yakından takip ettik. Söz verdiğimiz gibi depremde evleri yıkılanlar için Laç şehrinde yaptırdığımız deprem konutlarının teslimini bugün gerçekleştirdik. 522 konutu 13 ay gibi rekor sayılacak sürede tamamlayarak hamdolsun aramızdaki kardeşliğe verdiğimiz önemin iddialı bir şekilde neticelenmesini görmüş olduk. İnşallah bundan sonra da iyi gününde ve kötü gününde Arnavutluk’un yanında olmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Arnavutluk’taki müşterek kültürel mirası yansıtan tarihî eserlere yürütülen yenileme çalışmaları vasıtasıyla özel önem verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültür ve turizmin Türkiye’de tek çatı altında toplandığını, Arnavutluk’ta ise iki ayrı bakanlık olduğunu anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arnavutluk’taki müşterek bu kültürel miras noktasında da bizler özellikle kurumlarımızla başta TİKA olmak üzere buralarda da destek çalışmalarımızı sürdürebiliriz” diye konuştu.
“ETHEM BEY CAMİİ SEMBOL BİR ESERDİR”
Restorasyonu TİKA tarafından tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını da yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ethem Bey Camii bir ibadethane olmasının yanında aynı zamanda Tiran şehrinin tarihi ve turistik dokusuna katkı sağlayan sembol bir eserdir. Yanı başındaki Osmanlı dönemine ait olan Tarihî Saat Kulesi ile birlikte Tiran’ın günümüze ulaşan en önemli kültürel miraslarından biridir” dedi.
Başbakan Edi Rama ile stratejik ortaklık seviyesindeki ilişkileri de ayrıntılı şekilde ele aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi mekanizmasının işler hâle getirilmesinin önemine değindiklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konsey toplantısını bu yılın ilk yarısında icra edeceklerini, bunun için Dışişleri Bakanlarının ikili görüşme suretiyle tarihi belirleyeceklerini belirtti.
“ARNAVUTLUK’TAKİ FETÖ YAPILANMASINA KARŞI DAHA SOMUT ADIMLAR ATILMASI EN SAMİMİ BEKLENTİMİZDİR”
Görüşmelerde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadeleyi de değerlendirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyorsunuz bu terör örgütü 15 Temmuz 2016’da demokrasimizi hedef alan başarısız bir darbe girişiminde bulundu. Milletimizin direnişi sayesinde boşa çıkardığımız bu terör eylemi sırasında maalesef 251 insanımızı alçakça bunlar şehit etti. Elinde masumların kanı olan bu yapının sadece Türkiye’ye değil, varlık gösterdiği her ülkeye büyük bir tehdit oluşturduğu aşikârdır. Dost ve kardeş ülke Arnavutluk’ta FETÖ’nün halen faaliyet alanı bulabilmesi, evlatlarını şehit veren milletimizi derinden yaralamaktadır. Önümüzdeki dönemde Arnavutluk’taki FETÖ yapılanmasına karşı daha somut, kararlı ve hızlı adımlar atılması en samimi beklentimizdir.”
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri de masaya yatırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke ticaret hacminin geçen yıl yüzde 68’e yakın artışla 853 milyon dolar seviyesine ulaştığını, şimdi bir milyar dolar hedefini yakalayarak kısa sürede buna ulaşmak istediklerini bildirdi.
“ARNAVUTLUK’TAKİ EN BÜYÜK YATIRIMCI TÜRKİYE OLACAKTIR”
Müteahhitlik hizmetleri de özellikle katıldığında Arnavutluk’taki en büyük yatırımcının Türkiye olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yatırımlarımızın toplam miktarı 3,5 milyar dolardır. 600’ü aşkın firmamız yaklaşık 15 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. Tabii biz bu rakamları yeterli bulmuyoruz, bunun çok daha iyi bir konuma gelmesi lazım. Arnavutluk makamlarının vereceği güçlü destekle bu sayıların daha da artacağına inanıyorum. İlişkilerimizi her alanda derinleştirmeli, bu kararlılıkla da yolumuza devam etmeliyiz diye düşünüyorum. Sözlerime son verirken özellikle hastane noktasındaki talepleri de ikili görüşmede değerli dostumdan aldım. Bu konuda Sağlık Bakanımıza da gerekli talimatı vermek suretiyle bu ihtiyacı insan unsuru noktasında inşallah gidererek orada da sağlıklı bir adımı atmakla üzerimize düşeni yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.
Balkanlar’da barış ve huzurun geleceği, teminatı için bizler de garanti olan ülkelerden bir tanesiyiz Balkanlar’da geçen ay yükselen tansiyon sonrası AB’nin bölgedeki güvenilirliğinin tartışılmaya başlandığı, ayrıca Brüksel merkezli bir gazetede, “AB’nin bölgede güvenilirliğini yitirdiği, Türkiye’nin ortak tarihî mirası ve farklı sebeplerle Balkan ülkeleriyle yakın ilişkiler kurduğu, AB’nin ve NATO’nun Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu” değerlendirmesinin yer aldığı aktarılarak, “Siz AB ile ilişkilerde nasıl bir dönem bekliyorsunuz? AB’nin Türkiye’ye yönelik tutumunda bir değişiklik söz konusu olabilir mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB’nin yaklaşım tarzından öte Türkiye için NATO’nun yaklaşım tarzının çok daha önemli olduğunu belirtti.
AB’nin henüz Türkiye’yi üye ülke olarak kabul etmediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fasılların görüşülmesinden tutunuz da aç kapa meselesinde, sadece birinci fasılda geçici olarak kapama yaptılar. Bunun dışında diğerleriyle ilgili maalesef oyalama taktiği devam ediyor” dedi.
Türkiye’nin, NATO’nun şu anda onurlu, güçlü bir üyesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “NATO ile ilgili atılacak adımlarda her zaman bizler üzerimize düşen görevi bugüne kadar nasıl yaptıysak, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Balkanlar’ın barışını, huzurunu çok önemsiyoruz ve Balkanlar’ın barışı, huzuru için de üzerimize düşeni bugüne kadar nasıl yaptıysak bundan sonra da yine aynı şekilde Balkanlar’da barış ve huzurun geleceği, teminatı için bizler de garantör olan ülkelerden bir tanesiyiz.”
Arnavut bir gazeteci Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Arnavutluk’a verdiğiniz destek hiçbir ülkenin verdiği destekle kıyaslanamaz. Acaba AB, sizin Arnavutluk’a verdiğiniz bu ilgiden dolayı endişelenmeli midir? Acaba sizin Arnavutluk’a yapılan bunca yatırımlar sayesinde bir kazancınız olur mu? Aldığınız bir şey var mı?” sorusunu yöneltti.
Aynı gazeteci Arnavutluk Başbakanı Rama’ya da “Bence kardeşten alınan borçların da belli bir seviyesi olması lazım. Acaba Arnavutluk-Türkiye arasındaki durum böyle mi?” diye sordu.
Soruların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Öyle bir soru sordun ki, futbolda bizim ters köşe diye bir anlayış vardır. Bizi ters köşe yapmak istiyorsun galiba. Ama biz ters köşe olmayacağız. Kardeşlik hukuku farklıdır, kardeşlik hukuku içerisinde öyle destekler olur ki bu destekler kardeşliğinizin gereği olur. Ama bir de öyle bir ikili ilişki olur ki, o da borçlar hukukuna dayalı olur. Şu anda bizim bu deprem felaketinde yaşanan olay, borçlar hukukuna dayalı değil, kardeşlik hukukuna dayalıdır ve bizler de bu kardeşlik hukukuna dayalı olarak bu eserleri orada süratle inşa ettik. Aynı şekilde tarihi eserlerle ilgili olanlar da yine kardeşlik hukukuna dayalıdır ve bu kardeşlik hukukuna dayalı olarak da aynı şekilde bu tarihi eserlerin inşa ve ihyasını yapıyoruz. Buralarda herhangi bir şey aramanın anlamı yok. Zira kardeşiz. Ne zaman, nerede, ne olacak, bunun sorgulanması da yapılmaz.”
ARNAVUTLUK BAŞBAKANI RAMA: “TÜRKİYE, AB’NİN GÜVENLİĞİ İÇİN KAÇINILMAZ BİR UNSUR”
Depremden sonra ilk saniyelerden itibaren yanlarında olan ve sözünü tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Arnavutluk Başbakanı Rama, “Tabii ki söz Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geldiğinde bu bir yenilik değildir, çünkü o her zaman söylediğini yapandır” dedi.
Arnavutluk Başbakanı Rama, deprem konutlarının inşa edilme sürecinde her türlü desteği verenlere de teşekkür ederek, böylece hem depremzedelerin hayatlarını değiştirdiklerini hem de Arnavutluk ile Türkiye arasındaki ilişkilerin değer ve derinliği için yeni bir anlamlı örnek oluşturduklarını söyledi.
Arnavutluk Başbakanı Rama, deprem konutlarının teslim edildiği Laç şehrinden dönerken sosyal medyada gördüğü bir yorumda, “İyi ki Müslüman değilsin, çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile o kadar yakın duruyorsun ki Müslüman olsaydın AB’dekiler kim bilir ne derdi?” yazıldığını aktardı.
Kendisinin bir Katolik ancak eşinin Müslüman olduğunu kaydeden Arnavutluk Başbakanı Rama, “Ancak Arnavutluk veya AB’de hiç kimsenin, iki ülke arasındaki ilişkilerinden rahatsız olmaları gerektiğine inanmıyorum. Çünkü, bu ilişki geleneksel bir ilişkidir” şeklinde konuştu.
Arnavutluk Başbakanı Rama, Türkiye’nin bölgedeki barışın tesisinde yapıcı rolünün yerinin doldurulamaz, vazgeçilmez ve yorumsuz olduğunu vurgulayarak, “Türkiye ve Cumhurbaşkanının üzerine atılan tüm gölgeler hepsi birer hayal gücüne dayalı filmdir ve gerçekte karşılık bulmayan yorumlardır” dedi.
Türkiyesiz AB’nin bugünkünden daha kötü bir durumda olabileceğini belirten Rama, “Türkiye, AB’nin güvenliği için kaçınılmaz, vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz bir unsurdur. Ben bunu NATO’da da, Brüksel’de de, ikili görüşmelerde de ifade ettim. Bugün de açıkça söylüyorum çünkü bu bir gerçek” ifadelerini kullandı.
İMZALANAN ANLAŞMALAR
Türkiye ile Arnavutluk arasında afet ve acil durum yönetimi, medya, devlet arşivleri, kültür ve sanat, güvenlik, gençlik ve spor ile protokol alanında 7 anlaşmaya imza atıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama huzurunda, ortak basın toplantısı öncesinde iki ülke arasında anlaşmalar imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Kolluk Eğitimi İşbirliği Mutabakat Zaptı’na İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Arnavutluk İçişleri Bakanı Bledar Çuçi imza attı.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı Arasında Protokol Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Arnavutluk Cumhuriyeti Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı Megi Fino imzaladı.
Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı Arasında Gençlik ve Spor Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Arnavutluk Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Evis Kushi tarafından imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlüğü ile Arnavutluk Opera, Bale ve Folk Topluluğu Arasında İşbirliği Protokolü’nü Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Arnavutluk Cumhuriyeti Kültür Bakanı Elva Margariti imza altına aldı.
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Ulusal Sivil Koruma Kurumu arasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Alanında Mutabakat Zaptı, AFAD Başkanı Yunus Sezer ve Arnavutluk Cumhuriyeti Savunma Bakan Yardımcısı Dallendyshe Bici tarafından imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Merkezi Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Arasındaki İşbirliği Protokolü’ne Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arşivler Genel Müdürü Dr. Ardit Bido imza attı.
Anadolu Ajansı (AA) ve Arnavutluk Telegrafik Ajansı Arasında İşbirliği Anlaşması’nı, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ile Arnavutluk Telegrafik Ajansı Genel Müdürü Valbona Zhupa imzaladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.