Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

TRT-1 ve TRT Haber’de “Cumhurbaşkanı Özel Yayını”na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, moderatörlüğünü Canan Yener Reçber’in üstlendiği yayında gazeteciler; Betül Soysal Bozdoğan, İdris Kardaş ve Okan Müderrisoğlu’nun Türkiye ve dünya gündemine dair sorularını cevapladı.

Üçüncü çeyrek büyümesinin beklentilerin üzerinde gerçekleştiği belirtilerek, “Yılsonu nasıl bir büyüme ile kapatmayı hedefliyor Türkiye? Özellikle de dünyadan yine pozitif ayrışmayı başarabilecek miyiz?” soruları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel salgın döneminde her şeyden önce Türkiye’nin özellikle bu üç çeyrekte de çok farklı bir ayrışma ortaya koyduğunu ve yılsonu itibarıyla da bu pozitif ayrışmayı devam ettireceğine inandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu zaten sadece biz değil OECD, onlar da aynı şekilde söylüyorlar” ifadesini kullandı.

Yılın ilk yarısında güçlü büyüme performansı sergileyen Türkiye ekonomisinin, üçüncü çeyrekte de bu görünümünü koruduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii bu beklentileri de aşarak böyle bir konuma gelmiş olması da özellikle böyle aç kurtlar gibi bekleyenleri de şaşırttı. Hâlbuki biz şaşırmadık. Çünkü biz, gerek ikinci çeyrekte gerekse üçüncü çeyreğin sinyalini zaten ikinci çeyrekten aldık ve sonunda da inşallah bizim beklentimiz, yani biz 10’u bulacağız, ondan şüphemiz yok. Bu konuyla ilgili olarak da şu anda performansta, özellikle üzerinde durduğum, hep söylüyorum, diyorum ki faizi düşürmek suretiyle biz yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme ve bu dört tane ana başlık bize büyümeyi getirecek. Bizim tahminimiz, asgari 10 ama bu 10’un üzerine de çıkabilir ki bazı dostlarla yaptığımız özel görüşmelerde de onlar, ‘yani bu 10’un üzerine de çıkabilir’ düşüncesini bizlerle paylaşıyorlar. Ben de yadırgamıyorum. Hatta hatta yani bu yılsonu itibarıyla enflasyonda da kendisini zaten gösterecek. Buna da inanıyorum. Hep söylüyorum ya faiz sebep enflasyon neticedir. Faizi şu anda düşürüyoruz ve enflasyonun da inşallah düştüğünü hep birlikte göreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, AK Parti Meclis Grup Toplantısı’nda gösterilen, icraatlara ilişkin videonun ekranlara getirilmesinin ardından, salgının da etkisiyle enflasyonun küresel boyutta arttığı dile getirilerek, “Üreten kesim açısından bu sürecin yönetilebilir kılınması için bir paketiniz, bir programınız, bir çalışmanız var mı?” sorusu yöneltildi.

“Böyle bir şeyin olmaması mümkün mü? Tabii ki var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki önemli destek paketi hazırladıklarını bildirdi. Bunlardan birinin ilave istihdama destek paketi, diğerinin imalata dayalı ithal ikamesi destek paketi olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “19 yıldır, nasıl sanayicisinden esnafına ve dar gelirlisine kadar milletimizin her kesiminin yanında durduysak, bu süreçte de hiç kimseyi yalnız bırakmadık, bırakmayacağız ve ihmal etmedik, ihmal de etmeyeceğiz. Çünkü bu millet ile biz iktidar olduk. ‘AK Parti milletin partisidir’ dedik ve böyle yürüdük. Tabii bizim şu anda ilave istihdama destek paketimiz nedir diye sorarsanız, küçük ve orta ölçekli işletmelerimize yönelik 50 kişinin altında çalışanı olan firmalarımıza istihdama katkıları sebebiyle her yeni istihdam için 100 bin liraya kadar kredi garanti fonu kefaletiyle krediye erişim imkânı sağlıyoruz. Bu paketten İŞKUR aracılığıyla faydalanmak isteyen işletmelerimizin Sosyal Güvenlik Kurumu işçi ve işveren payları, 12 ayın sonuna kadar kredi faizlerinden düşülecek. Böylece yeni istihdam yapacak işletmelerimize faizsiz kredi imkânı sunmuş olacağız ki amacımız kısa sürede 11 bin firmamızın toplam tutarı 10 milyar lirayı bulan bu krediden faydalanmasını sağlayarak, 50 bin yeni istihdamın önünü açmak.

Bunun yanında bir de imalata dayalı ithal ikamesi destek paketimiz var ki bu paketle de uzun vadeli kredi imkânı oluşturarak, üretime ve ihracata öncelik veren yatırımları destekliyoruz, destekleyeceğiz. Özellikle 3, 4, 5 ve 6. teşvik bölgelerinde yer alan 58 ilimiz ile ilçelerinde yatırım yaparak, istihdam oluşturacak girişimcilerimize bir müjdemiz var. Onu da bu akşam açıklayalım. Bu girişimcilerimizin hazine destekli kredi garanti fonu kefaletiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vereceği 7 puana kadar faiz desteğiyle yatırım yapmalarının önünü açıyoruz. Toplam tutarı 10 milyar lirayı bulan bu destekten hamle programı kapsamında diğer illerimiz de faydalanabilecektir. İşletmelerimize, girişimcilerimize bu akşam buradan hayırlı olsun diyoruz.”

Yeni ekonomi modeline ilişkin bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, zengini zengin yapan modelin faizcilik olduğunu belirterek, faizin zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaptığını söyledi.

“KUR, FAİZ, ENFLASYON SARMALINDA YAŞAMAYACAĞIZ VE YATIRIMI, ÜRETİMİ ENGELLEMELERİNE DE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin ne zaman yüksek faiz kıskancından çıkmak için adım atsa döviz kuru üzerinden manipülatif bir baskıyla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin bu yolla bir cendereye sokulmak istenmesi, bizim tarafımızdan engellenmiştir. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Burada ifade ettiğimiz oyun şu, bir defa kur, faiz spekülasyonu ile karşı karşıyayız dolayısıyla bu spekülasyonu ancak biz engelleriz” diye konuştu.

Yüksek faiz kazancı için kısa vadeli olarak ülkeye giren küresel fonlar olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sıcak paranın döviz kurunu geçici olarak düşürebileceğini, bunun ideal olan bir durum olmadığını kaydetti.

Bir süre sonra bu fonların yüksek faiz kazancını alıp düşük kurdan tekrar dövize dönerken kurun yeniden yükseleceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükselen kuru düşürmek için her seferinde daha yüksek faiz vermek gerektiğini belirtti. Erdoğan, sürekli tekrarlanan bu sürecin, ülkenin kaynaklarını küresel sermaye aktaran ve ekonomiyi bağımlı hâle getiren bir kısır döngü olduğunu, şu anda da bunun yaşandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kur, faiz, enflasyon sarmalına böyle sokulduk. Biz de diyoruz ki, ‘biz kur, faiz, enflasyon sarmalında yaşamayacağız ve yatırımı, üretimi engellemelerine de müsaade etmeyeceğiz.’ Büyümeyi istikrarsız hâle getirmelerine müsaade etmeyeceğiz ve biz bu sarmaldan çıkacağız. Bu tezgâhın bozulmasını istemeyenler, kur manipülasyonu ile bizi yeniden bu oyuna çekmek istiyorlar.

Küresel finans çevreleri ve içerdeki iş birlikçileri bu kez bunu başaramayacaklar. Şimdi özellikle de maliyet enflasyonu denilen bir tez var. Sıkıntı bu değil mi? Yani sanayicinin, yatırımcının en önemli engeli nedir? Maliyet enflasyonudur. Çünkü maliyetler ne kadar yükselirse onun yatırımdaki gücü de o kadar azalır. Biz tam aksine istiyoruz ki yatırımda bunun gücünü artıralım. Ondan sonra da uluslararası ihracatta o yatırımcı ne yapsın? Yarışa çok daha güçlü bir şekilde girsin.”

“TÜRKİYE’NİN EKONOMİK VERİLERİ ZAYIF DEĞİL”

Türkiye’nin özellikle temel göstergelerinin ekonomide çok güçlü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dışardan birilerinin bunu zayıf göstermenin gayreti içine girdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik verilerinin zayıf olmadığını, gayet iyi durumda bulunduğunu belirterek, “Ülkemiz, artık bu kısır döngüyü kırma noktasına gelmiştir ve buradan geriye dönüş de yoktur. Biz, buradan geriye dönmeyeceğiz. Salgın sonrası dünya ekonomisinde oluşan yeni dengeler de bu süreci hızlandırmıştır” diye konuştu.

Bu olayın sadece Türkiye’de olmadığını, Amerika, Almanya, İngiltere ve Hollanda’da bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, hepsinin bu ciddi kısır döngü içinde kıvrandığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunlardan Türkiye olarak biz büyük oranda sıyrılmış vaziyetteyiz. Türkiye’nin güçlü ekonomik dinamiklerine güvenen yabancı yatırımcılar için uzun vadeli yatırımların artık zamanıdır. Nitekim son dönemde Türkiye ekonomisinin sunduğu bu fırsatları gören önemli yabancı yatırımcıların büyük ölçekli yatırımlar için harekete geçtiğini görüyoruz. Türkiye’ye uzun vadeli yatırım yapanlar her zaman kazanmıştır. Bundan sonra da kazanacaktır” değerlendirmesini yaptı.

Ceyhan’daki kimyevi ürünler üretme tesisinin 1 milyar 700 milyon dolarlık temelinin geçen günlerde atıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buranın iki buçuk yıl içinde biteceğini ve yaklaşık 5 bin civarında bir istihdam olacağını söyledi. Erdoğan, bunun aynı zamanda Türkiye’nin cari açığını da ciddi anlamda aşağı çekeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki sermayenin temsilcisi konumunda olan STK’nın burada kalkıp da bize cevap yetiştirmeye kalkması, bu da çok manidar. Onlara diyorum ki, ‘kamu bankaları eğer kredi istiyorsanız size kredi vermeye de hazır.’ Mevcut yatırımlarınızı gelin daha da güçlendirin. Sizlere krediyse kredi, vermeye de hazır. Bizim derdimiz var. Bizim derdimiz ne? Kur, faiz sarmalı değil. Tam aksine yatırım yapacak güçlü yatırımcıları biz arıyoruz. Yeter ki bize güven veren yatırımcı olsun. Bunun ismi şu olmuş bu olmuş önemli değil. Çünkü biz, yeni ekonomi modeliyle artık yüksek faiz verecek sıcak para çekme politikasını elimizin tersiyle itiyoruz. Düşük faizle yeni yatırımları, üretimi ve ihracatı destekleyeceğiz.

Onun için birinci derecede kamu bankalarının yöneticilerine hep onu söylüyorum. Bak diyorum, düşük faizle siz özel sektör bankalarıyla faiz noktasında yarışa girmeyeceksiniz. Tüm aksine düşük faizle siz yatırımcımızı teşvik edeceksiniz, onların yatırım yapmasını sağlayacaksınız, ardından bir sizden bir şey bekliyoruz istihdamı artıracaksınız.

İstihdamla beraber üretimi artıracaksınız, üretimle beraber uluslararası küresel sermaye ile ihracatta yarışa gireceksiniz. Şu anda ihracatta gayet iyi konumdayız. Çok çok iyi konumdayız. Şu anda 215-220 milyar dolarlara çıktık, yılsonuna kadar bu 220’nin üzerine çıkacak. Bunlar Türkiye’nin ihracattaki rekoru.”

“Çok zor bir model değil mi bu? Ülkeyi daha da güçlendirecek daha da kalıcı bir gelişmeye ve büyümeye götürecek bir model. Fakat aynı zamanda bir siyasetçi için de bu bir risk değil midir? Sizden önceki başbakanlara baktığımızda bu model hiç denenmedi. Ne söylersiniz?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Her yiğidin yoğurt yiyişi farklı. Benim de yakın çevremde birçok insan bunları geçmişte de savunmadılar. Hatırlayın, ‘biz 6 sıfırı atıyoruz’ dediğimiz zaman ‘Taksim Meydanı’nda anırırım’ diyenler vardı. Bunlar işte bazı köşe yazarlarıydı. Hatta en yakınımda olanlardan bile. ‘Şu anda işte o da siyasette kurmayacağım’ dediği hâlde bir partide kurdu. ‘Daha sonra, hayır altı sıfırı atacağız’ dedim. Ben başbakanım çünkü.

Şimdi de onlarla tabii övünüyor. İşte biz diyor altı sıfır artık.’ Ne sen attın? Başbakan olarak talimatı verdim ve altı sıfırı attık. Ondan sonra da onunla övünmeye başladı. Benzer birçok ekonomik kararların altında benim imzam var.

“İHRACATIMIZIN İTHALATIMIZI KARŞILAMA ORANI YÜZDE 90’LARA ULAŞTI”

Sen benim bir bakanımsın. Sen karar merci değilsin ki. Buna benzer birçok şeyler yaşadım. Şimdi bir yere geldik, artık cari açık verip bu açığı dış borçla finanse eden değil, döviz kazanıp cari fazla veren bir ekonomi olma hedefiyle hareket ediyoruz ve bu hedefe de çok yakınız. Döviz kurunda kalıcı istikrar, yüksek faizle kısa vadeli ödünç döviz çekerek değil, ihracat, turizm ve diğer hizmet gelirleriyle döviz kazanarak mümkün olabilir.”

Faizleri artırmanın çözüm olmadığının defalarca görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek faizle sıcak para çekerek, döviz kurunu baskılayıp ithalatı ucuzlatmanın enflasyonla mücadele olmadığının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize dayatılan yüksek faiz politikası o da yeni bir olay da değil. Yerli üretimi yok eden, üretim maliyetlerini artırarak, yapısal enflasyonu kalıcı hâle getiren bir modeldir. Bu model, sıcak para her çıktığında kur artışı ile enflasyonun yeniden tetiklendiği ve yeni faiz artırımlarının gündeme getirildiği sonu olmayan bir sarmaldır. Biz şimdi bu sarmala son veriyoruz. Bugün geldiğimiz noktada ihracatımızın, bu oran önemli, ithalatımızı karşılama oranı yüzde 90’lara ulaştı. Mesele bu” değerlendirmesini yaptı.

Turizmde hızla toparlanma süreci içinde olunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mevsimde turizmde Rusya’dan ciddi bir turist akını yaşandığını söyledi.

Turistlerin bundan memnun olduğunu, Antalya’nın hiçbir mevsimde görülmeyen Rus turist çektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olan dayanışmanın turist akınını da sağladığını kaydetti.

Türkiye’nin aylık olarak cari işlemler fazlası vermeye başladığını, bunun da önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllık cari açığın da aydan aya hızla azaltıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki sene yıllık bazda da cari fazlaya geçeceğimiz anlaşılıyor ve buna da inanıyorum” dedi.

Millî Güvenlik Kurulu bildirisinde yer verilen ekonomi hedefi ve bunun ulusal güvenlik içindeki önemine ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik güvenliğin, ulusal güvenliğin bir parçası olduğunu söyledi.

Türkiye ekonomisinin güçlü olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, makro göstergeler ve son dönemdeki ekonomik performansın gayet iyi durumda bulunduğunu, bu gerçekler ışığında, döviz kurunda görülen son hareketlerin ekonomik temelinin olmadığını bildirdi.

“TÜRKİYE, FİNANS PİYASALARI ÜZERİNDEN EKONOMİK TEHDİTLERE PABUÇ BIRAKMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ha bunu anlayanlar var, anlamayanlar var. Üretimi, yatırımı, istihdamı, ihracatı ve bununla birlikte gelişen politikalarla ülkemizin giderek güçlenmesi ve bağımsız politikalar izleyebilecek duruma gelmesi, elbette bazılarını rahatsız ediyor. Düşünün, yani ana muhalefetin başındaki kişi bundan ciddi manada rahatsız oluyor. Neymiş? ‘Millî Güvenlik Kurulu, bu noktada bu konuların görüşüldüğü yer olamazmış.’ Yani hakikaten bu kişi, daha siyaseti anlamış değil, siyaseti bilmiyor, hâlâ aynı yerde. Yani SSK’yı batıran o zihniyet, o kafa hâlâ aynı yerde. Ya sen zaten SSK’yı batırdın. Sen değil misin ya Sosyal Sigortalar Kurumunun hastanelerinde insanların morglarda öldüğü dönemin sorumlusu sen değil misin? Rahmetli Savaş Ay’ın programını hiç unutmuyorum, adeta bununla dalga geçiyordu, Bay Kemal’le. ‘Siz buranın başındasınız. Yani bunun sorumlusu siz değil misiniz filan diye?’ O da topu başka yerlere atıyordu. Şu anda da aynı konumda. Hiç umurunda değil. Sorumlusu sensin. Millî Güvenlik Kurulu’nda bunları görüşmeyeceğiz de nerede görüşeceğiz? Millî Güvenlik Kurulu, bu işlerin en hassas noktada görüşüldüğü ve görüşüleceği yerdir. Bunu başka yere çekmenin anlamı değildir.

Şunu bir defa bilmesi lazım, Türkiye, eski Türkiye değildir. Türkiye, finans piyasaları üzerinden ekonomik tehditlere pabuç bırakmaz, geçti onlar. Reel ekonomimiz bu tehditleri tamamen boşa çıkaracak güç ve kabiliyettedir. Bunun rahatlığıyla adımlar atıyoruz ve bu tehditlere karşı da rahatlıkla durabiliyoruz. Algı operasyonları ile döviz manipülasyonları ile bizi zayıflatmak ve engellemek artık mümkün değildir. Bu tehditlerin farkında olduğumuzu, tehditler karşısında gereğini yapacak güçte ve kararlılıkta olduğumuzu, Millî Güvenlik Kurulu’nda da teyit etmiş olduk ve daha sonra açıklamamızı buna göre yaptık.”

Programda, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 2016’da faizleri yüzde 1’e indiren kanun teklifinin gelmesi hâlinde destek vereceklerine ilişkin ifadelerinin yer aldığı video gösterildi. Videonun ardından, yapılan faiz indirimine muhalefetin eleştirisinin sorulması üzerine Erdoğan, faizin, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaptığını, normal vatandaşın faiz sarmalı altında inim inim inlediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bakın, ana muhalefetin başındaki zat ne diyor? ‘İndirin 1’e biz destekleriz.’ diyor. Ben aksini söylemiyorum ama benim şu anda tek başıma bu tür bir kararı alma yetkim var mı? yok. Hatta kendileri ne diyor, ‘Merkez Bankası bağımsız değil.’ Peki, Merkez Bankası bağımsız değil de sen bağımsız olmayan Merkez Bankasından randevu talep ettiğinde Tayyip Erdoğan bunu engelledi mi? Gidip Merkez Bankası’nı ziyaret ettikten sonra da yaptığın açıklamalar belli. Yani işin ahlaki boyutu da yok. İnsan böyle bir ziyareti yaptıktan sonra çıkıp dışarıda da tam böyle aksi, Merkez Bankası’nı yıpratacak açıklamalar, konuşmalar yapar mı? Bunları da yaptı ve şu anda da bunu söylüyor. 2016’dan bu yana bunları tekrar tekrar söyledi. Zaten yanındaki sözcü olan zat da aslında iyi bir faizcidir. İsim vermeye gerek yok, anlıyorsunuz zaten. Kendisi ise bu işlerden zaten anlamaz. Fakat çok açık, net söylüyorum, biz inşallah seçim öncesine kadar ciddi manada faizin düştüğünü, kuru tetikleyen yüksek faizin düşüşü sebebiyle kurda da ciddi bir olumlu iyileşmenin olduğunu hep birlikte göreceğiz. Buna enflasyon da dâhil.”

“Enflasyon neticedir, faiz sebeptir” tezini tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun neticesiyle görüleceğini ancak bununla ilgili bir takvim veremeyeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin faiz indirimi konusundaki itirazlarının, kendilerinin doğru yolda olduğunu teyit ettiğini belirterek, “Ama hemen çark ederler mi? Onu bilemem. Onlar etse de etmese de ben tezimin savunucusuyum ve küresel sermayenin dünyadaki geldiği yer ortadadır, faizler dünyada ortadadır, enflasyon dünyada ortadadır” dedi.

“DERDİMİZ YATIRIMLARI VE YERLİ ÜRETİMİ DESTEKLEMEK VE ARTIRMAK”

Bu tezini, özellikle kapitalist ekonomilerdeki duruma bakarak söylediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şu anda Amerika’da faiz oranlarına bakalım. Avrupa’da faiz oranlarına bakalım ve enflasyonlara da bakalım. Buralardaki faiz oranlarına, enflasyona baktığımız zaman bizimle mukayese edilemeyecek derecede bunların yüksek faizlerinin olduğunu, enflasyonlarının olduğunu görüyoruz. Ama bir bakıyorsun ölçümleme, bunlarda faiz bizden çok çok düşük, enflasyon hakeza düşük. Ama küresel ekonomilerde şu anda oralarda da faiz yükseldi, enflasyon yükseldi. Biz şu anda onlarla mukayese edilemeyecek derecede yüksek konumdayız. İşte şimdi bir düşürme noktasına geldik, inşallah bu düşürmeyle birlikte yeni adımlar atacağız. Fakat burada tabii derdimiz şu, ülkemizi biz bu yüksek faiz çıkmazından kurtarmamız lazım ve burada Amerika’da, G-20 ülkeleri olarak şöyle baktığımızda 4,9 olarak gözüküyor. İngiltere 6,6 olarak gözüküyor. Şu anda 7,4 olarak büyüme oranı Türkiye’nin, malum gözüküyor. Rusya’ya bakıyoruz 4,3, aynı şekilde Çin’e bakıyoruz 4,9. Hepsinden biz ayrışmış durumdayız, gayet iyi bir konumdayız. İnşallah yılsonu itibarıyla da onlardan çok daha farklı bir yere geleceğiz ama bizim derdimiz yatırımları ve yerli üretimi desteklemek ve artırmaktır.”

“HEDEF, DÜŞÜK FAİZLE HALKIMIZI RAHATA ÇIKARMAKTIR”

Ekrana, vatandaşlarla ekonomiye ilişkin yapılan röportajların getirilmesinin ardından, vatandaşın güveninin nasıl kazanıldığına ilişkin değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Vatandaş, ‘biz bu işi çok iyi biliyoruz’ diyenlerden fersah fersah ötede. Hepsinden daha iyi biliyor bu işi. Neyin ne getireceğini, ne götüreceğini çok iyi biliyor. Yani şu yüksek faiz bir defa maliyetleri artırır mı, düşürür mü? Ya artırır ya. Çünkü bu faizin dayattığı yer nedir, maliyetlerdir. Bu maliyetlerde de bunu alan esnaf ne yapacaktır, bunu gelip sattığı ürüne ilave edecektir. Bunun faturasını kim ödeyecek, vatandaş ödeyecek. Çünkü kalkıp esnaf, bu faizin bedelini kendisi ödemez. Onu vatandaştan alır. Zaten maliyet enflasyonu dediğimiz olay da böyle doğuyor. Şimdi bizim bu süreci tersine çevirmemiz lazım. Onun için de hedef, düşük faizle halkımızı rahata çıkarmaktır, esnafımızı rahata çıkarmaktır ve daha çok yatırımı sağlayabilmektir. Daha çok yatırımı da sağlayabilmek için özellikle biz esnafımıza diyoruz ki ‘bak size düşük faizle bir sermaye imkânı sağlıyoruz, al bununla yatırımını yap, ondan sonra da bununla istihdamını sağla, üretime gir, üretimine girdikten sonra da inşallah büyümeye başla.’ Attığımız adım bu ve biz buna inanıyoruz, güveniyoruz ve buradan da alacağımız netice çok açık, net vatandaşın da söylediği gibi ortada.”

Stokçuluğa son verileceği yönündeki açıklamalarının hatırlatılması ve “Bu süreçte böyle bir eğilim ve istismar söz konusu olabiliyor. Cezai müeyyidelerin artırılması gibi bir ihtimal söz konusu olabilir mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, stokçuluğun cezai müeyyidesinin düşük olduğunu, bunun yeniden düzenlenerek artırılması gerektiğini söyledi.

Stokçuluğun İslam dininde de yerinin bulunmadığını ve bir nevi hırsızlık olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Fahiş fiyatlarla mücadele noktasında ilgili bakanlarımıza dedik ki ‘Bu adımı atacaksınız. Sadece denetim yetmez. Bununla ilgili gerekirse bir yasal düzenleme yapıp, bu fahiş fiyat artışlarına gidenleri tespit edelim ve stoklama yapmak suretiyle de malı piyasadan çekenleri yakaladığımızda, bunlara gerekli müeyyideleri de uygulayalım.’ Bu sadece soğan patates olayı değil, yani sanayi, teknolojide de buna benzer stokçuluğu yapanlar var. Bizim, bunların da üzerine gitmemiz lazım. Yani piyasayı bozucu faaliyet gösterenlere ve fiyatlama davranışlarını bozanlara kesinlikle göz açtırmayacağız. Onun için bu yasal düzenlemeye de gitmemiz gerekiyor.”

“TÜRKİYE’NİN KÜRESEL FİYAT ARTIŞLARINDAN ETKİLENMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

Enflasyon ve ham madde fiyatlarındaki artış hatırlatılarak, Türkiye’nin enflasyonla mücadelede hangi noktada olduğu sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, rakamların bu şekilde yükselmesinin ötesinde, bir de malın temin edilemediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Malı temin edersiniz, siz de yüksek fiyatla satarsınız, o ayrı mesele ama şu anda siz bu malı temin edemiyorsunuz. Mesela demir cevheri diyorsunuz, öyle veya böyle bizde de demir cevheri var ama istediğimiz oranda var mı, istediğimiz oranda yok. O zaman ne yapacaksın, ithalata gireceksin. İthalata girdiğin anda da tabii bu dev rakamlarla karşı karşıyasın. Mesela cam diyoruz, bu camlarda, düz camdan otomobil camlarına varıncaya kadar ciddi sıkıntılar var ve bunları da teminde ciddi sıkıntılar var. Bu konuyla ilgili olarak da şu anda bizde de bazı üretim yapan firmalarımız var ve başarılı da, ama onlar da yine ham maddenin temininde sıkıntı yaşıyorlar. Temenni ediyoruz ki bir an önce bunun önünü açalım.”

Amerika Birleşik Devletleri’nde de bazı ürünlerin ithal edilmesinde sıkıntı yaşandığını ve enflasyonun son 31 yılın en yüksek seviyesine çıktığını ifade eden Erdoğan, aynı şekilde Avrupa Birliği’nde son 13 yılın, Almanya’da da enflasyonun 28 yılın zirvesine ulaştığını belirtti.

Enflasyonun ötesinde, bazı gelişmiş ülkelerde birçok ürünün bulunmaz hâle gelmesinin de buradan kaynaklandığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Elbette Türkiye’nin de bu küresel fiyat artışlarından etkilenmemesi mümkün değil. Biz de bundan nasibimizi alıyoruz ancak biz kamu maliyesindeki imkânlarımızı da kullanarak başta enerji olmak üzere küresel fiyatlardan kaynaklanan maliyet artışlarını, vatandaşlarımıza yansıtmamak için gerekenleri yapıyoruz. Bugün gelinen noktada geçici olacağı öngörülen küresel kaynaklı bir enflasyon artışı söz konusu. Dediğim gibi yılsonu itibarıyla da burada inşallah fırsatçıları da defederek olumlu neticeler alacağız.”

Doğal gazda, elektrikte ve akaryakıtta devletin yaklaşık 125 milyar liralık bir vergi gelirinin sübvanse edildiği belirtilerek, “Bir yandan da kurdan enflasyona bir geçiş hadisesi var. O süreci nasıl takip ediyorsunuz?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Bakın, sübvanse etme noktasında, özellikle enerjide, doğal gazda, Avrupa ile mukayese edilemeyecek derece fiyatlarımız ucuz. Bu gerçeği bir defa muhalefet görmek istemiyor. Böyle bir durumdayız. Avrupa’da fiyatlar bizimle mukayese edilemeyecek derecede çok daha pahalı, gerek doğal gazda gerekse enerjide çok daha pahalı. Biz ise bu kadar ucuz fiyatla doğal gazı, enerjiyi verirken, yani yalan yanlış her tür haberleri uyduruyorlar. Şimdi biz yalancıyla nereye kadar bu şekilde yarışacağız? Benim de bir huyum var, yalanla bunları mukabele etmek değil, ama biz rakamları konuşturuyoruz. Diyoruz ki enerjide şu anda durum şu, mesela biz hanelere doğal gazı dörtte bir, elektriği ise yarı fiyatına veriyoruz. Bu kadar açık, net ama sen ne dersen de onlar hâlâ ona inanmak istemiyorlar, inanmıyorlar. İnansanız da inanmasanız da rakamlar ortada, biz maliyetinin çok altında bunu veriyoruz ve hep sözümüz şu, biz vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz.”

ASGARİ ÜCRET

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın başlayacak asgari ücret görüşmeleri hatırlatılarak nasıl bir fiyat düzenlemesi olacağının sorulması üzerine, bunun yarından önce açıklanmasının, başlayacak müzakerelerin ciddiyetini kaybettireceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yarın müzakereler bir başlasın. Asgari ücret, bildiğiniz gibi devlet, işçi ve işveren kesimlerinden oluşan üçlü yapı içindeki bir komisyon tarafından belirleniyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu da ücretin belirlenmesinde, ülkenin sosyal ve ekonomik durumunu, ücretlere fiilen ödenen, özellikle ücretlerin genel durumunu ve geçim şartlarını göz önünde bulundurarak tespit ediliyor. Bizler de tabii bakanımızla ve ilgili arkadaşlarımızla bu işin müzakerelerini yaptık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücret konusunda 2002’den beri önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, 2002 sonunda bekâr ve çocuksuz bir işçinin eline geçen net asgari ücret 184 lira iken 2021’de bu tutarın 2 bin 825 lira olduğunu söyledi. Asgari ücretin 2002’den bugüne kadar nominal olarak 15,3 kat arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yine aynı dönem için asgari ücretin reel oranı da yüzde 131 olarak gerçekleşti. Asgari ücretin reel değerinin artması, işçilerimizin satın alma gücünün arttığının da açık bir göstergesidir. Uluslararası verilere göre asgari ücretin, işçiye bulunduğu ülkede sağladığı satın alma gücüne bakıldığında, Avrupa ülkeleri ve Amerika’nın yer aldığı endekste 2002’de 14. sırada olan ülkemiz, 2021’de 10. sıraya ilerledi. İşçilerimizin satın alma güçlerini yükseltmeyi sürdüreceğiz. Dünya ülkeleri arasındaki yerimizi daha da ön sıralara inşallah taşıyacağız ve 2002’den bu yana alt gelir grupları başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin hayat şartlarını iyileştirmek için mücadele ettik, mücadele ediyoruz. İnşallah bu asgari ücret çalışmasında da işçimizi enflasyondan, fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden koruyacağız. Çok daha hayırlı bir neticeyi inşallah alacağız.”

Bir gazetecinin, “Mart 2003’te Başbakan olduğunuzda IMF programı uygulanıyordu Türkiye’de ve 2004’te asgari ücret verilirken IMF asgari ücretteki artışa karşı çıktığında siz asgari ücreti ilk kez ve en açık şekilde IMF’ye ve o günkü Türkiye’nin şartlarına rağmen etkili sayılabilecek miktarda artırmıştınız. Şimdi 2022 şartlarında sizden yine böyle bir babayiğitlik bekleniyor galiba” sözü üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Yani bundan endişeniz var mı? Babayiğitlik bize yakışır. Evel Allah, biz de babayiğitliğimizi inşallah şu anda gerek ilgili bakanım gerekse heyeti gerekse yine aynı şekilde çalışma arkadaşlarım, genel başkan yardımcılarım, milletvekillerimiz, hep birlikte geniş bir istişare yapmak suretiyle, sendika temsilcileriyle falan da yapılan görüşmeler neticesinde inşallah çok fazla uzatmadan kararımızı vereceğiz.”

EMEKLİLER İÇİN YAPILACAK DÜZENLEMELER

Emekliler için yeni dönemde bazı düzenlemeler gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilerin her zaman öncelikleri arasında yer aldığını, bundan sonra da yine aynı şekilde olacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar bütçe imkânları zorlanarak önemli iyileştirmeler yapıldığını, yapılmaya da devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti: “İktidarımızın ilk günlerinde emeklilere 75’er ve 100’er lira zam yaparak işe başladık yani emeklilerimizin ne kadar düşük ücret aldıklarını düşünün. Daha sonra emekliler için eziyet olan fiş toplama mecburiyeti vardı. Biz o zorunluluğu da kaldırdık. Vergi iadesi yerine emekli aylıklarına yüzde 4-5 ilave yaptık. 2012’de yıllardır beklenen İntibak Kanunu’nu çıkararak, bu kapsamda 1,8 milyon emeklinin aylığında artış oldu. Bunu da biz yaptık. Emekli olduktan sonra ticari faaliyet yürütenlerin aylıklarından kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primi uygulamasını önce yüzde 15’ten yüzde 10’a indirdik, sonra da kaldırdık. Bu şekilde emekli aylıklarına yüzde 15 iyileştirme yapmış olduk.”

Emeklilere, 2018’de Ramazan ve Kurban Bayramlarında yılda iki bayram için 2 bin lira bayram ikramiyesi vermeye başladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021’de bu tutarın 2 bin 200 liraya yükseltildiğini, 2021’de toplam 25 milyar lira bayram ikramiyesi ödediklerini aktardı.

3600 EK GÖSTERGE DÜZENLEMESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli aylığını önce bin liraya, 2020’de yaptıkları düzenlemeyle dosya bazında 1500 liraya çıkardıklarını anlatarak, şöyle konuştu: “Aylıklara seyyanen ve oransal yapılan artışlarla emeklilerimize verilen bayram ikramiyeleriyle 2002 ve 2021 döneminde emekli aylıklarına reel olarak yüzde 44 ile yüzde 388 oranında artış sağlamış olduk. Ülkemizde 2002’de emekli sayımız 6 buçuk milyondu, 2021 Ekim itibarıyla emeklilerimizin sayısı 13 buçuk milyona ulaştı. Emekli aylığı ödemelerinin gayri safi yurt içi hasılaya oranı 2002’de yüzde 4,6 iken 2021 yılsonunda bu oranın yüzde 6,1 olacağı öngörülüyor.

Bunların yanında, söz verdiğimiz gibi 6. Dönem Toplu Sözleşme’de 3600 ek gösterge düzenlemesinin 2022 yılı sonuna kadar tamamlanmasını da kararlaştırdık. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte 3600 ek göstergeden faydalanacak öğretmen, polis, hemşire ve din görevlisi unvanlarında çalışanlarımızın ve emeklilerimizin haklarında iyileştirmeler yine sağlanacaktır. Ek gösterge düzenlemesine ilişkin teknik çalışmalarımız ve emeklilerimizin, çalışanlarımızın mali ve sosyal haklarını iyileştirmeye yönelik diğer çalışmalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızca kesintisiz şekilde sürdürülüyor. Bu konuda da kararlılığımız var. Bu kararlılığımızla birlikte emeklilerimiz de inşallah çok çok huzurlu bir ortama kavuşacaktır.”

Türkiye’nin Mavi Vatan’da doğal gaz keşfi için arama gemileri aldığı hatırlatılarak, Karadeniz’de bulunan doğal gazın ne zaman çıkartılacağı ve yeni keşiflerin olup olmadığı sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İktidara geldiğimizde kiralama yöntemiyle bu işi yürütüyorduk. Diyorduk ki ‘eğer bulursanız doğal gazı, yüzde 50 yüzde 50 paylaşırız.’ Tabii sondaj çalışmaları, sismik araştırmalar yapılıyor ama netice alamıyorlardı. Bunu BP, Shell ve Chevron ile yaptık. Tabii netice pek alınamadı. Netice de alınamayınca onlar da doğrusu çekip gidiyorlardı. Daha sonra biz kendimiz adım attık ve Berat Bey’in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu döneminde iki sismik araştırma gemisi ve ardından sondaj gemileri aldık” diye konuştu.

“2023 YILI OCAK AYI İTİBARIYLA SAKARYA GAZ SAHASI’NDA İLK GAZ ÜRETİMİNE GEÇMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Söz konusu gemilerin sayısının beşe çıktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, altıncı geminin birkaç ay içerisinde tesliminin yapılacağını, bununla beraber dört sondaj gemisine ve iki sismik araştırma gemisine sahip olunacağını söyledi.

Gemilerin Karadeniz ve Akdeniz’deki çalışmalarını çok daha yoğun ve çok daha özgüvenle yapacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii bu, birilerini ciddi manada rahatsız ediyor. 2022 yılı içerisinde tüm kuyularda üretim öncesi tamamlama operasyonlarının bitmesini planlıyoruz, hedef bu. Bir taraftan da deniz tabanı üretim sistemleriyle kara tesislerinin malzeme temini ve inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Dağıtım hattının deniz tabanına yerleştirilmesi için tüm çalışmaları 2022 yılının ilk yarısında başlatmayı öngörüyoruz.

Tüm bu çalışmaların tamamlanmasıyla 2023 yılı ocak ayı itibarıyla Sakarya Gaz Sahası’nda ilk gaz üretimine geçmeyi hedefliyoruz. Şu anda yol haritamız bu. Sakarya Gaz Sahası’nda ilk faz 10 kuyudan günlük 10 milyon metreküp üretim yapmayı planlıyoruz. İkinci fazın tamamlanmasının ardından açılacak kuyu sayısına bağlı olarak bu rakam 40 milyon metreküpe çıkacak. Yeni müjdeler için ekiplerimiz hem arama hem de sondaj faaliyetleriyle bölgede yoğun bir çalışma yürütüyor. Olumlu bir netice aldıkça müjdeleri milletimizle paylaşacağız. Sadece paylaşmakla da tabii kalmayacağız. Üretimi yaptıkça da milletimizle doğal gazı çok daha farklı bir şekilde inşallah paylaşacağız.”

  1. yüzyılın, Türkiye’nin yılı olacağına dair bir açıklaması olduğu hatırlatılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’a hamdolsun artık bunun sinyallerini görmenin ötesinde, artık bunu yaşadık, yaşıyoruz. Bu gemilere sahip olmak öyle kolay bir iş değil. Şimdi bakıyorsunuz Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın bu gemilere sahip olması ve bütün sismik araştırmalar, sondaj çalışmaları, bu gemilere girdiğimiz zaman onların o çalışmasını gördüğümüzde hakikaten mutluluğumuz çok çok farklı boyutlara ulaştı. Bir de şimdi doğal gazın çıktığını gördüğümüzde o zaman tabii bunun zevki, keyfi bir başka olacaktır” dedi.

Dünkü fırtınada hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’da maalesef bir helikopterin düşmesi neticesinde 14 Azerbaycanlı kardeşimiz şehit oldu, iki yaralı var. İlham Aliyev kardeşimize başsağlığı temennisinde de bulundum. Allah’tan şehitlerimize de rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

İzmir depreminin birinci yılında depremzedelere konutlarının teslim edildiği anımsatılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Malatya’da, Elazığ’da hepimizi yasa boğan bu depremlerde gerçekten canımız çok yandı. Bizler de hiç gecikmeden, süratle İzmir’de olsun, daha önce Malatya, Erzincan, Elazığ bütün buralarda olduğu gibi hemen konutların yapımına başladık. Söz verdiğimiz gibi de devlet olarak tüm kurumlarımızla vatandaşlarımızın yanında olduk. Arama ve kurtarmadan, enkaz kaldırmaya kadar yürütülen bütün çalışmaları arkadaşlarımızla beraber yakından takip ettik. Gerek genel başkanvekillerim, genel başkan yardımcılarım, gerek tüm bakan arkadaşlarım, gerek AFAD ve Kızılay, hep birlikte başta İçişleri Bakanımızın koordinesinde bu çalışmalarını sürdürdüler.”

Deprem konutlarını çok farklı bir şekilde inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elazığ, Malatya ve İzmir’de depremzedelerin yarasını sarmak için 35 bin 28 konut, 4 bin 104 köy evi ve 353 iş yeri inşa ediyoruz. Depremden zarar gören vatandaşlarımız için Elazığ’da 23 bin 677 konut ve 2 bin 515 köy evi, Malatya’da 6 bin 287 konut ve 1555 köy evi yapıyoruz. Bir yıl geçmeden konutları teslim etmeye başladık” diye konuştu.

İzmir’de bu teslimatları yaparken vatandaşların sevincinin kendilerini çok mutlu ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutların güzelliğini gördükçe ayrıca mutlu olduklarını belirtti. Erdoğan, İzmir Bayraklı’daki konutların bölgeye farklı bir heyecan getirdiğini ve bu mutluluğun, anahtarlarını teslim alan ailelerin gözlerinden okunduğunu söyledi.

İzmir depreminin ardından Bayraklı’da, yerinde 1391 konut ve 302 iş yeri, rezerv alanda da 3 bin 649 konut ve 511 iş yeri inşa etmek için hemen harekete geçtiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bornova Eğridere’deki 34 köy evi ile birlikte İzmir depreminin ardından toplam 5 bin 74 konut ve 353 iş yeri yapma kararı aldık. Bu evleri de bir yıl içinde teslim etme sözünü verdik. Onu da inşallah hâlledeceğiz. Tabii geçtiğimiz cuma günü ilk etapta inşaatlarını tamamladığımız 596’sı konut ve 145’i iş yeri olmak üzere toplam 741 bağımsız bölümü depremzede vatandaşlarımıza teslim ettik” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Malatya depremi sonrası, “Bir Kızılay çadırı bile yok” dediğinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef içine girdiği çadır, Kızılay çadırı. Fakat Kızılay’ın hilalini görecek gözü de yok” ifadesini kullandı.

Muhalefetin seçimlerin erkene alınması ısrarının sebebi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arkadaşlar kaç defa söyledik bilemiyorum ama daha kaç kez söyleyeceğiz? Söyleyecek tabii herhangi bir sözleri olmayınca herhâlde bununla oyalanıyorlar, yaptıkları iş bu. Sayın Bahçeli’nin bugün konuşmasında da ifade ettiği üzere bu tavizsiz karar ve irade beyanına sevse de sevmese de bunların alışmalarını, ben de aynen riayet etmelerini kendilerine tavsiye ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete hayrı, faydası olmayanların gündemi seçimle meşgul ederek siyaset yaptıklarını sandıklarını belirterek, “Küresel gelişmelere bağlı olarak bütün bu yaşanan döviz hareketliliğini bahane ederek, seçim çağrısında bulunanlar, son olarak halkı sokağa çıkmaya çağırdılar. Bunların geçmişten beri hep alışkanlığı budur” değerlendirmesini yaptı.

Birkaç marjinal grubun çağrısına sağduyulu halkın itibar etmediğini ve güvenlik güçlerinin de halkı kışkırtanlara karşı gerekli işlemleri başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ben milletime verdiğim sözü tutan bir siyasetçiyim. AK Parti sözünde duran kadrolardan müteşekkil bir parti, Cumhur İttifakı da sözünün erlerinin kurduğu bir ittifaktır. İnşallah vatandaşlarımız Haziran 2023’te sandık başına gidecek ve tercihini yine AK Parti ve Cumhur İttifakı’ndan yana kullanacaktır. Bundan da hiç şüphem yok. Malum şu anda Cumhur İttifakı, AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi, birlikte yolumuza devam ediyoruz ve kararlılığımızdan herhangi bir taviz söz konusu değil. Bu kararlılıkla birlikte de inşallah Haziran 2023’te milletimiz gerekli dersi gerekenlere verecektir.”

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ‘helalleşme’ çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde AK Parti’ye ve seçmenine dönük ‘bunlar gayri millîdir, destekleyenler de gayri millîdir’ dedi. Bu cümleyi nasıl yorumluyorsunuz?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık, net konuşayım, ülkenin vatandaşlarına ‘AK Parti’ye oy verdiler, Erdoğan’ı desteklediler’ diye ‘gayri millî’ ifadesini kullanmak aymazlıktır, gafilliktir. Bu ülkenin yüzde 52’sine ‘gayri millî’ diyeceksin, sonra da helalleşmeye çıkacaksın. Bu durum bile Bay Kemal’in ne kadar samimiyetsiz olduğunun göstergesidir” cevabını verdi.

“Helalleşsin tabii ki ama bunların helalleşmesi gereken dosya o kadar kabarık ki” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tehdit ettikleri, mağdur ettikleriyle helalleşmeye başlasa bile, hepsinden helallik almaya ömürlerinin yeteceğini sanmıyorum. Çünkü CHP zihniyeti arkasında o kadar çok mağdur bıraktı ki onlarla helalleşmesi bu dünyada bitmez. Önce bir defa başörtülülerden bir helallik dilemesi lazım. Boraltan faciasında katledilmesine vesile oldukları 146 Azerbaycanlı kardeşimizden helallik dilemeleri lazım. 1944’te 146 Azerbaycanlı kardeşimiz Rus zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınmıştı. Dönemin CHP yönetimi, ne yazık ki 146 kardeşimizi Stalin’in askerlerine teslim etti. Azerbaycanlı kardeşlerimiz, Boraltan Köprüsü’nden karşıya geçti ve askerlerimizin gözleri önünde katledildiler. Karşıya geçerken ne dediler biliyor musunuz? ‘Bizi, onlara bırakmayın. Bizi, siz öldürün.’ Hani bir türkü vardır ya ‘Düşman bekler karşıda önüne kattı beni, can alınan çarşıda kardeşim sattı beni.’ CHP bu. Bunlarla neyi helalleşeceksin? Varsayalım ülkemizdeki vatandaşlarımızla mağdur ettiği kesimlerle helalleştiler ya mazlum Suriyelilerle, Filistinlilerle, Libyalılarla, Afrika halklarıyla nasıl helalleşecekler?”

“Biz, gönül coğrafyamıza ulaştıkça, mazlumlara destek çıktıkça, fakir halklara gıda ve tıbbı yardımda bulundukça demedikleri kalmadı. Her bir adımımızı engellemeye çalışmadılar mı?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, ‘Adalet Bakanlığı kadrolarını parti örgütüme vermeyip de milliyetçilere mi verseydim’ diyen eski CHP’li bakanların mağdur ettiği kişilerden helalliği nasıl alacak, bunu hiç düşündü mü? Bay Kemal, SSK Genel Müdürlüğü döneminde beceriksiz yönetimi nedeniyle hastane köşelerinde hayatını kaybeden, tedavi borcu nedeniyle evladının cenazesini alamayan vatandaşlarla önce bir helalleşsin bakalım” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun “helallik” söylemine ilişkin, “Her darbenin, antidemokratik eylemin arkasında duran, alkışlayan CHP zihniyeti helallik almak için çok ama çok geç kaldı” diye konuştu.

Her seçim öncesi CHP’lilerin, muhafazakâr seçmene şirin gözükmeye çalıştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu helalleşme atağı da yine aynı minvalde bir hareket ama bu biraz erken oldu sanki. Çünkü Bay Kemal, seçimler Haziran 2023’te, daha çok vakit var” dedi.

“TRT, ‘Fabrika’ isimli çok önemli bir belgesele imza attı. Bu belgeselde, Fransız çimento üreticisi Lafarge’ın Fransız istihbaratının kontrolü altında teröre desteği belgelerle kanıtlandı. Terör örgütlerinin, dönemin Ekonomi Bakanı Emmanuel Macron’un bilgisi dâhilinde desteklendiği ortaya çıktı. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT’yi bu başarılı çalışmasından dolayı tebrik etti.

“SURİYE’DEKİ TERÖR SORUNUNUN GEREKÇELERİNİN BAŞINDA TERÖR ÖRGÜTLERİNE VERİLEN DIŞ DESTEK GELİYOR”

Belgeselin, terör örgütlerinin nasıl destek gördüğünü, bunlardan beslenen terör örgütlerinin dönüp o destek veren ülkeleri nasıl vurduğunu dünyanın gözleri önüne seren önemli bir çalışma olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye itilafının olumsuz sonuçlarından en fazla zarar gören ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çekti.

Suriye halkını, ülkenin toprak bütünlüğünü ve Türkiye’nin millî güvenliğini tehdit eden terörün, bu sonuçlardan en önemlisi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’deki terör sorununun gerekçelerinin başında terör örgütlerine verilen dış destek geliyor. DEAŞ ile mücadele bahanesiyle bazı ülkeler tarafından terör örgütü PKK/YPG’ye verilen destek kabul edilemez. PKK/YPG’nin terörist kimliği başka isimler atfedilerek değiştirilemez ve meşru da gösterilemez” dedi.

DEAŞ’la mücadele ettiği iddiasıyla PKK/YPG’ye destek verenlere, Türkiye’nin DEAŞ ile sahada göğüs göğüse çarpışan yegâne koalisyon ve NATO üyesi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 bin 500’den fazla DEAŞ teröristinin etkisiz hâle getirildiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin DEAŞ terörüne maruz kaldığını anımsatarak, şunları kaydetti: “Zaman zaman ülkemize yönelik DEAŞ bağlamında asılsız iddialar dile getirenler var. Evvel emirde kendi tutumlarını bunlar gözden geçirmelidir. Lafarge firmasının DEAŞ ile bağlantılı faaliyetleri de esasen bu çerçevede Fransız yargısı tarafından ortaya konulmuş ve Fransız yargısı da bunu hükmen bağlamıştır. Bundan daha başka delil olabilir mi? Özellikle bu terör örgütlerine verdikleri destekle bunların oralarda açmış oldukları tüneller, bu tünellerine içerisindeki adeta odalar, vesairelerle oradaki yeraltı yapılanmaları hep Lafarge’ın destekleriyle olmuştur. Ben bunu Macron’un kendisine de söyledim. Dedim ‘Bana bu tür şeyler anlatıyorsun da Lafarge’ı nereye koyacaksın? Bak Lafarge’ın özellikle verdiği desteklerle terör örgütü PKK/PYD/YPG çalışmalar yaptılar.’ Hiç böyle bilgisi, haberi yokmuş gibi, bu tür ayaklara giriyor. Bu şekilde işi sıyırmaya çalışıyor. Bunlar böyle, bunlar maalesef ikiyüzlü. Öyle de olsa, böyle de olsa bizim Mehmedimiz, Mehmetçiğimiz orada verdiği mücadeleyle bunları gömdü.”

Bu süreçte Türkiye’nin şehitlerinin olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere rahmet, millete başsağlığı dileyerek, şehitlerin, ifade edilemeyecek bir mücadelenin kahramanı olduğunun altını çizdi.

“CHP Genel Başkanı, ‘Türkiye’nin önemli savunma sanayi şirketleri için veliaht prense söz verildiği, ordunun millî karakterine zarar verecek bir faaliyet yürütüldüğü’ gibi bir iddia da ortaya attı. Dış politikadaki açılımları ve bu iddiayı nasıl değerlendirirsiniz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin lider kadrolarının, liderinin yalandan başka beslendikleri hiçbir sermayelerinin bulunmadığını söyledi. Katar’a BMC’yi satmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’ın BMC’ye sadece ortak olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ortaklığımızla birlikte aynı zamanda ürettiklerimizin gerek pazar olarak belli yerlere satılmasında, Arifiye’deki Tank Paleti Fabrikası’nın restorasyonu, oranın elden geçirilmesine özellikle bu ortaklığın çok büyük faydası oldu” dedi.

Şimdi ise Abu Dabi yönetimiyle atılan adımın, tarihî bir adım olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi ise bizim Abu Dabi yönetimiyle attığımız bu adım, tarihi bir adım. 11 milyar dolarlık bir ön anlaşma yapıldı. Yaptığımız ikili görüşmede de inşallah şubat ayı gibi nasip olursa benim bir iadeiziyaretim olacak. Ama bu arada da gerek Dışişleri Bakanım gerekse İstihbarat Başkanımın bir ziyaretleri olacak. Bu ziyaretlerle birlikte bizim Birleşik Arap Emirlikleri ile olan sürecimiz, inşallah çok daha farklı bir konuma erişmiş olacak” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez ülkeleriyle atılan bu adımları değerlendirirken şunları kaydetti: “Yani biz dargın, küskün olduğumuz zaman ondan kendilerine sermaye çıkarmaya çalışıyor bu CHP; dargın küskün değil de adımları beraber attığımız zamanda da bakıyorsunuz, ‘Niye bunlar barıştı?’ deyip oradan kendilerine sermaye çıkarmaya çalışıyor. Çatlasınız da patlasanız da biz hepsiyle de münasebetlerimizi çok daha iyi bir konuma inşallah getireceğiz. Çünkü bizim en önemli özelliğimiz bu. Bu özeliğimizi de gördükçe çatlayacaksınız, patlayacaksınız. İşte şimdi inşallah şubatın ilk yarısında oradayım.”

Bölge ülkeleri içerisindeki Bahreyn ile bir görüşme yapılacağını da dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Onların bize gelme durumları var. Onlar bize gelecek, onlarla görüşmelerimizi yapacağız. İnşallah Suud ile olan münasebetlerimizi daha iyi bir konuma getirmenin gayreti içerisinde olacağız. Mısır ile bakanlar seviyesinde devam ediyor. İleride orada da çok farklı gelişmeler olmaz demiyorum, o da olabilir. Çünkü bütün bu bölgelerin insanlarının birbiriyle olan münasebetleri farklı. Kadim tarihi biz beraber inşa ettik, beraber paylaştık, paylaşıyoruz. Bizim Körfez ülkeleriyle aramızda hâlen çok ciddi bir iş birliği potansiyeli mevcut. Ekonomilerimiz birbirini tamamlayıcı nitelikte. Karşılıklı faydaya dayalı yeni iş birliği projelerini de ortak yatırımlar için inşallah bir fırsat olarak görüyoruz.”

Programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllar önce TRT’ye verdiği röportajlardan derlenen bir video da yer aldı.

“‘Aynı azim ve kararlılıkta devam ediyorum’ diyor musunuz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımızdaki toplum, bu cevabı verdiği sürece o sizi zaten diri, canlı tutuyor” dedi.

Geçen hafta İzmir’de gerçekleştirdiği programı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir’de konutları dağıttık, daha sonra da Menemen’e geçtik. Menemen’de caddenin sağında solunda bütün apartmanlardan karanfiller bize atılıyor. Bu karanfillerle beraber meydana girdik ama yani oraya gelene kadar birkaç kilometre yol vardı. Geldik ki meydan tıklım tıklım dolu. Emniyetin ifadesine göre, 20-25 bin insan da konutlardan sonra orada vardı. Hepsinden öte, coşku ve heyecan çok farklı. Bu coşku, heyecan karşısında siz tabi ister istemez onlara aynı şekilde hitap etmek durumundasınız” şeklinde konuştu.

Yoğun çalışmalarının arasında insan hikâyelerine nasıl zaman ayırabildiğinin sorulmasına karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer biz bu makamdaysak, bu makamda olduğumuz sürece biz dertlinin derdiyle dertlenmek durumundayız. Mesela o akşam İzmir’de görme engelli dört kardeş vardı. Bunların içerisindeki görme engelli ve hafız olan bir kızımız, ‘Bizim evimiz yok’ dedi, bu yönde bir talebi oldu. ‘Tamam, kızım inşallah biz halledeceğiz’ dedim. Bugün de tekrar Özel Kalem Müdürüme ‘ne yaptınız’ diye sordum. Sağ olsun Konya Büyükşehir Belediye Başkanımızla görüşmüşler, onlar, ‘Tamam biz bunu halledeceğiz, endişe etmeyin’ demişler. O şekilde halledilmiş oldu” cevabını verdi.

ADALET

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”

Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”

Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.

Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.

Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”

“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”

15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”

Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.

“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.

Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”

“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”

“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.

Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.

Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.

“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”

Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da ebedî âleme uğurladıkları 253 şehidi kemal-i hürmetle yâd etti, gazilere bereketli ömürler diledi.

Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”

“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“15 TEMMUZ GECESİ HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALANLAR SİNSİ EMELLERİNE ULAŞMAK İÇİN HÂLEN FIRSAT KOLLUYOR”

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.

“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”

“FETÖ’CÜLERİN ENGELLEMEYE ÇALIŞTIĞI TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.

Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.

GENÇ GAZETECİLER : KATAR

OKUMAYA DEVAM ET

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GÜÇLÜ TÜRKİYE

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Aralık 2021
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

ADALET2 gün önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DÜNYA2 gün önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

DÜNYA6 gün önce

“Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”

ADALET7 gün önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize “Tehdit ve Şantaj yapmak” | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

“NATO’nun harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

“42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz”

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize İFTİRA atmakta sınır tanımazlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

ADALET3 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA3 hafta önce

“Türkiye, güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’nun güvenliğine katkı sunmaktadır”

DÜNYA3 hafta önce

“2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

DÜNYA3 hafta önce

“Polonya ile iki NATO müttefiki olarak iş birliğimizi güçlendirmek için çalışıyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV’in 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı

DÜNYA4 hafta önce

“Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Dan ile görüştü

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Singapur Başbakanı Wong’u kabul etti

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz”

DÜNYA1 ay önce

(ABD-İran) “Mutabakatın, bölgemizde kalıcı barışın tesisine giden yolu açmasını ümit ediyoruz”

DÜNYA1 ay önce

“2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”

DÜNYA7 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA7 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

GÜNCEL6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

ENERJİ5 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki Varsın Sibel Kılıçarslan Metin

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA5 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Nurullah DOĞAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Süleyman YAĞCIOĞLU

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ6 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Şule DAYANGAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA5 yıl önce

Ahmet Erdem Kimdir?

GÜNCEL6 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK7 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA6 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge