Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de Deprem Konutları Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hamdolsun ülkemiz, dünyanın en hızlı, en etkin, en pratik afet müdahale sistemine sahiptir. Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkeler başta olmak üzere pek çok yerde yaşanan afetlerin ardından aylarca kendilerine uzanacak yardım eli bekleyen insanların bulunduğunu biliyoruz. Biz ise dakikalar içinde arama kurtarma, saatler içinde yardım, günler içinde enkaz kaldırma faaliyetlerini başlatabiliyor, yılı dolmadan da yıkılanların yerine yenisini inşa edebiliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’de Deprem Konutları Teslim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Sözlerinin başında İzmir depreminde hayatını kaybeden 117 vatandaşı rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailelerine başsağlığı diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim ülkemizi ve milletimizi bu tür afetlerden muhafaza eylesin” dedi.
“DEPREMİN İLK ANINDAN İTİBAREN AFETZEDE VATANDAŞLARIMIZIN YANINDA OLDUK”
Depremin ilk anından itibaren devlet ve hükûmet olarak afetzede vatandaşların yanında olduklarını, arama ve kurtarmadan enkaz kaldırmaya kadar yürütülen her çalışmayı yakından takip ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlar ile AFAD, UMKE, Kızılay başta olmak üzere tüm ilgili kurumlarla, STK’larla sadece İzmir’in acısını paylaşmakla kalmadıklarını, dertleri çözecek adımları da attıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun ülkemiz, dünyanın en hızlı, en etkin, en pratik afet müdahale sistemine sahiptir. Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkeler başta olmak üzere pek çok yerde yaşanan afetlerin ardından aylarca kendilerine uzanacak yardım eli bekleyen insanların bulunduğunu biliyoruz. Biz ise dakikalar içinde arama kurtarma, saatler içinde yardım, günler içinde enkaz kaldırma faaliyetlerini başlatabiliyor, yılı dolmadan da yıkılanların yerine yenisini inşa edebiliyoruz” diye konuştu.
“DEPREMZEDELERİN YARALARINI SARMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir’de de bu mekanizmayı işlettik. Depremzedelerin yaralarını sarmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık, hiç kimseyi aç bırakmadık, açıkta bırakmadık, korunaksız, sahipsiz, çaresiz bırakmadık. Kaybettikleri canların ve yıkılan evlerinin acısını yaşayan vatandaşlarımızı iaşe ve ibate peşinde ilave sıkıntılara sokmadan her meselelerini çözdük. Daha önce nasıl Elazığ ve Malatya’da bir yıl gibi kısa bir sürede yıkılanların yerine daha iyisini inşa ettiysek İzmir’de de aynısını yaptık.”
Elazığ’da 23 bin 677 konut ve 2 bin 515 köy evi, Malatya’da 6 bin 287 konut ve bin 555 köy evi inşa ederek vatandaşlara teslim ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İzmir depreminin ardından da Bayraklı’da yerinde bin 391 konut ve 302 dükkân, rezerv alanda ise 3 bin 649 konut ve 511 dükkân inşa etmek için hemen harekete geçtik. Böylece Bornova Eğridere’deki 34 köy eviyle birlikte İzmir depreminin ardından toplam 5 bin 74 konut ve 353 dükkân yapma kararı aldık. Bu evleri de bir yıl içinde teslim etmeye başlama sözü verdik. İşte bugün sözümüzü tutuyor ve ilk etap konut ve dükkânları depremzedelere teslim ediyoruz. Kardeşlerim, bizler AK Parti’yiz. Bizler söz veririz, sözümüzü tutarız. Adalet, Manavkuyu ve Mansuroğlu mahallelerimize yayılan projelerimizdeki 546 konut ve 145 dükkân biraz sonra sahipleriyle buluşacak.”
“KİRA BEDELİNDEN BİLE DÜŞÜK ÖDEME TUTARLARIYLA VATANDAŞLARIMIZ YENİ EVLERİNE KAVUŞACAKLAR”
Bu bölgedeki inşaatlardan kalan 741 konut ve dükkânı da çok yakında hak sahiplerine teslim edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece bu üç mahalledeki inşaatların yatırım tutarının 750 milyon lira olduğunu, rezerv alanda ise 1,5 milyar lira yatırım bedeli olan 3 bin 649 konut ve 51 dükkân yapıldığını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alandaki projenin ilk etabını oluşturan 397 konutun yıl başına kadar tamamlanıp sahiplerine teslim edilmiş olacağını bildirdi.
Son Kabine Toplantısı’nın ardından İzmir’de yapılan deprem konutlarının ödeme tutarları ve vadeleriyle ilgili bilgileri kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna göre 2+1 konutları 160 bin ile 180 bin lira, 3+1 konutları da 220 bin lira ile 260 bin lira arasında bedelle sahiplerine vereceklerini, ilk iki yılı ödemesiz toplam 20 yıl vadeli ödeme planına göre 2+1 konutların taksitlerinin aylık 740 liradan, 3+1 konutların taksitlerinin ise aylık bin 20 liradan başlayacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir başka ifadeyle kira bedelinden bile düşük ödeme tutarlarıyla vatandaşlarımız yeni, konforlu, güvenli evlerine kavuşacaklar” dedi.
Yeni konutların ve dükkânların vatandaşlara hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ ve AFAD başta olmak üzere bu projelerin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik etti.
“81 İLİMİZİN TAMAMINDA RİSKLİ BİNALARI BELİRLİYOR VE DÖNÜŞÜME TABİ TUTUYORUZ”
Depremin ardından sadece bu felaketin yol açtığı yaraları sarmakla kalmadıklarını, aynı zamanda İzmir’de zaten sürmekte olan kentsel dönüşüm çalışmalarını da hızlandırdıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dokuz yıldır İzmir’de riskli yapı olarak belirlediğimiz 20 bine yakın binayı yıkmış ve dönüşüm projelerini başlatmıştık. Kentsel dönüşüm projelerini mümkün olduğu kadar rıza ve yerindelik esasına göre yürütüyoruz. Yine afetlere hazırlık amacıyla TOKİ ve Emlak Konut vasıtasıyla şehrimizde bugüne kadar 30 bin 456 konutun inşasını başlattık ve önemli bir kısmını da tamamladık. 2023 projelerimiz arasında Bayraklı ve Bergama’ya iki millet bahçesi kazandırma sözümüz var. Bunlarla ilgili çalışmaları da hızla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 19 yılda İzmir’e sadece çevre ve şehircilik alanında toplam 23 milyar lira yatırım, teşvik ve destek sağladıklarını, hâlen 5 milyar liralık yatırımın inşasının devam ettiğini söyledi.
Özellikle depreme hazırlık için çok önemli adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 120 yılda 80 bin insanını depremlerde kaybetmiş bir ülke olduğuna dikkati çekti.
Türkiye’nin her yıl 20, 25 defa, büyüklüğü beşten fazla deprem yaşadığına ve bu depremlerin çok büyük bir kısmının da eskiden beri bilinen fay hatları üzerinde gerçekleştiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her fırsatta tekrarladığımız ‘Deprem öldürmez, bina öldürür’ gerçeğine uygun şekilde 81 ilimizin tamamında riskli binaları belirliyor ve dönüşüme tabi tutuyoruz” dedi.
Afetlere hazırlık kapsamında 81 ilde ‘il risk azaltma planlarını’ bitirdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar yaklaşık 3 milyon konutun dönüşümünü tamamladık. Hâlen yatırım değeri 110 milyar lirayı bulan 330 bin dönüşüm projesinin inşasına devam ediyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, planlı kentleşme ve konut üretim seferberliğiyle ülkeye kazandırılan 1 milyon 100 bin konutun da deprem afetine karşı en önemli güç olduğunu vurguladı.
Vatandaşları sadece başlarını sokabilecekleri bir ev sahibi yapmadıklarını, aynı zamanda depreme dayanıklı konutlara kavuşturduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda son 19 yılda 95 bin 650 afet konutunu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son iki yılda 38 bin 600 konutun yapım çalışmalarını başlattıklarını belirterek, “Afetlerin ne zaman yaşanacağı bilinmediği için buradan bir kez daha tüm vatandaşlarımıza, riskli yapılarını süratle dönüşüme sokmaları çağrısında bulunuyorum” dedi.
İZMİR’E YAPILAN YATIRIMLAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’e son 19 yılda 85 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını, kentte 11 bin 65 adet yeni derslik inşa ettiklerini, üçü devlet olmak üzere dört yeni üniversite kurduklarını, 7 bin 100 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurtları açtıklarını, şehir genelinde 115 adet spor tesisi inşa ettiklerini söyledi.
Bugün Alsancak’taki 14 bin kişilik tribüne sahip, 101 milyon lira yatırım bedeli olan ve adını “Alsancak Mustafa Denizli Stadı” olarak belirledikleri yeni stadı hizmete açacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin İzmir’e hayırlı olmasını diledi.
Sosyal yardımlar alanında İzmirli ihtiyaç sahibi vatandaşlara 8,5 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık alanında ise toplamda 2 bin 285 yataklı 42 hastaneyle birlikte 122 sağlık tesisi kazandırdıklarını ifade etti. Yatak kapasitesi 2 bin 60 olan Bayraklı Şehir Hastanesi ile birlikte altı hastanenin yapımının devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayraklı Şehir Hastanesi’ni gelecek yılın Haziran ayında hizmete sunacaklarını bildirdi.
547 kilometre ilave bölünmüş yol yaparak İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 952 kilometreye ulaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul-İzmir ve Menemen-Aliağa-Çandarlı otoyollarını İzmir-Manisa yolu üzerindeki Sabuncubeli Tüneli ve bağlantı yollarını, Konak Tüneli’ni, İzmir Çevre Yolu ile Koyundere Kavşağı Otoyolu’nu tamamlayarak trafiğe açtıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Torbalı-Ödemiş-Kiraz yolunu, Belevi-Tire bölünmüş yolunu, İzmir-Seferihisar-Selçuk-Kuşadası ayrım yolunu, otoyol kavşağı Torbalı-Belevi yolunu, İzmir-Çeşme ayrımı Karaburun yolunu seneye, Selçuk-Ortaklar- Aydın yolunu ve İzmir-Turgutlu ayrımı Kemalpaşa-Torbalı yolunu ise 2023 yılında tamamlayacaklarını bildirdi.
Demir yolu alanında da kente Aliağa-Selçuk arasındaki İzban’ı kazandırdıklarını, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’ne demir yolu bağlantı hattı inşa ettiklerini ve buranın bitişiğinde yer alan Kemalpaşa Lojistik Merkezinin altyapı inşaatlarını tamamladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşası süren İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın ilk etabını 2023’te hizmete sunacaklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Havalimanı’nı yenilediklerini, Çeşme yat limanını hizmete sunduklarını, Yeni Foça yat limanının yapımının sürdüğünü dile getirdi.
Doğu Akdeniz’deki ana konteyner taşımacılığının merkezi olacak Çandarlı Limanı’nın altyapı inşaatının geçici kabulünün yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, limanın geri sahasında da alternatif bir sanayi tesisi kurulmasına yönelik değerlendirmelerin sürdüğünü ifade etti.
İzmir’e 31 baraj ve sekiz gölet yaptıklarını, 10 baraj daha inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca yapılan üç adet tesisle 1 milyon kişinin ihtiyacını karşılayacak olan yıllık 59 milyon metreküp içme suyunun temin edildiğini, dört adet içme suyu tesisinin de inşasının sürdüğünü kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toprakların verimini artırmak için inşa ettikleri 42 adet sulama tesisiyle 549 bin dekar araziyi sulamaya açtıklarını, İzmir’in en önemli problemlerinden biri olan sel ve taşkınlara karşı 100 adet taşkın koruma tesisi inşa ettiklerini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmirli çiftçilere son 19 yılda 6,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini söyledi.
İzmir’de üç yeni organize sanayi bölgesi, iki endüstri bölgesi, dört yeni TEKNOPARK, 95 Ar-Ge merkezi ve 28 tasarım merkezi kurduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmirli iş verenlere son 19 yılda toplam 13,5 milyar lira tutarında prim teşvik desteği yaptıklarını kaydetti.
“BUGÜNE KADAR ÜLKEMİZE VE VATANDAŞLARIMIZA NE SÖZ VERDİYSEK YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir ve 28 ilçesine doğal gaz arzı sağladıklarını bildirerek, şöyle devam etti: “Bugüne kadar ülkemize ve vatandaşlarımıza ne söz verdiysek yaptık. İzmir’de de verdiğimiz tüm sözleri yerine getirdik. Depremin ardından inşasına başlayıp bugün teslim ettiğimiz konutlar da sözümüzün eri olduğumuzun son örneğidir. Bu güzel manzaranın kimi kifayetsiz siyasetçiler tarafından gölgelenmesine izin vermeyeceğinize inanıyorum. Bakanlarımıza ve milletvekillerimize yürekten dile getirdiğiniz teşekkür ifadeleri doğru olanı yaptığımızın en büyük ispatıdır.”
Cumhuriyetin bu güzel şehri için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bununla birlikte şehrin yerel yönetimlerdeki çeyrek asırlık ihmalini de içimiz acıyarak takip ediyoruz. İzmir’in altyapısının yetersizliği yağan her yağmurda, yaşanan her yoğunlukta kendini belli ediyor. Son sel felaketinde ortaya çıkan tabloyu en iyi sizler biliyorsunuz. Bu şehri turist gibi ziyaret eden muhalefet partisinin Genel Başkanı acaba kendi belediye başkanlarına İzmir’in hangi derdine derman olacak talimatı vermişti? Belediyelerin sorumluluğunda olan ve yıllardır en küçük çözüm üretilmeyen hususların suçunu hükümete atma cinliği dışında yaptıkları bir iş var mıdır? Tüm İzmirlilerden rica ediyorum. Seçimlerde verdikleri sözleri şöyle alt alta yazın, bunlardan hangilerinin ne oranda hayata geçirildiğine lütfen bir bakın. Size şimdiden karşılaşacağınız durumu söyleyeyim, neredeyse sıfıra yakın bir vaat gerçekleştirme tablosu göreceksiniz. Amacım kesinlikle siyasi polemik değildir. Sadece İzmir adına duyduğum samimi üzüntüyü sizlerle paylaşıyorum. Hiçbir hizmet yapmadan, eser ortaya koymadan İzmir’e kendi ideolojik saplantılarının gömleğini giydirmeye çalışanların gerçek yüzlerini artık sizlerin de gördüğüne inanıyorum. Daha kendi hizmet binaları ile ilgili meseleleri çözemeyenlerin İzmir’i 2023’e, 2053’e taşıyacak bir vizyon ortaya koyması mümkün değildir.”
“HER KESİMDEN İNSANIMIZIN TÜM İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAK YATIRIMLARI HAYATA GEÇİRDİK”
“Depremin ardından buraya geldiklerinde kendilerinden güvenli evlere sahip olmak için yardım isteyen vatandaşları, ‘devlet yapsın’ diyerek tersleyenlerden İzmir’e hayır gelmez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin önüne geçecek yatırımları yapmak yerine felaketin büyümesini seyredenlerin şehrin geleceğini aydınlatamayacağının altını çizdi.
İzmir Körfezi’nin kirliliğinin giderilmesinin belediyenin görevi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’de İzmir dışında hiçbir yerde kanalizasyon ve yağmur suyu ayrıştırması yapmayan belediye bulunmuyor. Körfez’deki konunun ve sellerin en önemli sebebi de budur. Biz şehirlerimize eser ve hizmet getirirken asla ayrımcılık yapmadık. Tek kriterimiz, ülkemizin ve insanımızın neye ihtiyacı olduğudur. Bu anlayışla içme suyundan yol, köprü, metro gibi ulaşım projelerine kadar aslında yerel yönetimlerin sorumluluğunda olan nice işleri ilgili bakanlıklarımız vasıtasıyla ve merkezi yönetim bütçesiyle yürüttük. Aynı şekilde engellilerden gençlerimize kadar her kesimden insanımızın tüm ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılayacak yatırımları, asıl sorumlusunun kim olduğuna bakmaksızın hayata geçirdik. Çünkü bizim ilkemiz ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin değerleri, hayat tarzı ve kaygıları üzerinden istismar siyaseti yapanların ne millete ne de ülkeye küçük bir faydasının olmadığını vurgulayarak, “Tam tersine kendileri sürekli gerilimden beslendiği için hep yalan, yanlış ve iftira ile sizleri oyalama yoluna gitmişlerdir. Hâlbuki ülkenin de milletin de ihtiyacı bizim yaptığımız gibi eser ve hizmet siyasetidir. Bay Kemal’in, CHP’nin ortaklarına bakın, notunuzu da verin. Önünüze koyacağı herhangi bir eseri ve hizmeti olmayanlara, yarın karşınıza geldiklerinde hak ettikleri cevabı vermeye hazır mıyız? Ben vereceğinize inanıyorum” dedi.
Bugün İzmir’de vatandaşların hayatlarını kolaylaştıran hangi hizmet varsa altında imzalarının olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, eser ve hizmet siyasetlerine en küçük ara vermeden, hız kesmeden devam edeceklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’in diğer tüm sorunlarını da sorumluluklarını yerine getirmeyenlere rağmen birer birer çözeceklerini dile getirerek şunları kaydetti: “Bu vesileyle gençlerimize bir de müjde vermek istiyorum. Geçtiğimiz haftalarda gençlerimizle bir araya geldiğimizde gençlik merkezlerimizdeki kütüphanelerin 24 saat açık olmasını sağlayacağımızı söylemiştim. İzmir’deki durumu sorduğumda maalesef gençlerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir kütüphane bulunmadığını öğrendim. Şehrimizin tarihinde önemli bir yeri olan TEKEL fabrikasını içinde kütüphanesi ve müzesi de olan bir kültür sanat merkezine dönüştürmeyi planlıyoruz. İnşallah bu hizmeti en kısa sürede sizlere kazandıracağız.”
İzmir’i çamur deryasından kurtarıp modern yollara kavuşturan, verdiği her sözü tutan “Asfalt Osman” gibi efsane isimlerin İzmir’ini bugünkü acıklı hâline getirenleri de vatandaşların takdirine havale ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deprem konutlarımızın hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyorum. Bu güzel projelerin gerçekleştirilmesinde emeği geçenleri tebrik ediyorum. Allah evlerinizde ağız tadıyla, güvenle, huzurla oturmayı nasip etsin” açıklamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.