Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, ülke genelindeki bürokratik oligarşiyi kırdıkları gibi, terör örgütünün bölge insanları üzerinde kan ve zulümle kurduğu vesayeti de paramparça ettiklerini belirterek, “Hem altyapı hem demokrasi bakımından ülkemizin 81 vilayetini eşit hâle getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batman’da Avukat Sedat Özevin Caddesi üzerinde gerçekleştirilen toplu açılış törenine katılarak, bir konuşma yaptı.
Konuşmasına Batmanlıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun bir aradan sonra Batmanlılarla tekrar bir araya gelmenin mutluluğu içinde olduğunu söyledi.
Batmanlılarla yüz yüze buluşmaktan, sevgi dolu yüreklerinin sıcaklığını hissetmekten memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, sizi Allah için seviyoruz. Sizin de bizi aynı hissiyatla sevdiğinizi biliyoruz. Rabbim uhuvvetimizi ve muhabbetimizi daim eylesin” diye konuştu.
ILISU BARAJI VE HİDROELEKTRİK SANTRALİ
Batman’da ilk olarak dünya çapında bir proje olan Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin açılışını yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dicle Nehri’ne takılan gerdanlıkların en büyüğü olan bu eserin, sulama tesisleriyle Batman ile Diyarbakır, Mardin, Siirt ve Şırnak topraklarına bereket dağıtacağını ifade etti.
Santralde üretilecek elektriğin Türkiye’nin enerji ihtiyacının karşılanmasına önemli katkı sağlayacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batman’ı bu yatırımdan mahrum bırakmak için hem dışarıda hem içeride nice kirli ve karanlık kampanyalar yürütüldü. Hamdolsun bu engellerin hepsini de aşarak işte bugün Batman’ı bu hizmete kavuşturduk” ifadelerini kullandı.
Sadece Ilısu ile yetinmediklerini, yapımı tamamlanan kamu yatırımlarının ve organize sanayi bölgesindeki fabrikaların da resmi açılışlarını yapacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 432 derslikli 26 okulu, 400 öğrenci kapasiteli 2 pansiyonu, 2 spor salonunu ve 50 yataklı öğretmen evini de hizmete açacakları bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta, eğitim araştırma hastanesi statüsündeki 440 yataklı yeni kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesini, Sason Devlet Hastanesi’nin 50 yataklı ilave binasını, Kozluk’ta aile hekimliği, sağlıklı yaşam merkezi, aile sağlığı merkezi, 112 Acil İstasyonu, ağız ve diş sağlığı merkezinden oluşan sağlık külliyesini, Hasankeyf’te 25 yataklı hastaneyi, merkez Gercüş ve Beşiri’de çeşitli sağlık birimlerini resmen bugün hizmete açacaklarını dile getirdi.
“RAMAN DAĞI’NA 6 BİN DEKARLIK OSB”
“Biz sizin için varız. Batman’a kazandırdığımız 15 bin seyirci kapasiteli stadyumumuzun da aralarında bulunduğu spor yatırımlarının resmî açılışlarını buradan yapıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman İl Halk Kütüphanesi ile çeşitli kurumların hizmet binalarının açılışlarını da buradan gerçekleştirdiklerini aktardı.
Bölgenin önemli gelir kaynaklarından olan fıstık üretimini yaygınlaştırmak için 12 bin hektarlık alanda yürütülen menengiç aşılaması çalışmaları ile çok sayıda tarım ve hayvancılık projesinin açılışını yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yatırım ve üretimle büyüyen Türkiye fotoğrafının en güzel örneklerinden biri de Batman Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yapımı tamamlanarak hizmete giren 36 fabrikayı da bugün açıyoruz. Buradan resmi açılışlarını yaptığımız, yaklaşık 500 milyon liralık bir yatırımla hayata geçirilen bu fabrikalar sayesinde şehrimize 4 bin ilave istihdam sağlanmıştır. Hani işsizlik diyoruz ya… İşte bak, bununla birlikte işsizliğin belini kırıyoruz. Batman Organize Sanayi Bölgesi tamamen dolduğu için Raman Dağı tarafında 6 bin dekarlık alanda yeni bir organize sanayinin kuruluşuna da başladık. Huzur ve güven iklimine kavuşan Batman’ın hızlı yükselişini takdirle izliyor, gereken her türlü desteği veriyoruz. 20 yıl önce Batman’a geldiğimde nasıl bir Batman vardı ama bugün nasıl bir Batman var? 20 yıl öncesinin Batman’ı ile bugünkü Batman’ı şöyle yan yana getirdiğimizde o günleri yaşayan hanım kardeşlerim, beyefendiler nereden nereye. Daha da iyi olacak.”
“7 DÜVELE AYNI SİPERDE KARŞI KOYDUK”
Toplam yatırım bedeli 1 milyar lirayı geçen tüm bu kamu ve özel sektör projelerinin Batman’a hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlıkları, kurumları, özel sektörü, mühendisinden işçisine yatırımların şehre kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti.
Batman’ın tıpkı çevresindeki Diyarbakır, Muş, Bitlis, Siirt, Mardin gibi yıllarca terör örgütünün zulmü altında acılar çektiğini, kayıplar verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma tarihindeki sıkıntılara baktığımızda karşımıza hep tek parti döneminin millete ve milletin değerlerine düşman faşizminin ayak izleri çıkmaktadır. Hâlbuki hangi kökenden, hangi meşrepten olursa olsun bu topraklarda bin yıldır kardeşçe yaşayan insanlar olarak ‘dinü devlet, mülkü millet’ anlayışıyla vatanımıza yönelik her türlü saldırıya birlikte karşı koyduk” dedi.
“İlayi kelimetullah uğrunda gerektiğinde gözlerimizi kırpmadan, canlarımızı feda ederek, birbirimizin kollarında son nefesimizi verdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sultan Alparslan Anadolu’yu fethederken aynı saflardaydık. Selahaddin Eyyübi Haçlılarla mücadele ederken ardından kol kola yürüdük. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethederken surlara birlikte tırmandık. Yavuz Sultan Selim Mısır’a yürürken çölde aynı kırbadan hep birlikte su içtik. Çanakkale’de üzerimize yüklenen 7 düvele aynı siperde karşı koyduk. Milli mücadeleyi birlikte zafere ulaştırdık. Fabrikalarda, inşaatlarda, tarlalarda yan yana çalıştık. Görüldüğü gibi biz bu toprakları hep kanımızla, hep alın terimizle birlikte yoğurarak vatan yaptık. Ne zaman ki ülkede ipler tek parti zihniyetinin eline geçti işte o vakit hep birlikte sıkıntı çekmeye başladık. Gücünü bu kadim toprakların insanlarının birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden alan gönül zenginliğimizi ve refah kaynaklarımızı tek parti faşizmi yok etmeye çalıştı. Bu çabaların yol açtığı tahribat farklı tezahürlerle hepimizi etkiledi. Ülkenin başına bir felaket gibi çöken bu zihniyete karşı milletin safında yer alanlar çeşitli bahanelerle ve darbelerle susturuldu.”
“İNKÂR VE ASİMİLASYON POLİTİKALARI, BÖLGEDE HİÇBİR ZAMAN HUZURU VE GÜVENLİĞİ SAĞLAYAMADI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Başbakan Adnan Menderes’ten itibaren sandıkta kazanılan zaferlerin çoğunun darbe duvarlarına çarptığını söyledi.
Tek parti faşizminin yürüttüğü ret, inkâr ve asimilasyon politikalarının bölgede hiçbir zaman huzuru ve güvenliği sağlayamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama şimdi karşıma bakıyorum, elhamdülillah, şu Batman’ın zenginliğine, coşkusuna, birliğine ve beraberliğine bak” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra alanlardakilerle “Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Allah’ın izniyle zafere yürüyeceğiz” dedi.
Bütün yanlış uygulamaların, bölgede terör örgütlerinin zemin bulmasına yol açan zehirli bir iklimin gelişmesine yol açtığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bölgede yaşanan sıkıntıları çözemeyenler, özellikle de 1980 sonrası baskıyla, tehditle, işkenceyle, hak ve hukuklarını hiçe saydıkları insanları yerlerinden ederek sorunu daha da büyüttüler. Bunun yanında uzunca bir süre bölge insanını sefalete, yokluğa, yoksulluğa mahkûm edecek ihmaller yaşandı. Hükümete geldiğimizde işte böyle bir Türkiye, işte böyle bir bölge fotoğrafıyla karşı karşıyaydık. Hemen kolları sıvadık. İlk iş olarak insanların zihin ve gönül dünyalarında baskıyla ve zulümle özdeşleşmiş olan olağanüstü hali biz kaldırdık. Ardından tarihimizin en büyük yatırım seferberliğini başlattık. Türkiye’nin 81 vilayetinin tamamını da aynı seviyede eğitim, sağlık, ulaşım, enerji, adalet, spor gibi, kamu altyapılarıyla donattık. Böylece köyünde, ilçesinde, ilinde, hayatını sürdüren vatandaşlarımızın temel hizmetlerden faydalanabilmek için İstanbul’a, Ankara’ya veya benzeri yerlere gitmek zorunda kalmasının önüne geçtik.”
“ÜNİVERSİTE SAYISINI 206’YA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman’a üniversite açarak Batmanlı gençlerin kendi memleketlerinde eğitim almasını sağladıklarını söyledi.
İktidara geldiklerinde ülkede 76 üniversite olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama geldikten sonra bu üniversite sayısını nereye çıkardık? 206’ya çıkardık. 76 üniversite nere, 206 üniversite nere? İnsanlarımızı cehalete ve onun yol açtığı sefalete mahkûm eden zihniyetin en büyük kozunu elinden aldık. İşte Batman Üniversitesi bunlardan biridir” diye konuştu.
Son 19 yılda Batman’a yapılan yatırımlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yatırımların bedeli ne kadar biliyor musunuz? 16 milyar liralık yatırım yaptık. Şehrimize neler kazandırdığımızı şöyle özetin özeti mahiyetinde bir hatırlatayım. Eğitimde 4 bin 514 yeni derslik inşa ettik. Yükseköğrenim öğrencileri için 2 bin 374 kişi kapasiteli yurt binaları açtık. Bugün resmi açılışını yaptığımız 15 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 39 spor tesisi yaptık. Sosyal yardımlarda, şehrimizdeki ihtiyaç sahipleri için toplam 4,2 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 8 hastaneden oluşan toplam 41 sağlık tesisinin yapımını süratle tamamladık ve hizmete açtık. Şehrimize şimdi ne yapıyoruz? 500 yataklı hastanemizin de ihale süreci başladı. TOKİ kanalıyla, Batman’da son 19 yılda 5 bin 392 konutu tamamladık, 960 konutun da yapımı devam ediyor.”
Batman’da 3 millet bahçesi projesi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski stat yerine inşa ettikleri millet bahçesinin açılışını Dünya Çevre Günü’nde gerçekleştirdiklerini, Tarihi Hasankeyf Millet Bahçesi Projesi’nin de çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
“BİZ ESER ÜRETİRİZ”
Tilmerç Mahallesi’ndeki millet bahçesinin proje çalışmalarının tamamladığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek ay içerisinde ihalesinin yapılacağını bildirdi.
İktidara geldiklerinde Batman’da 13 kilometre bölünmüş yol olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki biz ne yaptık? Buna 149 kilometre ilave ederek bu yolun uzunluğunu 162 kilometreye çıkardık. Biz buyuz, biz hizmet ehliyiz, biz eser üretiriz. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” diye konuştu.
Yapımı süren Batman-Hasankeyf yolunu gelecek yıl, Kozluk-Baykan-Van hududu yolunu ise 3 yıla kadar tamamlayacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Batman Havalimanı’nın terminal binasını yıllık 2 milyon yolcu seviyesine çıkardık. Batman’da 293 bin dekar zirai arazinin sulanmasına hizmet edecek ve yıllık 483 milyon kilovatsaat enerji üretimi olan Batman Barajı’nı tamamlayarak hizmete aldık. Zilek Su Kaynaklarını, Ilısu Barajı dışına alarak Batman şehir merkezinin 2050 yılına kadar olan içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasında kullanılabilir duruma getirdik. Batman Çayı’nın ıslah çalışmalarında sonlara geliyoruz. Son 19 yılda Batmanlı çiftçilerimize toplam 1 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Şehrimizi doğal gazla buluşturduk mu? İnşallah yakında Beşiri ve Kozdağ, 2 yıla kadar da Gercüş, Hasankeyf ve Sason’a doğal gaz arzı sağlamış olacağız.”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e talimat veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu işi daha da hızlandırman lazım. Buraya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızı da getirdim, çünkü bu işlerin hızlanması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde bu yatırımları daha da artırarak devam ettirmekte kararlıyız” dedi.
“HAK VE ÖZGÜRLÜK ALANLARINI GENİŞLETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgeyi ve şehri her alanda en gelişmiş altyapı yatırımlarıyla buluştururken vesayete karşı yürütülen mücadelede mesafe katettikçe milletin tüm fertleri gibi burada yaşayan vatandaşların da hak ve özgürlük alanlarının genişletildiğini vurguladı.
Batı’nın kendileri için “Sessiz devrim yaptı” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtçe konuşmanın, türkü söylemenin, okumanın, yazmanın suç olmaktan çıkartılması başta olmak üzere asırlık tüm sorunları çözecek adımları attıklarına dikkati çekti.
Anayasa’dan kanunlara kadar tüm mevzuatı, uygulama ve anlayışları hak ve adalet temelli bir dönüşüme tabi tuttuklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke genelindeki bürokratik oligarşiyi kırdığımız gibi terör örgütünün buradaki insanlarımız üzerinde kanla ve zulümle kurduğu vesayeti de paramparça ettik. Hem altyapı hem demokrasi bakımından ülkemizin 81 vilayetini de eşit hale getirdik. Yaptıklarımızın en yakın şahidi sizlersiniz” ifadelerini kullandı.
“BU ÖRGÜT EN ÇOK KÜRT KARDEŞLERİMİN KANINI DÖKTÜ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi büyüttükçe, milletin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini güçlendirdikçe birilerinin de bundan rahatsız olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen biz yolumuza devam ettik. ‘Çözüm Süreci’ diye akıllarda kalan son bir hamleyle Türkiye’yi terör örgütünün tasallutundan tamamen kurtaracak bir adım daha attık. Amacımız artık bu meseleyi ülkenin gündeminden ebediyen çıkartıp hep birlikte tüm enerjimizi ve vaktimizi asıl hedeflerimize yöneltmemizi sağlamaktı. Her türlü riski göze alarak, her türlü tenkidi göğüsleyerek başlattığımız bu samimi süreç, terör örgütünün silahı ve kan dökmeyi seçmesi sebebiyle sonuçsuz kaldı. Kısa süre önce bölücü örgütün elebaşıları tarafından yapılan itiraflar bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor. Bizzat terör örgütü yöneticileri, Avrupa’daki kimi çevreler başta olmak üzere, dışarıdan kendilerine çözümü reddetmeleri, çatışmayı yeniden başlatmaları konusunda yoğun baskılar yapıldığını söylüyor. Terör örgütü hiçbir gerekçesi kalmadığı halde ısrarla şiddeti seçen tavrıyla bu topraklarla, bu topraklarda yaşayan insanlarla aslında hiçbir bağının olmadığını ispatlamıştır. Parayı verenin dilediği gibi kullandığı, dilediği yere saldırttığı, dilediği şekilde yönlendirdiği bu örgüt, en çok benim Kürt kardeşlerimin kanını döktü, en büyük bedeli Kürt kardeşlerimize ödetti.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim dinimde Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, böyle bir ayrım var mı? Ama bu PKK’nın, HDP’nin, bunların dini imanı yok. Bunları iyi bilmemiz lazım. Biz sizi sadece ve sadece Allah için seviyoruz, ayrım asla istemiyoruz” şeklinde konuştu.
“BU AZGIN VE SAPKIN GÜRUHUN DEVRİ ARTIK SONA ERMEKTEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de hareket alanı kalmayan terör örgütü PKK’nın şimdi de Kuzey Irak’ı ve Suriye’yi karıştırmaya çalıştığına dikkati çekerek, şunları söyledi: “Kuzey Irak’taki meşru yönetime bile saldıracak kadar gözü dönen bu azgın ve sapkın güruhun devri artık sona ermektedir. Bay Kemal çıktı, ne diyor? Eğer gelirse ne yapacakmış, Kandil’i yerle yeksan edecekmiş. Bay Kemal, sana bu millet bu devleti teslim eder mi? Bu HDP’ye, İYİ Parti’ye bu devlet teslim edilir mi? Biz biriz, beraberiz, hep birlikte inşallah Türkiye’yiz. İnşallah ne Türkiye’nin ne de bölgenin geleceğinde bu örgütün yeri yoktur, olmayacaktır.”
AK Parti teşkilatlarından, özellikle kadınlar ve gençlerden 2023’teki seçimlere kadar kapı kapı dolaşma, gayret gösterme sözünü alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimden zaferle çıkacaklarını vurguladı.
“TÜRKİYE, DİMDİK AYAKTA DURDUKÇA SİNSİ VE ALÇAK HESAPLARI OLANLARIN ÖFKESİ KABARIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esasen ülkemizin son 8 yılında yaşadığı her badire, örgütü üzerimize salan, aynı kaynaklardan beslenen kin, nefret, husumet dalgalarının eseridir. Türkiye, uğradığı saldırılara karşın devleti ve milletiyle dimdik ayakta durdukça bölge üzerinde sinsi ve alçak hesapları olanların bize olan öfkesi kabarıyor” diye konuştu.
Bölgede ve dünyada yaşanan haksızlıklara, adaletsizliklere, zulümlere “One minute” dedikçe kurulan tuzakların sayısının da çapının da arttığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz yeminli Türkiye düşmanlarının ülkemizdeki piyonları olan PKK’lılara, FETÖ’cülere, sivil toplum mensubu veya diplomat görünümlü ajanlara, siyasetçi kılıklı etki elemanlarına posta koydukça daha da kuduruyorlar. Sen kimsin ya, 10 tane büyükelçi çıkmış bize akıl vermeye çalışıyor. Maalesef bunlara en büyük desteği de içimizdeki birileri veriyor. Soruyorum sizlere, bu ülkede CHP diye bir parti ve o partiyi yönetenlerin kendi kafalarına göre belirledikleri politikaları mı var? Bu ülkede HDP diye bir parti ve o partiyi yönetenlerin kendi iradeleriyle belirdikleri politikaları mı var? Madem öyle asıl şu soruya cevap bulmamız lazım, Kürt kardeşlerimize yapılan en büyük zulümlerin altında imzası olan partiyle, Kürt kardeşlerimizin ismini istismar eden bir partiyi acaba hangi güç bir araya getirmiş olabilir? Bu soruya verilen samimi ve dürüst cevap, Türkiye’nin son 8 yılında yaşadıklarının sebebini de ortaya koyacaktır. Bu cevabı biz biliyoruz, sizler de biliyorsunuz. Bu senaryoyu yazıp sahneye koyanlar da zaten kendilerini gizleme gereği duymuyor. Öyleyse bize düşen görev, tıpkı bin yıldır olduğu gibi bugün de tek yürek ve tek bilek olarak, kardeşliğimizi güçlendirerek oynanan bu kirli oyunu bozmaktır.”
“BİRLİĞİMİZE, BERABERLİĞİMİZE, KARDEŞLİĞİMİZE ÇOK SIKI SARILACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi ve bölge insanımızı PKK’nın silahlı tasallutundan kurtardık, inşallah bu örgütün kuklası olan HDP’nin siyasi tasallutundan da kurtaracağız. Çevremizde kurulan kanlı tezgahın gerisindeki hain niyetleri artık daha iyi görüyoruz. Biliyoruz, geçmişte Irak’ta, yakın zamanda Afganistan’da, halen Suriye’de yaşanan yıkımlar devletimizin bütünlüğünün ve gücünün, milletimizin birliğinin ve ferasetinin ne kadar önemli olduğunu hepimize tekrar tekrar hatırlatmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın yardımı, milletin desteği, mazlumların duasıyla Türkiye’nin 2023 imtihanını da başarıyla geride bırakarak dosta güven, düşmana korku vermeyi sürdüreceğini vurgulayarak, “Bir daha bu ülkeyi yoksulluğun, terörün, zulmün pençesine bırakmamak, milletimizin boynunu eğdirmemek için birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize çok sıkı sarılacağız” ifadesini kullandı.
Batman’ın da bu kutlu mücadelenin en ön safında yer alacağına yürekten inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışı yapılan eser ve hizmetlerin şehre hayırlı olması temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 36 fabrika ve şehir stadyumu ile yapımı tamamlanan diğer projelerin açılış kurdelesini kesti.
Kurdele kesimine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Batman Valisi Hulusi Şahin ve çocuklar da eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Batman Valiliğini ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.