Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şişecam Polatlı Yeni Üretim Hattı’nın açılışında yaptığı konuşmada, “Özel sektörü ekonomik büyüme ve kalkınmanın lokomotifi gören bir iktidar olarak, bundan sonra da Türkiye’nin potansiyeline inanan, ekonomimize güvenen yatırımcılarımızın yanında durmayı sürdüreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şişecam Polatlı Yeni Üretim Hattı açılışına katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1935 yılında üretim serüvenine başlayan Şişecam’ın cam sektöründe bugün ülkenin en prestijli markalarından biri olduğunu belirtti. Düz cam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve cam elyafı gibi alanlarda dört kıtada 14 ülkede üretim yapan Şişecam’ın 150 ülkeyi aşan ihracatıyla küresel bir oyuncu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 12 bin kişiye istihdam sağlayan Şişecam’ın dünyada cam ev eşyasında ilk üçte, cam ambalaj ve düz camda ilk beşte yer aldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sişecam’ın 86 yıldır istikrarlı şekilde artan pazar payının, firmanın üretime, ihracata ve sağlıklı büyümeye verdiği önemi de gösterdiğini ifade etti.
Bugün resmî açılışını yapılan Polatlı Üretim Tesisi’nin Şişecam’ın küresel vizyonunun yeni bir halkasını oluşturduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bursa, Kırklareli, Mersin ve Ankara’da üretim yapan firmamız 1 milyar liralık bu ilave yatırımla düz cam üretim kapasitesini 2 milyon tona çıkarmıştır. Bu tesis 540 bin tonluk hacmiyle Avrupa’nın en büyük düz cam üretim üssü olmasının yanında 315 insanımıza da ilave istihdam sağlamaktadır. Cama dayalı ürünlerin inşaattan otomotive, elektronikten savunma sanayisine hemen her alanda kullanımının yaygınlaştığı düşünüldüğünde, bu tesisin ülkemiz ekonomisi için taşıdığı önem çok daha iyi anlaşılacaktır. Kendi otomobilini, kendi uçağını, kendi uçak gemisini geliştiren Türkiye’nin cam ürünlerine yönelik talebi de düzenli olarak artıyor. Özellikle güneş paneli camlarıyla sağlık endüstrisinde kullanılan yüksek nitelikli camlar bunların başında geliyor. Biz her stratejik üründe olduğu gibi nitelikli cam ürünlerinde de talebin kendi iç piyasamızdan karşılanmasını arzu ediyoruz.”
“ÜRETEN, İHRACAT YAPAN, İNSANIMIZA İSTİHDAM SAĞLAYAN HER SANAYİCİNİN BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şişecam’ın engin tecrübesi, ileri teknolojisi, kalifiye personeli ve güçlü kapasitesiyle bu eksiği giderebileceğine inandığını dile getirdi. Şişecam’ın bilim, teknoloji ve tasarım merkezinde yürüttüğü AR-GE faaliyetleriyle dinamizmini korumasının takdire şayan olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Cam yüzeylerdeki virüs ve bakterilere karşı geliştirdiği teknolojiyle firmamız bu alanda oyun değiştirici bir rol üstleniyor. Geri dönüşüm projeleriyle de yeşil ekonomiye katkı sağlayan Şişecam’ın atılımlarını, zirvede kalma iradesinin güçlü bir işareti olarak görüyorum. Bu süreçte devletimiz de verdiği desteklerle Şişecam’a sahip çıkmıştır. Şişecam’ın yaptığı Ar-Ge çalışmalarına yaklaşık 124 milyon lira kaynak aktardık. Firmamız adına bugüne kadar 3 milyar 856 milyon lira tutarında 20 adet teşvik belgesi düzenledik. Şu an içinde bulunduğumuz bu fabrika için iki adet yatırım teşvik belgesi düzenleyerek 751 milyon liralık yatırımın önünü açtık. Devletimizden aldığını fazlasıyla milletimize geri veren Şişecam dünya çapındaki üretim ağıyla bu destekleri ziyadesiyle hak ettiğini göstermiştir. Bu ülkede taş üstüne taş koyan, üreten, ihracat yapan, insanımıza istihdam sağlayan her sanayicinin başımızın üstünde yeri vardır. Özel sektörü ekonomik büyüme ve kalkınmanın lokomotifi gören bir iktidar olarak bundan sonra da Türkiye’nin potansiyeline inanan, ekonomimize güvenen tüm yatırımcıların yanında durmayı sürdüreceğiz.”
Tesisin ülkeye kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin ülke sanayisine ve sektöre hayırlı olmasını diledi, diğer firmaları da ülkedeki yatırım imkânlarını değerlendirmeye davet etti.
Şişecam’ın 86 yıllık mazisiyle Türk ekonomisinin hangi aşamalardan, hangi zorluklardan geçerek bugünkü seviyelere geldiğinin en güzel örneği olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiklerinde Türkiye’nin 2001 yılında baş gösteren ekonomik krizin etkilerini hâlen ağır bir şekilde yaşadığını anlattı. O dönemde milyarlarca dolar millî servetin batan bankalarda buharlaştığını, esnaf, sanayici, tüccar ve çiftçinin adeta iflasın eşiğine geldiğini, krizden nemalanan bir avuç seçkin azınlık dışında halkın çoğunluğunun yoksullaşmaya başladığını, Türk insanının geleceğinden ümidini kesmeye başladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2002 Türkiye’si krizin, çaresizliğin, yeis ve umutsuzluğun tıpkı karabasan gibi milletimizin üzerine çöktüğü bir ülkeydi. 2002 Türkiye’si ihracatın 36 milyar dolara zar zor ulaştığı, kişi başı millî gelirim 3 bin 600 doları ancak bulduğu fakir bir ülkeydi. 2002 Türkiye’si savunma sanayisi başta olmak üzere neredeyse birçok stratejik sektörde neredeyse tamamen dışa bağımlı bir ülkeydi. 2002 Türkiye’si sadece ekonomik belirsizliklerin değil, aynı zamanda terörün, vesayetin, yasakların, baskıların kol gezdiği bir ülkeydi. 3 Kasım 2002’de milletin takdiriyle göreve geldiğimizde karşımızda işte böyle bir Türkiye manzarası vardı. İstikrarsızlıkla boğuşan ülkemizi hak ettiği yere taşımak, yatırımın, üretimin, inovasyonun merkezine dönüştürmek için hemen kolları sıvadık. Türk ekonomisini prangalarından, Türk demokrasisini vesayet zincirlerinden kurtarmak için tarihî nitelikte birçok adım attık. Sivil toplumu işin içine kattık, kamu kurumlarımızı, bürokrasimizi motive ettik. Sektör temsilcilerimizle istişare toplantıları yaptık. Tıkanan yatırım ve üretim kanallarını açmak için çok büyük çaba harcadık. Sorunların üzerine kararlılıkla giderek özgürlükleri genişleterek, hukuk devletini güçlendirerek, millî iradenin önündeki engelleri tek tek kaldırarak Türkiye’yi yatırımcılar için cazip bir ülke hâline getirdik.”
“ŞEFFAF VE ÖNGÖRÜLEBİLİR POLİTİKALARLA TÜRKİYE’Yİ KALKINDIRDIK”
Şeffaf ve öngörülebilir politikalarla Türkiye’yi kalkındırdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, piyasa ekonomisi anlayışıyla, rekabeti esas alan şeffaf ve öngörülebilir politikalarla Türkiye’yi kalkındırdıklarını, güçlendirdiklerini belirterek, “Maruz kaldığımız onca saldırıya rağmen daha güçlü, daha müreffeh, daha demokratik bir Türkiye idealinden hiçbir zaman vazgeçmedik. Sonuçta bir dönem krizlerle anılan merkezimizi ve ülkemizi, Cumhuriyet tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesiyle tanıştırdık. Türkiye’nin yıllık ortalama büyüme oranını yüzde 1’in altından aldık, yüzde 5,1 seviyesine getirdik. 36 milyar dolardan devraldığımız yıllık ihracat rakamını geçen ay itibarıyla 207 milyar doların üstüne çıkardık” diye konuştu.
Millî gelirin satın alma gücüne göre, Türkiye’nin 17’nci sıradan 11’inci sıraya yükseldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabanca mermisi dahi yapamayan bir ülkeyken bugün kendi füzesini, silahını, obüsünü, insansız hava aracını yapan bir konuma gelindiğini anlattı.
Savunma sanayisinde yüzde 80’leri bulan dışa bağımlılığı tam tersine çevirdiklerini, enerjide toplam kurulu gücü 32 bin megavattan 100 bin megavat sınırına getirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sanayi ve teknolojide organize sanayi bölgesi sayısını 192’den 325’e çıkardık. 22 endüstri bölgesi, 79 teknopark kurduk. Göreve geldiğimizde 415 bin kişinin istihdam edildiği organize sanayi bölgelerimiz bugün 2 milyon 200 bine yakın emekçimizin ekmek kapısı oldu. Gaziantep’ten Yozgat’a kadar pek çok yerde yeni kurulan veya kurulma aşamasında olan organize sanayi bölgelerimiz üretime geçmek için sırada bekliyor.
Sürdürülebilir sanayi üretimi, devletin öncülüğü ve desteğiyle özel sektör tarafından hayata geçirilmek mecburiyetindedir. İşte bu anlayışla son 19 yılda düzenlediğimiz 82 bin 223 teşvik belgesini, yatırımcıların Türk ekonomisine olan güveninin işareti olarak görüyoruz. Sabit yatırım tutarı, 1 trilyon 608 milyar lirayı bulan ve 2 milyon 950 bin kişiye istihdam sağlayan bu yatırımlar, peyderpey gerçekleşiyor. Bu hakikatlere rağmen birileri ısrarla ‘Türkiye’de fabrika yok’ diyerek bizden ziyade sanayicimize hakaret etmeyi sürdürüyor. Oysa ‘yok’ dedikleri yatırımlar, ülkemizin dört bir yanında Türk sanayisinin gurur abideleri olarak birer birer yükseliyor. Ardı ardına açılan fabrikaları, üretim tesislerini, temeli atılan organize sanayi bölgelerini görmeyenlere ne desek boş. Rivayet odur ki Hazreti İsa’ya ‘Ölüyü diriltmekten daha zor ne olabilir?’ diye sormuşlar. Hazreti İsa da ‘İfhamu men la yefhem’, yani ‘Anlamayana anlatmak’ diye cevap vermiş.”
Hayata ve siyasete sadece ideolojilerinin at gözlüğünden bakanları “ademe mahkum” ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar görmese de anlamasa da dile getirmese de tüm bu yatırımlar salgın döneminde meyvelerini vermeye başladı” dedi.
Kovid-19 salgınının zirve yaptığı dönemde Türkiye’nin büyümesini sürdürdüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının zirvesi diyebileceğimiz 2020 yılında birçok G-20 ülkesi havlu atarken biz yüzde 1,8 ile en çok büyüyen ikinci ülke olduk. Bunun tesadüf bir büyüme olmadığını, 2021 yılının ilk çeyreğindeki yüzde 7,2 ve ikinci çeyreğindeki yüzde 21,7 büyüme oranlarıyla teyit ettik” diye konuştu.
“TÜRKİYE, ARTIK DOĞRU ZAMANDA DOĞRU TEKNOLOJİLERE YATIRIM YAPAN BİR ÜLKEDİR”
Sanayi üretiminin bu büyümede sürükleyici güç ve lokomotif görevi gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dönemde ülkedeki sabit sermaye yatırımlarının yüzde 20,3’lük artış kaydettiğini belirtti.
Üretimin kalbi makine teçhizat yatırımlarının üst üste büyüme performansı sergilediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İç ve dış talebin birlikte pozitif görünüm sergilemesi göz önüne alındığında bu büyüme serisinin devamının geleceği de açıktır. Yine ardı ardına Cumhuriyet tarihî rekorlarının kırıldığı ihracat rakamları, turizmdeki yükselişle beraber cari dengemize de önemli katkılar sağlıyor. Sanayide, üretimde, tarımda yenilikçi teknolojilerde taklit eden yerine takip edilen, örnek alınan, istikamet belirleyen bir ülke olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Millî Teknoloji Hamlesi öncülüğünde ortaya koyduğumuz politikalarla Türkiye, artık doğru zamanda doğru teknolojilere yatırım yapan bir ülkedir. İnsansız hava araçları teknolojilerinde geleceği okuyarak attığımız adımlar sayesinde hamdolsun bugün bu alanda dünyanın en başarılı üç ülkesi arasındayız. Akıncı’nın katılımıyla bir üst lige çıkardığımız İHA filomuzu, muharip insansız uçak sistemimizin de devreye girmesiyle inşallah dünyanın bir numarası hâline getireceğiz.”
Üretim süreci devam eden yerli otomobile de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Otomotiv sektöründe yaşanan yapısal değişimi, üretim süresi devam eden Türkiye’nin otomobili ile yakalayacağımıza inanıyoruz. Kendi tasarımımız olan elektrikli aracımızı, 2022 yılının sonunda banttan indirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, KOBİ’lerin dijitalleşmesi için Türkiye’nin dört bir tarafına dijital dönüşüm merkezleri açacaklarını, teknoloji odaklı sanayi hamlesi programı ile katma değeri yüksek ürünleri fikir aşamasından pazara çıkarana kadar destekleyeceklerini vurguladı.
Kısa süre önce açıklanan Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’ne de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisimiz ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın öncülüğünde oluşturduğumuz bu strateji ile yapay zekâya insan odaklı yaklaşarak önemli bir sıçrama gerçekleştirmek amacındayız. Tüm bu adımları özellikle atarken küresel ekonomi ve üretim paradigmasında yaşanan köklü değişimi de yakından takip ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın iklim değişikliklerinin yıkıcı etkilerini giderek daha fazla hissetmeye başladığını bildirerek, buna bağlı yeşile ve çevreye saygılı bir ekonomik dönüşüme duyulan ihtiyacın da arttığını dile getirdi.
Türk ekonomisinin bu sürecin dışında kalmasının düşünülemeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeşil ekonomi hedefine ulaşma yolunda göstereceğimiz çabaların bize ileride maddi manevi çok büyük katkıları olacağına inanıyorum. Bu çerçevede siz sanayicilerimizin gerekli hazırlıkları şimdiden yaptığını biliyor, bundan da büyük memnuniyet duyuyorum” şeklinde konuştu.
“TEKNOFEST 21-26 EYLÜL’DE İSTANBUL’DA BAŞLIYOR”
Gençlerin sabırsızlıkla beklediği müjdeyi paylaşacağını da dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en büyük havacılık uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in, 21- 26 Eylül’de İstanbul Atatürk Havalimanı’nda başlayacağını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ilde 100 dene-yap teknoloji atölyesi kurulmasına yönelik başlattıkları eğitim seferberliğinin de tüm hızıyla sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti: “Öğrencilere girişimcilik, etkili iletişim ve takım çalışması gibi beceriler kazandırmayı amaçlayan bu atölyelerimizin sayısı 57 ilde 66’ya ulaştı. Önümüzdeki dönemde bunları tüm illerimize yaygınlaştıracağız. Bu vesileyle ülkemizin en büyük buğday borsalarından birine sahip olan ilçemizde, mevcut yükseköğrenim altyapısı üzerinde bir Polatlı Tarım Üniversitesi kurulmasıyla ilgili girişimi de desteklediğimi belirtmek istiyorum. Ülkemizin önümüzdeki dönemde genel yükseköğretim kurumlarından ziyade ihtisas üniversitelerine ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Polatlı Tarım Üniversitesi’nin de bunun ilk adımlarından biri olmasını temenni ediyorum. Bu duygularla Şişe Cam Polatlı Düz Cam Üretim Tesisi’nin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda canla başla çalışan yatırımcılarımıza ve emekçi kardeşlerime teşekkür ediyorum.”
Tören öncesinde yangın ve sel felaketlerinden etkilenenlere yönelik yardım kampanyası kapsamında 93 OSB tarafından toplanan yardımlara ilişkin temsili çek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve OSB başkanları tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çekin takdimi esnasında, “OSB’ler olarak bu rakamı gerçekten yeterli bulmuyorum çünkü felaketin yaşandığı bu bölgelerin altyapısı, üstyapısı için çok ciddi rakamlar. Bunları devlet millet el ele yapacağımıza göre, bu sadaka-i cariye noktasında çok önemli. Atmamız gereken adım, yapmamız gereken bu noktada çok hayır var. Bir an önce de diyoruz ki bir yıl içerisinde biz bu işi bitirelim” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, daha sonra kurdele kesti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi sırasında Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kırman’dan Polatlı Tarım Üniversitesi’nin yapımı için destek sözü aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindekilerle birlikte Polatlı Kartaltepe Kurtuluş Müzesi’ni de ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.