ASO 2. OSB’de üretime geçen 26 yeni fabrika ve caminin toplu açılış töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
Bölgede yeralan Mitaş Endüstri fabrikasında düzenlenen açılış törenine Erdoğan’ın yanısıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, Milletvekilleri, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ASO Meclis Başkanı Celal Koloğlu, ASO Başkanı Nurettin Özdebir, ASO 2. OSB Başkanı Seyit Ardıç ve Yönetim Kurulu Üyeleri, ASO Meclis ve Komite Üyeleri ve bölgede yer alan sanayiciler katıldı.
Ankara Sanayi Odası 2. Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Seyit Ardıç törende yaptığı konuşmada 2021’in ilk iki çeyreğinde sanayi üretiminde kaydedilen yüksek ivmelenmenin, büyümenin en büyük destekleyicisi olacağını belirterek, “Muhtemelen ikinci çeyrek rakamları açıklandığında çift haneli bir büyüme rakamını görmüş olacağız” dedi.
Ardıç, Kovid-19 salgını döneminde hükümetin attığı etkin adımlar sayesinde sanayinin çarklarının durmadığını söyledi.
Yılın ilk iki çeyreğinde sanayi üretiminde görülen yüksek ivmelenmenin, büyümenin en büyük destekleyicisi olacağını vurgulayan Ardıç, “Muhtemelen ikinci çeyrek rakamları açıklandığında çift haneli bir büyüme rakamını görmüş olacağız.” ifadesini kullandı.
Ardıç, 2005’te Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından temelleri atılan ASO 2. OSB’de, 305 sanayi parselinin 111’inde üretim yapıldığını ve toplam 9 bin kişinin istihdam edildiğini bildirdi.
Bölgede 142 fabrikanın inşaatının devam ettiğini, 71 fabrikanın da proje aşamasında olduğunu belirten Ardıç, “Böylece 278 fabrikanın tamamında üretime geçilmesiyle bölgemizdeki istihdam sayısının 30 bin kişiye ulaşması beklenmektedir. Bölgemizde Ağustos 2021 itibarıyla yatırımcılara tahsis edilecek sanayi parseli kalmamıştır.” diye konuştu.
Ardıç, Bakan Varank’ın sanayicilerin ihtiyaç, talep ve sorunlarına çözüm odaklı yaklaşımının, ülkenin ihtiyacı olan yatırımların gerçekleştirilmesinin önünü açtığını ifade ederek, bölgenin devamında bulunan 740 hektarlık alanın sanayicilerin daha büyük ölçekli yatırımları için bölgeye kazandırılabilmesi amacıyla çalıştıklarını dile getirdi.
“AB Yeşil Mutabakat Eylem Planı” kapsamında, ASO 2. OSB tarafından “Sanayinin Yeşil Rotası” temalı proje başlatıldığını söyleyen Ardıç, “Gelecek nesillere daha yeşil, doğal kaynakları korunmuş ve geliştirilmiş temiz bir çevre bırakabilmek amacıyla projemiz ve proje çıktılarına göre gerekli aksiyon ve tedbirlerin alınması öncelikli hedefimiz olacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ise “Türkiye, kendi ülkelerine yabancıların gözünden bakan öz güven yoksunu kifayetsizlere rağmen ekonomide, üretimde, tarımda, ticarette başarı çıtasını her geçen gün daha yükseğe taşımaktadır. Bu başarının mimarları ise Türkiye’nin gerçek potansiyelini bilerek yatırımlarını artıran sanayicilerimiz, iş adamlarımız ve onlara omuz veren emekçi kardeşlerimizdir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Sanayi Odası İkinci Organize Sanayi Bölgesi’nde 26 fabrika ve altyapıların açılış törenine katıldı.
Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmetin salgın, yangın ve sel felaketleri başta olmak üzere, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, milletin refahını artırmaya yönelik çabalarını aralıksız sürdürdüğünü söyledi.
“YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM VE İHRACAT KONULARINI ÜLKEMİZ GÜNDEMİNİN ÜSTÜNDE TUTUYORUZ”
Özellikle yatırım, istihdam, üretim ve ihracat konularını ülke gündeminin en üstünde tutmaya büyük önem verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün burada Ankara’mıza kazandırdığımız 26 yeni fabrikanın yanı sıra; 2 bin 500 kişi kapasiteli bir camiyi, arıtma tesisini, test merkezini, çevre analiz laboratuvarını, enerji hatlarını da hizmete açıyoruz. Açılışını yaptığımız bu tesislerin çok önemli bir ortak özelliği bulunuyor. Bu fabrikaların tamamı, salgın sürecinde yatırımlarını tamamlayarak faaliyete geçmiştir” dedi.
Tüm dünyada belirsizliğin hüküm sürdüğü, tedarik zincirlerinde aksamaların olduğu, birçok ülkede ticari hayatın neredeyse durma noktasına geldiği bir dönemde, Türk iş dünyasının yatırımlarına hız verdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemiz ekonomisine duyulan güvenin bir işareti olan bu yatırımlar için sanayicilerimizin her birine teşekkür ediyorum. Esasen bu üretim tesisleri, ülkemizin gücünü ve potansiyelini göstermenin yanında, salgının başından beri sürekli ‘yandık-bittik-battık’ diyerek millete karamsarlık pompalayan felaket tellallarına verilmiş en güzel cevaptır. Türkiye, kendi ülkelerine yabancıların gözünden bakan özgüven yoksunu kifayetsizlere rağmen ekonomide, üretimde, tarımda, ticarette başarı çıtasını her geçen gün daha yükseğe taşımaktadır. Bu başarının mimarları ise Türkiye’nin gerçek potansiyelini bilerek yatırımlarını artıran sanayicilerimiz, iş adamlarımız ve onlara omuz veren emekçi kardeşlerimizdir.”
“SAĞLADIĞIMIZ DESTEK VE TEŞVİKLERLE DAİMA YATIRIMCILARIMIZIN YANINDA OLDUK”
Toplamda 1 milyar 600 milyon liralık bir yatırım bedeliyle hayata geçen fabrikaların, salgın döneminde 1.670 kişiye iş imkânı sağlayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de bu kritik süreçte sağladığımız destek ve teşviklerle daima yatırımcılarımızın yanında olduk. Bugün hizmete aldığımız üretim tesislerinin büyük çoğunluğuna teşvik belgesi vererek, devletimizin imkânlarından faydalandırdık. Ayrıca altyapı yatırımlarından arıtma tesislerine, hizmet destek alanlarından elektrik ve doğalgaz hatlarına, ibadethanelerden diğer donatılara kadar girişimcilerimizin her türlü ihtiyacını karşıladık” şeklinde konuştu.
Temelini 2005 yılı Şubat ayında kendisinin attığı Ankara Sanayi Odası 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin vizyonlarının ürünü olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bölge 16 yıl önce çorak bir araziyken attığımız adımlar sayesinde bugün yaklaşık 11 milyon metrekare bir alanda 111 firmaya ev sahipliği yapan örnek bir üretim üssüne dönüşmüştür. Türkiye’nin kapasitesini, Türk sanayisinin gücünü görmek isteyenleri, sırça köşklerinden ahkâm kesmek yerine gelip burayı gezmeye davet ediyorum. Rabbimden savunma sanayisinden otomotive, elektronikten sağlığa, enerjiden talaşlı imalata kadar farklı alanlarda üretim yapacak bu fabrikalarımızın vatanımıza, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu yatırımların Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ve ekibini, organize sanayi bölgesi yönetimini ve elbette iş dünyamızın babayiğitlerini canı gönülden tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin siyaset, demokrasi, diplomasi yanında ekonomide de köklü bir dönüşümden geçtiğini vurguladı.
“İHRACATTA İLK DEFA 200 MİLYAR DOLAR RAKAMINI AŞTIK”
Marshall yardımlarından beri küresel üretim ağının çeperinde tutulan Türkiye ekonomisinin uzun yıllar sonra ilk defa kendi mecrasını yine kendi gücüyle bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İhracat ve sanayi başta olmak üzere tüm temel veriler, Türk ekonomisinde yaşanan bu tarihi değişimi ortaya koyuyor. Dünya ekonomisinin yüzde 3 küçüldüğü, küresel ticaretin yüzde 10’a yakın daraldığı 2020 yılında yüzde 1,8 büyüme kaydettik. Bu oranla G-20 ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldık. 2021 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7 büyüme yakaladık. İnşallah ikinci çeyreği de ciddi bir büyümeyle kapatacağız. Özellikle sanayi üretimi tarafından güzel haberler alıyoruz. Sanayi üretimi haziran ayı itibarıyla çeyreklik bazda yüzde 41, yıllık bazda ise yüzde 24 artış gösterdi. Bu rakamlarla Türkiye, sanayi üretim endeksinde Avrupa ülkeleri arasında zirveye yerleşti. İhracatta ise yılın ilk yarısını rekorla kapattık. Temmuz ayında ihracatımız yüzde 10 artışla 16,4 milyar dolara ulaştı. Ocak-Temmuz dönemi ihracatı ise geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 35 artışla 121,4 milyar dolara yükseldi. Son 12 aylık ihracatımız ise 201,5 milyar dolara yükselerek cumhuriyet tarihimizin zirvesine çıktı. Böylece ihracatta ilk defa 200 milyar dolar rakamını aştık. İhracatın ithalatı karşılama oranı da ocak-temmuz döneminde geçtiğimiz yıla göre 5,6 puan artarak yüzde 82,7’ye yükseldi. Tüm bu rakamların detayına indiğimizde şu gerçeği çok daha iyi görüyoruz. Türk ekonomisi talep, üretim ve ihracat açısından dengeli bir çizgide ilerleyerek günden güne bir girişim ekonomisine dönüşüyor. Ülkemizin geleceği bakımından bu değişimi en az savunma sanayisinde elde ettiğimiz tarihi başarılar kadar önemsiyoruz. Türkiye bir taraftan ayağına vurulan prangaları parçalayarak diğer taraftan özellikle üretim ve ihracatta dünyada artık yeni bir lige yükseliyor.”
Geçen hafta açıklanan haziran ayı işsizlik rakamlarında işsizliğin rekor düşüşle yüzde 10,6’ya gerilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece Türk ekonomisinin toparlanma sürecini geride bırakarak atılım ve şahlanış dönemine girdiğini ispatladığını ifade etti.
Bu gerçeği uzun süredir Türkiye’ye tarafgir davranan yabancı kuruluşların da kabullenmeye başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası basında hemen her gün Türk şirketleriyle ilgili övgü dolu haberlere rastlandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı kuruluşların, Türkiye’ye dair büyüme tahminlerini yukarı doğru güncellendiklerini gördüklerini vurgulayarak, aynı şekilde uluslararası yatırımcıların Türk piyasalarına yönelik ilgilerinin de arttığına şahit olduklarına dikkati çekti.
“İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ EKOSİSTEMİ TAHRİP EDEN HER ADIMIN SONU FELAKETTİR”
Turizm sektöründeki canlanmanın yaşanan yangın felaketine rağmen sürdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah 2021 yılını temel göstergelerin tamamında tahminlerin de ötesine geçen bir başarı grafiğiyle taçlandıracağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Küresel ölçekte iddiaları bulunan bir ülke olarak güçlü ve istikrarlı ekonomik büyüme hedeflerinden asla taviz verilmeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ancak bunu yaparken başkaları gibi alın terini sömürmeyi, tabiatı tahrip etmeyi de kesinlikle hoş göremeyiz. Ülkemizi kalkındırırken, üretimimizi artırırken, bunu çevreye duyarlı bir anlayışla yapmamız gerekiyor. Çevreye zarar veren her teknoloji, hayatımızı ne kadar kolaylaştırırsa kolaylaştırsın namlusu insana dönmüş bir silahtan başka bir şey değildir. İçinde bulunduğumuz ekosistemi tahrip eden her adımın sonu felakettir. Bunun için vahşi büyüme yerine her alanda merhametli büyüme prensibini gözetmemiz gerektiğine inanıyorum. İnsanlık olarak birçok şeyin en iyisini üretebiliriz ama tabiatta sahip olduğumuz değerleri bir kez kaybettik mi bir daha yerine yenisini koyamayız. Şiddetli hava olayları ve son dönemde yaşadığımız yangın, sel ve müsilaj gibi afetler ülkemizi nasıl bir tehlikenin beklediğini açıkça gösteriyor.
Karbon ayak izimizin iklim dengesi üzerinde sebep olduğu etkileri ve bunun acı sonuçlarını hep birlikte hissediyoruz. Büyük yangınların çıkışını tetikleyen sıcak hava dalgalarına yol açan karbon salınımını azaltma noktasında herkese düşen görevler bulunuyor. Bu nedenle sanayimiz başta olmak üzere tüm ekonomimizin yeşile ve çevreye saygılı bir dönüşüm içinde olması şarttır. Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeşil büyüme gibi konulara daha fazla ağırlık vermemiz gerekiyor. Millî teknoloji hamlemizle bu bakımdan zaten önemli bir başlangıç yapmıştık. Önümüzdeki dönemde yeşil ekonominin gerisinde kalmamak için ilave tedbirleri hayata geçireceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte özellikle imalat sanayisini destekleyecek adımlar atacaklarını, imalatta güçlü bir dijital ekosistem oluşturmak için KOBİ’lerin dijitalleşmesine 1 milyon liraya kadar destek sağladıklarını söyledi.
Teknoloji odaklı sanayi hamlesi programıyla yüksek katma değerli ürünlerin yerli imkânlarla üretimine destek sağladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapısal dönüşümde şimdi de sağlık ve kimya ürünlerinin üretimini teşvik ettiklerini dile getirdi.
19 yıl önce adeta yok mesabesinde olan yenilikçilik ekosistemini günbegün geliştirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, işletmelerin, üniversitelerle AR-GE faaliyetleri yürüttüğü teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısını son 19 yılda 5’ten 89’a çıkardıklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet destekleriyle açılan AR-GE ve tasarım merkezlerinin sayısının 1597’yi bulduğu bilgisini vererek, şu ifadeleri kullandı: “AR-GE alanında proje geliştiren akademi dünyası, bilim insanları ve özel sektör için sağladığımız desteklerin toplamı 36,2 milyar liraya ulaştı. Ayrıca organize sanayi bölgelerimizin sayısı 192’den 326’ya yükseldi. Bu alandaki istihdam da 425 bin kişiden 2 milyon 116 bin kişiye çıktı. Petrokimya, savunma, otomotiv, yenilenebilir enerji gibi alanlarda büyük çaplı, ortak yüksek ve yüksek teknoloji yatırımlarının yapıldığı 23 endüstri bölgesi kurduk. Bu süreçte Türk ekonomisinin lokomotifi olan KOBİ’lerimizi de asla yalnız bırakmadık. Son 19 yılda KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığıyla sağladığımız hibe miktarı 8,7 milyar liradır. Ayrıca KOSGEB katkısıyla 21,3 milyar liralık kredi hacmi oluşturduk. Düzenlediğimiz teşvik belgesi sayısı 84 bin 312’ye ulaştı.”
Ülkenin 19 yılına damga vuran bu yatırım hamlesinden diğer iller gibi Ankara’nın da payını aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentteki organize sanayi bölgesi sayısının 12’ye çıkarıldığını vurguladı.
“ANKARA, ÜLKEMİZİN EN ÖNEMLİ ÜRETİM ÜSLERİNDEN BİRİ HÂLİNE GELİYOR”
Elektrikli ve hibrit araçlara ev sahipliği yapacak bir endüstri bölgesi kurulduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Organize sanayi bölgelerimizde bulunan 11 bin 681 işletme, 230 binin üzerinde vatandaşımıza ekmek kapısı oldu. Kurulan 13 sanayi sitesi de 2 bin 500’ün üzerine emekçiye istihdam sağlıyor. Daha önceki 12 yıllık dönemde KOSGEB, Ankara’daki 433 işletmeye sadece 16 milyon lira destek verirken biz bu rakamı 1 milyar 312 milyon liraya taşıdık. Bugün Ankara’daki teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısı 10’a ulaştı. İşletmelerimize ait AR-GE ve tasarım merkezleri sayısı 168’i, bu merkezlerde istihdam edilen personel sayısı yaklaşık 16 bini buldu. Başta savunma sanayi olmak üzere tüm sektörlerde müthiş bir ivme yakalayan Ankara, ülkemizin en önemli üretim üslerinden biri hâline geliyor. Son 19 yılda şehrin ihracatı 5 kattan fazla artarak 8 milyar dolara ulaştı.
Tüm bu başarılara rağmen Ankara’nın sahip olduğu sanayi ve teknoloji potansiyelini göz önüne aldığımızda bu rakamları yeterli bulmuyoruz. El birliği ve eş güdüm içinde çalışarak Ankara sanayisini hak ettiği yere getirmemiz gerekiyor. Bunun için sizlerden muhalefetin sahte gündemleri yerine asıl gündemimiz olan üretime, ihracata, yatırıma ve inovasyona odaklanmanızı bekliyorum. Ülkemizin 2023, 2053 ve 2071 hedefleri için bilhassa sanayi ve teknolojide topyekûn bir seferberliğe ihtiyacımız var. Savunma sanayinde yakaladığımız üst düzey başarıyı diğer sektörlerimize de taşımamız önemlidir. Unutmayın, Türkiye’ye yatırım yapanlar hem kazanacak hem de kazandıracaktır. Bu noktada siz sanayici kardeşlerime güveniyorum. Başta içinde bulunduğumuz fabrika olmak üzere açılışını yaptığımız tüm tesislerin vatanımıza ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bugüne kadar Türkiye’ye omuz veren, gelişimine katkıda bulunan herkese şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin düzenlendiği fabrikaya gelişinde işçiler tarafından karşılandı. Tören öncesi fabrikada kaynakçı önlüğü ve eldiveni giyen, koruyucu gözlük takan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’ya ihraç edilecek enerji nakil hattına ait bağlantı aparatına kaynak işlemi yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindeki fabrika sahipleriyle kurdele keserek fabrikaların ve altyapı tesislerinin açılışını yaptı.
Son dönemdeki yangınlar ve Batı Karadeniz’deki sel felaketine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzahı adeta mümkün olmayan felaketler. Bizim de kurulu AFAD’ımız var. AFAD’ın kuruluş sebebi bütün bu afetlerde herkesin ortaya çıkıp para toplaması filan değil. Nasıl Kızılay belli zamanlarda, her türlü afette oralara ulaşıyor, ‘bu tür şeylerde birileri bunu fırsata dönüştürüp buralardan bir şey toplamasın, gelsin AFAD’a parasını göndersin, AFAD bunu gerekli yerlerde kullansın’ diye bunu kurduk. AFAD’ın bütün bu felaketlerde açılan hesabına özellikle birinci derecede iş adamlarımızın desteklerini bekliyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda Manavgat ve Muğla’da konutların yükselmeye başladığını, hedeflerinin bir yıl içinde konutları bitirmek olduğunu dile getirdi.
Bir arkadaşının Almanya’da aylar geçmesine rağmen elektrik ve sularının olmadığını söylediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz anında, haftasında helikopterlerle jeneratörleri yüksek noktalara indirdik ve oradan da küçük jeneratörlerle evlere dağıtım yaptık. Bu, bir şeyi gösterir. Eğer hazırsanız anında işi bitirirsiniz, hazır değilseniz o zaman sadece ağlar, dövünürsünüz” dedi.
Açılışı yapılan 26 fabrikanın listesi:
ASTOR TRANSFORMATÖR ENERJİ TURZ.İNŞ.VE PETROL SAN. VE TİC. A.Ş.
MİTAŞ ENDÜSTRİ SAN.VE TİC.A.Ş.
GREBO OTOMOTİV SAN.TİC.AŞ.
ELİMKO ELEKTRONİK İMALAT VE KONTROL TİCARET LTD.ŞTİ.
BOSAN BOYAMA SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ.
RD GLOBAL ARAŞTIRMA GELİŞTİRME SAĞLIK İLAÇ İNŞAAT YATIRIMLARI SAN. VE TİC. A.Ş.
MİKAPEN YAPI ELEMANLARI İNŞ.VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ
TEK İŞ ELEKTRİK MAK.İML.İNŞ.TAAH.SAN.VE TİC.AŞ.
KUANTUM CAM SAN.TİC.A.Ş
TG SAVUNMA SAN.VE ELEK.TİC.LTD.ŞTİ.
ENKA BAĞLANTI ELEMANLARI SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
DOST GALVANİZ MÜH.SAN.VE TİC.A.Ş.
HYDRO POWER MÜH.MAK.SAN.VE TİC.A.Ş.
PRACTİCAL STORAGE MÜH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.
TAYDER MÜH.MAK.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.
DDY GIDA İNŞ.TAAH.TURZ.İTH.İHR.SAN.VE TİC.A.Ş
İİT İNTERNET VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ BİLİŞİM HİZ.DIŞ.TİC.LTD.ŞTİ.
ÜNİVERSAL JENERATÖR SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ.
SEYDA OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ.
AŞAN ÇELİK YAPI MAK.İNŞ.TURZ.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.
SOLİD SONDAJ SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ
ÖZBEN SAVUNMA LTD.ŞTİ.
YILMAZER ASFALT İNŞ. TURZ.MÜH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.
TEK TRANSFORMATÖR MAK.ELEK.SAN.VE TİC.A.Ş.
FENCE COMPANY METAL İML.SAN.A.Ş.
GÜNGÖR POLİÜRETAN KALIP MAK.İML.MÜH.SAN VE TİC.LTD.ŞTİ.
FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler” Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar bu teröristlere kimler yardım ediyor .Akaryakıt istasyonu sahiplerine nasıl kumpas kuruluyor ,dağıtım şirketindeki yöneticiler bu işe nasıl katkı sağlıyorlar .Bu rant nasıl paylaşılıyor .Akaryakıt istasyon sahibini nasıl kıskaca alıyorlar .Petrol imamı ,Şehirlerdeki kıymetli mülkleri nasıl ele geçiriyorlar ,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, TRT Haber’de katıldığı programda, Türkiye’nin dünyadaki emsal merkezlere göre kaynak çeşitliliği açısından en zengin ülkelerden olduğunu söyledi.
Farklı ülkelerin Türkiye’den gaz alma taleplerinin olduğuna işaret eden Dönmez, “Kazan-kazan mantığında herkesin uzlaşabildiği, şeffaf bir pazar oluşturma hedefimiz var. Yılsonuna kadar kendi haritamızı çıkaracağız. Ocak, şubat gibi kaynak ülkeleri ve kullanıcı ülkeleri bir araya getirmek suretiyle pazarın işletilmesi için gerekli olan görüşleri alacağız ve bunları hızlıca devreye koyacağız.” diye konuştu.
Dönmez, son günlerde enerji diplomasisi kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Endonezya’nın aralarında bulunduğu ülkeleri ziyaret ettiklerini anımsatarak, “Üçüncü ülkelerle beraber çalışılabilir. Afrika başta olmak üzere pek çok ülkede bizim denizdeki operasyon kabiliyetimizi artırmaktan dolayı teklif geliyor. Cezayir’le görüşmemiz olacak, onlar da bizi davet ettiler. Bu ülkelerle bir karşılıklı iş birliğini masaya yatırdık, en kısa sürede meyvelerini alacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Üçüncü nükleer santral için yer tespiti yapılıyor
Nükleer enerjinin gelecek dönemde Avrupa’nın ve gelişmiş birçok ülkenin temiz enerji kaynağı olarak öne çıkacağına dikkati çeken Dönmez, “Akkuyu’da çalışmalar devam ediyor. Orada 4 santral yapıyoruz. 4 reaktör 4 santral demek. İlk reaktörü önümüzdeki yılın sonuna doğru işletmeye alacağız. Birer yıl arayla diğer reaktörleri devreye alacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Dönmez, Akkuyu ile başlayan Türkiye’deki nükleer enerji santrallerinin Sinop ve Trakya ile devam edebileceğini belirterek, “Buralarda çalışmaları devam ettireceğiz. Türkiye’nin enerji talebini planlama çalışması yapıyoruz. Trakya’da yer tespiti çalışmaları devam ediyor. Biz yer tespitlerini yaparak muhtemel nükleer projelerin lokasyonlarını vermiş olacağız.” diye konuştu.
Deniz altında boru hattı çalışmaları yüzde 97 tamamlandı
Karadeniz’de Sakarya gaz sahasında çalışmaların devam ettiğini belirten Dönmez, şunları kaydetti:
“Denizdeki boru hattı çalışmaları yüzde 97 tamamlandı. Önümüzdeki hafta içerisinde kablolama çalışmalarını tamamlayacağız. Hedefimiz 10 üretim tesisi açmaktı, 9’u tamamlandı. Mart sonuna kadar ilk gazı sisteme vereceğiz. Herkes mutfağında bunu kullanabilir hale gelecek. Karadaki çalışmalar devam ediyor. BOTAŞ oradan çıkan gazı şebekeye bağlayabilmek için boru hattı çalışması yapıyor, o da bu ay içerisinde tamamlanacak.”
Dönmez, sahada yeni keşif olabileceğine işaret ederek, “Sakarya gaz sahası ve Amasra’da uluslararası firmalara sahanın rezerv değerlendirmesini yapan bir çalışma yürütüyoruz. Şu anda gelen öncü bilgiler oradaki mevcut rezervin daha yukarı yönlü güncelleneceği şeklinde. Yeni keşiflerle artış olabilir, hem de mevcut sahadaki yeni değerleme çalışmalarıyla artış olabilir.” ifadelerini kullandı.
Elektrikli araçlar elektrik depolama için kullanılabilecek
Elektrikli araçlar konusunda toplam 3 bin 640 şarj istasyonunun devreye alındığını aktaran Dönmez “Burada ideal nokta şu: Şehir içlerinde 25 kilometrelik alanda en az bir istasyon, şarj noktası. Şehirlerarasında yerleşimin yoğun olmadığı yerlerde de 50 kilometrelik alanda bir şarj istasyonuna ihtiyaç var. Tüm çalışmalarımız da bu yönde gidiyor.” diye konuştu.
Dönmez, elektrikli araçların bir akıllı cihazın ötesinde elektrik depolama maksadıyla da kullanabileceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“İleride belki bu araçlar, bataryaları üzerindeyken başka amaçlarla da kullanılabilir. Bunun da çalışmalarını yapmamız lazım. Sizin elinizde aslında sadece araç yok. O araçla belki de 50 kilovat ile 100 kilovat arası depolanmış bir elektriğiniz de var. Siz sistemde ihtiyaç olduğunda bu aracınızla elektrik de satabileceksiniz.”
Bakanlığın bu alanda bir teknik çalışma yürüttüğüne değinen Dönmez, “Biz lisanssız elektrik üretimi yaptırıyoruz. Evlerinizde, iş yerlerinizde, çatılarınızda var. Bu arabalar çoğaldıkça elektrik depolama hizmeti yapmak suretiyle bunu da sağlayabileceksiniz. Dolayısıyla sistem dengesini çok daha stabil hale getirmiş olacağız.” dedi.
“Yeni nesillere, üzerinde Türkiye Yüzyılını inşa edebilecekleri güçlü bir altyapı bırakıyoruz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pendik-Sabiha Gökçen Metro Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Biz, İstanbul Belediye Başkanlığı dönemimizden beri hep ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla, milletimize eser ve hizmet üretmenin gayreti içinde olduk. Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize ve şehirlerimize kazandırdığımız asırlık eserler sayesinde, milletimizin hayat kalitesini yükselttik. Böylece yeni nesillere, üzerinde Türkiye Yüzyılını inşa edebilecekleri güçlü bir altyapı bırakıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pendik-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nın açılışı nedeniyle Sabiha Gökçen İstasyonu’nda düzenlenen törene katılarak vatandaşlara hitap etti.
İstanbul’a kazandırdıkları yeni ulaşım projesi Pendik Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı Metro Hattı’nın hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzunluğu 7,4 kilometre olan dört istasyonlu metro hattının Sabiha Gökçen Havalimanı’nı Pendik’e, Anadolu Adliyesi’ne ve Kadıköy’e bağladığını belirtti.
“VATANDAŞLARIMIZI EN HIZLI, EN GÜVENLİ ULAŞIM AĞI OLAN RAYLI SİSTEMLERE KAVUŞTURMAYA DEVAM EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı’na Pendik’ten 10 dakikada, Kartal’dan 12 dakikada, Kadıköy’den 50 dakikada ulaşmanın mümkün hâle geldiğini söyleyerek gelecek birkaç ay içinde şu an devam eden yatırımlar da tamamlandığında bu hattı İstanbul Havalimanı’na kadar ulaştıracaklarını dile getirdi.
Bugünkü açılışla İstanbul’daki raylı sistem ağı uzunluğunu 270 kilometrenin üzerine çıkardıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlen inşası süren projelerle bu rakamın 366 kilometreyi geçeceğini ifade etti.
İstanbul’daki raylı sistem ağının yarısının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından kente kazandırıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri bizim yaptığımız bu raylı sistemleri ne yapmak istiyor, sahiplenmek istiyor. Bunların kimler olduğunu anlıyorsunuz değil mi? Ama bunlara en güzel dersi inşallah haziranda vermeye var mıyız? Öyleyse gece gündüz çalışmaya var mıyız? Karşımdaki bu muhteşem katılım zaten bunu ispat ediyor” diye konuştu.
Türkiye genelindeki 811 kilometrelik şehir içi raylı sistemin 312 kilometresinin yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce buraya geldik, yerin altında 32 metre ve raylı sistemle geldik ama hiç gürültü, şu, bu yok. Altı dakikada bindiğimiz yerden buradayız. İşte bunun adı yol medeniyettir. Raylı sistem medeniyettir. Bu medeniyete, bu moderniteye benim vatandaşlarım layıktır. Benim hanım kardeşlerim layıktır, benim beyefendi kardeşlerim layıktır. Benim gençlerim layıktır. İşte şu anda da inşası süren 185 kilometrelik raylı sistemle bu rakam daha da artacak. Görüldüğü gibi, muhalefet inşaatı başlamış metro hatlarına hafriyat dökerken biz bakanlığımız ve belediyelerimiz vasıtasıyla vatandaşlarımızı en hızlı, en güvenli, ekonomik ulaşım ağı olan raylı sistemlere kavuşturmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Belediye başkanlığı döneminden bugüne, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla millete eser ve hizmet üretmenin gayreti içinde olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek kendi belediye başkanlığı döneminde gerek Kadir Topbaş’ın belediye başkanlığı döneminde gerekse de Mevlüt Uysal döneminde hep aynı kararlılıkla yola devam ettiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda ülkeye ve şehirlere kazandırılan asırlık eserler sayesinde milletin hayat kalitesini yükselttiklerini, böylece yeni nesillere üzerinde Türkiye 100 yılını inşa edebilecekleri güçlü bir altyapı bıraktıklarını belirtti.
Artık “Türkiye yüzyılı” manifestosu doğrultusunda çalışacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye yüzyılının inşasını hep birlikte gerçekleştireceklerini vurguladı.
“BİZ SEVGİMİZİ BU ŞEHRE YAPTIĞIMIZ HİZMETLERLE GÖSTERİYORUZ”
İstanbul sevdasını tarif etmeye kelimelerin kâfi gelmeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz sevgimizi bu şehre ve insanlara yaptığımız hizmetlerle gösteriyoruz, lafla değil. Milletimizin teveccühüyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini üstlendiğimiz 1994 yılında teslim aldığımız İstanbul’u hatırlayın. Şehrin incisi Haliç’i kokan, caddeleri ve sokakları çukurdan geçilmeyen, suları akmayan, pislikten yüzüne bakılmayan, insanları patlayan çöp dağlarının altında ölen, nerede Ümraniye’de, 39 kardeşimiz o çöp dağlarının altında ne yazık ki öldü. Kim vardı İstanbul Belediyesinin başında, CHP vardı. CHP demek çöp demektir, CHP demek çukur demektir, CHP demek çamur demektir. Ve biz dert yükü, mutsuz bir İstanbul devraldık. Fatih’in emanetine asla yakışmayan bu kötü tablo karşısında ‘Bismillah’ deyip hemen hareket geçtik. Önümüze çıkarılan sayısız engele rağmen bu aziz şehir için çalıştık, koşturduk, ter döktük. Şartlar ne olursa olsun hiçbir zaman bahane arama, bahanelere sarılma kolaycılığına tevessül etmedik. Hatırlayın, Haliç’i temizledik değil mi? Fakat biz Haliç’i temizlediğimiz zaman Haliç’ten 9,5 kilometre mesafede Alibeyköy’ün arkalarındaki bir taş ocağını adeta o çamur için depo yaptık. Bütün o çamuru oraya yığdık ve orayı da daha sonra âdeta millet bahçesine çevirdik. Ne kadar? 600 dönümlük orayı millet bahçesi yaptık.”
Meselenin imkân değil, inanç, gayret ve beceri meselesi olduğunu millete gösterdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, altyapıdan üstyapıya İstanbul’un tüm sorunlarını birer birer masaya yatırıp çözüm yollarını tespit ettiklerini, kaynağını bulup temellerini atarak sorunun çözümü için işe başladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul halkından aldıkları destekle şehrin sadece görüntüsünü değiştirmekle kalmadıklarını, ruhunu da canlandırdıklarını sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yahya Kemal Beyatlı’nın “Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul” şiirini okudu.
“TEK GAYEMİZ ÜLKEYE HİZMET ETMEKTİR”
İstanbul’a sadece yaşarken değil, öldükten sonra da sevecek bir aşkla bağlı olduklarını, bunun için İstanbul’un her meselesiyle, bu işin sorumlularından bile daha çok ilgilendiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşımından, sağlık tesislerine, denizinin ve havasının temizliğinden güvenliğine, turizminden ticaretine kadar bu şehrin her gündeminin kendi gündemlerinde olduğunu söyledi.
İstanbul’da yaşayan her vatandaşın meselesinin kendi meseleleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeri geldiğinde eli İstanbul’da, gözü başka yerlerde olanların eksiğini de yine biz tamamlıyoruz. Sel oluyor, kar yağıyor, yangın çıkıyor veya başka bir kriz yaşanıyor bakanlarımızla, kurumlarımızla, anında olaya bizzat yerinde vaziyet ediyoruz. İstanbul’un belediye başkanı nerede? Bodrum’da. Ama Erdoğan’ın bakanları nerede? Vakaların olduğu yerde. Yeri geliyor Elazığ’da, yeri geliyor bakıyorsunuz Kastamonu’da, yeri geliyor bakıyorsunuz aynı şekilde Bartın’da. Niye? Bir yerde olay mı var, sel mi var, afet mi var? Tabii ki Erdoğan bütün arkadaşlarıyla buna ne yapacak, müdahale edecek” diye konuştu.
Devlet yönetmenin, bakkal dükkânı yönetmeye benzemediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hastane yapıyoruz, yolu eksik kalıyor. Ama benim önceki belediye başkanlarım, bir hastane yaptığım zaman gerek rahmetli Topbaş gerek Mevlüt Uysal hemen bizimle beraber yol yapımına girerlerdi. Şimdi mevcut belediye başkanı ‘Ben de bir köşesinden tutayım’, yok böyle bir derdi. Şu anda göreve geldiğinden beri her taraf çukur. Bir asfalt dök, şu yolları düzenli görelim. Yok. Arkadaş ben İstanbulluyum, burada doğdum, burada büyüdüm ve 4,5 sene de belediye başkanlığı yaptım. Nerede, neyin, nasıl olduğunu gayet iyi bilirim. Onun için de bana İstanbullu vatandaşım soruyor ‘Bu belediye başkanı ne iş yapar?’”
“Haziran geliyor. Haziranda bunların topuna gereken dersi, benim İstanbullum verecektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat görevi olmadığı hâlde ilgili bakanlığımız hemen bu sorunları çözüyor, milletimizi mağdur etmiyor. Her alanda İstanbul’u ve İstanbul halkını kolluyor, kendi hâline terk etmiyor. Çaresiz, sahipsiz bırakmıyor. Çünkü bizim derdimiz siyaset, bizim derdimiz makam, mevki değildir. Bizim tek gayemiz bu ülkeye, bu şehre hizmet etmektir. Bugün açılışını yaptığımız metro hattını da bu anlayışın yeni bir tezahürü, yeni bir ürünü olarak görüyorum. Bay Kemal, herhalde burayı da sahiplenmezsin” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un sadece Türkiye’nin en büyük ve en güzel şehri, en büyük kültür ve sanat, ticaret merkezi değil, bu şehrin aynı zamanda bölgesinin lokomotifi, dünyanın en gözde merkezlerinden biri olduğunu, siyasetçisiyle, iş insanıyla, sanatçısıyla, sporcusuyla, turistiyle, dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanın gelip geçtiği, bir müddet yaşadığı, hatta yerleşip kaldığı bir şehirden bahsettiğini söyledi.
“BU ŞEHİRDE YAŞAYAN HER BİR İNSANI KUCAKLAYACAĞIZ”
Böylesine yoğun insan trafiğinin yaşandığı bir yerde kimi küçük sıkıntıların ortaya çıkabildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen İstanbul’un merkezi konumunun bu şehre ve insanlarına sağladığı avantajlar, kazançlar, getiriler, yol açtığı yükün katbekat üzerindedir. Ne diyor o güzel kelamıkibarda ‘Cihan-ara cihan içindedir arayı bilmezler / O mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler’ Gerçekten de İstanbul’da yaşayıp, İstanbul’un sadece değerlerini değil, bölgesinde ve dünyada taşıdığı anlamı da bilmeyen çok kimse var” dedi.
Yaşanan her küresel krizin Türkiye’nin ve onun vitrini olan İstanbul’un önemini bir kez daha artırdığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Salgın krizi yaşanıyor, dünya gözünü ve kalbini bu coğrafyaya çeviriyor. Ne diyor ‘Türkiye neredeyse, biz oradayız’ diyor. Savaş başlıyor, dünyanın istikameti yine buraya dönüyor. Küresel emtia ve özellikle de gıda krizi tehdidi baş gösteriyor yine çare burada aranıyor. Çünkü Türkiye ve İstanbul sadece kıtaları birleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda düğümleri çözüyor, atılacak adımları kolaylaştırıyor, ruhları yumuşatıyor, etrafına barış ve sevgi iklimi yayıyor. Dünyanın neresine gidersek gidelim, yolu bu şehre düşmüş olup da hâlâ özlemini çekmeyen, tekrar kavuşmanın hayalini kurmayan kimseyi görmedim. Seviyorlar Türkiye’yi, seviyorlar İstanbul’u. Bunun için İstanbul’a sahip olduğu tüm renkleri, güzellikleri, değerleriyle hep beraber sahip çıkmaya var mıyız? Kimseyi herhangi bir sebeple ötekileştirmeden, horlamadan, dışlamadan bu şehirde yaşayan her bir insanı kucaklayacağız.”
“GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapı kapı dolaşırken istikbali ve istiklali korumaya öncelik vereceklerini, inancımıza, kültürümüze, aile kurumuna yönelik saldırılara kesinlikle göz yummayacaklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, milleti millet yapan şeyin aile olduğunu söyledi.
Bu aileye kendilerinden daha iyi sahip çıkacak bir partinin olamayacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için de ailelerimize sahip çıkacağız. Ailelerimize laf söyletmeyeceğiz. Gençlerimize sahip çıkacağız, gençlerimizi mankurtların eline düşürmeyeceğiz. Güya özgürlüklerin beşiği Batı’da asla teşebbüs edemeyecekleri rezillikleri burada sergilemek isteyenlerin derdi hürriyet değil, sosyal yapımızı tahrip ederek geleceğimize darbe vurmaktır” diye konuştu.
“Her kesimin temel hak ve özgürlüklerini kullanabilmeleri hususunda ne kadar hassasiyet gösteriyorsak millî ve manevi değerlerimizin korunması konusunda da aynı derecede dikkatli davranacağız” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu iki yaklaşımın birbirinin zıttı değil, tamamlayıcısı olduğuna inandıklarını söyledi.
“TÜRKİYE’NİN SON 20 YILINDA ÜLKEMİZE PEK ÇOK ESER VE HİZMET KAZANDIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul halkı ile birlikte şehri sadece güvenli, huzurlu, müreffeh değil aynı zamanda evlatlarımızın geleceğinin de teminatı olan bir yer hâline getirmekte kararlı olduklarını anlatarak şunları kaydetti: “Türkiye’nin son 20 yılında ülkemize pek çok eser ve hizmet kazandırdık. Ülkemizin her köşesiyle birlikte İstanbul’da da her bir vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlamış olmak, bu hizmetlerin başında geliyor. Bunu da terör örgütlerinin başını ezerek ve suç örgütlerini darmadağın ederek başardık. Hatırlayın 20 yıl önce ne diyorlardı; ‘Bir numaralı sorun terör.’ Öyle mi? Nerede terör, kaldı mı? Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, bütün buralarda terörü yerle yeksan ettik. Ama PKK’nın parlamentodaki temsilcileri hâlâ bunu savunmanın gayreti içindeler. Son dönemde terör örgütlerinin bu huzur ve güven iklimini bozmak için yeniden harekete geçirildiklerini görüyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’deki son saldırının bu sinsi senaryonun en alçak örneklerinden biri olduğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Kardeşlerim, işte bakın malum parti, PKK’nın uzantısı terörde kimleri kullanıyor? Kadınları kullanıyor. Düşünün Mersin’de, bu iki kadın kendilerine bomba bağlıyor ve bu şekilde polis evine saldırıyor. Doğrusu acımaktan başka elimizden ne gelir. Ben bu iki tane kadın teröriste bir yerde acıyorum. Neden? İşte diyorum ki; bu partinin kadın mensupları hadi bakalım, konuşun. Kandil’de bu kadınları yetiştirenler, terörist olarak yetiştirenler, benim ülkemin kadınlarına bunun hesabını verebilirler mi? Diyarbakır’daki malum partinin önünde aylardır, yıllardır duran Diyarbakır annelerine bunun hesabını verebilirler mi? İşte kardeşlerim onun için çok çalışacağız ama ben burada annelere, hanım kardeşlerime çok güveniyorum ve ben hanım kardeşlerime şunu söylüyorum, unutmayın kale içeriden fethedilir. Ne demek bu, yani kalenin içinde kimler var, anneler var ve bu işin faturasını anneler siz kesecekseniz. “
“GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE BU SİNSİ PLANI BOZACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anneler, babalar, gençlerimize sahip çıkacağız ve gençlerimizle birlikte bu sinsi planı bozacağız” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “PKK’nın Suriye’de Amerika’nın desteğiyle kontrol ettiği bir yerden bu eğitim yapıldı. Saldırganları terör örgütüne katılım konusunda himaye ve teşvik eden HDP’dir. Bu teröristleri kamuoyu önünde savunma, teröristleri aklama görevini de CHP üstlenmiştir. Bu oyunu görüyorsunuz değil mi? Kimlere bu alçak oyunda hangi rolün verildiğini görüyorsunuz değil mi? Terör örgütünün bu eyleminin tek bir amacı vardır; O da Türkiye’nin huzurunu, istikrarını, güvenliğini bozmaktır. Böylece milletimize yeniden o eski Türkiye’nin kanlı ve karanlık günlerini hatırlatmanın peşindeler. Şimdi bir soru sormak istiyorum; peki böyle bir durumdan kim kazançlı çıkacak? Bu oyunun 81 vilayetiyle Türkiye’ye kazandıracağı bir şey var mı? Bu oyunun 85 milyon vatandaşıyla milletimize kazandırmayacağı da açık. Bu oyunun bölgemizde zaten diken üstünde duran milyonlarca mazluma kazandırmayacağı da belli. Öyleyse bu oyunun tek bir kazananı olacaktır o da; Türkiye düşmanlarıdır, Türk milletinin düşmanlıdır. Dolayısıyla terör örgütleri üzerinden tezgâhlanan, bu oyuna destek veren herkes safını Türkiye düşmanlarından yana belirlemiş demektir.”
Aklı başında hiçbir siyasetçinin, hiçbir gazetecinin, hiçbir sivil toplum temsilcisinin, hiçbir vatandaşımızın kendini böyle bir duruma düşürmeyeceğine inandığını dile getiren Cumurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef bir türlü terör örgütünün güdümünden kurtulup sivil ve meşru siyaset yapmayı beceremeyen HDP, bu ihanette yine başrolü oynamaya taliptir. Bizim asıl üzüldüğümüz ise lafa geldiğinde Cumhuriyet ile yaşıt olduğunu, Atatürk’ün partisi olduğunu söyleyen CHP’nin, bölücü terör örgütünün kuklası ve oyuncağı durumuna düşürülmesidir. Buradan bir şey söylüyorum; benim için Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla 85 milyon biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü anlayışıyla bu yolda yürüyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” dedi.
Karşısındaki topluluğun coşkusundan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerle iftihar ediyorum. Durmayacağız. Sekiz ayımız var. Cumartesi günü bu kardeşinizi Meclis konuşmasında dinlediniz mi? Nasıl buldunuz? Öyleyse durmuyoruz, yola devam ediyoruz. Sekiz ay sonra da sandıkları Allah’ın izniyle patlatıyoruz” şeklinde konuştu.
Kurdele kesim törenini izlemeye gelen vatandaşların coşkusuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maşallah, muhteşem bir katılım var. Elinize, ayağınıza, dilinize sağlık. Ne diyor şair; ‘Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan. Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan. Elde sensin, dilde sen, gönüldesin, baştasın. Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.’ Maşallah” ifadelerini kullandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.