Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hâlen yürüttüğümüz ve neticelenecek projeler devreye girdiğinde, Türkiye savunma sanayi alanında dünyanın en üst ligine çıkmış olacaktır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan MİLGEM Korvet Projesi’nin birinci gemisinin denize indirilmesi töreninde yaptığı konuşmada, “Hâlen yürütmekte olduğumuz ve önümüzdeki 4-5 yıl içinde hepsi de neticelenecek projeler devreye girdiğinde, Türkiye savunma sanayi alanında dünyanın en üst ligine çıkmış olacaktır. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olan 2023’te milletimize vereceğimiz en büyük armağanın işte bu olduğuna inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi ile birlikte, Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 1. Gemi Denize İniş ve Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi 1. Gemi Sac Kesim Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Tersane Komutanlığı’nda düzenlenen törende yaptığı konuşmasına, dün 74. yıl dönümü olan Pakistan’ın bağımsızlık gününü tebrik ederek başladı.
“TÜRK İNSANININ KALBİNDE PAKİSTAN HER ZAMAN MÜSTESNA BİR YERE SAHİP OLMUŞTUR”
Pakistan’ın 14 Ağustos 1947’den beri merhum Muhammed Ali Cinnah’ın işaret ettiği şekilde birlik, inanç, disiplinle yoluna devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve Pakistan arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının kökleri, tarihin derinliklerine kadar uzanıyor. Türk insanının kalbinde Pakistan her zaman müstesna bir yere sahip olmuştur. Bizler de aramızdaki kardeşlik bağından aldığımız güç ile ilişkilerimizi her alanda ileriye götürmek için çalışmalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz. Ülkelerimiz salgın döneminde sergiledikleri samimi iş birliğiyle dost ve kardeş ülke olmanın ne demek olduğunu da bir kez daha göstermiştir” dedi.
İki ülke arasında oluşturulan yüksek düzeyli stratejik işbirliği mekanizması sayesinde bakanlıkların ve kurumların verimli iş birliklerinin tesisine imkân sağladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şubat 2020’de gerçekleştirilen 6. Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı’nda ilişkilerin tüm yönleriyle tekrar ele alındığını söyledi.
Salgının yol açtığı sınırlamalara rağmen Türkiye’de düzenlenecek bir sonraki toplantı için detaylı bir hazırlık yürüttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihini yakında belirleyecekleri 7. konsey toplantısı vesilesiyle Pakistan ile ortak gündemi geliştirmenin çabası içinde olduklarını belirtti.
“SAVUNMA SANAYİ ALANINDAKİ ORTAKLIĞIMIZI DAHA DA İLERLETMEK KONUSUNDA MUTABIKIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi alanında son dönemde gerçekleştirilen somut iş birliği projelerinden de ayrıca bahtiyarlık duyduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Savunma sanayi alanında bugün ilk gemisinin açılışını yapmakta olduğumuz MİLGEM korvetleri yanında ATAK helikopterleri ve eğitim uçakları gibi çok başarılı ortak işbirliği projeleri bulunuyor. Savunma sanayi alanındaki ortaklığımızı daha da ilerletmek konusunda mutabıkız. Pakistan ile aramızdaki güçlü siyasi ilişkilerimizin ve savunma sanayimizdeki işbirliğimizin ticari ilişkilerimize yansımasını istiyoruz. Bu konuda hepimize yardımcı olacak bir yol haritasını Pakistan ile Şubat 2020’de İslamabad’da imzaladık. Kurumlarımız, bu eylem planının hayata geçirilmesi için çalışmalarına devam ediyor. Salgına rağmen geçtiğimiz yıl ikili ticaret hacmimizde düşüş yaşamamış olmamız da bir kazanımdır. İnşallah bu yıldan itibaren bu rakamı sürekli yükselteceğiz. Pakistan 2 milyarı aşkın nüfusuyla önemli bir bölge olan Güney Asya’da barışın tesisi ve refahın arttırılması çabalarında kritik bir rol üstlenmektedir. Bölgenin yüzleştiği sorunlara bulunacak çözümler ancak Pakistan’ın desteği ile hayata geçirilebilir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde çatışmaların yoğunlaştığı Afganistan’a barış ve istikrarın gelmesi konusunda Pakistan’a da hayati görevler düştüğünü söyledi.
“AFGANİSTAN’IN BİR AN ÖNCE İSTİKRARA KAVUŞTURULMASI İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI GÖSTERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Giderek artan istikrarsızlığın, Afganistan’da yeni bir göç dalgasını tetiklemesi yönündeki endişelerin, ancak bu şekilde ortadan kaldırılabileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, İran üzerinden gerçekleşen bir Afgan göçmen dalgasıyla karşı karşıyayız. Bölgenin ve en başta da Afganistan’ın bir an önce istikrara kavuşturulması için her türlü çabayı göstermeye devam edeceğiz. Bunun için de Pakistan ile iş birliğimizi artarak sürdürmemiz gerekiyor. Elimizdeki tüm imkânları bu doğrultuda seferber etmekte kararlıyız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİLGEM Projesi kapsamında Pakistan donaması için MİLGEM sınıfı 4 korvet gemi inşa edileceğini hatırlatarak, şöyle konuştu: “Bunların 2’si ülkemizde, 2’si ise Pakistan’da üretilecek. Korvetlerde kullanılacak ilave teknoloji ve teçhizatlar da yine ülkemiz savunma sanayi ürünleri arasından seçilecek. Sac kesme törenini 2019 yılında yaptığımız ilk geminin bugün suya indirme merasimini gerçekleştiriyoruz. İkinci gemiyi kızağa koyma töreni de nisan ayında yapıldı. Pakistan’da üretilecek olan 3. geminin omurgasının kızağa indirilmesi töreni geçtiğimiz yılın ekim ayında, 4. geminin sac kesme töreni de bu yılın haziran ayında icra edilmişti. Sözleşmesi yaklaşık 3 yıl önce imzalanan bu projeye göre, 2025 yılına kadar korvetlerin teslimatı tamamlanacak. Görüldüğü gibi, tüm gemilerin üretim süreçleri planlandığı şekilde yürüyor. Pakistan’ın her kazanımını kendi kazanımımız olarak görüyoruz. Milli Savunma Bakanlığımızın savunma sanayi alanında iş birliği yaptığı 80’e yakın ülke arasında, Pakistan’ın ayrı bir yeri vardır. Diğer alanlardaki ilişkilerimizi de arzu ettiğimiz seviyeye çıkararak bölgemizde ve dünyada örnek bir dayanışma ortaya koymayı sürdüreceğiz. Bugün ayrıca Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı için üretilmesi planlanan 10 adet açık deniz hareket ve karakol gemisinden ilkinin ilk sac kesimini de yapıyoruz. Üzerinde bir helikopter ve görünmez insansız hava aracı da yer alacak bu karakol gemilerimiz, 21 gün boyunca denizde kesintisiz görev yapabilecek. Karakol gemilerimizin ilkini 2023 Mayıs ayında Deniz Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Böylece, Türkiye kara ve hava unsurlarının yanı sıra denizde de hem üretim hem operasyon gücünü sürekli artırmaktadır. Elbette bu noktaya kolay gelmedik. İstiklal Harbimizin ardından 1974’e kadar olan bu dönemi bir kenara bırakıyorum. Son 47 yılda yaşadığımız hadiselerin her biri bizi böyle güçlü bir yapıya sahip olmaya mecbur bırakmıştır. Ülkenin yönetimini üstlendiğimiz 19 yıl boyunca, savunma sanayimizin her projesiyle her yatırımıyla her sıkıntısının çözümüyle bizzat ilgilendik. Terör ile mücadeleden sınır ötesi harekâtlarımıza kadar, attığımız her adımda, maruz kaldığımız açık ve gizli ambargoları biz biliyoruz. Ama bunların hiçbiri bizi yıldıramadı. Hedeflerimizden uzaklaştıramadı. Sonuçta, savunma sanayimizdeki dışa bağımlılığımızı yüzde 80’lerden yüzde 20’lerin altına çektiğimiz bir yere geldik. Son 6 yılda Suriye, Libya ve Karabağ’da ortaya koyduğumuz güçlü duruşun ve elde ettiğimiz başarıların gerisinde işte böyle büyük bir emek, işte böyle büyük bir mücadele, işte böyle büyük bir azim vardır.”
“BATILILAR BİZE VERMEDİKLERİ HER SAVUNMA SANAYİ ÜRÜNÜYLE KENDİ TASARIM VE ÜRETİM SÜRECİMİZİ BAŞLATMAMIZA YOL AÇMIŞLARDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kötü komşu, insanı hacet sahibi eder” sözünü anımsatarak, şöyle devam etti: “Batılılar bize vermedikleri her savunma sanayi ürünüyle kendi tasarım ve üretim sürecimizi başlatmamıza yol açmışlardır, sağ olsunlar. Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak, çaresiz bırakmak ve dayattıkları istikamete yönlendirmek için uyguladıkları sinsi politikaların bugün bizi getirdiği yer sebebiyle aslında kendilerine şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Halen yürütmekte olduğumuz ve önümüzdeki 4-5 yıl içinde hepsi de neticelenecek projeler devreye girdiğinde Türkiye, savunma sanayi alanında dünyanın en üst ligine çıkmış olacaktır. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olan 2023’te milletimize vereceğimiz en büyük armağanın işte bu olduğuna inanıyoruz. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe elde edeceği imkânların her birini dostlarıyla kardeşleriyle bölüşmekten memnuniyet duyan bir ülkedir. Tıpkı bugün burada denize indirme törenini yaptığımız MİLGEM Korvet’i gibi önümüzdeki dönemde elde edeceğimiz her bir imkân ve kabiliyet hiç şüpheniz bulunmasın Pakistanlı dostlarımızın da emrinde olacaktır.”
Dün Kahramanmaraş’ta yangın söndürme çalışmaları esnasında kaza kırıma uğrayan uçakta hayatını kaybeden Rus ve Türk mürettebat için taziyelerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu, Bartın ve Sinop’taki sel felaketlerinde vefat edenlere Allah’tan rahmet niyaz ederek, “Milletimizin ve yangında mücadelemize destek veren Rus dostlarımızın başı sağ olsun. Rabb’im ülkemizi daha büyük felaketlerden ve acılardan korusun” dedi.
Denize indirdikleri korvetin, Pakistanlılara hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin hayata geçmesinde emeği olanları tebrik etti.
PAKİSTAN CUMHURBAŞKANI ALVİ: “PAKİSTAN, TÜRK SAVUNMA ÜRÜNLERİ İÇİN EN GENİŞ PAZARLARDAN BİRİ VE ORTAK İŞ BİRLİĞİ İÇİN FIRSATLAR BÜYÜK”
MİLGEM savaş gemisinin denize indirilmesinin ve açık deniz karakol gemisi projesinin yürütülmesinin Pakistan ve Türkiye arasındaki savunma alanında güçlü iş birliğinin kanıtı olduğunu söyleyen Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi, “iki ülkenin benzer sınamalar ve tehditlerle karşı karşıya olduğunu, başta savunma ve güvenlik olmak üzere çeşitli alanlarda ortaklığını derinleştirdiğini” vurguladı.
Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi, “Pakistan, Türk savunma ürünleri için en geniş pazarlardan biri ve ortak iş birliği için fırsatlar büyük” dedi. Türkiye ve Pakistan arasında savaş gemilerinin inşası alanındaki iş birliğinin sadece Pakistan donanmasının kabiliyetlerinin artması değil iki ülke arasındaki dostluğun da güçlenmesine katkı sağladığını belirten Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi, şunları kaydetti: “Nesillerimize bu eski dostluk hatırlatılmalı. Pakistan şekillenmeden önce de insani anlamda iletişim kurduk. Biz, Pakistan ile dayanışma sergileyen halklarla; Türkiye’deki kardeşlerimizle iletişim kurduk. Tüm mutluluklarımızda ve badirelerde birbirimize yardım etmek için iş birliği yaptık.”
Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi, “Pakistan, Kuzey Kıbrıs’taki Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin yanındadır. Size çok eşsiz bir ifadeyi hatırlatayım: İki farklı kültüre ve dile sahip olabiliriz ama biz, tek halkız. Kalplerimizde Türk halkıyla beraberiz” diye konuştu.
Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi, Pakistanlılar olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin, önüne çıkan sınamalara karşı durarak Türkiye ve diğer ülkelerin kaderini değiştirdiğine inandıklarını ifade etti.
Dezenformasyon ve yanlış söylemlerin bir devlet aygıtı olarak kullanıldığını ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı İmran Han’ın bu tür kampanyalara karşı “kararlı biçimde” çaba gösterdiğini belirten Alvi, Türkiye ve Pakistan’ın yabancı düşmanlığı ve İslamofobiye karşı seslerini birlikte yükselttiğine işaret etti.
Türkiye ve Pakistan’ın barışı ve bulundukları bölgelerin kalkınmasını teşvik ettiklerine dikkati çeken Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi, iki ülkenin milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yaptığını da hatırlattı.
Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi ayrıca ülkesinin Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası barış ve istikrardaki “paha biçilmez” rolünü takdir ettiğini dile getirdi.
Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi’nin yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi’nin eşi Samina Alvi, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Muhammad Amjad Khan Niazi ve davetliler katıldı.
İki ülke milli marşlarının ardından gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi’ye tören anı objeleri takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi, Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi 1. Gemi sac kesimini gerçekleştirirken, Babur (F-280) Samina Alvi tarafından denize indirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi.
Görüşme öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile Pakistan Cumhurbaşkanı Alvi ve eşi Samina Alvi hatıra fotoğrafı çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.