Rize’de sel felaketinden etkilenen bölgelerdeki incelemelerinin ardından Güneysu’da halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selden zarar gören Güneysu başta olmak üzere tüm ilçe ve köylerimizi eskisinden daha güzel, güvenli ve konforlu bir şekilde imar edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de sel felaketinden etkilenen bölgelerde yaptığı incelemelerinin ardından, Güneysu’da halka hitap etti.
Alanda toplanan vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Rize hem Artvin’deki sel ve afetler sebebiyle buruk bir bayram geçirdiklerini, dün Artvin’in Arhavi ilçesinde yaşanan dere taşkını nedeniyle hasar oluştuğunu söyledi.
Geçen hafta meydana gelen sel felaketinin Güneysu ve Çayeli başta olmak üzere Rize genelinde çok ciddi tahribata yol açtığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, metrekareye Güneysu’da 214 kilogram, Çayeli Madenli’de 188 kilogram yağış düştüğünü, bu afet ve su baskınlarının sel ve heyelana sebep olduğunu belirtti.
“AFET HABERİNİ ALDIĞIMIZ ANDAN İTİBAREN DEVLETİMİZİN TÜM İMKÂNLARINI SEFERBER ETTİK”
Sele kapılan sekiz vatandaşın kaybolduğunu, beş kişinin de yaralandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kaybolan kardeşlerimizden altısının cansız bedenlerine ulaşılırken, diğer iki kardeşimizin bulunması için tüm birimlerimiz yoğun gayret gösteriyor. Murgul’da kayıp bir vatandaşımızı arama çalışmalarımız sürüyor. Yaralılarımızın hepsinin tedavileri tamamlanarak taburcu edildi. Arhavi’deki afette herhangi bir can kaybının yaşanmaması en büyük tesellimiz olmuştur. Bugüne kadar sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Sizlere ve sizlerin şahsında tüm Rizeli hemşerilerime bir kez daha geçmiş olsun diyorum. Yine buradan Artvin ve Arhavi’deki kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Afet haberini aldığımız andan itibaren devletimizin tüm imkânlarını seferber ettik. Gerek bakanlarım, gerek milletvekili arkadaşlarım hepsi kurumlarla beraber arama kurtarma ve diğer çalışmaları yerinde koordine etmek üzere İçişleri, Çevre ve Şehircilik, Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarımız hemen bölgeye geldiler.”
Diğer tüm kurumların süratle bölgeye intikalini sağladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine bu süreçte mücavir illerden UMKE ve 112 acil yardım ekiplerine bağlı 127 personel ve 39 araçtan oluşan toplam sekiz ekibi de ilimize sevk ettik. Şu ana kadar ilimizde 328’i arama kurtarma personeli olmak üzere toplam 2860 personel ve 705 araç görev yapmıştır. Afetten dolayı kapanan 426 yolun hemen tamamı ulaşıma açılmıştır. Afet bölgesinin tamamına su verilmekte olup içme suyunda, enerjide, haberleşmede, iletişimde herhangi bir sıkıntı yoktur” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çayeli’nin Madenli ve Büyükköy beldeleri ile Muradiye ve Güneysu’da içme suyu hatları, depoları ve kanalizasyon altyapılarında herhangi bir sıkıntı bulunmadığı bilgisini verdi.
“SEL FELAKETİNDEN ETKİLENEN VE AFET RİSKİ ALTINDAKİ YAPILAR İÇİN TOPLAM 550 KONUT İNŞA EDECEĞİZ”
Kızılay’ın selden etkilenen vatandaşlara evlerinin bulunduğu bölgede ve mahallelerde sıcak çorba, kumanya ve içecek ikram ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerek AFAD, gerek Sosyal Yardımlaşma Vakfımız vasıtasıyla selden zarar gören kardeşlerimize, kira taşınma ve diğer ihtiyaçları ile ilgili gereken yardımlar yapılmaya başlanmıştır. Bu kapsamda acil ihtiyaçlar için ilimize tahsis edilen 18 milyon liralık kaynaktan toplam 3 milyon lirası vatandaşlarımıza ulaştırılmıştır. Rize merkez, Çayeli, Güneysu ile 119 köyde binaların hasar tespitleri, 50 ayrı ekiple 7/24 esasına göre çalışılarak iki gün içinde onlar da tamamlanmıştır. Dört bölgede toplam 1207 bina ile 3 bin 118 bağımsız bölümün hasar tespit çalışmaları yapıldı. Bu binalardan ağır hasarlı acil yıkılması gereken ve yıkılmış olan 47 bina ve 99 bağımsız bölüm vardır. Rize’de dere güzergâhlarında yapılan çalışmalarda taşkın riski altında olduğu tespit edilen 665 yapı tespit edildi. Bir taraftan bu riskli bölgelerin hızlıca boşaltılmasını sağlarken, diğer taraftan da yaraların süratle sarılması için projelerimizi devreye alıyoruz. TOKİ Başkanlığı ile selden en çok etkilenen 4 ilçede proje çalışmalarını başlattık. Köylerde altında ahırı, deposu üzerinde konutu bulunan yöresel köy evlerimizi, merkezde ise zemin artı 3-4 katı geçmeyecek konutlarımızı inşa edeceğiz. İlk etapta Rize genelinde 15 Temmuz’daki sel felaketinden etkilenen ve afet riski altındaki yapılar için toplam 550 konut inşa edeceğiz, yine köylerde altında ahır olan 50 köy evini yapağız.”
Vatandaşların ihtiyacı doğrultusunda beş çay evi yapma kararı aldıklarını da aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bir sene içinde konutlarımızı tamamlayarak vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturacağız. Evleri taşkın riski altında olan vatandaşlarımızı da inşa edeceğimiz konuklarımıza taşıyacağız” dedi.
“RİZE VE ARTVİN’DEKİ KARDEŞLERİMİZİN YARALARINI EN KISA SÜREDE SARACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakında bölgeyi tekrar ziyaret edeceğini ve o gelişinde Salarha Tüneli’nin de açılışını yapacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Vatandaşlarımız, Yağlıtaş ve Güneysu’da inşa ettiğimiz sosyal konutlardan da alabilecekler. Rize’mizde hayatı en kısa sürede normale döndürecek adımları atacağız. Selden etkilenen Rizeli ve Artvinli kardeşlerimiz müsterih olsun. Devletimiz tüm imkânlarıyla aracıyla, personeli ile kendilerinin yanındadır. Nasıl daha önce Trabzon Araklı’da, Giresun’da yaşanan sel felaketlerinin de yine Elazığ ve İzmir’de yaşadığımız depremlerde vatandaşlarımızı sahipsiz bırakmadıysak inşallah Rize ve Artvin’deki kardeşlerimizin de yaralarını en kısa sürede saracağız. Selden zarar gören Güneysu başta olmak üzere tüm ilçe ve köylerimizi eskisinden daha güzel, güvenli ve konforlu bir şekilde imar edeceğiz. Tıpkı Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin konutları nasıl bir güzellik arz ediyorsa diğerlerini de öyle yapacağız.”
Allah’ın dünyayı bir mizan, yani ölçü ve denge üzerine yarattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ilahi ölçü korunduğu müddetçe insanın huzur, emniyet ve esenlik bulacağını, bu dengenin kaybolması durumunda ise felaket, sıkıntı ve zorlukların kaçınılmaz olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, denge bozulunca rahmet olarak görülen yağmurun tabiat için adeta bir afete dönüştüğünü dile getirerek, “Son yıllarda artan küresel ısınmayla beraber dünyadaki bu ilahi dengenin bozulmaya başladığına şahit oluyoruz. Hava olaylarının daha sert yaşanmasından iklim değişikliklerine, kuraklıktan afetlere kadar pek çok alanda bu bozulmanın etkilerini biz de hissediyoruz. Sadece ülkemizde değil, dünyanın hemen her bölgesinde, Almanya’sında, Belçika’sında, Fransa’sında son zamanlarda neler olduğunu herhâlde televizyonlardan izliyorsunuz. 20-25 öncesinin mevsimleri ile günümüzdeki mevsimler arasında dağlar kadar fark var. Ne yazlar eski yaz ne kışlar eski kış ne de baharlar eski bahar” diye konuştu.
Yüzyıllar içinde yaşanabilecek değişimlerin, 10-15 yıl gibi kısa bir sürede şimdi tecrübe edildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna, insanın tamahkârlığının, hırsının, plan ve programsızlığının sonucu olan iş ve fiiller eklediğinde sorunun boyutunun daha da büyüdüğünü vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür durumlarda insanın bilerek ya da bilmeyerek çoğu zaman kendi felaketini bizzat kendi elleriyle hazırladığını, tabiatla uyum içinde bir hayat inşa etmek yerine ona tahakküm edilmeye çalışıldığında bunun bedelini insanın yanı sıra tüm canlıların ödediğini söyledi.
“İSTANBUL’DAN BUHARA’YA DÜNYANIN EN GÜZEL, TABİATLA EN UYUMLU ŞEHİRLERİNİ İNŞA ETMİŞ BİR MİLLETİZ”
Ne kadar gelişmiş olursa olsun hiçbir ülkenin kendini tabii afetlerden tam manasıyla koruyamadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Almanya’dan Belçika’ya kadar Avrupa’da yaşanan sel felaketlerinin ağır sonuçlarını siz de gördünüz. İnsan tedbirlerle beraber tahribatı da büyüttüğü için tabiat karşısında giderek daha da korunaksız hâle geliyor. Bu kısır döngüyü ancak tabiatla kurduğumuz ilişki ve bakış açımızı değiştirerek kırabiliriz. Öncelikle diğer varlıkların da bizim gibi dünyada hakkı olduğunu kabul etmeliyiz. Ayrıca yaşadığımız çevre ile münasebetimizi tahakküm yerine uyum üzerine inşa etmeliyiz. Allah’ın bize verdiği nimetlerden en güzel şekilde istifade etmeye çalışırken aynı zamanda ona zarar vermenin değil, vermemenin yollarını aramalıyız. Esasen bu konuda millet olarak son derece geniş bir birikime de sahibiz. Biz İstanbul’dan Buhara’ya dünyanın en güzel, tabiatla en uyumlu şehirlerini inşa etmiş bir milletiz. Biz aynı zamanda, özellikle bir dönem düzensiz şehirleşme nedeniyle çok acılar çekmiş, plansızlığın, programsızlığın, öngörüsüzlüğün faturasını da çok ağır ödemiş bir ülkeyiz. Geçmişteki iyi örneklerin rehberliğinde, acı tecrübelerden ders çıkartarak artık kendimize yeni bir yol çizmemiz gerektiğine inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla son 19 yılda maziden atiye köprü kuracak pek çok müspet adım attıklarına işaret ederek, özellikle TOKİ eliyle hayata geçirdikleri projelerle ülkenin çarpık yapılaşmadan kaynaklı kronik sorunlarını en aza indirmeye çalıştıklarını anlattı.
“ÜLKEMİZİN EROZYONLA VE ÇARPIK KENTLEŞME İLE MÜCADELESİ ÖRNEK GÖSTERİLİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dikey mimari yerine yatay mimariyi teşvik ederek, şehirlerimize nefes aldırdık. Ne olur, şurada, şu yamaçlarda beş kat, 10 kat binalar yapmayın. Görüyorsunuz bu çaylıklar azot gübresi ile beraber toprağı ne yapıyor, eritiyor, eritiyor ve o bir balçığa dönüşüyor, o balçığa dönüştükten sonra da o binalar her an kayma ile karşı karşıya kalıyor. Yaylalarımızın, dere yataklarımızın, sahillerimizin, dağlarımızın, nehirlerimizin çarpık yapılar ve zihniyet tarafından istila edilmesine göz yummadık. Millet bahçeleri gibi yenilikçi projelerimizle insanlarımıza şehir içinde adeta vahalar oluşturduk. Ağaçlandırma seferberliğinden sıfır atık projelerimize, her alanda ortaya koyduğumuz özgün çalışmalarla Rabbimizin bize emaneti olan tabiata sahip çıktık. Bu konuda hamdolsun çok ciddi mesafe de kaydettik. Bugün vicdan ve izan sahibi herkes Türkiye’nin şehirleşme ve altyapıda elde ettiği başarılarını takdir ediyor. Ülkemizin erozyonla ve çarpık kentleşme ile mücadelesi dünyanın birçok bölgesinde örnek gösteriliyor. Aynı şekilde afetlere hazırlık ve afet yönetimi hususunda da kurumlarımızın kapasitesini ve etkinliğini artırdık. Ülkemizin neresinde yaşanırsa yaşansın vatandaşımız artık devletini hemen yanında buluyor.”
Her işte olduğu gibi çevre ve şehircilikte de sadece devletin kararlı olması, kararlı davranmasının sorunların çözümü için kâfi gelmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin yürüttüğü çalışmaların hedefine ulaşabilmesi için belediyelerden sivil vatandaşa, 7’den 77’ye, milletin tamamının bu süreci sahiplenmesi gerektiğini bildirdi.
Vatandaşlardan, devletin burada yürüteceği çalışmalara destek vermelerini beklediğini ifade eden Erdoğan, vatandaşların bu projelere güçlü destek vermesi, sahip çıkması hâlinde bir daha benzer acılar yaşanması ihtimalinin azalacağını, aksi hâlde bugün çekilen sıkıntıların katbekat fazlasını, gelecek nesillerin çekebileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’nin ve Güneysu’nun her konuda olduğu gibi bu meselede de örnek bir tavır sergileyeceğine inandığını belirterek, “Gerek Rize’de gerek Artvin’de gerekse Fındıklı ilçemizde yürütülen, Fındıklı’nın merkez mahalle, Arılı Vadisi ve köylerde, Ardeşen Tunca beldesi, dört mahalle ve köylerdeki yağış sonucu meydana gelen hasarlar tespit edildi ve köyler açıldı” diye konuştu.
Bütün çalışmaların yakından takip edildiğini, kısa sürede sonuçlandırılması için her türlü gayreti göstereceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim Rize’mizi, Artvin’imizi, ülkemizin her köşesini bu tür felaketlerden muhafaza buyursun diyorum” ifadelerini kullandı.
Hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketinden etkilenen Rize’deki incelemelerinin ardından AFAD merkezinde brifing aldı ve yakınlarını kaybeden ailelerle bir araya da geldi.
ARTVİN’İN ARHAVİ İLÇESİNDE İNCELEME
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Artvin’in Arhavi ilçesinde sel felaketine ilişkin yürütülen çalışmaları helikopterle havadan inceledi ve Arhavi 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nu ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiddetli yağış nedeniyle sel meydana gelen Arhavi’de, Yeni Cami’den vatandaşlara da hitap etti.
Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) seyahatinde, Arhavi’de meydana gelen sel felaketini oradan takip ettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçenin felaket karşısında çok anlamlı bir feraset, anlamlı bir sabır gösterdiğini ve felaketin boyutunun çok ileri derecede olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zarar tespit çalışmasının devam ettiğini belirterek, “Bu zarar tespitleriyle beraber, en kısa zamanda sizlere gerekli olan ödemeleri yapmak suretiyle inşallah bu zarar tespitinden sizleri kurtarmanın gayreti içerisinde olacağız” diye konuştu.
Hükûmetin bu tür olaylar karşısında herhangi bir sıkıntısının olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz çok daha büyük felaketlerin altından kalktık. Çok daha büyük felaketleri biliyorsunuz, Elazığ’da ve Van’da buralarla mukayese edilemez. Bu tür felaketleri orada telafi ettik, çözdük, hallettik ve burayı haydi haydi hallederiz. Yeter ki cana gelmesin. Tabii 6 kardeşimiz rahmetli oldu, 2 tane şu anda aranmakta olan kardeşlerimiz var bunları da arama çalışmalarımız devam ediyor. Dua edin, dua edelim inşallah onları da bir an önce bulalım” ifadesini kullandı.
“ÖDEMELERİ EN KISA ZAMANDA SİZLERE ULAŞTIRACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arhavi’nin duruşunu canı gönülden alkışladığını belirterek, “Az önce İçişleri Bakanım da onu söyledi ‘İlk andan itibaren.’ dedi ‘Arhavi hep böyle dimdik durdu, en ufak bir burada çılgınlık göstermediler.’ dediler ki ‘sabır’ ve siz sabrettiniz. Sizin sabrettiğiniz bu yerde idarecileriniz olarak bize düşen nedir, biz de bu sabreden vatandaşlarımıza karşı ne gerekiyorsa elimizden geleni yapacağız. Konut noktasında sıkıntı varsa ki burada ona benzer önümüze pek ciddi bir fatura çıkmadı. Daha çok nakdi, o da esnaflarımızın sıkıntısı var, esnaflarımızın bu sıkıntılarını inşallah bir an önce gidererek esnaflarımızın tabii ekmek kapısı ve ekmek teknesi. İnşallah onları da bir an önce gidereceğiz. İçişleri Bakanım, AFAD hep birlikte bunu takip ederek ödemeleri en kısa zamanda inşallah yaparak sizlere ulaştıracağız” şeklinde konuştu.
Felaketin bir imtihan olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Sabretmek o da ayrı bir imtihandır, Arhavi bunu gösterdi. Şunu bilesiniz ki bu kardeşleriniz de bu tür felaketler karşısında biz pes etmeyiz. İmkânımız var, gücümüz var yani Türkiye eski Türkiye değil. Şu anda güçlü bir Türkiye var ve bu güçlü Türkiye inşallah esnafını darda ve yolda bırakmaz bunu böyle biliniz. Şu anda bakan arkadaşlarım yanımda, milletvekili arkadaşlarım yanımda, Valimiz ve Kaymakamımız, hepsi yanımda. Belediye başkanı hakeza hepsi yanımızda ve hep birlikte inşallah şöyle düze çıkana kadar bu işi halledeceğiz, bu işi bitireceğiz ve böylece de inşallah benim Arhavili kardeşlerim ‘Allah devletimizden razı olsun.’ diyene kadar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara teşekkür ettikten sonra hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, “Şu anda aranmakta olan kardeşlerimize de Allah’tan niyazımız odur ki bu iki kardeşimizi de bir an önce bulmak suretiyle en azından ailelerine onlarında huzura kavuştuklarını hep beraber görelim istiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.