Rize’de sel felaketinden etkilenen bölgelerdeki incelemelerinin ardından Güneysu’da halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selden zarar gören Güneysu başta olmak üzere tüm ilçe ve köylerimizi eskisinden daha güzel, güvenli ve konforlu bir şekilde imar edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de sel felaketinden etkilenen bölgelerde yaptığı incelemelerinin ardından, Güneysu’da halka hitap etti.
Alanda toplanan vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Rize hem Artvin’deki sel ve afetler sebebiyle buruk bir bayram geçirdiklerini, dün Artvin’in Arhavi ilçesinde yaşanan dere taşkını nedeniyle hasar oluştuğunu söyledi.
Geçen hafta meydana gelen sel felaketinin Güneysu ve Çayeli başta olmak üzere Rize genelinde çok ciddi tahribata yol açtığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, metrekareye Güneysu’da 214 kilogram, Çayeli Madenli’de 188 kilogram yağış düştüğünü, bu afet ve su baskınlarının sel ve heyelana sebep olduğunu belirtti.
“AFET HABERİNİ ALDIĞIMIZ ANDAN İTİBAREN DEVLETİMİZİN TÜM İMKÂNLARINI SEFERBER ETTİK”
Sele kapılan sekiz vatandaşın kaybolduğunu, beş kişinin de yaralandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kaybolan kardeşlerimizden altısının cansız bedenlerine ulaşılırken, diğer iki kardeşimizin bulunması için tüm birimlerimiz yoğun gayret gösteriyor. Murgul’da kayıp bir vatandaşımızı arama çalışmalarımız sürüyor. Yaralılarımızın hepsinin tedavileri tamamlanarak taburcu edildi. Arhavi’deki afette herhangi bir can kaybının yaşanmaması en büyük tesellimiz olmuştur. Bugüne kadar sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Sizlere ve sizlerin şahsında tüm Rizeli hemşerilerime bir kez daha geçmiş olsun diyorum. Yine buradan Artvin ve Arhavi’deki kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Afet haberini aldığımız andan itibaren devletimizin tüm imkânlarını seferber ettik. Gerek bakanlarım, gerek milletvekili arkadaşlarım hepsi kurumlarla beraber arama kurtarma ve diğer çalışmaları yerinde koordine etmek üzere İçişleri, Çevre ve Şehircilik, Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarımız hemen bölgeye geldiler.”
Diğer tüm kurumların süratle bölgeye intikalini sağladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine bu süreçte mücavir illerden UMKE ve 112 acil yardım ekiplerine bağlı 127 personel ve 39 araçtan oluşan toplam sekiz ekibi de ilimize sevk ettik. Şu ana kadar ilimizde 328’i arama kurtarma personeli olmak üzere toplam 2860 personel ve 705 araç görev yapmıştır. Afetten dolayı kapanan 426 yolun hemen tamamı ulaşıma açılmıştır. Afet bölgesinin tamamına su verilmekte olup içme suyunda, enerjide, haberleşmede, iletişimde herhangi bir sıkıntı yoktur” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çayeli’nin Madenli ve Büyükköy beldeleri ile Muradiye ve Güneysu’da içme suyu hatları, depoları ve kanalizasyon altyapılarında herhangi bir sıkıntı bulunmadığı bilgisini verdi.
“SEL FELAKETİNDEN ETKİLENEN VE AFET RİSKİ ALTINDAKİ YAPILAR İÇİN TOPLAM 550 KONUT İNŞA EDECEĞİZ”
Kızılay’ın selden etkilenen vatandaşlara evlerinin bulunduğu bölgede ve mahallelerde sıcak çorba, kumanya ve içecek ikram ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerek AFAD, gerek Sosyal Yardımlaşma Vakfımız vasıtasıyla selden zarar gören kardeşlerimize, kira taşınma ve diğer ihtiyaçları ile ilgili gereken yardımlar yapılmaya başlanmıştır. Bu kapsamda acil ihtiyaçlar için ilimize tahsis edilen 18 milyon liralık kaynaktan toplam 3 milyon lirası vatandaşlarımıza ulaştırılmıştır. Rize merkez, Çayeli, Güneysu ile 119 köyde binaların hasar tespitleri, 50 ayrı ekiple 7/24 esasına göre çalışılarak iki gün içinde onlar da tamamlanmıştır. Dört bölgede toplam 1207 bina ile 3 bin 118 bağımsız bölümün hasar tespit çalışmaları yapıldı. Bu binalardan ağır hasarlı acil yıkılması gereken ve yıkılmış olan 47 bina ve 99 bağımsız bölüm vardır. Rize’de dere güzergâhlarında yapılan çalışmalarda taşkın riski altında olduğu tespit edilen 665 yapı tespit edildi. Bir taraftan bu riskli bölgelerin hızlıca boşaltılmasını sağlarken, diğer taraftan da yaraların süratle sarılması için projelerimizi devreye alıyoruz. TOKİ Başkanlığı ile selden en çok etkilenen 4 ilçede proje çalışmalarını başlattık. Köylerde altında ahırı, deposu üzerinde konutu bulunan yöresel köy evlerimizi, merkezde ise zemin artı 3-4 katı geçmeyecek konutlarımızı inşa edeceğiz. İlk etapta Rize genelinde 15 Temmuz’daki sel felaketinden etkilenen ve afet riski altındaki yapılar için toplam 550 konut inşa edeceğiz, yine köylerde altında ahır olan 50 köy evini yapağız.”
Vatandaşların ihtiyacı doğrultusunda beş çay evi yapma kararı aldıklarını da aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bir sene içinde konutlarımızı tamamlayarak vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturacağız. Evleri taşkın riski altında olan vatandaşlarımızı da inşa edeceğimiz konuklarımıza taşıyacağız” dedi.
“RİZE VE ARTVİN’DEKİ KARDEŞLERİMİZİN YARALARINI EN KISA SÜREDE SARACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakında bölgeyi tekrar ziyaret edeceğini ve o gelişinde Salarha Tüneli’nin de açılışını yapacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Vatandaşlarımız, Yağlıtaş ve Güneysu’da inşa ettiğimiz sosyal konutlardan da alabilecekler. Rize’mizde hayatı en kısa sürede normale döndürecek adımları atacağız. Selden etkilenen Rizeli ve Artvinli kardeşlerimiz müsterih olsun. Devletimiz tüm imkânlarıyla aracıyla, personeli ile kendilerinin yanındadır. Nasıl daha önce Trabzon Araklı’da, Giresun’da yaşanan sel felaketlerinin de yine Elazığ ve İzmir’de yaşadığımız depremlerde vatandaşlarımızı sahipsiz bırakmadıysak inşallah Rize ve Artvin’deki kardeşlerimizin de yaralarını en kısa sürede saracağız. Selden zarar gören Güneysu başta olmak üzere tüm ilçe ve köylerimizi eskisinden daha güzel, güvenli ve konforlu bir şekilde imar edeceğiz. Tıpkı Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin konutları nasıl bir güzellik arz ediyorsa diğerlerini de öyle yapacağız.”
Allah’ın dünyayı bir mizan, yani ölçü ve denge üzerine yarattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ilahi ölçü korunduğu müddetçe insanın huzur, emniyet ve esenlik bulacağını, bu dengenin kaybolması durumunda ise felaket, sıkıntı ve zorlukların kaçınılmaz olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, denge bozulunca rahmet olarak görülen yağmurun tabiat için adeta bir afete dönüştüğünü dile getirerek, “Son yıllarda artan küresel ısınmayla beraber dünyadaki bu ilahi dengenin bozulmaya başladığına şahit oluyoruz. Hava olaylarının daha sert yaşanmasından iklim değişikliklerine, kuraklıktan afetlere kadar pek çok alanda bu bozulmanın etkilerini biz de hissediyoruz. Sadece ülkemizde değil, dünyanın hemen her bölgesinde, Almanya’sında, Belçika’sında, Fransa’sında son zamanlarda neler olduğunu herhâlde televizyonlardan izliyorsunuz. 20-25 öncesinin mevsimleri ile günümüzdeki mevsimler arasında dağlar kadar fark var. Ne yazlar eski yaz ne kışlar eski kış ne de baharlar eski bahar” diye konuştu.
Yüzyıllar içinde yaşanabilecek değişimlerin, 10-15 yıl gibi kısa bir sürede şimdi tecrübe edildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna, insanın tamahkârlığının, hırsının, plan ve programsızlığının sonucu olan iş ve fiiller eklediğinde sorunun boyutunun daha da büyüdüğünü vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür durumlarda insanın bilerek ya da bilmeyerek çoğu zaman kendi felaketini bizzat kendi elleriyle hazırladığını, tabiatla uyum içinde bir hayat inşa etmek yerine ona tahakküm edilmeye çalışıldığında bunun bedelini insanın yanı sıra tüm canlıların ödediğini söyledi.
“İSTANBUL’DAN BUHARA’YA DÜNYANIN EN GÜZEL, TABİATLA EN UYUMLU ŞEHİRLERİNİ İNŞA ETMİŞ BİR MİLLETİZ”
Ne kadar gelişmiş olursa olsun hiçbir ülkenin kendini tabii afetlerden tam manasıyla koruyamadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Almanya’dan Belçika’ya kadar Avrupa’da yaşanan sel felaketlerinin ağır sonuçlarını siz de gördünüz. İnsan tedbirlerle beraber tahribatı da büyüttüğü için tabiat karşısında giderek daha da korunaksız hâle geliyor. Bu kısır döngüyü ancak tabiatla kurduğumuz ilişki ve bakış açımızı değiştirerek kırabiliriz. Öncelikle diğer varlıkların da bizim gibi dünyada hakkı olduğunu kabul etmeliyiz. Ayrıca yaşadığımız çevre ile münasebetimizi tahakküm yerine uyum üzerine inşa etmeliyiz. Allah’ın bize verdiği nimetlerden en güzel şekilde istifade etmeye çalışırken aynı zamanda ona zarar vermenin değil, vermemenin yollarını aramalıyız. Esasen bu konuda millet olarak son derece geniş bir birikime de sahibiz. Biz İstanbul’dan Buhara’ya dünyanın en güzel, tabiatla en uyumlu şehirlerini inşa etmiş bir milletiz. Biz aynı zamanda, özellikle bir dönem düzensiz şehirleşme nedeniyle çok acılar çekmiş, plansızlığın, programsızlığın, öngörüsüzlüğün faturasını da çok ağır ödemiş bir ülkeyiz. Geçmişteki iyi örneklerin rehberliğinde, acı tecrübelerden ders çıkartarak artık kendimize yeni bir yol çizmemiz gerektiğine inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla son 19 yılda maziden atiye köprü kuracak pek çok müspet adım attıklarına işaret ederek, özellikle TOKİ eliyle hayata geçirdikleri projelerle ülkenin çarpık yapılaşmadan kaynaklı kronik sorunlarını en aza indirmeye çalıştıklarını anlattı.
“ÜLKEMİZİN EROZYONLA VE ÇARPIK KENTLEŞME İLE MÜCADELESİ ÖRNEK GÖSTERİLİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dikey mimari yerine yatay mimariyi teşvik ederek, şehirlerimize nefes aldırdık. Ne olur, şurada, şu yamaçlarda beş kat, 10 kat binalar yapmayın. Görüyorsunuz bu çaylıklar azot gübresi ile beraber toprağı ne yapıyor, eritiyor, eritiyor ve o bir balçığa dönüşüyor, o balçığa dönüştükten sonra da o binalar her an kayma ile karşı karşıya kalıyor. Yaylalarımızın, dere yataklarımızın, sahillerimizin, dağlarımızın, nehirlerimizin çarpık yapılar ve zihniyet tarafından istila edilmesine göz yummadık. Millet bahçeleri gibi yenilikçi projelerimizle insanlarımıza şehir içinde adeta vahalar oluşturduk. Ağaçlandırma seferberliğinden sıfır atık projelerimize, her alanda ortaya koyduğumuz özgün çalışmalarla Rabbimizin bize emaneti olan tabiata sahip çıktık. Bu konuda hamdolsun çok ciddi mesafe de kaydettik. Bugün vicdan ve izan sahibi herkes Türkiye’nin şehirleşme ve altyapıda elde ettiği başarılarını takdir ediyor. Ülkemizin erozyonla ve çarpık kentleşme ile mücadelesi dünyanın birçok bölgesinde örnek gösteriliyor. Aynı şekilde afetlere hazırlık ve afet yönetimi hususunda da kurumlarımızın kapasitesini ve etkinliğini artırdık. Ülkemizin neresinde yaşanırsa yaşansın vatandaşımız artık devletini hemen yanında buluyor.”
Her işte olduğu gibi çevre ve şehircilikte de sadece devletin kararlı olması, kararlı davranmasının sorunların çözümü için kâfi gelmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin yürüttüğü çalışmaların hedefine ulaşabilmesi için belediyelerden sivil vatandaşa, 7’den 77’ye, milletin tamamının bu süreci sahiplenmesi gerektiğini bildirdi.
Vatandaşlardan, devletin burada yürüteceği çalışmalara destek vermelerini beklediğini ifade eden Erdoğan, vatandaşların bu projelere güçlü destek vermesi, sahip çıkması hâlinde bir daha benzer acılar yaşanması ihtimalinin azalacağını, aksi hâlde bugün çekilen sıkıntıların katbekat fazlasını, gelecek nesillerin çekebileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’nin ve Güneysu’nun her konuda olduğu gibi bu meselede de örnek bir tavır sergileyeceğine inandığını belirterek, “Gerek Rize’de gerek Artvin’de gerekse Fındıklı ilçemizde yürütülen, Fındıklı’nın merkez mahalle, Arılı Vadisi ve köylerde, Ardeşen Tunca beldesi, dört mahalle ve köylerdeki yağış sonucu meydana gelen hasarlar tespit edildi ve köyler açıldı” diye konuştu.
Bütün çalışmaların yakından takip edildiğini, kısa sürede sonuçlandırılması için her türlü gayreti göstereceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim Rize’mizi, Artvin’imizi, ülkemizin her köşesini bu tür felaketlerden muhafaza buyursun diyorum” ifadelerini kullandı.
Hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketinden etkilenen Rize’deki incelemelerinin ardından AFAD merkezinde brifing aldı ve yakınlarını kaybeden ailelerle bir araya da geldi.
ARTVİN’İN ARHAVİ İLÇESİNDE İNCELEME
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Artvin’in Arhavi ilçesinde sel felaketine ilişkin yürütülen çalışmaları helikopterle havadan inceledi ve Arhavi 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nu ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiddetli yağış nedeniyle sel meydana gelen Arhavi’de, Yeni Cami’den vatandaşlara da hitap etti.
Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) seyahatinde, Arhavi’de meydana gelen sel felaketini oradan takip ettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçenin felaket karşısında çok anlamlı bir feraset, anlamlı bir sabır gösterdiğini ve felaketin boyutunun çok ileri derecede olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zarar tespit çalışmasının devam ettiğini belirterek, “Bu zarar tespitleriyle beraber, en kısa zamanda sizlere gerekli olan ödemeleri yapmak suretiyle inşallah bu zarar tespitinden sizleri kurtarmanın gayreti içerisinde olacağız” diye konuştu.
Hükûmetin bu tür olaylar karşısında herhangi bir sıkıntısının olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz çok daha büyük felaketlerin altından kalktık. Çok daha büyük felaketleri biliyorsunuz, Elazığ’da ve Van’da buralarla mukayese edilemez. Bu tür felaketleri orada telafi ettik, çözdük, hallettik ve burayı haydi haydi hallederiz. Yeter ki cana gelmesin. Tabii 6 kardeşimiz rahmetli oldu, 2 tane şu anda aranmakta olan kardeşlerimiz var bunları da arama çalışmalarımız devam ediyor. Dua edin, dua edelim inşallah onları da bir an önce bulalım” ifadesini kullandı.
“ÖDEMELERİ EN KISA ZAMANDA SİZLERE ULAŞTIRACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arhavi’nin duruşunu canı gönülden alkışladığını belirterek, “Az önce İçişleri Bakanım da onu söyledi ‘İlk andan itibaren.’ dedi ‘Arhavi hep böyle dimdik durdu, en ufak bir burada çılgınlık göstermediler.’ dediler ki ‘sabır’ ve siz sabrettiniz. Sizin sabrettiğiniz bu yerde idarecileriniz olarak bize düşen nedir, biz de bu sabreden vatandaşlarımıza karşı ne gerekiyorsa elimizden geleni yapacağız. Konut noktasında sıkıntı varsa ki burada ona benzer önümüze pek ciddi bir fatura çıkmadı. Daha çok nakdi, o da esnaflarımızın sıkıntısı var, esnaflarımızın bu sıkıntılarını inşallah bir an önce gidererek esnaflarımızın tabii ekmek kapısı ve ekmek teknesi. İnşallah onları da bir an önce gidereceğiz. İçişleri Bakanım, AFAD hep birlikte bunu takip ederek ödemeleri en kısa zamanda inşallah yaparak sizlere ulaştıracağız” şeklinde konuştu.
Felaketin bir imtihan olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Sabretmek o da ayrı bir imtihandır, Arhavi bunu gösterdi. Şunu bilesiniz ki bu kardeşleriniz de bu tür felaketler karşısında biz pes etmeyiz. İmkânımız var, gücümüz var yani Türkiye eski Türkiye değil. Şu anda güçlü bir Türkiye var ve bu güçlü Türkiye inşallah esnafını darda ve yolda bırakmaz bunu böyle biliniz. Şu anda bakan arkadaşlarım yanımda, milletvekili arkadaşlarım yanımda, Valimiz ve Kaymakamımız, hepsi yanımda. Belediye başkanı hakeza hepsi yanımızda ve hep birlikte inşallah şöyle düze çıkana kadar bu işi halledeceğiz, bu işi bitireceğiz ve böylece de inşallah benim Arhavili kardeşlerim ‘Allah devletimizden razı olsun.’ diyene kadar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara teşekkür ettikten sonra hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, “Şu anda aranmakta olan kardeşlerimize de Allah’tan niyazımız odur ki bu iki kardeşimizi de bir an önce bulmak suretiyle en azından ailelerine onlarında huzura kavuştuklarını hep beraber görelim istiyorum” dedi.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.
Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.
Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”
“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.
Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”
“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.
Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.
Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.
“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.
“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.
Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.
Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.
“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”
Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.
“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”
Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.
“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”
Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.
Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’nda yaptığı konuşmada, “Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin, ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırım ise elbette gençlerimize yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Türkiye’nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan’dan Kılıçarslan’a, Fatih’ten Yavuz’a, Selahattin Eyyübi’den Abdülhamit Han’a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yâd oluyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç’un “Diriliş nesli”, Nurettin Topçu’nun “Hareket nesli”, Necip Fazıl Kısakürek’in “Büyük Doğu nesli” derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: ‘Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır.’ İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın.”
Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e mazlumun, mağdurun, gözlü yaşlı kardeşlerinin hüznünü kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençliği hissettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an karşımda deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen bir gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi bir gençlik görüyorum” diye konuştu.
“GENÇLER GÜÇLÜYSE MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR”
Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şu anda karşısında gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize alnı ak, yüzü ak, sevdası ak bu gençlikle yol yürümeyi nasip eden Rabbime hamdolsun. Rabbim, sizlerle birlikte tüm gençlerimizi korusun. Yolunuzu, bahtınızı daima açık etsin. Kıymetli gençler, gençlik yüreğin bentleri yıkıp atmasıdır. Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir, toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yüceltenler hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır.”
“Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı solcu diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek kimi zaman da ilerici-gerici diyerek birbirlerine düşman ettiler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babaların elleri yüreklerinde akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığını, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadıklarını anlattı.
“EN BÜYÜK YATIRIMI GENÇLERİMİZE YAPTIK”
Şimdi o günleri esefle ve acıyla hatırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu ideolojik aidiyetin ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımıysa elbette gençlerimize yaptık. Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak gençlerin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtıklarına işaret ederek, “23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı. Biz, bunu 2026 itibarıyla 651 milyar liraya çıkardık. Aynı dönemde üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içinde hem burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık hem de başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ili gençlik ve spor tesisleri, bilim ve kültür merkezleri, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattıklarını, hepsinden önemlisi gençlere cesaret ve özgüven kazandırdıklarını söyledi.
Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekâsı yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi aynı zamanda ahlaklı ve imanlı neslin gümbür gümbür geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor. Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekvando Millî Takımı’nın engelli sporcularla birlikte 22 madalya kazanıp Avrupa Şampiyonu olduğunu aktararak, milletin göğsünü kabartan tüm tekvandocuları tebrik etti.
Kazakistan ziyaretinde Türkiye’yi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İster geleneksel spor dallarında, ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında sizlerin hak ettiğiniz yeri alabilmeniz için yanınızda olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kıymetli gençler, Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir. Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil Türk dünyasında, İslam âleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençleri daima öncelemiş bir büyüğünüz olarak sizlere hep güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu bir milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf sarf malzemesi, konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat olarak, kaldıraç olarak, manivela olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın.”
Abdurrahim Karakoç’un “İlmi azık eyle, sabrı silah, gittiğin Hak yoldur, yardımcın Allah, 40 geceden sonra 40 milyon sabah görecek güçtesin, zayıfım sanma. Sevda kelep kelep, kin deste deste, eller tetikdedir, kulaklar seste, en uzak menzile iki nefeste varacak güçtesin, zayıfım sanma” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Sevinciniz huzurunuz baki olsun.’ diyorum. Bu düşüncelerle sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Gençlik şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek, buluşmak dileğiyle sizleri Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştiği alana gelişinde stadyum önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasında sanayinin, teknolojinin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi, Akça Kocaların, Orhan Gazilerin, Gazi Süleyman Paşaların gaza ruhunu mefkûreye dönüştürdüğü Kocaeli’de gençlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.
Samimiyetleri, coşkuları, teşrifleri için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu hepinizin çok iyi bilmesini isterim. Rabbim ömür verdikçe yol arkadaşlığımız devam edecek. Bu can, bu tende olduğu müddetçe siz gençlerimizle dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız inşallah devam edecek” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN MENZİLİNDE GENÇLERİN HUZURU VE ESENLİĞİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Sizlerle birlikte destanlar yazıyoruz. Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, her şey Türkiye için diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede, artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz. Bu ülkenin, bu milletin evlatları henüz ömürlerinin baharındayken hayattan koparılmasın, taze bir gonca gibiyken solup gitmesin istiyoruz. Terörle mücadele için harcanan kaynaklar artık eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya, teknolojiye harcansın istiyoruz.”
Milletin yakın tarihinde “Gençliğim eyvah” diye çok hayıflandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvahı olmadığı gibi kimseye eyvallahı da olmayacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir, başımızın tacıdır. Her bir gencimiz aileleriyle birlikte bu ülkeyi yaşatan ocağın en gür meşalesi, birlik bahçemizin en güzel fidanıdır. Varsın birileri size sürekli karamsarlık aşılasın. Varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz, size sonuna kadar güveniyoruz. Allah’ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkârları, şairleri, edipleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları, inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak.”
“MİLLET OLARAK ÜZERİMİZE SERPİLEN ÖLÜ TOPRAĞINDAN KURTULMUŞ DURUMDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazlumların gölgesinden medet umduğu, zalimlerin parmak sallamaya cesaret edemediği, hakkın, adaletin, huzurun adresi olan Türkiye’nin gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi.
Türkiye’yi geleceğe taşıyacak olanların gençler olduğunu bir kez daha tüm samimiyetiyle ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeryüzünde iyiliğin, barışın, huzurun bayrağını dalgalandıracak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanına merhem olacak olan sizlersiniz. Yeryüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak, sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. İnsanın tüketim nesnesine dönüştürüldüğü bir çağda, insana asli hüviyetini, özne olduğunu hatırlatacak olan yine sizlersiniz” ifadelerini kullandı.
Bugün artık avuç içindeki telefonlara sığan bir dünya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı yükselen bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin alın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerjide yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek ekonomide de istihdamda da teknolojide de daha güçlü bir Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki heyecanımızın kırılmasına izin vermeyelim.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.