Türk İş Dünyası - 2008

GÜNCEL

“Salgının olumsuz etkilerini önemli ölçüde ortadan kaldıracak normalleşme dönemine adım atıyoruz”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Salgının sağlığımızla birlikte sosyal ve ekonomik hayatımız üzerindeki olumsuz etkilerini de önemli ölçüde ortadan kaldıracak bir normalleşme dönemine adım atıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Milletvekilleriyle gruplar hâlinde gerçekleştirdikleri değerlendirme toplantılarına geçen hafta kaldıkları yerden tekrar başladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın bir grup milletvekili ile tekrar bir araya geleceklerini, böylece salgın öncesi başlatılan ve beş grup hâlinde planlanan toplantıların tamamlanmış olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclisin açılmasıyla gruplar hâlindeki sohbet toplantılarına yeniden başlayacaklarını bildirerek, “AK Parti’nin en önemli vasıflarından biri olan istişare kültürünün örneği olarak gördüğüm bu toplantılarda söz alan her milletvekilimiz özgürce düşüncesini ifade ediyor. Arkadaşlarımızla, illerimizin sorunlarından ülke ve dünya politikalarına kadar her hususu samimiyetle görüşme, konuşma fırsatı buluyoruz” dedi.

Kendisi dâhil toplantılara katılan hemen herkesin üzerinde ittifak ettiği hususun “2023 seçimlerinin ülkenin kazanımlarının korunması ve geleceği bakımından giderek daha önemli hâle gelmesi” olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünkü Merkez Yürütme Kurulu toplantımızda da ifade ettim; Türkiye, 2023 yılına yaklaştıkça partimize ve ülkemize yönelik saldırıların giderek artacağı anlaşılıyor. Maalesef güya muhalefet sıfatıyla ortada dolaşan bir parti ve onunla aynı yolda yürüyenler, Türkiye’nin önünü kesmeye yönelik bu kampanyaya büyük bir hevesle ortak olmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

“SİYASETİ KİRLETEN BİR MÜSİLAJLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

“Elbette bu ülkede her dönemde iktidarla muhalefet partileri arasında çekişmeler, gerilimler, görüş farklılıkları yaşanmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bu defa karşımızda bambaşka bir fotoğraf vardır. Dışardan ve içeriden birtakım sözler aldığı anlaşılan CHP, giderek daha pervasız, yıkıcı ve ahlaksız bir şekilde bizi hedef alıyor; buna benzer bir görüntü vererek ülkenin demokrasisine, ekonomisine, geleceğine kast ediyor.

Bu arada, CHP’nin dışardan aldığı sözleri biz söylemiyoruz, bizzat kendileri zaten ikrar ediyorlar. Eskiden beri içeride bunların değirmenine su taşımayı kendilerine vazife addeden bir kesim hep olagelmiştir. Kıyılarımız nasıl müsilajın tehdidi altında oksijensiz kalma riski ile boğuşuyorsa siyasette de yerli ve millî her adımı yok etmeye çalışan, dahası siyaseti kirleten bir müsilajla karşı karşıyayız. CHP’nin başını çektiği bu siyasi müsilaj, her türlü iftirayı, yalanı, çarpıtmayı, küresel boyutu da olan büyük bir medya ve sosyal medya ağıyla milletimizin üzerine adeta yağmur gibi yağdırmaktadır. Dikkatinizi çekiyorum, burada sehven, yanlış bilgi verme değil, bilinçli ve kasıtlı bir iftira, yalan, çarpıtma hâli hatta stratejisi yürütülmektedir. Şayet, böyle değilse durum daha vahim demektir. Çünkü ortada klinik bir vaka söz konusudur. Bernard Shaw ‘Yalancının cezası, kendisine inanılmaması değil onun kimseye inanmamasıdır’ diyor. Başındaki zat başta olmak üzere CHP şürekâsına zaten kimsenin inandığı yok ama onlar da kimseye inanmadıkları bir ruh hâline sürüklenmişlerdir. Her ne sebeple olursa olsun, Türkiye, CHP zihniyetinin yalan ve iftira zulmüne maruz kalmaktadır. Bunun adı da bir yalan terörüdür. Bunlara göre, bu ülkedeki cumhurbaşkanından başlayarak bakanlarından, milletvekillerinden, bürokratlarından iş adamlarına kadar herkes; esnafından, çiftçisinden, gençlerine kadar her kesim taammüden vatanına ihanet etmektedir. Herkes yolsuzluk yapmaktadır. Herkes hırsızdır, herkes uyuşturucu kaçakçısıdır, herkes banka soyguncusudur, herkes satılmıştır, herkes yanlıştır, herkes kötüdür. Ülkesini aklına gelen her türlü aşağılık sıfatla itham edecek her tarafı suç kaynayan bir yer olarak gösterecek kadar kendini kaybetmiş bir ruh hâli ile karşı karşıyayız. Bizim bunca yalanı, bunca iftirayı, bunca ithamı büyük bir keyifle ve kendinden emin edayla ardı ardına sıralayan siyasetçi sıfatlı bu ruh hastasına ayıracak tek saniyemiz yoktur. Hukuk önünde hesap sorulacak hususların avukatlarımız vasıtasıyla elbette takipçisiyiz, takipçisi de olacağız. Diğer hususlarda ise diyoruz ki CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil, tıp ilminin, psikiyatrinin konusudur. Hakikatle bağını bu derece koparmış bir insana doktorlar herhâlde bir teşhis koyacaklardır, inşallah tedavisi de mevcuttur. Bize düşen ‘Allah şifa versin’ demekten ibarettir.”

“HİÇ KİMSEYE KÖKENİ, İNANCI, MEŞREBİ SEBEBİYLE EN KÜÇÜK BİR SINIRLAMA GETİRMEDİK”

“Yalan ve iftira meselesinde tek sorun CHP’nin başındaki zat olsa ‘mazurdur’ der geçeriz ama bu mesele medyada ve sosyal medyada giderek büyüyen bir sorun hâlini almıştır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medyanın en önemli yayılma mecrası olduğunu, bu sorunun sadece Türkiye’yle de sınırlı olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’dan ABD’ye kadar demokrasiyle yönetilen her yerde bu sorun tartışılmakta ve çözüm yolları aranmaktadır. Hatta birçok ülke bu tehditle mücadele için çeşitli kanuni düzenlemelere gitmektedir” diye konuştu.

Gelişmiş ülkelerin hayata geçirmeye başladıkları bu hukuki adımların benzerlerini artık kendilerinin de acilen gündemlerine almaları gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Üstelik ülkemizde bu sorun, geçmişi zaten darbe, vesayet, milletin değerlerine düşmanlık, yatırım karşıtlığı ile dolu olan bir zihniyetin elinde çok daha vahim hâle gelmektedir. Bu çarpık anlayış, hükûmetten özel sektöre, bürokrasiden, sivil toplum kuruluşlarına kadar her yerde sorumluluk sahiplerini şeytan taşlamaktan tavaf etmeye fırsat bulamadıkları olumsuz bir iklime sürüklemektedir maalesef. Türkiye’yi 19 yıldır ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla yönetirken hiç kimseye kökeni, inancı, meşrebi sebebiyle en küçük bir sınırlama getirmedik. Zorlamada, tacizde, tarizde bulunmadık. Kendi hayal dünyalarında iktidar serabı görenler ise şimdiden yatırımcısından bankacısına, yargı mensubundan polisine, askerine önlerine kim gelirse herkesi tehdit etmeye başladılar. 6 ay sonra erken seçim var biliyorsunuz demi, haberiniz var. Bay Kemal öyle diyor. O diyorsa doğrudur. Muhalefetin 2023’le ilgili cüretinden cesaret alan kimi çevrelerin de galiz ifadelerle ülkeyi ve milleti ayakta tutan değerleri yıkmaktan, devri sabıktan söz ettiklerini işitiyoruz. Şunu unutun. Bunlar adeta bir yalan makinasıdır ve bu şekilde de bu yola devam edeceklerdir ama bir şeyi bilmeleri gerekiyor. Haziran 2023, Türkiye’nin seçim takvimidir. Cumhur İttifakı olarak kararımız, ilan ettiğimiz tarih budur. Bu iş öyle sıradan bir iş değildir. Aklınıza ne gelirse yapın, böyle bir şey yok.”

“SİYASET CİDDİYET VE KARARLILIK İSTER”

Siyasetin ciddiyet ve kararlılık istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yalanın egemen olduğu bir siyaset bizim kitabımızda yer almaz. Bunu böyle bilsinler. Rabbim, kendileri hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadıkları hâlde lümpen bir CHP iktidarında kendilerinden olmayan herkesi mahvetmekten, yıkmaktan, ortadan kaldırmaktan söz eden bu faşist zihniyetten ülkeyi muhafaza eylesin diyorum. Unutmayın ne demişti, ‘kimse belediyelerden çıkarılmayacak, atılmayacak. ‘Böyle demedi mi? dedi. Peki, o günden bugüne belediyelerden personeller atılmaya başlandı mı? Atılıyor. Hele hele AK Partili olduğu zaman ona zaten dayanması mümkün değil hemen kapıya koyuyorlar. Gerek belediyelerin yan kuruluşlarında gerekse memur statüsünde olanları da acımasızca kapıya koyuyorlar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün bunlar bile hepimizin üzerindeki sorumluluğun ağırlığını göstermeye yeter de artar bile. Onun için kararlılıkla biz yolumuza devam edeceğiz. Hep birlikte unutmayın çok büyük bir vebal altındayız. Ülkemizi bu hastalıklı zihniyetin eline bırakmamak için çok daha fazla çalışacak, çok daha fazla mücadele edecek, çok daha fazla dikkatli olacağız. İşte bunun için girmedik ev, dokunmadık yürek, kazanmadık gönül bırakmayacağız diyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Altını çizerek tekrar ifade etmek istiyorum. Biz, 19 yıldır ülkeyi eser ve hizmet siyasetiyle yönettik, yönetiyoruz. Bunlar ise daha ancak rüyasını gördükleri iktidarlarını yıkım siyaseti üzerine bina etmeye kalkıyorlar. Gerçi yıkım siyaseti CHP zihniyetinin genlerinde var. Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda bu gerçeğin sayısız örneğini görüyoruz. Bu ülkede, Osmanlı’dan miras demiryolu projelerinin hepsini de Gazi Mustafa Kemal’den sonra CHP rafa kaldırmıştır. Bu ülkede girişimcilerin kendi kabiliyetleri ve sermayeleriyle kurdukları uçak fabrikalarının kapısına CHP kilit vurmuştur. Bu ülkede en büyük kalkınma projemiz olan GAP’a, Keban Barajı’nın inşasına CHP karşı çıkmıştır. Ekranları başında bizi izleyen milletime tekrar hatırlatıyorum Keban Barajı’na bile bunlar karşı çıkmıştır.”

Türkiye’de kabiliyetli mühendisler tarafından üretilen otomobillerin, geliştirilen motorların, yapılan nice güzel işlerin hepsinin de CHP tarafından sabote edildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkede vurulan her fabrika kazmasının önüne CHP dikilmiştir. Bu ülkede İstanbul Boğazı üzerinde gerdanlık gibi dizilen üç köprünün her birine de CHP karşı çıkmış, engellemek için elinden geleni yapmıştır. Bu ülkede yapılan ne kadar baraj, bölünmüş yol, otoyol, havalimanı, şehir hastanesi varsa velhasıl ne kadar kalkınma yatırımı varsa CHP hepsinin de önünü kesmeye çalışmıştır. Son olarak Kanal İstanbul için aynı takozluğu yapmaya çalışıyorlar. Hem de bu işi öylesine usul ve ahlak dışı bir üslupla yapıyorlar ki yeminli Türkiye düşmanları bile çıtayı böyle bir seviyeye indiremez” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin, iş insanlarından bankacılara ve bürokratlara kadar herkesi tehdit ettikleri yetmezmiş gibi yatırımlarını Türkiye’ye çekmek için uğraştıkları ülkelere bile parmak sallayacak kadar muvazeneyi yitirdiğini söyledi.

“Eğer kredi verecek olursanız, bunları ödemeyiz” dediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deutsche Bank’a tehdit sallıyorlar. ‘Ödemeyi kesinlikle yapmayız.’ Daha şimdiden… Devlet nedir, devlet yönetmek nedir, bunlardan haberleri bile yok” diye konuştu.

Bunların uluslararası tahkim mekanizmasından da haberleri olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldiklerinde, kendilerinden önceki borçları devlet olmanın gereği ödediklerine işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bunlar devlet değil; zillet, zillet” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kişilerin iktidar olma sürecinin hayal bile olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu da bildikleri için atıyor. Tutarsa ne ala. Tutmazsa ‘Kendimizi aldatmış oluruz.’ diyor. Bunlar lafa gelince bizi ‘tek adamlık’ ile ‘hukuk tanımazlık’ ile ‘diktatörlük’ ile itham ederler ama kendileri sadece Kanal İstanbul konusundaki beyanlarıyla bile ne anayasa ne yasa ne teamül ne devlet adabı tanıdıklarını, millete zerre kadar saygılarının olmadığını açıkça ortaya koymaktadırlar. Uzaktan bakıldığında bu tablo CHP’nin tarihi boyunca ülkeye verdiği zararların uzun listesini de hatırlatan ibretlik bir görüntüdür. Yakından bakıldığında ise aynı durum, ülkenin ve milletin geleceği adına endişeye kapılmamıza yol açan bir vahamet tablosudur. Hâlbuki biz muhalefetle ülkenin önüne çıkardığı engellerin değil millete kazandıracağımız eserlerin, hizmetlerin, yatırımların atışmasını yapmak, kavgasını vermek isterdik.”

“ÇITAYI SÜREKLİ KENDİ ELİMİZDE YUKARIYA TAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin Kanal İstanbul Projesi’ni gündeme getirdiğinde, onlardan İstanbul için çok daha büyük, çok daha cazip bir proje önermelerini beklediklerini ifade ederek “Mesela biz Üçüncü Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü dedik ve yaptık. Onlardan çok daha iddialı projeler ortaya koymalarını beklerdik. Mesela biz şehir hastaneleri dedik, hiçbir vatandaşımız sağlık sigortası sisteminin dışında kalmayacak, sağlık hizmetleri ücretsiz ve kaliteli olacak, dedik. Onlardan çok daha ilerisini duymak isterdik” diye konuştu.

Diğer taraftan ihracatı her ay yeni rekorlarla ileri taşıdıklarını, üretimi artırdıklarını, sanayiyi geliştirdiklerini, savunma sanayinde Türkiye’yi marka hâline getirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlardan çok daha çarpıcı projeler ortaya koymalarını umardık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şehre üniversite kazandırdıklarını, ilk ve orta öğretimde okulları baştan aşağı yenilediklerini, öğretmen kadrosunu güçlendirdiklerini dile getirerek şunları kaydetti: “Onlardan çok daha fazlasını taahhüt etmelerini beklerdik. Bu örnekleri her alana teşmil etmek mümkündür. Peki ne oldu? Karşımızda sadece oyundaki mızıkçı çocuklar gibi ‘Yaptırmayız da yaptırmayız.’ demekten başka laf da bilmeyen proje de üretmeyen bir CHP bulduk. İşte bunun için diyoruz ki biz 19 yıldır kendi kendimizle yarışıyoruz. Karşımızda bizimle demokrasi ve özgürlüklerde olduğu gibi eserde, hizmette, projede yarışacak kimse olmadığı için çıtayı sürekli kendi elimizde yukarıya taşıyoruz. Kanal İstanbul da bu örneklerden biridir. Türkiye, bugüne kadar bunca esere, bunca hizmete nasıl CHP’ye rağmen sahip olmuşsa, Kanal İstanbul Projesi’ne de aynı şekilde kavuşacaktır. Dünyanın en büyük şehirlerinden biri olan İstanbul’un Boğaz trafiği ve depreme hazırlık gibi sorunlarının çözümüne ciddi katkı sağlayacak bu projeyi şehrin geleceğini kurtaracak bir eser olarak görüyoruz.”

Bu projede sadece bir kanal inşa etmekle kalmayacaklarını, aynı zamanda İstanbul’a ve Türkiye’ye limanıyla ihracatı, hayat alanlarıyla ülke insanını rahatlatacak yeni bir nefes borusu açtıklarını vurgulayan Erdoğan, proje hazırlık aşaması bilimin ve tekniğin ışığında titizlikle tamamlanan Kanal İstanbul’un ilk köprüsünün temelini attıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altyapı deplase çalışmalarının ardından Kanal’ın kazısına süratle başlanacağını belirterek “Kanal’ın her iki tarafında inşa edilecek toplamda 500 bin kişilik şehirler, İstanbul’a ilave nüfus getirmek için değil, depreme hazırlık için kentsel dönüşüm çalışmalarında yaşanan sıkışıklığı giderme amaçlıdır” diye konuştu.

“KANAL İSTANBUL PROJESİ’Nİ TAM 11 YIL ÖNCE KAMUOYUNA AÇIKLADIK VE O GÜNDEN İTİBAREN TARTIŞTIK”

Vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP ve yandaşlarının Kanal İstanbul Projesi’ne ilişkin yalan kampanyalarına ve yalan terörüne aldanmamaları gerektiğini söyledi.

Kanal İstanbul’un uzunluğunun 45 kilometre, taban genişliğinin en dar yerinde 275 metre, derinliğinin ise 20,75 metre olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin şimdiden ülkeye hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz bu projeyi, 6 yıl içinde tamamlayarak hizmete sunmaktır. Türkiye’ye 19 yıldır kazandırdığımız eser ve hizmetleri, bu dünya çapında projeyle taçlandıracağımıza inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar milletin hayrına olmasına rağmen karşı çıkılan projeler ve Kanal İstanbul’a ilişkin videoyu göstererek “(Yaptırmayız da yaptırmayız) diye kendilerini paraladıkları proje işte bu” ifadesini kullandı.

İstanbul’a karşı sorumlulukları yerine getirmeyenlerin, Kanal İstanbul Projesi ile ilgili ileri geri konuşmalarının kendilerini komik duruma düşürmekten başka işe yaramayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şehrin depreme hazırlık çalışmalarından, kıyılarını istila eden müsilaja kadar hiçbir ciddi meselesinde dişe dokunur herhangi bir çabasını görmediklerimizin, Kanal İstanbul’a karşı kampanya yürütmesi zavallılık işaretidir. Neymiş efendim ‘Bu proje yeteri kadar tartışılmamış.’ Biz Kanal İstanbul Projesi’ni tam 11 yıl önce kamuoyuna açıkladık ve o günden itibaren tartıştık. Ne zaman ki milletvekilliğine aday olduk o zaman da dedik ki ‘Bizim çılgın projemiz Kanal İstanbul.’ Tabii bunların siyasette zamanı takip diye bir anlayışları yok. Neler oluyor, neler oldu bu ülkede, haberleri yok. Bunlar sadece dedikodu, sadece yalan üretsinler ve yalan terörüyle de milleti aldatmaya kalksınlar. Bunlara sormak lazım, bunca yıldır aklınız neredeydi? Aradan geçen 11 yılda tartışmadığınız, araştırmadığınız, düşünmediğiniz hangi meseleyi, diyelim ki projeyi bir yıl sonra başlatsak, bu arada neticeye bunu kavuşturacak mısınız, böyle bir şeyiniz mi var? Kendi tembelliklerine, iş bilmezliklerine, kifayetsizliklerine kılıf bulmak için ortaya attıkları her bahane, aslında ülkemiz için nasıl hiçbir hayalleri, hazırlıkları olmadığını gösteriyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan her şeyi gören, kafa ve gönül hanesine not eden milletin, vakti saati geldiğinde herkese hak ettiği muameleyi yapacağını söyledi.

Kanal İstanbul Projesi’nin en önemli özelliklerinden birinin kentsel değişim ve dönüşüm noktasında ciddi bir yükü alacak olması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hemen bu projenin yanı başında Avcılar var. Avcılar’da çok ciddi deprem felaketleri geçirdik. Şimdi biz buradan vatandaşlarımıza ‘Size yerler hazırladık, buralara yerleşebilirsiniz.’ diyeceğiz ve gerekirse buralara taşıyacağız. Niye? İstiyoruz ki vatandaşımız çok daha güvenli yerlerde yaşamaya devam etsin ve bu tür sıkıntılı bölgelerden de vatandaşlarımızı çıkaralım. Biz bunları düşünüyoruz. Depreme dayanıklı yeni konutlar inşa etmek suretiyle de İstanbul’umuzda bu operasyonları yapıyoruz” diye konuştu.

Dünyanın her yerinde böylesine dev bir projenin, iktidarıyla muhalefetiyle ülkelerin millî gurur kaynağı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “CHP zihniyeti hep olduğu gibi eser ve hizmet düşmanlığı yaparak ülkenin ve milletin sevincini gölgelemenin peşinde. Milletimiz bu ufuksuz, çapsız, beceriksiz, ferasetsiz muhalefetin gerçek yüzünü geçmişteki acı tecrübeleriyle bildiği için söylenenlere itibar etmiyor. Kısa süreli koalisyon denemelerini bir kenara bırakacak olursak milletimizin yıllardır CHP’yi iktidardan uzak tutması boşuna değil. Ellerindeki üç beş belediyeyi dahi yönetmeyi beceremeyenlerin, ülkenin 81 vilayetinin ve 84 milyon vatandaşının tamamının sorumluluğunu üstlenemeyeceğini görmek için öyle çok da derin analizlere ihtiyaç yok. Bunun için CHP’nin başındaki zatın ülkenin 2 milyon 600 bin evladının üniversite sınavına gireceği günün arifesinde sergilediği ihanet bile başlı başına bir örnek olarak yeterlidir. Karşımızda ‘Katarlı öğrencilerin ülkemizde sınavsız tıp fakültesine gireceği’ yalanını hiç utanmadan, sıkılmadan, 2 milyon 600 bin öğrenciye ve ailelerine saygı duymadan tekrarlayacak kadar alçalabilen bir kafa bulunuyor. Bu ne densizlik, bu ne terbiyesizliktir.”

“KATAR İLE YAPTIĞIMIZ ANLAŞMA MÜTEKABİLİYET ESASINA DAYALIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Düşünün, bir ülke ki aramızda ilişkilerimiz var. Dolayısıyla bu ülkenin bizimle olan bu ilişkilerini bir kenara koyup kalkıp diyorsunuz ki ‘Katarlı öğrenciler sınavsız olarak imtihana girecek.’ Ne oldu? Böyle bir şey oldu mu? Girdi mi? Tepeden tırnağa hepsi yalan. Zaten bunlar yalan dersini özellikle alıyorlar. Bunu yalnızca kendisi almakla kalmıyor, kendi yanındakilere de aynı dersi aldırtıyor. Yalan ve iftira bataklığına öylesine gömülmüş durumdalar ki önlerine gelen haberin doğruluğunu, yanlışlığını araştırmaya tenezzül etmiyorlar. Daha doğrusu önlerine konan bilginin doğruluğu, yanlışlığı bunları zerre kadar ilgilendirmiyor. Yeter ki bunlar, amaçlarına bir adım daha yaklaşsın, sonuçta isterse ülke yıkılsın, millet perişan olsun, gençlerimizin hayalleriyle oynansın. Hiç önemli değil. Hâlbuki ‘Katarlı gençler sınavsız tıp fakültelerine girecek’ denilen mesele, tamamı da dost ve kardeş 12 ülkeyle aramızda 1994’ten beri var olan askerî sağlık iş birliği protokolünün Katar ile de imzalanmasından ibaret. Sene 1994 ve bunca ülkeyle biz bu anlaşmaları yaptık. Bu, üniversite imtihanlarına giren öğrencilerle alakalı değil, sadece askerî öğrencilerle ilgili yapılan bir askerî personelle anlaşma. Her protokol gibi Katar ile yaptığımız anlaşma da mütekabiliyet esasına dayalıdır, yani karşılıklıdır. Bu çerçevede mesela geçtiğimiz haftalarda dört Azerbaycanlı ile beş Afganistanlı sağlık astsubayı, Gülhane Sağlık Meslek Yüksekokulu’ndan mezun olarak ülkelerine dönmüşlerdir. Diğer eğitim kurumlarıyla ilgili öğrenci alımı ise tamamı da sınavla olmak üzere eskiden beri uygulanan usullerle devam etmektedir.”

Tüm bu hakikatler gün gibi ortadayken ‘Katarlı öğrenciler sınavsız tıp fakültelerine alınıyor’ yalanıyla sınava giren öğrenciler ve ailelerinin moralini bozmanın kime, ne faydası olduğunu soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “CHP, böyle bir yalandan nasıl bir siyasi çıkar sağlamıştır? Kılıçdaroğlu yıllardır sürdürdüğü iftira listesine bir yenisini ekleyerek kendisi için nasıl bir siyasi neticeye ulaşmayı murat etmiştir? Aynı yalanı paylaşan medya ve sosyal medya mecraları milyonlarca insanın vebaline girdikleri için en küçük bir hicap duymuşlar mıdır? Bu soruları soruyoruz çünkü bizim böyle bir kepazeliği aklımıza, havsalamıza, vicdanımıza sığdırabilmemiz, anlayabilmemiz, kabullenebilmemiz mümkün değildir. Gerçekler ortaya çıktıktan, tüm kurumlar açıklamalarını yaptıktan sonra bile aynı yalanı inatla sürdüren bir partiye, bir siyasetçiye ülkenin ve milletin hangi kritik meselesi emanet edilebilir? ‘Yalancıdan yönetici olmaz.’ diyerek ortada dolaşanların, aslında kendilerini tarif ettiklerini iyi biliyoruz. Ülkemizin tüm gençlerinin, gördükleri her yerde Kılıçdaroğlu’nun ve CHP yöneticilerinin yakalarına yapışıp bu rezilliğin hesabını soracaklarına inanıyorum. Üstelik Katar meselesi tek örnek de değildir. Ataşehir’deki bir kız yurdunda, binada çekimi yapılan belgesel için orada bulunan silah maketi görüntülerini, ‘Kız yurdu, silah deposu mu?’ diyerek aktaracak ve bunun peşinden gidecek kadar sefilleşenler de var.”

“MEYDANI YALAN VE İFTİRA TÜCCARLARINA BIRAKMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra “CHP’nin yalanlarıyla ilgili kısa bir video izleyeceğiz” diyerek, “Kılıçdaroğlu’nun yalanları” başlıklı videoyu, partililere izlettirdi. Videoda, “Kılıçdaroğlu’nun, ülkede her güzel ve faydalı kalkınma hamlesine karşı CHP’nin yıllardır yürüttüğü yalan siyasetinin sözcüsü konumunda olduğu” ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çarkçı Kemal’i dinlediniz. Allah rahmet eylesin, Savaş Ay ile yaptıkları mülakatı dinlediniz. Ne denli yalan söylediğini Savaş Ay, gayet güzel şekilde hem de kendisiyle dalga geçerek orada ortaya koydu. Bir diğer durum da A’dan Z’ye söylediği şeylerde bir söylediği, bir diğer söylediğini tutmuyor. Hep yalan, hep yalan. Böyle bir siyasetçi Türkiye Cumhuriyeti tarihinde maalesef ne geldi ne de gelecek. Kılıçdaroğlu’na inanan kendi tabanı nereye kadar bu inanma sürecini devam ettirecek? Şunu bilmeleri lazım yani CHP’nin tarihi bu denli maalesef karanlık olmadı. Çünkü ülkeye bir katkıları olurdu ama şimdi böyle bir katkıları da söz konusu değil. Yaptıkları herhangi bir eser söz konusu değil. Düşünün artık herhangi bir yerde çeşmenin musluğunu açmaya gidiyor ve açılış töreni diye adını koyuyorlar. Bunların bir de özelliği var. Silahtarağa, oradaki arıtma tesisinin ‘temel atmama töreni.’ Bunlarla uğraşıyorlar. Bunlar da Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihine yeni yeni giriyor. Bazı şeyleri de öğreniyoruz yani. ‘Temel atmama töreni.’ Bundan sonra daha çok şeyler öğreneceğiz.

Çok daha önemlisi müsilaj olayında da ortaya koydukları tezlerle birçok şeyi bu vesileyle öğreniyoruz. Bu tür meselelerde meselenin asla hakikati aramak, öğrenmek olmadığını yaşadığımız binlerce tecrübeyle biz bunları çok iyi biliyoruz. Şu anda İzmir’in durumu ortada. Ne yüzlerine çarpılan belgeler bilgiler ne mahkeme kararları ne de maşeri vicdanda uğradıkları mahkûmiyetler bunları yalanı ve iftirayı hayatlarının, siyasetlerinin, medyalarının merkezlerine yerleştirmekten alıkoyabildi. Meydanı bu yalan ve iftira tüccarlarına bırakmayacağız. Bıkmadan, usanmadan, dinlenmeden milletimize hakikatleri anlatacak ve siyasi hesap verme günü olan seçimler geldiğinde hak ettikleri şekilde hüsrana uğramalarını temin edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “CHP ve şürekâsı hakikatleri çarpıtmakla bu kadar uğraşırken kendi mensuplarının tam göbeğinde yer aldığı kepazeliklere ise dönüp bakmıyor bile” ifadesini kullandı.

CHP ile ilgili son dönemde onlarca tecavüz, taciz, hırsızlık ve yolsuzluk iddiasının dile getirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların hangisiyle ilgili CHP’nin kayda değer bir işlem yaptığını veya nice yalanı dillerine dolayan medya mecralarının aynı hususların üzerine gittiğini gördünüz? Gerçi siyasette hangi partilerle ittifak içinde olduğunu bile söyleyemeyecek kadar şeffaflıktan, samimiyetten, hasbilikten uzak bir partiden söz ediyoruz. Bugüne kadar teröre karşı olduklarını bu Bay Kemal’den duydunuz mu? Terörle mücadeleye yönelik bir yaklaşımı kendisinden duydunuz mu? Böyle bir partiden herhangi bir hususta onurlu duruş beklemek, gökteki güneşi elle yakalamayı ummakla aynıdır” diye konuştu.

“TEK MUHATABIMIZ MİLLET”

CHP’li yöneticilerin ve belediye başkanlarının Çanakkale Asos’ta, Kaz Dağları’nın hemen eteğinde kaçak bir işletmenin açılış törenine katıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Niçin katılırlar, biliyorsunuz. Detayına girmeme gerek yok. Kaz Dağlarıyla ilgili her konuda ortalığı birbirine katan medya mensuplarından, sanatçılardan, sözde sivil toplum kuruluşlarından bu konuda en küçük bir ses çıktı mı? Çıkmaz. Çünkü bunların derdi çevre, tabiat, ağaç değil. Hatta daha ileri giderek söylüyorum; bunların hiçbirinin derdi ülkenin ve milletin kazançları, kayıpları, istikbali de değildir. Bunların tek derdi AK Parti’ye ve hükümete zarar vermek, CHP’yi de parlatmaktan ibarettir” dedi.

Tek muhataplarının millet olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vakit, siyasette savunmaya geçme, taarruza kalkma vaktidir” ifadesini kullandı.

Medya ve sosyal medyayı ihmal etmeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl zamanlarını, enerjilerini, dikkatlerini sahaya, doğrudan vatandaşla temasa vereceklerini belirtti.

“Hayat, sosyal medyadan ibaret olsaydı, sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın yörüngesi bir anda değişirdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu mecraların kimlerin elinde olduğu, gerektiğinde hangi yönlendirmelerle siyasete, ekonomiye, toplumsal hayata müdahâle ettikleri ortadadır. Bize düşen; kendimizi medya mecralarının sahte gündemlerine kaptırmadan, ülkemizin ve milletimizin gerçeklerine yöneltmektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla, bugüne kadar yaptıkları eser ve hizmetleri millete anlatacaklarını dile getirerek gelecek dönemde yapacaklarını, ülke ve millet için kurdukları hayalleri de milletle paylaşacaklarını kaydetti.

Her ay Millet Kütüphanesi’nde gençlerle bir araya geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün de doktora öğrencileriyle toplanıp onların sorularını cevapladığını anlattı.

AK Partili milletvekillerinden, Meclis’in yaz tatiline girmesiyle illerinde herkesle yakın temas kurmasını, yalanları çökertmesini, hakikat bayrağını yükseltmesini, vizyonlarını halka aktarmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahaya çıktığınızda, AK Parti’nin milletimiz nezdindeki kredisini, desteğini, muhabbetini çok daha iyi göreceğinizden şüpheniz olmasın” dedi.

Yeniden illeri ziyaret etmeye, milletle kucaklaşmaya, teşkilatlarla bir araya gelmeye başladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Zonguldak ve Hatay’ı ziyaret ettiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma günü Sakarya’da olacağını belirterek “Arifiye’deki Palet Fabrikası’nı önce ziyaret edecek, orada Cuma’yı kıldıktan sonra diğer programlarımızı da icra edeceğiz. Birçok yalanı, iftirayı, Arifiye’deki Palet Fabrikası’nın Katar’a satılıp satılmadığını tekrar gerek orada çalışanlarımıza gerekse milletimize oradan anlatma fırsatını bulacağız” diye konuştu.

“MİLLETE RAĞMEN İKTİDAR PEŞİNDE KOŞANLARIN HEVESLERİNİ KURSAKLARINDA BIRAKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bu ziyaretleri yoğun bir şekilde sürdüreceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın yardımı ve milletimizin desteği bizim yanımızda olduğu sürece, CHP ve şürekâsı ne yaparsa yapsın sandığa gömülmeye mahkûmdur” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Geçtiğimiz günlerde yine bir emekli general çıktı; ‘Bunlar demokratik seçimlerle iktidarı terk etmez’ diyerek, güya milleti galeyana getirmeye çalıştı. Milletten umudu kesenlerin de millete rağmen iktidar peşinde koşanların da heveslerini kursaklarında bırakmaya devam edeceğiz. Çünkü biz, milletin bağrından doğmuş olan AK Parti’yiz. Çünkü biz, milletle birlikte yol yürüyen Cumhur İttifakı’yız. Çünkü biz, bu ülkeye cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların 5 katını, 10 katını, 19 yılda kazandırarak, destan yazmış bir hükûmetiz. Cumhur İttifakı olarak çıktığımız bu yolda niye rahatsız oluyorsunuz? Terör örgütleriyle beraber olmadığımız için mi? Niye rahatsız oluyorsunuz? Kandil’den talimat bize gelmediği için mi? Niye rahatsız oluyorsunuz? Avrupa Birliği’nden parasal yardım, destek almadığımız için mi? Niye rahatsız oluyorsunuz? Amerika’da bir Dalton var, o Dalton’la dost olmadığımız için mi? Biz, bu milletin evlatlarıyla dostuz, beraberiz. Bu milletin evladıyla bu yola aynen devam edeceğiz. Evelallah, bu milletin evlatları, John’lara, George’lara yeter de artar bile. Biz, bu konuda kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Ülkemizi 2023 hedeflerine de biz ulaştıracak, büyük ve güçlü Türkiye’yi biz kuracak, gençlerimize 2053 vizyonlarını da biz hediye edeceğiz.”

“NORMALLEŞME DÖNEMİNE ADIM ATIYORUZ”

Türkiye’nin salgın mücadelesinde yeni bir döneme girdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısının ardından 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girecek salgın tedbirleriyle ilgili kararların çerçevesini milletle paylaştıklarını, İçişleri Bakanlığı’nın da uygulama genelgesini yayınladığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının, sağlığımızla birlikte sosyal ve ekonomik hayatımız üzerindeki olumsuz etkilerini de önemli ölçüde ortadan kaldıracak bir normalleşme dönemine adım atıyoruz” dedi.

Dünyadaki gelişmelerin, salgının öngörülemeyen neticelere yol açarak sürdüğüne işaret ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen, sağlık hizmetlerinden gıda tedarikine, üretimden kamu güvenliğine kadar her hususta tüm senaryolara hazırlıklı olmaktır. Türkiye’nin bu bakımdan dünyada örnek gösterilen bir ülke olduğunu, akıl ve vicdan sahibi herkes kabul ediyor. Yarın başlayacak yeni dönemin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Vatandaşlarımdan yeni dönemde de tedbiri elden bırakmadan hayatlarını sürdürmelerini istirham ediyorum” diye konuştu.

“KARARLILIKLA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Türkiye’nin salgın sonrası döneme çok güçlü bir küresel aktör olarak girmesi için gerekli adımları attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Mart’ta “İstiklalden istikbale” diyerek Türkiye’nin ekonomi reformları alanındaki yeni yol haritasını paylaştıklarını hatırlattı.

Bakanlıklar, ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının programın hayata geçirilmesi aşamasında da sıkı bir iş birliği içerisinde çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belirlediğimiz 154 eylemin yüzde 78’i bu sene tamamlanacak. Haziran ayı sonuna kadar süre koyduğumuz 35 eylem başlığından 31’i tamamlanmış durumda. Geriye kalan dört eylemden ikisinin teknik çalışmalarına nihai hâlini verdik. Kanunla hayata geçirilecek iki eylem içinse Yüce Meclis’imizin takdirini bekliyoruz. Yılın ilk yarısı için öngördüğümüz eylemleri başarıyla tamamladığımızı söyleyebilirim. Bundan sonra da aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, haziran ayı boyunca uluslararası müsabakalarda Türkiye’ye madalya kazandıran sporculara teşekkür etti. Futbolda umutla başlanan Euro 2020’den erken ayrılmanın herkesi üzdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bundan sonraki turnuvalarda futboldan da güzel haberler bekliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokyo Olimpiyatları’na hazırlanan tüm sporculara başarılar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısında, CHP’den ayrılarak AK Parti’ye katılan Osmaniye Düziçi Belediye Başkanı Alper Öner ile 10 belediye meclis üyesine rozetini taktı.

DÜNYA

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.

“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”

Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.

Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.

Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.

Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.

“TERÖRÜN TÜRKİYE’NİN ENERJİSİNİ HEBA ETTİĞİ, TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI TÜKETTİĞİ AÇIKTIR”

Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.

Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.

Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.

Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.

“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”

Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.

Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.

Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.

TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.

Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.

“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”

“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”

Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.

Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.

“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”

“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.

Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.

25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.

“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”

“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.

“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”

Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”

“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.

Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.

“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.

Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.

Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GÜÇLÜ TÜRKİYE

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Temmuz 2021
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA16 saat önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

DÜNYA16 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

DÜNYA3 gün önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

ADALET4 gün önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

DÜNYA1 hafta önce

“Amerika ile stratejik iş birliğimiz her alanda gelişiyor”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez İşbirliği Konseyi ülke liderleri ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

“Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz”

DÜNYA1 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | “Her türlü film çevirmek” | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

DÜNYA3 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | planlayarak kumpas kurmak | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA3 hafta önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

DÜNYA3 hafta önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize’de

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şampiyon millî voleybolcuları kabul etti

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” programına katıldı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov ile bir araya geldi

DÜNYA1 ay önce

“Şanghay İşbirliği Teşkilatı, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biridir”

DÜNYA1 ay önce

Emine Erdoğan, Kırgızistan’da lider eşleriyle bir araya geldi

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile bir araya geldi

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Göçebe Oyunları açılış törenine katıldı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da

DÜNYA1 ay önce

“Biz tarihiyle, zaferleriyle, mücadelesiyle büyük bir milletiz”

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle tebrikleri kabul etti

DÜNYA1 ay önce

30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

DÜNYA1 ay önce

“Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

DÜNYA1 ay önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

DÜNYA1 ay önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

DÜNYA2 ay önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

DÜNYA2 ay önce

“Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır”

DÜNYA2 ay önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA2 ay önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

DÜNYA2 ay önce

Avusturya Şansölyesi Stocker Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA7 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA7 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA7 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

GÜNCEL6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA4 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

ENERJİ5 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki Varsın Sibel Kılıçarslan Metin

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Nurullah DOĞAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Süleyman YAĞCIOĞLU

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Şule DAYANGAÇ

ENERJİ6 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA5 yıl önce

Ahmet Erdem Kimdir?

DÜNYA7 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

GÜNCEL6 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK7 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA5 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Mehmet TAŞ

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge