Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin tüm şehirleri gibi Hatay’ı da daha büyük hizmetlerle tanıştırmakta, 84 milyon insanımızın her birini daha ileri demokrasiye, daha müreffeh bir hayata kavuşturmakta kararlıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’daki programı kapsamında; Hatay Stadı, yüzer LNG depolama ve gazlaştırma tesisine sahip Ertuğrul Gemisi, Antakya Mobilyacılar İhtisas Sanayi Sitesi, Çevlik-Kale mahalleleri arasındaki 26 kilometrelik yol, restorasyonu bitirilen tarihî Hatay Meclis Binası, Madenli Yat Limanı ve Su Sporları Merkezi, yapımı tamamlanan 81 ve deprem güçlendirilmesi yapılan 89 okul, 12 sağlık tesisi, Belen Belediyesi Millet Bahçesi, 15 Temmuz Parkı ve Atatürk Parkı ile Altınözü Belediyesi 15 Temmuz Millî İrade Parkı ve Millet Bahçesi’nin toplu açılışını gerçekleştirdi.
“HATAY, HOŞGÖRÜ VE BARIŞ İÇİNDE YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜN SEMBOLÜDÜR”
Törende yaptığı konuşmaya tüm vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ın Akdeniz’in incisi, tarihin, kültürün, dayanışmanın şehri olduğunu belirterek, “Her bir ilçesindeki, her bir mahallesindeki, her bir hanesindeki kardeşlerimi gönülden selamlıyorum. Bugün bizi bir kez daha muhabbetle bağrına bastığı için Hatay’a teşekkür ediyorum. Türkmen’i, Kürt’ü, Arap’ı; Müslüman’ı, Hristiyan’ı, Musevi’siyle Hatay’ımız, hoşgörü ve barış içinde yaşama kültürünün sembolüdür” ifadelerini kullandı.
Hatay’ın, işgalin acısını, özgürlüğün tadını, vatan hasretinin ne olduğunu çok iyi bildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için Hatay, canlarını ve onurlarını kurtarmak amacıyla kendisine gelen tüm kardeşlerine kucak açmış, hepsini bağrına basmıştır. Dünyanın hızla etnik, dini, kültürel ayrımcılık bataklığına gömüldüğü bir dönemde Hatay, tarih boyunca yaptığı gibi bugün de tüm insanlığa örnek olmayı sürdürüyor” dedi.
“19 yıldır hep yaptığımız gibi, Hatay’ın bu mücadelesine yatırımlarımızla, hizmetlerimizle, eserlerimizle destek veriyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’a hem hasret gidermeye hem de her biri diğerinden önemli bir dizi yatırımın resmî açılışını yapmaya geldiklerini söyledi.
Hatay Stadı’nın, 26 bin 600 kişilik kapasitesiyle şehre yakışır bir eser olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TOKİ tarafından inşa edilen bu güzel stadımızın, bordo-beyaz renkleriyle gönüllerimizde taht kuran Hatayspor’un başarılarının coşkusuyla şenleneceğine inanıyorum. Stadımızın şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
Hizmete alınma sevincini paylaşacakları bir diğer yatırımın, BOTAŞ’ın Dörtyol Terminali’ndeki yüzer LNG depolama ve gazlaştırma tesisine sahip Ertuğrul Gazi Gemisi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kendi sınıfında son teknolojiyle inşa edilen Ertuğrul Gazi Gemisi, ihtiyaca göre Dörtyol veya Saros terminallerinde günlük 28 milyon metreküp kapasitesiyle gazlaştırma işlemi yapabilecektir. Kendi bayrağımızla hizmet verecek Ertuğrul’un bir diğer özelliği de kamyon, tank ve gemilere doğrudan yükleme yapabilme kabiliyetine sahip olmasıdır. Uzunluğu 295 metre, genişliği 46 metre olan bu gemi, gazlaştırma kapasitesi itibarıyla ülkemizin doğal gaz ihtiyacının yüzde 10’undan fazlasını karşılama imkânına sahiptir.”
Boru hatlarına bağlı kalmadan doğal gaz kullanılmasını sağlayacak Ertuğrul Gemisi’nin, özellikle kış aylarındaki dalgalanmalara karşı Türkiye’ye önemli bir esneklik kazandıracağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gazı 2023’den itibaren kullanmaya başladığımızda, bu konudaki rahatlığımız çok daha artacaktır. BOTAŞ vasıtasıyla ülkemize kazandırdığımız bu yatırımın da hayırlı olmasını diliyorum” dedi
Resmî açılışını yapacakları bir başka eserin de Antakya Mobilyacılar İhtisas Sanayi Sitesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ahşap işlemeciliği, şehrimize Habib-i Neccar Hazretleri’nin mirasıdır. Ülkemizin önemli mobilya üretim ve ahşap işlemeciliği merkezleri arasında yer alan Hatay’ın, açılışını yapacağımız Mobilyacılar İhtisas Sanayi Sitesi ile bu alanda yeni bir atılım yapacağına inanıyorum. Şehrin muhtelif bölgelerinde, çoğu da uygun olmayan yerlerde ve verimsiz şartlarda çalışan mobilyacılarımız, toplam 200 bin metrekare kapalı alana sahip bu sitede, en modern şartlarda üretime devam edecektir” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen bu projenin Hatay’a ve sektöre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ayrıca, yine bugünkü törenimizle Çevlik-Kale mahalleleri arasındaki 26 kilometrelik yolun, Tarihî Hatay Meclis binasının restorasyonunun, Madenli Yat Limanı ve Su Sporları Merkezi’nin, toplam 1281 dersliğe sahip 81 yeni okulumuzun yapımının ve 89 okulumuzun deprem güçlendirmesinin, birinci basamak sağlık hizmeti verecek 12 tesisimiz ile diğer sağlık yatırımlarının, Belen Belediyesi Millet Bahçesi, 15 Temmuz Parkı ve Atatürk Parkı’nın, Altınözü Belediyesi 15 Temmuz Millî İrade Parkı ve Millet Bahçesi’nin de resmî açılışlarını yapıyoruz. Her bir yatırımın şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, bu eserlerin Hatay’ın emrine verilmesinde emeği geçen tüm bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, belediyelerimizi, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum.”
“HATAY’A 14’Ü HASTANE OLMAK ÜZERE, TOPLAM 45 SAĞLIK TESİSİ İNŞA ETTİK”
Türkiye’yi, eser ve hizmet siyasetiyle, Cumhuriyet döneminde yapılanların tamamını beşe, ona katlayacak yatırımlara kavuşturduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 81 vilayetinin her birini, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, spordan sosyal desteklere kadar her alanda en gelişmiş altyapıyla, en ileri hizmetlerle donattıklarını söyledi.
Bu kapsamda, 19 yılda Hatay’a da toplam 35 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitime 8 bin 836 yeni derslik kazandırdıklarını, Hatay’a ikinci devlet üniversitesi olarak İskenderun Teknik Üniversitesi’ni kurduklarını belirtti.
Yükseköğrenim öğrencileri için 7 bin 344 kişi kapasiteli yurt binaları açtıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Antakya, Kırıkhan ve İskenderun’da toplam 2 bin 350 kişi kapasiteli yeni yurt binaları daha açacağız. Hatay’a dünyanın en büyük mozaik müzesini kazandırdık. Şehrimize 44 spor tesisi ve gençlik merkezleriyle birlikte bugün açılışını yaptığımız 26 bin 600 seyirci kapasiteli Hatay Stadyumu’nu kazandırdık. Hatay’a aktarılan sosyal yardım miktarını yıllık 3,4 milyon liradan 1,3 milyar liraya ulaştırdık. Sağlıkta, Hatay’a 14’ü hastane olmak üzere, toplam 45 sağlık tesisi inşa ettik. Toplamda 435 yataklı 4 hastane ile 23 sağlık tesisimizin yapımı devam ediyor. Ayrıca 660 yataklı İskenderun Devlet Hastanesi’nin proje çalışmaları sürüyor. TOKİ vasıtasıyla Hatay’da hükûmetlerimiz dönemleri süresince 8 bin konut projesini hayata geçirdik. Hatay için toplam 287 bin metrekarelik alanda altı millet bahçesi projesi başlattık. Birini bugün hizmete verdiğimiz millet bahçelerinin kalanlarının da en kısa sürede tamamlanmasını sağlayacağız. Karayollarında, 151 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 502 kilometreye çıkardık. Demiryollarında, İskenderun-Toprakkale hattını komple yeniledik. Havayollarında, Hatay Havalimanımıza yıllık 4 milyon yolcu kapasiteli bir terminal binası kazandırdık.”
“REYHANLI BARAJI, HATAY’IN GELİŞMESİNE BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAKTIR”
Reyhanlı Barajı, Afrin Çayı, Davutlar Regülatörü ve Derivasyon Kanalı, Tahtaköprü Barajı Yükseltilmesi ile Hatay İçme Suyu Arıtma Tesisi açılışını geçen ekim ayında video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizde 585 bin dekar gibi araziyi sulayacak, çiftçilerimize 451 milyon lirayı aşkın gelir artışı ve 52 binden fazla kişiye de ilave istihdam temin edecek Reyhanlı Barajı, Hatay’ın gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Bu baraj aynı zamanda Hatay şehrimizi ve Amik Ovası’nı taşkın afetine karşı da koruyacaktır. Herhangi bir risk halinde Afrin ve Karasu çaylarının taşkın sularını Reyhanlı Barajı’na aktarabileceğiz. Böylece hem yaklaşık 200 bin dekar araziyi taşkınlardan koruyacağız hem de her damla suyu verimli kullanmış olacağız” diye konuştu.
Karasu kanalının da bir an önce tamamlanmasını sağlayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ın yarım asırlık hayali olan Tahtaköprü Barajı’nı yükselterek barajın sulama alanını 109 bin hektardan 453 bin dekara çıkardıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu iki projeyle Hatay’ın tarım alanlarının yarısını sulama kapsamına aldıklarına işaret ederek, inşaatları devam eden sulama tesisleri tamamlandığında Hatay’da 700 bin dekardan fazla mümbit araziyi daha sulamaya açacaklarını söyledi.
Hataylı çiftçilere bugüne kadar 3 milyar liralık tarımsal destek verdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “PKK tarafından yakılan ormanlarımızı, çok daha güzeliyle ve fazlasıyla yeniden yeşillendirmek için kolları sıvadık. İnşallah bu çalışmaları süratlendirecek adımları da atıyoruz.” dedi.
Sanayide kente son 19 yılda dört yeni Organize Sanayi Bölgesi, iki teknopark, iki araştırma geliştirme merkezi, bir tasarım merkezi kurduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şehrimizdeki aktif sigortalı sayısı 2002 yılında 174 bin kişi iken, bu rakam yaklaşık 2 kat artışla 343 bin kişiye ulaştı. Görüldüğü gibi sadece özetin özeti mahiyetinde anlatsak bile Hatay’a kazandırdığımız hizmetler saymakla bitmiyor. Biz laf siyaseti değil hizmet siyaseti yapıyoruz. Biz boş teneke gibi gürültü çıkarmıyor, eser inşa ediyoruz. Biz demokratlık görüntüsü altında faşistlik yapmıyor herkesin hakkını, hukukunu, özgürlüğünü, teminat altına alıyoruz. Çünkü biz bu millete aşkla bağlıyız. Çünkü biz bu ülkeyi aşkla seviyoruz. Çünkü biz büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmekte kararlıyız. Bu mücadelemizde yanımızda olan milletimizin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum. Hatay’a da 19 yıldır bize verdiği destek için teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya ile birlikte Türkiye’nin de yaklaşık 1,5 yıldır Koronavirüs salgınının etkisi altında olduğunu anımsatarak, “Hamdolsun sağlık hizmetlerinden gıda ve kamu güvenliğine kadar her alanda ülkemiz bu sıkıntılı süreci başarıyla yönetmiştir. Gelişmiş ülkeler bile çok ciddi bocalamalar yaşar, pek çok alanda çaresizliğe mahkûm olurken biz, meselelerimizi çözerek yolumuza devam ettik. Salgın dönemi aynı zamanda kendi iktidarını ülkenin ve milletin felaketinde arayan zihniyeti gerçek yüzünü de görmemizi sağlamıştır” ifadesini kullandı.
Şehir hastanelerini yaparken birilerinin çıkıp, “ülkede bu kadar hastaneye ne ihtiyaç var” dediklerini ancak yola devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Eğer böylesine yüksek kapasiteli ve donanımlı hastanelerimiz olmasaydı salgının zirve yaptığı dönemleri biz nasıl atacaktık? Aynı kafa, inşa ettiğimiz bölünmüş yollardan hızlı demiryolu hatlarına, havalimanlarından köprülere, barajlardan millet bahçelerine kadar her projeyi engellemenin, çamur atmanın gayreti içinde olmuştur. Bunların temel hizmetlerden altyapı yatırımlarına, diplomasiden güvenliğe kadar ülke için yapılan hiçbir hizmete destek verdiğini görmedik. Dünyanın bizi takdirle takip ettiği, örnek aldığı hususlar, bunların dilinde yalanın, iftiranın, çarpıtmanın aracı haline dönüşmektedir. Türkiye’yi demokraside ve ekonomide küresel sistemin en üst sıralarına çıkarmak için girdiğimiz her mücadelede bunlar, karşımızda yer aldı. Ülkemizin önünü kapatmak, yükselişini engellemek isteyenler ne diyorsa, hangi argümanları kullanıyorsa, hangi senaryoları sahneliyorsa bunlar da aynı yolu takip ediyor. Hiç uzağa gitmeye gerek yok, Hatay bunun en yakın ve acı şahididir.”
Terör örgütü bir yandan, güneydeki eli kanlı rejim diğer yandan ülke sınırlarına ve halka saldırmaya başlayınca, “Vatanımıza yönelik tehditleri kaynağında kurutacağız” diyerek sınır ötesi harekâtlara başladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sınırlarımızı güvenlik altına alarak ülkemize kurulmaya çalışılan tuzağı yerle yeksan ettik. Bu kadim coğrafyaya dayatılan senaryoları hamdolsun boşa çıkardık. Yaptığımız harekâtlara karşı çıkanlar, terör örgütlerini ve rejimi savundukları kadar sizlerin hayatını ve geleceğini sahiplenmedi. Aynı çarpık durumu Libya’dan Karabağ’a her konuda yaşadık ama biz ülkemizin ve milletimizin hak ve menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan asla çekinmedik. İşte geçtiğimiz günlerde Şuşa’ya giderek oradaki kardeşlerimizin kurtuluş sevincine ortak olduk. Simdi aynı yaklaşımla başka yerlerde yeni adımların hazırlıkları içindeyiz. Eğer Türkiye, dışarıda böylesine güçlü bir güvenlik kuşağı oluşturamazsa vatan toprakları içinde bize ne huzur verirler ne refah yaşatırlar.”
Bu basit gerçeği göremeyenlerin bir de “büyük büyük” laflarla milletten ülkeyi yönetme yetkisi istediklerine şahit oldukça kendilerini acı acı gülmekten alıkoyamadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bunlardan biri, geçtiğimiz günlerde Avrupa’dan kendisine birtakım sözler verildiğini söyleyerek, güya kendince bir Suriye politikası anlatıyor. Biz, Suriye politikası konusunda 10 yılı aşkın süredir bu sözleri, belki yüzlerce, belki binlerce defa dinledik. Karşımızdakilerin gerçek yüzünü, gerçek niyetlerini gördük, ona göre kendi yolumuzu çizdik. Sırtını sıvazlayan, kulağına üç beş hoş kelime eden, eline yalan yanlış bir şeyler tutuşturan tescilli Türkiye düşmanlarının peşine düşerek ülkenin geleceğine talip olmaya kalkanların sonu, hüsrandır. Maalesef karşımızda bir türlü yerli ve millî olmayı başaramayan bir anlayış var. Milletin gönlüne girmeye çalışmak yerine gözünü dışarıya diken bu zihniyete rağmen ülkemizi büyütmeye, güçlendirmeye hedeflerine doğru ilerletmeye biz devam edeceğiz. Hatay’dan, 2023’e doğru giderek artacağı anlaşılan bu mücadelede bize sizlerden daha güçlü destek istiyoruz. Ülkemizin tüm şehirleri gibi Hatay’ı da daha büyük hizmetlerle tanıştırmakta, 84 milyon insanımızın her birini daha ileri demokrasiye, daha müreffeh bir hayata kavuşturmakta kararlıyız. Biz bu sözümüzü geçmişte tuttuk, şimdi de tutacağız. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkalım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan eserlerin ülkeye ve Hatay’a hayırlı olması dileğinde bulunarak bu yatırımların Hatay’a kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi sırasında kendisine sevgi gösterisinde bulunan çocukları sahneye davet ederek, onlarla birlikte açılışları gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Hatay Stadı’nda incelemelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış öncesi valiliği de ziyaret etti ve kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşları da selamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.