Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Antalya İl Teşkilatı ile düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, “Her alanda reformcu ve yenilikçi ruhumuzu hiç kaybetmeden çalışarak inşasını tamamlayacağımız büyük ve güçlü Türkiye, bizden sonraki nesillere bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Antalya İl Teşkilatı ile düzenlenen toplantıya katıldı.
Salgın döneminde turizmde yaşanan kısmi sıkıntılara rağmen Antalya’nın gelişmeye ve büyümeye devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıya gelmeden önce NG grubun 1,5 milyar liralık bir yatırımla tamamladığı yeni otelinin resmî açılışını gerçekleştirdiklerini anımsatarak, “Durmak yok, yola devam. Dikkat edin çeşme açmıyoruz. 1,5 milyar liralık bir otelin açılışını yapıyoruz” dedi.
Dün de birçok devlet ve hükûmet başkanının, birçok küresel misafirin katılımıyla Antalya Diplomasi Forumu’nun birincisinin düzenlendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’nın artık bu tür küresel toplantıların merkezi hâline geldiğini vurguladı.
Antalya’nın sabırsızlıkla beklediği atılımları gerçekleştirmek için her alanda üzerlerine düşeni yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Salgının olumsuz etkilerini kırmada, uluslararası bir standart hâline gelen aşılama çalışmaları son hızla devam ediyor. Turizm sektörümüz bakımından kritik öneme sahip ülkeler, yavaş yavaş seyahat sınırlamalarını gevşetmeye başladı. Salı günü itibariyle Rusya yasakları kaldırıyor ve hemen şu anda Rusya’dan da turistler Antalyamıza akmaya başlayacak. Almanya aynı şekilde kaldırdı. İngiltere’de biraz sıkıntı var ama ben Boris Johnson ile de görüşmemi yaptım. Mehmet Bey de takip ediyor. İnşallah orası da kaldıracak, ben buna inanıyorum. Hollanda’dan olumlu sesler aldık. İnşallah diğer yerlerden de bu sesler gelecek. Bizim niyetimiz samimi. Biz tüm insanlığa kapılarımızı en güzel şekilde açtık.”
Her türlü tedbiri aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aşıdan tutunuz bütün bunların yanında otellerimizin kalitesine varıncaya kadar bu noktada gayet iyiyiz. Geçtiğimiz yılı 16 milyon turistle kapatmıştık, inşallah bu yıl daha fazla sayıya da ulaşacağız. Elbette asıl hedefimiz, 2019’daki 52 milyonluk turist sayısını en kısa sürede yeniden yakalayıp, ardından 70 milyon rakamına doğru yürümektir” diye konuştu.
“ANTALYA’YI HAK ETTİĞİ HİZMETLERLE BULUŞTURMAK İÇİN TÜM İMKÂNLARIMIZLA ÇALIŞTIK”
Antalya’nın aynı zamanda Türkiye’nin en önemli tarım şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde diğer pek çok hususla birlikte tarım üretiminde ve gıda sanayinde kendi kendine yeterli olmanın öneminin bir kez daha görüldüğüne işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın her türlü güzelliği ve nimeti bolca bahşettiği Antalyamızın bu potansiyeli en etkin ve verimli şekilde kullanabilmesi için gayret gösteriyoruz. Bu şehir sadece bizim değil, giderek tüm dünyanın göz bebeği hâline dönüşüyor. Antalya’ya bir gelen bir daha burayı unutamıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün ve önceki gün bizzat iştirak ettiği iki önemli uluslararası toplantıda, dünyanın dört bir yanından gelen insanların, Antalya’ya hayranlıkla baktıklarını belirterek, en kısa zamanda şehrin potansiyelini hak ettiği şekilde kullanabileceği günlere ulaşacağına inandığını vurguladı.
“19 YILDIR TÜM SAMİMİYET VE İMKÂNLARIMIZLA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’yı hak ettiği hizmetlerle buluşturmak için 19 yıldır tüm samimiyet ve imkânlarıyla çalıştıklarını, yönetimi kendilerinde olan belediyelerde de aynı gayreti ortaya koyduklarını ifade ederek, şunları söyledi: “Bugün Antalya’da hükûmet yatırımları konusunda en küçük bir sıkıntı, duraksama, gerileme, eksiklik söz konusu değildir ama yerel yönetimlerde durum hiç iç açıcı değildir. İşte il başkanımızın ifade ettiği su parası. Allah’ın nimetini hangi fiyatlarla satıyorlar, işte dinledik. Yalnız burada mı bu? İstanbul’da da böyle, Ankara’da da böyle.”
“Yerel yönetim hizmetlerinde, Antalya hizmet fakiri bir şehir durumuna düştü. Belediye yönetimi değişen pek çok yerde olduğu gibi burada da bırakınız yeni yatırımları eskiden tamamlananların işletmesi dahi yürütülmemektedir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük şehirde ve ilçelerde muhalefette olduğumuz her yerde olduğu gibi Antalya’da da milletimize karşı sorumluluğumuzun, siyasetin gereğini yerine getirerek, karşımızdaki bu fotoğrafı halkımızla paylaşmalıyız. Esasen Antalyalıların gönlündeki yerimizi gayet iyi biliyoruz. Antalya AK Parti’nin yüzde 20’den yüzde 50’ler sınırına geldiği bir yerdir. Bu başarıda payı olan teşkilatımızın tüm mensuplarına, elbette en başta da Antalyalı kardeşlerimizin her birine şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ana kademe daha çok çalışacak. Peki, daha çok nasıl çalışacak? Öncelikle gerek milletvekillerimiz gerek tüm ana kademe ilçe teşkilatlarıyla ile kardeşçe, kıskanma yok, birbirinin hakkında ileri geri konuşmak yok. Genel Başkanınız, lideriniz olarak sizden bir şey istiyorum. Birbirinizi, birbirimizi Allah için seveceğiz. Makam mevki için değil Allah için sevmek, öyle bir dayanışma içerisinde olacağız. Gerek ana kademe gerek hanım kardeşlerim gerekse genç kardeşlerim birbirimizin arkasından en ufak bir laf etmeyeceğiz. Niye? Birbirimizi Allah için seviyoruz. Bu, sıradan bir parti değildir, bir parti tüzük kuruluşu da değil. Biz bir davayız, eğer dava isek bu davanın mensubu olanlar birbirinin aleyhinde konuşamaz. Çünkü biz yola çıkarken ne dedik? ‘Pazara kadar değil, mezara kadar’ dedik. Bırakın gidenler gitsin, hiç umursamayın.”
Partililerden bir ricası daha olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Az önce bir dostla konuşuyordum, bulunduğu ille alakalı bir şey söyledi. ‘İlimizin milletvekilleri, ilimize uğramıyorlar. Teşkilatı doğru dürüst görmüyoruz’ dedi. Antalya’da altı milletvekilimiz bütün hafta salı, çarşamba, perşembe Ankara’da ama bunun dışında nerede olması lazım? Antalya’da olması lazım. Burada milletvekili arkadaşlarım dağ taş demeden her yeri dolaşmaları lazım. Bu konuda sürekli olarak İbrahim Bey, teşkilat olarak onların programlarını yapmalı, hangi ilçeyi nasıl dolaşacaklar, buralarda ne gibi ziyaretler yapacaklar, arkadaşlar milletvekili arkadaşlarımız teşkilata tabii olacak, yapılan programa uyacaklar. Ana kademe kadın kolları, gençlik kolları, birlikte Antalya’nın altını üstüne getirmeniz lazım. Belediye başkanlarımız aynı şekilde tüm ilçeleri altını üstüne getirerek dolaşmaları lazım. Biz niye ‘Durmak yok yola devam’ dedik? Şimdiden 2023’ün startını verdik, 2023 bir başka olmak durumunda ve 2023’te Cumhurbaşkanını seçiyoruz, milletvekillerimizin sayısını daha da artırıyoruz ve 2024’de büyükşehir belediyesi başta olmak üzere inşallah ilçe belediyelerini de silme götürmemiz lazım. Çünkü bu kadar güzel bir şehrin hizmete ihtiyacı var. Şunu unutmayın, bu hizmeti AK Parti’den başkası getiremez. Ülkemizdeki 26 milyon hanenin her birine ana kademe teşkilatlarımızla, kadın kollarımızla, gençlik kollarımızla mutlaka gireceğiz. Mutlaka gireceğiz, buna var mısınız, hazır mısınız? Ama dikkat edin güler yüzlü, nezaketli, kalplere dokunmayı, kafalardaki soruları cevaplamayı bilen, şehre ve ülkeye yaptığımız hizmetleri, çarpıcı şekilde anlatabilen teşkilat mensuplarımızın kazanmadık gönül bırakmayacaklarını inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti’nin Türkiye’nin sadece dünün ve bugünün değil aynı zamanda yarınının partisi olduğu gerçeğini milletimize ne kadar iyi gösterebilirsek seçimlerde alacağımız destek o derece yüksek olacak. Muhalefet partilerinden hiçbirinin milletin ve memleketin geleceğine ışık tutacak eser ve hizmet siyasetlerine örnek oluşturabilecek ne vizyonları ne de müktesebatları olmadığını her insanımıza anlatmamız lazım” dedi.
“DAĞDAKİ TERÖRİSTLERLE BERABER OLANLARA MİLLETİMİN YOL VERMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
Muhalefetin böyle yatırım ve eserlerinin olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hep söylüyorum, ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Elhamdülillah 81 vilayette eserleri olan bir partiyiz. Bugün diğerlerinin böyle bir şeyi var mı? CHP’nin, İP’in var mı? Yok, zaten dün bir bugün iki, yaptıkları bir şey yok. Sadece bunlar adı Millet olan illet ittifakı. Bunlar kimle ittifak hâlindeler? PKK terör örgütü ile ittifak hâlindeler. Şimdi ne diyorlar? ‘PKK terör örgütü ile beraber miyiz, beraber değil miyiz?’ Bir gün çıkıyorlar diyorlar ‘Hayır, bizim onlarla alakamız yok.’ Bir gün çıkıyor diyorlar ki ‘bizim onlarla alakamız yok.’ Bunları anlamak mümkün değil. Zillet ittifakı bu, bu zillet ittifakından başka bir şey olmaz. Dağdaki teröristlerle bir ve beraber olanlara milletimin yol vermesi mümkün değil. Bugün Antalya’dan tüm milletime sesleniyorum, sevgili milletim dağdaki teröristlerle yan yana olan, onlarla omuz omuza olan ve onlarla beraber bu ülkede bir şeyler yapacağını söyleyenlere inanıyor musunuz? Allah aşkına teröristlerle beraber olan, Mehmetçiğimize kurşun sıkanlarla beraber olanlarla siz beraber olabilecek misiniz? Onlara oy verecek misiniz? Salondakilere inanıyorum, salondan oraya bir şey çıkmaz ama şu anda bu salonda olmayan milletime sesleniyorum. CHP’li kardeşlerimize, İYİ Parti’li kardeşlerimize sesleniyorum, Cumhur İttifakı olarak biz bu yolda milletin sesiyiz, cumhurun sesiyiz. Bu yola böyle çıktık.”
Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkede yapacakları çok yatırım olduğuna işaret etti.
Yapılacak yatırımların hedef kitlesinin “cumhur” olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların adı ‘Millet İttifakı’ ama bunların milletle alakası yok. Bunlar zillet. Dolayısıyla biz bütün bu yatırımlarımızı yaparken, bu yatırımlarımızla beraber inşallah muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma hedefimizi de her geçen gün gerçekleştirme yolundayız. Şayet bütün bunları hakkıyla anlatabilirsek, gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımız, gelecekleri için kendilerine umut verebilecek tek partinin AK Parti olduğunu 18-19 yıldır nasıl bildiyse, nasıl bunu kabul ettiyse, inanıyorum ki bundan sonra da aynı şekilde bu desteği vereceklerdir” diye konuştu.
Dışarıdan bakan herkesin bu tablonun farkında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Doğrudan Türkiye’ye saldıramayanların AK Parti’yi hedef aldığı gerçeğini Gezi olaylarından beri yaşadığımız sayısız hadisede hep birlikte gördük, yaşadık. Bugün de aynı oyun, farklı aktörler ve konular üzerinden yine sahnelenmektedir. Bakın Gezi’de mesele ‘ağaç’ değildi. Emniyet, yargı darbe girişimi olan 17-25 Aralık’ta mesele ‘hukuk’ değildi. Hendek olaylarında mesele ‘Kürt kardeşlerimiz’ değildi. Ordu içindeki FETÖ’cülerin başlattığı 15 Temmuz darbe girişiminde mesele ‘Türkiye’ye sahip çıkmak’ değildi. Suriye sınırlarımızı boydan boya bir terör koridoruyla kapatma girişiminde mesele ‘oradaki insanların haklarını korumak’ değildi. Ekonomimize yönelen saldırılarda mesele, ‘para pul’ değildi. Maruz kaldığımız nice gizli-açık ambargolarda mesele ‘diplomasi masalarında değil sosyal medya mecralarında dile getirilen gerekçeler’ hiç değildi. Ülkemizdeki muhalefet temsilcilerinin ellerine tutuşturulan kâğıtlar üzerinden oluşturulmaya çalıştıkları algı girişimlerinde de mesele asla ‘hakikat arayışı’ değildi. Evet, son 8 yıldır kesintisiz şekilde yaşadığımız tüm bu saldırılarda hedef doğrudan Türkiye’ydi, hedef Türk milletinin istiklali, istikbali, kazanımları ve kazanacaklarıydı. Hedef, 2023 vizyonumuzdu, yeni nesillere emanet ettiğimiz 2053 ve 2071 vizyonlarının işaret ettiği medeniyet uyanışıydı.”
“TÜRKİYE’Yİ ZORA DÜŞÜRMEK İÇİN OYUNUN KURALLARINI ALTÜST EDEN SAYISIZ HAMLEYLE YÜZLEŞTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin bu oyunu ve tuzağı görüp girilen her mücadelede gerektiğinde canı pahasına yanlarında yer aldığını söyledi.
Çoklu bir “zillet ittifakı” olmadıklarını, Cumhur İttifakı olduklarının ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak “vatan”, “millet”, “muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak” dediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, milletiyle, Cumhurbaşkanıyla, Meclisiyle, yargısıyla, ordusuyla, özel sektörüyle, tüm kurumlarıyla “tek yürek, tek yumruk” olarak kazanımlarına sahip çıktığına dikkati çekerek, “Rabbime beni böyle bir milletin mensubu olarak yarattığı, bu ülkenin bir evladı olma şerefini bahşettiği, bu toprakların havasını soluma, suyunu içme, ekmeğini yeme imkânı verdiği için ne kadar hamdetsem azdır” ifadelerini kullandı.
Türkiye önüne çıkan her tuzağı bozarak yoluna devam ettikçe, büyüdükçe, güçlendikçe, maruz kaldıkları saldırıların mahiyetinin de değiştiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye yürüyüşünün önünü kesmek isteyenler, vesayetle, darbeyle, bilindik numaralarla yapamadıklarını daha sofistike yöntemlerle gerçekleştirmek için her yolu deniyor. Bu süreçte kendilerine ait olduğunu öne sürdükleri tüm ilkeleri inkâr etme pahasına terör örgütleri ile iş birliği yapanları gördük. Bu süreçte mültecileri denizlerde ölüme terk ederek veya sınırlarımıza geri yığarak ülkemizi zor duruma düşürmeye çalışanlarla karşılaştık. Bu süreçte sırf Türkiye’yi zora düşürmek için siyasi ve ekonomik nice zorlamalarla oyunun kurallarını altüst eden sayısız hamleyle yüzleştik” diye konuştu.
“TÜRKİYE, TERÖR ÖRGÜTLERİ, SUÇ ÇETELERİ, DARBECİLERLE MÜCADELE EDECEK GÜCE, İMKÂNA, KARARLILIĞA SAHİPTİR”
Aynı senaryonun ülke içindeki versiyonlarının da eksik olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunun için gece yarısı bildirilerinden terör saldırılarına, suç örgütleri mensuplarından provokatif eylemlere kadar bulabildikleri her aracı kullandılar. İşte 100’e yakın emekli amiralin şu anda hesapları soruluyor, devam ediyoruz, sorulacak. Sen emekli olmuşsun, senin bu milletle, bu devletle ne işin var? İşine bak. Siz bu tür yanlış yollara saptıkça, bunların hesabını bu ülkenin yargısı size soracaktır. Ben İzmir’deki son saldırıyı da aynı çerçevede görüyorum. Biliyorsunuz Türkiye’de en çok saldırıya uğrayan, bu saldırılarda en çok kayıp veren siyasi parti AK Parti’dir. Sadece son 6 yılda 20’ye yakın teşkilat mensubumuz sırf AK Partili oldukları, sırf AK Parti saflarında ülkeye ve millete hizmet ettikleri için şehit edilmiştir. Ayrıca çeşitli örgütlerin teşkilatlarımıza yönelik saldırılarında, güvenlik güçlerimizden ve vatandaşlarımızdan şehit olanlar, yaralananlar da olmuştur.”
AK Parti bu saldırılara maruz kalıp il başkan yardımcısından ilçe başkanına, milletvekili ve belediye başkan adayından sandık temsilcisine kadar her seviyedeki mensuplarını şehit verirken, bugün ortalığı ayağa kaldıranlardan tek ses çıkmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bunlar, saldırıya uğrayan kendilerinden başkasıysa görmezden, duymazdan gelirler, hatta içten içe de ‘oh’ çekerler. Biz bunlar gibi değiliz, olmadık, olmayacağız. Kim olursa olsun, bu ülkenin hiçbir vatandaşının kılına zarar gelmemesi için ne gerekiyorsa yaptık, yapacağız. İşte bunun için İzmir’deki provokatif saldırıyı en şiddetli şekilde kınadık, kınıyoruz, benzerlerini de kınayacağız. Yakalanan failin önündeki ve arkasındaki tüm ilişkiler ortaya çıkartılarak en ağır cezayı alacağına da inanıyoruz. Türkiye provokatif saldırılarla da terör örgütleri ile de suç çeteleri ile de darbecilerle de dışarıdan ülkemizi yönlendirmeye kalkan müstemleke hevesleri ile de mücadele edecek güce, imkâna, kararlılığa sahiptir” değerlendirmesinde bulundu.
“HEDEFLERİMİZDEN ASLA KOPMADIK, KOPMAYACAĞIZ”
“Zor oyunu bozar” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Onlar hangi aracı kullanırlarsa kullansınlar, hedeflerimizden asla kopmadık, kopmayacağız. Mücadeleyi asla bırakmadık, bırakmayacağız. Geçmişte ülkemizle ilgili hususlarda bütün olmazlar denendikten sonra sonuçta her işte ‘olur’ noktasına gelinmiştir, şimdi de gelinecektir. Son bir gayretle ortaya sürülen figüranlar, gösteriye dâhil edilen palyaçolar, sergilenen arsızlıklar, milletimin ve sizlerin moralini bozmasın. Biz bu oyunu çok gördük ve yaşadık, hamdolsun hepsinin de üstesinden gelerek, bugünlere ulaştık. Türkiye’yi dün nasıl vesayet güçlerinin, darbecilerin, terör destekçilerinin keyfine, sosyal ve siyasi mühendislik hesaplarına terk etmediysek bugün de meydanı küresel tezgâhlara bırakmayacağız.”
“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN ÜST LİGİNİN EŞİĞİNE KADAR GETİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 19 yılda ülkeye kazandırdıkları eser, hizmet ve yatırımlarla Türkiye’yi dünyanın en üst liginin eşiğine kadar getirdiklerini belirterek, hedeflere tam olarak ulaşabilmek, ülkeyi dünyada ilk 10’a sokabilmek için biraz daha zamana ihtiyaçları olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği konuma işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüzde 20 oranında millî üretim yapılırken şimdi bu oranın yüzde 70’lere çıktığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin artık kendi silahlı insansız hava araçlarını ürettiğine dikkati çekerek, “Şimdi bunun bir üst segmentine çıkıyoruz. Adı da Akıncı. Dünyada iki, bilemediniz üç ülkede olacak. Bütün bunlar artık bir şeyi getiriyor. Türkiye savunma sanayiinde aracını, gerecini yaptığı gibi bunlarla ilgili bütün mühimmatını da hamdolsun yapar hâle geldi” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, harp sanayiinde savaş uçaklarının da yapılacağını belirterek şöyle devam etti: “Bütün bunlar hâlloldukça birileri yerinde duramıyor. İşte bu AK Parti’ye nasip oldu. Ülkedeki güven ve istikrar iklimini koruyarak 2023’teki seçimlerin ardından gelecek 2028’e kadar olan dönemde bunu başarabileceğimize inanıyorum. Her alanda reformcu ve yenilikçi ruhumuzu hiç kaybetmeden çalışarak inşasını tamamlayacağımız büyük ve güçlü Türkiye, bizden sonraki nesillere bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır.”
AK Parti teşkilatlarındaki herkesin bu büyük ve tarihi sorumluluğun bilinciyle her gününü en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Sizden onun için tekrar bu sözü almak istiyorum. Nedir o? Kapı kapı dolaşarak gidilmedik, ulaşılmadık ev bırakmamalıyız. Boş tartışmalarla, nefsaniyete dayalı iç çekişmelerle, kısır hesaplarla kaybedecek tek bir anımız yoktur. Ricam şu, hesabi olmayacağız, hasbi olacağız. Unutmayınız, Türkiye büyüdükçe ve güçlendikçe AK Parti de büyür ve güçlenir. Türkiye sıkıntıya düştükçe ve zayıfladıkça AK Parti de zafiyete uğrar. Çünkü biz kaderi ülkesinin ve milletinin kaderiyle bütünleşmiş bir partiyiz. Ülkesinin felaketi, milletinin hüsranı, devletinin yıpranması pahasına kendine iktidar yolu açmak isteyenlerle aramızdaki fark işte budur.”
“NE YAPTIYSAK MİLLETİMİZLE YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bugüne kadar ne yaptıysa milletle yaptığını, her ne yapılacaksa yine milletle birlikte yapacaklarını dile getirerek şunları kaydetti: “Akıl, vicdan ve insaf sahibi herkes Türkiye’nin 19 yıl önceki hâliyle bugünkü hâli arasındaki farkı görüyor, biliyor, takdir ediyor. En büyük sıkıntımız, yeni nesillerin bu mukayeseyi yapacak tecrübeden mahrum olmasıdır. Z kuşağı 20 yıl önce ülkede neyin olduğunu biliyor mu? Yolların, alt geçitlerin, hızlı trenlerin, havalimanlarının olduğunu biliyor mu? Şu Antalya’nın havalimanı, 19-20 yıl önce bizim yaptığımız, bunları bilir mi? bilmez ve göreve geldiğimizde 26 havalimanı vardı, şimdi 56 havalimanı var. Dolayısıyla bu gençlik bunları bilmez. Hızlı trenleri bilmez, İstanbul-İzmir otobanını Bay Kemal bilmiyor, gençlik nasıl bilsin? Oranın milletvekili olduğu hâlde bilmiyor. Bütün bunlar apaçık ortada. Yani 7-8 saatte gidilen yol şimdi 3-3,5 saatte gidiliyor. Bütün bunlar hamdolsun AK Parti’nin ortaya koyduğu eserlerdir. Ama onlarla da geleceğin Türkiye’sini nasıl inşa edeceğimiz konusunda ortak zeminde buluşmanın gayreti içindeyiz.”
Bu akşam Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce gençle canlı bağlantıyla bir araya geleceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özgür bir ortamda sohbet edeceğiz. Antalya teşkilatımızla bugün burada gerçekleştirdiğimiz toplantıyı da yeni dönemdeki hedeflerimizin ve çalışma azmimizin teyidi, tazelenmesi ve güçlenmesi vesilesi olarak görüyorum. Her bir kardeşimin, arkadaşımın buradaki ahitleşmemize uygun şekilde 2023’e kadar gece gündüz demeden gönüller kazanmak için gayret göstereceğine inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.