Bakan Pekcan, mart ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, martta tüm zamanların en yüksek aylık ve ilk çeyrek ihracat rakamlarına ulaşıldığını belirterek, “Bu ihracatçılarımızın bir zaferidir.” dedi.
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, martta tüm zamanların en yüksek aylık ve ilk çeyrek ihracat rakamlarına ulaşıldığını belirterek, “Bu ihracatçılarımızın bir zaferidir.” dedi.
Pekcan, Ticaret Bakanlığı Konferans Salonu’nda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle’nin de katıldığı basın toplantısında, mart ayı ve ilk çeyrek dış ticaret rakamlarını açıkladı.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında tüm dünyada görülen yeni dalga ve vaka artışları tedirginliğe sebep olurken, aşılama çalışmalarının 2021 yılına daha pozitif bakmayı sağladığını dile getiren Pekcan, tüm dünyada pandemiyle mücadelede kesin sonuca en kısa sürede ulaşılmasını umduklarını söyledi.
Pekcan, daha önce 2020’nin Aralık ayında 17 milyar 847 milyon dolarla en yüksek aylık ihracat rekorunun kırıldığına işaret ederek, “Şimdi bu rekorumuzu da geçerek aylık ihracat tutarları bakımından çok önemli yeni bir rekor elde etmiş bulunuyoruz. Mart ayında ihracatımız, geçen sene mart ayına göre yüzde 42,2 artışla 18 milyar 985 milyon dolara ulaşmıştır. Bu, tüm zamanların en yüksek aylık ihracat rakamıdır. 18 milyar doları bile gerçekleştirememiştik, 19 milyar doları yakaladık çok şükür. Bu ihracatçılarımızın bir zaferidir. ” diye konuştu.
Bakan Pekcan, salgının etkisiyle geçen yıl azalan ihracattaki baz etkisini göz önünde bulundurarak, en yüksek yıllık ihracatın gerçekleştiği 2019 yılının mart ayıyla bir karşılaştırma yapıldığında ihracatta yüzde 16,2 gibi oldukça yüksek bir artış sağlandığının ortaya çıktığını belirterek şöyle devam etti:
“İthalatımız ise mart ayında geçen senenin aynı ayına göre yüzde 25,8 artarak 23 milyar 679 milyon dolar olmuştur. Mart ayı dış ticaret açığımız, 2020’nin mart ayına göre yüzde 14,2 gibi önemli bir düşüş göstererek 5,5 milyar dolardan 4,7 milyar dolara gerilemiştir. Enerji hariç dış ticaret açığımız ise 1,9 milyar dolardır. Bu da enerji hariç dış ticaret açığında geçen seneye göre yüzde 39,2’lik bir düşüşe karşılık gelmektedir. İhracatın ithalatı karşılama oranı mart ayında geçen seneye göre 9,2 puan yükselerek yüzde 80,2 olmuştur. Enerji hariç karşılama oranı ise 10,2 puan artışla yüzde 90,6 olarak gerçekleşmiştir.
“İki çeyrek üst üste 50 milyar doları aşmış bulunmaktayız”
Bakan Pekcan, 2021 yılı ilk çeyrek dış ticaret rakamlarına ilişkin olarak da şunları söyledi:
“İlk çeyrekte ihracatımız geçen sene ilk çeyreğe göre yüzde 17,3 artışla 50 milyar 23 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu değer, bugüne kadarki en yüksek ilk çeyrek ihracat değeridir. Bu şekilde, 2020 son çeyreğinde olduğu gibi ilk çeyrekte de 50 milyar doların üzerinde bir ihracat yapma başarısını gösterdik. İki çeyrek üst üste 50 milyar doları aşmış bulunmaktayız. 2021 yılı ilk çeyrekteki ithalatımız geçen sene ilk çeyreğe göre yüzde 9,7 artışla 61 milyar dolar olmuştur. Yılın ilk çeyreğinde dış ticaret açığı geçen sene ilk çeyreğe göre yüzde 15,2 oranında kayda değer bir düşüş göstererek 13 milyar dolardan 11 milyar dolara gerilemiştir. Enerji hariç dış ticaret açığımız ise 3 milyar 925 milyon dolar olup, bu da geçen sene aynı döneme göre yüzde 15,3’lük bir düşüşe karşılık gelmektedir. Yılın ilk çeyreğinde ihracatın ithalatı karşılama oranı geçen sene ilk çeyreğe göre 5,3 puan artarak yüzde 81,9’a yükselmiştir. Enerji hariç karşılama oranı ise 2,6 puan artışla yüzde 92,5 olmuştur.”
“İhracatçılarımız, Türk ürünlerini dünyanın dört bir noktasına ulaştırmaya devam ediyor”
Salgının yarattığı tüm olumsuzluklara rağmen dış ticarette oldukça olumlu bir tabloya sahip olduklarını ifade eden Pekcan, ihracatçıların her zamanki gibi dirençli, dinamik ve dirayetli bir şekilde Türk ürünlerini dünyanın dört bir noktasına ulaştırmaya devam ettiklerini dile getirdi.
Pekcan, salgının başından beri özel sektörle koordinasyon içinde attıkları adımlarla, aldıkları tedbirlerle, bu olağanüstü süreci etkin bir şekilde yönettiklerini vurgulayarak, “Bakanlığımızın, İhracatçılar Meclisimizin, sanayicilerimizin, kamu ve özel sektörümüzün ortak çabaları ve iş birliğiyle ihracatımızda ciddi bir hasara, gerilemeye izin vermeden, hızlı bir toparlanma ve artış yaşadığımızı görmekten memnuniyet duyuyoruz.” ifadesini kullandı.
Süveyş Kanalı’nda yaşanan kazanın dünyanın tedarik sitemine etkisine dikkati çeken Pekcan, bu tür kriz durumlarıyla baş etmek ve hızlı reaksiyon gösterebilmenin hazırlık ve beceri gerektirdiğini ifade etti.
Pekcan, Kovid-19 salgınının başında uluslararası taşımacılıkta yaşanabilecek aksaklıkları görerek, hızlı biçimde temassız ticaret tedbirlerini devreye aldıklarını söyledi.
Kapıkule, Habur ve Kapıköy’de alınan tedbirlerle sevkiyatların akışının mümkün olan en üst seviyede devamını temin ettiklerini aktaran Pekcan, “Kovid-19 pandemisi, lojistik alanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Ülkemizin lojistik imkanlarını geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Orta Koridor’un etkinleştirilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz”
Pekcan, Kovid-19 salgını esnasında daha etkin şekilde kullanılan Bakü-Tiflis-Kars hattı başta olmak üzere, Hazar geçişi ve Asya’ya kara ve demir yolu taşımacılığı ile ilgili muhatap ülkelerle ortak çalışmaları ve temasları artırdıklarını anlattı.
Toplantıdan sonra iş dünyası sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile Azerbaycan’a hareket edeceklerini dile getiren Pekcan, “Oradaki resmi temaslarımız kapsamında bu konuları ve ‘Orta Koridor’ olarak tabir edilen rotayla ilgili stratejilerimizi kapsamlı biçimde ele alacağız. Önümüzdeki süreçte Orta Koridor’un etkinleştirilmesi için tüm kurumlarımızla, özel sektörümüzle ve güzergah üzerindeki muhatap ülkelerle çalışmalarımızı sürdüreceğimizin altını çizmek isterim.” diye konuştu.
“Kolay İhracat Platformumuz dünyada ileri teknolojiden en fazla beslenen platformlardan”
Pekcan, sanal ticaret heyetleri ve sanal fuarlarla ilgili faaliyetlerinden de bahsederek, salgın döneminde devreye alınan bu ve benzeri çalışmaların rekor düzeydeki aylık ihracat rakamına önemli katkı sağladığını ifade etti.
Geçen günlerde Kolay İhracat Platformunun ikinci fazını da devreye almanın memnuniyetini yaşadıklarını aktaran Pekcan, platformu ihracatçıya profesyonel bir danışmanlık hizmeti vermek, ihracatçı tabanını genişletmek, ihracatçı sayısını artırmak ve KOBİ’leri ihracatçı yapmak adına çok değerli bir enstrüman olarak gördüklerini anlattı.
Pekcan, “Kolay İhracat Platformumuz, rahatlıkla söyleyebiliriz ki bugün dünya üzerinde ileri teknolojiden en fazla beslenen, en kapsamlı dijital ihracat destek platformlarından birisidir. Hatta muhtemelen en iyisidir. Çünkü biz platformu hayata geçirirken dünyadaki farklı modelleri de inceledik.” diye konuştu
Akıllı İhracat Robotu’nun bugüne kadar ihracatçıların 30 bine yakın sorgusuna yönelik pazar önerisi sunduğunu aktaran Pekcan, şunları kaydetti:
“Yeni fazda makine öğrenmesi kullanarak ürün çeşitlendirmesi önerileri de sunabilen alternatif ürün robotunu devreye aldık. Yabancı ülkelerde yerleşik 18 milyon alıcıya ilişkin bilgileri ve iletişim kanallarını platformumuza eklemiş bulunmaktayız. 190’ın üzerinde ülke, 5 binin üzerinde farklı ürünle ilgili muhtemel alıcı önerilerini sağlayabiliyoruz. Yabancı ülkelerde açılan ihalelerle ilgili bilgileri aktarıyoruz. Halihazırda 70 binin üzerine yurt dışı ihale bilgisine de platform üzerinden firmalarımız erişilebilmekte. Bunların yanında, ‘adım adım ihracat rehberi’ gibi kaynakları ve daha pek çok bilgiyi de platformda bulmak mümkün.”
Pekcan, 2020 Ağustos’tan bu yana platformun 100 binin üzerinde anonim ve 14 bin kayıtlı kullanıcıya ulaştığı bilgisini paylaştı.
Salgın sürecinde Bakanlığın, dijital enstrümanları devreye alarak ihracatçıya destek olduğunu anımsatan Pekcan, “Gerek bu destek enstrümanlarının katkısı gerekse ihracatçımızın azim ve başarısıyla bugün elde ettiğimiz rekor düzeydeki ihracat seviyesine ulaşmış bulunmaktayız.” değerlendirmesinde bulundu.
“ABD’ye ihracat ilk 3 ayda yüzde 32 gibi oldukça önemli bir artış gerçekleştirdi”
Pekcan, salgının getirdiği zorlu süreçte dış ekonomik ilişkileri ihmal etmeden yabancı ülkelerden muhataplarla görüşmelere devam ettiklerini belirterek, “Birleşik Krallık ile Serbest Tercihli Anlaşmamızı sorunsuz bir şekilde ve zamanında imzaladık. 2021 yılında şu ana kadar sadece kendim 22 uluslararası üst düzey görüşme gerçekleştirme imkanım oldu.” bilgisini paylaştı.
ABD Başkanı Joe Biden’ın yönetiminde 18 Mart’ta Ticaret Temsilcisi olarak göreve gelen Katherine Tai ile ilk görüşmelerini dün gerçekleştirdiklerini hatırlatan Pekcan, “Oldukça olumlu bir görüşme oldu. Bundan sonraki süreçte de Sayın Tai ile bir araya gelerek, görüşerek, Türkiye ve ABD ticari ilişkilerinde gündemde olan pek çok konuda birlikte çalışmaya yönelik yapıcı bir zeminde hareket etmeye de birlikte karar verdik.” diye konuştu.
Pekcan, ABD’ye ihracatın ilk 3 ayda yüzde 32 gibi oldukça önemli bir artış gerçekleştirdiğini dile getirerek, “ABD önem verdiğimiz stratejik bir pazar. Bu anlamda, ABD’li muhataplarımızla da yakın bir iş birliği halinde çalışarak, ikili ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da ileri noktalara taşıyacağımızı değerlendiriyorum.” dedi.
“Gümrük Birliğinin güncellenmesi her iki tarafa da ekonomik fayda sağlayacak”
Salgının başından beri Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle yoğun temaslar gerçekleştirdiklerine işaret eden Pekcan, son 3 ayda 3 farklı AB Komiseri ile bizzat görüştüğünü ifade etti.
Pekcan, Gümrük Birliğinin güncellenmesi konusu başta olmak üzere, AB ile ticari ve ekonomik ilişkilerdeki gündem konularını kapsamlı ve detaylı bir biçimde ele aldıklarına değinerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Geçtiğimiz günlerde yapılan AB Liderler Zirvesi’nde, ülkemizle pozitif bir gündem oluşturulması üzerinde durulmuştur. Bu gelişmeyi önemli ve doğru bir adım olarak görüyoruz. Türkiye ve AB ekonomileri birbirlerini tamamlayan ekonomilerdir. Zaman, ortaklık ilişkimizi her iki taraf için de mümkün olan en yüksek faydaya dönüştürme zamanıdır. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi her iki tarafa da ekonomik fayda sağlayacak güzel bir açılım olacaktır. Daha önce de dile getirdiğimiz üzere, Türkiye olarak biz hazırız.”
Pekcan, zirvenin ardından AB makamlarının en kısa sürede nihai adımı atarak, Gümrük Birliği’ni güncelleme ve yeni açılımlar sağlanma noktasında süreci başlatacağını umut ettiğini söyledi.
Süreç başladığında Avrupalı muhataplarla her zaman olduğu gibi yapıcı bir yaklaşımla istişare ve müzakereleri gerçekleştirmeyi, Türkiye-AB ilişkilerinde çok önemli yeni ve somut bir kazanımı sağlamayı arzu ettiklerini vurgulayan Pekcan, “Yolumuza yenilenmiş bir Gümrük Birliği ile devam etmek, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerini yeni bir boyuta taşımak istiyoruz.” diye konuştu.
“İhracatta elde ettiğimiz başarı gelecek başarıların da müjdecisi”
Pekcan, “İhracatta mart ayında ve yılın ilk çeyreğinde elde ettiğimiz başarı gelecek dönemdeki başarıların da müjdecisi, göstergesi ve teminatıdır.” diyerek, savunma sanayisinde, otomotivde, makinede, kimyada ve daha birçok sektörde yerli üretim ve yerli teknolojiyi ihracata dönüştürme hedefiyle çalışmaları sürdüreceklerini söyledi.
“Sayın Cumhurbaşkanımızca açıklanan Ekonomi Reform Paketi’nde öngörüldüğü üzere, yatırım, istihdam, üretim, ihracat zincirini en güçlü biçimde oluşturarak, hep birlikte ulusal hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyeceğiz.” diyen Pekcan, bu bağlamda tüm bakanlıklar ile tam bir uyum ve eş güdüm halinde çalışmaları sürdürdüklerinin altını çizdi.
Pekcan, geçen hafta kamuoyu ile paylaşılan Reform Paketi Uygulama Takvimi’nin hükümet için oldukça net ve somut bir yol haritasını teşkil ettiğini aktararak, şöyle devam etti:
“Eylem ve çalışmalarımızı zamanlıca ve etkinlikle tamamlayarak, ülkemiz için en hayırlı, en güzel sonuçları alacağımızı biliyoruz. Bu çerçevede, ülke olarak pandemi gibi küresel güçlüklere rağmen yüksek büyüme ve katma değerli ihracat hedeflerimiz doğrultusunda durmadan ilerleyişimizi sürdüreceğiz. Bunu 83 milyon el ele, birliktelik ve dayanışma içinde, millet olarak, bir bütün olarak başaracağız.”
“İlk çeyrek itibarıyla yakaladığımız bu ivmeyi sürdüreceğiz”
Türkiye’de ve tüm dünyada salgının tamamıyla kontrol altına alındığı günlere kısa sürede erişmeyi temenni ettiklerini dile getiren Pekcan, ihracatta yakalanan olumlu tablo ve tarihi rekor nedeniyle Türk ürünlerinin dünyaya ulaşmasını temin eden tüm çalışanlara ve ihracat ailesine teşekkür etti.
Pekcan, “Bugün, sene sonundaki 184 milyar dolarlık hedefimizi aşmaya bir adım daha yaklaştık. İlk çeyrek itibarıyla yakaladığımız bu ivmeyi sürdürerek sene sonunda oldukça güzel, ülkemizin gerçek ihracat potansiyelini yansıtan, güçlü bir ihracat rakamını hep birlikte göreceğiz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.