Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, çok sayıda konutu en kaliteli şekilde inşa ederek, yaraları hızla saracak bir kapasiteye ulaşmıştır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elazığ Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “5 milyar lirayı aşan bir yatırımla, Elazığ’da yaklaşık 100 bin insanımız için modern, güvenli ve her türlü sosyal donatıya sahip yepyeni bir şehir inşa etmiş oluyoruz. Hamdolsun Türkiye artık, bu kadar kısa sürede bu kadar çok sayıda konutu, üstelik de en kaliteli şekilde inşa ederek; yaraları hızla saracak, mağduriyetleri giderecek bir kapasiteye ulaşmıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Elazığ Depremi’nin birinci yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen anma programı ve Elazığ Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı.
Tören öncesinde kendisini bekleyen vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin üzerinden bir yıl geçmesinin ardından gece-gündüz demeden çalışarak deprem konutlarının bugüne yetiştirildiğini söyledi.
“DEVLET VATANDAŞININ MUTLULUĞUYLA MUTLU OLUR”
Yapılan çalışmaların devletin görevi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet yük değildir, devlet yük alır. Devlet vatandaşının mutluluğuyla mutlu olur. Onun için geçmişte ne demişler devlete; ‘devlet baba’ demişler. Şimdi bizler de Cumhur İttifakı olarak hamdolsun bu anlayışla bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik ve bu yola devam ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün teslim edilen konutların yanı sıra inşası devam eden konutların da altı ay içerisinde tamamlanarak hak sahiplerine dağıtılacağını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada da konutların hak sahibi vatandaşlara hayırlı olmasını dileyerek, Elazığ ve Malatya başta olmak üzere Doğu Anadolu bölgesini etkileyen depremde hayatlarını kaybeden vatandaşlara bir kez daha Allah’tan rahmet diledi.
“TÜM İMKÂNLARIMIZLA VATANDAŞLARIMIZIN YANINDA YER ALDIK”
Deprem anından itibaren devletin tüm imkânlarıyla vatandaşlarının yanında yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin ardından da 77 bin binanın incelendiğini, toplam 4 bin 764 binanın yıkımının gerçekleştirildiğini açıkladı.
Yapılan değerlendirmeler sonunda, Elazığ’da 20 bin ve Malatya’da 6 bin olmak üzere toplam 26 bin yeni konutun inşasına karar verdiklerini ve inşaat çalışmalarına depremden en çok zarar gören Sürsürü, Bizmişen, Yazıkonak, Akçakiraz, Aksaray, Karşıyaka, Abdullahpaşa ve Gümüşkavak mahallelerinden başladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden sonraki altı ayda 2 bin 517 konutu bu mahallelerde hak sahiplerine teslim ettiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlen 136 derslikli 8 okulun inşasının sürdüğünü ifade ederek, Malatya’da da 100’ü köy evi olmak üzere bin 195 konutu vatandaşların hizmetini sunduklarını kaydetti.
“YAKLAŞIK 100 BİN İNSANIMIZ İÇİN YENİ BİR ŞEHİR İNŞA EDİYORUZ”
Bugün, Elazığ’da 5 bin 500 konutu daha teslim ederek, toplamda 8 bin aileyi yeni evlerine kavuşturmuş olacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Özellikle köylerimiz için, tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak çok özel projeleri hayata geçirdik. Kalan 12 bin konutu da yeşil alanları, yürüyüş ve bisiklet yolları, camileri, okulları, spor sahaları ile birlikte yaza kadar tamamlayıp vatandaşlarımıza vereceğiz. Böylece 5 milyar lirayı aşan bir yatırımla, Elazığ’da yaklaşık 100 bin insanımız için modern, güvenli ve her türlü sosyal donatıya sahip yepyeni bir şehir inşa etmiş oluyoruz. Hamdolsun Türkiye artık, bu kadar kısa sürede bu kadar çok sayıda konutu, üstelik de en kaliteli şekilde inşa ederek; yaraları hızla saracak, mağduriyetleri giderecek bir kapasiteye ulaşmıştır. Bir kez daha bu konutların hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğal afetlerin önüne geçmenin insan iradesini aşan hususlar olduğunun altını çizerek, Türkiye’nin de dünyanın en önemli deprem kuşaklarının üzerinde yer alan bir ülke olduğuna dikkati çekti.
Türkiye’nin tarih boyunca olduğu gibi bugün de sık sık depremlerle, sellerle karşılaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, afetlerin yol açacağı zararı en aza indirecek tedbirleri alabileceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, özellikle Cumhuriyet dönemindeki plansızlıkların, ihmallerin, rant hırsının neticesi olarak, afetlere karşı güvenli bir altyapı kuramadığını ifade ederek, “Tek katlı veya çok katlı, ama hepsi de düşük standartlı binalar şehirlerimizi zehirli bir sarmaşık gibi istila etmiştir. Köylerimizde insanlarımızın, hiçbir destek almadan kendi imkânlarıyla yaptıkları evler de afetlere karşı gereken donanıma sahip değildir. Netice itibariyle ülkemizin yapı stokunun önemli bir bölümü depreme dayanıksız olarak inşa edilmiştir” diye konuştu.
“DEPREME DAYANIKLI YAPI İNŞASINDA ÇOK BÜYÜK MESAFE KATEDİLDİ”
Marmara Depremi’nin ardından bu gerçeğin tüm çıplaklığıyla kendini gösterdiğini, yapılan hukuki düzenlemelerin de fiili uygulama hâline dönüşmesinin kolay olmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bilim insanları, ülkemizin üzerinde bulunduğu fay hatlarındaki hareketleri inceleyerek, yeni ve daha büyük depremlere hazırlıklı olmamız hususunda sık sık bizleri ikaz ediyor. Tabii bu hazırlığın bir boyutunu yeni yapılan binaların kontrolü, diğer boyutunu ise mevcut yapı stokunun dönüştürülmesi oluşturuyor. Milyonlarca yapının dönüşümünün öyle kolay olmadığını, sanıyorum, vicdan ve izan sahibi herkes kabul edecektir. Karşımızda, her şeyi bir kenara bırakıp Türkiye’nin tüm mali gücünü bu alana sarf etsek bile yıllarca bitmeyecek bir iş yükü bulunuyor. Elbette işin büyüklüğü bizi harekete geçmekten alıkoymadı. Belirlediğimiz öncelikler çerçevesinde var gücümüzle çalışıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldikten sonra TOKİ vasıtasıyla başlattıkları depreme dayanıklı yapı inşasında çok büyük mesafe katedildiğini vurgulayarak, “Türkiye, sadece TOKİ vasıtasıyla bir milyona yakın depreme dayanıklı, kaliteli, işlevsel konuta ve kamu binasına kavuşmuştur. Özel sektör de, her kesimden vatandaşımıza ve uluslararası yatırımcılara hitap eden yapı inşasına yönelerek, bu sürece destek vermiştir. Kentsel dönüşüm çalışmalarına öncülük ederek, yapı stokumuzu güvenli hâle getirmenin gayreti içindeyiz” ifadesini kullandı.
“AFETLERE HAZIRLIK YANINDA ÜLKEMİZİN ŞEHİRLEŞME KALİTESİNİ YÜKSELTMEYİ DE ÖNEMSİYORUZ”
Türkiye genelinde 59 ildeki 268 riskli alanda ve 67 ildeki yeni yerleşim alanında faaliyetlerin devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece son 8-9 yılda 1,5 milyon konutun dönüşümünü tamamlayarak, 6 milyon insanımızın can ve mal güvenliklerini teminat altına aldık. Hâlen ülke genelinde 272 bin toplu konutun ve kentsel dönüşüm konutunun inşası sürüyor. Riskli yapı statüsünde yenilemesi devam eden konut ve işyeri sayısı 688 bini geçti. Bu alanlardaki 677 bin bağımsız birimin tahliye ve yıkım işlemlerini tamamladık. Toplamda 5 milyon insanımızı ilgilendiren tüm çalışmaların yalnızca kira yardımı, proje ve kamulaştırma giderleri gibi maliyetleri 15,5 milyar lirayı geçti” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece İstanbul’daki kentsel dönüşüm çalışmalarının, 10 milyon metrekare büyüklüğü bulan bir alana yayıldığına işaret ederek, “Hedefimiz acil dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutu önümüzdeki 5 yılda tamamlamaktır” diye konuştu.
Ekim ayındaki İzmir Depremi’nin ardından bu şehirde hemen 5 bin konutun inşasına başlandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel ve heyelan afetlerinin ardından Trabzon-Araklı’da 118, Giresun-Bulancak’ta 570, Giresun-Dereli’de 612 konutun da yapımının sürdüğünü bildirdi.
“Devlet ve vatandaş olarak elbirliği içinde ülkemizin önündeki afet tehditlerine karşı hazırlıklarımızı hızlandıracağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, afetlere hazırlığın yanında Türkiye’nin şehirleşme kalitesini yükseltmeyi de önemsediklerini söyledi.
“DİKEY MİMARİ DEPREM BÖLGELERİNDE BİR İNTİHARDIR”
Bu amaçla, artık yeni projelerin tamamının yatay mimari stratejisiyle hazırlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elazığ ve Malatya’daki deprem konutlarımız bu yaklaşımla inşa edilmiştir. İnşallah bundan dolayı çevre ve şehircilik bakanıma özellikle teşekkür ediyorum. İnşallah sonra tüm projeleri de aynı anlayışla hayata geçireceğiz. Dikey mimarı böyle deprem bölgesinde bizim için bir intihardır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye, son 18 yılda kurduğumuz güçlü demokrasi ve hizmet altyapısı sayesinde, bir süredir ardı ardına yaşadığımız nice saldırıların, maruz bırakıldığımız nice tuzakların, küresel düzeyde yaşanan nice krizlerin üstesinden başarıyla gelmektedir. Daha önce maruz kaldığımız terör saldırılarını, sınırlarımızın kuşatılma girişimini, uluslararası alanda köşeye sıkıştırılma gayretlerini bir kenara bırakıyorum. Sadece koronavirüs salgını döneminde karşılaştığımız fotoğraf dahi, tek başına, Türkiye’nin gücünü, kapasitesini ve potansiyelini göstermeye yeterlidir. Ülkemizin tüm illerini eser ve hizmet siyasetimizin ürünü yatırımlarla donatırken, her bir insanımızın da hayat kalitesini yükselttik, geleceğe umutla bakmasını sağladık.”
Son 18 yılda Elazığ’a toplam 16 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentte eğitim, yükseköğretim, gençlik ve spor, deprem konutları dışındaki toplu konut, ulaştırma, altyapı, baraj, sulama ve turizm alanında yapılan çalışmaları anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah önümüzdeki dönemde Elazığ’ı her alanda çok daha büyük hizmetlerle, eserlerle, yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar girdiğimiz her mücadelede yanımızda yer alan Elazığ’a, tüm Gakkoşlara şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, anahtar teslimi yapılacak konutların ve sosyal tesislerin hayırlı olması dileklerini yineleyerek, deprem anından bugüne kadar Elazığ’ın yaralarını sarmak için çalışan tüm kurumlara, İçişleri Bakanlığı ve AFAD’a, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TOKİ’ye teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın yaptığı duanın ardından, konutlarında yaşamaya başlayan üç farklı ailenin evine canlı bağlantı kurarak, ailelerle sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra tören alanında bulunan bazı ailelere konutlarının anahtarlarını teslim etti.
Anahtar teslim töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutların bulunduğu bölgede incelemelerde bulunarak, vatandaşlarla sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.