Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

“Türkiye, dünyadaki siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği şu kritik süreçte tarihî bir mücadelenin içindedir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, dünyadaki siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği şu kritik süreçte tarihî bir mücadelenin içindedir. Milletimizin birliği ve beraberliği ile devletimizin büyüklüğünden aldığımız güçle, bu mücadeleyi başarıya ulaştırmakta kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan’a Allah’tan rahmet dileyerek başladı.

Markar Esayan’ı ebedi aleme uğurlarken dünyaya da bir mesaj verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O mesaj da bizim birlikteliğimizin, kadim medeniyetimizin gereği neyse, orada dayalı olduğu anlayışıydı. Kendisine rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar diliyorum” dedi.

“DEAŞ’LA GERÇEK ANLAMDA SADECE TÜRKİYE MÜCADELE ETMEKTEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay ve İskenderun’a geçmiş olsun dileklerini ileterek, önceki gün Amanoslardan Türkiye’ye eylem için giren iki teröristin, güvenlik güçlerinin dikkati ve feraseti sayesinde kısa sürede tespit edilerek büyük bir felaketin önüne geçildiğini söyledi.

Etkisiz hâle getirilen teröristlerin daha önce belirlenen bir grubun son üyeleri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kahraman güvenlik güçlerimizi tebrik ediyor, her birinin alınlarından öpüyorum. Bu olay, Türkiye’nin Suriye merkezli terör saldırıları konusundaki hassasiyetinin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi.

“Suriye sınırımız boyunca kontrolümüz altında bulunmayan yerlerdeki terör örgütü varlığının ve ülkemize yönelik tehditlerinin, bize verilen tüm sözlere rağmen, artarak sürdüğünü görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye verilen sözler tutularak, buralardaki tüm teröristlerin belirlenen hattın dışına çıkartılmazsa her an harekete geçmek için meşru sebebe sahip olunduğu uyarısını yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’den gelen DEAŞ mensuplarının eylem arayışlarının sürdüğünün de geçen günlerde yakalanan çok sayıdaki teröristten bildiklerini belirterek, “Dolayısıyla, Suriye’deki varlıklarını DEAŞ’la mücadeleye bağlayanların bahanesinin altı da boştur. DEAŞ’la gerçek anlamda sadece Türkiye mücadele etmektedir” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN GÜCÜ SURİYE’Yİ TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN TEMİZLEMEYE YETER”

Rusya’nın İdlib bölgesindeki Suriye Millî Ordusu güçlerinin eğitim merkezine yönelik saldırısını, bölgede kalıcı barış ve huzurun istenmediğinin işareti olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde Amerika’nın, Suriye’nin Irak sınırı boyunca oluşturmaya çalıştığı yapının, yeni çatışmaların, acıların, trajedilerin habercisi olduğu da açıktır. Suriye halkı, bölge dışından gelen güçler ile onların güdümündeki terör örgütlerinin ve rejimin strateji oyunlarının bedelini kanıyla, canıyla ödüyor. Biz bu riyakarlığa, bu haksızlığa, bu adaletsizliğe seyirci kalamayız. Çünkü sınırlarımızın hemen yanıbaşında yaşanan her hadisenin sancısını biz de hissediyoruz. Hatay’daki olay bunun en son ve somut örneğidir. Suriye topraklarına çöreklenen ama DEAŞ’la bizim kadar mücadelesi olmayan güçler, artık bu orta oyununu bir kenara bırakmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gücünün, gerekiyorsa Suriye’yi tüm terör örgütlerinden temizlemeye yeterli olduğunun altını çizerek, “Ama biliyoruz ki, Suriye üzerinde yapılan hesapların ülke halkının yaşadığı zulmü sona erdirmekle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bizim tek gayemiz kendi güvenliğimizi sağlamak, Suriye halkının huzura ve esenliğe kavuşmasını sağlamaktır” vurgusunda bulundu.

“Bir asırdır emperyalistlerin oyun sahası hâline dönüşmüş bu kadim coğrafyanın artık içine sokulduğu cendereden kurtulma vakti gelmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kutlu çıkışın en büyük destekçisinin de Türkiye olacağının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasi, ekonomik, kültürel ve askerî gücümüzü artırmaya, kendimiz yanında kardeşlerimize ve dostlarımıza destek olmak için de ihtiyacımız bulunuyor. Velhasıl sorumluluğumuz ağırdır” ifadesini kullandı.

“ELİMİZDEKİ HER DEĞER GİBİ CUMHURİYETİMİZE DE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Cumhuriyetin kuruluşunun 97’nci yıl dönümünün yarın kutlanacağını belirterek vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz asrın başlarında Balkanlardan Kafkaslara, Karadeniz’den Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada saldırıya uğrayan devletimize Anadolu toprakları bile çok görülmüştü. Bugünkü topraklarımızı parça parça bölerek paylaşmayı, milletimizi Anadolu’da esir hâline getirmeyi ve hatta tümden tasfiye etmeyi planlayanların hesaplarını, İstiklal Harbimizle bozmuştuk. Dönemin şartlarında razı olabileceğimizin asgarisini oluşturan, Misak-ı Millî’nin bile gerisindeki bugünkü sınırlarımızda kendimize yeni bir gelecek kurduk. Millî iradenin üstünlüğü ilkesi üzerine inşa edilen Cumhuriyetimiz, işte bu geleceğin sembolüdür.”

Cumhuriyetin siyasi, ekonomik, terör gibi pek çok badireyi atlatarak bugünlere ulaştığını, Gazi Meclis’in en son 15 Temmuz’da ikinci kez gazilük unvanıyla şereflendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elimizdeki her değer gibi Cumhuriyetimize de sahip çıkacağız. Yakın zamanda bölgemizde yaşananlar bu gerçeğin en açık ispatıdır. Geçmişten bugüne hepimizin bildiği tüm eksiklerine, tüm sıkıntılarına rağmen Cumhuriyetimize var gücümüzle sahip çıkarak kendimize güçlü bir gelecek inşa edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl İstiklal Harbimizde Gazi Mustafa Kemal Paşa ordumuza ‘İlk hedefiniz Akdeniz’ diyerek istikamet göstermişse, bugün bizim de ilk durağımız 2023 hedeflerimizdir. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması demek, her alanda dünyanın en üst ligindeki varlığını tescil etmesi demektir. Ülkemizin son yedi yıldır kesintisiz yaşadığı saldırı dalgası, kimi alanlardaki ilerlememizi yavaşlatmış olsa da 2023 hedeflerimize ulaşmakta kararlıyız. Böylece, bizden sonraki nesillere 2053 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri büyük ve güçlü bir Türkiye bırakmış olacağız” dedi.

“BİZ KENDİ DİNİMİZLE BİRLİKTE, DİĞER DİNLERİN KUTSALLARINA DA SAYGI DUYAN BİR MİLLETİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gecenin Müslümanlar için özel bir gece olduğuna dikkati çekerek, “Bugün Mevlid-i Nebi’yi, yani Peygamberimizin veladetiyle dünyayı şereflendirmesinin yıl dönümünü idrak ediyoruz. Rabbime, bizleri ‘adı güzel kendi güzel Muhammed’in dünyaya vasıl oluşunun bir sene-i devriyesine daha kavuşturduğu için hamd ediyorum.Bu mübarek gecenin günahlarımızın affına vesile olmasını diliyorum. Bu kutlu gece hürmetine, Rabbimin, kıldığımız namazları, ettiğimiz duaları, yaptığımız hayır ve hasenatı dergâhı izzetinde kabul buyurmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam ve Müslüman düşmanlığının, Peygamber Hazreti Muhammed’e saygısızlığın, özellikle Avrupa’daki yöneticiler arasında âdeta kanser gibi yayıldığı bir dönemden geçildiğini söyledi.

Fransa’da yayımlanan bir derginin kapaktan yayınladığı karikatürle şahsının hedef alındığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu tür ahlaksız yayınlara, ne yaptığını görmek amacıyla da olsa itibar etmeyi dahi zül kabul ettiğim için karikatüre bakmadım. Ben neyim ki, benim sevgili Peygamberim, Sevgililer Sevgilisine bu denli hakaret eden bu namuszuslarla ilgili benim herhangi bir şey söylememe de gerek yok zaten. Üzüntüm ve öfkem; şahsıma yapılan iğrenç saldırıdan değil, aynı mecranın canımızdan aziz bildiğimiz Peygamber Efendimize yönelik terbiyesizliklerin kaynağı olmasındandır. Hedefin şahsımız değil, savunduğumuz değerlerimiz olduğunu biliyoruz. Ülkemizde de bunların uzantıları olduğunu biliyor ve görüyoruz. Hatta hatta bu Parlamento’nun çatısı altında olanları da biliyoruz, aile mefhumunu bir kenara koymak suretiyle bu tür saldırının içerisinde olanları da biliyoruz. Böyle bir zamanda yekvucüd olmak gerekirken hâlâ bunlar buralardan oy devşireceklerini zannediyorlar. Bu pazarda size yer yok. İslam ve Türkiye düşmlanlarının, özgürlük adına girdikleri kin ve nefret bataklığında boğulup gideceklerine inanıyorum. Bunlar, Avrupa’nın, yeniden barbarlık dönemine geri gidişinin işaretleridir. Fransa ve genel olarak Avrupa, Makron’un ve onunla aynı zihniyeti taşıyanların bu kısır, provokatif, çirkin, nefret tohumları saçan politikalarını hak etmiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağduyulu Avrupalıları, kendileri ve çocukları adına aydınlık bir gelecek için bu tehlikeli gidişe karşı inisiyatif geliştirmeye davet ederek, “Müslüman ve Türk düşmanlığını iç politikalarındaki başarısızlıklarını örtmenin kılıfı olarak kullanmaya çalışanlardan, o kirli ellerini mukaddes değerlerimizden çekmelerini istiyoruz” çağrısında bulundu.

“Mekke’ye, Medine’ye, Asya’ya, Afrika’ya, Avrupa’ya, tüm dünyaya, tüm alemlere ve tüm zamanlara şeref veren Peygamber Efendimize yapılan saldırılara samimiyetle karşı durmak bizim şeref meselemizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, son nefesimizi verdiğimiz gün değil, asıl bu saldırılar karşısında sessiz kaldığımız, tepkisiz kaldığımız, mukabelede bulunmadığımız gün öldük demektir” ifadesini kullandı.

Türk milletinin inancına ve değerlerine yönelik hiçbir saldırı karşısında cibilliyetsiz bir tavrı asla takınamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üstelik biz kendi dinimizle birlikte, diğer dinlerin kutsallarına da saygı duyan bir milletiz. Asırlardır bu topraklarda cami, kilise, sinagog yan yana müntesiplerine hizmet vermiştir. Hatta ecdadımızın koruması, devletin koruması altına almıştır. İstanbul’dan Hatay’a bunun sayısız örneği hâlâ vardır” dedi.

“KİMSENİN İNANCINA, İBADETİNE, KUTSALINA MÜDAHALE ETMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı ülkelere seslendiğini belirterek, “Siz değil misiniz Ruanda’da yüzbinlerce insanı katleden, siz değil misiniz milyonlarca Cezayirliyi katleden, siz değil misiniz Afrika’nın her ülkesine sadece elmas, fosfat, altın var diyen ve giren oradaki insanları katleden? Siz katilsiniz, katil” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haçlı Seferlerinden itibaren, Avrupa üzerinden gelen fitne ve kin tohumlarının bu topraklara düşmeye başladığını ve huzurun bozulduğunu anlatarak, “Bin yıl birlikte yaşadığımız insanlarla bir anda düşman kesilmemiz için hiçbir sebep yoktur. Biz sadece dışarıdan ve içeriden maruz kaldığımız saldırılara karşı kendimizi savunduk. Tehcir ve mübadele gibi hadiseler, Batılı güçlerin topraklarımızda sahneledikleri oyunların acı sonuçlarıdır. Buna rağmen, ülkemizde vatandaşımız veya misafirimiz olarak bulunan diğer dinlerin mensupları eşsiz bir hoşgörü ve saygı iklimi içinde hayatlarını sürdürdüyor” ifadelerine yer verdi.

Türkiye genelinde ibadete açık 435 kilise, sinagog ve havra bulunduğunun v ebunların devletin güvencesi altında bulunduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin inancına, ibadetine, kutsalına müdahale etmediklerinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda vakıf mallarının iadesinden kilise ve diğer ibadethanelerin restorasyonuna kadar farklı inançlara mensup vatandaşların dinî özgürlüklerini genişletmek için pek çok adım attıklarının altını çizerek, Türkiye Cumhurbaşkanı olarak Hristiyan ve Musevi vatandaşların sıkıntısını, derdini daima kendi sorunu olarak gördüğünü kaydetti.

“Ülkemizdeki hoşgörü anlayışı, Avrupa’daki gibi faşist suratların yüzlerine maske yaptıkları türden bir riyakârlık değil; inancımızın köklerinden ve kalbimizin derinliklerinden gelen samimi bir hissiyattır” sözlerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Almanya’da Mevlana Camisine sabah namazında 100-150 kadar Alman polisinin girmesini Şansöyle Merkel izah edemez” diye konuştu.

“HİÇ KİMSEYE İNANCINDAN ÖTÜRÜ HUSUMET BESLEMEYİZ”

Almanya devletinin, bu ülkede yaşayan Türklerin kimliğine değer vermemesinin ciddi bir sıkıntı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklalimize, istikbalimize, değerlerimize saygı duyulması şartıyla, biz hiç kimseye inancından, kökeninden, renginden, mezhebinden, meşrebinden ötürü husumet beslemeyiz. Bu kırmızı çizgilerimiz aşıldığında da, hiç kimse kusura bakmasın, babamızın oğlu olsa gözümüz görmez” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan’ın saldırıları üzerine Azerbaycan’ın yaklaşık 30 yıldır işgal altında olan topraklarını kurtarmak için başlattığı harekata da değinerek, Minsk Üçlüsü’nün 30 yıldır sorunu çözüme kavuşturamadığını, âdeta ipe un serdiklerini anlattı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dün akşam bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve durum değerlendirmesi yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin’e Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile görüşme teklifinde bulunduğunu, kenisinin de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşerek sorunu çözüme kavuşturabileceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesinde Azerbaycan’a saldıran Ermeni askerleri arasında terör örgütü PKK-PYD üyelerinin de bulunduğunu söylediğini aktararak, bu konuda gereğinin yapılması gerektiği, aksi takdirde gereğinin yapılacağı uyarısında bulunduğunu bildirdi.

“MÜSLÜMANDAN TERÖRİST OLMAZ, TERÖRİSTTEN DE MÜSLÜMAN OLMAZ”

“İslam’a ve Müslümanlara saldıranların en büyük bahanesi, daha doğrusu hilesi, bu kavramları terörle aynileştirmek, özdeşleştirmektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Peygamber Efendimize hakareti de, düşünce ve fikir özgürlüğü kılıfı altında meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Hâlbuki, Müslümandan terörist olmaz, teröristten de Müslüman olmaz. Terörist, kendi amaçlarına ulaşmak için masum insanları katletmekten çekinmeyen, bu yolda her yöntemi kullanabilen, kalbi kara, eli kanlı bir canidir. Teröristi, Müslüman da olsa, Hristiyan da olsa, Musevi de olsa, Budist de olsa, herhangi bir dine mensup olmasa da, diğer tüm sıfatlarının ötesindeki amaçları ve eylemleriyle tanımlamak gerekir. Kendini nasıl tanımlarsa tanımlasın, teröristi böyle görmeyen ve tavır geliştirmeyen herkes, işte Fransa’nın düştüğü duruma düşer. Aynı şekilde Peygamber Efendimize yönelik saygısızlıkların özgürlükle izahı da en bayağısından bir kandırmaca gayretinden başka bir şey değildir. Hâlbuki Peygamber Efendimiz, insana insan olduğu için saygı duyan, kişinin dini dahil diğer tüm vasıflarına bunun ardından bakan bir anlayışa sahipti.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslamı ve Müslümanları, kendinden başka hiç kimseye tahammülu olmayan, terör yoluyla diğer dinlerin mensuplarını hedef alan bir konumda göstermenin İslam’a yapılan en büyük bühtan olduğunu söyleyerek, “Zulüm gören Müslüman, ölen Müslüman, tüm yükü çeken Müslüman… Buna karşılık bunun gürültüsünü çıkartan, istismarını yapan, rantını yiyen, terörizm üzerinden İslama ve Müslümanlara hakaret eden ise Batı ve Avrupa… Bu çarpıklığı dile getirdiğimiz, yüzlerine vurduğumuz için de bize saldırıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, imkân bulduğumuz her platformda hakkı ve hakikatı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” açıklamasında bulundu.

“SİYASİ VE EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIMIZI GÜÇLENDİRDİKÇE HEDEFLERİMİZE BİRAZ DAHA YAKLAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dünyadaki siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği şu kritik süreçte, tarihî bir mücadelenin içindedir. Milletimizin birliği ve beraberliği ile devletimizin büyüklüğünden aldığımız güçle, bu mücadeleyi başarıya ulaştırmakta kararlıyız. Biz kendimiz, dostlarımız ve tüm insanlık için adil, ahlaklı, iyi, güzel, hayırlı olanı istiyoruz” dedi.

Son iki asırdır dünyayı demokrasi, özgürlük, çoğulculuk, hukuk devleti gibi kavramlar üzerinden yönetenlerin gerçek yüzlerinin son dönemde ardı ardına yaşanan krizlerle birlikte ortaya çıkmaya başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu cilalı maskenin ardındaki faşist, ırkçı, kibirli, kendinden olmayan herkesi düşman gören zihniyet, Avrupa demokrasisini kanser gibi sarıyor. Avrupa değerleri, Fransa değerleri denen ve tüm dünyaya dikte edilen ilkeler, bizzat bunları vaaz edenler tarafından çiğnenmektedir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle İslam ve Türk düşmanlığının tüm Avrupa’da yükseldiğine işaret ederek şöyle konuştu: “Bedelini, dünyanın ve insanlığın kalan kısmının tamamının acı ve sefalet olarak ödediği sahte özgürlük ve refah düzenlerinin tehdit altına girdiğini görenlerin hırçınlığı her geçen gün artıyor. Türkiye, bu çirkin ve nobran zihniyetin saldırılarına rağmen, medeniyetinin ve tarihinin mirası olan sorumluluklarını yerine getiriyor. Bunun için Kafkasya’dan Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada mücadele yürütüyoruz. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023’e, kendimiz ve tüm dostlarımız için daha huzurlu, güvenli, müreffeh bir dünyaya kavuşmuş olarak girmeyi hedefliyoruz. Siyasi ve ekonomik bağımsızlığımızı güçlendirdikçe hedeflerimize biraz daha yaklaşıyor, mazlumlar ve mağdurlar nezdindeki itibarımızı sürekli yükseltiyoruz. Girdikleri yanlış yolu düzeltmeye çalışmak yerine, çıkış yolunu ülkemizi kuşatma altına alarak arayanların sonu hüsran olacaktır.Muhteris ve zalim yönetimleri bekleyen akıbet, bir süre sonra kendi ülkelerinde dahi sokağa çıkamayacakları bir nefretin odağı hâline dönüşmektir. Biz kendi yolumuzda ilerlemeyi sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azeri Türklerine Ermenistan’a karşı mücadelelerinde başarılar dileyerek, “İnanıyorum ki zafer Azeri Türkü kardeşlerimindir. Rabbim yar ve yardımcıları olsun. Buradaki mücadelelerinde her an yanlarında olduk, yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın ardından Meclis’te gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

“TÜRKİYE BİR KABİLE DEVLETİ DEĞİL”

Fransa’nın Ankara Büyükelçiliğinin, vatandaşlarına Türkiye’ye seyahat uyarısı yaptığının hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz şu anda Paris Büyükelçimize, şu anda orayla ilgili hukuki bir süreç var. Buradaki ayağı var, oradaki ayağı var. Bu süreci başlatıyoruz. Fransa’nın seyahatlerle ilgili bir kararı varsa biz o kararı bir görürüz, gözden geçiririz. Bunlara karşı mukabil adımları da biz atarız. Türkiye bir kabile devleti değil, hele hele Macron gibilerin baktığı, tanıdığı bir devlet de değil” diye konuştu.

“ŞEHİTLERİMİZİN KANINI YERDE BIRAKMADIK”

“Sınır ötesi harekâta ilişkin, ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ ifadesini kullanıyorsunuz ama bugün sanki yeni bir sınır ötesi harekâta ilişkin ipuçları verdiniz. Böyle bir durum söz konusu mu?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçekten öyle bir sınır ötesi operasyonu anladın mı? Biz zaten sınır ötesindeyiz. Pençe’de, Barış Pınarı’nda, Zeytin Dalı’nda, bütün oralarda her an varız ve şehitlerimizin kanını yerde bırakmadık, bırakmayacağız” karşılığını verdi.

MHP’nin, “askıda ekmek” kampanyasına muhalefetten eleştirilerin geldiğinin dile getirilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyi bizden öğrenmeyin. Türkiye’de böyle bir şey var mı? Bugün evine ekmek götüremeyen diye bir şey Türkiye’de var mı? Buna inanıyor musunuz? Bazı şeyleri siz kendiniz bir çözün. Var mı böyle bir şey? Elhamdülillah bugün asgari ücretiyle, maaşıyla, her şeyiyle birçok ülkeyi geride bırakmış bir Türkiye var. Büyüme oranına bakıyorsun şu anda dünyada hamdolsun en iyi noktada olan bir ülkeyiz. IMF’in, OECD’nin ölçeklerine bakıyorsun, en iyi konumda olan ülke konumundayız ama bunlar hesap kitap bilmiyor” ifadelerini kullandı.

DÜNYA

“Türkiye için çalışan, ihraç eden, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren herkesin yanındayız”

DEİK Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye için çalışan, ihraç eden, Türk ekonomisine güvenerek yatırımlarını artıran, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren herkesin yanındayız. Siyasi görüşlerimiz, düşünce dünyamız farklı olabilir. Hayata bakışımız, olaylara, sorunlara yaklaşımımız farklılık arz edebilir. Bunların tamamı Türkiye’nin büyüklüğünü, beşerî ve kültürel hazinesinin zenginliğini gösteren birer işarettir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen DEİK Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, genel kurulda alınan kararların ülke, millet, iş insanları ve DEİK üyeleri için hayırlı olmasını diledi.

“DEİK, DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLERİNİ YÜRÜTME KONUSUNDA ÇOK ÖZEL BİR GÖREV ÜSTLENİYOR”

DEİK Yönetim Kurulu’na seçilen kişileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “DEİK, kurulduğu 1985 yılından bu yana Türk özel sektörünün dış ticaret, uluslararası yatırımlar, hizmetler, lojistik başta olmak üzere dış ekonomik ilişkilerini yürütme konusunda çok özel bir görev üstleniyor. Bu vesileyle kuruluşundan itibaren DEİK yönetiminde, iş konseylerinde, faaliyetlerinde görev alan iş dünyamızın temsilcilerini saygıyla anıyorum. Türkiye’nin gelişmesine, ekonomisinin büyümesine, ihracatının artmasına katkı yapan, istihdam oluşturarak insanımızın evine ekmek götürmesine vesile olan DEİK üyelerine en kalbi şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden DEİK mensuplarını rahmetle yâd ettiğini dile getirerek, “Marifet iltifata tabidir” anlayışıyla ödüle layık görülen ustalara tebriklerini ve teşekkürlerini iletti.

DEİK’in ticaret diplomasisinin çatı kuruluşu olmasının yanı sıra ülkenin iş dünyasının önde gelen aktörlerini aynı zeminde buluşturan temsil kabiliyeti en yüksek platform olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK’in 152 iş konseyi ve 5 bin üyesiyle özel sektörün dünyaya açılan penceresi olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK’in bu kapsayıcılığı ve kuşatıcılığını ülke adına önemli bir imkân ve avantaj olarak gördüklerini, resmî ziyaretler ve uluslararası toplantılar vesilesiyle nereye gitse orada ticaret diplomasinin bayraktarları olan DEİK’in bir etkinliğine, iş forumuna veya farklı bir programına muhakkak rastladıklarını kaydetti.

Güney Afrika’dan Malezya’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden ABD’ye, yeryüzünün hemen her karışında DEİK’in gönül elçileriyle karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile dünyanın geri kalanı arasında kurduğu ticaret köprülerini, gönül köprüleriyle perçinleyen DEİK camiasıyla iftihar ettiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılda 2 bin etkinliğin düzenlenmesinin azımsanmayacak bir başarı olduğunu, bunların bazılarına kendisinin de şahsen iştirak ettiğini belirtti.

DEİK üyeleriyle farklı vesilelerle bir araya geldiklerini, istişarelerde bulunduklarını, sorunlara ortak akılla çözüm yolları aradıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk ekonomisine ve dış ticaretine dair her konuda sizlerle yakın diyalog içinde olmanın gayretindeyiz. Gazze’de 36 bin masumu şehit eden İsrail’i ateşkese zorlamak amacıyla aldığımız ticari işlemleri durdurma kararımızın uygulanma sürecinde de iş dünyamızla iletişim kanallarımızı açık tutuyoruz. Netanyahu yönetimi Gazze’deki katliamlarına son verinceye kadar ticaret ve diplomasi alanında İsrail üzerinde baskı kurmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“TÜM FARKLILIKLARIMIZI KUCAKLIYORUZ”

DEİK ile meseleleri görüşmeye, konuşmaya ve sıkıntılara çare üretmeye devam edeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye için çalışan, ihraç eden, Türk ekonomisine güvenerek yatırımlarını arttıran, ‘Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren herkesin yanındayız. Siyasi görüşlerimiz, düşünce dünyamız farklı olabilir, hayata bakışımız, olaylara, sorunlara yaklaşımımız farklılık arz edebilir. Bunların tamamı Türkiye’nin büyüklüğünü, beşerî ve kültürel hazinesinin zenginliğini gösteren birer işarettir. Tüm farklılıklarımızı kucaklıyoruz, herkesin fikrine, düşüncesine ve yapıcı eleştirisine saygıyla yaklaşıyoruz. Kalbi Türkiye için çarpan, Türkiye için hayal kuran, büyük ve güçlü Türkiye hayaliyle heyecanlanan, Türkiye’nin müreffeh ve mutlu yarınları için ter döken herkesin başımızın üstünde yeri var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonunun gerçeğe dönüşmesi için emek veren, taş üstüne taş koyan her bir insanla yol yürümekten şeref duyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘İşimiz, gücümüzü dünyaya taşımaktır” misyonunun hakkını veren siz kardeşlerimin, yol arkadaşlığından memnunuz, bahtiyarız. Bugün bir kez daha altını çizerek vurgulamak isterim ki siz çalıştığınız, ürettiğiniz, yatırım yaptığınız, ihraç ettiğiniz, Türk ekonomisine katkıda bulunmak istediğiniz müddetçe biz de sizlerin yanında olacağız” ifadelerini kullandı.

Tüm kabine üyeleri dâhil kendileriyle birlikte çalışan her bir arkadaşının kapısının DEİK üyelerine ve müteşebbislerine açık olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyası söz konusu olunca hiçbir bahaneyi kabul etmediğini, bu konuda herhangi bir yerde eksiklik, ihmal ve yanlış görürse gerekeni yapmaktan asla ve asla imtina etmeyeceğini dile getirdi.

“Rabbim muhabbetimizi, dayanışmamızı ve yol arkadaşlığımızı daim eylesin diyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ekonominin son 4-5 yıldır oldukça fırtınalı sularda seyrettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid salgınının tetiklediği ekonomik sıkıntıların bölgedeki çatışmalarla birlikte daha da çetrefilleştiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Navlun fiyatlarından ticaret kısıtlamalarına, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmadan diğer belirsizliklere birçok meydan okumayla karşı karşıya kaldık. Türkiye, tüm bu sınamalara ilave olarak büyük bir deprem felaketi yaşadı. 6 Şubat depremlerinde 53 binden fazla insanımız hayatını kaybetti. Toplam 11 ilimizin ve 14 milyon insanımızın olumsuz etkilendiği depremin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolardır. Sadece konutlar yıkılmadı, üretim tesislerimiz zarar gördü, ticarethaneler yıkıldı, işletmeler kapandı, şehirlerimizin altyapısında ciddi tahribat oluştu. Deprem bölgesinde kullanılamaz hâle gelen 850 bin bağımsız bölümün 170 bini iş yeridir. Avrupası ve Amerikası dâhil, ne kadar gelişmiş olursa olsun hiçbir ekonomi böyle bir badireyi kolayca atlatamaz.”

“İHRACATIMIZ 255 MİLYAR DOLARI AŞARAK CUMHURİYET TARİHİNİN REKORUNU KIRDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin yanı sıra son 1 yılda üst üste üç seçime girdiklerini, seçim gündeminin bürokraside işleri yavaşlattığını, iş dünyasında yatırım planlarını ertelettiğini, ticari hayatta temkinliği arttırdığını, genel olarak ülke ekonomisini durağan hâle getirdiğini herkesin çok iyi bildiğini anlattı.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen ihracattan büyümeye, istihdamdan yatırımlara kadar hiçbir alanda hedeflerinden kopmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı rakamları paylaşmak istediğini belirtti.

DEİK üyelerinin de çabalarıyla ihracatın 255 milyar doları aşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nisan ayı itibariyle ise yıllık ihracat 257,6 milyar dolara ulaştı. 2024 yılının Ocak-Nisan döneminde ihracat bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,7 oranında artışla 82,9 milyar dolara yükseldi. 2002 yılında yüzde 0,55 olan toplam dünya ihracatı içindeki payımızı 2023 yılında yüzde 1,08’e çıkarttık. Geçen yıl mayıs ayında 57 milyar dolara ulaşan yıllık cari açık mart ayında 31,2 milyar dolara kadar geriledi. Altın ve enerji hariç cari denge ise yıllık 36,1 milyar dolar fazla verdi. Cari açıktaki iyileşmenin devam edeceğine inanıyorum” bilgisini aktardı.

Büyüme tarafında da sonuçların umut verici olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzde 4,5 büyüme oranıyla Avrupa’da birinci, OECD ülkelerinde ikinci, G-20’de ise dördüncü sıradayız. Millî gelirimiz tarihte ilk kez 1,1 trilyon doların üzerine çıktı. 2024 Mart ayı işsizlik oranı yüzde 8,6’ya geriledi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin turizmden bilişime, sağlık turizminden lojistik ve müteahhitlik hizmetlerine pek çok başlıkta geçen seneyi güzel rakamlarla kapattığını, tüm dünya gibi Türkiye’nin de ana sıkıntı kaynağı olan enflasyon dışında hedeflerin üstünde başarı sergilediğini bildirdi.

“BRÜT REZERVLERİMİZ 140 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ”

Ekonomideki yol haritasının Orta Vadeli Program (OVP) ve 12. Kalkınma Planı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizdeki krizlere, Mahallî İdareler Seçimleri’ne ve muhalefetin popülist söylemlerine rağmen yol haritamıza sadık kalıyoruz. Vatandaşlarımızın vaat yağmuruna tutulduğu 31 Mart öncesinde seçim ekonomisine tevessül etmedik. Başkaları gibi kendi siyasi ikbalimiz uğruna ülkemizin ve milletimizin geleceğini riske atmadık” diye konuştu.

Düne kadar seçim meydanlarında bol keseden vaat dağıtanların, bugün borç üstüne borç aldıklarını, zam üstüne zam yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha hısım, akraba piyangosuna çevirdikleri atamaları saymıyorum bile. Çok kritik bir dönemeçte hükümetimizin nasıl tarihi bir karar verdiğini, önümüzdeki yıllarda çok daha iyi anlayacağız” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi programının olumlu sonuçlarını almaya başladıklarını belirterek, şunları ifade etti: “Geçen yıl mayıs ayında 97,1 milyar dolar olan brüt rezervlerimiz 42 milyar dolar artışla 140 milyar dolar seviyesine yükseldi. Swap hariç net uluslararası rezervlerde son 1,5 aydaki iyileşme 50,7 milyar dolar oldu. Hatırlarsanız aralarında güya ekonomistlerin, gazetecilerin, siyasetçilerin, profesörlerin de olduğu bir kesim 31 Mart öncesinde bir furya başlatmıştı. Her seçim öncesi yaptıkları gibi yine döviz kuru üzerinden millete korku saldılar. ‘1 Nisan sabahı döviz kuru şöyle uçacak, böyle fırlayacak’ diye akla ziyan bir sürü senaryo yazdılar. Hatta insanları dolar, avro satın almaları için ahlaksızca kışkırttılar. Peki, ne oldu? Çizdikleri karamsar senaryoların hiçbiri gerçekleşmedi. Türk ekonomisi rayında ilerlemeye devam etti.”

“GEÇİCİ RAHATLAMA DEĞİL, ENFLASYONDA KALICI DÜŞÜŞ HEDEFLİYORUZ”

“Ekonomi programımızın asli önceliği enflasyonu tek haneye indirmek suretiyle milletimizin refahını arttırmaktır. Geçici rahatlama değil, enflasyonda kalıcı düşüş hedefliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kararlı ve sabırlı olduklarını, asla kolaycı çözümler peşinde olmadıklarını bildirdi.

Aylık enflasyonun hedefleri doğrultusunda yavaşlamaya devam ettiğini, yıllık bazda ise enflasyonun mayıs ayında en yüksek seviyeye ulaşmasını, ardından hızlı bir düşüşe geçmesini beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece yılın ikinci yarısından itibaren dezenflasyon dönemine gireceğiz. Piyasa beklentileri de bizim öngörülerimizi güçlü bir şekilde destekliyor. Maliye politikası üzerinden ilave enflasyon baskısına izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye yönelik yatırımcı güveninin de her geçen gün arttığını, uyguladıkları program sayesinde cari işlemler açığının düştüğünü söyledi.

Enflasyon beklentilerinin iyileşmeye başladığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke risk primimiz salgın öncesi seviyelere geriledi. Yerli ve yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklara ilgisi arttı. Bankacılık sektörü ve reel sektörümüzün dış borç çevirme oranları gelişme gösterdi. Son 1,5 aylık dönemde gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı olurken Türkiye’ye sermaye girişleri ivme kazandı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşlarının teker teker not artırımına gittiğini, çok taraflı kalkınma bankalarının da Türkiye portföylerini genişlettiğini söyledi.

Enerjide Karadeniz ve Gabar’daki keşiflerle kabuklarını kırmaya başladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayide çarklar sorunsuz bir şekilde dönmeye devam ediyor. Savunma sanayisinde, bilişimde, inovasyonda gerçekten güzel gelişmeler yaşanıyor. Turizmcilerimiz yeni rekorlar kırmak için tüm hazırlıklarını yapıyor” ifadelerini kullandı.

Jeopolitik risklerin azalmasıyla önlerini daha net görebileceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2028 yılına kadar olan 4 yıllık seçimsiz dönemi ülkemizi gereksiz tartışmaların içine sokmadan en verimli şekilde değerlendireceğiz. Şuna yürekten inanıyorum, Allah’ın izniyle biraz sabır, gayret ve dirayetle çok daha güzel neticeler alacağız. Tüm dünyanın içinde olduğu bu sancılı dönemi Türkiye ve Türk ekonomisi açısından inşallah tarihî bir sıçrama tahtasına dönüştüreceğiz. Yeter ki, hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemekten vazgeçmeyelim. Yeter ki, kendi kendi küçük çıkarları için milletin moralini bozmaya çalışan felaket tüccarlarına kulak asmayalım.”

“MÜCADELENİZDE YARDIMCI OLABİLMEK ADINA TÜM GÖVDEMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK”

DEİK ailesinin, Türkiye’nin ekonomide yazdığı başarı hikayesinde önemli bir payı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK üyelerinin emeği, çabası, girişimleri olmadan bunların hiçbirini yapamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK üyelerinin çalıştığını, koşturduğunu, ülke ülke, şehir şehir dolaştığını, ihracatta bir kapı kapanınca hemen yenisini bulmak için yollara koyulduğunu, uzak yakın demeden her türlü riski göze alarak Türk ürünlerini dünya pazarlarına ulaştırmak için ter döktüğünü, gayret gösterdiklerini ifade etti.

Hepsinden önemlisinin DEİK ailesinin bu ülkenin ve milletin potansiyeline inanmaları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenizde sizlere yardımcı olabilmek adına biz de sadece elimizi değil tüm gövdemizi taşın altına koyduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın büyümeye katkısını artırmak, dengeli, kaliteli ve sürdürülebilir yüksek büyüme hedefine ulaşmak için gerekli adımları attıklarını belirterek, şöyle konuştu: “Eximbank’ın sermayesini 21,9 milyar liradan 35,7 milyar liraya yükselterek güçlendirdik. 2023 yılında ihracatçılara 42 milyar dolar finansman desteği sağlayan Eximbank’ın bu yıl ki hedefi 50 milyar dolardır. Günlük reeskont kredi limitini 10 kat artışla 3 milyar liraya yükselttik. Yurt dışına sunulan mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım, veri işleme, çağrı hizmetleri ile eğitim ve sağlık faaliyetlerinden elde edilen gelirler için sağlanan yüzde 50 kazanç istisnasını, kazancın Türkiye’ye getirilmesi şartıyla yüzde 80’e çıkardık.”

“ÜRETİMDE NİTELİKLİ, YENİLİKÇİ VE ÜST DÜZEY ÜRÜNLERE YÖNELMEMİZ ZARURİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl temmuz ayında ihracat bedellerinin en az yüzde 40’ının Merkez Bankasına satılması kuralına ek olarak uygulanan yüzde 30’luk döviz satışı zorunluluğunu kaldırdıklarını hatırlattı.

Destekleri ve reel sektörün dinamizmi sayesinde kişi başı gelire oranla imalat sanayi katma değerinde önemli bir noktaya ulaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak burada artık daha yeni hamleler yapmamız gerektiğini görüyoruz. Üretimde avantajlarımızı koruyarak daha nitelikli, yenilikçi ve üst düzey ürünlere yönelmemiz zaruridir” dedi.

Savunma sanayisinde yazılan özgün başarı hikâyesini diğer alanlara da teşmil etmek istediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vizyonla yeni bir sanayi politikasını devreye alıyoruz. Kamuda tasarruf ve verimlilik paketiyle yatırım ödeneklerinde yaptığımız kesintileri öncelikli alanlara yönlendireceğiz. Sanayide yapısal dönüşümü sağlamak için kritik sektörlerdeki teknoloji odaklı yatırımları kapsamlı teşvik programlarıyla destekliyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım taahhütlü avans kredileri programını da yüksek teknolojili üretime yönelik finansmana erişimi artırmak amacıyla yeniden yapılandırdıklarını vurguladı.

Yeşil ve dijital dönüşümü başarıyla gerçekleştirmeyi önemsediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için küresel atmosfer daha önce hiç olmadığı kadar müsaittir. Bizim için avantajlıdır. Asya’ya alternatif olacak üretim merkezi arayışlarında Türkiye’nin adı giderek daha fazla zikrediliyor. Daha fazla ön plana çıkıyor. Bu artan ilginin kalıcı yatırımlara tahvil edilmesi noktasında DEİK’in görev alması, geliştirdiği stratejilerle iş dünyasına yönlendirmesini bekliyoruz” dedi.

DEİK mensuplarının şundan asla şüphe duymaması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Siz hedeflerinize yürümeye devam ettiğiniz sürece biz de yelkenlerinizin ihtiyacı olan rüzgârın kesintisiz esmesi için gerekenleri yapacağız. Bölgedeki diğer ülkelere göre üstünlüklerimizi korumakta, hatta ileriye taşımakta kararlı olduğumuzu özellikle bilmenizi isterim. Rekabetçiliği sadece döviz kuru üzerinden okuma yanlışına düşmeden, bu konuda atılabilecek ilave adımlar noktasında sizlerle iş birliği içinde olmayı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK 37. Genel Kurulu’nun Türkiye ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.

Ödüle layık görülen DEİK’in ustalarını tekrar kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenleri de rahmetle anarak alın terleri, emekleri, Türkiye’ye ve ekonomiye kazandırdıkları için teşekkür etti.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Küresel sistemin günümüz gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerekiyor”

“TÜRKİYE’YE GÜVENEN HİÇ KİMSE PİŞMAN OLMADI”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Albaraka İslami Finans Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Küresel sistemin tüm unsurlarıyla günümüzün gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerektiğini söylüyoruz. ‘Dünya beşten büyüktür’ tespitimiz, sistemin değişmesine olan acil ihtiyacı göstermektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen Albaraka İslami Finans Zirvesi’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Zirveye öncülük eden Albaraka İslam Ekonomisi Forumu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, İstanbul Finans Merkezi, Türkiye Varlık Fonu, İbn Haldun Üniversitesi ve İslam İşbirliği Gençlik Forumuna teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye yurt içi ve yurt dışından gelen ilim erbabına ve sektör temsilcilerine katkılarından dolayı şükranlarını sunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Zirvenin ülkemiz, bölgemiz, ekonomimiz ve insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum. Bu vesileyle Albaraka Zirvelerini hayata geçiren aziz kardeşim merhum Şeyh Salih Kamil’i buradan rahmetle yad ediyorum. Merhum Şeyh Salih Kamil sadece vizyoner ve başarılı bir iş adamı değil aynı zamanda ihtiyaç sahiplerine el uzatan, öğrencileri destekleyen hak ve halk için imkânlarını seferber eden hayırsever bir insandı. Şeyh Salih Kamil’in ufkunun bir ürünü olan Albaraka Zirveleri İslam ekonomisi ve finansının dünyada gelişmesine ciddi katkılar yapmıştır. Alternatif finans araçlarının her türlü zorluğa rağmen elde ettiği başarıda merhum Şeyh Salih’in, Albaraka İslami Finans Vakfının ve Albaraka Zirvelerinin çok önemli payı vardır. Mevla kendisinden razı olsun diyorum.”

ZİRVEYE 75 ÜLKEDEN 1500’DEN FAZLA KİŞİ KATILIYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Albaraka Zirvesi’ne ilk kez ev sahipliği yaptığını belirterek, “İslam ekonomisine dair küresel düzeyde öngörüler, temel yapı taşları ve ihtiyaçlar” temasıyla düzenlenen bu seneki zirvenin başarılı geçmesini, sektör açısından hayırlara vesile olmasını diledi.

Dünyadaki 75 ülkeden yaklaşık 1500’den fazla katılımcıyı zirve münasebetiyle Türkiye’de misafir edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçkin isimleri, yatırımcıları, yöneticileri ve uzmanları bir araya getiren zirvenin ülkede İslami finans ve katılım sektörünün büyümesine ivme kazandıracağına inandığını vurguladı.

Zirvede 2 gün boyunca konuşulacak, tartışılacak başlıklara bakıldığında kapsamlı bir hazırlığın yapıldığını gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam ekonomisinin tarihî serencamından ahlaki ilkelerine, İslami yatırım araçlarından sürdürülebilir büyümeye, kar odaklı teşebbüslerden vakıf ve zekât müessesesine kadar geniş bir yelpazede belirlenen paneller yol gösterici tartışmalara zemin olacaktır. Kıymetli fikirleriyle zirveye katkı sunan tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“İSTANBUL, FİNANS VE İSLAMİ FİNANS ALANINDA BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını ilgiyle dinlediği Albaraka Mütevelli Heyeti Başkanı Şeyh Abdullah Kamil’i tebrik ettiğini söyleyerek, şunları ifade etti: “Böyle bir zirvenin ülkemizde düzenlenmesi ayrıca önemlidir. Doğu-Batı arasında tarih boyunca ticari ve beşerî köprü vazifesi üstlenen Türkiye, finansal piyasalar arasında da aynı rolü oynamaya başladı. Geçen sene hizmete açtığımız İstanbul Finans Merkezi, bu çabalarımızın ve vizyonumuzun adeta bir sembolü oldu. İstanbul’un finans ve İslami finans alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu uluslararası yatırımcılar da tasdik ediyor. Albaraka Zirvesi inşallah İstanbul’un bölgesel finans merkezi konumunu küresel düzeye çıkarmaya matuf çabalarımızı destekleyecektir.”

Zirvenin İslami ekonomi sisteminin temel taşı olarak İslami finansın etik standartlarının daha iyi anlaşılmasına vesile olacağını düşündüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanında global ölçekte, İslam ekonomisine yönelik hizmet ve ürün pazarlarının keşfedilmesine zirvenin yardımcı olacağı kanaatinde olduğunu dile getirdi.

“YILLARDIR BİZE KÜRESEL GÜVENLİĞİN TEMİNATI OLARAK ANLATILAN KURUMLAR BÜYÜK BİR ZAAF İÇİNDEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünyanın köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ekonomik, askerî ve siyasi sistemin temellerinin her yeni gelişmeyle daha şiddetli sarsıldığını söyledi.

Uluslararası sistemde dengenin kaybolduğunu, belirsizliğin arttığını, istikrarsızlığın ve kaosun dünyanın hâkim rengi hâline geldiğini çok net görebildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Koronavirüs salgınının yol açtığı tahribatın enkazı kaldırılmadan Rusya-Ukrayna Savaşı patlak vermiş, bunu 7 Ekim’de Gazze krizi izlemiştir. İsrail’in yaklaşık 8 aydır tüm insanlığın gözü önünde Gazze’de işlediği toplu katliamlar küresel düzenin acziyetini gözler önüne sermiş, mevcut kurumlara olan güveni sarsmıştır” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi başta olmak üzere dünyada nizamı sağlamakla mükellef yapıların adaletsiz ve çarpık karakterinin bir kez daha ortaya çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Açıkça ifade etmek gerekirse şu an dünyada mazlumu koruyacak, zalimi durduracak, zulmün önüne geçecek bir kurumsal mekanizma yoktur. Küresel güvenliğin teminatı olarak yıllardır bize anlatılan kurumlar büyük bir zaaf içindedir. ‘Eski hâl muhal, ya yeni hâl ya izmihlal’, bu sözün adım adım gerçeğe dönüşmeye başladığına şahitlik ediyoruz. Türkiye olarak uzun süredir bu duruma dikkat çekmekteyiz. Küresel sistemin tüm unsurlarıyla günümüzün gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerektiğini söylüyoruz. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tespitimiz, sistemin değişmesine olan acil ihtiyacı göstermektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Gazze soykırımıyla birlikte artık bu kaçınılmaz bir hâl almıştır. Şunu görmek ve kabullenmek mecburiyetindeyiz: Dünyanın devasa bir köye döndüğü günümüzde sınırlar ve mesafeler bizi koruyamaz. Afrika’da onca yer altı kaynağına rağmen insanlar açlıktan ölüyorsa, Suriye’de, Sudan’da, Yemen’de kan akmaya devam ediyorsa, Gazze’de 35 bin 600 masum insan acımasızca katlediliyorsa, medeniyetlerin beşiği Akdeniz mülteci kabristanına dönüşmüşse, her yıl binlerce umut yolcusu son nefesini çöllerde, dağlarda veriyorsa, kusura bakmayın ama kimse kendini emniyette hissedemez, gece başını yastığa rahat koyamaz.”

“DAHA KUŞATICI BİR SİSTEMİN İHDASI İÇİN EL ELE VERMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletin olmadığı yerde huzur ve barışın, güvenliğin olmadığı yerde de demokrasi ve özgürlüğün olmayacağını dile getirerek, küresel sistemin elitlerinin bu tabloyu görmezden ve duymazdan geldiğini söyledi.

Yaşanılan her hadisenin, her bölgesel krizin, yıllarca biteviye giden her kanlı barışın ve barış karşısındaki savaşın herkese bu gerçekleri tekrar hatırlattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlık olarak hem kendimizin hem evlatlarımızın müreffeh bir dünyada yaşamasını istiyorsak çözüm yerine sürekli sorun üreten mevcut sistemde özellikle ısrardan vazgeçmeliyiz. Bunun yerine daha dengeli, daha adilane, daha kuşatıcı bir sistemin ihdası için hep beraber el ele vermeliyiz. Karşı karşıya olduğumuz meydan okumalar esasen hiçbirimize başka bir alternatif de bırakmıyor. Hangi inanca, kültüre, millete mensup olursak olalım, bunun için mücadele etmemiz gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel finansal mimarinin varlık gayesinin aslında üretim ve refah artışına katkı yapmak olması gerektiğine dikkati çekerek, varoluş gayesi üretimi, istihdamı ve değer üretimini desteklemek olan finansal sistemin artık reel sektörden bağımsız ve reel sektörü sömüren bir yapıya dönüştüğünü bildirdi.

“Sistem, gelir ve servet adaletsizliklerinin besleyerek, yapay büyümeye yol açarak az gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler üzerinde aşırı baskı oluşturuyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2008 krizinden sonra borca ve faize dayalı finansal mimarinin krizi doğuran sebepleri ortadan kaldırmaya dönük gerekli adımları atmadığını, sistemin yapısal sorunları açıkça gün yüzüne çıktığı hâlde sürecin geçici önlemlerle yönetilmeye çalışıldığını belirtti.

Bunun mevcut sıkıntıları çözmek yerine derinleştirdiğini gördüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geldiğimiz noktada küresel finans mimarisinin oldukça kırılgan bir yapıda olduğunu bugün süreci doğru okuyan herkes kabul ediyor” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre küresel borçluluğun 2024 yılı ilk çeyreğinde rekor tazeleyerek 315 trilyon dolar seviyesine ulaştığını, bu oranların bile sürdürülebilirliği şüpheliyken tahminlerin borçluluğun daha da artacağına işaret ettiğini aktardı.

“KÜRESEL DÜZEYDE FAKİRDEN ZENGİNE DOĞRU ARTAN BİR SERVET TRANSFERİ YAŞANIYOR”

Kronikleşen bir diğer sorunun da servet ve gelir adaletinin bozulması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Öyle ki günümüzde servet eşitsizliği dünyada tarihî bakımdan en yüksek seviyesine çıktı. Dünyadaki en zengin yüzde 1’lik kesim toplam küresel servetin neredeyse yarısına sahip. Alttaki yüzde 50’lik kesimin küresel servet dağılımından aldığı pay ise yüzde 1’i dahi geçmiyor. Yani küresel düzeyde fakirden zengine doğru artan bir servet transferi yaşanıyor. Bu rakamların bize anlattığı şudur; Afrika’dan Asya’ya milyarlarca insan bir avuç tufeylinin refahı, keyfi, konforu ve şatafatlı hayat sürmesi için adeta seferber olmuş durumdadır. Büyük şair, fikir, dava ve aksiyon adamı üstat Necip Fazıl bu tabloyu bakınız nasıl dizelere döküyor: ‘Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul/Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul/Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa.’ Evet, kurt taksiminin bile ötesine geçen bir ataletsizlikle karşı karşıyayız. Elini vicdanına koyan hiç kimsenin böyle bir manzarayı içine sindireceğini düşünmüyorum. Kapitalist sistemin serbest piyasayı teşvik ediyor gözükse de arka planda tekelleşmeyi, tefeciliği, manipülasyonu, üretim, emek ve ticaretten daha ziyade paradan para kazanmayı ödüllendirdiğini görüyoruz. Zayıfı daha zayıflatan, fakiri daha da fakirleştiren, zalimi güçlendiren bu sistemin dertlerinize derman olamayacağını, insanlığa refah, huzur ve adalet getirmeyeceğini artık hepimiz kabul etmek zorundayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zekât, sadaka, komşu açken tok yatmama, kul hakkı yememe, aldatmama, tamahkarlık yapmama gibi İslami umdelerin aynı zamanda ekonomik hayatın da temel yapı taşları olduğunu vurguladı.

Bunların üzerine inşa edilen iktisat modelinin adının İslam iktisadı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam iktisadı, ekonomik büyüme ve kalkınmanın yanı sıra adalet, ahlak, sürdürülebilirlik, sosyal refahı ve çevreyi de gözetmektedir. Bu iktisadın mütemmim cüzü ise İslami finans, Türkiye’deki ismiyle katılım finanstır. İnsani ve ahlaki değerleri varlığa dayalı ve risk paylaşımını merkezine koyan, sosyal adaleti önceleyen, pozitif sosyal etki oluşturmayı hedefleyen katılım finans tüm insanlığa hitap edebilecek potansiyele sahiptir” diye konuştu.

“KATILIM ESASLI SERMAYE PİYASALARI ALANINDA CİDDİ MESAFE ALDIK”

Türkiye olarak bizzat bunun yaşandığını, yakın tarihte tecrübe edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın çabalarıyla hayata geçen özel finans kurumlarının 40 sene içinde sürekli gelişerek ve kabuk değiştirerek bugünlere kadar geldiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım finans sisteminin Türkiye’deki öncüsünün 1984 yılında rahmetli Salih Kamil’in de desteğiyle kurulan Albaraka Türk olduğunu aktararak, “Daha sonra yeni aktörler ve oyuncularla katılım finans sektörü büyüdü ve günümüzde bankacılık sistemi içindeki payı yüzde 9’a yaklaştı. Katılım esaslı sermaye piyasaları ve katılım sigortacılığı gibi alanlarda da ciddi mesafe aldık. Ancak katılım finansın hâlen arzu ettiğimiz seviyenin gerisinde olduğunu itiraf etmek durumundayım. Bunda diğer sebeplerle birlikte sektörün de payı bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Yastıkaltı denilen, sistem dışı tasarruf kültürüne sahip olunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim insanımız Allah göstermesin, zor günlerinde muhannete muhtaç olmamak amacıyla gelirinin bir kısmını biriktirir, tasarruf eder. Bunu da çoğunlukla altın ve maalesef dövizle yapar. Yastıkaltında döviz ve altının sahibine güven verme dışında ekonomiye aktif bir katkısının olmadığını hepimiz biliyoruz. Yastıkaltı tasarrufların ekonomiye kazandırılmasını hep arzu ettik” diye konuştu.

“KATILIM FİNANSA YÖNELİK TOPLUMDAKİ ÖN YARGILAR HÂLEN KIRILMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, finans kurumlarını bu konuda politika geliştirmeleri için teşvik ettiklerini, desteklediklerini, farklı zamanlarda çağrıda bulunduklarını ama bunda tam anlamıyla muvaffak olamadıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılmasında kurumlarımız toplumu ikna edici finansal ürünler geliştiremedi. Katılım finansa yönelik toplumdaki ön yargılar hâlen kırılmadı. Bu alanda hâlen bilgiden ziyade eskiden kalma ön kabullerle hareket edildiğine üzülerek şahit oluyoruz. Katılım finans sistemini hak ettiği yere getirmemiz gerekiyor. Bunun için finansa yönelik bakış açısını değiştirmeliyiz.”

Türkiye’de katılım finansın ekseriyetle dini hassasiyetlere göre tasarrufların değerlendirilmesi olarak görüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede bu yaklaşımın elbette çok kıymetli olduğunu söyledi.

Türkiye ekonomisinin potansiyeli ve ihtiyaçları açısından bunun yeterli olmadığı kanaatinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katılım finans ülkemizin kalkınması, ekonomisinin güçlenmesi ve finansal bağımsızlığı noktasında büyük imkânlar sunuyor. Bundan azami derecede istifade etmemiz önemlidir. Kısa vadede katılım finansın bankacılık varlıkları içindeki payını yüzde 15’e taşımayı hedefliyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’YE GÜVENEN HİÇ KİMSE PİŞMAN OLMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedef doğrultusunda son yıllarda İstanbul Finans Merkezi’nin açılışı ve yeni katılım finans kuruluşlarının hizmete başlaması gibi pek çok kritik adım attıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul Finans Merkezi’nin fintech ile birlikte iki temel sac ayağından birini katılım finans olarak belirlenmesi bir başka önemli hamleydi. Bununla katılım finansın gelişmesine ve finansal sistemde hak ettiği yere gelmesine verdiğimiz önemi açıkça gösterdik. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisimiz tarafından hazırlanan ve ülkemizin bu alandaki ilk stratejik belgesi olan Katılım Finans Strateji Belgesi’ni de 2022 yılı sonunda yayınladık. Uluslararası İslami altyapı ve likidite kuruluşunun fikri ve teknik altyapısının oluşturulmasına dair çalışmalarımız devam ediyor. Yine derecelendirme sistemi Uluslararası İslami Finans Tahkim Mekanizması, Sukuk Garanti Fonu Helal Park ile Hac ve Umre Fonu gibi projelere ilişkin fikri ve teknik değerlendirmelerimizi sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Vadeli Program ve 12. Kalkınma Planı’yla da katılım finans sisteminin geliştirilmesine yönelik önemli hedefler belirlediklerini ifade ederek, “Başta katılım sigortacılığı ve katılım fintechler odaklı eylem maddelerimiz olmak üzere geniş bir alanda çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde tüm bu birikimi inşallah müstakil bir katılım finans kanununu ülkemize kazandırarak taçlandırmak arzusundayız. Bununla ilgili hazırlık çalışmalarımız da şu an devam ediyor” diye konuştu.

Son 21 yılda Türk ekonomisine tarihî başarılar yaşatmış bir hükûmet olarak katılım finans alanında Türkiye’yi hak ettiği yere biiznillah getireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Özellikle Asya, Avrupa ve Afrika’nın tam kalbinde yer alan İstanbul’u küresel finans ve katılım finans merkezlerinden biri yapacağız. Burada bulunan kardeşlerimiz çok iyi biliyor ki Türkiye’ye güvenen hiç kimse pişman olmadı. Kazandırarak kazanmayı amaçlayan hiçbir müteşebbis ülkemize yatırım yaptığı için sonradan nedamet duymadı. Bundan sonra da kazan kazan temelinde iş birliklerimizi ilerleteceğiz. Türkiye’nin ekonomisine, üretimine, istihdamına, ihracatına, finans sektörüne katkı sağlamayı amaçlayan her türlü girişime destek vereceğiz. Tüm kurumlarımızın sizlere gereken kolaylığı ve yardımı yapmaya hazır olduğunu bilmenizi istiyorum.”

Zirvenin hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveyi düzenleyen tüm kurumlara da şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Albaraka Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Şeyh Abdullah Saleh Kamel’i tebrik ederek, ülkelerine ve halklarına dostluk ve kardeşlik mesajlarını iletti.

MUTABAKAT ZAPTLARI İMZALANDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Albaraka Forumu ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, İstanbul Finans Merkezi, Türkiye Varlık Fonu, İbn Haldun Üniversitesi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu arasında ayrı ayrı ikili mutabakat zaptları imzalandı.

Anlaşmalara, Albaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yousef Hassan Khalawi ile Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu Başkanı Taha Ayhan ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan imza attı.

Daha sonra Albaraka Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Şeyh Abdullah Saleh Kamel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına minyatür Kâbe kapısı takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, katılımcılarla aile fotoğrafı çektirmesinin ardından program sona erdi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Tiny House | Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

OKUMAYA DEVAM ET

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

TAKVİM

Ekim 2020
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA8 saat önce

“Türkiye için çalışan, ihraç eden, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren herkesin yanındayız”

DÜNYA1 gün önce

“Küresel sistemin günümüz gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerekiyor”

DÜNYA2 gün önce

Tiny House | Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA2 gün önce

Kalkınma Yolu ve Orta Koridor’un merkezi Türkiye

DÜNYA3 gün önce

TÜRKİYE MAVİ BAYRAK’TA DÜNYA 3’ÜNCÜSÜ

DÜNYA3 gün önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT AB Komisyonu Üyesi Varhelyi ile görüştü

DÜNYA3 gün önce

Çalışma Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Bilim Kurulu Toplantısına Başkanlık Etti

DÜNYA3 gün önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, EYDK Etki Yatırımı Zirvesi’nde konuştu

DÜNYA3 gün önce

Türk Hava Yolları ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü, Sürdürülebilir Turizm İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı

DÜNYA3 gün önce

“Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz”

DÜNYA3 gün önce

Emine Erdoğan, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı

DÜNYA4 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TDT Üye ve Gözlemci Ülkeleri Hakimler Konseyi Başkanları ve Temsilcileri Toplantısı’na katıldı.

DÜNYA4 gün önce

Çin ile “Enerji Dönüşümü” Anlaşması

DÜNYA4 gün önce

SARAYBOSNA İŞ FORUMU

GÜNCEL5 gün önce

“Romanya ile ekonomik ve ticari bağlarımız, ikili münasebetlerimizin lokomotifini oluşturuyor”

DÜNYA5 gün önce

Romanya Başbakanı Ciolacu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA5 gün önce

“Türk demokrasisi, yeni ve sivil bir anayasayı ülkemize kazandırarak darbe geleneği ile hesaplaşmasını tamamlamalıdır”

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

DÜNYA1 hafta önce

“19 Mayıs, teslimiyete karşı milletimizin hür ve bağımsız yaşama kararlılığının sembolüdür”

DÜNYA1 hafta önce

Taşınabilir Ev I Tekerlekli Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA1 hafta önce

Ticaret Bakanı Ömer Bolat “Türkiye İhracat Seferberliği Zirvesi”nde Konuştu

DÜNYA1 hafta önce

TÜRKİYE’YE YATIRIMLAR HIZLANACAK

DÜNYA1 hafta önce

TOGG OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNİN DÖNÜŞÜMÜNE ÖNCÜLÜK EDİYOR

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan’dan kanserle mücadele çağrısı

DÜNYA1 hafta önce

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, 81 İL, KKTC VE AZERBAYCAN’DAN GELEN GENÇLERİ MECLİS’TE AĞIRLADI

DÜNYA1 hafta önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

DÜNYA1 hafta önce

“Gürcistan’ın Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme çabalarına olan desteğimiz sürecek”

DÜNYA1 hafta önce

Gürcistan Başbakanı Kobakhidze Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA1 hafta önce

Türk Hava Yolları, Taş Tepeler Projesi ‘nin Ana Sponsoru Oldu

DÜNYA1 hafta önce

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, KKTC Maliye Bakanı Berova ile Bir Araya Geldi

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, Sierra Leone Cumhurbaşkanı’nın eşi Fatima Maada Bio ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Yargıtay Başkanı Akarca’yı kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Genel Kurulu’nda konuştu

DÜNYA2 hafta önce

“İşimize, hedeflerimize kilitlenecek, milletimizin yüklediği emanetin hakkını vereceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

“Siyasette rotamızı bugüne kadar hep milletimiz çizdi”

DÜNYA2 hafta önce

Ticaret Bakanı Bolat, “Trade Winds Europe/Eurasia” Forumunda Konuştu

DÜNYA2 hafta önce

Yargıtay Başkanlığına Ömer Kerkez seçildi

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL3 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

ENERJİ3 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

GÜNCEL4 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge