Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

HAZİNE VE MALİYE BAKANI BERAT ALBAYRAK YENİ EKONOMİ PROGRAMI SUNUMUNU GERÇEKLEŞTİRDİ

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Yeni Dengelenme, Yeni Normal, Yeni Ekonomi” ana temasıyla hazırlanan Yeni Ekonomi Programı’nı (2021-2023) (YEP) Vergi Denetim Kurulu Ataşehir Hizmet Binası’nda düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Bakan Albayrak, YEP’in ilkini Eylül 2018’de açıkladıklarını, o günlerde Türkiye’nin yurt dışı kaynaklı spekülatif kur ataklarının oluşturduğu finansal ve makroekonomik dengesizliklerle yoğun bir şekilde mücadele ettiğini anımsattı.

Bu nedenle programın ilk yılını dengelenme süreci olarak ilan ettilerini belirten Albayrak, uyguladıkları kararlı politikalarla dengelenme sürecinde Türkiye’nin muazzam başarı elde ettiğinin altını çizdi.

Albayrak, Ağustos 2018’de 7,20’lere kadar yükselen dolar kurunu 2019 yıl sonu itibarıyla 5,95’lere indirdiklerini, yüzde 25’lere kadar yükselen Tüketici Enflasyonu’nu (TÜFE) yüzde 10-11 bandına düşürdüklerini hatırlattı.

Ayrıca 50 milyar doların üzerindeki cari işlemler açığını cari fazlaya çevirdiklerini ifade eden Albayrak, sözlerine şöyle devam etti:

“Daralmaya başlayan ekonomik faaliyeti yeniden hareketlendirdik ve 2019’un son çeyreği itibarıyla yüzde 6,4’lük büyüme oranını yakaladık. Tam bu dengelenme sürecinin sonuna yaklaşırken yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlamasıyla ekonomimiz ve dünya ekonomileri tarihte eşine az rastlanır şiddette yeni bir sınama ile karşı karşıya kaldı. Tüm dünyada ekonomik faaliyet çok sert bir şekilde yavaşladı. Kimi ülkeler ekonomilerini ve sınırlarını tamamen kapattı. İşsizlik bütün dünyada çok hızlı şekilde arttı. Belirsizlik ortamında sermayenin altına ve rezerv paralara yönelmesi neticesinde Türkiye gibi özellikle gelişmekte olan ülkelerin para birimleri ciddi anlamda bütün dünyada değer kaybetti. Birim maliyet artışlarına kur geçişkenliği de eklenince enflasyon oranımızdaki aşağı yönlü trend yerini yatay bir seyre bıraktı.”

Albayrak, özellikle altın ithalatındaki hızlı artış ve turizm gelirlerindeki sert düşüş neticesinde cari işlemler dengesinde geçici de olsa bir bozulmanın ortaya çıktığına işaret etti.

“İhtiyaç sahibi 6,2 milyon ailemize nakdi yardım yaptık”

Bakan Albayrak, bugün paylaştığı programın ekonomide salgın etkisiyle ortaya çıkan bu finansal ve makroekonomik dengesizliklerle nasıl mücadele edeceklerini, salgın sonrası yeni normale nasıl uyum sağlanacağını ve yeni ekonomi yaklaşımının ne olacağının ortaya konulacağını söyledi.

Kovid-19 salgını döneminde uygulanan politikalara değinen Albayrak, Kovid-19 ile mücadelelerini 3 temel hedef üzerine inşa ettiklerini; birincisinin iş gücü piyasasını ayakta tutmak, ikincisinin salgından etkilenen hanehalkı ve işletmelere gerekli kaynağı ve likiditeyi sağlamak, üçüncüsünün temel sektörlerin faaliyetlerini sürdürmesini garanti altına alarak tedarik zincirlerini ayakta tutmak olduğunu dile getirdi.

Albayrak, bu hedeflere ulaşmak için tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de parasal ve mali genişleme adımlarının atıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Bu adımları Ekonomik İstikrar Kalkanı paketinde 18 Mart 2020’de açıkladık. Ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda dinamik olarak alınan yeni tedbirlerle paketi genişlettik. Kovid-19 salgını sürecinde açıkladığımız destek paketlerinin toplam büyüklüğü 494 milyar TL ile milli gelirimizin yüzde 10’una ulaştı. İhtiyaç sahibi 6,2 milyon ailemize 1.000’er TL’lik nakdi yardım yaptık. En düşük emekli aylığını 1.500 TL’ye yükselttik. Kısa çalışma ödeneğinin kapsamı genişlettik, süresini uzattık. 18,7 milyar TL tutarında kısa çalışma ödeneği, 4,4 milyar TL tutarında nakdi ücret desteği ve 3,6 milyar TL tutarında işsizlik ödeneği ile işçilerimize destekte bulunduk. Böylece istihdamın sürekliliğini güçlü bir şekilde bu büyük krizden minimum etkilenmesi için bu adımları attık. 40 milyar TL tutarında SGK ve Bağkur primini ve 29,4 milyar TL vergi ödemesini erteledik. Sektör odaklı vergi indirimleri ile işletmelere destek olduk.”

“Kamu bankalarımız aracılığıyla 267,4 milyar TL tutarında kredi finansmanı sağladık”

Bakan Albayrak, temerrüde düşen firmalara mücbir sebep imkanı getirdiklerini ve Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) limitini artırarak teminat sıkıntısı yaşayan işletmelerin finansmana erişimini sağladıklarını belirtti.

Hane halkından, esnafa, sanayiciden, ihracatçıya, ekonominin tüm paydaşlarına çok düşük maliyetlerle finansman sağladıklarını vurgulayan Albayrak, “Kamu bankalarımız aracılığı ile 267,4 milyar TL tutarında kredi finansmanı sağladık. Aylık geliri 5 bin TL’nin altında olan yaklaşık 9 milyon vatandaşımıza 47,5 milyar TL bireysel ihtiyaç desteği verdik. 787 bin esnafımıza 29,9 milyar TL’ye yakın esnaf destek finansmanı tahsis ettik. 198 bin işletmemize 143 milyar TL işe devam finansmanı kullandırdık. 122 milyar TL tutarında kurumsal ve bireysel kredinin ertelemesini gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı.

“Temmuz ayında ekonomik faaliyet hızlı bir normalleşme sürecine girdi”

Bakan Albayrak, salgın döneminde aldıkları bu politika tedbirlerinin neticesinde, bu yılın temmuz ayında ekonomik faaliyetin hızlı bir normalleşme sürecine girdiğini vurgulayarak, “Bu anlamda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin birçoğundan Türkiye olarak pozitif ayrıştık. Sanayi üretimi, satın alma yöneticileri endeksi, kapasite kullanım oranı, elektrik tüketimi ve güven endeksi verileri, ekonomide yılın üçüncü çeyreğinden itibaren güçlü bir V-tipi bir toparlanma olduğuna ve yıldan yıla büyüme oranının pozitife döndüğüne açıkça işaret ediyor.” diye konuştu.

Toparlanmanın sürükleyicilerinden birisinin de ihracat olduğunu belirten Albayrak, “İhracatımız, 2020 Haziran-Ağustos döneminde salgının etkilerinin derinden hissedildiği 2020 Mart-Mayıs dönemine kıyasla yüzde 27’ye yakın oranla artış kaydetti. Altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı ise aynı dönemde 15 puanın üzerinde artarak yüzde 90’a ulaştı ve uzun dönemli ortalamaların oldukça üzerine çıktı.” dedi.

Albayrak, toparlanmanın tüm sektörlere yayıldığını söylemenin hala mümkün olmadığını ifade ederek, “Özellikle turizm ve ulaşım gibi alanlarda ve genel anlamda hizmetler sektöründe toparlanma henüz istediğimiz seviyeye ulaşmış değil. Yaklaşık 15 milyon insanımızın istihdam edildiği hizmetler sektörünü yeniden canlandırmak ve vatandaşlarımızın refahını korumak bizim için hayati önemde.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ana temaların her birini ayrı bir meydan okuma olarak görüyoruz”

Bakan Albayrak, bu seneki Yeni Ekonomi Programı’nın ana temalarını “Yeni Dengelenme”, “Yeni Normal” ve “Yeni Ekonomi” olarak belirlediklerini bildirerek, her birini ayrı bir meydan okuma olarak gördüklerini vurguladı.

Yeni dengelenmenin, salgının makroekonomik denge ve finansal istikrar üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırılmasını, iç ve dış dengenin yeniden sağlanmasını, enflasyonun kalıcı olarak düşük tek haneli rakamlara indirilmesini ve cari işlemler açığının kapatılmasını ifade ettiğini aktaran Albayrak, bu denge üzerine sürdürülebilir bir büyüme modeli inşa edeceklerini dile getirdi.

Albayrak, dengelenme döneminde, salgın sürecine özgün olarak devreye alınan finansal tedbirlerin kademeli olarak kaldırılacağını ifade ederek, “Ağustos ayı başından bu yana ilgili kurumlarımız gerek faiz ve likidite adımlarıyla gerekse de swap ve aktif rasyosu düzenlemeleriyle bu yönde adımlar atmaya başladığımızın örnekleri olarak öne çıkıyor. Normalleşme adımları önümüzdeki günlerde de haftalarda da devam edecek, hem finansal istikrarımıza hem de makroekonomik hedeflerimize katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.

“Yılın tamamında büyümenin pozitif olmasını öngörüyoruz”

Programın ana temalarından “Yeni Normal”e değinen Albayrak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile dünya genelinde sosyal ve ekonomik hayatın işleyişinin önemli ölçüde değişime uğradığını dile getirdi.

Ekonomideki iş yapış şekillerinin, davranışların ve tercihlerin yeniden biçimlendiğini dile getiren Albayrak, “Ekonomimizin bu sürece gereken uyumu sağlayabilmesi için dijital dönüşüme hız kazandırılması, e-hizmetlerin hayatın her alanına yaygınlaştırılması, yeni finansal çözümlerin üretilmesi ve yeni çalışma modelleri oluşturulması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Program döneminde bu zorunluluklara en doğru yanıtı vermek, katma değerli üretimi destekleyecek iş süreç ve modellerini yaygınlaştırmak, yani ‘Yeni Normale’ uyum sağlamak ikinci hedefimiz olacak.” ifadelerini kullandı.

Albayrak, programın üçüncü teması “Yeni Ekonomi”nin yenilikçi, yüksek katma değerli, ihracata dayalı, insan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma modelini temsil ettiğini söyledi.

Yeniden dengelenmeyi sağlayarak, yeni normale uyum sağlayarak program döneminde ekonominin güçlendirileceğini vurgulayan Albayrak, “Enflasyon ve cari dengedeki kırılganlıkları azaltacak, rekabet, teknoloji ve verimlilik odaklı ‘stratejik reformları’ hayata geçirmeye devam edeceğiz. Salgın sonrası küresel tedarik zincirinde ortaya çıkan aksamaları fırsata dönüştürerek ülkemizi üretim ve yatırımda küresel bir cazibe merkezi haline getirecek adımlar atacağız. Bu kapsamda yenilikçi, yüksek katma değerli, ihracata dayalı, insan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma modeli uygulayacağız.” diye konuştu.

Program dönemindeki makroekonomik hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için uygulanacak politikalara değinen Albayrak, makroekonomik tahminleri salgında büyük bir ikinci dalga olmayacağı ve ekonomilerin kapanmayacağı varsayımı ile hazırladıklarını belirtti.

Albayrak, şöyle devam etti:

“Elbette teknik ekiplerimiz alternatif senaryolar da hazırladılar. Az sonra bunlardan çok kısa da olsa bahsedeceğim. Ama özellikle büyüme çerçevesi içerisinde 2020 yılına güçlü bir büyüme performansıyla başlamıştık. Salgın etkisiyle mart ayının ortasından itibaren başlayan daralmanın ardından üçüncü çeyrekte yeniden hızlı bir toparlanma sürecine girdik. Ağustos ayından itibaren atılmakta olan normalleşme adımlarının etkisiyle yılın geri kalanında büyüme dördüncü çeyrekte bir miktar ivme kaybedecek olsa da yılın tamamında büyümenin pozitif olmasını ve yüzde 0,3 oranında gerçekleşmesini öngörüyoruz.”

“İhracata, katma değerli üretime ve istihdama daha fazla yoğunlaşacağız”

Albayrak, Türkiye ekonomisinin 2018-2020 döneminde karşı karşıya kaldığı iç ve dış şoklar nedeniyle potansiyelinin oldukça altında büyüdüğüne dikkati çekti.

2021 yılında, ertelenen tüketim ve yatırımların devreye girmesi ve turizm gelirlerindeki normalleşmeyle birlikte büyümenin yüzde 5,8 olmasını tahmin ettiklerini belirten Albayrak, “Sonraki dönemde de büyümenin yüzde 5 seviyesinde seyretmesi, doğal, Türkiye’nin yüzde 5 büyüme patikasına evrilmesini öngörüyoruz. Bu büyüme hedeflerine ulaşmak için program döneminde her zaman vurguladığımız şekilde ihracata, katma değerli üretime ve istihdama özellikle bu dönemde çok daha fazla yoğunlaşacağız.” diye konuştu.

Albayrak, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, iç ve dış tasarrufların artırılmasının temel öncelikler olacağına işaret etti.

Kaynakları, cari dengeyi destekleyecek, kalkınma hedeflerine hizmet eden alanlara aktaracaklarını ifade eden Albayrak, özellikle verimlilik ve rekabet gücünü artıracak, yüksek teknoloji ve dijital dönüşümü destekleyecek, girişimcilik ekosistemini iyileştirecek politika ve tedbirleri hızla hayata geçireceklerini dile getirdi.

“İhtiyatlı duruşumuzu koruyarak, her türlü senaryoya hazırlık yapıyoruz”

Bakan Albayrak, 2020-2021 dönemi için alternatif senaryo çalışmalarını da yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Bunu müteakip alternatif senaryo dediğimiz olabilecek bir büyüme konusundaki olası riskleri elbette göz ardı etmiyoruz. İhtiyatlı duruşumuzu koruyarak, her türlü senaryoya hazırlık yapıyoruz. Bu doğrultuda, küresel ekonomide ve Türkiye ekonomisinde salgın koşullarındaki normalleşme sürecinin tersine döneceği ve ekonomilerdeki toparlanma sürecinin sekteye uğrayacağı kötümser bir senaryoda da 2020 yılının sonuna doğru ve 2021 yılına etkilerine baktığımızda olabilecek bir eksi 1,5, 2021 yılında ise YEP tahminimiz 5,8’den 2,1 puan altında kalarak yüzde 3,7 seviyesinde büyüyebileceğini değerlendiriyoruz. Ama bu kötü senaryomuz. Bununla ilgili alt kırılımlar tüm bu çerçevedeki alt potansiyel etki kalemlerine detaylı çalışmamız çerçevesi içerisinde ona göre tedbirleri alıyoruz ama baz senaryo bugünkü resim itibariyle bahsettiğim çerçeve içerisinde olacak.”

“İstihdamın nicelik ve niteliğini artıracak politika ve tedbirler uygulanmaya devam edecek”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, program dönemi boyunca istihdamın yıllık ortalama 1 milyon 336 bin kişi artması ve iş gücüne katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2023 yılında yüzde 10,9 seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü söyledi.

İstihdamın nicelik ve niteliğini artıracak politika ve tedbirler uygulanmaya devam edeceklerini vurgulayan Albayrak, bu kapsamda, iş gücü piyasasında beceri uyumunun artırılması için çalışmaları daha da hızlandıracaklarını ifade etti.

Albayrak, belirlenen odak sektörler başta olmak üzere reel sektörün gelecekteki ihtiyaçlarının da dikkate alınarak iş gücü piyasasında talep edilecek becerilerin ve yeni mesleklerin kazandırılmasına daha da yoğunlaşılacağını dile getirdi.

Kovid-19 salgını sonrası ekonomik toparlanmayı destekleyici, gençlerin deneyim kazanarak iş gücü piyasasına girişlerini kolaylaştırıcı, kısmi süreli çalışmayı teşvik edici İşgücü Piyasasının Esnekleştirilmesi yönünde politikaları hayata geçireceklerini ifade eden Albayrak, tarım alanındaki sulama ve seracılık yatırımlarının yanında, 1 milyon istihdam projesi gibi özellikle sektör odaklı işbaşı eğitim ve meslek edinme programları ile istihdama önemli katkı sağlayacaklarını anlattı.

“Enflasyonun 2020 yılı sonunda yüzde 10,5’e gerilemesi hedeflenmekte”

Fiyat istikrarının sağlanmasının ve enflasyonun kalıcı olarak düşük tek haneli seviyelere indirilmesinin öncelik olmaya devam ettiğini anlatan Albayrak, “Enflasyonun 2020 yılı sonunda yüzde 10,5’e gerilemesi, 2021 yıl sonunda yüzde 8 olarak gerçekleşmesi, program dönemi sonunda ise yüzde 4,9 düzeyine gerilemesi hedeflenmektedir. Para ve maliye politikalarının güçlü eşgüdümünün sürdürülmesi enflasyondaki düşüş eğiliminde belirleyici olacaktır. Başta arz yönlü kısıtların ortadan kaldırılmasına olanak sağlayacak, mal ve hizmet piyasalarında rekabet ve verimliliği artıracak politikalar bu süreci destekleyecektir. Bu alanda Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu ve Rekabet Kanununda Yeni Yaklaşım önemli rol üstlenecektir.” diye konuştu.

Albayrak, sözleşmeli tarım ve girdi finansmanı ile gıda fiyatlarında istikrar sağlanacağının altını çizdi.

Tarımsal üretim maliyetlerini düşürmek, çiftçilerin gelirini garanti altına almak ve gıda fiyatlarında istikrara katkı sağlamak için girdi finansmanı ve avans mekanizmasını uygulamaya koyacaklarını dile getiren Albayrak, pilot uygulamayı hali hazırda TÜRKŞEKER ile başlattıklarını ve çok olumlu dönüşler aldıklarını söyledi.

Albayrak, yıl sonuna kadar birçok üründe bu kapsamı genişleteceklerini belirterek, “Bu model çok güzel sonuçlar vereceğini şimdiden aslında müjdesini verebilirim. Çiftçilerimiz açısından da fiyat istikrarı açısından da.” ifadelerini kullandı.

Albayrak şunları kaydetti:

“Lojistik alanında büyük atılımlar yaparak bölgesel lider konumuna geleceğiz. Lojistik Master Planı’nı en kısa sürede, kurulun ihdasıyla birlikte uygulamaya alacağız. Daha fazla liman, endüstriyel tesis ve lojistik merkezinin yerel ağa ve uluslararası demiryolu koridorlarına bağlantılarını yapacağız. Kurdaki değişimlerin enflasyona etkisini en aza indirmek için yerlileştirme programlarını ve TL bazlı alım garantili kontratları hayata geçireceğiz ki hali hazırda başladık. Bunu daha da yoğunlaştırarak artırmaya bunu devam edeceğiz… Kamu özelindeki alım garantili birçok süreç bu kapsamda yerlileştirmeyle birleştirerek TL cinsi modele doğru hızla ilerleyecek. ”

Enerji ithalatı

Albayrak, program dönemi sonunda cari işlemlerde kalıcı olarak denge tesis etmeyi amaçladıklarını ifade ederek, “Bu yıla cari fazla vererek başlamışken, turizm gelirlerindeki beklenmedik daralmanın ve global altın talebine paralel olarak hızlı bir şekilde artan net altın ithalatının etkisiyle yılı cari açık vererek kapatacağız.” dedi.

Yaptıkları hesaplamalara göre, Kovid-19 salgınının net turizm gelirleri üzerindeki azaltıcı etkisinin 25 milyar dolar, net altın ithalatı üzerindeki yukarı yönlü etkisinin ise 12 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyleyen Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Altın ithalatını bir ithalat olarak görmüyorum. Altın sermaye malı. Bir tüketim malı değil, alıp tüketmiyorsunuz. Koyuyorsunuz sermaye olarak. Geçici etkiler hariç bakıldığında, 2020 yılında 12,4 milyar dolar, yani milli gelirimizin yüzde 1,7’si kadar cari fazla verdiğimizi hesaplıyoruz. Sadece altının ve turizmin normal performansına baktığımızda 2020 yılında normal şartlar altında cari fazla vererek kapattığımız bir yıl olarak geçecekti. Altını koyduğumuzda da , sadece turizm normal performansla gerçekleşmiş olsaydı 0,1’lik bir artıyla yine cari fazla vererek kapatacağımız bir yıl olacaktı. Cari işlemler dengesinin GSYH’ye oranının 2021 ve 2022 yıllarında sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 0,7 olarak açık vermesini, program dönemi sonunda ise bu atılan adımlar, stratejik reformların da etkisiyle fazlaya dönmesini, kalıcı bir şekilde dönüşüm noktasında dönmesini öngörüyoruz.”

Uluslararası alanda rekabetçi ve güçlü istihdam potansiyeli olan öncelikli sektörleri destekleyeceklerini belirten Albayrak, rekabetçi kur avantajını kullanarak ve yurt içi üretim kapasitesini artırarak, sürdürülebilir ihracat artışı sağlayacaklarını kaydetti.

2021 yılında yenilenecek kontratlardaki doğal gaz fiyatlarının doğal gaz keşfi kaynaklı olarak daha uygun düzeylerde oluşmasının enerji ithalatına olumlu yönde katkı yapacağını belirten Albayrak, gelecek yıllarda 30 milyar metreküpün üzerinde neredeyse doğal gaz kontratlarında yenilenme olacağını ifade etti.

Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“1990’ların o meşhur 25-30 yıllık kontratlarının sonuna geliyoruz artık. İşte bunun etkisiyle ve bunun yanında doğal gaz keşif kaynaklarının, Karadeniz’deki güzel haberin de etkisiyle birlikte önümüzdeki dönemde çok daha uygun düzeylerde oluşan enerji ithalatı fiyatlarıyla inşallah bu sürecin sonunda enerji ithal eden değil, bir de bakmışsınız enerji ihraç eden bir Türkiye’den söz ediyoruz ki Türkiye oraya gidiyor. Bu toplam Türkiye’nin cari dengesine inanılmaz olumlu yönde katkı yapacak.”

Turizm alanındaki çalışmalar

Bakan Albayrak, Türk Eximbank’ın yeni yaklaşımının, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın yeni odak alanları ile KOBİ’leri desteklemesinin, küresel tedarik zincirindeki payını ve e-ihracatı artırmanın YEP’in önceliklerinden olduğunu söyledi.

İş dünyasının Türk Eximbank’ın ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın yeni yaklaşımlarından pek haberinin olmadığına dikkati çeken Albayrak, “Mektup getir- iş yap’… Bu modelden çoktan çıkıldı. Bu manada yeni model çok başka bir sürecin önünü açacak.” dedi.

Özellikle madencilik alanında katma değerli üretime yönelik yatırımlara da önem vereceklerini ifade eden Albayrak, turizm alanındaki çalışmalar hakkında şunları kaydetti:

“Turizm gelirlerimizi artırmak için 12 ay turizme geçişle turizmde çeşitliliği artırarak, güvenli turizm sertifikasyonunu sürekli ve kalıcı hale getireceğiz. Bu konuda Turizm Bakanımızla çok yoğun bir mesai ortaya koyuyoruz. Kendisi bu konuda müthiş bir tecrübe ve mesai ortaya koydu. Türkiye turizmine katma değer anlamında çok daha üst düzey bir ekonomik katkı sağlayacak modeller noktasında önemli bir proje çalışması ortaya koyuyor. Önümüzdeki yıldan itibaren bunun neticeleri küresel rakip ülkelere de baktığımızda görmeye başlayacağız. ”

“Kamunun sürükleyici rol üstlendiği bir dönem göreceğiz”

Berat Albayrak, salgın sürecinin ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik alınan tedbirler nedeniyle bütçeye yansıyan maliyetlerin, salgınla mücadelede yakalanan başarıyla orantılı olarak önümüzdeki dönemde azalacağını ifade etti.

Ekonomik faaliyetlerde yaşanan iyileşmeye bağlı olarak bütçe gelirlerinin artacağını söyleyen Albayrak, program dönemi boyunca bütçe açığının GSYH’ye oranının kademeli bir şekilde gerilemesi ve dönem sonunda yüzde 3,5 olmasının beklendiğini dile getirdi.

Albayrak, şöyle devam etti:

“Salgın kaynaklı belirsizlik dönemi etkisi ile özel sektörün çekingen kalabileceği yatırımlarda kamunun sürükleyici rol üstlendiği bir dönem göreceğiz. Oranların ortaya koyduğu kamu harcamalarındaki artışı üretimi, verimliliği ve istihdamı destekleyecek belli alanlarda yapılacak sabit sermaye yatırımları ile sınırlı tutacağız. Bu kapsamda artış, demiryolu yatırımları, sulama projeleri, eğitim, Ar-Ge harcamaları, yeni OSB’lerin desteklenmesi ve üniversite araştırmalarında gerçekleşecek. Ayrıca, sürekli ve kalıcı gelir kaynakları ile vergi tahsilatında etkinliğin artırılmasını, ekonomide kayıt dışılığın azaltılmasını, teşvik sisteminin verimliliğinin artırılmasını sağlayacak politikaları devreye alacağız.”

DMO’nun yerlileşmedeki rolü

Bakan Albayrak, Devlet Malzeme Ofisi’nin (DMO) merkezi satın almadaki rolünün genişletilmesiyle müthiş olumlu neticeler almaya başladıklarını söyledi.

Böylece alımların yüzde 30-40 daha ucuz olduğunu belirten Albayrak, sağlık sektördeki sorunun da bugün, yarın biteceğini ve imzaların atılacağını ifade etti.

Albayrak, şunları kaydetti:

“Tahsilatlar, alacaklar, gelirler, giderler, sektörün yerlileştirmeyle birlikte dönüşümü DMO’nun görevlerinden bir tanesi olacak. Aynı enerjide yaptığımız yerlileştirme modelini sağlık alanında da DMO eliyle yerlileştirerek, hem tahsilat hem ucuzluk hem Ar-Ge’nin de Türkiye’ye bu manada dönüşümü ile müthiş bir dönüşüm hikayesini de bu alanda yaşayacağız. Bunun yanında tek hazine hesabının genişletilmesi gibi adımlarla hedeflerimizi destekleyecek adımları atacağız.”

Albayrak, Türkiye olarak önceki iki yılın ekonomi programındaki güçlü kararlı duruşun ve bunun neticesinde toplanan meyvelerin daha da fazlasını, 3 yıllık sürecin sonunda göreceklerini söyledi.

“Finansal piyasalarda stratejik reformlar yoluyla tasarruflarımızın artırılması ana amaçlarımızdan”

Finansal istikrarın tesisinin kendileri için önemine vurgu yapan Albayrak, bunun sağlanması için gerekli stratejik reformların program döneminin ana odak alanlarından olacağını söyledi.

Albayrak, halihazırda başlattıkları dönüşüm sürecini 2023’e giderken çok daha güçlü ve kararlı adımlarla sürdüreceklerini aktararak, “Finansal piyasalarda stratejik reformlar yoluyla tasarruflarımızın artırılması, kaynak dağılımında etkinliğin desteklenmesi, finansal okuryazarlık seviyesinin yükseltilmesi ve finansal sistemin sermaye piyasası ayağının güçlendirilmesi ana amaçlarımız olacak. Para ve sermaye piyasalarının derinleştirilmesi için uzun vadeli tasarruflarda artışa katkı sağlayacak çalışmalara yoğun bir şekilde devam edilecek. Kredi kullandırımına ilişkin süreçlerin iyileştirilmesine ve kredilerin veriliş amaçları doğrultusunda kullanılmasının sağlanmasına yönelik detaylı çalışmalara devam edeceğiz.” diye konuştu.

Katılım finans alanında uluslararası standartlara uyum sağlanacağını ve katılım sigortacılığının yaygınlaştırılacağını anlatan Albayrak, şunları kaydetti:

“Nasıl ki sigortacılık sektöründe bir değişim sürecini başlattık, çok net şunu söyleyeyim, katılım finans, katılım bankacılığı alanında önümüzdeki bu 3 yıllık süreçte çok büyük bir değişim ve dönüşüm sürecine de şahitlik edeceğiz. Sadece Türkiye ve bölgesindeki katılım bankacılığı, katılım finans potansiyeli değil, küresel anlamda da İstanbul Finans Merkezi’ne entegre olmuş, bölgenin ve dünyanın önemli bir katılım finans merkezi olması noktasında da çok güçlü adımları bu program döneminde atacağız. Yakın süreçte zaten göreceksiniz, bu çerçeveyi de koruyacağız. Ülkemizde finansal teknolojilerin yaygınlaştırılmasına yönelik kapsamlı bir strateji dokümanı ve eylem planı hazırlanacaktır. Finansal kapsayıcılığın artırılması, TL bazlı finansal ürünlerin teşvik edilmesi, dolarizasyonun azaltılması, İFM Merkezli Zenginleştirilmiş Kümelenme Modeli’nin uygulanması diğer adımlarımız olacak.”

Albayrak, yeni finansal mimari anlayışı çerçevesinde finansal istikrar ve güvenliği esas alan esnek, etkili ve kapsamlı düzenleme altyapısının güçlendirilmesinin sağlanacağını ifade ederek, program dönemi boyunca, ekonominin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve şoklara karşı direncinin daha da artması için çok daha yoğun bir çalışma içerisinde olacaklarını vurguladı.

“Tüm politikaların başarıya ulaşması için gece gündüz demeden çalışacağız”

Albayrak, konuşmasının sonunda geçen yıl açıkladıkları programda yer alan eylem planlarında elde edilen sonuçlara dair de bilgi verdi.

Yen, tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının getirdiği tüm güçlüklere ve sıkıntılara rağmen önemli ilerlemeler sağladıklarına dikkati çeken Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Geçen yıl 166 maddeden oluşan bir eylem planı hazırlamıştık. 166 maddenin 77’sinin 2020, 32’sinin 2021 ve 57’sinin 2022’de hayata geçirileceğini takvime bağlamıştık. Eylül 2020 itibarıyla 2020 yılı için belirlediğimiz 77 eylemin 52’sini, yani yaklaşık yüzde 68’ini hayata geçirdik. Diğer 25 eylemde de önemli ölçüde ilerleme kaydettik. Kovid-19’un etkisinin olduğu bürokrasinin, insanların, şirketlerin kapandığı böyle bir yıla rağmen…. 3 yıl boyunca hayata geçirilmesi planlanan bakanlıklarımızın görev alanındaki 166 eylemin 68’ini gerçekleştirdik, 98’inde ise ilerleme süreci devam ediyor. Bu takvim sürecinde de devam edecek. Sürdürülebilir büyüme, enflasyonla mücadele, cari dengenin sağlanması, finansal istikrar gibi temel alanlarda ortaya koyduğumuz, istihdamı öncelediğimiz programımızın temel hedef ve politikalarının genel tablosunu da burada görebilirsiniz.”

Albayrak, salgın döneminin yarattığı belirsizlik ortamının hala devam ettiğine değinerek, böyle bir ortamda kamu borç stoklarında artış yaşandığına işaret etti.

Türkiye’nin de bu dönemde bütçe disiplininden önce ekonomik finansal istikrarı hedeflediğini dile getiren Albayrak, “Türkiye, bütçe disiplini anlamında ve borç stoku anlamında dünyadaki en iyi ülkelerden biri. Dünyada pandemi etkisiyle gelişmiş ülkeler başta olmak üzere yüzde 100’ün üzerine çıkan borç stoku Türkiye’de yüzde 40 seviyelerinde. Yüzde 30’lardan yüzde 40’lara geldik. Türkiye’nin hala bu anlamda güçlü bir bilançosu var.” ifadelerini kullandı.

Albayrak, tüm belirsizliklere rağmen hem vatandaşlara hem de piyasalara güven veren bir program hazırlama gayretinde olduklarını vurgulayarak, “Ülkemizi, ekonomide bir üst lige çıkaracak, sürdürülebilir büyüme modelini tesis edecek tüm politikaların başarıya ulaşması için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Albayrak, yeni programın ülke, millet ve ekonomi için hayırlı olması temennisinde bulundu.

YEP hedefler

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın gelecek 3 yıla ilişkin açıkladığı programda, makroekonomik göstergelere ilişkin hedeflere de yer verildi.

Programda bu yıl için büyümenin yüzde 0,3 düzeyinde gerçekleşeceği öngörülürken, bu göstergeye ilişkin hedefler 2021 için yüzde 5,8, 2022 ve 2023 yılları için de yüzde 5 olarak belirlendi.

Bu yıl yüzde 10,5 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin edilen enflasyonun ise gelecek 3 yılda kademeli düşürülmesi hedeflendi. Bu kapsamda programda enflasyon hedefleri 2021 için yüzde 8, 2022 için yüzde 6 ve 2023 için yüzde 4,9 şeklinde yer aldı.

İşsizlik oranının bu yıl yüzde 13,8 düzeyinde gerçekleşeceği öngörülen programda, bu oranın 2021’de yüzde 12,9’a, 2022’de yüzde 11,8’e ve 2023’te yüzde 10,9’a düşürülmesi hedeflendi.

Programda, cari işlemler açığının milli gelire oranının bu yıl yüzde 3,5 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin edildi. Söz konusu göstergeye dair hedefler programda 2021 için yüzde 1,9 ve 2022 için yüzde 0,7 düzeyinde yer alırken, 2023’te ise milli gelirin yüzde 0,1’i oranında cari fazla verilmesi amaçlandı.

Bu yıl 702 milyar dolar olacağı öngörülen milli gelirin, 2021’de 735 milyar dolara, 2022’de 801 milyar dolara ve 2023’te 875 milyar dolara ulaşacağı hedefine de programda yer verildi.

Programda ayrıca bütçe açığının milli gelire oranının bu yıl yüzde 4,9 düzeyinde gerçekleşeceği, gelecek 3 yılda ise bu göstergenin sırasıyla yüzde 4,3, yüzde 3,9 ve yüzde 3,5’e düşürülmesi hedeflendi.

DÜNYA

TARİHİ PROJE YARIN HİZMETE GİRİYOR

İSTANBUL’A 131 KİLOMETRE RAYLI SİSTEM HATTI KAZANDIRDIK

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nin 26 Şubat Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilerek hizmete alınacağını bildirdi.

Bakan Uraloğlu, ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nin açılışı öncesi incelemelerde bulunarak, Yedikule İstasyonu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, “Yarın, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle İstanbul’un kent içi raylı sistem ağını güçlendirecek, şehre farklı bir vizyon kazandıracak en önemli projelerden birini daha başarıyla tamamlamayarak hizmete açmanın gururunu yaşayacağız. Kimse şüphe duymasın ki, Bakanlığımız milletimizin ulaşım ihtiyaçlarına en üst seviyede cevap verecek yatırımlar yaparken, şehrin en değerli alanlarını da vatandaşlarımızın kullanımına kazandırarak sosyal hayata önemli katkılar sunmaya devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

12 İLİMİZDE İŞLETME ALTINDA OLAN 868,3 KİLOMETRE ŞEHİR İÇİ RAYLI SİSTEM HATTININ YAKLAŞIK 400 KİLOMETRESİNİ BİZ İNŞA ETTİK

Metro ve tramvay gibi raylı sistemlerin, artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak meydana gelen trafik sorununa en etkili çözüm olduğunu belirten Uraloğlu, “Bilindiği üzere dünyanın metropol düzeyindeki birçok şehrinde ulaşımın en kolay ve hızlı sağlandığı yollardan biri hiç şüphesiz metro ve tramvay gibi raylı sistem hatlarıdır. Ülkemizde de, özellikle büyük şehirlerimizde artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak yaşanan trafik sorununu ortadan kaldırmanın en önemli yolu da raylı sistemlerimizi yaygınlaştırmaktan geçiyor. Bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ülkemiz genelinde 12 ilimizde işletme altında olan 868,3 kilometre şehir içi raylı sistem hattının yaklaşık 400 kilometresini biz inşa ettik.” diye konuştu.

İSTANBUL’UN KENT İÇİ ULAŞIM AĞINI GÜÇLENDİREN DÜNYANIN EN ÖZGÜN VE SAYGIN KENT İÇİ RAYLI SİSTEM PROJELERİNİ BİR BİR HİZMETE ALIYORUZ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da yapımı devam eden 8 projede yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda raylı sistem hatlarının yapımına devam edildiğini ve toplamda 8 projenin 4’ünün İstanbul’da devam ettiğini söyleyen Uraloğlu, “Yeni projelere de devam ediyoruz. Şu anda da Bakanlık olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da olmak üzere yapımı devam eden 8 projede toplam 98 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattı inşaatına devam ediyoruz. Bu 8 projeden yarın açılışını yapacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem Hattı ile birlikte 4’ü İstanbul’da bulunuyor. Yarın hizmete açacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci projesinin yanında İstanbul’da yapım çalışmaları devam eden diğer hatlarımız; Bakırköy (İDO)-Bahçelievler-Kirazlı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı ve Altunizade- Çamlıca Camii- Bosna Bulvarı Metro Hatlarıdır. Bu 4 projenin toplam uzunluğu da 52,2 kilometredir. Özetle; İstanbul’un kent içi ulaşım ağını güçlendiren dünyanın en özgün ve saygın kent içi raylı sistem projelerini bir bir hizmete alıyoruz.” dedi.

SİRKECİ-KAZLIÇEŞME ARASINDAKİ 8,3 KİLOMETRELİK HATTI MODERNİZE EDİLMİŞ OLARAK HİZMETE SUNUYORUZ

İstanbul’un tarihi ve emektar hatlarından biri olan Sirkeci-Kazlıçeşme hattını yenilenmiş bir şekilde hizmete açacaklarını geçmişte bunun gibi birçok projeye imza attıklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, “Ekim 2022’de Pendik-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nı, geçen yıl da 22 Ocak’ta İstanbul Havalimanı- Kağıthane Metro Hattı’nı, 8 Nisan’da da Başakşehir-Çam ve Sakura Hastanesi-Kayaşehir Metro Hattı’nı vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Yaklaşık bir ay önce de Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın son halkası Kağıthane-Gayrettepe kesiminin açılışını yapmıştık. Yarın ise 140 yıldan fazla bir süre İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olarak hizmet veren ama Sirkeci-Kazlıçeşme arasındaki 8,3 kilometrelik hattımızı modernize edilmiş olarak hizmete sunacağız. Atıl kalan bu hattı gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak bambaşka bir yapıda hem 8 istasyonlu demiryolu hem de yaya odaklı çevreci bir proje olarak yeniden İstanbul’a kazandırdık. Yepyeni bir konsept ile yaya odaklı bir raylı sistem projesini İstanbul’a sunmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

TOPLAM EKONOMİK KAZANÇ YAKLAŞIK 800 MİLYON EURO OLACAK

Bakan Uraloğlu 26 Şubat günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılacak olan ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nin detaylarını şu ifadelerle anlattı:

“Projemiz kapsamında ayrıca; 7,3 kilometre yaya ve bisiklet yolu, 122 bin 550 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan, 22 adet karayolu ve yaya alt geçidi inşa ederek İstanbul halkına ayrıca katkı sunduk. 215 bin metrekarelik çalışma alanının 92 bin 450 metrekaresini demiryolu ulaşımı için kullandık. Geri kalan 122 bin 550 metrekarelik kesimi ise yaya yürüme alanı, bisiklet, scooter parkuru, dinlenme gezinti, spor ve rekreasyon alanları olarak düzenlendik. Böylece İstanbul’umuza yeni nesil ulaşım projesi kazandırdık. Bu kısmı İstanbullu vatandaşlarımızın yaya olarak kullanımına açarak şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan imkânı sunduk. Projemiz kapsamında raylı sistem, yaya ve mikro mobilite araçları, sosyal aktivite alanları oluştururken, yıllardır kronikleşmiş trafik ve güvenlik sorunlarına neden olan yaya ve karayolu alt geçitlerini de rehabilite ettik. Yani projemiz ile sadece demiryolu inşası yapmayıp, hat boyunca çevrede yaşayan insanların yaşam konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdik. Projemiz kapsamında ecdat yadigârı Yedikule, Kocamustafapaşa, Yenikapı ve Kumkapı tescilli duraklarımızı da; sanat tarihçileri, mimarlar, restoratörler ve arkeologlar ile birlikte çalışarak kurul kararları doğrultusunda restore ettik. Yine, proje kapsamında Sahil yolu ile Samatya ve Cerrahpaşa hastanelerini bağlayan kavşağı da modernize ederek alt geçit gabarisini yükseltip ambulans ulaşımına da uygun hale getirdik. Cerrahpaşa ve Samatya Hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durak ilave ettik. Projemiz sayesinde 2024-2053 yılları arasında karayolu işletme ve bakım, trafik kazalarında azalma ve zamandan yapacağımız tasarruflarla toplam ekonomik kazanç yaklaşık 800 milyon Avro olacaktır.”

İSTANBUL’A 131 KİLOMETRE RAYLI SİSTEM HATTI KAZANDIRDIK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak şu ana kadar İstanbul’a toplamda 131 kilometre raylı sistem hattının kazandırıldığını vurgulayan Uraloğlu, “Gebze-Halkalı Banliyö Hattı yani Marmaray, Levent-Hisarüstü, Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı, Gayrettepe -İstanbul Havalimanı, Başakşehir-Çam Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir Metro Hatlarıyla İstanbul’a 131 kilometre raylı sistem hattı kazandırdık. Yarın, Sirkeci-Kazlıçeşme hattımızı da açtığımızda bu uzunluk 139,3 kilometreye yükselecek. Kimse şüphe duymasın ki, Bakanlığımız milletimizin ulaşım ihtiyaçlarına en üst seviyede cevap verecek yatırımlar yaparken, şehrin en değerli alanlarını da vatandaşlarımızın kullanımına kazandırarak sosyal hayata önemli katkılar sunmaya devam edecektir. Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım projemiz de bu yaklaşımımızın İstanbul’daki önemli örneklerinden biri olmuştur.” diye konuştu.

YAPTIĞIMIZ ARAŞTIRMALAR İSTANBUL’UN 1004 KİLOMETRE METRO HATTINA İHTİYACI OLDUĞUNU GÖSTERİYOR

2024 yılının ilk çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanan projelerden de bahseden Uraloğlu, yapılan hesaplamalar neticesinde İstanbul’un bin 4 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “İnşallah, bu yılın ilk çeyreği içerisinde, 7 İstasyonu ile 8,4 kilometre uzunluğundaki Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı Hattı’nı, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın Arnavutköy-İstanbul Havalimanı arasındaki 14 kilometrelik kesimini tamamlayarak açılışlarını gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ama elbette bu çalışmalar burada kalmayacak. Yaptığımız araştırmalar İstanbul’un 1004 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu gösteriyor. İstanbul’un ulaşım sorununu artık yüzeyden çözmek mümkün değil. Yeraltına, yani metrolara inmeniz lazım. Bakanlığımızın yapımı devam eden projeleri bittiğinde İstanbul’un raylı sistem uzunluğunun 394,2 kilometreye çıkacağı düşünüldüğünde demek ki daha 600 kilometrenin üzerinde bir metro hattı daha yapılması gerekiyor. Bize göre şehir içi ulaşımda öncelik de bu yönde olmalı. İstanbul, temel atmama törenleri değil, ihtiyaçları giderecek proje üstüne projeyi yani gerçek hizmeti bekliyor. İstanbul, hemşerilerimizin dertleriyle dertlenen, tek gayesi sadece İstanbul olan bir belediye başkanını hak ediyor. AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Murat Kurum ile de İstanbul’un duraklama dönemine son vererek; Seçimden hemen sonra mevcut yönetimin bir arpa boyu yol gidemediği belediye sorumluluğundaki raylı sistem uzunluğu ilk 5 yılda iki katına, 2034 yılında ise bin 4 kilometreye çıkaracağız inşallah.” dedi.

BAKAN URALOĞLU, SİRKECİ-KAZLIÇEŞME RAYLI SİSTEM HATTINDA TEST SÜRÜŞÜ YAPTI

Bakan Uraloğlu açıklamaları sonrası Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattında test sürüşü yaptı. Proje ile nostaljik ve keyifli bir yolculuk yapılacağını belirten Uraloğlu, sonrasında Sirkeci Garı’nda bekleyen vatandaşlarla bir araya geldi. Çay eşliğinde vatandaşlarla sohbet eden Uraloğlu, İstanbulluların projeyi beğendiklerini ve teşekkür ettiklerini ifade etti.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Türkiye, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana mitinginde yaptığı konuşmada, “Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor: Türkiye, sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanı’nda düzenlenen Adana mitingine katılarak bir konuşma yaptı.

Alandakileri “Sordum, sual ettim elden, obadan. Nicedir bilirim hâlin Adana. Bu güzellik sana Kadir Mevla’dan, şekerden tatlıdır dilin Adana” diyerek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğin ve bereketin şehri, gadasını aldığım Adana’da sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Karacaoğlan’ın “Ak göğsün üstünde çakır dikeni, bitmeyince gönül yardan ayrılmaz” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ten canda durdukça bizim de gönlümüz Adana’dan ayrılmaz. ‘Adanalıyık, Allah’ın adamıyık’ şiarıyla, hasbiliğin, harbiliğin, delikanlılığın kitabını yazan Adana, bugün bir başka güzel. Fedakârlığı ve vefakârlığı baş tacı bilen, ağzı dualı büyüklerimizin şehri Adana’yı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun lokomotif şehri olarak görüyoruz. ‘Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.’ diyerek gök kubbeyi millî sesimizle çınlatan, gönül tellerimizi titreten deyişleriyle Toroslar’ı ve Çukurova’yı vatan yapan âşıkların şehrine de böylesi yakışır.”

“ADANA’NIN YOLDAŞLIĞIYLA İFTİHAR EDİYORUZ”

Konuşmasının bu bölümünde alandakilerin “Doğum gününüz kutlu olsun” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağ olun. Bir yaş daha büyüdük” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkülerine kadar yansıyan, dosta düşmana karşı vakur duruşuna meftun olduğumuz Adana’nın yoldaşlığıyla iftihar ediyoruz. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana, inşallah yeni bir destan yazacak. Şöyle dedim: Bana bir resmî rakamı alın, bakalım meydanda durum ne? Ve rakamı aldım. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Hazır mıyız? Artık Adana’yı bu malum ellerden almaya hazır mıyız? Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde şahsımıza ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii bu seçimlerde aldığımız yüzde 45 civarındaki oy oranı, Adana’yla aramızdaki güçlü sevgi bağını yansıtmaktan çok uzak. Biz, bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunun için bir fırsat olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle Adana, 31 Mart’ta sandık patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Buna hazır mıyız? Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti ‘tıpış tıpış’ sandığa gidip oy verecek bir mecburiyet cenderesine sıkıştırmak isteyenlere günlerini göstereceğinize ben inanıyorum.”

“ŞAİBELİ PAZARLIKLARLA SEÇİM KAZANMA PEŞİNDE KOŞUYORLAR”

Alandakilere, “Adana, böyle artistliklere eyvallah eder mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana, kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol verir mi? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Allah’ınıza kurban sizin” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “İşte CHP başta olmak üzere muhalefetin hâlini görüyorsunuz. Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Adanalı kardeşlerime soruyorum, bunların yasak savma kabilinden ettikleri üç beş laf dışında ülkenin herhangi bir derdiyle gerçekten dertlenmediklerini görüyoruz. Aynı şekilde şehirlerimizin, oralarda yaşayan insanlarımızın herhangi bir sıkıntısını çözecek bir projelerini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli bir duruş sergilediklerine şahit oldunuz mu? Göremezsiniz, duyamazsınız; olamazsınız çünkü yok. Ya bunlar hal çadırını, hastane diye benim Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştılar. Bunlar bu denli yalancı. Daha kendilerine hayrı olmayanların memlekete, millete hayrının dokunması mümkün mü? Kendi çıkarlarından başka hiçbir şey gözü görmeyenlerin, Adana’nın sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir mi? Biz, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz. ‘Hazırız’ diyoruz. ‘Kararlıyız’ diyoruz. Onlar ise kapalı kapılar ardında birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Kirli ittifaklarla, hani çay demlersiniz ya, demleniyor. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar.”

“Biliyorsunuz mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları, peşine de 6 tane yardımcı adayı taktıkları bir zat vardı, hatırlıyorsunuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimde umduklarını bulamayınca tüm suçu cumhurbaşkanı adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar” değerlendirmesinde bulundu.

“31 MART’TA GERÇEK BELEDİYECİLİĞİ TERCİH EDİYOR MUYUZ?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Hâlbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı. Döktükleri timsah gözyaşlarını saymıyorum. Demek ki mesele, ülke yönetimine talip olma iddiası değilmiş. Mesele sadece kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesiymiş. CHP yönetimi, sadece bu ülkenin muhalefet enerjisini özellikle sömürüp işe yaramaz hâle getirmekle bile, millet ve tarih nezdinde sigaya çekilmeyi hak ediyor. Şimdi buradan, Adana’dan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar bile duysun. Nasırlaşmış yürekler bile titresin. Hazır mıyız? Adana, Allah’ına kurban Adana. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Adana ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi yuva, vatan ve uğruna şehadeti göze aldıkları biricik sevda olarak gördüklerini ifade ederek, ülkeyi taşıyla, toprağıyla, zorluk ve güzellikleriyle sevdiklerini söyledi.

“ÜLKEMİZİN KRİZLERİN ÇÖZÜMÜNDEKİ KİLİT ROLÜ GİDEREK DAHA FAZLA ANLAŞILIYOR”

İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İşte mesele bu. Biz de cennet vatanımız, aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Vesayet güçlerinden, envaiçeşit terör örgütüne kadar Türkiye karşıtlarının tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal etme teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Dış politikada Avrupa’dan ‘aferin’ almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumundayız. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin, krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyor.”

“ÖZELLİKLE SAVUNMA SANAYİNE AĞIRLIK VERDİK”

Dış politikada Türkiye’nin artan itibarının gerisinde güçlü bir savunma sanayisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde “Böyle gelmiş, böyle gider” diyenlerden olmadıklarını, kolay yerine zor ama Türkiye açısından en hayırlı olanı seçtiklerini belirterek, şunları dile getirdi: “Tabanca, tüfek dâhil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık. İnsansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. İşte bugün 2005’lerde, 2010’larda toprağa diktiğimiz fidanların, Allah’a binlerce kez hamdolsun, meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. Kendi tasarımımız, millî denizaltımızı inşa etme aşamasındayız. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde millî muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Bu gurur 85 milyon olarak hepimizindir. Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık.”

“MUHALEFETİN ÖRNEK GÖSTERDİĞİ ÜLKELERDE ‘KAAN’ KONUŞULUYOR”

Savunma sanayi alanındaki başarıların başlangıç olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelecek yıllarda yapılanların çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız” dedi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uçak gemisinin bir üst segmentini yapmak için çalışmalar yürüttüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ‘yaparız’ dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür KAAN konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Daha ne müjdeler vereceğiz inşallah. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu hâline gelen bir Türkiye görüyor.”

“31 MART’TA SANDIKLARI PATLATMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’nin başarılarının kendilerinin azmini artırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşıladığını, özgüven kazandırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı şafağı sökerken ecdattan aldığımız emaneti hakkıyla bizden sonraki nesillere teslim etmenin kıvancını yaşayacağız” dedi.

Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifliğini yükleneceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü?” diye sordu. Alandakilerin “söz” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir, verdiği sözde durur” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye ve şehirlere yeni vizyonlar, hedefler gösterirken, güçlü altyapıya güvendiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceğini söyledi.

Bu anlayışla Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 10 bin 809 yeni derslik inşa ettiklerini, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 959 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 55 spor tesisini Adana’ya kazandırdıklarını kaydetti.

“ÇUKUROVA HAVALİMANINI HİZMETE SUNUYORUZ”

Sosyal yardımlarda, Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 20 milyar liralık kaynak aktardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta toplamda 4 bin 255 yataklı 25 hastane ile 71 sağlık tesisini Adanalıların hizmetine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’yı 1640 yataklı şehir hastanesi ile buluşturduklarını hatırlatarak, Yüreğir’deki 100 yataklı devlet hastanesi ile iki sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini aktardı.

TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6 bin 226 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 8 bin 873 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Adana’daki 7 millet bahçesi projemizden üçünü tamamladık, üçünün yapımına, birinin projelendirme çalışmasına devam ediyoruz. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana-Karataş yolunu, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli yolunu, Ceyhan-Yumurtalık yolunu, İmamoğlu-Ayrım-Aladağ yolunu ve Kozan ayrımı Mansurlu yolunu bu yıl tamamlıyoruz. Şehirdeki tüm demir yollarıyla birlikte Adana-Mersin demir yolunu da yenileyip ilave hat yaptık, seyahat süresini yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Mevcut havalimanımıza ilaveten Çukurova Uluslararası Havalimanı da bu yıl içinde tamamlayıp hizmete sunuyoruz.”

Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssünü Adana’ya kurarak Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki kilit rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’ya 11 baraj, 39 sulama tesisi, 10 arazi toplulaştırma projesi, 60 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını aktardı.

“ADANALI ÇİFTÇİLERİMİZE 52 MİLYAR LİRALIK TARIMSAL HİBE DESTEĞİ VE YATIRIM YAPTIK”

Adana’da toplam 15 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 7 barajın inşasının devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentte 1,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 9,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşaatı süren 12 sulama tesisiyle 535 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti: “Adanalı çiftçilerimize 52 milyar liralık tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi, 3 Endüstri Bölgesi, bir Teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi ve 8 tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz arzını sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız.”

Adana ile tüm Türkiye’ye kazandırdıkları bu eserler, hizmetler ve yatırımların kendilerinin referansı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin de desteğiyle inşallah Adana’yı yerel yönetimlerde de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı’mızın büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını ben, sizlere emanet ediyorum. Biliyorum ki sizler, bu adaylarımıza sahip çıkacaksınız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adana Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Adana Valiliğini ziyaret ederek, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’den çalışmaları hakkında bilgi aldı.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

KADIN HEKİMLER EĞİTİME DESTEK VAKFI (KAHEV) VEHBİ KOÇ ÖDÜLÜ’NÜN SAHİBİ OLDU

Vehbi Koç Vakfı

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl sırasıyla kültür, eğitim ve sağlık alanlarında verdiği Vehbi
Koç Ödülü’nün bu yılki sahibi, Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı (KAHEV) oldu.
Kadın hekimlerin “Tek reçetemiz eğitim” anlayışıyla kurduğu KAHEV, çocuk ve gençlere
burs sağlamanın yanı sıra okulların güncel eğitim olanaklarına kavuşmasına destek
oluyor.

Ödül töreninde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, “Bu akşam
6 yıl gibi kısa bir sürede binlerce öğrencimize umut olmuş bir kurumu ödüllendiriyoruz.
Cumhuriyet kadınlarının dayanışmasının çok özel örneklerinden biri olan KAHEV,
çağdaş ve müreffeh bir topluma ancak eğitim yoluyla erişebileceğimiz anlayışıyla da
takdire şâyandır” ifadelerini kullandı.

KAHEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Demet Orhan Başer ise “Biz, Cumhuriyet kadınları
olarak bir öğrencinin eğitimini yarıda bırakmaması için sosyal medyada buluştuk ve bu
kıvılcım adeta sağlık camiasında bir eğitim seferberliğine dönüştü” dedi.
Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak 55 yıl önce kurulan Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl sırasıyla kültür,
eğitim ve sağlık alanlarında verdiği Vehbi Koç Ödülü’nün bu yılki sahibi Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı (KAHEV) oldu.

KAHEV bu ödüle, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu’nun yanı sıra 20. Vehbi Koç Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Hüseyin Vural’ın başkanlığını yaptığı ve Prof. Dr. Ebru Aktan Acar, Prof. Dr. Soner Yıldırım, Prof. Dr. Emine Erktin, Prof. Dr. Yüksel Kavak’tan oluşan Seçici Kurul’un önerdiği 3 aday arasından seçilerek layık görüldü.

2018 yılında kadın hekimler tarafından kurulan KAHEV, özellikle kırsal bölgelerdeki çocukları
nitelikli eğitime, okulları da eğitim materyallerine eriştirmeyi amaçlıyor. Öğrencilere burs vererek başlattığı faaliyetlerini yıllar içinde genişleten vakıf, kırsaldaki okullara hem bakım onarım hizmetleri sunmaya başladı; hem de bu okullarda yeni sınıflar, laboratuvarlar ve kütüphaneler açmaya devam etti.

5.000’den fazla öğrenciye düzenli burs sağlayan ve COVID salgını döneminde hayatlarını
kaybeden sağlık çalışanlarının çocuklarına düzenli burs ve destek veren KAHEV’in 5.500’den fazla resmi üyesi ve 26.000’den fazla gönüllüsü bulunuyor.

Ödül töreninde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, “Ödül törenimiz
vesilesiyle kurucumuz merhum Vehbi Koç’u vefatının 28’inci yılında rahmet ve minnetle yâd
ediyor, uğruna büyük emek sarfettiği idealleri hep birlikte hatırlıyoruz. Köklü vakıf geleneğini
yeniden canlandırmak amacıyla Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak 55 yıl önce kurulan Vehbi Koç
Vakfı, ‘Üstümüze Vazife’ diyerek toplumsal kalkınmayı desteklemiş; on binlerce yetenekli gence eğitim bursları vermenin yanı sıra, inşa ettiği ve bağışladığı okul, yurt, hastane ve tıp merkezleriyle milyonlarca insanın hayatında iz bırakmıştır” diyerek sözlerine başladı.
Eğitimin Vehbi Koç Vakfı için her zaman en önemli faaliyet alanı olduğunu vurgulayan Ömer M. Koç, “Vakfımız, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla, bugüne kadar 50.000’den fazla
gencimize burs imkânı sağlamış, ülkemizin dört bir yanında inşa ettiği eğitim kurumlarıyla çağdaş nesiller yetişmesine katkıda bulunmuştur. Vehbi Koç, ‘Gençliğin yetişmesine ve ülkenin
kalkınmasına hizmet bir insanlık ve vatan borcudur’ diyerek, eğitim konusuna verdiği önemi
vurgulamıştır” ifâdelerini kullandı.

Ömer M. Koç: “KAHEV çağdaş ve müreffeh bir topluma ancak eğitim yoluyla erişebileceğimiz anlayışıyla da alkışı hak etmektedir.”
Ömer M. Koç, ödülün KAHEV’e verildiğini ilan ederken, şunları söyledi: “Bu akşam 6 yıl gibi kısa bir sürede binlerce öğrencimize umut olmuş bir kurumu ödüllendiriyoruz. Cumhuriyet
kadınlarının dayanışmasının çok özel örneklerinden biri olan KAHEV çağdaş ve müreffeh bir
topluma ancak eğitim yoluyla erişebileceğimiz anlayışıyla da takdire şâyandır. Bu vesileyle başta vakfın çok değerli kurucuları ve yönetim kurulu başkanı Uzman Doktor Demet Orhan Başer olmak üzere, vakfın çalışanlarını, özverili çalışmaların yaygınlaşmasında emeği geçen tüm destekçileri yürekten kutluyorum.”

Demet Orhan Başer: “Eğitimin insani bir hak olduğunu düşünüyoruz ve her bireyin eğitim
olanaklarına eşit şekilde ulaşabilmesini istiyoruz.”
Vehbi Koç Ödülü’ne layık görülmenin KAHEV için gurur verici bir başarı olduğunu belirten Demet Orhan Başer, ödülü almaktan onur duyduklarını söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti: “Biz, Cumhuriyetimiz sayesinde eğitim olanaklarıyla buluşabildik, Cumhuriyet kadınları olarak önce kendi mesleklerimizi kazandık. Ardından topluma yararlı işler yapma aşamasına geldiğimizi fark ettiğimiz zamanlarımızda sosyal medya üzerinden bir öğrencinin eğitimini yarıda bırakmaması amacıyla buluştuk ve bu kıvılcım sağlık camiası içinde âdeta bir eğitim seferberliğine dönüştü.
Sonra da verdiğimiz her burs, yenilerini yaptığımız her okul yardımı diğerini doğurdu. Mütevelli heyetimiz ve yönetim kurulumuzla bu enerjiyi doğru şekilde yönlendirmek için çalıştık. Eğitimin insani bir hak olduğunu düşünüyoruz ve her bireyin eğitim olanaklarına eşit şekilde ulaşabilmesini istiyoruz.”
En büyük amaçlarının KAHEV’in dünyaca bilinen, güvenilir bir kurum olarak geleceğe uzanması olduğuna değinen Demet Orhan Başer, “Buna inanmış Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce kadın hekim ve binlerce destekçimizle biz ülkemizin gençleri ve eğitimi için daima çalışmaya devam edeceğiz. Vehbi Koç Ödülü’nün bizim için anlamına gelirsek; doğru ve iyi niyetli işler yaparsanız başka hiçbir şeye ihtiyacınız olmadan yollar size açılır. Biz vakfımızdaki
çalışmalarımızda yürekten hissettiğimiz projeleri yapmaktan ve sonuçlarından son derece
mutluyken, bu ödülü ve desteği vermeniz bizlere şu mesajı veriyor: ‘Ahlaklı, çalışkan, merhametli ve vicdanlı olmak mutlaka doğru kişiler tarafından ödüllendirilir ve doğru yoldasınız kızlar! Devam edin.’ Yalnız olmadığımızı bizlere hatırlattığınız için sizlere ne kadar teşekkür etsek az” dedi.

Semahat Arsel Burs Fonu kuruluyor
Demet Orhan Başer, kazandıkları ödülle ‘Semahat Arsel Burs Fonu’nu hayata geçireceklerini;
böylece Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle önümüzdeki eğitim-öğretim döneminden itibaren
çocuklara ve gençlere burs vermeyi hedeflediklerini söyledi.
KAHEV Hakkında:
Okul öncesi, ilköğretim, lise ve üniversite öğrencilerinin eğitimine yönelik burs sağlamak, ülkemizin kültürel, bilimsel ve sosyal gelişimine hizmet etmek, Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı, verimli, etkin ve yüksek düzeyde eğitim hizmetlerinin yerine getirilmesine katkıda bulunmak amacıyla çalışan ve bu amaç doğrultusunda ülkemizin kadın hekimleri önderliğinde kurulan katılımcı bir sivil toplum oluşumudur.
Vehbi Koç Vakfı Hakkında:
Türkiye’nin sanayi duayeni merhum Vehbi Koç tarafından 17 Ocak 1969’da kurulan Vehbi Koç Vakfı, kuruluşunun 55. yılında Türkiye’ye kazandırdığı onlarca eserin ve on binlerce öğrenciye verdiği desteğin haklı gururunu yaşıyor. Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak kurulduğu günden itibaren çağdaş ve gelişen bir Türkiye’ye katkı sağlamak amacıyla; eğitim, sağlık ve kültür alanlarında toplumun yaşam kalitesini yükseltecek öncü ve örnek hizmetler sunmaktır. Bugüne kadar Türkiye’ye eğitim, sağlık ve kültür alanlarında birçok kurum kazandırmış ve yüzlerce projeye destek vermiş olan Vehbi Koç Vakfı’nın burs vererek destek olduğu öğrenci sayısı 50 bini aştı. Vehbi Koç Vakfı’na ilişkin tüm gelişmeleri www.vkv.org.tr
adresinden takip edebilirsiniz.
Vehbi Koç Ödülü Hakkında:
2002 yılından bu yana eğitim, sağlık ve kültür alanlarında takdim edilen Vehbi Koç Ödülü, topluma değer katan ve örnek olan hizmetleri tanıtmayı ve ödüllendirmeyi amaçlıyor. Ödülü alacak kişi veya kurum, söz konusu alanın önde gelen bilim insanları ve uzmanlarından oluşan bir Seçici Kurul’un önereceği üç aday arasından, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu tarafından seçilmektedir. Detaylı bilgi ve ödülü kazananların tamamı için: http://www.vehbikocodulu.com


OKUMAYA DEVAM ET

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

TAKVİM

Eylül 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA2 saat önce

TARİHİ PROJE YARIN HİZMETE GİRİYOR

DÜNYA3 saat önce

“Türkiye, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor”

DÜNYA1 gün önce

KADIN HEKİMLER EĞİTİME DESTEK VAKFI (KAHEV) VEHBİ KOÇ ÖDÜLÜ’NÜN SAHİBİ OLDU

DÜNYA2 gün önce

“Şehirlerimizin çevreye duyarlı bir anlayışla yönetilmesini sağlayacağız”

DÜNYA2 gün önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT, Türk Eximbank’ın Yeni Genel Müdürlük Binasının Açılışında Konuştu

DÜNYA2 gün önce

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ İÇİN İMZALAR ATILDI

DÜNYA2 gün önce

Çalışma Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Uluslararası Emek Konfederasyonu’nun 1. Olağan Genel Kurulu’na Katıldı

DÜNYA4 gün önce

Bu Gurur Hepimizin : Milli Muharip Uçak Kaan’dan ilk uçuş

DÜNYA4 gün önce

“Arnavutluk ile ticaret hacmi hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li Senatörler Shaheen ve Murphy’i kabul etti

DÜNYA5 gün önce

Arnavutluk Başbakanı Rama Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

GÜNCEL5 gün önce

Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Engelli Vatandaşların Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni’ne katıldı.

DÜNYA5 gün önce

“Adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz”

DÜNYA6 gün önce

Emine Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın eşi Mihriban Aliyeva ile görüştü

DÜNYA6 gün önce

Muhammed Kaçar Webx ,Türk Patent ve Marka Vekil belgeniz varmı ?

DÜNYA6 gün önce

“Karabağ’da işgalin sona ermesiyle bölgemizde kalıcı barış için tarihî bir fırsat penceresi açıldı”

DÜNYA6 gün önce

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA6 gün önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, “Türkiye – Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu”na katıldı.

DÜNYA1 hafta önce

Türk Hava Yolları, Dijital ürünü “TK Cüzdanı” Hizmete Sundu

DÜNYA1 hafta önce

“Bizim her sözümüzün altında, asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor”

DÜNYA1 hafta önce

“Türkiye’nin 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı, 85 milyonun her bir ferdidir”

DÜNYA1 hafta önce

Muhammed Kaçar Webx | https://cuzdan.com sitenizde Türkiye merkez bankasının logosunu nasıl kullanıyorsunuz. Amacınız ne ?

DÜNYA1 hafta önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Antalya’da Esnaf Buluşması’nda konuştu

DÜNYA1 hafta önce

Türkiye ile Macaristan Arasında ETOK/JETCO Mutabakat Zaptı İmzalandı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri.

DÜNYA1 hafta önce

“Amacımız ekonomide, gerçek ve kalıcı refah artışını sağlayacak güçlü bir altyapı kurmaktır”

GÜNCEL1 hafta önce

Muhammed Kaçar webx | Marka patent Kurulduğumuz günden bu yana en büyük ilkemiz müşterilerimize sunulamayanı sunmak, yapılamaz denileni yapmak oldu. diyorsunuz ?

DÜNYA1 hafta önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Kümelenme Konferansı’nda Konuştu

DÜNYA1 hafta önce

“Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır ile temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız”

GÜNCEL1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ile görüştü

GÜNCEL1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Mısır’da

DÜNYA2 hafta önce

WEBX’ in Anlamı nedir ?

DÜNYA2 hafta önce

FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar

DÜNYA2 hafta önce

“Türk patent ve marka Kurumundan Kamuoyuna uyarı“

GENÇLER2 hafta önce

Muhammed Kaçar webx | Webx A.Ş., uluslararası marka ve patent hizmetlerinde öncü bir isimdir. diyorsunuz ?

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı’yı kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye’yi bir bütün olarak kalkındırmanın, büyütmenin, yüceltmenin çabasındayız”

DÜNYA2 hafta önce

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Deprem Kahramanı Madencilere Teşekkür Ziyareti

DÜNYA2 hafta önce

İSTANBUL HAVALİMANI’NA KURULACAK SİSTEMLE 3 UÇAK AYNI ANDA İNİP KALKABİLECEK

DÜNYA2 hafta önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT, Türk Eximbank’a Yönelik Yeni Sermaye Artırım Kararını Değerlendirdi

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA4 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL3 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

GÜNCEL3 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA11 ay önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA3 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge