Cumhurbaşkanı Erdoğan, Roketsan yeni tesislerinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “2 bin 200 yılı aşan Türk tarihi; devletleriyle zaferleriyle mücadeleleriyle ricatleri ve yükselişleri ile bir bütündür. 30 Ağustos bahanesiyle tarihimize saldıranların, zaferlerimiz arasında ayrım yapanların amacı 83 milyonun birliğine, beraberliğine, kardeşliğine kast etmektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Roketsan Uydu Fırlatma, Uzay Sistemleri ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi ile Patlayıcı Hammadde Üretim Tesisi Açılış Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Roketsan Lalahan Yerleşkesi’nde düzenlenen törende konuşmasına Roketsan çalışanları ve tüm milletin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ederek başladı.
Cumhuriyetin banisi, Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’i ve kahraman silah arkadaşlarını minnetle yâd eden ve aziz şehitlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “30 Ağustos ‘Ya istiklal ya izmihlal’ tercihi ile baş başa bırakılan bir milletin bağımsızlığı ve şerefi için neleri göze alabileceğinin en açık ispatıdır. 98 yıl önce her türlü yokluk, yoksulluk, imkânsızlığa rağmen şehitlerimizin destansı mücadeleleri ve mübarek kanlarıyla kazanılan bu zaferi biz de manasına uygun şekilde kutluyoruz. Anadolu’nun kapılarını milletimize açan Malazgirt’e nasıl sahip çıkıyorsak bu toprakları ebedi vatanımız kılan Büyük Zafer’e de aynı samimiyetle aynı heyecanla sahip çıkıyoruz. Malazgirt ne kadar bizimse İstanbul’un fethi ne kadar bizimse Çanakkale de aynı şekilde bizimdir, Dumlupınar da Sakarya da bizimdir. Bu zaferlerin hepsi şehitlerimizin mübarek kanlarıyla bu topraklara vurduğumuz birer mühürdür. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda sembolleştirdiğimiz 2 bin 200 yılı aşkın devlet tarihimiz Selçuklu ve Osmanlı başta olmak üzere en büyük gurur ve güven kaynağımızdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hepsi birbirinin devamı olan devletleri her kim diğerinin karşısına koyuyorsa “bu milleti ve tarihini tanımıyor” demek olduğuna dikkati çekerek, “Ortak değerlerimiz arasında bölücülük yapanlar, tarihimizin bir bölümünün arkasına saklanarak, diğerini kötüleyenler, Gazi Mustafa Kemal’in hizmetlerini anlatmak için başkalarına kin kusanlar, bu ülke ile bağını koparmış zavallılardır. 2 bin 200 yılı aşan Türk tarihi; devletleriyle zaferleriyle mücadeleleriyle ricatleri ve yükselişleri ile bir bütündür” ifadesini kullandı.
2023 yılında 100. yaşı kutlanacak Türkiye Cumhuriyeti’nin “millet olarak bu topraklarda kurulan ilk değil en son devleti” olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz hemen her konuyu istismar aracı hâline getirenlerin asıl niyetlerini elbette biliyoruz. Bunların 30 Ağustos gibi, Cumhuriyet gibi, millet, memleket gibi bir dertlerinin olmadığının farkındayız. 30 Ağustos bahanesiyle tarihimize saldıranların, zaferlerimiz arasında ayrım yapanların amacı 83 milyonun birliğine, beraberliğine, kardeşliğine kast etmektir. Allah’a hamdolsun şimdiye kadar milletimiz bu oyunlara gelmemiş, ortak değerlerin istismar edilmesine asla fırsat vermemiştir. İnsanlarımızı birbirine düşürmek isteyenler, bu ülkenin topraklarına nifak tohumu ekenler gereken cevabı yine milletimizden alacaktır.”
“TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİNDE YURT DIŞINA MAHKÛM BIRAKILMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Zafer’in 98’inci yıl dönümünü savunma sanayisinin geldiği seviyeyi gösteren böyle anlamlı bir programda kutlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getirerek, açılışını yaptıkları Roketsan Uzay Sistemleri ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi ile Patlayıcı Hammadde Üretim Tesislerinin ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.
“Zaferler işte bu eserlerle kutlanır, lafla değil. Eğer zafer diye bir kararlılığınız varsa bu eserleri dikersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda bunlarla bile henüz mutmain olmadıklarını, kendilerine çok daha iyileri, çok daha ileri eserler yakışacağını söyledi. Bunları da yapacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tesislerin hizmete kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumları ve Roketsan yönetimini gayretleri için şahsı ve Türk milleti adına tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde savunma alanında güçlü ve bağımsız olamayan milletlerin, istikballerine güvenle bakabilmelerinin mümkün olmadığını vurgulayarak, “Hele hele ülkemiz gibi zorlu bir coğrafyada yer alan, bütün bu gelişmelere rağmen devletlerin, caydırıcı bir savunma sanayine sahip olmaları stratejik ve millî bir zorunluluktur. Biz mazisinde güçlü, yerli ve millî savunma sanayine sahip olan böyle bir gelenekten gelen bir milletiz” dedi.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın çizimlerini bizzat yaptığı Şahi Topları’nın 18 tonu bulan ağırlıklarıyla devrinin en gelişmiş silahlarından birisi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osmanlı tüfek üretiminde çok uzun yıllar boyunca, dünyanın önde gelen sanayilerinden birine sahip olmuştur. İkinci Abdülhamit Han’ın İstanbul’da kurduğu modern barut, fişek, top fabrikaları Cumhuriyet’e miras olarak kalmıştır. Cumhuriyet döneminde Kırıkkale başta olmak üzere Anadolu içlerine yayılan silah sanayinin gerisinde de yine güçlü bir birikim vardır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nuri Demirağ’ın Kayseri’de kurduğu uçak fabrikası, Nuri Killigil’in İstanbul’da kurduğu silah fabrikasının savunma sanayinin öncüleri olarak hâlen hafızalarda olduğunu dile getirerek, “Tüm bu kritik projeler, dönemin ufuksuz, vizyonsuz idarecileri tarafından sabote edilmiştir. Türkiye âdeta kasıtlı ve bilinçli bir şekilde savunma sanayinde yurt dışına mahkûm bırakılmıştır. Ülkemizin ilk uçak fabrikasının özellikle kapısına 1950 yılında kilit vuranlarla bugün bizi savunma sanayinde attığımız adımlardan dolayı eleştirenler, aynı sığ zihniyetin mensuplarıdır. Sakarya’daki tank palet fabrikamızı diline dolayanlar bu ülkeyi 2002’ye kadar yüzde 70 oranında dışa bağımlı hâle getirenlerdir. Oysa Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş’a, Nuri Killigil’e sahip çıksaydı Türkiye, bugün savunma sanayinde bambaşka bir konumda olurdu. Bırakın sahip çıkmayı, şayet bu projeler kasıtlı olarak engellenmeseydi bugün ülkemiz, silah sanayi ve havacılıkta dünyanın en güçlüleri arasında yer alırdı. Türk savunma sanayinin dikilmiş körpe fidanlarını budayanlar sadece kaynak ve zaman israfına sebep olmadılar, aynı zamanda bu milletin 60 senesini de çaldılar.”
“ÜLKEMİZ SAVUNMA SANAYİNİN DIŞA BAĞIMLILIĞINI YÜZDE 70’LERDEN YÜZDE 30’LAR SEVİYESİNE DÜŞÜRDÜK”
Son 18 yılda kayıpları telafi etmenin ve Türkiye’yi savunma alanında zirveye taşımanın mücadelesini verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Âdeta felç olmuş savunma sanayimizi yeniden ayağa kaldırdık. Ecdadın şanlı mirasından ilham alarak ülkemiz savunma sanayinin dışa bağımlılığını yüzde 70’lerden yüzde 30’lar seviyesine düşürdük” ifadelerini kullandı.
Yerlilik politikasına önem verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kendi imkânlarımız ile imal edebileceğimiz hiçbir ürünü dışarıdan satın almama politikasıyla yerlilik oranlarımızı hep yükseğe taşıdık. 2002 yılında 62 savunma projesi yürütülürken bugün bu sayı 700’e yaklaştı. Nereden nereye… Sadece son beş senede 350 civarında yeni proje başlattık. 2002 yılında toplamda 5,5 milyar dolar bütçeli savunma projeleri yürütülürken bugün 60 milyar dolarlık proje hacmine ulaştık. Yine bu dönemde sektörde faaliyet gösteren firma sayımız 56’dan bin 500’e ulaştı. Sektörün 2002 senesinde 1 milyar dolar olan cirosu 2019’da 11 milyar dolar rakamını yakaladı.
2002 yılında 248 milyon dolar olan savunma havacılık ihracatı 2019 yılı itibarıyla 3 milyar doları geçti. Dünyanın ilk 100 savunma şirketleri listesinde yedi firmamız bulunuyor. Kara ve deniz araçlarında sadece ihtiyaçlarını karşılayan değil kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyoruz.”
“SAVUNMA SANAYİSİ ATALETİ KABUL ETMEYEN SÜREKLİ VE YÜKSEK TEMPOLU ÇALIŞMAYI GEREKTİREN BİR SEKTÖRDÜR”
Türk savunma sanayisi firmalarının dünya pazarındaki payının, sözü ve gücünün her geçen gün arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA, SiHA ve TİHA üretiminde ise artık dünyanın ilk üç, dört ülkesi içindeyiz” bilgisini verdi.
Kimseden izin almadan en zor sınır ötesi operasyonların bir bir başarıyla gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekâtları ile güney sınırımız boyunca kurulmak istenen terör koridorunu boşa çıkardık. DEAŞ belasını sınırlarımızdan tamamen uzaklaştırmakla kalmadık, bu örgüte en ağır darbeleri biz indirdik. Sadece sınırlarımız içinde değil Irak’ta ve Suriye’de de bölücü terör örgütüne nefes aldırmıyoruz. Nereye saklanırlarsa saklansınlar, teröristleri inlerinde buluyor ve imha ediyoruz” diye konuştu.
Suriye’den Irak’a, Libya’dan Doğu Akdeniz’e kadar bölgenin dört bir yanında hak ve hukuku kararlılıkla savunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tüm bu adımları atarken şu gerçeği de unutmuyoruz, ‘Başarımızı daim kılmamız, çıtayı sürekli yukarıya taşımamıza bağlıdır.’ Savunma sanayisi ataleti kabul etmeyen sürekli ve yüksek tempolu çalışmayı gerektiren bir sektördür. Savunma Sanayi Başkanlığına, paydaşlarına ve savunma sanayi kuruluşlarına bu noktada çok önemli vazifeler düşüyor. Savunma sanayisi alanında koordinasyon ve eş güdüm eksikliğine tahammülümüz yoktur. Özellikle kendi üretebileceğimiz ürünlerin yurt dışından tedarik edilmesine asla razı değiliz. Elimizdeki sınırlı kaynağı kendi savunma sanayimizi geliştirmek, güçlendirmek için kullanmak birinci önceliğimiz olmalıdır. Sektörümüzden azami derecede hassasiyet bekliyorum. İş birliği ve eş güdüm içinde çalışarak ülkemizi savunma sanayisinde devler ligine taşıyacağınıza inanıyorum.”
“ATMACA’YI YIL SONU İTİBARIYLA TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZİN ENVANTERİNE KATACAĞIZ”
Merhum Turgut Özal’ın 1988 yılında kurduğu Roketsan’ın ürettiği silah ve mühimmatla, Mehmetçiğin en büyük destekçilerinden biri olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Roketsan bugün Bora, Khan, Atmaca, Cirit, Umtas, Omtas, L-Umtas füzeleri İHA’larımızın vurucu gücü Mam-L ve Mam-C akıllı mühimmatları, Sungur, Hisar ve Siper gibi hava savunma projelerimizi de başarıyla devam ettiriyor. Ağır sınıf torpido ve denizaltı savunma harbi roketi üzerinde çalışan Roketsan, Altay tankı ve Leopard 2A4 tanklarımızı zırh sistemleriyle donatıyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ilk yerli deniz füzesi Atmaca’ya ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Atmaca 200 kilometreden fazla menzili ile denizin sadece birkaç metre üstünden giderek düşman unsurları tarafından radarla tespit edilemiyor. Belirlenen bir hedefe gönderilen Atmaca, o hedef hareket etse dahi takip ederek imha edebiliyor. Bu özellikleriyle Atmaca, ülkemizi dünyada gemisavar füzesi üretebilen beş ülke arasına dahil etmiştir. Ordumuzun göz bebeği olan Atmaca’yı inşallah yıl sonu itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterine katacağız. Birçok ülkenin Atmaca’ya ilgi duyması, satın almak bizim için görüşmeye başlaması da ayrıca gurur vericidir.”
Roketsan tarafından geliştirilen Atmaca füzesinin video görüntülerini izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu füzenin geliştirilmesinde emeği ve alın teri olanlara teşekkür etti.
“UYDUMUZ ASKERLERİMİZE ANLIK BİLGİ VE KOORDİNAT SAĞLAYARAK İŞLERİNİ DAHA DA KOLAYLAŞTIRACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan tesisle, önemli bir adımın daha atılacağını bildirerek Mikro Uydu Fırlatma Projesi’nin, merkezin yürüttüğü en kritik çalışmalar arasında yer aldığını kaydetti.
Projenin, hedeflenen tarih 2025’ten daha önce bitirilmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu projeyle 100 kilogram ve altındaki mikro uydularımızı, yüksekliği en az 400 kilometre olan alçak dünya yörüngesine yerleştirebileceğiz. Türkiye, dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu uydu fırlatma, test etme, üretme altyapısı ve üs kurma yeteneğine kavuşmuş olacak. Yerli uydumuz uzaya fırlatıldığında savaş ve barış zamanında ülkeye güvenli bilgi akışı temin edecek. Uydumuz askerlerimize anlık bilgi ve koordinat sağlayarak işlerini daha da kolaylaştıracak. Ayrıca buradan elde edilecek imkânlar, Türkiye Uzay Ajansımızca hazırlanan Millî Uzay Programı’nda yer alan hedeflerimize hizmet edecek. Stratejik önemi haiz bu projenin testlerini başarıyla gerçekleştirdik. Millî teknolojilerle fırlattığımız ilk yerli Sonda roketimiz 130 kilometre irtifaya çıkarak, uzayın sınırı olarak kabul edilen 100 kilometre çizgisini aştı. Böylece Türkiye, tamamen kendi geliştirdikleri projelerle uzaya ilk adımını atmış oldu. Artık yerli ve millî teknolojilerle uzay ligindeyiz.”
“CEPHEDEKİ ASKERLERİMİZİN GÜCÜNE GÜÇ KATACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu roket sistemine ilişkin video görüntülerini izlemesinin ardından roketin katı yakıt teknolojisiyle gönderildiğini ve bundan sonra hem katı hem de sıvı yakıtla test etme aşamasına geçileceğini bildirerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî olarak geliştirilen sıvı yakıtlı roket motoru teknolojisinin ilk uzay denemelerine başlayacağımızın müjdesini buradan vermek istiyorum. Hibrit yakıtlı roket motorları geliştirme faaliyetlerimize de devam ediyoruz. Hem uzay uygulamalarında hem de havacılık ve ulaştırma alanında temiz enerji kaynağı olan yüksek kapasiteli hidrojen yakıt pili teknolojisi yine bu merkez altında geliştirildi. Füze güdümlü mühimmat ve silah sistemlerinde ihtiyaç duyulan küresel konumlama sistemi alıcısı, yani bu sistemlerin navigasyonu da yine ilk kez millî imkânlarla üretildi. Yine bu merkezde minyatür silahlar, hipersonik sistemler, lazer ve elektromanyetik teknolojisine sahip yönlendirilmiş enerji silahları gibi geleceğin teknolojisi üzerinde çalışmalar yürütüyoruz.”
Merkezin uhdesindeki projelerin toplam büyüklüğünün 9 milyar lirayı aştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün aynı zamanda Roketsan’ın Elmadağ’daki patlayıcı ham madde üretim tesisini de canlı bağlantısıyla açıyoruz. Bu tesis sayesinde patlayıcı ham madde ihtiyacımızın büyük bir kısmı milli imkânlarla üretilecek. Füze ve harp başlığı patlayıcıları ile zırh sistemleri için kritik öneme sahip bu kabiliyetle yurt dışı bağımlılığını önemli ölçüde kıracağız. Füze kabiliyetlerimize, özellikle güvenlik güçlerimize sahada yeni kabiliyetler getirecek teknolojiler üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. TRG-230 füze sistemine, lazer arayıcı başlık entegre edildi. TRLG 230 ismini verdiğimiz bu füze sistemi, İHA ve SİHA’ların işaretlediği hedefleri karadan vurabilecek şekilde geliştirildi. Bayraktar TB2, SİHA’nın lazer işaretlemesini yaptığı hedef, lazer güdümlü 230 milimetre füze sistemi tarafından vuruldu. Bu yeni gelişme, bilhassa cephedeki askerlerimizin gücüne güç katacak.”
Roketsan’ın geliştirdiği bu füze sistemine ilişkin video görüntülerinin davetlilere izletilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hamdolsun Türkiye’yi savunma sanayisinde bir üst lige taşıyan tüm bu projelerin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Sektöre liderlik eden Bakanlığımızı, denizlerin dibinden uzayın derinliklerine kadar görev üstlenen Roketsanımızı şahsım, milletim adına gönülden tebrik ediyorum. Sınırlarımız içinde ve dışında ülkemizin güvenliği, milletimizin geleceği için fedakârca görev yapan emniyet güçlerimize şükranlarımı sunuyorum. Binlerce yıllık tarih yolculuğumuzdaki son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatmak ve daha ileriye taşımak için gayret gösteren, emek veren, ter döken herkese teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Roketsan Elmadağ tesislerinden canlı bağlantı yapılarak tesis açılışı gerçekleştirildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol üyeleri ile açılış kurdelesini kesti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.