Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Son dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kabine Toplantısı sonrası açıklamalar

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Küresel bir felaket hâlini alan Kovid-19 hastalığının üstesinden gelerek inşallah, ramazanın sonunda çifte bayram yapmayı niyaz ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından Huber Köşkü’nde basın açıklaması yaptı.

“İYİLEŞEN HASTA SAYIMIZIN, YENİ HASTA SAYISINI GEÇMESİ ÖNEMLİ BİR KIRILMA NOKTASIDIR”

Toplantıda ele alınan konular ve Koronavirüs (Kovid-19) ile mücadeleye dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid-19 salgınına karşı yürütülen mücadelenin somut neticelerinin alınmaya başlandığı bir döneme girildiğini söyledi.

“Küresel bir felaket hâlini alan Kovid-19 hastalığının üstesinden gelerek inşallah, Ramazan’ın sonunda çifte bayram yapmayı niyaz ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların Ramazan ayını da tebrik etti.

Türkiye’nin toplam test sayısında 1 milyona doğru gittiğini, yeni hasta ve ölüm sayısının da günden güne azaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İyileşen hasta sayımızın, yeni hasta sayısını geçmesi olumlu yönde önemli bir kırılma noktasıdır. Türkiye, toplam hasta sayısına göre ölüm oranı bakımından da Avrupa’daki en iyi ülke durumundadır. Salgını çok rahatlıkla göğüsleyebilen sağlık sistemimiz, diğer hizmetlerde de herhangi bir aksamaya meydan vermeden faaliyetlerini sürdürmüştür” dedi.

“TÜRKİYE’DE HİÇBİR VATANDAŞIMIZ HASTANE KAPISINDAN GERİ ÇEVRİLMEMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Türkiye’de vatandaşların sağlığını korumak ve tedavi etmekle yetinmediklerini, dünyanın her yerindeki vatandaşlara da sahip çıktıklarını anlatarak yurt dışında yerleşik olmayan eğitim, umre veya kısa süreli seyahat için gitmiş bulunan 40 bine yakın vatandaşı Türkiye’ye getirdiklerini kaydetti.

Şimdi de 59 ayrı ülkeden 25 bin vatandaşı Türkiye’ye getirdiklerini, bu vatandaşları da yurtlardaki karantina sürelerini doldurduktan sonra evlerine göndereceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışında yaşayıp da ağır hastalık geçiren, bulundukları yerlerde tedavileri yapılmayan veya yapılamayan vatandaşları da sahipsiz bırakmadıklarını sözlerine ekledi.

Son olarak İsveç’te salgın hastalığa maruz kalmasına rağmen tedavi edilmeyen Emrullah Gülüşken’i, kızının çağrısına kulak vererek Türkiye’ye getirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Emrullah Gülüşken’in Ankara Şehir Hastanesi’nde tedaviye alındığı bilgisini paylaştı.

Avrupa ve Amerika’da durumları ağır pek çok hastanın sigortası olmadığı veya hastanelerin kapasitesi yetmediği için kendi hâllerine terk edildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’de hamdolsun hiçbir vatandaşımız hastane kapısından geri çevrilmemiş, hiçbir hastanın tedavisi ihmal edilmemiş, hiçbir insanımız sahipsiz bırakılmamıştır. Gerek mevcut hastanelerimizle gerek yeni açtığımız hastanelerimizle gerekse salgına karşı yeniden düzenlediğimiz sağlık kuruluşlarımızla tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyoruz. Yıllarca ülkemizin sağlık sistemini ve altyapısını eleştirenler, ortaya çıkan bu tablo karşısında umarız biraz mahcup olmuşlardır. Salgın döneminde sağlık hizmetlerinden, maske, tulum, ilaç, dezenfektan, gıda gibi temel ihtiyaç ürünlerine kadar her alanda ülkemizin altyapısını ve üretim kapasitesini test etme imkanı bulduk. Rabbimize binlerce şükürler olsun ki bu zorlu süreçten alnımızın akıyla çıkmayı başardık.”

“TÜRKİYE BUGÜNE KADAR 55 FARKLI ÜLKEYE MALZEME DESTEĞİ VERDİ”

En gelişmiş ülkelerinin çaresiz kaldığı pek çok konuda Türkiye’nin kendine yeterli olmanın ötesinde dostlarına destek verecek seviyeye ulaştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar 55 farklı ülkeye salgınla mücadele amaçlı malzeme desteği verdiğine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın dört bir yanındaki dost ve kardeş toplumlara umut olduk, mücadele azimlerini kamçıladık. Gelişmiş ülkelerin dahi Türkiye’den destek istedikleri bir dönemde elimizdeki imkânları Balkanlar’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyadaki dostlarımıza açmakta tereddüt etmedik. Son olarak ABD’ye maske, yüz koruyucu, siperlik, göz koruyucu, N95 maske, tulum ve dezenfektandan oluşan tıbbi yardım malzemelerini de yarın gönderiyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kriz sonrası yeni yapılanacak dünyada 2023 hedeflerinin ötesinde bir konuma ulaşabileceğine yürekten inandığının altını çizdi.

“VATANDAŞLARIMIZIN SOKAĞA ÇIKMA SINIRLANDIRMASINA HASSASİYETLE RİAYET ETMESİNİ BEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta perşembe, cuma, cumartesi ve pazar günleri 31 ilde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına gösterilen hassasiyet için vatandaşlara teşekkür ederek hafta sonları sokağa çıkma sınırlandırmasını bayram sonrasına kadar sürdürmeyi düşündüklerini kaydetti.

Bu hafta sonu da yine 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta üç gün süreyle 1 Mayıs sebebiyle sokağa çıkma sınırlandırması uygulanacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımızın 1 Mayıs gece 00.00’dan başlayıp 3 Mayıs gece 24.00’e kadar devam edecek şekilde uygulanacak sokağa çıkma sınırlandırmasına hassasiyetle riayet etmesini bekliyoruz. Cuma günü marketler yine 09.00 ile 14.00 arası açık olacak” bilgisini verdi.

“Türkiye için tünelin ucundaki ışık gözükmüş, verdiğimiz emeklerin, yaptığımız fedakârlıkların karşılığını alma vakti yaklaşmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu anlayışla önümüzdeki olumlu tablonun sürmesi hâlinde ülke genelinde hayatı normale döndürmeye yönelik kapsamlı bir program hazırlıyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın koordinasyonunda hazırlanan hangi alanda, hangi tarihte, hangi adımların atılacağını gösteren bu ayrıntılı programı yakında sizlerle paylaşacağız. Salgın nedeniyle adliyelerdeki dava, icra, şikayet, itiraz, bildirim süreleriyle ilgili ertelemenin 30 Nisan’da dolan tarihini, 15 Haziran’a kadar uzatıyoruz. Çiftçilerimizin mayıs ve haziran aylarında vadesi gelecek Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan Hazine destekli kredi geri ödemelerini de faizsiz olarak altı ay erteliyoruz. Ar-Ge merkezleri ve teknoparklarda uygulanan evden çalışma sürelerini de 27 Mayıs’a kadar uzatıyoruz. Attığımız her adımı, sağlıkla ilgili önceliklerimizden asla taviz vermeden ve bilim insanlarımızın tavsiyeleri doğrultusunda hayata geçireceğiz. Tüm bakanlıklarımız, kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili planlarını ve hazırlıklarını sürdürüyor.”

“EKONOMİK İSTİKRAR KALKANI KAPSAMINDA VERİLEN DESTEKLERİN TOPLAMI 200 MİLYAR LİRAYI BULDU”

Salgınla mücadele için devreye sokulan Ekonomik İstikrar Kalkanı kapsamında verilen desteklerin toplamının 200 milyar lirayı bulduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel ihtiyaç desteği ile yaklaşık 4 milyon vatandaşa 22,3 milyar liralık kaynak tahsis edildiğini aktarıldığını söyledi.

Yaklaşık 450 bin esnafa da 8,4 milyar liralık finansman tahsisi yapıldığını, 303 binin üzerinde esnafın 8,5 milyar liralık Paraf Kart finansmanından yararlandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kredi Garanti Fonu kefaletiyle çoğunluğu KOBİ olmak üzere 120 bin firmamız 108 milyar liraya yakın finansman desteği aldı. İstihdamı özellikle korumak için maaşların asgari ücrete kadar olan bölümünü kısa çalışma ödeneğinden karşılamaya başladık. Bugüne kadar 3 milyon 190 bin çalışanımızla ilgili başvuru alınmış, 1 milyon 360 bin çalışanımıza ödemeleri yapılmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ücretsiz izne çıkartılan veya sözleşmesi feshedilen çalışanlara bin 177 lira gelir desteği sağlanmaya başlandığını, mücbir sebep kararı alınan iş yerlerinin nisan-mayıs ve haziran aylarındaki 40 milyar liralık sigorta prim ödemelerinin altı süreyle ertelendiğini, toplam 4 milyon 400 bin haneye biner lira nakdi destek verildiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasında toplanan bağışların destek programları için kullanıldığının altını çizerek kampanyada şu ana kadar 1 milyar 850 milyon lira toplandığını bildirdi.

Vatandaşlardan Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine sahip çıkmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güçlü dayanışma ve yardımlaşma ile hem Ramazan-ı Şerif’i değerlendirmiş hem de salgın sürecinin sıkıntılarını paylaşmış olacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın krizi sonrası küresel sistemin çarpıklıkları ile birlikte Türkiye’deki siyaset anlayışının da köklü bir sorgulamaya tabi tutulacağını aktararak yıllarca eser inşa etmeye, hizmet getirmeye, yatırım yapmaya çalıştıkça karşılarına çıkan “istemezükçü” siyaset anlayışının ne kadar içinin boş olduğunu bu süreçte bir kez daha görüldüğünü söyledi.

Türkiye’nin sağlık alanındaki başarılarını dile getirerek tüm bu başarıları attıkları her adımda yapılan işlere katkı vermek yerine takoz olmayı kendine misyon edinmiş bir muhalefet anlayışına rağmen elde ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi CHP’nin başı çekmiş olduğu bu muhalefet anlayışının hep uzlaşma yerine çatışmayı, birlik ve beraberlik yerine bölücülüğü, müsamaha yerine kin ve nefreti körüklemeyi esas aldığını kaydetti.

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DEVLETİN BİR KURUMUDUR”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un ev ve aile mahremiyetine yönelik saldırıları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İl ve ilçe başkanından medyasına kadar CHP zihniyeti tarafından topyekûn bir iftira kampanyasına dönüştürülmeye kalkışmıştır. Bu zihniyetin arkadaşımıza ve ailesine karşı sürdürdüğü çirkin saldırıdaki tutarsızlıklar siyasi kokuşmuşluğun en bariz örneğidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın İslam’a ve Kur’an-ı Kerim’e göre yaptığı değerlendirmelere gösterilen tepkilere de değinerek, şöyle konuştu: “Diyanet İşleri Başkanlığı devletin bir kurumudur ve Başkanımız biliyorsunuz bir açıklama yaptı, bu açıklamasıyla sadece inancının, ilminin ve yürüttüğü görevin gereğini yerine getirmiştir, söyledikleri de sonuna kadar doğrudur. Elbette Diyanet İşleri Başkanımızın sözleri sadece kendini Müslüman olarak tanımlayan, İslam dairesinde gören kişiler için bağlayıcıdır. Kendini bu sıfatlarla tanımlamayanlar için söz konusu ifadeler sadece bir görüşten ibarettir. Bir defa burada şu gerçeği çok net görmemiz lazım: Ülkemizde eğer İslam adına konuşması gereken birisi varsa bir kurum varsa Diyanet İşleri Başkanlığıdır ve buranın Diş İşleri Yüksek Kurulu vardır ve Diyanet İşleri Başkanımız da herhangi bir konu dinî noktada olduğunda çıkar bu konuyu gerek hutbelerinde, gerek vaazı nasihatlerinde gerekse kendilerini ziyarete gelenlere anlatmakla yetkilidir. Kalkıp da bu Ankara Barosu’nun yetkisinde olan bir konu değildir herkes yerini bilecek, haddini bilecek. Ankara Barosu’nun açıklaması başta olmak üzere, Diyanet İşleri Başkanımızın görüşlerine karşı kullanılan üslup, konu ve şahıs boyutunu aşıp doğrudan İslam’a yönelen kasıtlı bir saldırı hâline almıştır. Zira Diyanet İşleri Başkanımıza yapılan saldırı devlete yapılan saldırıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın sonrası Türkiye’nin en büyük kazançlarından birinin de ülkeye ve millete hiçbir faydası ve katkısı bulunmayan hiçbir eser ortaya koymamış yalancı, iftiracı siyaset anlayışının tamamen tasfiyesi olacağına inandığını belirterek, “Önümüzdeki dönemde tüm dünya ile beraber ülkemizde de özellikle siyaset alanında yeni bir dönemin kapıları aralanacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşlara, hafta sonları uygulanan kısıtlamalara gösterdiği ilgi ve alaka için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “İşte dayanışma budur, birlik, beraberlik budur. Ve bu kardeşlik anlayışı içerisinde inşallah biz bu koronavirüsü yeneceğiz. Salgında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı temenni ediyorum. Bütün sağlık çalışanlarımıza, bütün sağlık mensuplarımıza şahsım, milletim adına şükranlarımı özellikle bildirmek istiyorum. Ve bu süreç içerisinde onların içerisinde de ölenler oldu, onlara da Allah’tan rahmet diliyorum, yaralı olanlara Rabbimden şifalar niyaz ediyorum.”

DÜNYA

YERLİ VE MİLLİ ELEKTRİKLİ TREN SETİ BİR YAŞINDA

“Türkiye Kendi Demiryolu Ekosistemini Adım Adım Oluşturuyor”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gebze-Adapazarı arasında hizmet veren ‘Milli Elektrikli Tren Seti’nin (Yeni Sakarya) sefere çıktığı ilk günden bugüne kadar 575 bin yolcu taşıdığını söyledi.

Ulaştırma ve ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tamamen yerli milli olarak TÜRASAŞ tarafından üretilerek 27 Mayıs 2023 tarihinde yolculu seferlerine başlayan Milli Elektrikli Setlerimiz Adapazarı ile Gebze arasında yolcu taşıdığını belirterek, “Milli Elektrikli Tren Setimiz aynı zaman da konforuyla da göz dolduruyor” dedi.

“Milli Elektrikli Setler 2575 Sefer Yaptı, 250 Bin Km Yol Katetti, 575 Bin Yolcu Taşıdı”

TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Adapazarı Bölgesel Treni’nde hizmet veren Milli Elektrikli Setler ile yolcuların ergonomik koltuklarda konforlu şekilde seyahat ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Adapazarı ile Gebze arasında 11 durakta yüzde 70 doluluk oranıyla hizmet veren setlerimiz bugüne kadar 2 bin 575 sefer yaptı, 250 bin kilometre yol katetti, 575 bin yolcu taşıdı” diye konuştu.

“Milli Elektrikli Setler Sadece Türkiye’de Değil Dünyada Da Kullanılabilecek”

Son teknolojinin kullanıldığı Milli Elektrikli Setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini vurgulayan Uraloğlu, “Setlerimiz sadece Türkiye için değil dünyada kullanılmak için de üretildi. Uluslararası demiryolunda kullanılabilirlik, karşılıklı işletilebilirlik sertifikası olan TSI sertifikasına sahip olarak üretilen setler, ihtiyaca göre bölgesel ve şehirlerarası çalıştırılmak üzere 3’lü, 4’lü 5’li ve 6’lı araç sayısına sahip olarak üretilebiliyor, 5 araçtan oluşan set 324 yolcu taşıyor, uzun yolculuklar için restoran bulunuyor. Halen 3 set Adapazarı ile Gebze arasında başarıyla yolcu taşıyor, 2025 yılı sonuna kadar 22 set yollarda olacak, 2030 yılına kadar toplam 56 setin üretimi tamamlanacak. Ayrıca, işletme hızı 225 kilometre olan Milli Hızlı Tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor. Demiryolu ekosistemimiz geliştikçe demiryolu araçlarında dışa bağımlılığımız yavaş yavaş sona erecek.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Kendi Demiryolu Ekosistemini Adım Adım Oluşturuyor”

Milli Elektrikli Setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini ve son teknolojiye sahip donanımla üretildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “167 yıldır demiryolu işletmeciliği yapılan ülkemizde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 22 yılda demiryolu alanında çok önemli atılımlar gerçekleştirildi. Yüksek hızlı ve hızlı Demiryolu inşaatında birçok çok başarılara imza attık. Aynı zamanda milli ve yerli demiryolu araçlarının üretiminde de ileri teknolojiyi kullanarak üretim yapıyoruz. Milli Elektrikli Lokomotiflerimiz, Milli Hızlı Trenimiz, Milli Elektrikli Setlerimiz, Milli Vagonlarımız birer birer tasarımdan üretime oradan da demir ağlara çıkıyor. Artık kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturma yolunda çok önemli mesafeleri katettik. Milli Elektrikli Setimiz de böyle bir çalışmanın ürünü.” değerlendirmesinde bulundu.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

RİZE’DE İMZALAR ATILDI

DÜNYADA SÖZ SAHİBİ GÜÇLÜ TÜRKİYE

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Biz gençlerimize yatırım yaptıkça, onlara güvendiğimizi hissettirdikçe, bilim merkezleriyle, teknoloji festivalleriyle, gençlik merkezleriyle buluşturdukça, inanıyorum ki bu topraklardan nice Selçuk Bayraktarlar, Aziz Sancarlar yetişecek.” dedi.

Rize Ticaret Borsası’nda düzenlenen Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) projeleri toplu açılış ve imza ile Rize’de yapılacak Bilim Merkezi’nin imza töreninde konuşan Kacır, Rize’ye yeni eserler kazandırmanın memnuniyetini yaşadıklarını belirtti.

DÜNYADA SÖZ SAHİBİ GÜÇLÜ TÜRKİYE

Son 22 yıldır büyüyen güçlü Türkiye’ye yaraşır yatırımları birer birer hayata geçirdiklerini belirten Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve kararlılığı ile asra bedel yatırımları 22 yılda ülkemize kazandırdık. Yapılamaz denilenleri yaptık, olmazları oldurduk.” diye konuştu.

Kacır, içeride ve dışarıda ülkenin set çekenlere, yolunu kapatmaya çalışanlara karşı dik durduklarını vurgulayarak, “Bizim davamız millete hizmet davasıdır, dedik. Böylece Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına büyüyen, kalkınan, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan güçlü bir Türkiye olarak adım attık.” ifadelerini kullandı.

GÜÇLÜ ADIMLARIN TEMİNATI

Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider; ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya üretiminde ise Avrupa’da birinci olan Türk sanayisini inşa ettiklerini kaydeden Kacır, şöyle devam etti:

“Büyük ve güçlü Türkiye’nin temel şiarı olan Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerimizi birer birer gerçekleştiriyoruz. Milletimizin 60 yıllık hayali Togg ile mavi sulardaki güvencemiz TCG Anadolu’yla, savaş paradigmalarını değiştiren İHA’larımızla, SİHA’larımızla, dosta güven, düşmana korku veren Akıncı, Kızılelma ve milli muharip uçağımız Kaan ile göğsümüz kabarıyor. Tüm bu başarılar, kazanımlar gelecek vizyonumuzu ortaya koyarken, ileride yapacağımız yeni ve güçlü atılımların da teminatı niteliğindedir.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak son 22 yılda Rize’de yeni veya ilave yatırımlar için 428 yatırım teşvik belgesi düzenlediklerini aktaran Kacır, 18,8 milyar lira sabit yatırımın ve 16 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtıklarını belirtti. Kacır, kentte planlı sanayileşmenin bel kemiği olan Rize Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) altyapı ve üstyapı çalışmaları için 1,3 milyar lira finansman sağladıklarını ifade ederek, OSB’nin 28 hektarlık genişleme alanındaki çalışmalara devam ettiklerini söyledi.

GELECEĞİN BİLİM İNSANLARI

Son 22 yılda 3 küçük sanayi sitesini tamamlayarak şehirde faaliyet gösteren KOBİ ölçeğindeki sanayicilere altyapısı hazır ve modern iş yerleri sunduklarına işaret eden Kacır, şunları kaydetti:

“Sanayi sitelerimizde 1900 ilave istihdam oluşturduk. Diğer yandan Rize’nin büyüme ve kalkınma yolculuğunun bel kemiği olan KOBİ’lerimizi tüm imkanlarımızla destekliyoruz. 22 yıl öncesine kadar şehrimizde sadece iki elin parmağı kadar KOBİ’miz KOSGEB desteklerinden yararlanıyordu. KOSGEB eliyle bugüne kadar 6 bin 700’den fazla KOBİ’mize 777 milyon lira destek sağladık. Özellikle sel felaketi başta olmak üzere doğal afetlerden etkilenen KOBİ’lerimizin yaralarını hızla sardık. 186 KOBİ’mize 207 milyon liralık finansmanı ilk 12 ayı geri ödemesiz olmak üzere 36 ay vadeli olarak kullandırdık.”

Kacır, Rize’yi bilim, Ar-Ge ve inovasyonda daha ileriye taşımak için Teknopark kurduklarını hatırlatarak, TÜBİTAK akademik, bilim insanı ve özel sektör Ar-Ge destek programları kapsamında 162 projeye ve 671 bilim insanına 408 milyon lira destekte bulunduklarını söyledi. TEKNOFEST heyecanı ve coşkusunu 2022 yılında Rize’ye taşıdıklarına değinen Kacır, “Geleceğin bilim insanlarını, bilime, teknoloji üretmeye meraklı gençleri bulmak, onların kapasitelerini ortaya çıkarmak amacıyla şehrimize Deneyap Teknoloji Atölyesi kazandırdık.” dedi.

KALKINMA YOLCULUĞUNA İVME KAZANDIRACAĞIZ

Bakan Kacır, Rize Belediyesi ve TÜBİTAK iş birliğinde hayata geçirilecek Bilim Merkezi’yle gençlerin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artıracağını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Merkezimiz doğa bilimleri, matematik, teknoloji, tasarım, astronomi, uzay ve havacılık alanlarında, gençlerimize edindikleri teorik bilgileri pratiğe dökme ve kendi projelerini geliştirme imkanı sunacak. 1700 metrekarelik sergi, 500 metrekarelik atölye ile birlikte planetaryum alanları olacak olan bilim merkezimizi gençlerimizin ve Rizeli hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız. Biz gençlerimize yatırım yaptıkça, onlara güvendiğimizi hissettirdikçe, bilim merkezleriyle, teknoloji festivalleriyle, gençlik merkezleriyle buluşturdukça, inanıyorum ki bu topraklardan nice Selçuk Bayraktarlar, Aziz Sancarlar yetişecek. TEKNOFEST kuşağı yeni TOGG’ları, İMECE’leri, yeni Altay’ları, Gökbey’leri, ANKA’ları, yeni Bayraktar’ları, Kızılelmaları, Hürjet’leri, KAAN’ları Türk milletine armağan edecek.”

DOKA eliyle Rize’de, kamu kurumları, mahalli idareler, üniversite, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının 181 projesine 433 milyon lira destek sağladıkların belirten Kacır, DOKAP ile son 10 yılda kamu kurumları, mahalli idareler ve üniversitelerimizin toplam 98 projesine 1,3 milyar lira destek sağladıklarını ifade etti. Kacır, DOKA ve DOKAP eliyle Rize’ye kazandırdıkları, toplam proje büyüklüğü 84 milyon liraya ulaşan 10 projenin açılışını gerçekleştirdiklerini kaydederek, “Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu projelerle genç istihdamını teşvik ediyoruz. Gençlerimizi dijital yetkinliklerle buluşturuyoruz. Engel tanımayan bireylerimizin sosyal hayata ve istihdama katılımını sağlıyoruz.” dedi.

Bunların yanında Rize’de, 2024 yılı yatırım programı kapsamında proje büyüklüğü 109 milyon liraya ulaşan 11 proje için de ilgili kuruluşlarla protokol imzalayacaklarına dikkati çeken Kacır, “Şehrimizde heyelan riskini azaltarak güvenli ulaşımı tesis edecek, tarım, hayvancılık ve turizmi destekleyecek, gençlerimizi bilim ve teknolojiyle buluşturacak, fırsat eşitliğini temin edecek bu projelerle şehrimizin kalkınma yolculuğuna ivme kazandıracağız.” diye konuştu.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Türk demokrasisi, yeni ve sivil anayasa yapma eşiğini aşacak güce, olgunluğa fazlasıyla sahiptir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılının darbe anayasasıyla geçirilmesi zaten siyaset kurumu adına büyük bir mahcubiyet kaynağıdır. Sırf birilerinin konforu bozulmasın diye bu utancı milletimize daha fazla yaşatamayız. Bugün Türk demokrasisi, yeni ve sivil anayasa yapma eşiğini aşacak güce, kudrete, olgunluğa fazlasıyla sahiptir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ndaki Adnan Menderes Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin gönlünde derin yaralar açan 27 Mayıs askerî darbesinin 64. yılında, “Türkiye Yüzyılı Anayasası”nı konuşmak üzere katılımcılarla bir arada olduklarını söyledi.

Bu sempozyuma öncülük eden İstanbul 2 Nolu Barosu’na teşekkür eden, yeni Türkiye’nin sembollerinden olan Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen bu anlamlı sempozyumun ülke ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından bir yargı tiyatrosuyla idama mahkum edilen ve darağacına gönderilen Adnan Menderes’i, Hasan Polatkan’ı ve Fatin Rüştü Zorlu’yu burada tekrar rahmet ile minnetle yâd ettiğini belirtti.

“KALEMİNDEN KAN DAMLAYAN SÖZDE HUKUKÇULARI UNUTMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yassıada Mahkemeleri’nde türlü baskılara, insanı insanlığından utandıran hakaretlere ve işkenceye maruz kalan her üç devlet adamının isimlerini milletin gönlüne “şehit” ve “millî irade kahramanları” olarak yazdırdığını dile getirerek, şöyle devam etti: “Bu millet, merhum Menderes ve arkadaşlarını her zaman şükranla ve biraz da idamlarına engel olamamanın mahcubiyetiyle hatırlayacaktır. Sempozyumu gerçekleştirdiğimiz eski adıyla Yassıada’yı, milletimizin adlandırmasıyla ‘Yaslıada’yı verdikleri kararlarla demokrasimizin utanç adasına, hüzün adasına dönüştürenleri de bugün bir kez daha nefretle anıyoruz. Üzerinden değil 64 sene, asırlar bile geçse darbecileri unutmayacağız ve affetmeyeceğiz. Sokakları karıştırarak darbeye zemin hazırlayanları, ‘kıyma yaptılar’ diyerek ahlaksızca üniversite öğrencilerini kışkırtanları dilinden ve kaleminden kan damlayan sözde hukukçuları unutmayacağız ve affetmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şairler Sultanı” üstat Necip Fazıl’ın “Bir nar ağacı var, bir de darağacı. Namerde nar düştü, yiğide darağacı” dediği hukuk cinayetlerini, ülkeye ve millete yaşatanları asla bağışlamayacaklarını vurguladı.

Millet ve millî irade uğrunda bedel ödeyenleri minnetle yâd ettikleri gibi demokrasi cellatlarını da bir utanç kaynağı olarak daima hatırlayacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “27 Mayıs darbesi adım adım uygulanan bir provokasyonun sonucudur. 14 Mayıs 1950 seçimleriyle birlikte Türkiye’de yeni bir dönem başlamış ilk kez milletin özgür iradesiyle bir parti iktidara gelmiştir. Demokrat Parti iktidarı, on yıllar süren tek parti dönemi sultası sonrasında millete umut vermiş, özgüven aşılamış, ülkemiz genelinde bir kalkınma hamlesinin başlamasına vesile olmuştur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının iktidar vazifesini üstlendikleri 10 yıl boyunca Türkiye’ye gerçekten çok büyük hizmetler yaptığını ve çok büyük eserler kazandırdığını dile getirdi.

Adnan Menderes ve arkadaşlarının, Ezan-ı Muhammedi’nin aslına uygun okunmasından, imam hatip okullarının açılmasına kadar her alanda büyük işlere imza attığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Menderes ve Demokrat Parti’nin milletle devleti birbirine yaklaştıran politikaları bu ülkeyi tapulu mülkü gibi gören imtiyazlı azınlığı rahatsız etti. Bu rahatsızlık 1956 yılından itibaren kendini göstermeye başlamıştır” dedi.

Darbenin start düğmesine 6-7 Eylül olaylarıyla basıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ardından ülkemizin farklı illerinde provokasyonlar, kavgalar, protestolar doğrudan toplumsal fay hatlarını kaşıyan gerilimler yaşanmıştır. Darbeden 3 sene önce Menderes’e ‘Zıddıma gittiğinizde yapamayacağım yoktur’ tehdidinin özellikle baş mimarları, darbeye uygun ortam hazırlamak için üç yıl boyunca uğraştılar, didindiler. Ellerinden geleni artlarına koymadılar” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Taarruz” adı verilen propaganda savaşıyla Demokrat Parti ve Menderes’in düşmanlaştırıldığını, nefret objesi hâline dönüştürüldüğünü söyledi.

Bu süreçte muhalefete bağlı gazetelerin, hepsinin yalan olduğu sonradan ortaya çıkan manşetlerle Menderes’i ve Demokrat Partiyi hedef aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son olarak tahkikat komisyonu bahane edilerek, ‘İhtilal meşru bir haktır’ açıklamasıyla alenen darbeye davetiye çıkartıldı. Kendini devletin yegâne sahibi gören oligarşik yapı, 27 Mayıs darbesiyle, 14 Mayıs demokrasi ihtilalinin rövanşını 14 yıl sonra milletten almayı başardı” diye konuştu.

“SADECE MENDERES VE YOL ARKADAŞLARI DEĞİL, DEMOKRASİMİZ, MİLLETİN İHTİLALİ YARGILANMIŞTIR”

“Nasıl darbeye bir günde karar verilmemişse Yassıada Mahkemeleri’nde yaşanan hiçbir sahne ve alınan hiçbir kararın da tesadüf olmadığına” dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbeciler ve 27 Mayıs rejiminin ağababaları tarafından burası özellikle seçilmiştir. Pusulası millete ve demokrasiye ayarlı sivil siyaset için Yassıada’nın bir ibret kaynağı olması arzulanmıştır. Ülkenin cumhurbaşkanına, başbakanına, bakanlarına, komutanlarına, milletvekilleri ve bürokratlarına karşı sergilenen küstahlıkların, merhum Menderes’in nezaketini korumasına rağmen mahkeme heyetinin kendisini sürekli azarlamasının, İstiklal Harbimizin kahramanlarından olan Cumhurbaşkanının intiharın eşiğine kadar getirilmesinin, daha bunun gibi nice nobranlığın, nice vicdansızlığın, insanlığın gözünün içine sokulmasının en önemli sebebi işte budur.”

Siyaset kurumuna ve siyasetçilere, “Haddinizi bilin” denildiğini, millete “Ayağınızı denk alın, çizgiyi aşmayın” mesajı verildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yassıada’da sadece Menderes ve yol arkadaşları değil, aynı zamanda 14 Mayıs yargılanmış, demokrasimiz, milletin ihtilali yargılanmıştır. Menderes ve arkadaşlarının şahsında önce mahkûm edilen, sonra idam edilen bizatihi milletin özgür iradesidir. ‘Yeter, söz milletindir’ demenin, gücü ve yetkiyi onun asıl sahibi olan millete vermenin faturası işte burada, bu adada merhum Menderes ve arkadaşlarına ödettirilmiştir. Bu ülkede kimin muktedir olduğu, iktidar gücünün kimde olduğu, devletin tapusunun kime ait olduğu, milletin hafızasına kanla yazılmak istenmiştir. Ne yaptılarsa bunun için yaptılar. Millî iradeye darbe hançerini bunun için vurdular. Siyasetçileri bunun için yargıladılar. Örselediler, tahkir ve tahrik ettiler. ‘Köpek davası’, ‘Bebek davası’ diyerek masum insanların onuruyla bunun için oynadılar. Kararlar verilmeden önce idam sehpalarını bunun için kurdular. Hiçbir delil olmadığı halde Menderes ve iki arkadaşını bunun için astılar. Milletle dalga geçer gibi 27 Mayıs darbesini ‘Hürriyet ve Anayasa Bayramı’ olarak yıllarca bunun için kutladılar ve zorla kutlattılar. Burayı sivil ve demokratik siyasetin kâbusu, heyulası, ibret vesikası hâline getirmeyi hedeflediler.”

“MİLLÎ İRADEYİ GASBETMEK İÇİN 22 YIL BOYUNCA HER YOLU DENEDİLER”

Yassıada üzerinden millî iradeye had bildirmek isteyen yapıların bunda önemli ölçüde muvaffak olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk siyasetinin uzun yıllar boyunca kargaşa, istikrarsızlık ve öz güvensizlik girdabından bir türlü kurtulamadığını, 27 Mayıs’ın karanlık gölgesinin her 10 yılda bir tekrarlanan darbelerle millî iradenin peşini bırakmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Mayıs öncesi kurulan darbe mekaniğinin 12 Mart muhtırası, 12 Eylül darbesi ve 28 Şubat müdahalesinde de harfiyen işletildiğine işaret ederek, “Sokak olaylarından üniversitelerin karıştırılmasına, ‘cunta bülteni’ gibi çıkan gazetelerden beşli çetelerin rol kapma yarışına, ne idiği meçhul tiplerin piyasaya sürülmesinden siyaset kurumunun yıpratılmasına kadar aynı senaryo birkaç kez yeniden tedavüle kuruldu. 27 Mayıs planı, AK Parti’nin iktidar olduğu 22 yıllık süre zarfında da açık söylüyorum, defalarca sahnelenmeye çalışıldı. Türk siyasi tarihinin en fazla darbe girişimine maruz kalan hükümetiyiz. Anadolu ihtilalini içlerine sindiremeyenler, millî iradeyi gasbetmek için 22 yıl boyunca her yolu denediler” değerlendirmesinde bulundu.

Geride bırakılan 22 yılda AK Parti iktidarlarına karşı yapılan darbe girişimlerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ordu göreve’ pankartlarıyla açıkça darbe çağrısı yaptılar. Cumhuriyet mitingleriyle belli hassasiyetleri kaşımaya çalıştılar. 27 Nisan Bildirgesi’yle siyaset kurumuna ayar vermeye kalktılar. Önce 7 Şubat MİT krizi, ardından 17-25 Aralık girişimiyle seçilmiş iktidarı alaşağı etmeye yeltendiler. Gezi olaylarıyla sokaklarımızı terörize etmek istediler. Hendek ve çukur terörüyle şehirlerimizin huzuruna kastettiler. Kanlı terör eylemleriyle, devletle millet arasına nifak sokmaya çalıştılar. En son 15 Temmuz darbe teşebbüsüyle doğrudan şahsımızı, ailemizi, millî iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ve aziz milletimizin bizatihi kendisini hedef alacak kadar gözlerini kararttılar” ifadesini kullandı.

“SALDIRILAR KARŞISINDA ASLA GERİ ADIM ATMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların dışında da gizli, açık, pek çok teşebbüsün olduğunu, imtiyazlarını korumak uğrunda ellerinin altında ne kadar vesayet aparatı varsa hepsini üzerlerine saldıklarını belirterek, “Ama biz olduğumuz yerde sapasağlam durduk. Saldırılar karşısında asla geri adım atmadık. Milletin tertemiz iradesine leke sürdürmedik. Sokak olaylarıyla ülkemizin karıştırılamayacağını, terör örgütleriyle siyasetin dizayn edilemeyeceğini, fezlekeler ve iddianamelerle siyasete operasyon çekilemeyeceğini, tankla, tüfekle, uçakla, millî iradenin teslim alınamayacağını içerideki ve dışarıdaki tüm vesayet heveslilerine çok net biçimde gösterdik” dedi.

Sadece bununla da kalmadıklarını, anayasa değişiklikleriyle demokrasinin gücüne güç kattıklarını, hak ve hürriyetler alanında hayata geçirdikleri tarihî nitelikteki reformlarla da demokrasinin standartlarını yükselttiklerini, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçerek millî iradenin hâkimiyetini perçinlediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbecilerin yargılanmasının yanı sıra 27 Mayıs mağdurlarının zararlarını tazmin edip, bu ülkede darbe suçunun cezasız kalmayacağını, yapanın yanına asla kâr kalmayacağını ortaya koyduklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yassıada’yı ‘Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na çevirerek, Menderes ve arkadaşlarının muhterem hatıralarına sahip çıktık. Meşruiyetini milletten alan, sırtını sadece millete dayayan, milletin çizdiği rotadan sapmayan bir iktidar ve ittifak olarak, hamdolsun bugünlere kadar yüzümüz ak, başımız dik bir şekilde gelmeyi başardık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin tehditlere, saldırılara, korkutmalara ve müdahalelere rağmen kararlılıkla ilerlediğini belirtti.

Millî iradenin Türkiye’de elde ettiği eşsiz kazanımların gerisinde statükoya karşı yürütülen çetin mücadelelerin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbime, bizi milletimize karşı mahcup etmediği, sandığa itibarını tekrar kazandırmayı nasip ettiği için sonsuz hamdediyorum. Şu gerçeği bugün bir kez daha belirtmekte fayda görüyorum. Bu ülkede artık darbeler ve muhtıralar dönemi kapanmıştır. Bu ülkede suyu bulandırıp, bulanık suda demokrasiyi avlama dönemleri artık geride kalmıştır. Bu ülkede fezlekeler, iddianameler, tetikçiler ve terör örgütleri üzerinden siyaset mühendisliği yapıldığı günler sona ermiştir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de iktidara gelmenin, hükümet etmenin tek bir yolu olduğunu, onun da milletin aziz iradesinin özgürce tecelli ettiği sandıktan geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sandık dışında yol arayanlar, sandık dışında farklı odaklardan medet umanlar bu ülkede artık başarılı olamazlar, hedeflerine ulaşamazlar. Demokrasimize ve millî iradeye kimsenin pusu kurmasına izin vermeyiz. Her kim kanunun ve hukukun dışına çıkarsa karşısında bizi, milletimizi ve tüm kurumlarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bulur ve bulacaktır. Türkiye’de egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

“MİLLETİMİZ ‘EVET’ OYUNU, DARBECİLERİN ÜLKENİN BAŞINDAN BİR AN ÖNCE GİTMESİ İÇİN VERMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî iradenin üstünde hiçbir güç tanımadıklarını, bunun da gereğini her alanda yaptıklarını ve yapacaklarını ifade etti.

Yeni anayasayla tüm bu kazanımları daha da öteye taşımayı hedeflediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin siviller eliyle yapılmış kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasaya olan ihtiyacını uzun süredir dile getirdiklerini hatırlattı.

Yeni anayasaya Türkiye’nin niçin lüzum duyduğunu, yeni anayasayla neyi murat ettiklerini farklı vesilelerle kamuoyuyla paylaştıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malumunuz olduğu üzere, anayasa normlar hiyerarşisinin tepesinde yer alır. Bu yönüyle devleti, devlet organlarını ve bu organların birbiriyle olan münasebetlerini tayin ve tespit eder. Anayasalar birer toplum sözleşmesi olarak devlet ve toplum arasında fikri ve duygusal bağlar kurulmasına da hizmet eden yazılı belgelerdir. Serbest ve demokratik seçimlerle milleti temsile yetkili kılınmış, egemenliği millet adına kullanmaya yetkili kurumlar tarafından yapıldıkları takdirde anayasalar, bu bağı tam manasıyla kurabilirler” dedi.

Türkiye’deki birçok sorunun temelinde bu bağın yeterince kurulamamasının bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1921 ve 1924 Anayasalarını bir yana bırakırsak, bütün anayasalarımız vesayetçilerin direktifiyle yapıldı ve halka empoze edildi. Elbette her iki anayasa sandıkta milletten ‘evet’ oyu aldı. Fakat hem 1961 Anayasasının hem de 1982 Anayasası’nın hazırlanma ve onay sürecinde milletin iradesi serbest biçimde tecelli etmedi. Milletimiz ‘evet’ oyunu bu iki anayasanın kendisine getirdiklerinden ziyade, darbecilerin ülkenin başından bir an önce gitmesi için vermiştir” şeklinde konuştu.

Darbe anayasalarının, şekil şartları taşısalar bile toplumsal meşruiyet açısından sorunlu olduklarının öncelikle kabul edilmesi gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anayasalarımız içinde vesayetin en fazla nüfuz ettiği 1961 Anayasasıdır. Her ne kadar belli ideolojik çevreler 61 Anayasasını en özgürlükçü olarak pazarlasalar da esas itibarıyla 27 Mayıs rejimini kurumsallaştırmıştır. 1961 Anayasasının millete ve millî iradeye zorla giydirdiği deli gömleği 1982 Anayasasıyla daha da sıkılaştırılmış, daraltılmıştır. Bizim dönemizdekiler dahi 82 Anayasasında yapılan 20’den fazla değişiklikle bu gömleğin iplerinin biraz olsun gevşetilmesini sağladık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa değişiklikleriyle hem 367 ucubesi gibi millî iradeyi boğma teşebbüslerinin tekerrür etmesinin önüne geçtiklerini hem de demokrasiye ve millete rahat nefes aldıracak önemli adımlar attıklarını vurguladı.

Onca değişikliğe rağmen mevcut anayasanın dilinden, ruhuna kadar birçok asli unsurunun problemli olduğunu herkesin kabul ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin mevcut darbe anayasasına mahkûm edilmesi, demokrasimizin rüştüne dair şüpheleri besliyor, siyaset kurumuna olan güveni zedeliyor, elitlerin ve vesayet yanlılarının halka rağmen halkçılık iştahını diri tutuyor” dedi.

“ELİTLERİN UZLAŞISINI YANSITAN MEVCUT ANAYASAMIZLA YOLA DEVAM EDEMEYİZ”

Son 22 yılda, demokrasiye yönelik tehditlerin arkasının kesilmemesinin sebeplerinden birinin de bu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii burada 61 ve 82 Anayasalarının şu özelliğini de vurgulamakta fayda var. Her iki anayasamız da ideolojiktir, katıdır, siyaset dışı aktörler tarafından hazırlandığı, siyaset kurumuna kötü bırakıldığı için siyasal yanları zayıftır. Milletin fikri, talepleri, endişeleri ve beklentileri dikkate alınmadan, uzlaşma aranmadan yapılan anayasalar, doğumundan itibaren sakattır, özürlüdür, sorun çözmekten ziyade kriz üretmeye daha yakındır” diye konuştu.

Yakın siyasi tarihte bunun pek çok örneğinin bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yasama, yürütme ve yargı arasında nükseden tartışmalardan, bizzat yüksek yargı organları arasında ortaya çıkan gerilimlere kadar mevcut anayasamızdan kaynaklı sıkıntılarla karşılaştık, hâlen de karşılaşıyoruz. Devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiyi zehirleyen bürokratik oligarşinin bir türlü yok edilememesinin sebebinin de aynı olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Gelinen noktada artık bazı gerçeklerin kabullenilmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çerçevesini darbecilerin çizdiği, dili sorunlu, dili mutabakattan ziyade elitlerin uzlaşısını yansıtan mevcut anayasamızla yola devam edemeyiz. Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılının darbe anayasasıyla geçirilmesi zaten siyaset kurumu adına büyük bir mahcubiyet kaynağıdır. Sırf birilerinin konforu bozulmasın diye bu utancı milletimize daha fazla yaşatamayız. Bugün Türk demokrasisi, yeni ve sivil anayasa yapma eşiğini aşacak güce, kudrete, olgunluğa fazlasıyla sahiptir. İçinde bulunduğumuz 28’inci Yasama Dönemi’nde siyaset müessesesinin yeni anayasa yapmasının millî bir ödev olduğuna inanıyorum. Türkiye’ye tarihinin en büyük demokrasi zaferlerini kazandırmış bir iktidar olarak, biz yapıcı ve uzlaşmacı tavrımızı sonuna kadar koruyacağız. Muhalefetteki muhataplarımızın da ülkemizi darbe anayasasına mahkûm ve mecbur etmekte ısrarcı olmayacaklarını düşünüyorum.”

“NETANYAHU VE CİNAYET ŞEBEKESİ, DAHA FAZLA KAN DÖKEREK SİYASİ ÖMRÜNÜ UZATMAYA ÇALIŞMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sempozyumun ufuk açıcı tartışmalara vesile olmasını dileyerek, İstanbul 2 No’lu Barosunu hem sempozyumun düzenlenmesi hem de Gazze’de yaşanan soykırımın sorumlularının hesap vermesi noktasındaki gayretleri dolayısıyla tebrik etti.

Bu mücadelelerinin ne kadar önemli ve insani bir duruş olduğunu dün gece bir kez daha gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bugüne kadar 36 binden fazla Filistinli kardeşimizi şehit eden soykırımcı caniler, dün de güvenli bölge ilan ettikleri Refah’ta bulunan bir mülteci kampındaki sivillerin üzerine füze ve bomba yağdırmışlardır. Uluslararası Adalet Divanı’nın saldırıları durdurma çağrısının ardından gerçekleşen bu katliam, terör devletinin kanlı ve kalleş yüzünü bir kez daha ifşa etmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesi Filistin halkının kahramanca direnişini kıramadıkça ülkesinde iyice köşeye sıkışmakta, daha fazla kan dökerek siyasi ömrünü uzatmaya çalışmaktadır. Ama bunun hiçbir fayda sağlamadığını pek yakında görecek. Tıpkı özendiği Hitler gibi, Miloseviç gibi, Karadziç gibi ve tarihteki diğer firavunlar gibi lanetle anılmaktan kurtulamayacaklardır. Türkiye olarak, insanlıktan zerre kadar nasibini almamış bu katillerden, bu barbarlardan hesap sorulması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Rabbim, Filistin halkının ve Gazzeli kardeşlerimizin yardımcısı olsun. Rabbim bebek, çocuk, kadın, yaşlı, sivil demeden masumları öldürenleri ‘kahhar’ ismi şerifi hürmetine kahru perişan eylesin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 27 Mayıs darbecilerinin kurduğu darağaçlarında son nefeslerini veren şehitleri rahmetle yâd etti.

Açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Baro Başkanı Yasin Şamlı tarafından, İsrail’in Gazze’de savaş ve soykırım suçu işlediğine dair delillerin yer aldığı İstanbul 2. No’lu Barosu’nun “Uluslararası Ceza Mahkemesi Şikâyet Dilekçesi”ni içeren kitabı hediye edildi.

OKUMAYA DEVAM ET

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

TAKVİM

Nisan 2020
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA6 saat önce

YERLİ VE MİLLİ ELEKTRİKLİ TREN SETİ BİR YAŞINDA

DÜNYA7 saat önce

RİZE’DE İMZALAR ATILDI

DÜNYA1 gün önce

“Türk demokrasisi, yeni ve sivil anayasa yapma eşiğini aşacak güce, olgunluğa fazlasıyla sahiptir”

DÜNYA2 gün önce

“Türkiye için çalışan, ihraç eden, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren herkesin yanındayız”

DÜNYA3 gün önce

“Küresel sistemin günümüz gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerekiyor”

DÜNYA4 gün önce

Tiny House | Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA4 gün önce

Kalkınma Yolu ve Orta Koridor’un merkezi Türkiye

DÜNYA5 gün önce

TÜRKİYE MAVİ BAYRAK’TA DÜNYA 3’ÜNCÜSÜ

DÜNYA5 gün önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT AB Komisyonu Üyesi Varhelyi ile görüştü

DÜNYA5 gün önce

Çalışma Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Bilim Kurulu Toplantısına Başkanlık Etti

DÜNYA5 gün önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, EYDK Etki Yatırımı Zirvesi’nde konuştu

DÜNYA5 gün önce

Türk Hava Yolları ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü, Sürdürülebilir Turizm İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı

DÜNYA5 gün önce

“Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz”

DÜNYA5 gün önce

Emine Erdoğan, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı

DÜNYA6 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TDT Üye ve Gözlemci Ülkeleri Hakimler Konseyi Başkanları ve Temsilcileri Toplantısı’na katıldı.

DÜNYA6 gün önce

Çin ile “Enerji Dönüşümü” Anlaşması

DÜNYA6 gün önce

SARAYBOSNA İŞ FORUMU

GÜNCEL7 gün önce

“Romanya ile ekonomik ve ticari bağlarımız, ikili münasebetlerimizin lokomotifini oluşturuyor”

DÜNYA7 gün önce

Romanya Başbakanı Ciolacu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA7 gün önce

“Türk demokrasisi, yeni ve sivil bir anayasayı ülkemize kazandırarak darbe geleneği ile hesaplaşmasını tamamlamalıdır”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

DÜNYA1 hafta önce

“19 Mayıs, teslimiyete karşı milletimizin hür ve bağımsız yaşama kararlılığının sembolüdür”

DÜNYA1 hafta önce

Taşınabilir Ev I Tekerlekli Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA1 hafta önce

Ticaret Bakanı Ömer Bolat “Türkiye İhracat Seferberliği Zirvesi”nde Konuştu

DÜNYA1 hafta önce

TÜRKİYE’YE YATIRIMLAR HIZLANACAK

DÜNYA1 hafta önce

TOGG OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNİN DÖNÜŞÜMÜNE ÖNCÜLÜK EDİYOR

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan’dan kanserle mücadele çağrısı

DÜNYA2 hafta önce

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, 81 İL, KKTC VE AZERBAYCAN’DAN GELEN GENÇLERİ MECLİS’TE AĞIRLADI

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

DÜNYA2 hafta önce

“Gürcistan’ın Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme çabalarına olan desteğimiz sürecek”

DÜNYA2 hafta önce

Gürcistan Başbakanı Kobakhidze Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA2 hafta önce

Türk Hava Yolları, Taş Tepeler Projesi ‘nin Ana Sponsoru Oldu

DÜNYA2 hafta önce

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, KKTC Maliye Bakanı Berova ile Bir Araya Geldi

DÜNYA2 hafta önce

Emine Erdoğan, Sierra Leone Cumhurbaşkanı’nın eşi Fatima Maada Bio ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Yargıtay Başkanı Akarca’yı kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Genel Kurulu’nda konuştu

DÜNYA2 hafta önce

“İşimize, hedeflerimize kilitlenecek, milletimizin yüklediği emanetin hakkını vereceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

“Siyasette rotamızı bugüne kadar hep milletimiz çizdi”

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL3 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

ENERJİ3 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

GÜNCEL4 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge