Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkemizin maruz kaldığı virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor. Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip Koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında Çankaya Köşkü’nde düzenlenen Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’nın ardından, millete seslenerek, alınan kararları kamuoyuna açıkladı.

Kamuoyu ile canlı olarak paylaşılan toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerimin hemen başında Çanakkale Deniz Zaferimizin 105. yıl dönümünde aziz şehitlerimizi bir kez daha hürmetle yâd ediyorum. Bu vesileyle, asırlardır ülkemizin bağımsızlığı için canlarını feda eden bütün şühedaya, terörle mücadelede 15 Temmuz’da ve sınır ötesi harekâtlarımızda şehit düşen tüm güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Çanakkale Savaşlarının muzaffer komutanı, İstiklal Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını da burada rahmetle yâd ediyorum. Rabbim şehitlerimizin makamlarını âli, mekânlarını Cennet eylesin. Rabbim bizi şehitlerimizin kutlu yolundan ayırmasın.

“SALGINLAR, AYNI ZAMANDA BÜYÜK SİYASİ, SOSYAL VE EKONOMİK DÖNÜŞÜMLERİN DE TETİKLEYİCİSİ OLMUŞTUR”

Aziz milletim, değerli basın mensupları; insanlık tarihi boyunca her dönemde salgın hastalıklar ve tabii felaketler çok ciddi can kayıplarına yol açmıştır. Tarih kitaplarında Avrupa nüfusunun 3’te 1’iyle 3’te 2’si arasında bir bölümünün ölümüyle sonuçlanan salgın hastalıklardan söz ediliyor. Aynı şekilde kendi tarihimizde de İstanbul nüfusunun yarısına yakınının hayatını kaybettiği salgınlarla ilgili bilgilere rastlıyoruz.

Dünyada ağır sonuçları olan salgınlar, aynı zamanda büyük siyasi, sosyal, ekonomik dönüşümlerin de tetikleyicisi olmuştur. Osmanlı’nın Avrupa’yı fethi ve Rönesans başta olmak üzere insanlık tarihine damga vuran pek çok hadisede bu sürecin izlerini görmek mümkündür. Yakın zamanda da dünyamız 2002 yılında SARS ve 2012 yılında MERS adı verilen salgın hastalıklarla hatırlayalım mücadele etmiştir. Ayrıca, dünyamız 2009 yılındaki domuz gribi, 2014’teki Ebola salgını, 2016’daki Zika virüsü gibi tehditlerle yüzleşmişti. Koruyucu sağlık ve tedavi hizmetleriyle ilaç sektöründe yaşanan gelişmeler virüs salgınlarının eskisi kadar büyük can kayıplarına yol açmasının önüne geçmektedir. Nitekim şu anda dünyada insan ölümlerine yol açan hastalıklar arasında bu tür salgınların payı oldukça düşüktür. Ancak, önüne geçilmediği takdirde salgın hastalıkların kitlesel ölümlere yol açma tehlikesi hâlâ vardır. Bunun için de her türlü salgın hastalığa karşı hızlı ve etkin önlemler alınması gerekiyor.

“TÜRKİYE BU SÜRECE OLABİLECEK EN HAZIRLIKLI ŞEKİLDE YAKALANMIŞTIR”

Özellikle son aylarda hep birlikte şahit olduğumuz gelişmeleri bu perspektiften değerlendiriyoruz. Yaşadığımız sürecin insanlık üzerinde ne gibi sonuçlar ortaya çıkartacağını henüz bilemiyoruz. Sanayileşme, ardından gelen teknoloji ve bilgi devrimleriyle şekillenen bugünkü dünyanın nasıl bir geleceğe evrileceğini kestirmek şu anda zordur. Ancak, artık hiçbir şeyin eskisi gibi gitmeyeceği, gidemeyeceği de açıkça ortadadır. Küresel ekonomik, siyasi ve sosyal düzende köklü değişiklikler yaşanması muhtemel yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin bu fotoğrafı özellikle kendi içinde avantajlı bir yerde durdurarak oraya bunu döndürmesi şarttır.

Özellikle son 17 yılda ülkemizin temel hizmet alanlarında ve altyapısında gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşüm sayesinde hamdolsun Türkiye bu sürece olabilecek en hazırlıklı şekilde yakalanmıştır. Ülkemizin uyguladığı dengeli politikalar bir yandan özel sektörün üretim gücünü desteklerden, diğer yandan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlardaki hizmetlerin kamu garantisiyle kesintisiz sürmesini sağlamıştır. Batı ülkeleri ise yıllarca tüm temel kamu hizmetlerini görünüşte özel sektöre terk ederek, ama aslında başından savarak vatandaşını adeta sahipsiz bırakmıştır. Daha düne kadar liberalizmin en hararetli savunucusu olan kimi Avrupa ülkeleri, bugün hastaneleri ve diğer kimi temel hizmet kurumlarını devletleştirmeye başladı. İnsan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan kimi ülkelerin de salgını kendi hâline bırakarak, ölen ölür, kalan sağlar ile devam ederiz anlayışıyla hareket ettiğini görüyoruz. Kriz derinleştikçe bu tür tartışmalar da atacaktır.

Yaşadığımız süreci, gerisindeki bu derin arka planı ve belirsiz geleceği göz önünde bulundurarak değerlendirmemiz gerekiyor. Bir yandan önümüzdeki sorunun çözümü için gayret edecek, diğer yandan da geleceğimizi en güçlü şekilde inşa etmenin mücadelesini vereceğiz. Bunun için büyük ve güçlü Türkiye hedefimize, 2053 ve 2071 vizyonlarımıza olan bağlılığımızı artırarak hep birlikte daha çok çalışacağız. Dünyanın yöneldiği istikamette önceden mesafe kat etmiş bir ülke olarak inşallah 21. asra Türkiye’nin asrı hâline getireceğiz.

KORONAVİRÜS SALGINI

Aziz milletim, değerli basın mensupları; bilindiği gibi yeni Koronavirüs veya Kovid-19 hastalığı ilk olarak 2019 yılı Aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde tespit edildi. Ocak ayının birinci yarısında hastalığın tam teşhisinin konmasının ardından ilk ölüm haberi geldi. Hemen ardından hastalık Tayland, Japonya ve Amerika’da da görüldü. Ocak ayının son haftasında Çin yöntemi Wuhan’dan başlayarak virüsün görüldüğü şehirleri karantinaya almaya başladı. Kovid-19 Avrupa’da ilk olarak 27 Ocak’ta Fransa’da tespit edildi, Dünya Sağlık Örgütü Ocak ayının sonunda acil durum ilan etmeye karar verdi.

Şubat ayı başında Çin’de ölümler hızla artarken, Avusturalya, Kanada, Almanya, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri, Vietnam, Filipinler gibi ülkelerden yeni vaka haberleri geldi. Yolcu gemilerinden sınır kapılarına, uçaklardan trenlere kadar tüm ulaşım araçlarında karantina tedbirleri yaygınlaştırılmaya başlandı. Şubat 10’una gelindiğinde Kovid-19 teşhisi konanların sayısı 40 bini geçerken ölenlerin sayısı 1000’e yaklaştı ve SARS salgınındaki can kaybını geride bıraktı.

Filipinler, Japonya, Fransa, Güney Kore gibi Çin dışındaki ülkelerde de ölümlerin başlamasıyla salgının dünya çapındaki faturası ağırlaştı. Şubat’ın üçüncü haftasında İran’da ve hemen ardından İtalya’da virüs salgınının hızla yayıldığı görüldü. Şubat’ın son haftasında virüs Güney Asya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar geniş bir alanı etkisi altına almıştı. Suudi Arabistan 27 Şubat itibariyle umre ziyaretlerini askıya aldığını açıkladı. Mart’ın ilk haftasında İran’daki, ikinci haftasında ise İtalya’daki ölümler dikkat çekici şekilde arttı.

Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart’la dünya çapında Koronavirüs pandemisi, yani salgını ilan etti. Pek çok ülke hava yolu ulaşımı başta olmak üzere sınırlarını insan trafiğine kapatmaya yönelik tedbirler aldı. Aynı şekilde insanların günlük hayatlarında evlerinde kalmalarını sağlamaya yönelik pek çok önlemler açıklandı.

Bugün itibariyle dünyada Kovid-19 hastalığı teşhis edilen kişi sayısı, burası çok önemli, 200 bine, bu hastalıktan dolayı ölen kişi sayısı ise 8 bine yaklaşmıştır. Hastalık teşhisi konanlardan 80 bini iyileşirken, kalanlarının tedavisi sürmektedir.

“TÜRKİYE, TEDBİRLERİ SÜRATLE HAYATA GEÇİRDİ”

Aziz milletim, değerli basın mensupları; her ülke Kovid-19 tehdidine karşı farklı tedbirlerle şüphesiz ki mücadele etmektedir. Kimi hızla sınırlarını kapatıp sıkı karantina yöntemlerine başvururken, kimileri de hastalığın serbestçe seyrine izin vererek doğal bağışıklık sistemini harekete geçirmeyi tercih etmektedir.

Türkiye en başından itibaren bu hastalıkla ilgili gelişmeleri yakından izlemiş, tedbirlerini de süratle alarak hayata geçirmiştir. Henüz işin çok başında, 6 Ocak’ta Sağlık Bakanlığımız bünyesinde bir operasyon merkezi, 10 Ocak’ta da Bilim Kurulu oluşturarak gelişmeleri anbean takibe aldık.

14 Ocak’ta Kovid-19 hastalığı rehberinin ilk versiyonunu hazırlayarak konuyla ilgili herkesi teşhisten tedaviye kadar tüm süreçlerle ilgili bilgilendirdik.

20 Ocak’tan itibaren hastalığın görüldüğü Çin’in Wuhan şehri, Hong Kong, Hindistan, Endonezya, Malezya, Myanmar,  Filipinler, Singapur, Tayland, Tayvan, Amerika, Rusya ve Vietnam’dan gelen tüm yolcuları ülkemize girişte taramadan geçirmeye başladık.

YÖK’ten ve 12 üniversiteden akademisyenlerin katılımıyla oluşturulan Bilim Kurulumuzun belirlediği tedbirlerin ilgili kurumlar tarafından süratle hayata geçirilmesini temin ettik.

27 Ocak’ta Dışişleri Bakanlığımız seyahat uyarılarını yayınlamaya başladı. 1 Ocak’ta Dışişleri, Sağlık ve Millî Savunma Bakanlıklarımızın iş birliğiyle Çin’in Wuhan kentindeki vatandaşlarımızı askerî bir uçakla ülkemize getirerek karantinaya aldık. Karantina sonunda bu yolculardan hiçbirinde hamdolsun virüs çıkmadı.

Riskli bölgelere yapılan tüm uçuşlarda yolcuların termal kamerayla taranması ve uçakta bilgilendirilmesi işlemine geçtik. 3 Şubat’ta Çin’e olan tüm uçuşları durdurduk. Bu tarihten sonra da aşamalı olarak önlemleri genişlettik. 23 Şubat’ta hastalığın ortaya çıktığı ve yayılmaya başladığı İran’dan ülkemize olan tüm hava, kara ve demir yolu geçişlerini kapattık. 27 Şubat’ta İran, Irak ve Gürcistan’la olan 8 sınır kapımızda sahra hastaneleri kurduk. 29 Şubat’ta İtalya ile ülkemiz arasındaki tüm yolcu trafiğini durdurduk. 2 Mart’ta umreden dönen herkesin sağlık muayenesinden geçirilmesini kararlaştırdık ve vatandaşlarımıza 14 günlük karantina kuralına uymalarını tavsiye ettik. 6 Mart’ta son 14 gün içerisinde İtalya’da bulunan yabancı uyrukluların ülkemize girişini yasakladık, ülkemiz vatandaşları için de 14 günlük evde karantina zorunluluğunu getirdik. 10 Mart’ta Sağlık Bakanımız ülkemizde ilk defa Avrupa’dan gelen bir vatandaşımızda Kovid-19 testinin pozitif çıktığı bilgisini kamuoyuyla paylaştı. Ben de kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum.

“BÜTÜN HEDEFİMİZ İNSAN HAYATIDIR”

12 Mart’ta şahsımın Başkanlığında yapılan toplantıda oldukça önemli tedbirler alarak hemen uygulamaya geçirdik. Bunlar arasında, okulların tatil edilmesi ve uzaktan eğitime geçilmesi, kamu çalışanlarının yurt dışı görevlerinin ertelenmesi, spor müsabakalarının seyircisiz oynanması gibi hususlar da yer alıyordu. Birileri farklı şeyler söyleyebilir, değerli kardeşlerim, bizim bütün hedefimiz insan hayatıdır. Altyapısı uygun mesleki ve teknik Anadolu liselerimizi dezenfektan ve cerrahi maske üretim yapabilecek hâle getirdik. Uzaktan eğitimi hem internet, hem televizyon aracılığıyla vererek tüm çocuklarımızın erişebilmesini imkân sağladık. Haziran ayında yapılacak liselere geçiş sınavı ve üniversiteye giriş sınavının soru hazırlıkları da tatil süreleri göz önünde bulundurularak yapılacaktır. Gelişmelere göre bu sınavları da ileri bir tarihe ertelemeyi gündemimize alabiliriz.

Bu vesileyle, bugün 20 bin öğretmenimizin daha atamasını gerçekleştirdiğimizin müjdesini milletimizle paylaşmak istiyorum, hayırlı olsun. Hani diyorlar ya işte istihdam durdu? 20 bin öğretmen, hayırlı olsun dedik.

13 Mart’ta ülkemizdeki vaka sayısı 5’e çıktı. Aynı gün yine şahsımın başkanlığında yapılan kapsamlı bir toplantıda yeni kararlar aldık; Almanya, Fransa ve İspanya dâhil 9 Avrupa ülkesiyle olan hava yolu ulaşımını durdurduk. Hastanelere ziyaretçi sınırlaması getirdik. Kamuda çalışan hamilelere, süt izninde olanlara, engellilere ve 60 yaş üzeri personele 12 gün idari izin verdik. Özel kreşleri, gündüz bakımevlerini, özel çocuk kulüplerini takip ettik. Kışlalardaki askerlerin çarşı izinlerini durdurduk. Ceza infaz kurumlarındaki görüşler ile nakillere ara verdik. Acil olmayan duruşmaların ve diğer adli işlemlerin ertelenmesinin de yolunu açtık. Kültür, sanat faaliyetlerini nisan sonuna kadar erteledik. İlaçları rapora bağlı yaşlıların ve kronik hastalığı olanların rapor süresi bitiminde hastaneye gitmeden ilaçlarını almaya devam edebilmelerine imkân tanıdık. Nisan ayı sonuna kadar programlanan tüm ulusal ve uluslararası bilimsel faaliyetleri, açık-kapalı toplantıları, kongreleri, konferansları, askerî tatbikatları, bedelli askerlik celplerini tehir ettik.

İLK AŞAMADA ALINAN TEDBİRLER

İhracatçılarımızın alınan önlemlerden etkilenmemesi için gümrük kapılarında gereken her türlü tedbiri aldık. Salgının yaygın olduğu İran üzerinden yapılan Orta Asya ihracatlarının tır güzergâhlarını Gürcistan ve Azerbaycan’a yönlendirdik. Bakü-Tiflis-Kars demir yolundan yapılan seferleri günlük 2500 tondan 6000 tona çıkartacak çalışmaları başlattık. İtalya ve Fransa’ya yapılan Ro-Ro seferlerini insan teması olmaksızın gerçekleşir hâle getirdik.

Vatandaşlarımıza fahiş fiyatlarla mal satmaya çalışan firmalara özellikle bütün birimlerimizi devreye sokarak denetimlerimizi yoğunlaştırdık, cezai müeyyideleri de etkinleştirdik.

İş dünyasıyla ortaya çıkan yeni durum karşısında alınabilecek tedbirleri sürekli istişare ettik ve çözümleri hızla hayata geçirdik.

14 Mart’ta umreden dönen bir vatandaşımız yeni vaka olarak o da kayıtlara geçti. 15 Mart’ta umreden dönen vatandaşlarımızın öğrenci yurtlarında karantinaya alınması uygulamasını başlattık, sadece Ankara ve Konya’da umreden dönen 10 bin 330 vatandaşımızı karantinaya aldık.

Bar, gazino, gece kulübü gibi eğlence yerleriyle müze ve kütüphanelerin faaliyetlerini durdurduk.

Aynı gün Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen yeni vakaların belirlenmesiyle Kovid-19 teşhisi konan hasta sayısı 18’e ulaştı.

16 Mart’ta uçuşların durdurulduğu ülkelerden gelen her vatandaşımızın 14 gün karantinada tutulmasını kararlaştırdık.

Diyanet İşleri Başkanlığımız Cuma namazlarının ve vakit namazlarının cemaatle kılınmayacağını, herkesin namazını evinde veya isterse camide ferdi olarak eda edebileceğini Din İşleri Yüksek Kurulunun kararı olarak Başkanımız açıkladı.  Böylece yaşları sebebiyle en yüksek risk grubunda bulunan cami cemaatinin korunması konusunda önemli bir adımı atmış olduk.

İnsanların toplu olarak bulunduğu kahvehane, kafe, gazino, sinema, tiyatro, konser salonu, düğün salonu, hamam, spor salonu, internet kafe, kapalı çocuk oyun alanı, taziye evi gibi mekânların faaliyetlerine geçici süreyle ara vermesini kararlaştırdık.

Genel kurullar ve eğitim çalışmaları gibi insanların zorunlu olarak bir araya geldiği faaliyetleri de erteledik. Ben partimin bu noktadaki bütün faaliyetlerini şu anda MYK, MKYK bunların hepsini erteledik.

Hızlı sonuç veren Kovid-19 testlerinin yapıldığı laboratuvar sayısının 4’ten 16’ya çıkartılmasına karar verdik ve bu gerçekleşti.

17 Mart’ta İngiltere ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 6 ülkenin daha ilavesiyle uçuş yasağı koyduğumuz ülke sayısı 20’ye ulaştı.

Sağlık Bakanımız da Kovid-19 teşhisi konulan kişi sayısının 47’ye yükseldiğini kamuoyuyla paylaştı. Dün itibariyle Kovid-19 teşhisi konan hastalarımızın sayısı 98’e çıkarken, maalesef 89 yaşında bir vatandaşımızı da kaybettik.

Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak aldığımız tedbirlere destek veren, ikazlara riayet eden, meseleye ahlaklı ve vicdanlı bir şekilde yaklaşan herkese şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK GÜCÜ BİRLİĞİ VE BERABERLİĞİDİR”

Elbette bu süreçte adeta virüs ülkemize gelmekte niye geç kaldı diye dizlerini dövenler, yalan haberlerle milletimizin moralinizi bozmaya, kaos çıkarmaya çalışanlar da çıktı. Ama milletimizle birlikte ülkemize yönelik her saldırıyı nasıl dirayet ve kararlıkla göğüslemişsek, bu sıkıntıyı da aynı şekilde karşıladık. Ellerini ovuşturarak bu virüsün ülkemizi esir almasını bekleyen muhterislere aradıkları fırsatı vermedik, vermeyeceğiz. Hep söylediğimiz gibi, Türkiye’nin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, kardeşliğidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu sıkıntılı süreci de bırakınız tökezlemeyi veya yıkılmayı, daha da güçlenerek atlatacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Aziz milletim, değerli basın mensupları; biz önce insan diyen öyle bir medeniyetin, insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir kültürün mensuplarıyız. Bunun için aldığımız her tedbir insanlarımızın hayatını ve geleceğini korumaya yöneliktir. Bu tür hastalıklar pek çok insanın farkında olmadan virüse maruz kalması ve yine farkında olmadan virüsü başkalarına bulaştırmasıyla yayılıyor. Sağlıklı insanlar hastalığı rahatça atlatırken, herhangi bir rahatsızlığı olan, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ölümcül sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor. Henüz aşısı ve kesin tedavisi olmayan bu hastalıktan en iyi korunma yolu, virüsün bulaşmasını engellemektir.

“TEDBİRLER SALGIN RİSKİ ORTADAN KALKANA KADAR GEÇİCİ OLARAK UYGULANACAKTIR”

Alınan ve tavsiye edilen tedbirlerin tamamı hem kendimizin, hem de diğer insanların sağlığını koruma amaçlıdır. Kovid-19 hastalığından en iyi korunma yöntemi, herkesin kendi kendine alacağı tedbirler. Hiç kimse bencilliği veya özensizliği sebebiyle tüm toplumun sağlığını tehlikeye atma hakkına sahip değildir. Toplumun tamamının sağlığı ve huzuru için bireyler olarak her birimizin fedakârlıkta bulunma sorumluluğu vardır. Dünyadaki diğer ülkeler gibi Türkiye’deki tedbirler de salgın riski ortadan kalkana kadar geçici olarak uygulanacaktır.

Açıklanan tedbirlere hep birlikte hassasiyetle riayet edersek, evde kalma süresini 3 haftayla sınırlı tutabiliriz. Bu süreçte en çok hassasiyet göstermemiz gereken husus bireysel temizliğimize ve diğer unsurlar, bunun yanında diğer insanlarla olan mesafemize dikkat etmektir. Bilim insanları Kovid-19 virüsüne karşı en etkili tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirler. Hem inancımızda, hem kültürümüzde, kalp temizliği yanında vücut temizliği, hane temizliği, çevre temizliği de çok büyük önem taşır. Temizliğin imandan geldiği öğüdüne uygun şekilde günde 5 vakit elini yüzünü, kollarını, başını ayaklarını yıkayan kişi İslami olarak da, tıbbi olarak da en ideal temizliği yapan kişidir.

Kültürümüzde musafahalaşmak, sarılmak, küçüklerin yüzlerinden, büyüklerin ellerinden öpmek elbette önemli bir yer tutar. Zira sevgisini dokunarak göstermeyi seven bir milletiz, ancak yaşadığımız süreç bir müddet buna ara vermemizi gerektiriyor. Salgın tehlikesi tamamen ortadan kalkana kadar sevgimizi yüreğimizle göstermekle ve dilimizle ifade etmekle yetineceğiz, onun için gönül selamı.

“MİLLETİMİN HER BİR FERDİNDEN RİCAM, KOVİD-19 TEHDİDİ GEÇENE KADAR MÜMKÜN OLDUĞU KADAR EVLERİNDEN ÇIKMAMALARIDIR”

Peygamber Efendimiz veba olan yere gidilmemesini, veba olan yerden de çıkılmamasını tavsiye ediyor. Bugün bize düşen de hadisi şerife uygun şekilde Kovid-19 virüsünün bulaşma ihtimali olan yerlerden uzak durmak, virüse maruz kalmışsak da iyileşene kadar diğer insanlarla teması kesmektir. Hazreti Ömer Şam’a gitmek üzere yola çıkacakken orada bir salgın hastalık başladığının haberini alıyor ve yolculuktan vazgeçiyor. Bunun üzerine sahabeden birisi Hazreti Ömer’e, Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun diye soruyor. Hazreti Ömer’in bu soruya cevabı çok manidardır, evet, ‘Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyoruz’. Bugün bize düşen görev de, gereken her türlü tedbiri alarak takdiri Allah’a bırakmaktır. İşte bu anlayışla ülkemizin de maruz kaldığı bu virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Bu süreçte en büyük görev fert fert milletimize düşüyor.  Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır. Kontrol altında tutamayacağımız her türlü temas bizi virüs taşıyıcısı hâline getirebilir. Kendimiz zarar görmesek de taşıdığımız virüsü Allah muhafaza sevdiklerimize bulaştırarak hastalanmalarına, hatta ölümlerine yol açabiliriz.

Sosyal mesafeyi ne kadar korur ve sosyal hareketliliği ne kadar azaltırsak virüsün yayılma hızını, dolayısıyla yol açtığı tehdidi o derece düşürürüz. Toplu ulaşım araçları ve kapalı mekânlar başta olmak üzere insanların çok yakın mesafede bulundukları ortak kullanıma açık her yer virüsün potansiyel yayılma alanlarıdır. Bakın birer koltuk ara verdik, bu hassasiyetimizin önemi, dikkat edeceğiz, başka çaremiz yok. Herhangi bir şekilde virüse maruz kalmış tek bir kişinin ikazları dinlemeyip gereksiz yere dışarıda dolaşması hâlinde gün içinde yüzlerce kişiye bunu bulaştırma imkânı vardır.

Hâlbuki vakit gönlümüzce gezme değil, tedbir, tefekkür, tevekkül, okuma, dinginlik vaktidir. Vakit, yapabileceğimiz her şeyi evimizden yapma, dış dünya ile fiziki irtibatımızı asgariye indirme vaktidir. Vakit, sevdiklerimiz başta olmak üzere toplumun tamamı için kendimizden fedakârlık etme vaktidir. Altını çizerek bir kez daha tekrarlıyorum, mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız tehdit ortadan kalkana kadar evinden çıkmamalı, kimseyle temas etmemelidir. İşlerine giden vatandaşlarımız mesai bitimiyle birlikte hemen evlerine dönmeli, kapıdan girer girmez de kimseyle temas etmeden ilk iş sabunla ellerini, yüzünü yıkamalıdır. İster kamu, ister özel olsun, ister iş yerlerinde de virüsün yayılma ihtimalini en aza indirecek tedbirlerin tamamı alınmalıdır.

Çocuklarımızdan dışarıya çıkmadan evde kitap okuyarak, derslerine çalışarak vakitlerini değerlendirmelerini istiyoruz.

En büyük risk grubunu oluşturan yaşlılarımızın sadece evden çıkmamakla yetinmeyerek bir süre ailenin dışarıyla irtibatı olan diğer fertleriyle de mesafeli şekilde hayatlarını sürdürmeleri daha doğru olacaktır.

Kimi Avrupa ülkelerinin dezavantajlı grupları, özellikle de yaşlıları adeta gözden çıkartan anlayışlarına asla katılmıyoruz. Tam tersine, bizim kültürümüzde yaşlılarımızı el üstünde tutmak, dünya ahiret sadedinin temel şartlarından biri olarak kabul edilir, bunun için yaşlılarımızı koruyacak ve kollayacağız.

Bilim Kurulumuzun önerisiyle önce İstanbul ve Ankara’da başlatılacak bir çalışmayla 65 yaş üzerindeki tüm yaşlılarımıza koruyucu maske ve kolonya dağıtacağız. Yalnız yaşayan 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasında devlet kadar yakınlarına ve komşularına da görev düşüyor. Bu insanlarımıza hep birlikte yardımcı olarak süreci suhuletle geçirmelerini temin etmeliyiz.

Değerli dostlar; kamu bankalarımız 76 yaş üzeri emeklilerimizin maaş ödemelerini isterlerse evlerinde yapacaklardır.

Huzurevlerindeki doktor sayısını da artırarak yaşlılarımızın sağlığını daha yakından takip edeceğiz.

“TÜM SAĞLIK PERSONELİMİZE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Bir diğer önemli konu, sağlık sistemimizi güçlü bir şekilde ayakta tutmaktır, bunun için sağlık kuruluşlarımızın üzerine binecek yükü hafifletmemiz gerekiyor. Vatandaşlarımızdan hayati olmayan sağlık sorunlarına mümkün olduğu kadar aile hekimleri vasıtasıyla çözüm aramalarını özellikle rica ediyorum. Unutmayınız, salgın hastalıklar durumlarında hastaneler aynı zamanda virüs buluşma ihtimali en yüksek yerler hâline gelmektedir.

Yüksek ateş, kuvvetli öksürük ve nefes darlığı gibi hastalık belirtileri ortaya çıkan vatandaşlarımız ise paniğe kapılmadan öncelikle Sağlık Bakanlığımızın Alo 184 hattını aramalıdır. Buradan yapılacak yönlendirmeye göre hareket edilmesi hâlinde sağlık kurumlarımızdan en yüksek verimle istifade edebiliriz.

Bu vesileyle, takdire şayan bir fedakârlıkla ve sabırla görev yapan tüm sağlık personelimize şükranlarımı şahsım ve milletim adına sunuyorum.

Kovid-19 hastalığına karşı aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarını da tüm hızıyla devam ettiriyoruz. Araştırma-geliştirme çalışmalarını yürüten Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konudaki tüm önemli araştırmacıları ve kurumları bir araya getirdi. Tanı kiti konusunda çok iyi bir üretim potansiyelimiz var.

Önceki gün Almanya, Fransa, İngiltere liderleriyle, dün de İtalya Başbakanıyla yaptığım telefon görüşmesinde ülkemizin bu salgın hastalık konusunda muhataplarına yapabileceği katkıları ele aldık. Salgın ilk başladığında Çin’e de tıbbi malzeme desteği vermiştik. Aynı şekilde Türkiye olarak biz de bu ülkelerin tecrübelerinden istifade edeceğiz.

Ülkemizin bayrak taşıyıcı kurumu olan Türk Hava Yolları hem dünyanın çeşitli yerlerindeki vatandaşlarımızın ailelerine kavuşturulması, hem de kargo taşımacılığını kesintisiz sürdürerek temel ihtiyaçların karşılanması konusunda çok büyük gayret gösterdi. Krizden en çok etkilenen kuruluşların başında gelen Türk Hava Yollarımıza da gereken desteği vereceğiz.

Aziz milletim, değerli basın mensupları; görüldüğü gibi virüs salgınının ilk ortaya çıktığı günlerden itibaren Türkiye olarak hızlı kararlar alarak ve süratle uygulamaya geçirerek ülkemizin bu krizden en az şekilde etkilenmesi için elimizden geleni yaptık, yapmaya devam ediyoruz.

Nitekim çevremizdeki ülkelerde çok yoğun görülmesine, ciddi kayıplara yol açmasına rağmen virüsün ülkemize sirayeti hem oldukça geç, hem de oldukça sınırlı olmuştur. Aldığımız tedbirlerin etkisiyle ortaya çıkan bu olumlu görüntüyü sürdürmekte kararlıyız. Bunun için tehlikenin kapımızı çalmasını beklemeden sürekli yeni ve etkili tedbirler alıyor, uygulamaya geçiriyoruz.

“YAŞADIĞIMIZ SÜRECİN EKONOMİMİZE OLUMSUZ ETKİSİNİ AZALTMAK AMACIYLA ÖNEMLİ KARARLAR ALDIK”

Bu çerçevede, biraz önce de bakanlarımızın, iş dünyasından temsilcilerimizin, resmî, sivil ilgili tüm kurumlarımızın temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısını gerçekleştirdik. Özellikle yaşadığımız sürecin ekonomimize, piyasaya, üretime, istihdama olumsuz etkisini azaltmak amacıyla çok önemli kararlar aldık.

Esasen hastalığın çıktığı ilk günden itibaren arkadaşlarımız sürecin diğer boyutlarının yanı sıra, ekonomik etkilerini yakından takip ediyorlar. Ülkelerin aldığı önlemleri, yaşanan ekonomik türbülansa karşı geliştirdikleri yöntemleri tek tek analiz ediyorlar. Özellikle de ekonomi yönetimimiz ve ilgili bakanlarımız, kurumlarımız tüm iş dünyasının taleplerini ve öngörülerini toplayarak hazırlıklarını yaptı. Karşımızdaki fotoğrafa göre bir yol haritası belirledik. Son yıllarda ekonomimize hedef alan saldırılara karşı verdiğimiz mücadele sayesinde küresel türbülanslara, özellikle söylüyorum, güçlü bir bağışıklık sistemini geliştirerek biz oraya hedefimizi koyduk ve yolumuza böyle devam ettik. Şimdi bu 2 aylık direnme sürecini de en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyorum.

Daha önce örneği görülmemiş bir süreç yaşıyor ve bundan dolayı da hasarın boyutları kestirilemiyordu. Bunun için bizim tüm senaryolara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ancak bu dönemde de gelişmekte olan ülkeler arasında pozitif ayrışan bir ülke konumunda bulunduğumuz bir gerçektir.

Hindistan borsasının yüzde 18, Japonya’nın yüzde 20, Amerika’nın yüzde 21, İngiltere’nin yüzde 22, Almanya’nın 26, İtalya’nın yüzde 32 değer kaybettiği 28-16 Mart tarihleri arasında bizi kaybımız yüzde 17’de kaldı. Aynı tarihlerde Türk Lirası olarak da gelişmekte olan ülkelerin hepsinden daha iyi bir direnç gösterdik. Şimdi ekonomimiz için koruma kalkanı olacak bir paketi devreye alıyoruz.

Dün Merkez Bankamız piyasalar açısından oldukça önemli bazı adımları atarak likidite sıkıntı yaşanmayacağının garantisini ortaya koydu. Bu kapsamda Merkez Bankamız ihracatçımız için de çok önemli uygulamalar başlattı.

Nisan, Mayıs ve Haziran ayı vadeli açık reeskont kredi anapara ve faiz ödemeleri Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ertelenerek azami vade 1 yıl uzatıldı.  Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vadesi dolan reeskont kredilerinin taahhüt kapama süresi de yine 1 yıl uzatıldı. Böylece ihracatımız bu süreçteki belirsizliği rahat bir şekilde atlatabilecek.

“EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZ, ÜRETİM VE İSTİHDAMIN SEKTEYE UĞRAMAMASIDIR”

En büyük önceliğimiz, üretim ve istihdamın sekteye uğramamasıdır. İnşallah bu süreçten kamu-özel sektör dayanışması ise daha da güçlenerek çıkacağız.

Birazdan açıklayacağımız paketteki imkânlardan istifade edecek firmalar için ön şartımız, istihdam kaybına yol açmamalarıdır. Herhâlde burada anlaşıyoruz değil mi?

Finansal kurum ve kuruluşlarında kredi limiti olan firmaların likidite ve nakit ihtiyacına yönelik taleplerinin hızlıca karşılanması, ayrıca kredi limitlerinin kullandırılmasında kısıtlamaya gidilmemesi de önemlidir. Finans kuruluşlarından bu ortamda istihdamın mahfazası ve ekonomik büyümenin sürdürülmesi için kredi şartlarının esnetilmesine yönelik adımlar bekliyoruz.

Tüm finans kuruluşlarının kredi geri çağırma, mevcut kredi limitini kullandırmama, fiyat artırma, teminat şartlarını zorlaştırma uygulamalarından özenle kaçınmasını istiyoruz.

Bunun yanında, kurumsal firmaların, KOBİ’lerin, bireysel kesimin geçici iş ve ciro kaybı veya benzeri nedenlerle gelir kaybı yaşayanların kredi borçlarıyla ilgili taksit, öteleme, yapılandırma, düzenleme taleplerine süratle ve olumlu cevap verilmelidir.

“100 MİLYAR LİRALIK BİR KAYNAK SETİNİ DEVREYE ALIYORUZ”

Ekonomik istikrar kalkanı adını verdiğimiz bir paketle Kovid-19 salgının etiklerini azaltmak için toplamda 100 milyar liralık bir kaynak setini böylece devreye alıyoruz.

Bu çerçevede devreye sokacağımız tedbirler şunlardır:

1- Perakende, AVM, demir-çelik, otomotiv, lojistik, ulaşım, sinema, tiyatro, konaklama, yiyecek-içecek, tekstil-konfeksiyon ve etkinlik-organizasyon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay erteliyoruz.

2- Konaklama Vergisini Kasım ayına kadar uygulamayacağız.

3- Otel kiralamalarına ilişkin irtifak hakkı bedelleri ve hasılat payı ödemelerini Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 6 ay süreyle erteledik.

4- İç havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV oranını yüzde 18’den yüzde 1’e indiriyoruz.

5- Kovid-19 salgınıyla ilgili tedbirlerden etkilendiği için nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan kredi anapara ve faiz ödemelerini asgari 3 ay öteleyecek ve gerektiğinde bunlara ilave finansman desteği sağlayacağız.

6- İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarının korunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği vereceğiz.

7- Bu dönemde işlerinin olumsuz etkilendiğini beyan ederek talepte bulunan esnaf ve sanatkârların Halkbank’a olan kredi borçlarının Nisan, Mayıs ve Haziran anapara ve faiz ödemelerini 3 ay süreyle ve faizsiz olarak erteleyeceğiz.

8- Kredi Garanti Fonu limitini 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkartacak, kredilerde önceliği gelişmelerden olumsuz etkilendiği için likidite ihtiyacı oluşan ve teminat açığı bulunan firmalar ile KOBİ’lere vereceğiz.

9- Vatandaşlarımız için uygun ve avantajlı şartlarda sosyal amaçlı kredi paketleri devreye alınmasını teşvik edeceğiz.

10- 500 bin liranın altındaki konutlarda kredilendirilebilir miktarını yüzde 80’den yüzde 90’a çıkartacak, asgari peşinatı yüzde 10’a düşüreceğiz.

11- Koronavirüs etkisiyle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesini sağlayacağız.

12- Asgari ücret desteğini devam ettireceğiz.

13- Mevzuatımızdaki esnek ve uzaktan çalışma modellerinin daha etkin hâle getirilmesini temin edeceğiz.

14- Kısa çalışma ödeneğini devreye alacak, bundan faydalanmak için gereken süreçleri kolaylaştırılacak veya hızlandırılacağız. Böylece faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği verirken, işverenlerin de maliyetini azaltmış olacağız.

15- En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükseltiyoruz.

16- Emeklilerin bayram ikramiyesini Nisan ayı başında ödüyoruz.

17- Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın belirlediği kriterlere göre ihtiyaç sahibi ailelere yapılacak nakdi yardımlar için ilave 2 milyar liralık bir kaynak ayırıyoruz.

18- İstihdamdaki sürekliliği temin etmek amacıyla 2 aylık telafi çalışma süresini 4 aya çıkartıyoruz.

19- Tek başına yaşayan 80 yaş üstü yaşlılarımız için sosyal hizmet ve evde sağlık hizmetlerinden oluşan periyodik takip programını devreye alıyoruz.

Alınan kararların milletimize ve ekonomimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. Basın toplantımıza iştirakiniz ve dikkatiniz için sizlere teşekkür ediyorum.

Hiçbir virüsün Türkiye’den, Türk milletinin birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden aldığımız ve alacağımız tedbirlerden daha büyük olamayacağını tekrar ederek hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.”

DÜNYA

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | planlayarak kumpas kurmak | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Merhametsizlikde sınır tanımazlar

FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar

FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir

FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır

MARKA &PATENT ÇETESİ

Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor?
FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar
FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar

Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?

Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar
Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar.
İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar
Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar
40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler.
Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler
Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar.
Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar.
Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir?
Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler
Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular.
Karşı çıkanı da ölüme yolladılar…
Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar
Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.

Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |

FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor?


GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.

Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”

“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.

Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.

“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.

Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.

Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.

“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”

Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.

Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZDE MESAFE ALDIKÇA ŞEHİRLERİMİZ KALKINIYOR”

Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”

“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.

Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.

“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”

“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”

Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.

GENÇ GAZETECİLER ŞANLIURFA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz​​​​​​​. Rabb’imize hamdolsun” dedi.

“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”

TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.

TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.

“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”

Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.

Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.

Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.

Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”

“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”

TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

GENÇ GAZETECİLER ŞANLIURFA

OKUMAYA DEVAM ET

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GÜÇLÜ TÜRKİYE

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Mart 2020
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA15 saat önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | planlayarak kumpas kurmak | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA2 gün önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

DÜNYA2 gün önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

DÜNYA4 gün önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

DÜNYA6 gün önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

ADALET1 hafta önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

DÜNYA2 hafta önce

“Amerika ile stratejik iş birliğimiz her alanda gelişiyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez İşbirliği Konseyi ülke liderleri ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

“Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz”

DÜNYA2 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | “Her türlü film çevirmek” | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

DÜNYA3 hafta önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

DÜNYA3 hafta önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize’de

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şampiyon millî voleybolcuları kabul etti

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” programına katıldı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov ile bir araya geldi

DÜNYA1 ay önce

“Şanghay İşbirliği Teşkilatı, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biridir”

DÜNYA1 ay önce

Emine Erdoğan, Kırgızistan’da lider eşleriyle bir araya geldi

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile bir araya geldi

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Göçebe Oyunları açılış törenine katıldı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da

DÜNYA1 ay önce

“Biz tarihiyle, zaferleriyle, mücadelesiyle büyük bir milletiz”

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle tebrikleri kabul etti

DÜNYA1 ay önce

30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

DÜNYA1 ay önce

“Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

DÜNYA1 ay önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

DÜNYA1 ay önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

DÜNYA2 ay önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

DÜNYA2 ay önce

“Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır”

DÜNYA2 ay önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA7 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA7 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA7 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

GÜNCEL6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA4 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

ENERJİ5 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki Varsın Sibel Kılıçarslan Metin

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Nurullah DOĞAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Süleyman YAĞCIOĞLU

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Şule DAYANGAÇ

ENERJİ6 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA5 yıl önce

Ahmet Erdem Kimdir?

DÜNYA7 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

GÜNCEL6 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK7 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA5 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Mehmet TAŞ

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge