Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burhan Felek Atletizm Pistinin Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Biz, spor herkes içindir ilkesine gönülden inanıyoruz. Bu anlayışla sportif imkânları herkes için ulaşılabilir hâle getirmenin gayreti içindeyiz. Ülkemizin tüm şehirlerini, ilçelerini, mahallerini tesislerle donatarak sporu insanlarımızın ayağına götürüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar’da Burhan Felek Atletizm Stadı ve Çalışma Salonları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasının başında bir süredir yenileme çalışmaları devam eden ve Türk sporunun sembol tesislerinden olan Burhan Felek’in atletizm stadı ve çalışma salonlarının hizmete açıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, spor dünyasına hizmetlerde bulunan tesise adı verilen merhum Burhan Felek’i rahmetle andı.
“TESİS HER BAKIMDAN GÜNÜN İHTİYAÇLARINA GÖRE İNŞA EDİLEREK SPORCULARIN HİZMETİNE SUNULDU”
Tesisin kente ve Türk sporuna hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un en köklü spor tesislerinden Burhan Felek’in hizmete girdiği günden bu yana 500’e yakın ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptığını, burada nice sporcuların yetiştiğini anlattı.
Futbol oynadığı dönemlerde bu tesiste maçlara çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin her bakımdan günün ihtiyaçlarına göre inşa edilerek sporcuların hizmetine sunulmasından memnuniyet duyduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan yatırımlarla 2002’de ülke çapında 12 olan atletizm pistinin bugün itibarıyla 56’ya çıktığını vurgulayarak Burhan Felek Atletizm Stadı’nın ve çalışma salonlarının yeni hâliyle uluslararası müsabakalar için gereken her türlü yeni imkâna da kavuştuğunu anlattı.
Tesiste Uluslararası Atletizm Federasyonu standartlarında doğal çim saha ve sekiz kulvarlı atletizm pisti bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin 60 metre uzunluğunda beş kulvarlı ısınma pistine, bin 800 metrekare kapalı alana sahip atletizm salonuna ve 2 bin 425 seyirci kapasiteli kapalı tribüne sahip olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca tesis bünyesinde halter ve kondisyon salonları, engelli atletizm sporcuları salonu, rehabilitasyon merkezi, karate, tekvando, judo, temel jimnastik, pilates ve masa tenisi salonları bulunduğunu aktardı.
“MİLLETİMİZ BU TESİSLERDEN AZAMİ DÜZEYDE İSTİFADE ETSİN İSTİYORUZ”
Sporcuların dinlenebileceği kitap ve kahve mekânıyla geleneksel çocuk oyunları ve zekâ oyun alanlarının da tesiste yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buradan tüm gençlerimize ve sporcularımıza şu müjdeyi de vermek istiyorum, Burhan Felek Tesisleri haftanın yedi günü ve günün 24 saati hizmet verecektir. Gençler günün her saatinde burada spor yapabilecek, kitap okuyabilecek, zamanını geçirebilecektir. Bu uygulamayı ülkemizdeki diğer spor tesislerimizde de başlatıyoruz. Böylece gündüz çalışan vatandaşlarımız ve okula giden öğrencilerimiz uygun oldukları saatlerde buradaki spor salonlarını, yüzme havuzlarını ve diğer imkânları kullanabileceklerdir. Biz bu tesisleri günün büyük bölümünde boş dursunlar, çürüyüp gitsinler diye yapmıyoruz. Milletimiz bu tesislerden azami düzeyde istifade etsin istiyoruz. Spor tesislerimizin en verimli şekilde kullanımını sağlamak için gereken her adımı atıyoruz, atmaya da devam edeceğiz. Her alanda olduğu gibi sporda da hamdolsun son 17 yılda dünyada eşi benzeri olmayan bir tesisleşme devrimi gerçekleştirdik. Ülkemizin istinasız her şehrini stadyumlarla, yüzme havuzlarıyla, spor salonlarıyla, kortlarla, kayak merkezleriyle, mahalle tipi spor alanlarıyla donattık. Bugüne kadar spor tesislerimiz için yaptığımız toplam yatırım rakamı 9,5 katrilyon liradır eski rakamla.”
“SPORUN DÜNYADA BÜYÜK EKONOMİK PAZARA DÖNÜŞTÜĞÜNÜN FARKINDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de dört mevsimi de doya doya yaşandığını dile getirerek bu durumun farklı spor branşlarında kolayca faaliyet yapabilme imkânını tanıdığını söyledi.
Tesis yatırımlarıyla ülkeyi spor turizminde de dünyanın göz bebeği hâline getirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, huzur ve güven ortamının sağladığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin tabiat ve kış sporlarının cazibe merkezine dönüştüğünü, Hakkâri’nin dağlarında artık kadın ve erkeğiyle tüm vatandaşların ve sporcuların kayak yapabildiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sporun dünyada gittikçe büyüyen dev bir endüstriye, büyük ekonomik pazara dönüştüğünün farkında olduklarını, adımların da buna göre atıldığını ifade etti.
Tesislerin kalitesinin spor turizminin artmasını ve ciddi bir ekonomik kaynak hâline dönüşmesini sağladığını, tesisleşme hamlesiyle Türkiye’nin her türlü uluslararası spor organizasyonunda öne çıkan ve takdirle takip edilen bir ülke hâline geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımlar ve inşa edilen tesisler sayesinde lisanslı ve faal sporcu sayısında da âdeta bir patlama yaşandığına dikkati çekti.
“OLİMPİYATLARDA ÜLKEMİZİ TEMSİL EDECEK TÜM SPORCULARIMIZA GÜVENİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 9,5 milyon lisanslı sporcu, 4,6 milyon faal sporcu, 272 bine yakın antrenör bulunduğunu belirterek sadece okulların düzenlediği spor faaliyetlerine katılan gençlerin sayısının da yaklaşık 2,5 milyona ulaştığını dile getirdi.
Bu yıl uluslararası müsabakalarda kazanılan madalya sayısındaki büyük artışın yüzleri ağarttığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu başarıların tesadüfi olmadığını, çok büyük bir emeğin neticesi ve daha güzel günlerin habercisi olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl olimpiyatlarda sporcuların atacağı adımlarda büyük bir beklentileri olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Olimpiyatlarda ülkemizi temsil edecek tüm sporcularımıza inanıyor ve güveniyoruz. Gerek bireysel gerek kolektif sporlarda inanıyorum ki başarıları yakalayacağız. Bununla yetinmiyor kendilerine her türlü imkânı da sağlıyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımız sporcu yetiştirmede yaşadığımız sıkıntıları ortadan kaldıracak devrim niteliğinde bir adım attı. Artık yetenekli gençlerimiz okul mu, spor mu ikileminde kalmayacak. Uluslararası organizasyonlara ülkemizi temsil etmiş sporcular anlaşma sağlanan 28 vakıf üniversitesinde yüzde yüz bursla eğitim ve öğretim görme hakkına kavuşuyor. Böylece gençlerimizin müsabakalara hazırlanmak için ayırdıkları vakit sebebiyle diğer arkadaşlarına göre dezavantajlı konuma düşmelerinin önüne geçiliyor.”
“AVRUPA’NIN EN GENÇ, EN DİNAMİK NÜFUSUNA SAHİBİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk sporuna yeni yıldızlar kazandırmak için uygulamaya geçirdikleri bir başka çalışmanın da Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Projesi olduğunu belirtti. Bu projeyle potansiyeli olan çocukları daha körpe bir fidanken keşfedip spora kazandırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilkokul üçüncü sınıftaki öğrencilere uygulanan sportif taramalar sonucunda çocukların uygun oldukları branşlara yönlendirildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz, spor herkes içindir ilkesine gönülden inanıyoruz. Bu anlayışla sportif imkânları herkes için ulaşılabilir hâle getirmenin gayreti içindeyiz. Ülkemizin tüm şehirlerini, ilçelerini, mahallerini tesislerle donatarak sporu insanlarımızın ayağına götürüyoruz. Buradan tüm vatandaşlarımızı spor yapmaya davet ediyorum. Avrupa’nın en genç, en dinamik nüfusuna sahibiz. Avrupa’nın en genç ve modern spor tesisleri de bizde. Bunların üzerine yenilerini ekliyor, proje üstüne proje geliştiriyoruz. Şimdi yeni bir kampanya daha başlatıyoruz. Ülkemizin dört bir köşesinde uygun olan her yere, tam 10 bin pota yerleştiriyoruz. Böylece vatandaşlarımız diledikleri her zaman basketbol oynama imkânına kavuşacak.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle basketbol severlere bir de müjde vermek istiyorum. Üst üste 3 defa EuroLeague’in en değerli oyuncusu seçilen basketbol sporunun önemli isimlerinden Shane Larkin, artık ay yıldızlı formayla mücadele edecek. Vatandaşlığımıza aldık, imzasını üç gün önce attım. Böylece millî takımımızdaki bu tür güçlenme, meydana gelen sinerji inanıyorum ki kendi bünyemizde de çok daha farklı bir adımın atılmasına vesile olacaktır. Artık 12 Dev Adamımız inşallah sahaya çok daha güçlü bir şekilde çıkacaktır, Shane Larkin’in katılımıyla. Ülkemiz vatandaşlığı hayırlı olsun diyor, kendisine başarılar diliyorum” diye ekledi.
“GENÇLERİMİZE POTANSİYELLERİNİ EN ÜST SEVİYEDE KULLANABİLMELERİ İÇİN HER ALANDA DESTEK OLUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir başka önemli karar daha alarak yüzme havuzlarını günün 24 saati açık hâle getirdiklerini aktararak, “Yüzme Bilmeyen Kalmasın” projesi kapsamında yıl sonuna kadar 1 milyon kişiye yüzmeyi öğretileceğini, bunun Gençlik ve Spor Bakanlığının en önemli adımı ve kararı olduğunu ifade etti.
Mahalle tipi sahalar ile bütün imkânları çocukların ayağına götürdüklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şu ana kadar ülke genelinde 2 bin 425 mahalle ve okul sahası inşa ettik. Bunlara ilave olarak, bin 18 mahalle tipi sahamızın yapımı da sürüyor. İstanbul’umuzun da her ilçesini yüzme havuzları, kortlar, atletizm pistleri, basketbol, futbol ve voleybol sahalarıyla donatmaya devam edeceğiz. Tabii bu vesileyle Voleybol Millî Takımımızı kutluyorum, tebrik ediyorum. Zira Dünya Şampiyonası’na katılma vizesini de aldılar. Bu sahalarda ter döken evlatlarımızın arasından geleceğin şampiyonları çıkacak. Diğer yandan Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezlerimizi geliştiriyoruz. Hâlâ 22 ilimizde faaliyetlerine devam eden Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezleri’nde 696’sı gündüzlü, 439’u yatılı olmak üzere, toplam bin 135 sporcumuz bulunuyor. Buralarda yetişen sporcularımız dünyanın dört bir yanında ülkemizi temsil ediyor. Biz daima gençlere güvendik ve bugün de güveniyoruz. Bunu da lafta bırakmadık. Yaptığımız icraatlarla açıkça gösterdik. Gençlerimizin potansiyelini en üst seviyede kullanabilmesi için her alanda kendilerine destek oluyoruz. Gençlik merkezlerimizi bu amaçla kurduk ve yaygınlaştırıyoruz. Hâlâ 81 ilimizde 327 gençlik merkezimiz faaliyet gösteriyor. Buralarda gençlerimizle birlikte geleceğimiz için haller kuruyor, birlikte düşünüyor, çalışıyor ve birlikte üretiyoruz. Mutlu ve güçlü bireyler olmalarına katkı sağlamak amacıyla sosyal, kültürel, sportif ve gönüllü faaliyetler gerçekleştiriyoruz.”
“60 GENÇ OFİSİMİZ HİZMETE AÇILDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılık ilkesine verdikleri önemin gereği olarak bu merkezlerde gençleri karar alma süreçlerine dâhil ettiklerini vurgulayarak eğitim-öğretimden istihdama, girişimcilikten yabancı dile, kodlamadan müziğe ve sanata kadar her alanda gençlerin beklentilerine cevap verecek faaliyetler yürüttüklerini dile getirdi.
Bu merkezlerin ülkenin her köşesinde ulaşılabilir olmasını sağlamak amacıyla geçilen yıldan itibaren okullarda, üniversitelerde ve yurtlarda Genç Ofis kurmaya başladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gençlik merkezi faaliyetlerine katılmak isteyen ama ulaşım sıkıntısı çeken öğrencilerimiz kendi okullarındaki Genç Ofisler aracılığıyla istedikleri faaliyetlerden istifade edebiliyorlar. Şu ana kadar 60 Genç Ofisimiz hizmete açıldı. İnşallah yakında bunları tüm üniversitelerimize yaygınlaştıracağız. Gençlerimize bir başka önemli hizmetimiz de gençlik kamplarıdır. Her yıl on binlerce gencimizi ulaşım, konaklama ve yemek ihtiyaçlarını karşılayarak kamp tesislerimizde ağırlıyoruz. Kamplarımızı, deniz, doğa, girişimcilik, bilim, edebiyat, iletişim, ekolojik tarım ve hayvancılık gibi özel temalarla düzenliyoruz. Hâlâ faaliyette olan 39 kamp tesisimizde geçtiğimiz yıl ağırladığımız gençlerimizin sayısı, 124 bini geçti. Bu kapasitenin artırılması için çalışmalarımız devam ediyor.”
“BİZİM MEDENİYETİMİZ BİR GÖNÜL MEDENİYETİDİR”
“Gençler, bizim medeniyetimiz bir gönül medeniyetidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençleri medeniyetin bu yönüyle buluşturacak çalışmaları ihmal etmediklerini belirterek, “Milletimizin değerler dünyasını yansıtan faaliyetlerle gençlerimiz hem gönüller kazanıyor hem de büyük bir hayat tecrübesi ediniyorlar. Mesela, geçtiğimiz hafta Elazığ’da yaşanan deprem sonrası bölgeye giden gönüllü gençlerimiz orada binlerce vatandaşımızın hayatına dokundu. Bu hayırlı faaliyete katılarak örnek bir davranışı ortaya koyan gençlerimizin her birini canı gönülden tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.
Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumlara el uzatan ve gönül köprüleri kuran gençlerle iftihar ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu güzel örnekler daha da çoğalacak. Önümüzdeki yıl en az bir milyon gencimizi gönüllülük faaliyetlerinde görmeyi hedefliyoruz. Buradan Türkiye’nin bütün gençlerini, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın öncülüğünde yürütülecek çalışmalarda gönüllü olmaya davet ediyorum. Bizim sadece kariyerine odaklı değil, asıl olarak sorumluluk sahibi, öz güveni yüksek ve arkadaşlarıyla omuz omuza vermeyi bilen bir nesle ihtiyacımız var. Türkiye’nin geleceğini işte bu bilinçle hayata bakan gençlerimiz inşa edecektir” ifadesini kullandı.
“ÜLKEMİZDE ÜNİVERSİTE EĞİTİMİNİ HER BİR GENCİMİZ İÇİN ERİŞİLEBİLİR KILDIK”
Gençlerin sorumluluk sahibi olması için yapılacak en doğru çalışmanın onların hayallerini yine onların elleriyle gerçeğe dönüştürmek olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla her yıl, ‘fikir sizden, destek bizden’ sloganıyla proje destek çağrısına çıkıyor, on binlerce gencimizin hayalini gerçekleştirmesine katkı sağlıyoruz. Geçtiğimiz yıl gençlerimizin birbirinden kıymetli bin 1 projesine 17,5 milyon lira maddi destek verdik. Gençlerin hayallerine omuz vermeye, yollarını açmaya, fikirlerini hayata geçirme yolunda onlara destek sağlamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
İnsan hayatında en büyük farkın eğitimle oluştuğunu bildikleri için 17 yılda en büyük yatırımı bu alana yaptıklarına vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizde üniversite eğitimini her bir gencimiz için erişilebilir, ulaşılabilir kılan yine biz olduk. Üniversite sayısını 76’dan 207’e, üniversite öğrencisi sayısını 1,6 milyondan 8 milyona yükselttik. Hayallerini gerçekleştirmek için üniversiteye giden gençlerimizin barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla âdeta bir yurt inşa etme seferberliğini başlattık. Yükseköğrenim yurtlarının sayısını parasal olarak söylüyorum, 11,3 katrilyon liralık bir yatırımla 190’dan 775’e, yatak kapasitesini ise standartları fevkalade yükseltilmiş olarak 182 binden 678 bine taşıdık. Yurtlarda kalan gençlerimiz sadece öğrenim hayatlarını sürdürmekle kalmıyor, aynı zamanda bu memleket için katma değer üretiyor. Mesela, 11 Kasım Millî Ağaçlandırma Gününde yurtlarda kalan öğrencilerimiz 2 milyon fidanı toprakla buluşturdu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteye giden her öğrenciye kredi veya burs vererek eğitim-öğretim hayatını kolayca sürdürmelerini sağladıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece 2019 yılında yaklaşık 2,5 milyar liralık kredi veya burs ödemesi gerçekleştirdik. İlave olarak yurtlarımızda kalan gençlerimize 2019 yılı içerisinde 1,5 katrilyonluk liraya yakın beslenme yardımında bulunduk. Yetişmelerine bir nebze dahi olsa katkı sağladığımız her vatan evladı bu topraklara ektiğimiz tohum, diktiğimiz fidanlar olacaktır. Rabbim yarınların büyük Türkiye’si için emek sarf eden herkesin yolunu açık, işini kolay eylesin” diyerek konuşmasını tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.