Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya’da “Kalkınmanın Önceliği ve Sınamalar” temalı yuvarlak masa toplantısında yaptığı konuşmada, “Ticaret savaşlarının konuşulduğu bir dönemde, millî paralarla ticaret meselesi aciliyet kazanmıştır. İslami finans meselesini de öncelikle gündemimize almamız gerekiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malezya’da düzenlenen Kuala Lumpur Zirvesi’nde “Kalkınmanın Önceliği ve Sınamalar” temalı yuvarlak masa toplantısında katılımcı ülke liderlerine ve heyetlerine hitap etti.
Zirve’de İslam dünyasının yüzleştiği sıkıntıların ve Müslümanlarla ilgili sorunların dile getirildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel olarak fikirlerin büyük oranda örtüştüğünü söyledi.
Sorunları konuşmanın önemli olduğunu ancak asıl meselenin bunlara çözüm bulmak olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birlikte ne yapabiliriz?” sorusuna odaklanmak gerektiğine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süredir ikili ticareti döviz baskısından kurtarmak gerektiğini ifade ettiğini hatırlatarak yabancı paralarla ticaret yerine millî paralarla ticaretin önemine dikkat çekti.
“Kendi ödeme sistemlerimizin olmayışı, finans piyasalarımızı şoklara ve manipülasyonlara karşı kırılgan hâle getiriyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu engellemek amacıyla Rusya, Çin, Brezilya gibi ülkelerle alternatif ödeme sistemleri geliştirmeye çalıştıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret savaşlarının konuşulduğu bir dönemde, millî paralarla ticaret meselesi aciliyet kazanmıştır. Şimdiye kadar oldukça başarılı sonuçlar aldığımız bu konuda sizlerle beraber çalışmaya hazırız. İslami finans meselesini de öncelikle gündemimize almamız gerekiyor” dedi.
“TEKNOLOJİ VE İNOVASYON ÜZERİNDE HASSASİYETLE DURULMASI GEREKEN ÖNEMLİ ALANLARDANDIR”
Malezya’nın faiz yerine üretimi, ticareti merkeze alan alternatif finans kaynaklarında dünyada öncü bir konumu bulunduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de bu alanda son yıllarda gerçekten önemli mesafeler aldığını, kamu ve özel bankalar aracılığıyla Sukuk gibi faizsiz modelleri yaygınlaştırdığını, özel sektörün yanı sıra kamu bankalarının da katılım bankacılığına girmesini teşvik ettiklerini anlattı.
Türkiye’nin, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın tarihinde ilk defa Üst Düzey Kamu ve Özel Sektör Yatırım Konferansı’na ev sahipliği yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Faizsiz finans alanında ülkelerimiz arasında çok ciddi bir potansiyel olduğuna inanıyorum. Bunları somutlaştırmak adına, finans uzmanlarımızdan müteşekkil bir çalışma grubu kurabiliriz. Böylece kapsamlı, detaylı bir yol haritasının ortaya çıkmasını sağlayabiliriz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji ve inovasyon meselesinin üzerinde hassasiyetle durulması gereken önemli alanlar olduğuna vurgu yaparak şöyle devam etti: “Teknolojiye yapılan her yatırımın; güçlü, katma değeri yüksek ve rekabetçi bir büyüme olarak bizlere geri döndüğü aşikârdır. Nitekim kalkınma hamlesine benzer dönemlerde başladığımız kimi ülkeler, teknolojide kısa sürede ciddi mesafe almışlardır. Biz de bunu savunma sanayii alanında çok yakından tecrübe ettik. 2003 senesinde yüzde 80’i bulan dışa bağımlılığımızı yüzde 30’lara kadar şu anda çekmiş bulunuyoruz. Silahlı İnsansız Hava araçlarında dünyanın en ileri teknolojiye sahip dört devletinden biriyiz. Savaş gemisi, helikopter, tank, zırhlı araç, füze teknolojisinde de kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyor, hatta bunları dost ülkelere ihraç ediyoruz. Üretim kabiliyetlerimizi ne kadar çeşitlendirirsek sürdürülebilir kalkınma hedeflerine o derece yaklaşırız. Hiç şüphesiz bu sürecin lokomotifi, Ar-Ge, beşeri sermaye ve inovasyona yapılan harcamalardır. Kurulması planlanan Mükemmeliyet Merkezi; güvenlik, gıda, sağlık, ulaşım, enerji, bilgi ve iletişim teknolojilerinde bizlere çok büyük katkılar sağlayacaktır. Merkez vasıtasıyla tecrübe ve teknoloji paylaşımına gidebilir, araştırmacılarımızın ülkelerimiz arasında serbestçe dolaşmasını temin edebiliriz.”
“ÜNİVERSİTELERİMİZ ARASINDA İŞ BİRLİKLERİ YAYGINLAŞTIRABİLİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslüman ülkelerinin son derece genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğunun altını çizerek ancak bu beşeri sermayeyi harekete geçirecek olan eğitim konusunda ciddi sıkıntıları yaşandığını kaydetti.
Müslüman ülkelerin gerek okuma yazma gerekse kız çocuklarının okullaşma oranında hâlen dünya ortalamasının altında bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya genelinde okuryazarlık oranı ortalama yüzde 82,5 iken İslam ülkelerinde bu oran yüzde 70 düzeyindedir. 2006-2016 döneminde ilkokul çağındaki erkek çocukların yüzde 17,2’si, kız çocukların yüzde 19’u okula gidememiştir. Müslüman ülkeler millî gelirlerinin ortalama yüzde 3,7’sini eğitime ayırırken, bu oran dünya genelinde yüzde 4,8 oranında seyrediyor” bilgisini paylaştı.
Bu rakamların kendilerine eğitimin en öncelikli mesele olması gerektiğini işaret ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9-10 Aralık tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Birinci Sosyal Gelişim Bakanları Konferansı’nın bu anlamda faydalı geçtiğini, Teşkilatın tarihinde ilk defa kadın, çocuk, çalışma, aile, eğitim gibi sosyal konuların masaya yatırıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan kararların uygulamaya geçmesiyle bu başlıklarda gözle görülür iyileşmeler sağlanacağına olan inancını dile getirerek “Ayrıca üniversitelerimiz arasında iş birliklerini yaygınlaştırabilir, öğrenci ve akademisyen değişim programlarının sayısını artırabiliriz. Düşünce kuruluşlarımızın birbiriyle temaslarını artırmalarını teşvik edebiliriz. Özellikle kız çocuklarımızın eğitimi hususunda ortak çalışmalar yürütebiliriz. Ülkemiz bu alanda da son 17 yılda pek çok önemli başarıya imza atmıştır. 2002’de kız çocuklarında okullaşma oranı yüzde 91’ken, çabalarımız neticesinde bu rakam 2018’de yüzde 99,80’e çıktı” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu alanda da gereken çabayı göstermeye hazır olduğunu vurguladı.
Toplantının hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ev sahibi Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed’e teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından katılımcılardan gelen soruları da cevapladı.
Libya’daki duruma ilişkin bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’da uluslararası meşruiyeti bulunmayan darbeci General Hafter’e emperyalist güçler tarafından destek verildiğini ancak meşru olduğu hâlde Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti Başbakanı Fayez Al Sarraj’a destek gelmediğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Sarraj’ın yanında yer aldığını ve kendisine elinden gelen desteği verdiğini söyledi.
Benzer bir durumun Suriye’de de yaşandığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de de malum terör örgütleri, YPG/PYD gibi terör örgütleri var ve bunlar Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturmak istediler. Bu örgütün arkasında yine dünyadaki emperyalist güçler var ve bu emperyalist güçlerin terör örgütlerine verdiği destek, bugün açılışta da ifade ettiğim gibi bakın 32-33 bin tır silah, mühimmat, araç gereç bunlara gönderildi. Bunun dışında kargo uçaklarla gelenler var ve bu terör örgütlerine parasız olarak bu silah mühimmat araç gereç gönderiliyor” diye konuştu.
“SURİYE’DE GÜVENLİ BÖLGE KURULMASI ÇAĞRIMIZA DESTEK VERİLMEDİ”
Bunlara karşı mücadele verilirken, Suriye’den Türkiye’ye 4 milyona yakın mülteci geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu mülteci kardeşlerimize kendi topraklarında barınabilecekleri yerleri yapalım diyoruz. Tüm İslam dünyasına olduğu gibi dünyaya da çağrı yapıyoruz. Fakat dünya bu mülteci kardeşlerimiz için buralarda bir güvenli bölge oluşturulmasına yanaşmadı. Amerika güvenli bölge konusunu gündeme getirdi, ben kendilerine güvenli bölge konusunu gündeme getirdim. Önceki liderlerine aynı şekilde gündeme getirdik. Güvenli bölge lafta konuşuyorlar ama burada bir güvenli bölge inşa edelim denilince buraya herhangi bir destek vermiyorlar ama silah denince silah geliyor. Silahlar kime geliyor? Terör örgütlerine geliyor. Terörizmle mücadeleye gelince diyorlar ki ‘terörizmle mücadele etmemiz lazım’. Nasıl terörizmle mücadele edeceğiz? Lafla terörle mücadele olmaz, icraatla olur. Onun için de konuşma fayda vermiyor. Şu anda liderlere, devlet başkanlarına, başbakanların hepsine yaptığımız planlama çalışmalarının, proje çalışmalarının kitaplarını verdik, gelin beraber yapalım. Gelmediler.”
“İslam dünyası çok mu fakir? Müslümanlar çok mu fakir? Niçin böyle bir şeyde ellerini uzatmıyorlar, niçin bunlar destek vermiyorlar?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece kalkıp da zekâtlarından verseler buralarda fakir fukara kalmaz kalmaz. Bakınız şu anda İdlib’den yine 50 bin insan topraklarımıza doğru geliyor. Şu anda zaten 4 milyon insan var, şimdi 50 bin kişi daha geliyor. Belki bu sayı daha da artacak. ‘Yani Türkiye olarak siz bunun altından nasıl kalkıyorsunuz?’ 40 milyar doların üzerinde biz harcama yaptık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in ve Avrupa Birliği’nin söz verdiği desteği vermediğini, Arap Ligi’nin toplanarak “’Türkiye ile ilişkilerinizi kesin” dediğini anlatarak, “Biz kimi aldık? 3 milyon 700 bin Suriyeli Arap kardeşimizi biz nereye aldık? Türkiye’ye aldık. Niye aldık? Varil bombalarından kaçıyorlardı, almayacak mıydık? Aldık. O bakımdan adaletle liderler olarak hükmetmemiz lazım. Siyasiler olarak adaletle bu işte davranmamız lazım ki biz güç bulalım. Yoksa lafla olmuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Toplantının ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed’in huzurunda hükûmetler arasında iyi niyet anlaşmaları imzalandı.
Bu doğrultuda; “Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TUSAŞ) ile CTRM Arasında Uçak Yedek Parça Üretimine Yönelik İyi Niyet Anlaşması”, “Türkiye (TÜBİTAK), Malezya (UPNM), Katar (Qatar Foundation), Endonezya (Lipi) ve Pakistan (ICCBS) arasında Mükemmeliyet Merkezi (Center of Excellence) Oluşturulması için İyi Niyet Anlaşması”, “İslamafobi ile Mücadele Amacıyla Ortak Televizyon Kanalı Kurulması Hakkında Türkiye, Malezya, Pakistan Arasında İyi Niyet Anlaşması” ile “Türkiye, Malezya ve Endonezya Arasında İslami Bilimler Alanında Genç Öğrenci Değişim Amaçlı İyi Niyet Anlaşması” imza altına alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.