Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuala Lumpur Zirvesi açılış oturumunda yaptığı konuşmada, son yıllarda katıldığı tüm platformlarda dünya sisteminin adalet ve hakkaniyet eksenli yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyduğunu söylediğini belirterek, “İkinci Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından kendi çıkarlarını korumak gayesiyle kurulan; 1,7 milyarlık İslam âleminin kaderini Güvenlik Konseyi daimi üyesi beş ülkenin keyfine bırakan sistem artık ömrünü tamamlamıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da gerçekleştirilen Kuala Lumpur Zirvesi açılış oturumuna katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile zirveye katılan diğer devlet ve hükûmet başkanları Kuala Lumpur Konferans Merkezi’ne gelişlerinin ardından aile fotoğrafı çektirildi. Aile fotoğrafı çekiminin sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Kralı Sultan Abdullah Riayatuddin Mustafa Billah Şah ile konferansın açılış oturumunun gerçekleşeceği salona geçti.
Zirve’nin açılış oturumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara hitaben bir konuşma yaptı. Konuşmasında, Malezya’nın öncülüğünde bu yıl ilk kez liderler düzeyinde yapılan Kuala Lumpur Zirvesi’nde bulunmaktan duyduğu heyecanı dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daveti ve misafirperverliği için Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed’e şükranlarını sundu.
“İSLAM DÜNYASI GÜÇSÜZ DEĞİLDİR”
Kuala Lumpur Zirvesi’nin katılımcı ülkelerin dayanışmasını güçlendirerek ümmetin vahdetine katkı sağlamasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve’de sürdürülebilir kalkınma, güvenlik ve savunma, ticaret ve yatırım ile teknoloji ve internet başlıklarında iş birliği imkânlarını değerlendireceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam düşmanlığından teröre, tefrikadan iç kavgalara, mezhep ve etnik temelli çatışmalara kadar birçok meseleyi özgürce konuşma fırsatı bulacaklarına işaret ederek, “1,7 milyarlık nüfusuyla dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Müslüman dünyanın durumunu, imkânlarını, kalkınma potansiyelini ve elbette bu potansiyelin harekete geçmesine engel olan hususları da ele alacağız. Daha güçlü, müreffeh ve ekonomik açıdan bağımsız bir İslam dünyası için fikirlerini bizimle paylaşan ve paylaşacak olan her bir kardeşime şimdiden şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam ülkelerinin bir araya geldiği platformların en büyük sıkıntısının uygulama eksikliği olduğunun altını çizerek, “Şayet Filistin davasında hâlen hiçbir mesafe alamamışsak, kaynaklarımızın sömürülmesine mani olamıyorsak, mezhepçilik üzerinden coğrafyamızın lime lime edilmesine ‘dur’ diyemiyorsak sebebi budur. Yoksa İslam dünyası güçsüz değildir, zayıf değildir, çaresiz asla değildir. Müslümanların kaynak, nüfus ve coğrafi konum bakımından rakipleri ile arasında hiç bir fark yoktur. Hatta tüm bu alanlarda İslam dünyası diğer ülkelere kıyasla çok daha iyi bir durumdadır” değerlendirmesinde bulundu.
“ALDIĞIMIZ KARARLARI İCRAATA DÖNÜŞTÜRMELİYİZ”
“Allah’ın bizlere bahşettiği onca imkâna, petrole, nüfusa, doğal kaynağa rağmen hâlâ Müslümanların önemli bölümü açlık, kıtlık, fakirlik ve cehaletle boğuşuyorsa hatayı önce kendimizde aramamız gerekiyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi hatalarımız için başkalarını suçlamak kolaycılık olacaktır. Müslümanlar son iki asırda ne çekmişse meseleleri ile yüzleşmek yerine kolaycılığa kaçtıkları için çekmiştir. Aldığımız kararları icraata dönüştürebildiğimiz ölçüde değişime de öncülük edeceğimize inanıyorum” diye konuştu.
Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika’nın merkezinde bir ülke olarak bu coğrafyalarda yaşanan her hadiseden en fazla etkilenen ülke olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin komşusu Suriye’deki savaştan, zulümden ve terör örgütlerinin baskısından kaçan 3 milyon 700 bin Suriyeliye sahip çıktığını, bunun yanın da Irak’tan Afganistan’a kadar yüz binlerce muhacire ensarlık yaptığını anlattı.
Zirveye, Birleşmiş Milletler öncülüğünde ilk kez düzenlenen Küresel Mülteci Forumu’ndan geldiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cenevre’deki toplantıda hem Suriye’de hem de bölgede yaşanan insani dramlara dikkat çektiğini, çıkar odaklı bakış açısı yerine insanı ve vicdanı merkeze alan bir anlayışla küresel sorunlara çözüm bulunması gerektiğini ifade ettiğini söyledi.
Son yıllarda katıldığı veya sorumluluk üstlendiği tüm platformlarda insanların ve Müslümanların karşılaştığı sıkıntıları gündeme taşıdığını, dünya sisteminin adalet ve hakkaniyet eksenli yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyduğunu söylediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İkinci Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından kendi çıkarlarını korumak gayesiyle kurulan 1,7 milyarlık İslam âleminin kaderini Güvenlik Konseyi daimi üyesi beş ülkenin keyfine bırakan sistem artık ömrünü tamamlamıştır” dedi.
İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformların etkinliğini artıracak şekilde güncellenmesinin şart olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üç yıl yürüttüğü İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanlığı sırasında bu konulara özel önem verdiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece konuşmadıklarını, sorunları tespit ederek, alınan kararların fiiliyata geçmesini sağladıklarını belirtti ve şöyle devam etti: “İsrail yönetiminin hukuk tanımaz tacizleri karşısında Kudüs’ün ve Filistin’in onurunu korumak için mücadele ettik. Türkistan’dan Arakan’a, Yemen’den Libya’ya, Suriye’ye kadar her türlü hukuksuzluğa tepki gösterdik. İslam dünyasının potansiyelini harekete geçirecek, ticaretimizi artıracak, ekonomik kalkınmamızı hızlandıracak, teknoloji ve finans alanında iş birliğimizi güçlendirecek pek çok proje yürüttük. Teşkilatın tarihinde ilk defa üst düzey Kamu ve Özel Sektör Yatırım Konferansı ile Sosyal Gelişim Bakanları Konferansına ev sahipliği yaptık. Ancak bu dönemde İslam dünyasının sessizliğinden, Müslümanların ataletinden, parçalanmışlığından beslenen çevreleri ise çok ciddi rahatsız ettik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi terörle, sokak olaylarıyla dize getirmeye çalıştılar. Besleyip büyüttükleri FETÖ’cü taşeronlarıyla bizi yolumuzdan vazgeçirmek istediler. Uluslararası medyadaki kiralık kalemleriyle ülkemize ve şahsıma iftira attılar. Teröristlere on binlerce tır ve uçak dolusu silah vererek ülkemizi terör koridoruyla kuşatmaya kalktılar. İçeride ve dışarıda Türkiye’yi susturmak, sesini kısmak için iftira, darbe, ekonomik terör dâhil her türlü yolu denediler. Allah’a hamdolsun bunların hiçbirisine boyun eğmedik, eğmiyoruz, eğmeyeceğiz. Onlar susturmaya çalıştıkça biz ısrarla Filistin diyoruz, Gazze diyoruz, Arakan, Libya, Somali, Suriye diyoruz. Onlar üzerimize geldikçe biz daha gür bir sesle ‘Dünya beşten büyüktür’ diyoruz. Onlar bizi bölmeye, parçalamaya çalıştıkça, kardeşliğimize çok daha sıkı bir şekilde sarılıyoruz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrım yapmadan tüm terör örgütleriyle mücadele ettiklerini, DEAŞ ve PKK-YPG ile mücadelede başarı elde ettiklerini ifade ederek ekonomi alanında da bağımsızlığı tahkim edecek millî paralarla ticaret gibi stratejik projelere ağırlık verdiklerini, bundan sonra da mücadeleyi “Müslümanlar kardeştir” inancıyla sürdüreceklerini vurguladı.
“ENERJİMİZİ İÇ KAVGALARLA HEBA EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam ülkelerinin ticaretten siyasete, dış politikadan savunma sanayii ve teknolojiye kadar hemen her alanda potansiyellerinin çok altında rakamlarla karşı karşıya olduklarına dikkati çekerek, İslam ülkelerinin dünya ekonomisindeki toplam payının yüzde 10’u dahi bulmadığını anlattı.
En zengin İslam ülkesi ile en yoksulu arasındaki gelir farkının 200 katı aştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel petrol rezervlerinin yüzde 59’una, doğal gaz rezervlerinin ise yüzde 58’ine sahip İslam ülkelerinde 350 milyon Müslümanın aşırı yoksulluk şartlarında hayatta kalma mücadelesi verdiğini söyledi.
Dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Müslümanların küresel sağlık harcamalarındaki payının sadece yüzde dört olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde okuryazarlık oranı yüzde 82,5 iken bu oranın bu oranın İslam dünyasında yüzde 70 civarında seyrettiğini, İslam ülkelerinin millî gelirlerinin yalnızca 3,7’sini eğitime ayrılırken diğer ülkelerin ortalama yüzde 4,8’ini tahsis ettiğini aktardı.
Şu an dünya genelinde yaşanan çatışmalarda ölenlerin yüzde 94’ünü Müslümanların oluşturduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hâlihazırda dünyada satılan her üç silahtan biri Orta Doğu’ya gidiyor. Yani Müslümanlar çoğu zaman basit sebeplerle birbirine kurşun sıkarken, kaynaklarını eğitim, sağlık, araştırma-geliştirme yerine silahlanmaya ayırırken zenginleşenler Batılı silah tüccarları oluyor. Az önce izledik yapay zekânın, kuantum bilgisayarlarının, robotik teknolojilerin konuşulduğu bir dönemde ne yazık ki biz enerjimizi iç kavgalarla heba ediyoruz. Yüz milyonlarca Müslümanın sorumluluğunu taşıyan liderler olarak hiçbirimizin bu tablodan mutmain olmadığını biliyorum. Ancak biz her zorlukla beraber muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdeleyen bir dinin mensuplarıyız. Biz ‘Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin’ buyuran Peygamberimiz Aleyhissalatu Vesselam’ın ümmetiyiz. Ümitsizliğe kapılmak, yeise düşmek, karamsar olmak bize yakışmaz. Şartlar ne olursa olsun, ne kadar zor olursa olsun âlemlerin Rabbinden ümit kesilmez. Zira her kriz beraberinde mutlaka fırsatları da getirir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanların birlik, kardeşliğe önem vererek geçmiş yerine geleceğe odaklanmasıyla sorunları çözebileceğine vurgu yaparak; sürekli sorunları konuşmak yerine çözüme odaklanmak gerektiğini, potansiyeli harekete geçirerek, birbirlerinin eksikliğini giderecek projelere ağırlık vermek gerektiğini bildirdi.
Savunma, enerji, ileri teknoloji, finans başta olmak üzere stratejik önemi haiz alanlarda iş birliğini daha da ilerletmeleri gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî paralarla ticaretten yatırımlara, zekât müessesesinin ihyasından israfının önlenmesine, çevreden eğitime, sağlığa, turizme kadar kısa süre içerisinde atılabilecek pek çok adım olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi ve ev sahipliği için Malezya Başbakanı Muhammed’e ve Malezya halkına teşekkürlerini yineledi.
Zirve’nin açılış oturumuna eşi Emine Erdoğan ile katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, oturumun ardından, “Kalkınmanın Önceliği ve Sınamalar” temalı yuvarlak masa toplantısına iştirak etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra; Malezya Kralı Sultan Abdullah, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Malezya Başbakanı Muhammed ile Kuala Lumpur Zirvesi’nin sergi alanını gezdi.
Zirve programı çerçevesinde Malezya Kralı Sultan Abdullah Riayatuddin Mustafa Billah Şah tarafından devlet ve hükûmet başkanları ile Kuala Lumpur Zirvesi misafirleri onuruna verilen öğle yemeğine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yemekte eşi Emine Erdoğan eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.