Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, A Haber-Atv-A Para-A News-A2-A Haber Radyo ortak yayınıyla ekrana getirilen “Gündem Özel” programına konuk oldu.
Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nden gerçekleştirilen ortak yayında, Cem Öğretir, Nihan Günay ve Salih Nayman’ın sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Ulusal Mutabakat Hükûmet Bakanlık Konseyi Başkanı Fayez Al Sarraj ile bugün gerçekleştirdiği görüşmenin içeriğinin sorulması üzerine Sarraj ve Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ile üçlü bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi.
Görüşmede, Libya’daki mevcut gelişmeleri değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sarraj oranın meşru bir Başbakanı ama onun karşısındaki Hafter denilen zat kesinlikle böyle meşru bir başkan veya başbakan filan değil, sadece illegal bir yapısı, görüntüsü olan bir kişi. Ve uluslararası zaten üzerinde mutabakatın olduğu bir isim de değil. Uluslararası bu noktada karşılığı olan kişi Sarraj’ın kendisidir” dedi.
“DOĞU AKDENİZ’DEKİ PLANLARI BOŞA ÇIKARTTIK”
Libya ile kısa bir süre önce deniz yetki alanı sınırlandırması, güvenlik ve askerî iş birliği içeren mutabakat muhtıraları imzaladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deniz yetki alanlarıyla ilgili imzalanan mutabakat muhtırasının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandığını ve Birleşmiş Milletler’e de tescil edilmesi için bildirimde bulunduklarını kaydetti.
Bu anlaşmalarla Akdeniz’de hem Libya’nın hem de Türkiye’nin hakkının korunmuş olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Türkiye aleyhine tek taraflı adımlar atılmasına izin vermeyeceğimizi açıkça ortaya koyduk. Ve bunu son NATO Zirvesinde de Miçotakis’le heyetiyle şahsım ve heyetim olmak üzere yaptığımız görüşmede kendilerine de söyledik, onlar hâlâ belli beklentiler içerisinde. Dedik ki, burada biz her şeyi uluslararası hukuka dayalı olarak yapıyoruz ve bundan sonra da uluslararası hukuka göre buradaki attığımız adımları atmaya devam edeceğiz. Doğu Akdeniz’i uluslararası hukuku ve Türkiye’nin haklarını hiçe sayarak paylaşıma gidenler attığımız adımdan tabi ki rahatsızlık duyuyorlar. Dayatılmaya çalışılan planlar var burada. Haklı bir adımla biz bunun ne yaptık, boşa çıkarttık. Ve daha da ileri gideceğim, burada Sevr’in aslında ters düz edilmesi var, böyle bir adım atılmış durumda.”
“LİBYA’YA HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’nın asker talebinde bulunması hâlinde de Libya’ya her türlü desteği vermeye hazır olunduğunu, uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli adımları atacaklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin iki sondaj ve iki sismik araştırma gemisiyle Akdeniz’de faaliyetlerini yürüttüğünü, üçüncü bir sondaj gemisinin da alınacağını ve Karadeniz’de yapılması gereken çalışmalar olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Libya ile olan anlaşmasından Yunanistan’ın rahatsız olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz onlar rahatsız olsun diye bir çalışma yapmıyoruz. Sadece bu sularda Libya ve Türkiye’nin hakları var, bu hakkın korunması gerekir diyoruz. Fakat şu talihsizliğe bakın ki, maalesef ülkemizin içinden ve dışından birileri bu konuda çok rahatsız oluyor ve bu rahatsızlık sebebiyle de işte bu ileride çok farklı bazı sıkıntılara neden olabilir gibi laflar ediyorlar. Ya siz kimden yanasınız ya? Siz Türkiye’den, Türk milletinden yana mısınız, yoksa değil misiniz? Bunu çıkın açıkça söyleyin. Öyle de olsa, böyle de olsa biz şu anda buralarda bu çalışmalarımızı milletimizin ve ülkemizin ali menfaatleri için sürdüreceğiz. Son yaptığımız Libya anlaşması bu konuda hukuken de ülkemizin elini güçlendirmiş ve bu bölgede Türkiye’siz bir çözümün olmadığını da tüm dünyaya göstermiştir” değerlendirmesinde bulundu.
ABD Senatosunun 1915 Ermeni olaylarını “soykırım” olarak tanıyan karar tasarısını kabul ettiğinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD iç siyasetindeki kamplaşmanın Türkiye aleyhine sonuçlar doğurduğunu, bazı çevrelerin ABD Başkanı Donald Trump’ı zayıflatmak amacıyla Türkiye ile ilgili gelişmeleri kendi çıkarları için suiistimal ettiklerini söyledi.
“ABD’Yİ MÜTTEFİKLİK VE ORTAKLIK İLİŞKİLERİMİZE YAKIŞIR ŞEKİLDE HAREKET ETMEYE DAVET EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu eylemler müttefiklik ilişkilerimizin ruhuyla bağdaşmadığı gibi, Amerika Birleşik Devletleri yönetimiyle 17 Ekim tarihinde Suriye konusunda varılan mutabakata da aykırıdır. ABD Kongresi’nin ilişkilerimizin özüyle ilgili olmayan meseleleri iç siyaset malzemesi yapmaya son vermeye, müttefiklik ve ortaklık ilişkilerimize yakışır şekilde hareket etmeye davet ediyoruz. Yönetimden beklentimiz ise ilişkilerimize daha fazla zarar verebilecek adımların önlenmesi için gerekli tedbirlerin bir an önce alınmasıdır” dedi.
Türkiye’nin arşivlerini açtığını ve tarihçilerin, hukukçuların incelemesine sunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin kararın siyasilerin vereceği bir karar olmadığını vurguladı.
ABD Senatosu’nun aldığı kararın siyasi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kararlarınızın hukuka uygun hiçbir yanı yok. Hukuka uygun olmayan yanı olmadığına göre, bunları bizim zaten kabul etmemiz de mümkün değil. Ve şu anda kendileri de zaten bize söylüyorlar aslıda, diyorlar ki, bu alınan kararın kıymeti harbiyesi yok, bizzat kendileri söylüyor, isimlerini vermeme gerek yok” diye konuştu.
“ABD’NİN İLİŞKİLERİMİZDE TAMİRİ MÜMKÜN OLMAYAN ADIMLAR ATMAMASI ÖNEMLİ”
“Sizin kabul etmeniz, bizim de sizin karşınızda çok daha farklı bazı Parlamento kararlarıyla çıkmamızı getirir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kızılderililerin tarihi Amerika’nın yüzkarasıdır. Buna benzer Afrika’da yaşanan birçok şeyler var. Şimdi 60 kadar ülke buna benzer karalar almışlar. Şimdi Ruanda’da Fransızların yaptığı katliamları bir kenara koymak mümkün mü? Cezayir’de Fransızların yaptığı katliamları bir kenara koymak mümkün mü? Senegal’de adadan köle ticareti yaparak ta Amerika’ya kadar hücrelerde günlerce beklettikten sonra köle ticareti yaptılar bunlar, aynı insanlar. Biz de ne yapacağız? Bütün bunların hepsini dünya kamuoyuna açıklayacağız, çünkü bunların elimizde belgeleri var, arşivlerde belgeleri var. Bunlarla beraber biz savunmada değil taarruzda olacağız ve Batının o tarihi ırkçılık ve sömürgecilik tarihi olduğunu ortaya koyacağız. Bunca katliam ve soykırım ortada duruyorken, bizim gibi övünülesi bir tarihî olan millete bunlar ses çıkaramazlar.”
ABD Senatosu’ndan çıkan karara karşı Kürecik ve İncirlik üslerinin kapatılıp kapatılmayacağı sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeri geldiği zaman otururuz bütün heyetlerimizle beraber, kapatılması gerekiyorsa İncirlik’i de kapatırız, kapatılması gerekiyorsa Kürecik’i de kapatırız. Bütün mesele, eğer karşımıza bizim yaptırımlar gibi tedbirlerin hayata geçirilmesi durumunda biz de bunlara mütekabiliyet çerçevesinde gereken cevabı veririz. ABD’nin ilişkilerimizde tamiri mümkün olmayan adımlar atmaması her iki taraf için de çok önemlidir” cevabını verdi. Türkiye’nin bir kabile devleti olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, mütekabiliyet esasına dayalı olarak adımlar atılacağını söyledi.
“SURİYE’DE DERDİMİZ PETROL DEĞİL, HUZUR”
Soru üzerine Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve Rusya’nın varılan mutabakatlara rağmen bölgeden terör örgütü YPG, PYD’yi çıkartamadıklarını, bunun üzerine Türkiye’nin gerekenleri yaptığını bildirdi.
Terör örgütünün Deyrizor’daki petrolü ABD ile hareket ederek Suriye rejimine sattığını, Kamışlı’da petrolün Rusya ile Suriye rejiminin kontrolünde bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak biz derdimiz petrol filan değil. Derdimiz burada yaşayan insanların biz huzurunu nasıl sağlayacağız?” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’den kaynaklanan terörle mücadeledeki kararlılığın tam olduğunu belirterek, “İnşallah bu Barış Pınarı noktasında kararlılıkla mücadelemizi sürdürürüz. Ve çok uzun bir süre olmasa dahi burada eninde, sonunda bir neticeye varırız” şeklinde konuştu.
Batılı muhataplarına terör örgütü YPG-PYD’nin Kürt olarak ifade edilmesinin Kürtlere yapılan saygısızlık olduğunu defaten söylediğini ancak onların buna ikna olmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Biz gerek vatandaşlarımız olan Kürt kardeşlerimizi, gerekse Suriye’nin kuzeyinde olan Kürt kardeşlerimizi terörist olarak kabul etmiyoruz ki. Onların içerisinden terörist çıkabilir, onların içinden terörist çıktığı gibi, daha farklı etnik unsurların içerisinden de teröristler çıkıyor, dini gruplar içerisinden de teröristler çıkıyor bunları da görmemiz lazım. Ama bunlar ne dense yatıyorlar, kalkıyorlar PYD, YPG diyemiyor bunu söylüyor. En sonunda bunu da kamufle etmek için ne yaptılar? SDG dediler, yani Suriye Demokratik Güçleri adını da böyle demokratik güçleri olarak kamufle ettiler. Bugüne kadar neredeydi SDG var mıydı SDG diye bir şey? Yok. Ama son zamanlarda bir kamuflaj SDG bunu uydurdular. Bütün işleri maalesef alavere dalavere yaptıkları iş bu. Biz de tabi bunlar karşısında diyoruz ki, bakın PKK’nın bunlar yan kuruluşlarıdır. Belge mi? Buyurun size belge, hepsini gösteriyoruz. Çünkü bu YPG, PYD bunlar PKK’nın yan kuruluşlarıdır. Abdi Şahin denilen kişi adeta bölücü başının biliyorsunuz. Yani manevi oğlu diyebilirsin, beslemesi diyebilirsin ne dersen de böyle bir konumda. Ee bununla Amerika’nın en üst kademesi görüşme yapıyor, aynı şekilde Rusya görüşme yapıyor. Şimdi böyle olduğu zaman bir netice alınamaz ki. Kaldı ki, bu biri de kırmızı bültenle aranıyor. Böyle olduğuna göre biz eğer ortaksak, bir dayanışma içinde olacaksak, NATO’da berabersek, terörizme karşı bir mücadele vereceksek ki bu NATO toplantısında bunların hepsini konuştum. O zaman siz nasıl oluyor da bu tür terörist başlarıyla bir terör sevici konumuna düşüyorsunuz? Bunları bir düzeltmemiz lazım. İnanın hiç umurlarında değil.”
“PKK’YA AĞIR DARBELER İNDİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine terör örgütü PKK’ya yönelik olarak Kandil’e sürekli harekâtlar yapıldığını dile getirerek, son dönemde PKK’ya ağır darbeler indirdiklerini, eylem yapamaz hâle getirilen terör örgütünün eleman devşirme ve Türkiye’ye sızma noktasında artık tıkanma aşamasında olduğunu söyledi.
Terör örgütü PKK’nın elebaşlarının, örgüt için kaçırılan genç kızları taciz ettiğini, örgütün ahlaki olarak da tükendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu terör örgütü ve terör örgütünün şu anda dışarıdaki sevicileri bu tabloları değerlendirmeye almıyor. Parlamentoda bunların temsilcileri yok mu? Var. Peki, Parlamentodaki temsilcileri bu tablolar karşısında ya bunlar ne yapıyor dediklerini hiç duyduk mu? Hayır, duymadık. Ve hâlâ utanmadan sıkılmadan bunları savunmaya kalkıyorlar. Neyi savunuyorsunuz ya?” şeklinde konuştu.
Yapılan operasyonlarla Kuzey Irak’ta da hareket edemez hâle gelen terör örgütünün Sincar, Mahmur ve Kerkük’te faaliyetlerini yoğunlaştırdığını, Sincar’ın ikinci Kandil olma yolunda ilerlediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz PKK ile mücadelenin DEAŞ ile olduğu gibi kararlı ve ortak şekilde yapılması gerektiği görüşündeyiz. Bugün terör örgütleri arasında ayrım yapanlar, gelecekteki felaketlerin de tohumlarını ekmektedirler. Bu nedenle Irak Hükûmeti’ne çağrıda bulunuyorum gerek Merkezî, gerek Kuzey Irak; komşuluk hukukumuzun gereği olarak kendi topraklarından bize yönelik saldırılarda bulunan terör örgütlerini tasfiye etmelerini beklediğimizi söyledim” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mahmur’un Birleşmiş Milletler koordinesinde bir önemi bulunduğuna işaret ederek, “Kendilerine bizim ulusal güvenliğimizi, sizin de egemenliğinizi tehdit eden bu terör örgütüne karşı gerekli önlemleri almanız gerekir dedik. Kendilerine bu konuda askerî ve güvenlik iş birliği anlaşması imzalamayı önerdim. Arkadaşlarım taslağımızı kendilerine ilettiler. Şimdi Irak tarafının yanıtını bekliyoruz. Ve bu arada Silahlı Kuvvetlerimiz ve İstihbarat Teşkilatımız bir köşede terör odaklarına karşı tabii ki sessizce bekleyecek değildir. Biz Sincar’da olsun, diğer yerlerde olsun, isterse Mahmur olsun, bu teröristleri nerede tespit edersek tepelerine bineceğiz ve PKK tamamen tasfiye edilene kadar bu mücadelemizi de sürdüreceğiz” dedi.
ABD ve Batılı ülkelerin FETÖ ile mücadelede Türkiye ile olan ilişkilerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ mensuplarına başta ABD olmak üzere Almanya, Fransa, Belçika barınma imkânı verdiğini, Yunanistan’ın da iltica hakkı vermeye başladığını ifade etti.
Bu ülkelere “Eğer siz bu adamları bize teslim ederseniz karşılığını görürsünüz, ama etmezseniz bundan sonra bunun karşılığını da bulamazsınız” dediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir telefon görüşmesi yapacağını, bu konuları tekrar dile getireceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yarınki görüşmenin zannediyorum önemli ağırlık noktasını Libya’yla ilgili şu anda Berlin Zirvesi oluşturacak diye düşünüyorum, ama ben tabii bu konuyu da gündeme getireceğim” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine doğru asgari sapma oranlarıyla ilerlemeyi amaçladıklarını belirterek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapılan hizmetleri, Avrasya Tüneli, Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi eserleri, Birleşmiş Milletler’de Filistin için yaptığı konuşmayı görmeden eleştiride bulunduğunu anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Acaba Filistin’le ilgili Kılıçdaroğlu’nun söylediği bir laf var mı? Yok. Ne diyordu? Suriye’den buraya gelenleri biz ne yapacağız dedi? Tekrar Suriye’ye geri göndereceğiz diyen adam bu değil mi? Bu adam. Sen hiçbir zaman bir defa mülteciler noktasında bu tür gerçekten topraklarından ötelenen, itilen, kakılan bu insanlar noktasında kapıları açmadın, tam aksine kapıların kapatılmasından yana oldun” değerlendirmesinde bulundu.
Muhalefet partisinin iktidara istikamet vermesi gerektiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi CHP’nin ise şahsına ve ailesine hakaret etmekten başka bir faaliyeti bulunmadığını kaydetti. “Külliye’ye giden CHP’li meselesi”nin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir CHP’li kalkıp da Külliye’ye gelmiş değil. Sadece Sayın İnce, partimizin Genel Merkezine cumhurbaşkanı adayı olduğu zaman oraya geldi. Benim yanımda arkadaşlarım, onun yanında da yine arkadaşları vardı bir nezaket ziyaretinde bulundu görüşmemiz odur ve nezaket çerçevesinde bu görüşmemizi yaptık, o da yine saraya gelmiş değil onların diliyle konuşuyorum, Külliye’ye gelmiş değil” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesine bir CHP milletvekili gelirse bunu gizlemek gibi bir derdinin de olmayacağını ifade etti.
“SEÇİM 2023 HAZİRAN’INDA YAPILACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken seçim iddialarıyla ilgili “Bizim seçimimiz 2023 Haziran’dır, yani buradan bizim bir sapmamız söz konusu değildir. Şimdi bu tür bazı yalan yanlış tarih açıklayanlar kendilerini buğday ambarında sananlardır. Varsın onlar kendilerini buğday ambarından sansınlar ama biz bu ülkede açıklanan tarihlerde seçim yapmasını birilerine öğreteceğiz, bunu öğrenecekler. Ve şu anda biz bütün hazırlıklarımızı 2023 Haziran’ına yapıyoruz. Ve bütün kongrelerimiz vesaire buna yönelik şu anda yürüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri projelerinin birer birer hayata geçtiğini, faaliyetteki şehir hastanelerinden vatandaşların çok memnun olduğunu, yapımı devam eden şehir hastanelerinin de hızlı şekilde tamamlanacağını açıklayarak, “Yapılacak olan hastanelerle beraber Türkiye çok daha farklı bir yere gidiyor. Amerika bu işi başaramadı, Avrupa başaramadı ve biz bugün birçok ilaçları ücretsiz verir noktaya geldik” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kafaları birbirine yapışık kardeşlerin ameliyatı için talimat verdiklerini, İngiltere’de bu tarz ameliyatlara giren Hintli Müslüman doktorla irtibat kurulduğunu, ailenin çok mutlu olduğunu ve daha önce İngiltere’de yapılan bir ameliyata da maddi destek veren armatör bir kişinin desteğiyle tıbbi operasyonun ilk etabının yapıldığını anlatarak, ayrıca SMA hastalarının ilaçlarının ücretsiz hâle getirildiğini, devlet olarak ilaçlar konusunda her şeyi yapmaya gayret ettiklerini kaydetti.
“KANAL İSTANBUL’U YAPACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kanal İstanbul kurulup faaliyete geçtiğinde Boğazlar kapatılacak mı efendim? Kanal İstanbul Montrö’yü aşma projesi midir?” sorusunu da şöyle cevaplandı: “Bu projeyi başlattığımız zaman, tabi attığımız adımda dünyadaki bütün kanalları incelettik, Süveyş’ti, Cebelitarık’tı vesaire, hepsinin incelemelerini yaptırdık. Şimdi Boğaz bizim için bir defa hukuki haklarımızı bile rahat kullanamadığımız yerdir. Bir hattır. Ve Boğaz’da çevre noktasında her an her türlü bir sıkıntı yaşayabilir miyiz? Selimiye’nin önünde biliyorsunuz o Independenta olayını yaşadık ve yedi ay, sekiz ay o orada ne yaptı? Tankerdi, yandı. Ve aynı şeyi zaman zaman yalılarımıza çarpan biliyorsunuz büyük tankerler, gemiler oluyor. Şimdi bir defa bizim Boğaz’ı bundan kurtarmamız lazım. İki; öyle bir kanal yapalım ki, bu kanal bizi bir defa birçok sıkıntılardan kurtardığı gibi, İstanbul’umuza yeni bir güzellik katsın, farklı bir güzellik katsın, çevreci bir kanal olsun, çevreci bir kanal olmanın ötesinde de burası bizim kontrolümüz altında olan bir kanal olsun. Yani bizi bağlayıcı herhangi bir şey burada söz konusu olmasın. İşte şu güzellik İstanbul’umuza ayrı bir zenginliği katacaktır ve bunun için de bu adımı attık. Ve şu anda bu tabi birilerini ciddi manada rahatsız ediyor. Niye rahatsız ediyor? Çünkü bunların zaten bu ülkede bir dikili ağaçları bile yok. Böyle güzellikler olduğu zaman da dayanamıyorlar buna ve dayanamazlar. Dayansalar da, dayanmasalar da biz inşallah burayı yapacağız. Eğer yap-işlet-devret’le müşteri bulduk bulduk, aksi takdirde biz burayı millî bütçemizle yapacağız. Şu anda hazırlıklar son safhada, hemen ihaleyi yapıp adımı atacağız. Görüşmeler var farklı ülkelerle, onları da yapıyoruz, ona göre de adımı atacağız.”
Kadın cinayetlerinin ve şiddet olaylarının önüne geçebilmek için hukuki bir çalışma olup olmadığı sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı reformu kapsamında hazırlanan ilk yargı paketinin kanunlaştığını, bunu takip edecek mevzuat değişikliklerinin gündeme geleceğini, nerede eksik varsa onun üzerine gidileceğini söyledi.
Kadın haklarının güçlendirilmesi konusunda 17 yılda çok önemli mevzuat düzenlemeleri yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sorunların sadece mevzuat değişikliğiyle çözülmesi de mümkün değil, yani bu da bir vaka. Kurumlarımızın ortak faaliyetlerle yürütecekleri çalışmalar da bulunmaktadır. Bu konuda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın koordinasyonunda önemli çalışmalar şu anda yapılmaktadır. Aile Bakanlığımız, Adalet, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarını da bir araya getirerek 2020 ve 2021 yıllarında yürütülecek çalışmaları acil faaliyet planı adı altında belirlemiştir” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına şiddet olaylarında önemli olanın olayın hiç vuku bulmadan önlenmesi olduğunun altını çizerek, “Kadına yönelik şiddetle mücadelede önleyici politikalar üzerinde hassasiyetle durulması gerekiyor. Kadınların, eşlerin, annelerin, kızların zalimliğe maruz kalmadan birtakım önlemlerin alınması gerekir. Onların şiddete maruz kalmadıkları bir ortam sağlamak şart. Bu konuda bütün toplumun 7’den 70’e eğitilmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor. Medyanın bu şiddet olaylarını ele alış tarzından örgün eğitime varıncaya kadar birçok alanda insanımızın da tabi bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bütün kurumlarımızın hep birlikte risk unsurunu tespit edip ortak çabayla hareket etmesi gerekiyor” sözlerine yer verdi.
Kadına yönelik şiddet olayının ardından zanlının adli kontrolle serbest bırakılmasını eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle bir şeye ben mesela tahammül edemiyorum, olmaz bir şey, bunun bedelini ödemesi lazım. Girsin cezasını çeksin, çünkü o adli kontrolle serbest bırakıldığı zaman o kadıncağıza tekrar aynı şeyi yapmayacağının garantisi var mı?” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınlara yapılan şiddetin her türlüsünü bir defa şiddetle kınıyorum. Bu feryadın dinmesi için de ne gerekiyorsa ben Cumhurbaşkanı olarak elimden geleni sonuna kadar yapacağım ve arkadaşlarımla da bunların hep müzakerelerini yapıyoruz ve arkadaşlar buradan asla taviz veremeyiz diyorlar” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, soru üzerine basketbolcu Shane Larkin’i Millî Takım’da görmek istediğini, vatandaşlık konusunda gerekeni yapmaya hazır olduklarını söyledi.
UEFA’nın Türkiye Millî Futbol Takımı’nın asker selamına karşı verdiği kınama cezasını beklemediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben Macron’un kendisine dedim ki; bak dedim, Griezmann sana benzer bir selam yaptı, size ceza yok. Bizimkiler şu anda UEFA’da, bu iştir dedim filan, gülmeye başladı. Yani siyaseti her yere maalesef tabii bulaştırıyorlar. Şurada bizim bu gençlerimizin bu sevdasından daha doğal ne olabilir? Hem tribünleri selamlıyorlar, hem de tribünlerin şahsında kimi selamlıyor? Askerimizi selamlıyor. Yeri geldi, ben de selamladım, nasıl selamlamayayım? Bu Mehmetçiğimizi selamlamayacağız da nereyi selamlayacağız?” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Futbol Şampiyonasında Türk Millî Takımı’nın Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de oynayacağı maçlara gitme durumunun olabileceğini belirterek, İtalya-Türkiye maçının da Roma’da oynanacak olmasını enteresan bulduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsviçre’nin Cenevre kentinde mültecilerle ilgili geniş bir toplantıya katılacağını ardından da Malezya’ya geçeceğini belirterek, orada da Türkiye, Malezya, Endonezya, Pakistan ve Katar’ın liderlerinin katılacağı bir beşli zirve gerçekleştirileceği açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.