Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Eğer ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar karşısında eski Türkiye refleksleriyle hareket etseydik çok büyük bir felaketi yaşıyor olurduk. Her ne kadar birileri hâlâ Türkiye’nin verdiği büyük mücadelenin farkında değilse de milletimiz olup biteni görüyor ve hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor. Evet, Türkiye yeni bir İstiklal Harbi veriyor ve hamdolsun zafere doğru yürüyor” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.
“CUMHURİYETE; ÜLKEYE VE MİLLETE EN BÜYÜK HİZMETLERİ KAZANDIRARAK LAYIK OLUNUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Cumhuriyetin kuruluşunun 96. yıl dönümünün coşkuyla kutlandığını anımsatarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, İstiklal Harbi’nin tüm kahramanlarını, TBMM’de görev yapan tüm milletvekillerini ve Türkiye’ye hizmet etmiş herkesi tazimle yâd ettiğini, şehitlere Allah’tan rahmet dilediğini söyledi.
AK Parti’nin hem Meclis’te hem hükûmette yaptığı çalışmalarla, Türkiye’ye Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanlardan katbekat daha fazla eser, hizmet, yatırım kazandırdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda Cumhuriyet Bayramını sadece törenlerle kutlamadıklarını, Marmaray, Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı, İstanbul Havalimanı gibi eserlerin de açılışını 29 Ekim’e denk getirdiklerini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyete, birilerinin yıllardır yapageldiği gibi buram buram özenti kokan saçmalıklarla değil, işte böyle ülkeye ve millete en büyük hizmetleri kazandırarak layık olunur” dedi.
“BUGÜN KÜRESEL DÜZEYDE OYUN KURAN BİR DEVLET HÂLİNE GELDİK”
Türkiye’nin önündeki psikolojik ve fiziki bariyerleri yıktığını, Türkiye’nin kendine güvenen, tarihinden güç alan, milleti ve devletiyle aynı ideallere kenetlenmiş bir ülke olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün âdeta yok sayılan, sadece kendine bahşedilen sınırlar içinde hareket eden bir ülke görünümünden, bugün küresel düzeyde oyun kuran bir devlet hâline geldik. Üç beş milyar dolarlık manipülasyonlarla ekonomimizin çökertildiği, üç beş kontra hamleyle siyasetimizin dize getirildiği, üç beş terör eylemiyle ülkemizin hizaya sokulduğu günler, hamdolsun geride kaldı. Artık, her alanda kendi iradesini ortaya koyabilen, gerektiğinde yedi düvele meydan okuyabilen bir Türkiye var. Yıllarca hep tek bir yöne bakmaktan boynu ağrıyan Türkiye, nihayet 360 derece görüş açısına sahip bir ülke hâline geldi” ifadelerini kullandı.
Şartlara, rakiplere veya düşmanlara değil, sadece Allah’a teslim olarak ve milletle birlikte olarak tüm saldırıların üstesinden geldiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’yi; Suriye gibi, Irak gibi, Libya gibi yapabileceklerini sananlara cevabımızı, inlerine girerek güvendikleri dağları başlarına yıkarak verdik. Eğer ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar karşısında eski Türkiye refleksleriyle hareket etseydik, inanın bana, çok büyük bir felaketi yaşıyor olurduk. Şayet bugün boynumuzda esaret zinciriyle, yıkıntıların karşısında hâlimize ağlıyor durumda değilsek bunu milletimizle birlikte ortaya koyduğumuz o büyük direniş ve yeniden şahlanış iradesine borçluyuz. Her ne kadar birileri hâlâ Türkiye’nin verdiği bu büyük mücadelenin farkında değilse de milletimiz olup biteni görüyor ve hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor. Evet, Türkiye yeni bir İstiklal Harbi veriyor ve hamdolsun zafere doğru adım adım yürüyor. Bu büyük mücadelenin başarısı için önce AK Parti olarak bizim kendi birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Cumhur İttifakı olarak ortaya koyduğumuz performans hamdolsun parlamento içinde kendini gösterdi, gösteriyor. Temennimiz bunun daha da ileri olması.”
“İMKÂNLARIMIZI RENGİNE, DİLİNE, İNANCINA BAKMADAN TÜM MAZLUMLARA AÇIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlik ve beraberliğin sağlam tutulduğu zaman Türkiye’nin sahada ve masada sözünü dinletebildiğini, ekonomiden savunma sanayine, ticaretten ihracata, istihdama kadar da başarının sırrının bu olduğunu söyleyerek, “Siyasi tercihi, kökeni, inancı, meşrebi ne olursa olsun, büyük ve güçlü Türkiye mücadelemizde bize destek veren milletimizin her bir ferdine, dünyanın dört bir yanındaki dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
“Biz, tüm vaktimizi, enerjimizi ve konsantrasyonumuzu, ülkemizi bu fırtınadan sağ-salim bir şekilde çıkarmak için teksif ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Meclis Grubu’ndan da komisyon ve Genel Kurul gündem çalışmalarını, en küçük bir boşluk ve hataya yer vermeyecek şekilde yürütmelerini, Meclis çalışmalarına katılmalarını rica etti.
Topkapı Sarayının Bab-ı Hümayun Kapısının yanı başında “ye’vi ileyhi küllü mazlumîn” yazdığını ve ecdadın asırlarca “bütün mazlumlar ona sığınır” anlayışıyla coğrafyada hüküm sürdüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu büyük coğrafyada ‘Türk’ bir kavmin değil, bir medeniyetin adıdır. Bunun için her fırsatta Türkiye diyoruz, Türk milleti diyoruz. Biz de bugün, işte bu büyük medeniyeti yeniden ayağa kaldırmanın, yeniden tüm dünyada özlemle beklenen hâle getirmenin çabası içindeyiz. Dün olduğu gibi bugün de kalbimizi ve imkânlarımızı rengine, diline, inancına, fikrine zikrine bakmadan tüm mazlumlara açıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Barış Pınarı Harekâtı başladığından beri yurt dışında, bilhassa da Avrupa’da, terör örgütü mensupları tarafından Türkiye aleyhine 700’e yakın eylem gerçekleştirildiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eylemlerin birçoğunun da Türkiye’nin NATO’da birlikte olduğu, çoğu Avrupa Birliği üyesi ülkelerde düzenlendiğini, bu ülkelerin polislerinin de buna göz yumduğunu kaydetti.
“TÜRKİYE HER TÜRLÜ TERÖRÜN VE TERÖRİSTİN ÜSTESİNDEN GELEBİLİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir kez daha Avrupa başta olmak üzere, terör örgütlerini destekleyen ülkelere seslendiğinin altını çizerek, şöyle konuştu: “Yanlış yapıyorsunuz. Bugün kendi ellerinizle beslediğiniz terör yılanı, eninde sonunda dönüp sizi de ısıracaktır bunu böyle biliniz. Sokaklarınızda bombalar patlamaya, teröristlerin silahları ölüm kusmaya, vandallar etrafı yakıp yıkmaya başladığında, yaptığınız yanlışı elbette anlayacaksınız. Ama iş işten geçmiş olacak. Gelin, yol yakınken bu yanlıştan dönün. Sırf bir beladan kurtulmak için, ülkenizden içi silah dolu çantayla uçağa binip ayrılan teröristlere dahi yıllarca göz yumduğunuzu biliyoruz. Size isimlerini bildirdiğimiz teröristler konusunda hiçbir işlem yürütmediğinizi de biliyoruz. Şimdi de kendi vatandaşınız olan teröristleri teslim almamak için kıvrandığınızı da biliyoruz. DEAŞ’ta sizin teröristleriniz var, alın diyoruz, kaçıyorsunuz. Bu teröristleri siz yetiştirdiniz, niye almıyorsunuz. Alamazlar çünkü bu biraz karakter meselesi. Böyle yaparak, aslında kendi geleceğinizi tehlikeye atıyorsunuz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her türlü terörün ve teröristin üstesinden gelebileceğini ancak teröristleri destekleyen ülkelerin bunu başaramayacağını belirterek, “Çünkü bunlarda bunu yapacak yürek de yok, tecrübe de yok, irade de yok. Bunlar sadece sömürmeyi bilirsiniz. Siz sadece sivilleri acımasızca katletmeyi bilirsiniz. Siz sadece çıkarınız için herkesi ve her şeyi kullanmayı bilirsiniz. Bugüne kadar Suriye’ye, Irak’a, Kuzey Afrika’ya hapsettiğinizi sandığınız terör balonları bir gün mutlaka patlayacak. İşte o zaman buradan saçılan pislikler, her tarafınıza şiddet olarak, kan olarak, acı olarak, kaos olarak bulaşacak” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkelerinizde himaye ettiğiniz, destek verdiğiniz, temsilcilerini en üst düzeyde ağırladığınız teröristlerin ellerinde nice masumların kanı var. Onları kucaklayarak, siz de aynı insanlık suçuna ortak oluyorsunuz. Bazı ülkeler, millî güvenliklerine tehdit olarak gördükleri teröristleri her nerede olursa olsun bulup ortadan kaldırıyorlar. Öyleyse, Türkiye’nin de aynı hakka sahip olduğunu kabul ediyorlar demektir. Buna, ellerini sıktıkları, övgüler dizdikleri teröristler de dâhildir. İnşallah yakında bu konuda milletimize müjdelerimiz olacak” dedi.
“TÜRKİYE TÜM GÜCÜ VE İMKÂNLARIYLA YURT DIŞINDA BULUNAN VATANDAŞLARININ YANINDADIR”
Diğer ülkelerden tek beklentilerinin teröriste terörist gibi, masuma masum gibi, haklıya haklı gibi, haksıza haksız gibi davranmaları olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu denge bozulduğunda mazlumun ahının göğe yükseleceğini ve ilahi adaletin tecellisinin kaçınılmaz hâle geleceğini kaydetti.
Türkiye’nin tüm gücü ve imkânlarıyla yurt dışında bulunan tüm vatandaşlarının yanında yer aldığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımızın uğradıkları saldırılar ve haksızlıklar konusunda, gereken her türlü girişimde bulunacak, mutlaka hesap soracağız. Yurt dışındaki kardeşlerimizin, siyaset, sivil toplum faaliyeti ve ekonomik güç yoluyla, yaşadıkları ülkelerin karar alma mekanizmalarında etkin hâle gelmeleri çok önemlidir” diye konuştu.
“Artık aramızdaki küçük farklılıklardan kaynaklanan ayrılıklara, çekişmelere, husumetlere bir son vermenin vakti gelmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurtdışında yaşanan Türklerden birlik ve beraberlik içerisinde Türkiye’nin yürüttüğü beka mücadelesine destek olmalarını istedi.
Barış Pınarı Harekatı’na Türkiye’nin sınırlarını teröristlerden arındırmak ve Suriyelilerin geri dönüşünü sağlamak ihtiyaç bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda görüştüğüm 20 kadar dünya lideriyle hepsine plan, projelerimizi takdim ettik, anlattım. Buyurun, hadi siz de buraya destek verin. Hepsi; çok güzel, bakıyorlar, ama desteğe gelince maalesef hiçbirisinde ses yok. Niye? Çünkü bunlar mağdur ve mazlumun yanında değiller. Asla böyle bir adım atma niyetleri de yok. Bunlar sadece öldürmeyi bilirler. Sadece silah satmayı bilirler. Gelelim de burada bir destek verelim, böyle bir şeyin içinde yoklar. Bunu sadece burada yapmadılar, bunu daha önce ilk attığımız adımlarda Irak’ta da yaptılar, burada da yaptılar. Bizim de tabii ki B planımız da var, C planımız da var, inşallah vakti saati geldiğinde onu da yapacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, harekât kapsamında 4 bin 219 kilometrekare alan içindeki 558 yerleşim birimini 900’ün üzerinde teröristi etkisiz hâle getirilerek temizlendiğini açıklayarak Tel Abyad ve Rasulayn arasının kontrol altında olduğunu, Tel Rıfat’ın teröristlerden temizlenmesi sözünü aldıklarını ve Rusya’dan buranın temizlendiği bilgisini aldıklarını anlattı.
“GEREKİRSE GÜVENLİ BÖLGE SAHAMIZI GENİŞLETECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Münbiç’ten de YPG’yi temizleme sözünü aldık, onun için de temizledik diyorlar. Tabii Silahlı Kuvvetlerimiz bunun da takibi içinde. Yeter mi? Yine yetmez. Bizim için bir diğer önemli adım da, özellikle tabii Tel Rıfat ve Tel Rıfat’ın batısına doğru gidiyoruz, bugünkü adıyla Kobani, eski adıyla Ayn el Arap, buranın da teröristlerden boşaltılması, kontrolümüzün altına girmesi lazım” dedi.
Harekât bölgesinde Rusya ile devriye çalışmasına başlanacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınırdan güneye doğru yedi kilometrelik derinlikte devriye çalışmasını sürdürüleceğini söyledi.
Batılı ülkelerin teröristleri kurtarmak için toplantı talebinde bulunduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Berlin’de bir toplantı yapsak, Londra’da bir toplantı yapsak…’ Bu toplantının yapılacağı üç yer var; ya Şanlıurfa ya Gaziantep ya İstanbul gelin burada yapalım. Şimdi bu soru, bu teklif yani gerçekten akılla mantıkla izahı yok ya. Olayın olduğu yer burası, sen beni Berlin’e çağırıyorsun. Ben turist miyim ya, ne işim var benim orada? Eğer bu konuda samimi, dürüstseniz buyurun olayın yaşandığı yere gelin, gelin de belki size bir de sınırları gezdiririz, buraları da görme fırsatınız olur, ama yok” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3-4 Aralık’ta Londra’daki NATO Liderler Zirvesi’nde görüşmeleri yapabileceklerini bildirdi.
ABD ve Rusya ile varılan mutabakatlara değinerek, bu çerçevede 120 ve 150 saat aralığında teröristlerin bölgeden temizlenmesinin kararlaştırıldığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belirlenen sürenin sonunda maalesef hâlâ teröristler tarafından bölgedeki askerlerimize ve Suriye Millî Ordusu’na yönelik saldırılar devam ediyor. Âdeta karış karış tarayarak hem teröristleri imha ediyor hem tahkimatları yıkıyor hem de kalan mühimmat ve malzemeleri topluyoruz. Açık konuşuyor ve muhataplarımızı ikaz ediyorum, bu hattın dışından gelecek saldırılara en sert şekilde karşılık verecek ve gerekirse güvenli bölge sahamızı genişleteceğiz” uyarısında bulundu.
“BÖLGEMİZDE NEREDEYSE YARIM ASIRDIR İLMİK İLMİK İŞLENEN OYUNU BOZDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya tarafı bize, Tel Rıfat, Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki bölgelerden 34 bin terör örgütü mensubunun beraberindeki 3 bin 260 ağır silahla birlikte 30 kilometrelik hattın dışına çıktığını ifade etmişlerdir. Her ne kadar bizim elimizdeki bilgiler bu konuda henüz tam manasıyla başarılı olunamadığına işaret ediyorsa da sahadaki tespitlerimizin ardından kendilerine gereken cevabı vereceğiz. Bu kapsamda Cuma günü sahada Ruslarla ortak çalışmaları başlatıyoruz, yani devreye çalışmaları dediğimiz çalışmayı başlatıyoruz” açıklamasını yaptı.
Güvenli hâle getirilen yerlere ilişkin projelerin de süratle hayata geçirileceğini ve Avrupalı liderlerle ya Kasım içinde Türkiye’de ya da Aralık başında Londra’daki NATO Zirvesi’nde bu konuyu detaylı bir şekilde ele alacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde sahada gerektiğinde masada oyunu değiştirecek hamleler yaparak hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdüreceğiz. Biz bölgemizde neredeyse yarım asırdır ilmik ilmik işlenen bir büyük oyunu bozduk, bozuyoruz. Şimdi adım adım kendi planlarımızı, projelerimizi, önceliklerimizi hayata geçiriyoruz, aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” vurgusunu yaptı.
Barış Pınarı Harekâtı’nın, ABD’nin iç politikasında da sonuçlar doğurduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Temsilciler Meclisinde kabul edilen yaptırım ve Ermeni soykırım iddialarının kabulüne ilişkin tasarıların buna örnek olduğunu kaydetti.
“TEK TARAFLI HÜKÜM VEREN GİRİŞİMLERİN TAMAMINI RET EDİYORUZ”
Temsilciler Meclisinin fırsatçılık yaparak Amerikan kamuoyunda Türkiye aleyhine oluşan havayı kullanarak tasarıları geçirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Buradan Amerikan kamuoyuna da, tüm dünyaya sesleniyorum; bu atılan adımın hiçbir kıymeti harbiyesi yok, bunu tanımıyoruz zaten. Açık konuşmak gerekirse kendi dilimizle buna cevap verelim, kendileri çalıp kendileri oynuyor, yapılan bu. Buna rağmen ülkemize atılan bu iftiranın bir ülke Parlamentosunda kabul görmüş olmasından dolayı üzüntülüyüz. Bu nasıl bir anlayıştır? Ve atmış olduğunuz bu adımı, almış olduğunuz bu kararı biz tanımıyoruz. Ülkemiz aleyhine oy kullanan tüm Temsilciler Meclisi üyelerinin bir an önce gerçekleri görmelerini diliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyden önce Türkiye geçmişte uzun yıllar Ermeni terör örgütlerinin saldırılarına maruz kalmış bir ülkedir. Özellikle şimdi ben Amerika’ya tekrar sesleniyorum, 1970’li ve 1980’li yıllarda ASALA 21 farklı ülkede Türk büyükelçiliklerine ve temsilciliklerine 100’den fazla silahlı saldırı gerçekleştirdi, bundan haberiniz var mı? Bunun belgeleri, her şeyi elimizde. Bu saldırılarda 40’ın üzerinde diplomatımız ve temsilcimiz şehit oldu, bundan haberiniz var mı? Türkiye’nin bu kayıplarından söz dahi etmeyen, ancak bir asırdan daha uzun süre bunları aşmış olan önce yaşanmış bir hadise konusunda tek taraflı hüküm veren bu tür girişimlerin tamamını ret ediyoruz” dedi.
TBMM’nin tarihî hakikatlere aykırı, tamamen iç politika mülahazalarıyla atılmış adıma derhal hak ettiği cevabı vereceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temennim odur ki, bu metin Meclisimizden ittifakla geçer ve bu da aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderilir. Tarihleri soykırım, kölelik, sömürü lekeleriyle dolu bir ülkenin Türkiye’ye ne söz söyleme ne ders verme hakkı olamaz. İnşallah bu meseleyi önümüzdeki günlerde de yakından takip edecek, gereken adımların atılmasını, cevapların verilmesini sağlayacağız” diye konuştu.
“TÜRKİYE’Yİ DİZE GETİRECEKLERİNİ SANANLAR HEP HÜSRANA UĞRADI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Temsilciler Meclisi’nin Barış Pınarı Harekâtı’nı bahane ederek şahsına, ailesine ve bazı bakanlara yaptırım uygulamasına ilişkin tasarıyı da kabul ettiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “FETÖ’nün yıllarca piyasada dolaştırdığı iddialara dayandırılan ve hiçbir tutarı olmayan bu tasarıyı da şiddetle ret ediyoruz. Ya Amerika bir FETÖ’ye mahkûm olacak kadar küçüldü mü ya, bu ne hâldir? Önce ülkemizde kalkıp da 400 dönüm arazi tahsis ettiğiniz bu adamın hâlâ, Adalet Bakanlığımız sizlere 90 koli bu adamın suç layihasını gönderdi, Türkiye mahkemelerinin verdiği dosyaları gönderdi. Ya da bir de oturun şunu bir inceleyin ya, burada ne var, ne yok diye bunlara bir bakın. Bakmıyorsunuz ve böyle bir terörist başını, Türkiye’ye darbe yapan böyle bir terörist başını ülkemizde saklıyorsunuz. Yoksa bu sizin özel olarak değerlendirme noktasında kullandığınız bir manivela mıdır, bunu da söyleyin. Bundan size bir fayda gelmez. İstediğiniz kadar bunu düşünerek elinizde, avucunuzda bunu tutun, bir şey gelmez. Ya bunu bize teslim edeceksiniz ya da bizden bundan sonra herhangi bir suçluların iadesiyle ilgili anlaşmalar konusunda herhangi bir iade beklemeyin. On binlerce insanın katili bir terör örgütü olan PKK’yı desteklemek uğruna Türkiye’ye ve şahsıma saldıranlara asla eyvallah etmeyeceğiz. Karşımıza delikanlıca çıkmak yerine, Türkiye’yi bu tür bel altı vuruşlarla dize getireceklerini sananlar hep hüsrana uğradılar, bu defa da aynısı olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.
ABD’ye yönelik tepkiyi toplantıda dile getirdiğinin hatırlatılmasının ardından 13 Kasım’daki ABD ziyaretinin bu koşullarda gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine yönelik soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda henüz kararımı vermedim. Ama soru işareti” ifadesini kullandı.
“Grup toplantısındaki konuşmanızda, terörle ilgili mücadeleye ilişkin yakın zamanda müjde vereceğinizi söylediniz. O müjde terörist başı Mazlum Kobani’nin Türkiye’ye iadesi konusunda mı?” şeklindeki soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Niye acele ediyorsun? Bu işlerin haberi verilir mi? Amerika haber vere vere mi geldi?” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı kapsamında B ve C planlarının neler olduğuna ilişkin soru üzerine de şunları kaydetti: “Şu anda A planını uyguluyoruz. Bu devriyeler ve saire filan, bunlar devam edecek. Bu devriyelerden sonra arazideki bütün gelişmelere göre de nerede ne gibi adımlar atılması gerekiyor? İşte Ayn El Arab’da, Münbiç’te beklenenler eğer yerine getirilmiyorsa buralarda B planına, C planına geçebiliriz.”
Bu hafta içerisinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir görüşmesinin olup olmayacağı sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her an olabilir. Gelişmelere göre” cevabını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’nın ardından, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana görev yapmış il başkanları ile parti genel merkezinde bir araya geldi.
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2001 yılı Ağustos ayından beri AK Parti teşkilatlarında görev yapanlara şükranlarını sunarak, hayatını kaybedenlere de Allah’tan rahmet diledi. “AK Partilinin eskisi-yenisi olmaz, çünkü AK Partili olmak demek sadece bir partinin rozetini taşımaktan ibaret değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’de görev yapan il başkanlarının aktif herhangi bir görevleri olsun ya da olmasının hepsini AK Parti davasının neferleri, ebedi temsilcileri olarak gördüğünü söyledi.
“DÜNYA DEĞİŞİRKEN, BU SÜRECİN LOKOMOTİFLİĞİNİ YAPMA GÖREVİ BİZLERE DÜŞÜYOR”
“Dünya değişirken, bölgemiz değişirken, Türkiye değişirken AK Parti olarak bu sürecin lokomotifliğini yapma görevi yine bizlere düşüyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtemelen önümüzdeki yılsonuna doğru yapacağımız büyük kongremizde milletimizin işaret ettiği şekilde kendimizi yenileyecek, kararlılığımızı bileyecek, enerjimizi de tazeleyeceğiz. Ardından da 2023 yılına kadar olan seçimsiz dönemi en iyi şekilde değerlendirerek hep birlikte AK Parti’yi çok daha ileri bir noktaya taşıyacağız” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nde başarı çıtasının yüzde 50’nin üzerine çıktığını, millete ve kendilerine güvendikleri için çıtayı iddialı bir seviyeye çıkarttıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer tek derdimiz iktidarımızı sürdürmek olsaydı, eski sistemde bun çok daha kolayca yapabilirdik. Ama biz ülkemizin istikbalini, milletimizin beklentilerini, demokrasimizin ihtiyaçlarını dikkate alarak tarihimizin en köklü yönetim reformunu hayata geçirmeyi tercih ettik. Gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünen bir partinin başka türlü hareket etmesi zaten mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Genel Merkezi koordinasyonunda şehirlerin her birinde il başkanlarından başlayarak partiye hizmet etmiş herkesi yeniden bir araya getirecek bir gönül seferberliğini başlatacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “AK Parti her dem yeniden doğanların partisidir. Bu partiyi kuran, yaşatan, bugünlere getiren ve inşallah geleceğe de taşıyacak olan milletimizin bizatihi kendisidir. Milletimizle aramızdaki gönül bağı inşallah hep devam edecektir. Türkiye’ye 17 yıllık iktidarımızda nasıl çağ atlattıysak, inşallah 2023 hedeflerimize de ulaştıracağız. Yeter ki işte şu salondaki muhabbet iklimini koruyalım, kuvvetlendirelim, daha da yaygınlaştıralım. Bu konuda sizlere çok önemli görevler düşüyor. Her birinizin tecrübenizle, birikiminizle, müktesebatımızla, vizyonunuzla AK Parti’ye ve Türkiye’ye daha çok hizmetler yapabileceğinize yürekten inanıyorum.”
“Büyük başın derdi büyük olur” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye büyüdükçe imkânları ve kazanımlarıyla birlikte dertlerinin de büyüdüğünü, Türkiye’nin son altı yıldır kesintisiz saldırılara maruz kaldığını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye yönelik saldırıların tümünü püskürttüklerini, tehditleri kaynağında kurutmak üzere ileriye atıldıklarını kaydederek, “Barış Pınarı Harekâtı’nı yapmamızın tek sebebi; işte o terör koridorunu, o terör devletini kurmak isteyenlerin başına oraları geçirme niyetidir, bunu başardık, bunu hallettik. Aynı şekilde içeride de Güneydoğu’da, kısmen Doğu’da devlet kurma girişimleri olmadı mı? Oldu. Kongrelerinde bayrağımızı duvara asmaktan çekinenler, Türk bayrağına orada kongrelerinde yer vermeyenler, İstiklal Marşı’mızı okumayanlar, okutmak istemeyenler bedelini ödediler mi? Ödediler. Bundan sonra da ödetiriz, ödetmeye devam ederiz” şeklinde konuştu.
“TEHDİTLER VE ŞANTAJLAR BİZİ YOLUMUZDAN DÖNDÜREMEYECEKTİR”
Barış Pınarı Harekâtı’nın devam ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bize verilen sözler yerine gelir, sınırlarımız teröristlerden arındırılır tahkimatlar yıkılırsa ne âlâ…” ifadesini kullandı. Son terörist de ortadan kalkana kadar takibe devam edeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin söylediğini yapabilecek iradeye, imkâna ve kararlığa sahip olduğunu herhâlde tüm dünya görmüştür. Ne tehditler, ne şantajlar, ne de sinsi oyunlar bizi yolumuzdan döndüremeyecektir. Çünkü biz petrolün veya paranın değil milletimizin istiklali ve istikbali ile ülkemizdeki Suriyelilerin evlerine güven içinde dönüşlerinin peşindeyiz. Davası hak olanın yardımcısı Allah’tır. Hak olan davada zafer de muhakkaktır. Biz davamızın haklılığına da, zaferimize de tüm kalbimizle inanıyoruz” sözlerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının yoğun bir çalışma içerisinde olacağına dair inancını belirterek, Parti teşkilatlarının suistimallere, yolsuzluklara karşı hassasiyet içerisinde olmasını istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.