Cumhurbaşkanı Erdoğan, Altay Tankları Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Başkanlığını yaptığım Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde alınan kararlar ışığında, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Bir yandan yeni projeleri, yeni savunma ürünlerini geliştirip devreye alırken; diğer yandan yeni tesislerimizin açılışını yapıyor, yerli ve millî araçlarımızı envanterimize katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Yeni Altay Tankları Teslimat Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasının başında, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Şeyh Saud bin Abdurrahman bin Hasan bin Ali Al Sani başta olmak üzere törene teşrif eden her bir misafire teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün gece Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen deprem dolayısıyla Balıkesirlilere geçmiş olsun dileklerini ileterek sözlerini şöyle sürdürdü: “6,1 büyüklüğündeki depremde Allah’a hamdolsun can kaybı yaşanmadı. İkincil sebeplerle yaralanan 26 vatandaşımız ise gerekli tıbbi müdahalelerin ardından taburcu edildi. İçişleri Bakanımız ekibiyle süratle bölgeye intikal etti, biz de kendisinden gerekli bilgileri aldık ve alıyoruz. Hasar tespit ve yıkılan binaların enkaz kaldırma çalışması devam ediyor. Rabbim, ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylesin diyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk savunma sanayii adına büyük bir heyecanı ve aynı zamanda büyük bir gururu hep birlikte yaşadıklarını belirtti.
Ülke savunma sanayiine, mühendis ve teknisyenlerine duydukları güvenin boşuna olmadığını, gerek bu tesis gerekse teslimatı yapılan Altay tankı ile bir kez daha gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Savunma sanayimizin gelişmesi, güçlenmesi, tam bağımsızlık hedefine ulaşması için canla başla çalışan herkese, sektördeki tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Bu uğurda ter döken şehadete eren kardeşlerime de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa geçen sene 23 Ekim’de TUSAŞ tesislerine yönelik kalleş saldırıda şehit olan vatan evlatlarını rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Başkanlığını yaptığım Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde alınan kararlar ışığında, savunma sanayisinde tam bağımsız Türkiye hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Bir yandan yeni projeleri yeni savunma ürünlerini geliştirip devreye alırken diğer yandan yeni tesislerimizin açılışını yapıyor, yerli ve millî araçlarımızı envanterimize katıyoruz.”
“ENGELLER BİZİ SADECE YAVAŞLATIR AMA MENZİLE VARMAMIZA ASLA MANİ OLAMAZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 2 ay önce 47 araçtan oluşan Sistemler Sistemi Çelik Kubbe’yi kahraman orduya kazandırdıklarını, aynı şekilde ASELSAN’daki 14 üretim tesisinin açılışını yaptıklarını, 1,5 milyar dolar yatırım değerine sahip Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temelini attıklarını dile getirdi.
Bugün de BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi’nin açılışını gerçekleştirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Araştırma ve geliştirme merkezleriyle, test alanlarıyla, zırhlı laboratuvarları ve eğitim parkurlarıyla, 840 bin metrekarelik alana yayılan bu devasa tesiste, inşallah 1500’ü aşkın nitelikli personelimiz görev yapacak. Robotik kaynak sistemlerinden ileri sensör teknolojilerine, simülasyon altyapısından veri analitiğine kapsamlı bir teknoloji üssü daha savunma ekosistemimize entegre olacak. 63 bin metrekare kapalı alana sahip seri üretim hattımızda her ay 8 adet Altay tankı ile muharebe sahasının kalesi olarak tarif edilen 10 adet Altuğ imal edilecek. Diğer savunma ürünlerimizde olduğu gibi Altay tanklarında da hedefimiz, özellikle kritik malzemelerde kimseye bağlı olmamaktır. Ambargolara rağmen nasıl bugünkü aşamaya geldiysek inşallah bundan sonraki süreci de başarıyla yürüteceğiz. Her zaman söylüyorum, bugün bir kez daha tekrar ediyorum. Hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkarılan engeller bizi sadece yavaşlatır, belki biraz geciktirir ama menzile varmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur, ya bir yol açar, eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız. Stratejik önemi fevkalade yüksek bu modern tesisin bizleri hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum.”
“YENİ BİR JEOPOLİTİK DENKLEM KURULMAKTA”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte süregiden askerî, siyasi ve ekonomik rekabetin her geçen gün boyut ve şekil değiştirdiğini vurguladı.
Yeni araçlar, yeni imkânlar ve yeni kabiliyetlerin bu mücadelenin hem seyrini etkilediğini hem de kapsama alanını genişlettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gümrük vergilerinin teknolojik kırılmaları tetiklediği, enerji politikalarının gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiği hassas bir dönemin içindeyiz. Şunu bir defa çok net görebiliyoruz, yeni bir jeopolitik denklem kurulmakta. Uluslararası sistem yalnızca kabuk değil, mecra da değiştirmektedir. Sayısı bir elin beş parmağını geçmeyen güçlerin küresel sistemi domine ettiği düzende ciddi kırılmalar yaşanmaktadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın tarihte defalarca şahit olunduğu üzere ne uluslararası kurumların ne de beynelmilel hukukun, insanlara yeterli güveni ve güvenceyi artık veremediğini söyledi.
Haklı olmanın yetmediği, hakkın korunması için güçlü olunmasını gerektiren bir dünyada yaşadıkları gerçeğiyle sürekli yüzleştiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu önce 1990’lı yıllarda Bosna Hersek’te, 14 yıl boyunca Suriye’de ve en son 70 bin kişinin hayatını kaybettiği Gazze soykırımında gördüklerini ifade etti.
Çoğunluğu çocuk ve kadın olmak üzere yüz binlerce insanın buralarda katledildiğini ve toplu kıyıma uğradığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Fakat ne uluslararası hukuk ne de dev bütçeli kurumlar bu zulümlerin ve katliamların önüne geçemedi. Küresel barış ve güvenliği sağlamakla görevli yapılar hiçbir adım atmadı. Bırakın engellemeyi, birçok bölgede eli kanlı zalimleri koruyup kolladılar. Şurası bir gerçek ki günümüzde onurlu bir şekilde yaşamak istiyorsanız her alanda güçlü olmak, caydırıcı olmak mecburiyetindesiniz. Ekonominizi güçlendirmek, dışa bağımlılığınızı azaltmak, kapasitenizi artırmak, yani kendi göbeğinizi kendiniz kesmek durumundasınız. Aksi takdirde üzülerek ifade ediyorum, kurtlar sofrasına dönüşen bu yeni düzende kimse kimseye acımaz, gözünün yaşına bakmaz.”
“TÜRKİYE’Yİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ BİR ÜLKE HÂLİNE GETİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, risk ve tehditlerin asimetrik biçimde arttığı bu dönemin farkına en erken varan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu söyledi.
İlk günden itibaren değerlendirmeler yaptıklarını, tedbirlerini aldıklarını ve derslerine çok iyi çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 23 yılda savunma sanayii, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attıkları adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke hâline getirdiklerini vurguladı.
Mazlumun zalime boyun eğmediği, güçlünün güçsüzü ezmediği adil bir dünya için diplomatik, askeri, siyasi, ticari ve ekonomik tüm imkânları seferber ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “En sıkıntılı zamanlarında dostlarımızın yardımına koştuk. Kardeşlerimizin yaralarını sardık. Türkiye’ye nerede ihtiyaç duyulduysa imkânlarımız ölçüsünde elimizden geleni hiçbir bagaj taşımadan yapmaya gayret ettik. Bununla birlikte muhannete muhtaç olmamak için de kendi teknolojimizi kendimiz üretmeye başladık. Savunma sanayisinde devletimizin desteği özel sektörün dinamizmiyle birleşince hamdolsun son yıllarda büyük bir ivme yakaladık. Şöyle sizleri bir 20 yıl, 25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk? Toplu iğne. Silahtan bahsetmiyorum, hayır. Ama şu anda hamdolsun silahlarını üreten bir Türkiye var. Savunma sanayisinde yüzde 20’yi bile üretemiyorduk ama şimdi yüzde 80’i yakaladık. İnsansız hava araçları. Böyle bir imkânımız var mıydı? Yok. Ama şimdi insansız hava araçlarını üreten, silahlı insansız hava araçlarını üreten, Akıncı’sını üreten bir Türkiye var.
Son teknolojiye sahip hava, kara, deniz araçlarımızla destan yazmaya devam ediyoruz. Artık yalnızca takip eden değil, takip edilen bir devletiz. Modern silah sistemlerinden kompleks koruma paketlerine, sürüş destek modüllerinden elektronik harp altyapısına kadar her hamlesi, her ürünü merakla beklenen bir ülkeyiz. Sektördeki 3 bin 500’ü aşkın savunma sanayii şirketimiz, 100 binin üzerindeki nitelikli personelimiz arı gibi çalışmayı, küresel barış, huzur ve güvenliğe doğrudan katkı yapmayı sürdürüyor.”
“DÜNYADAKİ EN BÜYÜK 11’İNCİ SAVUNMA İHRACATÇISIYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dışa bağımlılık oranının artık yüzde 20’lerin altında olduğunu vurgulayarak, güvenlik güçlerinin neredeyse tüm ihtiyaçlarını yerli ve millî savunma araç ve ekipmanlarıyla temin ettiklerini söyledi.
Savunma sanayisinde 1400’ün üzerinde proje bulunduğunu, İHA ve SİHA alanında dünyanın en başarılı ilk üç ülkesi arasında olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlihazırda dünyadaki en büyük 11’inci savunma ihracatçısıyız. 2024’te dünya ihracat pazarında yüzde 65 ile yerimizi aldık. Yani dünya genelinde satılan her 100 insansız hava aracından 65’ini biz tedarik ettik, tam 180 ülkeye ürün ihraç ettik. 2025’te bu sayının daha da artacağını öngörüyoruz” diye konuştu.
Bu rakamları daha da artırmanın, çeşitlendirmenin ve detaylandırmanın mümkün olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geçmişte haksız uygulamalara, çifte standartlara, baskı ve ambargolara maruz kalmış bir ülke olarak kaybettiğimiz zamanı telafi etmeyi başardık. Bunu da ana muhalefetin temsilcisi olduğu komplekslerini bir türlü yenemeyen kifayetsizlerin engelleme girişimlerine rağmen yaptık. Ne diyorlardı onlar? ‘Yapamazsınız’ diyorlardı. Biz ‘yaparsa bu ülkenin evlatları yapar’ dedik ve yola koyulduk. Genç mühendislerimize, genç kardeşlerimize, bu ülkenin genç beyinlerine inandık, onlara güvendik. ‘Boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın, başımızı belaya sokmayın’ diyenlere rağmen yaptık. ‘Siz teknolojiden ne anlarsınız, oturun oturduğunuz yerde’ diyenlere rağmen bütün bunları başardık. Yoksa biz de bizden öncekiler gibi davranabilir, hiçbir riske girmeden statükonun konforlu alanında iktidarımızı rahatça sürdürebilirdik ama biz bu düzene itiraz ettik. Bu bağımlılık ilişkisine başkaldırdık. Kelimenin tam anlamıyla kelle koltukta bir mücadeleyle hamdolsun sadece 23 yılda dünyanın gıptayla baktığı, kimilerinin sevinçle, kimilerinin de endişeyle takip ettiği bir savunma ekosistemini ülkemizde inşa ettik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisinde yaptıkları bütün yatırımların gerçek değerinin gelecek yıllarda çok daha iyi anlaşılacağını, muhalefetin küçümsediği ve itibarsızlaştırmak için her yolu denediği projelerin neye tekabül ettiğini sonraki nesillerin daha net göreceğini dile getirdi.
Ulaştıkları noktayı asla yeterli bulmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu Altay Tanklarını bugün burada görüyoruz. Yeterli mi? Bize göre yeterli değil. Biz çok daha ileri teknolojiyi yakalamak durumundayız. Bu Alman teknolojisiydi. Biz şimdi onu çok daha ileri taşıdık” dedi.
“ALTAY İLE TANK TEKNOLOJİSİNDE YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARINI ARDINA KADAR AÇMIŞ OLUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük kararlılıkla hamlelerine devam ettiklerini söyleyerek, “1,5 milyon mühendislik saatiyle, 35 bin kilometreyi kapsayan test süreciyle 3 bin 700 fiili atışla tüm aşamaları geçen Altay Tanklarımızın ilkini bugün kahraman ordumuza teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Güncel muharebe ortamına en yüksek düzeyde adapte olmak üzere yeni sistemlerle donatılan Altay Tankımız en zorlu çevre koşullarına uygun olarak geliştirildi” diye konuştu.
Altay Tankının atış gücü, devamlılık ve mobilite kabiliyetlerine dönük testleri başarıyla tamamladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl başlattıkları teslimatı gelecek senelerde daha da artan sayılarla gerçekleştireceklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, takip eden partilerde, yerli ve millî imkânlarla geliştirdikleri BATU Güç Grubu ile Altay Tanklarını ordu envanterine katacaklarını belirterek, şu bilgileri paylaştı: Altay’la birlikte Leopard 2A4 modernizasyon projemizin de teslimini önümüzdeki sene yapacağız. Dost ve müttefik ülkelerin de yoğun ilgisiyle Altay, yurt dışı pazarlarda Türk savunma sanayisinin etki ve görünürlüğüne önemli bir katkı sunacak. Şunu da özellikle belirtmek istiyorum, Altay ile birlikte tank teknolojisinde yeni bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış oluyoruz. Altay’ın üretim ve geliştirme sürecinde edindiğimiz tecrübe ile dijital kontrol sistemlerinden yapay zekâ destekli karar alma yapılarına, otonom hareket yeteneklerinden ileri koruma sistemlerine büyük bir yetkinlik kazandık. Bu birikimi en iyi şekilde değerlendirecek, gelecekte dünya sahnesine çıkaracağımız yeni ürünlerimizi inşallah daha da geliştireceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisinin bir kez daha hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulunarak, “Teslimatını yaptığımız Altay Tankımızın, peygamber ocağımızın güç ve caydırıcılığına katkı yapmasını temenni ediyorum. Bu eserleri ordumuza ve milletimize kazandıran BMC firmamıza, Savunma Sanayi Başkanlığımıza, tesisin yapımında emeği geçen her bir kardeşime, bilhassa da proje ortaklarımız Katar’a canı gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören öncesinde, bugüne özel üretilen, üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan, beyaz ve turkuaz renkteki Türkiye’nin yerli ve millî elektrikli otomobili Togg’un limuzin versiyonu ile BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi’ni gezdi.
Togg’u kullanan BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, 15 dakika süren tesis turunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Altay Tankının üretim alanlarına ilişkin bilgi verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, tesis turunda, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Şeyh Saud bin Abdurrahman bin Hasan bin Ali Al Sani, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC tarafından üretilen Altuğ 8×8 zırhlı muharebe aracına ilişkin bilgi aldı, araç önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekilerin tören alanında yerlerini almasının ardından Altay Tankı ve üretim tesislerinin tanıtım videosu ile Türkiye’nin millî tank geliştirme serüveninin anlatıldığı videolar izlendi.
Yapılan duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindeki Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Şeyh Saud bin Abdurrahman bin Hasan bin Ali Al Sani, Cumhurbaşkanlığı Kabine üyeleri, AK Parti Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri ve komutanlarla kurdele keserek, tesis açılışını gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra yeni Altay Tankı ile Türk savunma sanayii şirketleri tarafından üretilen zırhlı araçların kabiliyetlerini sergilediği geçit törenini izledi. Yeni Altay Tankı, hazırlanan tırmanma platformunda, manevra kabiliyetini ve çevikliğini sergiledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.