Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Özgür, sorumlu ve millî basın, milletimizin aydınlık yarınlarına ulaşma mücadelesinin en önemli destekçilerinden biridir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına ödül alanları tebrik ederek başladı. Bünyesinde 320 mahallî ve bölgesel radyoyu, televizyonu, gazeteyi, dergiyi bir arada buluşturan Anadolu Yayıncılar Derneği’nin (AYD) yürüttüğü faaliyetleri takdirle izlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, derneğin mahallî basının sesi olma yanında millî meselelerde ortaya koyduğu onurlu tavrın Türk medyasının gerçek duruşunu yansıttığına inandığını söyledi.
Medya özel ödülleri kapsamında Ahmet Kekeç, Ferhat Koç, İbrahim Toru, Markar Esayan gibi son yıllarda hayatını kaybeden isimlerin yaşatılıyor oluşunun önemli bir vefa ve kadirşinaslık örneği olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle görevleri başında hayatını kaybedenler başta olmak üzere ahirete irtihal eden tüm medya mensuplarını rahmetle andı.
Özgür, sorumlu ve millî basının milletin aydınlık yarınlara ulaşma mücadelesinin en önemli destekçilerinden olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanında adeta dişini tırnağına takarak çeşitli mecralarda görevlerini yürüten tüm medya mensuplarına teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakikatin, hakkın, hukukun, özgürlüğün, velhasıl insana dair her özlemin savunucusu olarak gördüğüm medya mensuplarımızın her birine başarılar diliyorum. Bilhassa bugün burada birlikte olduğumuz kardeşlerimize büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına verdikleri destek için şükranlarımı sunuyorum. Siyasi hayatımız boyunca hep yakın mesai içinde olduğumuz basınımızla inşallah daha nice yolları birlikte yürüyecek, daha nice güzel haberler paylaşacağız” diye konuştu.
Anadolu basınının demokrasinin beslenmesi ve sağlıklı işlemesi bakımından hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem halkın vaktinde ve doğru bilgilenmesi hem de idarecilerin halkın gündemini sağlıklı takip edebilmesi bakımından medyanın yeri doldurulamayacak bir görev yerine getirdiğini vurguladı.
Doğru ve hakikatli bir kanaatin beslediği demokrasi kültürünün millî iradenin üstünlüğünün güçlü şekilde korunmasının da temel şartı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel olarak basının, özellikle de Anadolu basınının bu yönüyle mutlaka desteklenmesi ve teşvik edilmesi gereken bir vazife gördüğünü kaydetti.
Tüm bu misyonların hakkıyla ifasının, mahallî basının görevini meslek ahlakından taviz vermeden ve ülkesine karşı sorumluluklarının bilinci içerisinde yerine getirmesine bağlı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şayet Anadolu basını bu iki hususta taviz vermeden yoluna devam ederse gücünü hiçbir zaman kaybetmez, tam tersine daha da artırır. Her şeyin küreselleştiği, her şeyin dijitalleştiği, her şeyin teknolojik mecralara evrildiği bir dönemde insanı sosyal çevresiyle hâlâ merkezde tutan sahiciliğin son kalesi işte bu anlayışla çalışan basın olacaktır. Bir insanın ölümünü trajedi, bir milyon insanın ölümünü istatistik olarak gören zihniyetin dünyamızı istila etmeye başladığı bir dönemde siz her bir insanı ayrı bir değer kabul eden yaklaşımla farkınızı ortaya koyabilirsiniz. Sosyal medya gibi doğrunun yalanla, iftiranın kumpasla, çarpıtmanın kötü niyetle, sinsiliğin çıkarcılıkla karıştığı mecraları zapturapt altına alacak olan da yine sizin gayretinizdir. Gücünü insandan alan, malzemesi de muhatabı da insan olan Anadolu basınımız kendini bu doğrultuda ne kadar geliştirirse geleceğine o derece güvenle bakar. Tüm kalbimle inandığım şu gerçeği bir kez de sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum. Medyamızın yüz akları, tüm değerleri, tarihi, kültürüyle milleti aşağılayan mankurtlar değil, bu millete hizmet etmeyi en büyük şeref kabul edenlerdir.”
“ÜLKESİ, HALKI VE MESLEĞİNİN İTİBARI İÇİN MÜCADELE EDEN GAZETECİLERİ BU MİLLET ASLA UNUTMAYACAK”
Bunları söylerken aslında ülkede geçmişi iki asrı bulan basın hayatında aşağı yukarı hep aynı başlıklar altında gündeme getirilen tartışmaları da ifade etmiş olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tartışmanın bir tarafında icraatlarının eleştirilmesinden hoşlanmayan yönetimler, diğer tarafında ise maşeri vicdan yerine belli çıkar çevrelerinin aparatı olmakla itham edilen basın vardır. Nitekim basın tarihiyle ilgili çalışmalara baktığımızda Avrupa ve Amerika’daki basının ortaya çıkış ve gelişme süreciyle bizdeki serencamı arasındaki keskin fark açıkça görülmektedir. Bununla birlikte Çanakkale Savaşı, İstiklal Harbi, Kıbrıs çıkarması, terörle mücadele, 15 Temmuz gibi kritik dönemlerde basının önemli bir kısmının sergilediği onurlu yaklaşım tarihimize şanla, şerefle kaydedilmiştir. Aynı şekilde 27 Mayıs Yassıada yargılamaları, muhtıralar, 12 Eylül, 28 Şubat gibi dönemlerde ülkesinin ve milletinin değil de darbecilerin yanında saf tutanlar da millî hafızamızın kara kaplı defterine mimlenerek işlenmiştir. Milletimiz bilhassa 1960’tan beri darbecilere ve onların yaptığı insanlık dışı işlere kılıf bulmaya çalışan gazeteci sıfatlı haysiyet cellatlarını unutmadı, unutmayacak. Ülkesi, halkı ve mesleğinin itibarı için özgürlüğü ve canı dâhil her türlü riski göze alarak mücadele eden gazetecileri de bu millet asla unutmadı ve unutmayacak.”
Türkiye’nin son iki asrının sadece basın değil, her alanda arayışlarla, keskin yol ayrımlarıyla geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı’nın sömürgecilik ve sanayileşme yoluyla oluşturduğu maddi üstünlük karşısında eldeki son vatan toprağı Anadolu’nun dahi tehlikeye girdiği dönemler yaşandığını, milletin canını dişine takarak verdiği mücadelelerden sonra da rahat bırakılmadığını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’ya sahip olamayanların milletin ruhunu işgal etmek, her şeyini elinden almak için içeriden ve dışarıdan nice yollara, yöntemlere başvurduklarını ifade ederek, tek parti faşizmi, darbeler, vesayet, siyasi, sosyal ve ekonomik saldırıların bu zorlu sürecin farklı dönemlerdeki tezahürleri olduğunu söyledi.
“2023 HEDEFLERİ RAYINDA TUTARAK, VAKTİMİZİ VE ENERJİMİZİ HEBA ETME GİRİŞİMLERİNİ BOŞA ÇIKARDIK”
Türkiye’nin sanayi devrimini kaçırmasını, bilgi ve teknoloji devriminde geride kalmasını sağlayanların Türkiye’yi yeniden yapılanan küresel siyasi ve ekonomik düzenden dışlamak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bu defa farklı bir Türkiye ile karşı karşıya kaldılar. Artık siyasetini, ekonomisini, dış politikasını, sosyal dinamiklerini diledikleri gibi yönlendirebilecekleri bir Türkiye olmadığını gördüler. Rahmetli Menderes ve Özal’ın başlattığı demokrasi ve kalkınma hamlesini geçtiğimiz 19 yılda en üst seviyeye çıkarmış, kendi politikalarını kendi belirleyen bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıya kaldılar” ifadelerini kullandı.
Söz konusu güçlerin, bölgesinde hem sahadaki varlığıyla hem masadaki gücüyle söz sahibi bir Türkiye olduğunu yaşayarak kabullendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyada haksızlıklara, adaletsizliklere, riyakârlıklara meydan okuyan, mazlumların ve mağdurların umudu bir Türkiye fotoğrafının yükseldiğini fark ettiler. Altyapısını tamamlamış, yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme hedefiyle 2023’e yürüyen bir Türkiye hakikati, attıkları her adımda karşılarına çıktı. Bununla kalmayıp evlatlarına 2023’ü, 2071’i hedef gösteren, vizyon sahibi bir Türkiye’nin yükselişini şu anda seyrediyorlar. Daha düne kadar bırakınız 30 yılı, 50 yıl sonrasını, üç gün, beş gün sonrasını göremeyen, buna göre hesap yapamayan bir Türkiye’den böyle bir ufka sahip bir Türkiye’ye ulaşmanın anlamını en iyi sizler bilirsiniz.
Ekonomisi birkaç milyar dolarlık spekülasyonlarla yerle yeksan olan, siyaseti birkaç ihtirasla, aktörle kaosa sürüklenebilen, güvenliği üç beş teröristle tehlikeye düşürülebilen, sanayisi dışa bağımlı, ticareti hacimsiz, turizmi kısır, toplumsal fay hatları faal, velhasıl her tarafı lime lime dökülen bir Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanlar elbette hâlâ mevcut. Bu hevesle son yedi sekiz yıldır buldukları her araca her fırsatta sarıldılar ama hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu tuzakların tamamını bozduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi 2023 hedefleri rayında tutarak, vaktimizi ve enerjimizi heba etme girişimlerini boşa çıkardık. Bununla kalmadık, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçiş gibi önemi ve anlamı ileride çok daha iyi anlaşılacak olan tarihî bir yönetim reformunu hayata geçirdik. İki asırdır defalarca sergilenen oyunların artık işe yaramadığı bu Türkiye gerçeğini kabullenmek istemeyenlerin, kimi zaman açık kimi zaman gizlice sergiledikleri taktikleri bir bir ifşa ettik” dedi.
“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASI YOLUNDAKİ EN ÖNEMLİ DURAĞIMIZ 2023’ÜN EŞİĞİNDEYİZ”
Demokrasinin, hukuk devletinin, özgürlüklerin kurallarını kendi çıkarları doğrultusunda eğip bükenlerin, buram buram riyakârlık kokan sözleri ve tavırlarının artık işe yaramadığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi toplumlarının güvenliği ve refahı dışında hiçbir şeyi umursamayanların bencillikleri dönüp dolaşıp kendilerini vuracak bir bumeranga dönüştü. Göçten iklim değişikliğine, terörden salgın krizine kadar dünyanın ve insanlığın tamamını ilgilendiren her yeni sınamada kendilerini gelişmiş olarak nitelendirenlerin aslında ne kadar zayıf oldukları anlaşıldı” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye, bu sınamalar karşısında verilen başarılı imtihanla farkını ortaya koydukça hesapların sürekli yeniden yapılmaya başlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bugün büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolundaki en önemli durağımız 2023’ün eşiğindeyiz. Ülkemizi küresel sistemin yeniden yapılanmasının dışına itmek için kıvrananların son umudu 2023’te eski Türkiye’yi yeniden hortlatmaktır. İnşallah bu defa da başaramayacaklar. Milletimiz uzunca bir mücadelenin ardından döktüğü alın teri ve gerektiğinde feda etmekten çekinmediği canı pahasına yakaladığı bu fırsatı kaçırmama azim ve kararlılığını sahiptir” diye konuştu.
“2023, TÜRKİYE’NİN VE TÜRK MİLLETİ’NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ SEMBOLÜDÜR”
Verdikleri büyük ve güçlü Türkiye mücadelesinde hep yanlarında olan Anadolu medyasının desteğini, girilen bu son süreçte daha güçlü şekilde göreceklerine inandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Unutmayınız bu mesele ne Tayyip Erdoğan’ın kişisel meselesidir ne parti meselesidir ne başka bir kısır hesap meselesidir. 2023, Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin yeniden şahlanışının sembolüdür. 2071 özellikle Anadolu’nun ebedi vatanımız olduğu gerçeğini bir kez daha ilanımız olarak ortaya koyduğumuz bir yıl olacaktır. Ve 2053, sahip olduğumuz tarihi mirasımıza sıkı sıkıya sahip çıkmamızın iradesidir. Bu hedeflere ve vizyonlara sahip çıkmak da ülkemizdeki her vatandaşımızın, her kurumumuzun, her kuruluşumuzun en başta gelen sorumluluğudur. Bizim tek yaptığımız da bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeye çalışmaktan ibarettir” ifadelerini kullandı.
Dünyanın terör, göç, iklim değişikliği, kıtlık ve yeni nesil teknolojiler gibi girift meselelerle uğraştığı bir dönemde hiç kimsenin Türkiye’yi yeniden kendi iç çekişmeleri içine gömmesine izin veremeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, geçmişte bu içe dönük kavgaların bedellerini hem maddi hem manevi olarak ziyadesi ile ödedi. Geçtiğimiz 19 yılda 81 vilayetimizin tamamını eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanayiye, enerjiden spora her alanda gerçekten çok iyi bir altyapıya kavuşturduk. Gençlerimizin heyecanı, kabiliyeti, azmi, gayreti gözlerinden okunuyor. Sahip olduğumuz altyapı üzerinde ihtiyacımız olan asıl büyük sıçramayı yapabileceğimiz bir döneme girdik.
Gençlerimizle Kahramanmaraş’ta yaptığımız sohbette bunu gördüm ve onların gözlerinde bu ışıltıyı gördüm. Bu imkânı en iyi şekilde değerlendirebilmek için istikrar ve güven ikliminden taviz vermememiz gerekiyor. İnşallah cuma günü Mersin’de yine gençlerimizle beraber olacağız. Milletimiz için hiçbir hayalleri, ülkemiz için hiçbir projeleri, devletimiz için hiçbir programı olmayanların, kendi ideolojik saplantıları ve kişisel hırsları uğruna bu güzel tabloyu tersine çevirmesine rıza gösteremeyiz. Bunun için hep birlikte kazanımlarımıza sahip çıkacağımız, potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendireceğimiz siyasi ve sosyal zeminden taviz vermemeliyiz.
Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkı sarılarak tüm dikkatimizi ve gücümüzü geleceğimizin inşasına yönetmeliyiz. İnşallah Cuma günü nükleer santralimizi yerinde gidip ziyaret edeceğiz. Geldiği safhayı göreceğiz ve 2023’e, inşallah nükleer santralin ülkemize kazandırıldığını da göreceğiz. Medya kuruluşlarımıza ve medya mensuplarımıza bu tarihî süreçte çok önemli görevler düşüyor. Milletimize hakikatleri göstererek, Türkiye’nin bu hayati sınamadan başarıyla çıkmasına katkı sağlayacağınıza inanıyor, bu duygularla bir kez daha Anadolu Medya Ödülleri’ni tevdi edeceğimiz kurumlarımızı ve arkadaşlarımızı tebrik ediyor, Anadolu Yayıncılar Birliği yöneticilerine bizleri bu güzel atmosferde bir araya getirdikleri için tekrar şahsım milletim adına teşekkür ediyorum.”
Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, çeşitli kategorilerde ödüle layık görülenlere ödüllerini verdi. “Yılın İletişim Ödülü” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a verildi. “Yılın Haber Ajansı Ödülü”ne layık görülen Anadolu Ajansı adına da ödülü Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.