Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Belçika’ya hareketinden önce yaptığı açıklamada, “İttifakın önümüzdeki 10 yıllık yol haritasını belirleyecek NATO 2030 sürecine ilişkin kararların alınacağı önemli bir zirveye iştirak edeceğiz. Müttefiklerimizle birlikte ittifaka verdiğimiz önemin altını bir kez daha çizeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Belçika’nın başkenti Brüksel’e hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde basın toplantısı düzenledi.
İttifakın 10 yıllık yol haritasının belirleneceği NATO 2030 sürecine ilişkin kararların alınacağı önemli bir zirveye katılacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müttefiklerimizle birlikte ittifaka verdiğimiz önemin altını bir kez daha çizeceğiz” dedi.
“AYNI ANDA BİRÇOK TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜCADELE YÜRÜTÜYORUZ”
Bugün küresel istikrarı riske atan krizlerin çoğunun Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede yaşandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak DEAŞ’tan PKK, YPG’sine, FETÖ’den DHKP/C’sine kadar aynı anda birçok terör örgütüyle mücadele yürütüyoruz. Bu mücadeleyi de sadece sınırlarımız içinde değil Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda veriyoruz. Dün Afrin’deki Şifa Hastanesi’ne yapılan terör saldırısı, PKK-YPG’nin nasıl kalleş ve vahşi bir örgüt olduğunu göstermiştir. Aralarında bebeklerin, doktorların, hastaların da olduğu 14 sivil saldırıda şehit olmuş, 32 kardeşimiz de yararlanmıştır. Ülkemizde masumları, Suriye’de sivilleri, Irak’ta Kürt kardeşlerimizi katleden bu alçaklardan döktükleri her damla kanın hesabını soracağız.”
Türkiye olarak sadece terörle mücadele etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin aynı zamanda doğu-batı yönünde yoğun bir düzensiz göç baskısına da maruz kaldığını aktardı.
“KENDİ SINIRLARIMIZI KORURKEN, NATO’NUN SINIRLARINI DA KORUYORUZ”
Türkiye’nin sınırlarının, NATO’nun da sınırlarını oluşturduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kendi sınırlarımızı korurken, NATO’nun sınırlarını da koruyoruz. Farklı cephelerden verdiğimiz mücadelelerde haklı olarak ittifak ruhuna uygun şekilde hareket edilmesini bekliyoruz. Zirve sırasındaki müttefiklerimize başta terörizm olmak üzere ülkemize yönelik tehditler karşısında dayanışma göstermelerini beklediğimizi de ifade edeceğiz. 1952’den bu yana ihtiyaç duyulan her dönemde ittifaka sağladığımız katkılar, Türkiye’nin NATO’daki yeri ve önemi konusunda birer mihenk taşıdır. Günümüzde de NATO’nun yüzleştiği sınamalar karşısında güvenilir bir müttefik olarak kritik sorumluluklar üstlendik, üstleniyoruz. 2030’a giden süreçte Türkiye’nin ittifak içindeki rolünün daha da önem kazanacağına inanıyoruz.”
Zirve marjında, bazı müttefik ülke, devlet ve hükûmet başkanları ile de görüşmeler yapacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu görüşmelerde hem gündemdeki ikili meseleleri hem de NATO bünyesindeki iş birliğini değerlendireceklerini söyledi.
“TÜRKİYE-AZERBAYCAN KARDEŞLİĞİ, BÖLGEMİZİN BARIŞ, REFAH VE İSTİKRARININ TEMİNATIDIR”
NATO Zirvesi sonrasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile davetine icabetle Azerbaycan’a resmî bir ziyaret gerçekleştireceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye-Azerbaycan kardeşliği, bölgemizin barış, refah ve istikrarının teminatıdır. Bu süreç içinde özellikle de Azerbaycan Karabağ’da tarihî bir zafere imza atarak 30 yıllık işgale malum son vermiştir. Bu zafer aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın da kapısını aralamıştır. Bu fırsatın iç siyasi hesaplarla heba edilmemesi en büyük temennimizdir. 10 Aralık 2020 tarihinde Bakü’de düzenlenen zafer geçit törenini izlemiş, Azerbaycan’ın haklı gururunu paylaşmıştık. Bu seferki ziyaretimde ise Bakü’nün yanı sıra zaferin kazanıldığı topraklara gideceğiz. Türk dünyası için tarihî değeri olan birçok sanatçı yetiştiren ve Azerbaycan’ın kültür başkenti olarak ilan edilen Şuşa’yı inşallah ziyaret edeceğiz. 16 Haziran Çarşamba günü A Millî Futbol Takımımızın, Galler ile oynayacağı maçı da değerli kardeşim Sayın Aliyev ile birlikte izleyeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışı ziyaretlerinin ardından Türkiye’ye dönerek önemli uluslararası toplantılara katılacağını da söyledi.
“77 NOKTADA 1700 METREKÜP MÜSİLAJ TEMİZLENMİŞ VAZİYETTE”
Basın toplantısının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Denizi’nde son dönemde yaşanan müsilaj sorununun ardından balıkçılara yönelik ne gibi tedbirler alınacağı ve toplanan müsilajın tarımda kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin soru üzerine şunları söyledi: “Dün akşam Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ni yayımladık. Bu genelgeyle birlikte de Marmara Denizi Eylem Koordinasyon Kurulu’nu kurduk. İki gün önce de Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde YÖK’ün organizesiyle üniversitelerimizden tüm hocalarımızla bu konuyla ilgisi olan, bir araya geldik. Biz mesajlarımızı verdik, YÖK Başkanımız mesajlarını verdi, bunun yanında hocalarımızı da dinleme fırsatımız oldu. Bundan sonraki süreçte de birlikte neler yapabiliriz bunları konuştuk. Şu anda 77 noktada 1700 metreküp müsilaj temizlenmiş vaziyette. Yoğun bir çalışma devam ediyor. 7/24 esasına göre bu çalışmalar devam edecek. Şimdi buradan toplanan müsilajın incelemeler neticesindeki durumuna göre, bunlar eğer gübre olmaya müsaitse gübre olarak kullanılabilir ama bunun kararını kim verecek? İşte bu kurulan ekipler, bunların kararını verecek ve ona göre de bunların adımı atılmış olacak. Fakat bütün mesele buradaki bizim oluşturmuş olduğumuz bu kurulun yapacağı hassas çalışmalar neticesinde verilecektir. Biraz zaman alacak ama bu işi inşallah kısa zamanda başaracağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin “ABD yönetiminin 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanımalarının Türkiye’ye karşı bir tutum olduğunu kabul edersek, bu zirveyle açıkladığınız hedeflerinize ulaşmanız ne kadar mümkün olabilir?” sorusuna şu karşılığı verdi: “Amerika ile Amerika’nın liderleriyle yeni tanışan birisi değilim. Yani Bush döneminden itibaren, bu süreç içerisinde gerek Sayın Obama ile olan bir sürecimiz var, yine bu arada işte malum Trump ile olan bir sürecimiz var. Şimdi de Biden ile olan bir süreci yaşıyoruz. Bu süreç içerisinde de hepsiyle kötü günlerimiz oldu diyemem. Genelde çok çok başarılı çalışmalar yaptık. ‘Bu başarılı çalışmalar esnasında Amerika gibi bir ülkeden Türkiye’nin beklentileri acaba tam manasıyla karşılığını buldu mu?’ derseniz ona da ‘Buldu’ diyemem. Temenni ederim ki bundan sonraki süreçte bunu bulalım. Çünkü şu anda NATO ülkeleri içerisinde üzerine düşen görevleri yerine tam manasıyla getiren ülkelerden bir tanesi, ilk beşin içerisinde olmak suretiyle Türkiye’dir. Bu tabii önemli bir durum. Bunu kendileri de takdir ediyorlar, kabul ediyorlar. Şu anda da benim Sayın Biden ile geçmişe yönelik görüşmelerimde ilk defa bir araya gelmeyeceğiz. Geçmişte kendileriyle gerek evimde ziyaret etmek suretiyle gerek Amerika’da bulunduğumuz yerde bir araya gelmek suretiyle birçok görüşmelerimiz oldu. Yani kendisi Obama’nın yardımcısı olduğu dönemde de yine sık sık görüştüğümüz bir dostumuz. Şu anda da temenni ederim ki bu görüşmelerimizi aynı hassasiyet içerisinde yaparak 24 Nisan’ı unutturacak adımları da atmış oluruz. NATO ile ilgili de aynı kararlılık içerisinde oluruz. NATO’da da biz yapılan ödemeleri de yerine getiren ülkelerden, müstesnalardan bir tanesiyiz.”
“TÜRKİYE-AMERİKA İLİŞKİLERİNİ ŞÖYLE MASAYA BİR YATIRMAMIZ GEREKİYOR”
NATO Liderler Zirvesi’nde ABD Başkanı Joe Biden’ın ile yapacağı görüşmede hangi konuların ele alınacağının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Biden’la göreve geldikten sonra gerçekleştirecekleri ilk yüz yüze görüşme olacağını belirterek, şöyle konuştu: “Birinci derecede Türkiye-Amerika ilişkilerini şöyle masaya bir yatırmamız gerekiyor. Birçok tabii dedikodular vesaire içeride, dışarıda oldu. Bunları geride bırakıp ‘Neler yapabilir, neler yapacağız’ bunları konuşmamız lazım. Görüşme alanımız çok geniş. Zira 24 Nisan, bizler için maalesef çok çok olumsuz bir süreç oldu. Böyle bir yaklaşımı tabii ki beklemezdik ama bu yaklaşım bizleri ciddi manada üzmüştür ve bunu gündeme getirmeden geçmeyi tabii doğru bulmamız mümkün değil. Zira Türkiye rastgele bir ülke değil. Türkiye, Amerika ile NATO’da müttefik bir ülke. İki müttefik ve bu iki müttefikin kalkıp da bu konuda NATO’yla yakından uzaktan alakası olmayan Ermeniler konusunda böyle bir yaklaşımın içerisine girilmesi bizi rahatsız etmiştir, üzmüştür. Tabii bunu hatırlatmadan geçmek mümkün değildir.”
Şu anda savunma sanayine yönelik masaüstünde kalan birçok konu olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların da en önemlisi, F-35 konusudur. Bu konuda Türkiye, maalesef ahdini yerine getirdiği hâlde ahdini yerine getirmeyen, sözleşmeye uymayan bir Amerika vardır. Ödemelerini yapmış bir Türkiye var. Bunun yanında ciddi manada parça alma işlemini Türkiye’den yaptıkları hâlde, yani sadece parça noktasında 700-750 civarında parçayı veren bir Türkiye var ama bütün bunlarla da beraber çok ciddi bir ödemeyi de yapmış Türkiye var. 5 tane F-35 verilmiştir ve daha sonra da bu F-35’lere el koymak suretiyle bunlar gönderilmemiştir” dedi.
“BEKLENTİMİZ, AMASIZ VE FAKATSIZ BİR YAKLAŞIMI AMERİKA’DAN GÖRMEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanında patriotlar konusu olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Bu konuda da yine Amerika sözünde durmamış, bunları geri almış. Geri alınca tabii bizler de bu arada Rusya’yla bir anlaşmaya gitmek suretiyle malum S400’ler konusunda adım attık ve S400’leri aldık. Bütün bunların yanında tabii daha başka birçok savunma sanayiinde başlayıp da devam edemediğimiz konular var. Gönül tabii bunların hiçbirini arzu etmiyor. Bundan sonraki sürece yönelik ‘Neleri yaparız veya yapamayız’ bunları da yine ikili görüşmede masaya yatırmamızda fayda var. Bunları da ayrıca görüşeceğiz. Bizim bütün derdimiz, beklentimiz, NATO’nun birlik ve beraberliğine, dayanışmasına güç katacak yani amasız ve fakatsız bir yaklaşımı Amerika’dan görmektir. Bir diğer adım da tabii biz NATO’dan ve ittifak üyelerinden, ülkemizin güvenlik hassasiyetlerini dikkate alınmasını, söylem ve eylemde müttefiklik ruhuna uygun hareket edilmesini bekliyoruz. Kaldı ki şu anda Amerika malum yakın bir zamanda Afganistan’ı terk etmenin şu anda hazırlığı içerisinde ve burayı terk ettiği andan itibaren de orada süreci devam ettirecek güvenilir tek ülke malum Türkiye ve bu konuda da zaten arkadaşlarımız muhataplarına gereken cevapları da verdiler. Şu anda onlar da bundan memnunlar, mutlular. Bunları da ayrıca Afganistan sürecini falan da kendileriyle görüşeceğiz.”
NATO, Türkiye’nin terörle mücadelesine yeterli desteği sağlamadı. Zirvede bu konu gündeme getirilecek mi, Türkiye’nin yaklaşımı nasıl olacak?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO Genel Sekreteri Sayın Stoltenberg’le de orada muhakkak bir görüşmemiz olacak, konuşacağız. Bu süreç içerisinde gerçekten NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, olumlu yaklaşımlar içerisinde olmuş bir dostumuzdur. Bu süreç içerisinde de bu olumlu yaklaşımından hiçbir zaman taviz vermedi ve aynı şekilde bu süreci devam ettiren bir dost, bir arkadaştır. Tabii burada da yine ‘Ne gibi adımlar atacağız, neler yaparız, neler yapabiliriz’, bunları da görüşme imkânımız olacak” cevabını verdi.
“MERKEZ BANKASININ DÖVİZ REZERVİ 100 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ULAŞTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankasının rezervlerinin durumu ve yerel paralarla ticaret konusundaki gelişmelerin sorulması üzerine, Merkez Bankasının döviz rezervinin 100 milyar dolar seviyesine ulaştığını söyledi.
Ülkelerin kendi yerel paralarıyla ticaretlerinin, Merkez Bankaları arasında yapılan ve “swap” adı verilen para takası anlaşmalarıyla gerçekleştiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu çerçevede yakın zamanda en büyük ticaret ortaklarımızın başında gelen Çin’le çok önemli bir anlaşmayı yaptık. Daha önce Çin’le 2,4 milyar dolarlık bir swap anlaşmamız zaten vardı. Şimdi bu rakamı 3,6 milyar dolarlık yeni bir swap anlaşmasıyla toplamda 6 milyar dolara çıkarmış olduk. Tabii bu, 46 milyar Türk lirası, Çin olarak da 35 milyar yuana karşılık gelen 6 milyar dolarlık bir anlaşmayı böylece gerçekleştirmiş olduk. Tabii bu Türkiye’nin son zamanlardaki çok ciddi bir sıçraması oldu. Bazı, malum kendilerine göre Merkez Bankasının döviz rezervi düşüyor. Bundan dolayı zil takıp oynayanlar var. Onların bu oyunlarını da bozmuş oldu. Zira 100 milyar dolarla inşallah şimdi Başbakanlığım döneminde 135 milyar dolara kadar çıkmıştık. İnşallah bu tırmanış şimdi yeniden başlıyor ve bu tırmanışı da devam ettireceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde düzenlediği basın toplantısının ardından Brüksel’e hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Belçika ve Azerbaycan ziyaretlerinde eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar da eşlik ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.