Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da bir otelde düzenlenen Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün, Türkiye’nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya, parlatmaya ve yüceltmeye devam ettiğini belirtti.
Türk müteahhitlerinin aynı zamanda güçlü mühendislik birikimini, iş yapma kültürünü ve güvenilirliği de dünyanın farklı ülkelerine taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk inşaat şirketlerinin son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başardığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, firmaların iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışının şirketleri küresel ölçekte aranan iş ortakları hâline getirdiğini vurguladı.
Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetlerinin, aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün herkesi gururlandıran bir seviyeye ulaştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar yüzde 90’ı kendi iktidarları döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş alındığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakalanan bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen kararlı şekilde sürdürdüklerini belirtti.
“45 TÜRK FİRMAMIZIN ULUSLARARASI PROJELERDEN ELDE ETTİKLERİ GELİR, 20,8 MİLYAR DOLARI BULDU”
Sektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinin, Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescil ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Listede yer alan firma sayıları itibarıyla dünyada ikinci olduk. Önceki yıl listede 43 firmamız varken, bu yıl aynı listede 45 firmayla temsil edildik. Bir başka çarpıcı rakam şudur, ilk 100 firma arasına sekiz Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, gelirler sıralamasında ise dokuzuncu sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir, 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösteriyor. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlenmiştir. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ENR dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 2025 yılı listesinde bu sene de sekiz Türk şirketin yer aldığını söyledi. Şirket sayısı itibarıyla Türkiye’nin geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada altıncı sıraya yerleştiğine dikkati çeken Erdoğan, 2017 yılında listeye yalnızca dört firma girebiliyorken aradan geçen sekiz yılda bu sayıyı iki katına çıkardıklarını kaydetti.
Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmaları ve sektörünü de canı gönülden tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha nice başarılar beklediğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” dedi.
“YATIRIM ODAKLI BÜYÜME STRATEJİMİZİN OLUMLU ETKİLERİNE PEK ÇOK ALANDA ŞAHİT OLUYORUZ”
Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği bu başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hâle geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dört beş yıldır dünya ekonomisinin gerçekten sancılı süreçlerden geçtiğinin altını çizdi.
Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan koronavirüs salgınının artçı sarsıntılarının henüz dinmediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda, kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim, küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur.
Enflasyon yüzde 30,89’la son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibarıyla 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz.”
Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performansına da yansıdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye, üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te ihracatın bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış gösterdiğini, hizmetler ihracatında da hedeflerin ötesine geçtiklerini belirtti.
2024’te 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefini, 117,2 milyar dolarla geride bıraktıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefine yıllıklandırılmış olarak, daha eylül ayında ulaştıklarını bildirdi.
Hizmetler ihracatının 2025 yılı hedefini aşarak, 122,5 milyar doları bulacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum. Her birinize müteşekkirim. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedeflerini 390 milyar dolar olarak paylaştıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün Bakanlığımızın tahminlerine göre, mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla bu hedefi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlarımıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize, yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bütün bunları hep birlikte başardık. El birliği içerisinde Türkiye’yi işte bu seviyelere getirdik. İnşallah çok daha iyi, çok daha güzel yerlerde olacağız.”
“TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE YENİ KAPILAR AÇILIYOR, YENİ FIRSAT PENCERELERİ ARALANIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe ve en önemlisi reformları birer birer hayata geçirdikçe Türkiye’nin, kendine benzer ekonomilerden kalıcı biçimde, pozitif yönde ayrışacağını belirterek, bu sayede büyümenin, birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacağını, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısaca 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacağını dile getirdi.
Bu verileri, öylesine rakamlar olarak görmenin, başta burada bulunanlara ve ihracatçılara karşı büyük bir haksızlık olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek ihracatta gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığımız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var, gayret var, paradigma değiştirici hamlelerimiz var” diye konuştu.
Sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer birçok alanda ciddi ilerlemeler kaydettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştıklarını söyledi.
Türkiye’nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için uzun yolculuklara çıkıp, kıtalar aştıklarını, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyasıyla adeta çıkarma yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakârlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum, Gazze’de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz.
“SURİYE’NİN TAMAMINDA BÜYÜK BİR İNŞA VE İHYA SEFERBERLİĞİ BAŞLAYACAK”
Özellikle Suriye, istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek. Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek. İnşallah Suriye’nin tamamında, bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. 1 milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgârlar esecek. Bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldığını, ekonomik yaptırımların kalktığını, eski rejim döneminde çöken devlet sisteminin tekrar toparlandığını söyledi.
Suriye ekonomisinin, uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “600 bini ülkemizden olmak üzere, milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayımladığı son kararnameyle Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz” dedi.
Bu topyekûn kalkınma seferberliğinin, uzun süredir terör örgütlerinin işgali altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükûmetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynakların artık yer altında tünel yapmaya değil, yer üstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacağına dikkati çekti.
“DEVLET İÇİNDE DEVLET OLMAZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin zenginliklerinin, terör tahkimatı yerine eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacağını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor. Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor. Arabı ile Türkmeni ile, Kürdü ile Nusayrisi ile kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar, artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp, çocukların arkasına saklanıp, onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkânı kalmamıştır.
Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz. Paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegâne çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin, hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir.”
“SURİYE İÇİN DOĞRU YOL BELLİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız ve seyirci kalmayacağını vurgulayarak, “Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk. Bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini, Suriye hükûmetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AFAD ve Türk Kızılayının yanı sıra insani yardım kuruluşlarının da Suriye’nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzattığını ve yardım ulaştırdığını belirtti.
Suriye hükûmetinin, en başta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara olmak üzere bu konuda çok büyük bir hassasiyet sergilediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor. Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz. Burada şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum. İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye’de 10 Mart Mutabakatı’na uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak, bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle ödül alan veya almayan burada olan veya olmayan tüm müteahhitlerimizi bir kez daha canı gönülden tebrik ediyorum. Türkiye Müteahhitler Birliğine, Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerine bu güzel buluşma için tekrar teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra ödül alan firmalara ve temsilcilerine ödüllerini verdi. Tören, aile fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.