Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İdeal ve adil bir toplumsal hayat ancak kadınların söz ve hak sahibi olmalarıyla mümkündür. Toplum hayatında olduğu gibi, şehir hayatı ve yerel yönetimlerde de kadınların etkin olmaları kritik önemdedir” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Zirveye Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan Asya’ya dünyanın farklı ülkelerinden katılan yerel yöneticilere ve temsilcilere, “Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı başta olmak üzere zirvede emeği ve katkısı olanları tebrik etti.
Zirveye katkı sağlayan akademisyenlere de şükran sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü gün etkinlikleriyle yarın sona erecek zirvede, “Kadınla yükselen şehirler” teması altında önemli meselelerin masaya yatırılacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda, Türkiye’de şehircilik vizyonu ve konut politikası, şehircilikte kadın ve aile politikaları, akıllı şehirler, enerji yönetimi ve dijital dönüşüm, göç, göçmen politikaları ve sosyal uyum, iklim değişikliği, çevre ve sürdürülebilirlik gibi başlıklarda paneller düzenleneceğini, meselelerin açık yüreklilikle değerlendirileceğini ifade etti.
“TÜM DÜNYADA KADIN ODAKLI ŞEHİRCİLİK POLİTİKALARINA DUYULAN İHTİYAÇ HER GEÇEN GÜN KENDİSİNİ DAHA FAZLA HİSSETTİRİYOR”
Zirveye iştirak eden seçkin isimlerden gelen tenkit, tespit ve tekliflerin başta partisine ve hükûmete olmak üzere herkes açısından yol gösterici olacağına samimiyetle inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şurası bir gerçek ki kırsaldan kentlere doğru göçün artmasıyla birlikte tüm dünyada kadın odaklı şehircilik politikalarına duyulan ihtiyaç her geçen gün kendisini daha fazla hissettiriyor. Daha önce de ifade ettiğim gibi kadınların omuzlarındaki yük giderek daha da ağırlaşıyor. Kadınlardan bir taraftan geleneksel sorumluluklarını yerine getirmeleri diğer taraftan da çalışma hayatı içinde bizzat yer alarak aile bütçesine destek olmaları bekleniyor” ifadesini kullandı.
Kadınların eskiden olduğu gibi aileyi çekip çevirmeye çalışırken, çalışma hayatının zorlukları ve sıkıntılarını da omuzlamak zorunda kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Aynı şekilde savaşların, çatışmaların, ekonomik krizlerin, sosyal ve siyasal huzursuzlukların yükünü herkesten fazla kadınlar çekiyor. Dolayısıyla değişimi, teknolojiyi, aşırı ve sağlıksız şehirleşmenin getirdiği sorunlarla üç boyutlu şehircilik tasarımını konuştuğumuz bir dönemde tertiplenen bu zirveyi çok ama çok isabetli buluyorum. Zirvenin ufuk açıcı tartışmalara ve somut sonuçlara vesile olmasını canı gönülden temenni ediyorum. Burada şu hususun altını dikkatle çizmek istiyorum. İdeal ve adil bir toplumsal hayat ancak kadınların söz ve hak sahibi olmalarıyla mümkündür. Toplum hayatında olduğu gibi şehir hayatı ve yerel yönetimlerde de kadınların etkin olmaları kritik önemdedir. Çünkü her şehir, insanların topluluk hâlinde yaşadığı her yerleşim birimi aynı zamanda o insanların evi, yuvası mesafesindedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadının olduğu yerde barış, birlik, dirlik, kadın elinin değdiği yerde ise huzur ve düzen olduğunu sözlerine ekledi.
“TOPLUMSAL HAYATTA ŞEHİRLER, ÜLKELER, MİLLETLER KADINLAR SAYESİNDE AYAKTA DURUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların güçlü olduğu yerde gelişme, ilerleme ve inşanın olacağını, tıpkı medeniyette olduğu gibi şehirlerin de anaç karakterde olmasının, bu hakikatin tezahürü olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınların kurucu aklı o kadar kıymetli ki bunu gündelik hayatta eşlerden birinin vefat ettiği ailelerde çok net görebiliriz. Eşlerden evin erkeği rahmetli olmuşsa kadın dirayetiyle, metanetiyle, şefkatiyle aileyi kanatları altına alarak tüm bireylere sahip çıkar. Eşi vefat ettikten sonra o ocak sönmüyorsa başında kadın olduğu içindir. O aile dağılmıyorsa kadının kurucu ve kuşatıcı fıtratı sayesindedir. Toplumun çekirdeği olan aile, evvelemirde nasıl kadınların fedakarlıkları, gayretleri, emekleri sayesinde ayakta duruyorsa toplumsal hayatta da şehirler, ülkeler, milletler kadınlar sayesinde ayakta durur” diye konuştu.
Yazar Kemal Tahir’in, “Devletimizi devlet ana yapan kadınlardır” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi hayatı boyunca beraber yol yürüdüğü hanımlara, dava ve mücadele arkadaşlarına teşekkür ederek 81 vilayette yerel yönetimlerde çalışan tüm kadınlara, siyasete ve belediyelere kadın eli değdiren tüm hanımlara en kalbi selam ve muhabbetlerini gönderdiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan; ressam, yazar ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun kadınlara ithafen, “Seni düşündüm şükrederek. Su gibi aziz olasın, her daim ekmek gibi mübarek” sözlerine atıfta bulunarak, “Başta eşim ve çocuklarım olmak üzere, her biri şükür vesilesi olan, her biri ekmek gibi su gibi aziz olan bütün hanım kardeşlerime ülkemize, milletimize ve hareketimize yaptıkları eşsiz katkılar için şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“ÜLKEMİZDE KADINLAR AVRUPA’DAKİ HEMCİNSLERİNDEN ÇOK DAHA EVVEL SEÇME SEÇİLME HAKKINA KAVUŞMUŞLARDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün, Türkiye’nin kadın hakları açısından önemli bir düzenlemenin 91’inci yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti: “1930 yılında, önce belediye seçimlerinde seçme seçilme hakkı elde eden kadınlar, 4 yıl sonra 5 Aralık 1934’te anayasa ve seçim kanununda yapılan değişikliklerle milletvekili seçme ve seçilme hakkı kazanmıştır. Böylece ülkemizde kadınlar Avrupa’daki hemcinslerinden çok daha evvel seçme seçilme hakkına kavuşmuşlardır. 1935 yılında gerçekleştirilen ilk genel seçimlerde de 17 kadın milletvekili Meclis’te temsil hakkına sahip olmuşlardır. Temel hak ve özgürlüklerin kullanımında eşit muamelenin önünü açan bu önemli düzenlemenin 91’inci yıl dönümü kutlu olsun diyor, buradaki hanım kardeşlerimin şahsında ülkemizdeki tüm kadınların 5 Aralık Kadın Hakları Günü’nü canı gönülden tebrik ediyorum.”
Kadınların milletin kadim tarihinde hep müstesna bir konumda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uygur dönemine ait yazıtlara bakıldığında “ana” sözcüğünün her zaman “baba” sözcüğünden önce geldiğinin görüldüğüne işaret ederek “Tabiri caizse çift başlı kartalın biri kadın, diğeri erkektir. Kartalın bir başı hakan ise diğer başı hatundur. Tarihimizde Ertuğrul Gazi’nin annesi Hayme Ana gibi, Osman Gazi’nin eşi Bala Hatun gibi, Orhan Gazi’nin eşi Nilüfer Hatun gibi, Ankara’da metfun Melike Hatun gibi nice öncü ve örnek kadın şahsiyetler var. O fedakâr, o cefakâr, o özgüven ve hasiyet sahibi kadınları hep şükranla minnetle yad ediyoruz. Bugün de bir kez daha rahmetle anıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların İstiklal Harbi’nde de son derece mühim roller üstlendiklerine dikkati çekerek “Şehir şehir dolaşarak Kuvayımillîye’yi ve Millî Mücadele’yi halka anlatan, bebeği kucağında olduğu hâlde cepheye mermi taşıyan, ‘Ben cephe gerisinde değil, cephede erkeklerle birlikte savaşacağım.’ diyerek işgalcilere kök söktüren yiğit kadınlar, erkeklerle birlikte bu topraklar için can verdiler, bize üzerinde özgürce yaşayacağımız bir vatan bıraktılar” diye konuştu.
Cumhuriyetin kuruluşu ve yükselişinde de kadınların her zaman ön safta yer aldıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1930 ve 1934’te yapılan düzenlemelerle de kadınların bu mücadelesinin onurlandırıldığını, bir nevi haklarının teslim edildiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal’in, bu hakkın verilmesinin ardından “Medeni memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatle kullanacaktır” dediğini aktararak şunları söyledi: “Bizzat kendi ifadesiyle kadınların liyakat ve salahiyetle kullanmaları için verilen bu hak, Gazi’nin vefatından sonra gelenler tarafından sabote edilmiş, çeşitli kısıtlamalar ve yasaklarla aşındırılmıştır. Doğrusu kadınlar bu anayasal haklarını uzun yıllar salahiyetle, liyakatle ve özgürce kullanamadılar. Görünür görünmez birçok engelle karşılaştılar. Mesela, başörtüleri dolayısıyla seçilme hakkından mahrum bırakıldılar. Mesela, üniversiteyi kazandıklarında karşılarında ikna odalarını buldular. Mesela, kimi zaman kılık kıyafetlerinden kimi zaman mezun oldukları okullardan ötürü ayrımcılığa uğradılar. 28 Şubat’ın baskıcı atmosferinde binlerce kadın eğitim, çalışma, kamuda istihdam haklarından feragat etmek zorunda kaldı. Kadınlar yıllarca inanç değerleri ile okulları, eğitimleri, meslekleri arasında çok travmatik tercihler yapmak mecburiyetinde bırakıldı. Bunların hepsini beraber yaşadık. Biliyorum ki şu an bu salonda bulunan bütün arkadaşlarımın da önemli bir kısmı bu ayrımcılığı iliklerine kadar yaşadı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi ben buradan soruyorum” diyerek “Meclis’e başörtüsüyle girdi diye adeta linç edilen kadınları hangimiz nasıl unutabiliriz? Okullarda, üniversitelerde yürütülen cadı avını nasıl unutabiliriz? Unutmayın, ‘411 el kaosa kalktı’ manşetinin temsilcisi olduğu karanlığı nasıl unutabiliriz? Başörtüsü yasağının sürmesi için Anayasa Mahkemesi’nin kapısında nöbet tutan CHP’yi ve özgürlük düşmanı zihniyetini nasıl unutabiliriz? Bugün sesleri eskisi kadar çok çıkmasa da medyada, sosyal medyada, iş dünyasında, siyasette, bürokraside varlığını hâlen devam ettiren kadın hakları cellatlarını nasıl unutabiliriz? Bunları unutmadık, unutmuyoruz ve hiçbir zaman unutmayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların seçme ve seçilme hakkını 91 sene önce elde etmiş olmasına rağmen bu haklarını hiçbir kısıtlama olmadan kullanmalarının uzun, sancılı ve zorlu bedellerle dolu bir mücadeleyi gerekli kıldığını belirtti.
“HANIM KARDEŞLERİMİZİN SİYASETTE HAK ETTİKLERİ YERE GELMELERİ İÇİN YOĞUN BİR GAYRET İÇİNDEYİZ”
Türkiye’nin kadın hakları konusunda altın yıllarını kendi dönemlerinde yaşadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Yıllarca bu meselenin edebiyatını yapanlar hiçbir adım atmazken biz hanım kardeşlerimizin sosyal hayatta, kamuda, ticarette en önemlisi siyasette hak ettikleri yere gelmeleri için yoğun bir gayret içindeyiz. Bunu son 23 yılın rakamlarına göz attığınızda zaten görüyorsunuz. Göreve geldiğimizde kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 27,9’du. 2025 Eylül ayı itibarıyla bu rakam yüzde 35,7’ye yükseldi. Parlamentodaki kadın milletvekillerinin sayısı 24, kadın temsil oranı ise sadece yüzde 4,4’tü. 2023 mayıs seçimleriyle Meclis’teki kadın milletvekillerinin sayısı 119’a, temsil oranı ise 5 kat artarak yüzde 19,83’e çıktı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların sayısının da 117’den 2 bin 1’e yükseldiğini belirterek “Kadın kamu çalışanlarının oranı 2024 yılı itibarıyla yüzde 43,46’ya ulaştı. Kadın valilerimizin sayısını 4 katına, kadın kaymakamlarımızın sayısını ise 3,7 katına çıkardık. 2002’de kadın büyükelçilerimizin sayısı sadece 14 iken bugün 80 kadın büyükelçimiz var. Nereden, nereye? 26 bini aşkın hâkim ve cumhuriyet savcımızın 10 bin 372’si kadın yargı mensuplarımızdan oluşuyor” ifadelerini kullandı.
Kadın akademisyenlerin sayısında da ciddi artış olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kadın profesörlerimizin oranı ise yüzde 24’ten yüzde 36’ya, doçentlerimizin oranı yüzde 31’den yüzde 44’e, öğretim görevlilerimizin oranı yüzde 36’dan yüzde 53’e yükseldi. Sadece 23 yıl gibi kısa bir sürede işte bütün bunları başardık. Mahkeme kapılarından ayrılmayan muhalefete, kadın hakları meselesini marjinal ideolojilerine paravan yapan çeşitli yapılara rağmen başardık. Bu mücadeleyi sonuna kadar sizlerle birlikte sürdüreceğiz. İnşallah daha güzel seviyelere yine birlikte geleceğiz. AK Parti Genel Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı olarak bu kardeşinizin hak ve adalet mücadelenizde daima sizlerin yanında olacağını, bu mücadeleyi sizlerle kalp kalbe yürüteceğini bilmenizi istiyorum.”
“MERKEZDE EDİNİLEN TECRÜBE VE VİZYONU DA MAHALLİ İDAREYE TAŞIMAYA ÖNEM VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ufuklarını, vizyonlarını, ülkeye ve millete hizmet aşklarını yerel yönetimlerde ortaya koyduklarını, orada pişip, yetişen bir siyasi geleneğin temsilcileri olduklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şahsım başta olmak üzere, milletin gönlünde ve hafızasında yer edinen birçok isim belediyelerdeki çalışmaları ve başarılarıyla temayüz etti. Parti olarak yerel düzeyde kazanılan birikimi merkezi idareye, merkezde edinilen tecrübe ve vizyonu da mahalli idareye taşımaya önem verdik. Ankara’da milletvekili veya bakan olarak tüm Türkiye’ye hizmet etmiş arkadaşlarımızdan bazıları belediye başkanı olarak kendi illerine de hizmet ettiler, göğsümüzü kabartan işlere imza attılar ve atıyorlar. Kadın belediye başkanlarımız ve meclis üyelerimiz yerel düzeyde AK Parti’nin eser ve hizmet siyasetinin temsilciliğini başarıyla yerine getiriyor. Yerel yönetimlere kadın eli dediğinde orada sadece estetik, nezaket ve özverinin değil aynı zamanda başarının, aynı zamanda sabrın, vizyonun, şefkatin ve kararlılığın da olduğunu memnuniyetle görüyoruz. Biz de kendilerine her türlü desteği veriyoruz, vermeyi de sürdüreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kalkınmasında, gelişmesinde, bilhassa vatandaşa dokunan hizmetlerin icrasında mahalli idarelerin hayati roller üstlendiğini, belediyelerin iyi çalıştığında, halka iyi hizmet ettiğinde merkezi idarenin vizyonunu tamamlayıcı bir işlev gördüğünü, tersi durumda ise vatandaşın hak ettiği hizmete kavuşamadığını, illerin ve ilçelerin arasında halka sunulan hizmetlerin kalitesinde fark oluştuğunu söyledi.
2019 seçimleri sonrasında el değiştiren birçok belediyede bunu bizzat tecrübe ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmet ve eser yerine reklamı önceleyen kifayetsiz kişilerin yönetiminde belediyelerimiz hızla irtifa kaybetti. Daha önce pürüzsüz işleyen hizmetlerde aksaklıklar yaşanmaya başladı. Trafik, toplu taşıma, temizlik hizmetleri, çevre düzenlemeleri gibi temel hizmetler alanlarında bırakın iyiye gitmeyi, sorunlar derinleşti, kronikleşti, büyüdü daha da içinden çıkılmaz hâle geldi. Tabii bu sorunlar özellikle yolsuzluk, rüşvet, irtikap, kamu malını talan etme bunun yanında ahlak ve hukuk dışı skandallar ne yazık ki Türkiye’yi bir tahribatla karşı karşıya bıraktı” diye konuştu.
Bütün bunlar eklendiğinde ortaya çok daha vahim bir tablonun çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz 86 milyonun sorumluluğunu taşıdığımız için kötü gidişe engel olmak adına her türlü çabayı gösteriyoruz. Belediyelerin yetişemediği yerlere biz ulaşıyoruz. Kaynakların verimli ve etkin kullanılması için üzerimize düşeni yapıyoruz. Hizmet etmek isteyeni desteklerken milletin malının çarçur edilmesine de yasal sınırlar çerçevesinde müsaade etmiyoruz. Bundan sonra da aynı çizgide bu yola devam edeceğiz. Hiçbir ayrım yapmadan şehrine hizmet edenin yanında olacağız. Yine hiçbir ayrım yapmadan şehrini yağmalayanın karşısında olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelinen noktada artık daha farklı bir yaklaşımla belediyeciliğe bakılması gerektiğini belirterek “Yarının şehirlerinin daha yaşanılabilir, daha huzurlu, daha sağlıklı olması bugünden atacağımız adımlara bağlıdır. Bir yandan mevcut sorunları çözerken diğer yandan da asırlık vizyonlarla şehirlerimizi geleceğe hazırlamak durumundayız. Örneğin, enerji ihtiyacının arttığı gerçeğinden hareketle enerji planlaması ve yönetimine uygun bir şehircilik politikasını yerleştirmek zorundayız. Sıfır atık çalışmalarını yoğunlaştırarak, yaygınlaştırarak şehirlerimizin en büyük sorunu hâline gelen çevre kirliliği ve israfın önüne geçmek mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullandı.
Bir başka meselenin, göçmen politikaları ve sosyal uyum çalışmalarının yapılması olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda mahalli idarelerin hazırlıklı olmasının, yol haritalarını oluşturmasının ve suya düşmeden yüzmeyi öğrenmiş olmasının büyük önem arz ettiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunun ise şehir bilincini geliştirmekten sosyal uyum ve dayanışmayı önemsemekten, şehrin tarihî ve kültürel dokusunu korumaktan geçtiğini dile getirdi.
Kadın belediye başkanlarının bugünün işlerini hakkıyla yaparken, yarının şehirlerini kurma çalışmalarını ihmal etmeyeceğine inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’nin başarılı geçmesini temenni ederek zirvenin düzenlenmesinde emeği ve katkısı olan herkese teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.