Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan’ın himayesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca uygulanan Sıfır Atık Hareketi kapsamında New York’ta “Sıfır Atık Mavi-Damla Damla” Sergisi açıldı.
Etkinlik alanında kurulan serginin açılışını yapan Emine Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, BM-Habitat İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach, Azerbaycan İklim Değişikliğinden Sorumlu Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi ve COP29 Başkanı Mukhtar Babayev, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’ın yanı sıra bazı yabancı bakanlar ve uluslararası çevre kuruluşlarının üst düzey temsilcileriyle sergi alanını gezdi.
“Mavinin Farkında Mısın? (Are You Blue Aware?)” sloganıyla suyun önemine dikkat çekilen görsel ve işitsel eserlerin yer aldığı sergiyle, Türkiye’nin, Van, Salda, Meke, Beyşehir ve Eğirdir gölleri ile İzmit Körfezi’nde yürüttüğü su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalar anlatıldı.
Su kaynaklarının öneminin enstalasyon çalışmalarıyla vurgulandığı sergide Taha Baydar’ın beş cam eser ve atık camlardan üretilmiş “Pina” enstalasyonu, Gökhan Doğan’ın suyun değerini deneyimleten etkileşimli dijital sanat eseri çalışması ve Ali Saran’ın suyun ritmini yansıtan “Sound of Water” müzik eserleri yer aldı.
Etkinlikte ebru sanatçısı Garip Ay’ın çalışmaları katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi.
Sergiyle, Türkiye’nin denizler, göller ve okyanusların korunmasına yönelik çalışmalarının uluslararası ölçekte tanıtılması, “Sıfır Atık Mavi” markası altında somut çevresel kazanımların ve farkındalık çalışmalarının sunulması, küresel ölçekte çevre diplomasisini güçlendirecek iş birliği ve ortaklık zemininin oluşturulması amaçlanıyor.
Programda konuşan Emine Erdoğan, konuklarla bir araya gelmekten mutluluk ve onur duyduğunu belirterek etkinliği gerçekleştiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı’na, sergiye eserleriyle katkı sunan sanatçılara teşekkür etti.
Sanatçıların sürdürülebilir ve adil bir dünyanın, yalnızca politikalarla değil sanatla, hayal gücü ve evrensel değerlerle de kurulabileceğini gösterdiklerini, eserleriyle tabiata tercüman, kalplere şifa olduklarını söyleyen Emine Erdoğan, ilhamlarla dolu bu serginin, tabiatla aradaki derin bağların hatırlanmasına vesile olmasını diledi.
Emine Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Kim derdi ki bir gün gelecek ve tarih boyunca medeniyetler kurmuş, bilimsel keşifler yapmış, olağanüstü sanat eserleri üretmiş insanlık, yeryüzüne çöpten bir kıta ekleyecek, gezegenimizin masmavi örtüsü tanınamaz hâle gelecek. Ne yazık ki Pasifik Okyanusu’nda pet şişe, poşet, izmarit, balıkçı ağları gibi atıklardan oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğünde yüzen bir çöp kıtası var. Bu rakam, Türkiye’nin 2 katı büyüklüğündeki bir alanın çöplerle işgal edilmesi anlamına geliyor, geldiğimiz ve artık durmamız gereken noktayı tüm çıplaklığıyla gösteriyor.”
“DÜNYA GENELİNDE HER YIL 57 MİLYON TON PLASTİK ATIK OLUŞUYOR”
İnsanlığın 2016-2021 yıllarında, sadece 5 senede 20. yüzyılın tamamında yaptığı tüketimin, yüzde 75’inden fazlasını tükettiğine işaret eden Emine Erdoğan, “Buna yalnızca tüketim çılgınlığı deyip geçemeyiz. Bu çılgınlığın ağır maliyetlerini çevre, doğal kaynaklar, ekosistem ve insanlar, bir bütün olarak ödüyor. Dünya genelinde her yıl 57 milyon ton plastik atık oluşuyor. Bunun yaklaşık 23 milyon tonu göllerimizi, nehirlerimizi, denizlerimizi kirletiyor yani her gün 2 bin çöp kamyonu dolusu plastik sulara boşaltılıyor. Dünya okyanuslarında 14 milyon tondan fazla mikroplastiğin olduğu tahmin ediliyor. Gözle göremediğimiz için yok saydığımız bu büyük tehlike, besin zincirimize kadar nüfuz ediyor, oradan soframıza geliyor” diye konuştu.
Emine Erdoğan, bebeklerin plasentasında bile mikroplastik bulunduğunun araştırmalarla ortaya konulduğuna, plastiğin durdurulamaz yolculuğuna dikkati çekti.
Geçen şubat ayında 9. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ni tamamlayan Türk bilim insanlarının, kardan aldıkları örneklerle yaptıkları çalışmalarda da mikroplastiğe rastladıklarını hatırlatan Emine Erdoğan, “Hâlbuki Antarktika, dünyanın en el değmemiş kıtalarından biri. Biz, Türkçe’de şöyle deriz: ‘Aslan, yattığı yerden belli olur’ Dünyamızın hâline baktığımızda anlıyoruz ki yegâne yuvamızı, bir ham madde deposu, talan edilecek bir kaynak olarak görüyoruz. Hâlbuki bu bakış açısını değiştirebilsek o zaman dünya, çok daha yaşanabilir ve adil bir yer olacak. Mesela, Anadolu’nun dünyaya baktığı pencereden. Tabiat, ilahi bir eser, Yaradan’dan bir emanet olarak görülür. Bu derin muhabbet, inanç ve kültür dünyamızda hâlâ yaşatılmaktadır” ifadelerini kullandı.
“HER KADİM MEDENİYETİN ORTAK PAYDASI, TABİATLA HÜRMETE DAYALI BİR İLİŞKİ KURMAKTIR”
Kendisini çok etkileyen örneklerden birini paylaşmak istediğini dile getiren Emine Erdoğan, şöyle konuştu: “Anadolu’da eskiler, ormana odun kesmeye giderken ağaçlar ürkmesin diye baltanın ağzını bezle sararlarmış çünkü tabiatın tüm unsurlarının bir canı ve lisanı olduğunun farkındalarmış. Onu incitmekten sakınır, hakkını gözetir ve ihya etmek için uğraşırlarmış. Aslına bakarsanız, her kadim medeniyetin ortak paydası, tabiatla hürmete dayalı bir ilişki kurmaktır. Eğer bugün inkâr edilemez bir küresel sorun hâline gelen iklim değişikliğiyle mücadele etmek istiyorsak bu anlayışı ayağa kaldırmak zorundayız.”
Türkiye’nin tarih boyunca insanlığın sorunlarına çözüm aramak gayretinde olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, 2017’de “Dünya Ortak Evimiz” diyerek tertemiz niyetlerle çıktığımız sıfır atık yolculuğunun da bu yaklaşımın ürünü olduğunu vurguladı.
“Biz, çevre sorunlarının giderilmesi için attığımız her adımı, sadece kendimiz için değil gök kubbe altında yeryüzünü paylaştığımız tüm kardeşlerimiz için attık. Elde ettiğimiz her başarıda insanlığın refahına katkı sunmanın, kelimelere sığmayan mutluluğunu yaşıyoruz” diyen Emine Erdoğan, bu sekiz senede samimiyet ve kararlılıkla yapılan her işin, bol meyve veren ağaca dönüştüğünü gördüklerini dile getirdi.
“NE MUTLU Kİ SIFIR ATIK, ARTIK KÜRESEL BİR HAREKETTİR”
Bunun en büyük ispatının, Türkiye’nin öncülüğünde, 2022’de BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen Sıfır Atık kararı olduğunu belirten Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in büyük desteğiyle Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı dünyaya sunduklarını anımsattı.
30 Mart’ı “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan ettiklerini dile getiren Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler çatısı altında Sıfır Atık Danışma Kurulu’nu kurduklarını, Türkiye’de Sıfır Atık Vakfı’nı faaliyete geçirdiklerini söyledi.
Emine Erdoğan, “Ne mutlu ki Sıfır Atık, artık küresel bir harekettir. 2019’da ise ‘Su, ortak yaşam kaynağımızdır’ anlayışıyla Sıfır Atık Mavi Hareketi’ni başlattık. Bugüne kadar 285 bin ton deniz çöpünü yani 22 bin kamyon dolusu atığı kıyılarımızdan ve denizlerimizden uzaklaştırdık. 551 mavi bayraklı plajımızla, dünyanın en fazla mavi bayraklı plaja sahip üçüncü ülkesiyiz. Bununla da yetinmedik, 2023’te ‘Su Verimliliği Kampanyası’nı başlattık. 2 milyardan fazla insanın güvenli içme suyuna erişemediği dünyamızda su verimliliği çalışmalarını insanlığa karşı bir görev addettik” diye konuştu.
Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün dünyada suyun en pahalı olduğu yer Gazze’dir çünkü orada bir bardak suyun bedeli, insan hayatıyla ödeniyor. Maalesef, suyun bir soykırım aracı olarak kullanılabildiği çok karanlık bir dönemdeyiz. İsrail, 7 Ekim 2023’ten beri Gazze’ye yaptığı saldırılarda su altyapısını hedef alıyor. Su boru hatları, arıtma tesisleri, kuyular ve altyapıların yüzde 85’i kullanılamaz durumda. Filistinliler, günlük su ihtiyacını karşılamak için her gün uzun mesafeler yürümek zorundalar. Bazen aldıkları suyu ailelerine ulaştıramadan su sıralarına yapılan füze saldırılarında ölüyorlar. Küçücük çocukların, kendi ağırlıklarından fazla su bidonlarını taşımaya çalıştıkları görüntüler, gerçekten de insanlığın alnına çalınmış kara bir lekedir. Halk, susuzluktan insani tüketime uygun olmayan suyu içmek zorunda kalıyor. Sanırım, Gazze’de aşılmadık tek bir ahlaki, hukuki, insani ve etik kırmızı çizgi kalmadı. Çocukların ‘Anne, yemekte ne var?’ diye soramadıkları bir dünya gerçeğine mahkûm edildik. Ahlaki pusulasını kaybetmiş bir devlet, insanlığın vicdanıyla bilek güreşi tutuyor. İnsanlık, bu mücadelede yenilen taraf olmamalıdır.”
Suyun, ekmeğin silaha dönüştürülemediği, uluslararası hukukun ayaklar altına alınamadığı, evrensel değerlerin herkes için geçerli olduğu adil bir dünya temennisinde bulunan Emine Erdoğan, konukları “Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı imzalamaya davet etti.
AVUSTRALYA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE ENERJİ BAKANI CHRİS BOWEN, “SIFIR ATIK İYİ NİYET BEYANI”NI İMZALADI
Konuşmaların ardından Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, “Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı imzaladı.
Programa, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Dışişleri Bakan Yardımcısı Berris Ekinci, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yalçın Rafiyev, Japonya Çevre Bakanlığı Küresel Çevre Bürosu Genel Direktörü Kentaro Doi, BM Çevre Programı (UNEP) New York Ofisi Devletlerarası İlişkiler Direktörü Jamil Ahmad, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Zafer Sırakaya, Halit Yerebakan ve Sevilay Tuncer, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, Sıfır Atık Uluslararası Birliği (ZWIA) Yönetim Kurulu Üyesi Neil Seldman, Sıfır Atık Danışma Kurulu Üyesi Carlos Silva Filho ile gazete ve televizyonların genel yönetmenleri de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.