Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, BM 80. Genel Kurulu dolayısıyla New York’a gelen devlet ve hükûmet başkanlarının eşlerini, himayesinde yürütülen “Anadoludakiler” projesi kapsamında Türkevi’nde düzenlenen “Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler” programında ağırladı.
Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasına açılan bir yolculuğa çıkaran programa, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin eşi Prindon Sadriu, Fiji Başbakanı Sitiveni Rabuka’nın eşi Sulueti Rabuka, Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda’nın eşi Diana Nauseda, Gabon Cumhurbaşkanı Brice Clotaire Oligui Nguema’nın eşi Zita Oligui Nguema, Guatemala Devlet Başkanı Bernardo Arevalo’nun eşi Lucrecia Peinado, Slovenya Cumhurbaşkanı Natasa Pirc Musar’ın eşi Ales Musar, Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bajram Begaj’ın eşi Armanda Begaj, Bahamalar Başbakanı Philip Davis’in eşi Marie Davis, Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama’nın eşi Dramani Mahama, Kosta Rika Devlet Başkanı Rodrigo Chaves Robles’in eşi Signe Zeikate, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın eşi Nehmat Avn, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in eşi Ziroat Mirziyoyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in kızları Leyla ve Arzu Aliyev, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yabancı bakanlar, uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri, gazete ve televizyonların genel yönetmenleri katıldı.
“ANADOLU’NUN HAZİNELERİ”Nİ YAKINDAN TANIDILAR
Emine Erdoğan ve beraberindeki lider eşleri, program kapsamında ilk olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının öncülüğünde hazırlanan ve Anadolu’nun binlerce yıllık bilgi, zanaat ve kültür birikimini bugünün tasarım anlayışıyla buluşturan sergiyi gezdi.
Sergide, 40’a yakın geleneksel kumaş, el yapımı kilimler, telkari ve kazaziye takılar, çini örnekleri, ceviz sandıklar ve el dövmesi bakır kaplar gibi çok sayıda kültürel miras ürünü yer aldı. Lider eşleri, serginin tematik kurgusu olan “Döngü”, “Süreklilik”, “Dayanışma” ve “Ustalık” kapılarından geçerek Anadolu’nun üretim kültürünün hikayesine tanıklık etti. Konuklara, Anadolu’nun dört bir köşesinden gelen kumaşların dokuma teknikleri ve sembolik anlamları aktarıldı.
Emine Erdoğan ve beraberindeki lider eşleri, sergide yer alan interaktif alanlarda geleneksel zanaatları deneyimleme fırsatı buldu.
Tokat baskı tezgahında kendi desenlerini basarak bu sanatı deneyimleyen lider eşleri, bakır dövme atölyesinde usta zanaatkarlarla birlikte bakır üzerine motif işledi.
Dijital deneyim alanında ebru sanatını renk ve desenlerle yeniden yorumlayan lider eşleri, kendi tasarımlarını dijital ortamda oluşturdu.
“KÜRESELLEŞME, YEREL KÜLTÜRLERİ ERİME POTASINA ATIYOR”
Programda konuşan Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu vesilesiyle davetlilerle buluşmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, dünyanın dört bir yanından gelenleri Anadolu’nun zengin mirasıyla tanıştırmak istediklerini söyledi.
Bu yüzden Anadolu’nun tatlarını, renklerini, duygularını ve misafirperverliğini getirdiklerini belirten Emine Erdoğan, “Dünyadaki her kültür, her dil, her din bir araya gelir, muhteşem bir insanlık şarkısına dönüşür. Bu şarkı dilden dile, gönülden gönüle ulaştıkça barış, yeryüzünün iklimi olur. Fakat ne yazık ki, küreselleşme, yerel kültürleri bir erime potasına atıyor. Bunun sonucunda, dünya hızla insanların tek-tipleştiği, tek sesli ve tek renkli bir yer hâline geliyor” diye konuştu.
Dünyada 7 binden fazla dilin konuşulduğunu aktaran Emine Erdoğan, ancak bu dillerin, alarm verici bir hızda yok olduklarını ve 21. yüzyılın sonunda yarısının kaybolacağının tahmin edildiğini bildirdi.
Bir dilin ölmesinin, bir toplumun kültürünün, düşünme kabiliyetinin ve duygularının ölmesi, dünyaya baktığı pencerenin kapanması anlamı taşıdığını kaydeden Emine Erdoğan, “Aynı şekilde, yüzyılımız, Gazze’de, Ukrayna’da, Suriye’de, Yemen’de ve diğer savaş bölgelerinde, telafisi mümkün olmayan kültürel miras kayıplarının yaşanmasına sahne oldu. Mesela, Suriye’de UNESCO Dünya Kültür Listesinde olan Palmira Antik Kenti yağmalandı ve tahrip edildi. Ukrayna’da, Lviv, Kiev ve Odessa’nın tarihî şehir merkezleri, UNESCO’nun ‘Tehlike Altındaki Dünya Mirası’ listesine eklendi. Savaşın başlangıcından bu yana 451 kültürel miras alanı zarar gördü” ifadelerini kullandı.
“İNSANLIĞIN HAFIZASI İNSAN ELİYLE SİLİNİYOR”
Emine Erdoğan, Yemen’de süregelen çatışmalar ve hava saldırılarının, ülkeyi dünyanın en çok zarar gören tarihî miras bölgesi hâline getirdiğine işaret ederek, şöyle devam etti: “Gazze’de, İsrail güçlerinin yok ettiği 146 tarihî eser, 114 cami ve aralarında önemli kütüphanelerin de bulunduğu yaklaşık 200 kültürel alan kaybolup giden mirastan sadece bazıları. 2023’te İsrail bombardımanıyla tamamen yok olan Gazze şehir merkez arşivleriyle birlikte bölge tarihine ışık tutan binlerce tarihî belge yok oldu. Geçen sene, 2 bin yıllık Roma mezarlığı yok edildi. Bu kültürel soykırım örnekleri bize gösteriyor ki insanlığın hafızası insan eliyle siliniyor, farklılıkların bir zenginlik olduğu gerçeği unutturulmak isteniyor, bir arada yaşama kabiliyetimiz elimizden alınıyor.”
Salondakilerin derin kökleri olan medeniyet bakiyelerine sahip ülkelerden geldiklerini belirten Emine Erdoğan, “Sanattan edebiyata, felsefeden dinlere, mimariden keşiflere kadar insanlık tarihine nice izler bırakmış kültürlerin mirasçılarısınız. O yüzden, sizlerin de dünyanın girdiği bu zorlu dönemeçle ilgili endişeleri paylaştığınızdan eminim. Çünkü biliyoruz ki karşı karşıya kaldığımız küresel sınamaları bertaraf etmemizin yolu, tüm insanlığın ortak mirası olan bu kültür birikimini muhafaza etmekten geçiyor. Eğer bugün bizler, sorumsuz üretim ve aşırı tüketim modelleriyle, terk edilmiş bir taşocağına dönmeye yüz tutmuş bir dünyada yaşıyorsak, çevre sorunları büyüyor, yerel kültürler kayboluyorsa, bunun en temel sebebi, geçmişle aramızdaki bağın kopmuş olmasıdır. Bilginin hacmi anbean büyürken, irfanın azalmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“GEÇMİŞİN ÖĞRETİLERİNİ KENARA ATMAYALIM”
Hâlihazırda “Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin” ancak yüzde 18’ini gerçekleştirebildiklerine işaret eden Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İnsanlık olarak, adil, israfa direnen, emeğe kıymet veren, doğayla kucaklaşan ve barış kültürünü yaşatan bir çıkar yol arıyoruz. Aslına bakarsanız çözüm çok da uzağımızda değil. Yeter ki onu, medeniyetlerimizin köklerinde arayalım. Geçmişin öğretilerini bir kenara atmayalım. İşte biz, bu sergide sizlere, sadece Anadolu’nun kültürel ve turistik değerlerini tanıtmıyoruz. Modern hayatın açmazlarına çözüm olacak bir yaşam teklifi sunuyoruz. Hatta diyoruz ki, Anadolu’daki yaşam, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin nasıl hayata geçirilebileceğini gösteren bir yol haritasıdır. Çünkü Anadolu’nun kapıları, binlerce yılın tecrübesine dayanan bir berekete, birikime ve beceriye açılır.”
Sadece geleneksel Türk mutfağının tarladan tabağa uzanan bilgeliğinin bile başlı başına bir sıfır atık yaşam modeli olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, “Çünkü, döngüsellik Anadolu’da, üretimin ve tüketimin kalbindedir. Bununla beraber, son günlerde tüm dünyada gündemde olan etik üretim, ileri dönüşüm, sıfır atık, sürdürülebilir moda, doğal malzemeler, kadın emeğinin desteklenmesi gibi yaklaşımların tamamı, yüzyıllardır Anadolu’da yaşatılmaktadır. Dolayısıyla, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin, adil ve barışçıl bir dünya geleceğinin, yerel kültürlerin yaşatılmasıyla doğrudan ilişkisi vardır” şeklinde konuştu.
Emine Erdoğan, her toprağın, medeniyetin ve kültürün bir ruhu olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Anadolu’nun ruhu imecedir. Yani, el ele vermiş insanlar ve bir olmanın, tüm zorlukları aşan muazzam gücüdür. Anadolu’da, elini taşın altına koymak, bilgiyi, emeği, derdi paylaşmak, bir ortaklık anlayışıdır. İnanıyorum ki, bireyselleşmenin bir salgın gibi yaygınlaştığı, dünyanın ön yargılarla kutuplaştığı, savaşlarla tanınamaz bir hâle geldiği günümüzde, bu ruh, insanlara şifa olacaktır. Çünkü Anadolu’da öyle bir kapı vardır ki ardına kadar, insanlığın kardeşliğine açılır. O kapının ardında ‘Gönüller yapmaya geldim.’ diyen Yunus Emre’yi, ‘Dili, rengi ne olursa olsun, iyiler iyidir.’ diyen Hacı Bektaş-ı Veli’yi, ‘Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.’ diyen Mevlana’yı bulursunuz. Onlar insanlığa, kalpleri yakınlaştırmanın, nefret ateşini söndüreceğini öğütlüyorlar. Gelin, biz de bugün buradaki dostluk atmosferinin, Gazze’ye, Ukrayna’ya ve tüm savaş bölgelerine uzanmasını sağlayalım. Medeniyetlerimizin bilgeliğini, tüm kıtaları birbirine bağlayan, kardeşlik köprülerine dönüştürelim.”
Siyasi ilişkilerin sömürüden uzak olduğu, adalet temelinde şekillendiği bir dünyanın mümkün olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Sizlerin de bu konuda ne kadar hassas olduğunuzu biliyorum. O yüzden, İsrail’in, 2023’ten ve hatta 1945’ten önceki Filistin’i hafızalarımızdan silmesine izin vermemeliyiz. Bilakis, yok edilmeye çalışılan o kadim tarihî ve kültürü hepimiz öğrenmeli ve insanlığın ortak belleğinde canlı tutmalıyız. Bombaların karşısında kalemle, kitapla, tarihle, unutuşun karşısında hafızayla direnmeliyiz. Filistin’in yaralı çocuklarının geleceği, geçmişlerinin korunmasına bağlı” diye konuştu.
Korkudan ve ölümden başka bir şey tanımayan, kimsesiz ve geleceksiz binlerce yetim çocuğun, kendilerinden bu gidişatı durdurmasını beklediklerini bildiren Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyor musunuz, Gazze’de çocuklar o kadar açlar ki, açlıktan bir daha uyanamayacakları uykulara dalıyorlar. Gazze, iki senede 19 bine yakın çocuğun öldürüldüğü bir çocuk mezarlığına, insanlığın vicdanının diri diri gömüldüğü topraklara döndü. Buradan bir kez daha, tüm insanlığı, Gazze’nin sesi olmaya, kalıcı ve adil bir barış için insani koridorlar açmaya, uluslararası hukuk ve adalet mekanizmalarını işler kılmaya davet ediyorum. Ayrıca, bugün düzenlenen Yüksek Düzeyli Konferans kapsamında, çok sayıda ülkenin Filistin’i ‘devlet’ olarak tanıma kararı alması, son derece sevindirici bir gelişmedir. Bu adımın, sürdürülebilir bir barış ve adalet arayışında tarihî bir dönüm noktası olacağına inanıyorum.”
LİDER EŞLERİ, ANADOLU’NUN LEZZETLERİNİ TATTI
Konuşmaların ardından Emine Erdoğan, beraberindeki devlet ve hükûmet başkanlarının eşleriyle birlikte kokteyl alanına geçti. Burada davetlilere, Avrupa Birliği coğrafi işareti taşıyan seçkin Anadolu lezzetleri ikram edildi.
Davetliler, Anadolu ezgilerinden oluşan canlı müzik dinletisi eşliğinde Anadolu’nun zengin mutfak kültürünü yansıtan eşsiz yiyeceklerin tadına baktı. Emine Erdoğan ve beraberindeki bakanlar, lider eşlerine aşure de dağıttı.
Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, New York Türkevi’nde “Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler” programda lider eşlerini ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduğunu belirtti.
Anadolu’nun bereketli topraklarında yetişen mahsullerin, nesiller boyunca aktarılan mutfak bilgeliklerinin ve ustaların el emeğiyle şekillenen zanaatların bu sergide buluştuğunu belirten Emine Erdoğan, bunların her birinin, geçmişin izlerini taşırken geleceğe yön veren kültür hazinesi niteliğinde olduklarını bildirdi.
Emine Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Kapılar, bizler için yalnızca bir geçiş değil, aynı zamanda yeni başlangıçların, hikmetin ve paylaşımın simgesi. Biz de Anadolu’nun berekete, birikime ve beceriye açılan anlamlı kapılarından dünyaya dostluğu, iş birliğini ve insanlığın ortak mirasını sunuyoruz. Kadim kültürümüzün estetik anlayışını, sürdürülebilir üretim vizyonunu ve doğaya olan saygımızı küresel sahneye taşımanın gururunu yaşıyoruz. Diliyorum ki bu buluşma, kültürler arasında köprüler kurarak barışın, kardeşliğin ve insanlığın ortak geleceğinin güçlenmesine vesile olsun. Programda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.”
“ANADOLUDAKİLER” PROJESİ
Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Kalkınma Ajansları ve Bölge Kalkınma İdareleri ile yürütülen “Anadoludakiler” projesiyle, yöresel ürünlerin taşıdığı potansiyelin daha iyi kullanılabilmesi, üretici-girişimci-tüketici zincirinin daha sağlıklı, katma değerli ve sürdürülebilir işleyebilmesi amaçlanıyor.
Büyük alıcılar ile yerel üreticiler arasında tedarik zincirinin kurulduğu proje kapsamında, üreticiler için pazar oluşturuluyor ve üretimde sürdürülebilirlik sağlanıyor.
“Toprağın bereketi”, “mutfağın birikimi” ve “ellerin becerisi” olarak 3 kategorinin yer aldığı proje kapsamında, yöresel tarım, gıda ve el sanatları ürünleri sergileniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.