Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beş Ressam Bir Şehir Canım İstanbul Programı’nda yaptığı konuşmada, “Marmaray’ından Avrasya Tüneli’ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden Büyük Çamlıca Camii’ne, İstanbul Havalimanı’ndan Atatürk Kültür Merkezi’ne, Ayasofya-i Kebir Camii’nin tekrar ibadete açılmasından Rami Kütüphanesi’ne ve daha nicesine, İstanbul’a inşallah ileride hep hayırla yâd edilecek kalıcı izler ve eserler bırakmanın bahtiyarlığı içindeyim. İstanbul için hiçbir zaman yaptıklarımızla yetinmedik, yetinmeyeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Beş Ressam Bir Şehir Canım İstanbul Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Programdaki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, koleksiyonun sahibine ve sergide emeği bulunan fikir, kültür ve sanat insanlarına teşekkür etti.
Sanatçıları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada sergilenen resimlerini bizlere emanet ederek üç yıl önce aramızdan ayrılan büyük usta Sayın Ayhan Türker’i de rahmetle yâd ediyorum. Cenab-ı Allah ruhunu şad, mekânını inşallah cennet eylesin” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nden Emirgan’a, Kız Kulesi’nden Beylerbeyi sırtlarına, Çınaraltı’ndan Mihrabat’a, Eyüpsultan’dan Üsküdar’a şehir ve insan manzaralarını, Dersaadet’in tarihî, kültürel ve mimari dokusunu tuvallere yansıtan serginin hayırlara vesile olmasını diledi.
Osmanlı’da sadrazamlık da yapmış olan diplomat ve şair Koca Mehmed Ragıb Paşa’nın üç asır önce kaleme aldığı beytin, “Eğer maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir” mısrasını seslendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradaki her bir çalışmayı tüm bir kompozisyonu ile ahenkli bir şiiri andıran İstanbul’un en güzel mısraları olarak gördüğümü ifade etmek isterim. İstanbul’da yaşayan sanatseverler, 16 Eylül’e kadar büyük emek verilen bu sergiyi zaten ziyaret edeceklerdir. Diğer illerimizdeki İstanbul âşıklarının da bu sanat şölenini bizzat yerinde gelip göreceklerine inanıyorum. Sanata ve İstanbul’a gönül veren tüm kardeşlerimi sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum” dedi.
“İLMİ VE KÜLTÜREL HAZİNEMİZLE İNSANLIĞA PEK ÇOK DEĞER KAZANDIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin yıldır üzerinde özgürce yaşadıkları, kıyamete kadar da milletin ana yurdu olacak bu aziz toprakların dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yaptığını belirtti.
Bu medeniyetlerin, felsefeden mimariye, bilimden sanata, siyasetten hukuka hemen her alanda tüm ürünlerini önce bu coğrafyada verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’da üretilen eserlerin, oluşan değerler, asırlar boyunca halka halka önce etrafına, ardından tüm cihana yayıldığını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin yıllara sâri bu sürece millet olarak son derece önemli katkılar yaptıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti: “İnancımızla, dilimizle, geleneğimizle, motiflerimizle, ilmi ve kültürel hazinemizle insanlığa pek çok değer kazandırdık. Kimliğimizi teşkil eden ruh köklerimizi besleyen ne kadar unsur varsa hepsini de sanatımıza ve eserlerimize yansıtmayı, aktarmayı, dert etmeyi başardık. Bakınız merhum Ahmet Hamdi Tanpınar, 1932 yılında, yani bundan tam 93 sene önce verdiği bir mülakatta sanatın amacını nasıl tarif ediyor? ‘Sanatın gayesi güzelliktir. Güzellik bir kemaldir. Sanatın malzemesi de bu kemali nakşetmeye çalışır.’ Millet olarak bu anlayışla sanatı iyiye, güzele, hakka ve hakikate giden yolun köşe taşları olarak gördük. Eserlerimize daima bu hikmetli kavrayışla baktık. Üslubumuzu yine buna göre belirledik. Şiirimizle, müziğimizle, mimari eserlerimiz ve kültür varlıklarımızla sanatın her şubesinde, yalnızca Anadolu’da değil, gönül coğrafyamızın dört bir yanında adeta yıldız gibi parladık. Şurası bir gerçek ki bu yıldızların en göz kamaştıranı İstanbul’dur.”
İstanbul’un kutlu fethin ilk günlerinden itibaren tarih ve medeniyet teknesinde yoğurdukları sanat hamurunun mayasını oluşturduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üstat Necip Fazıl’ın kelimeleriyle ifade edersek denizle toprağın visale erdiği bu aziz şehir, kültür ve sanat hayatımızın en verimli muhitini hatta çoğu zaman membasını teşkil etti. Seçkin ve zengin mimarisiyle, tarihî ve kültürel derinliğiyle İstanbul, sanat eserlerimizin adeta ser levhası olmuştur. Görenleri kendine hayran bırakan bu güzel şehrin sokakları, meydanları, camileri, çeşmeleri, tepeleri ve daha nicesi şiirlerimiz, romanlarımız ve türkülerimizle birlikte tuvallerimizi de süslemiştir. Bütün medeniyetlerin mirası, milletimizin bin yıllık mührüyle mühürlenmiş, burada, İstanbul’da muhafaza altına alınmıştır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un medeniyet, tarih, ilim ve sanat demek olduğunu ifade ederek, “Bu şehir üç kıtada hutbelerin adına okunduğu şehirdir. Bu şehir kutsal emanetlere ev sahipliği yapan bir şehirdir. İstanbul 86 milyon vatandaşımızla birlikte Türk İslam coğrafyasının ortak değeri, ortak zenginliğidir” dedi.
Dünyanın yüzlerce şehrini farklı vesilelerle ziyaret ettiğini ama tarihi, tabiatı ve maneviyatıyla her metrekaresine nakış nakış işlenmiş güzellikleriyle İstanbul gibisini başka hiçbir yerde görmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gözlerini dünyaya bu şehirde açmaktan, bu şehirde büyümekten, bu aziz şehre hizmet etmekten daima şeref duyduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4,5 yıl boyunca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, ardından Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak 28 yıldır İstanbul’a ve İstanbullulara aşkla hizmet etmenin onurunu yaşadığını dile getirerek, “Marmaray’ından Avrasya Tüneli’ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden Büyük Çamlıca Camii’ne, İstanbul Havalimanı’ndan Atatürk Kültür Merkezi’ne, Ayasofya-i Kebir Camii’nin tekrar ibadete açılmasından Rami Kütüphanesi’ne ve daha nicesine İstanbul’da inşallah ileride hep hayırla yâd edilecek kalıcı izler ve eserler bırakmanın bahtiyarlığı içindeyiz” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL’A OLAN SEVDAMIZ BİTMEYECEK”
İstanbul için yaptıklarıyla hiçbir zaman yetinmediklerini ve yetinmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah ömür ve imkân verdikçe İstanbul’un ve İstanbulluların hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Hakimul İstanbul değil, hadimul İstanbul olarak devam edeceğiz. Bu can, bu tende olduğu müddetçe İstanbul’a olan sevdamız bitmeyecek. Dünya güzeli İstanbul’un hizmetkârı olmayı son nefesime kadar bir övünç madalyası olarak göğsümde büyük bir iftiharla taşıyacağım” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 30 yıl önce olduğu gibi bugün de İstanbul’dan aldıkları ilhamla bu şehre layık olabilmenin şuuru ve Fatih Sultan Mehmet’in emanetine sahip çıkmanın sorumluluğuyla hareket ettiklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Gazze’den Suriye’ye, Somali’den Sudan’a, Kafkasya’dan Balkanlar’a nerede varsa orada İstanbullu olmanın hakkını vermeye çalışıyoruz. Çünkü mücadeleyi biz burada öğrendik. Sabrı, dirayeti, pes etmemeyi bu şehrin sokaklarında öğrendik. Vicdanlı olmayı, şefkat ve merhametle davranmayı bize bu şehir öğretti. Bize mazlumun yanında, zalimin karşısında durmayı burası öğretti. Ne pahasına olursa olsun, hakkın hatırını gözetmeyi burada öğrendik. Büyük düşünmeyi, geleceğe dair iddialı hedefler belirleyip o hedeflere ulaşmak için koşmayı, aynı şekilde bize İstanbul’u öğretti. Hamdolsun bugüne kadar İstanbul’un aziz hatırasına ve emanetine gölge düşürmedik. İnşallah bundan sonra da emanete layıkı veçhile sahip çıkacağız.”
Bugünkü sergileri, siyaset sahnesinde verdikleri mücadelenin sanat alanındaki bir yansıması olarak gördüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul başta olmak üzere kültür ve sanat hayatına zenginlik katacak, bu alanda çeşitliliği artıracak her türlü projeyi teşvik ettiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle resim sanatında eskiye nazaran çok daha dinamik iklime sahip olduklarını, bu anlamda ortaya konulan çabaları takdirle karşıladıklarını, memnuniyetle takip ettiklerini kaydetti. Dünyadaki yenilikleri çok yakından takip eden, kendisini sürekli geliştiren, sanatında ilerleyen, derinleşen ressamların Türk resmini her geçen gün daha yukarılara taşıdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Taklitçi, kompleksli, topluma ve öz değerlerine yabancı ürünler artık eskisi kadar rağbet görmüyor. Bunu Türkiye’nin kültür ve sanat birikimi adına çok kıymetli buluyorum. Şurası bir gerçek ki kalıcı işler yapmak, yeni yollar açmak, dünya resmine imzanızı atmak istiyorsanız önce kendiniz olmak zorundasınız. Aksi takdirde mukallitlik girdabından kurtulmanız, bir adım öteye gitmeniz mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE YÜZYILI, İLİM, KÜLTÜR VE SANAT ERBABIMIZIN ESERLERİYLE ŞEKİLLENECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamda genç ressamların, bugün aralarında bulunan büyük ustaları kendilerine örnek almalarını, onların bilgi ve tecrübelerinden faydalanmalarını çok önemli gördüğünü belirterek, “Kararlı adımlarla yürüdüğümüz Türkiye Yüzyılı öyle inanıyorum ki ressamlarımızın, şairlerimizin, ediplerimizin, hülasa ilim, kültür ve sanat erbabımızın eserleriyle şekillenecektir. Ve tabii aziz İstanbul, bu muhteşem şehir daha nice asırlar boyunca özellikle genç sanatçılarımız, genç ressamlarımız için esin kaynağı olmaya devam edecektir.” şeklinde konuştu.
Serginin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, serginin kültür ve sanat camiası başta olmak üzere ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şair, yazar ve fikir adamı Necip Fazıl Kısakürek’in “Canım İstanbul” adlı şiirini okuduktan sonra konuşmasını sonlandırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindekilerle birlikte açılış kurdelesini kestikten sonra sergiyi gezdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.